Sade bir binanın içindeki kapalı kapı ve merkezde kapı kolu

Ceza Hukuku

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ve Cezası (TCK 109)

Yayımlanma:Son güncelleme:Son mevzuat kontrolü:Yazan Av. Halit Süha BahçeciGoogle’da tercih edilen kaynak yap

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, bir kimsenin hukuka aykırı biçimde bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğünün engellenmesidir. Halk arasında “adam kaçırma” veya “hürriyeti tahdit” denir; fakat kişinin bir yerden götürülmesi şart değildir. Temel ceza bir yıldan beş yıla kadar hapistir. Cebir, tehdit veya hile kullanılmışsa ceza iki yıldan yedi yıla kadar çıkar. Silah, birden fazla fail veya çocuk mağdur gibi koşullar ilgili fıkranın cezasını ayrıca artırır (TCK m.109/1-3).

Olayın hangi fıkraya girdiği, mağdurun nerede ve nasıl engellendiğine, cebir veya hile kullanılıp kullanılmadığına, mağdurun kimliğine ve serbest bırakmanın biçimine bağlıdır. Çocukla ilgili velayet uyuşmazlığında TCK 234 ayrıca incelenmelidir.

1. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir?

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kişinin bir yere gitmesinin veya bir yerde kalmasının hukuka aykırı olarak engellenmesidir. Bir odadan çıkmasına izin vermemek kadar, bulunduğu yerde kalmasına engel olup zorla başka yere götürmek de maddenin hareket tarifine girebilir. Kanun, suçun oluşması için belirli bir taşıma yöntemi veya mesafe aramaz (TCK m.109/1).

Bir kapının kilitli olup olmaması tek başına sonucu belirlemez: kişinin fiilen ayrılma veya kalma özgürlüğünün kaldırılıp kaldırılmadığı incelenir. Hareketi engelleyen durumun başlangıcı ve bitişi, kullanılan araçlar, tarafların iletişimi ve kişinin bulunduğu yerin koşulları bu inceleme için önemlidir. “Kısa sürdü” savunması da tek başına yeterli değildir; TCK 109/1 asgari dakika veya saat eşiği koymaz.

1.1. Rıza ve hukuka aykırılık nasıl değerlendirilir?

Kişinin özgürce verdiği rıza ile hukuki bir yetkiye dayanan işlem, TCK 109/1’de aranan hukuka aykırılık değerlendirmesini değiştirir. Rızanın yalnız başlangıçta bulunması yeterli görülmemelidir: kişi daha sonra ayrılmak veya bulunduğu yerde kalmak istediğinde ne olduğuna bakılır. Tehdit ya da hileyle elde edilen görünürdeki kabul, özgür iradeyle verilmiş rıza gibi ele alınamaz (TCK m.109/1-2).

2. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Cezası Nedir?

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmanın temel cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis; fiili işlemek için veya işlenirken cebir, tehdit ya da hile kullanılmışsa iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. TCK 109/3’teki nitelikli hâlde artırım, somut olaya uyan birinci veya ikinci fıkra cezasına uygulanır (TCK m.109/1-3).

Fiilin kanundaki durumuSonuçDayanak
Hukuka aykırı olarak gitme veya kalma özgürlüğünü kaldırmaBir yıldan beş yıla kadar hapisTCK m.109/1
Fiili işlemek için veya işlenirken cebir, tehdit ya da hile kullanmaİki yıldan yedi yıla kadar hapisTCK m.109/2
Üçüncü fıkradaki nitelikli hâllerUygulanan fıkra cezası bir kat artırılırTCK m.109/3
Mağdurun ekonomik bakımdan önemli kayba uğramasıAyrıca bin güne kadar adli para cezasıTCK m.109/4
Suçun cinsel amaçla işlenmesiUygulanan fıkra cezası yarı oranında artırılırTCK m.109/5
Suç amacıyla veya sırasında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralamaAyrıca kasten yaralama hükümleri uygulanırTCK m.109/6

TCK 109/3’teki nitelikli hâller şunlardır: suçun silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi; kişinin kamu görevi nedeniyle hedef alınması; kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması; üstsoya, altsoya, eşe veya boşanılan eşe karşı işlenmesi; mağdurun çocuk ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olması. Cebir, tehdit ve hile ise üçüncü fıkranın listesi değil, ikinci fıkranın ayrı ceza kademesidir (TCK m.109/2-3).

Boşanılan eş, 7331 sayılı Kanun’la üçüncü fıkranın (e) bendine eklenmiştir. Daha eski bir olayda hangi metnin uygulanacağı, fiil tarihindeki düzenleme ile sonraki düzenlemenin lehe olup olmadığı karşılaştırılarak belirlenir (TCK m.7/2, m.109/3-e).

2.1. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmada adli para cezası ve HAGB

TCK 109/4’teki adli para cezası, mağdurun ekonomik bakımdan önemli kaybı doğmuşsa hapis cezasına ek olarak öngörülür; suçun her hâlinin doğrudan para cezası olduğu anlamına gelmez. Hapis cezasının kısa süreli sayılması, hükmolunan cezanın bir yıl veya daha az olmasına bağlıdır (TCK m.49/2, m.109/4).

Alıkoyma amacıyla veya sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli gerçekleşmişse yalnız TCK 109 cezası değerlendirilmez; kanun ayrıca kasten yaralama hükümlerinin uygulanmasını emreder. Örneğin kemik kırığı veya yaşamı tehlikeye sokan bir durumun hangi hükme girdiği tıbbî sonuç ve TCK 87 koşullarıyla incelenir (TCK m.109/6, m.87/1-d, 87/3). Bu sonuçların ayrımı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama yazısındadır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) için yalnız suçun adını bilmek yeterli değildir. Hükmolunan sonuç cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması ve diğer kanuni koşulların gerçekleşmesi gerekir. Hapis cezasının ertelenmesi de sonuç ceza ve kişiye ilişkin ayrı koşullara bağlıdır; ikisi otomatik sonuç değildir (CMK m.231/5-6; TCK m.51/1).

3. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Nasıl İspatlanır, Ne Zaman Tamamlanır?

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma iddiasında belirleyici soru, kişinin bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğünün fiilen ve hukuka aykırı olarak kaldırılıp kaldırılmadığıdır. Bu gerçekleştiğinde TCK 109/1’deki fiil tamamlanır; madde belirli bir süre ya da kişinin başka yere taşınmasını şart koşmaz. Fail elverişli hareketlerle doğrudan icraya başladığı hâlde özgürlüğü elinde olmayan nedenlerle kaldıramamışsa teşebbüs koşulları ayrıca değerlendirilir (TCK m.109/1, m.35/1).

İncelemede kişinin ayrılmak veya bulunduğu yerde kalmak isteyip istemediği, buna hangi davranışın engel olduğu ve engelin ne zaman başlayıp bittiği somutlaştırılır. Olayın koşullarına göre mesajlar, kamera görüntüleri, tanık anlatımları ve olay yeri kayıtları bu sorulara ışık tutabilir. Savcı lehe ve aleyhe delilleri toplar; suç hukuka uygun elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir ve hâkim kararını duruşmada tartışılan delillere dayandırır (CMK m.160/2, 217/1-2).

4. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılmada Etkin Pişmanlık Ne Zaman Uygulanır?

TCK 110’a göre fail, mağduru bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce, şahsına zarar dokunmaksızın, kendiliğinden ve güvenli bir yerde serbest bırakırsa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Serbest bırakma koşullarının tamamı birlikte değerlendirilir; yalnız kişinin sonunda özgürlüğüne kavuşması indirim için yeterli değildir (TCK m.110).

Bu nedenle mağdurun kendisinin kaçması veya kolluk tarafından kurtarılması ile failin onu kendiliğinden bırakması aynı durum değildir. “İhbar edildi” bilgisinden soruşturmanın tam olarak ne zaman başladığı varsayılamaz; soruşturma başlangıcı ve serbest bırakma sırası dosya kayıtlarından belirlenir (TCK m.110; CMK m.160/1).

5. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ile Çocuğun Kaçırılması Arasındaki Fark

TCK 109, bir kişinin gitme veya kalma özgürlüğünün hukuka aykırı kaldırılmasına ilişkin genel suç tipidir. TCK 234 ise velayet yetkisi elinden alınmış ana veya babanın ya da üçüncü derece dâhil kan hısmının, on altı yaşını bitirmemiş çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetiminden kaçırması ya da alıkoymasını ayrıca düzenler. Bu özel koşullar incelenmeden her velayet olayına TCK 109 denemez (TCK m.109/1, m.234/1).

TCK 234/1’de cebir veya tehdit kullanılmayan hâl için üç aydan bir yıla kadar hapis öngörülür. Cebir veya tehdit kullanılması, tek başına TCK 234’ü devre dışı bırakmaz: ikinci fıkra bu hâlde cezayı bir kat artırır. Çocuğun henüz on iki yaşını bitirmemesi de aynı fıkradaki artırım nedenidir. Failin kanundaki yakınlık tanımına girip girmediği ve fiilin koşulları ayrıca belirlenmelidir (TCK m.234/1-2).

6. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Şikâyete ve Uzlaştırmaya Tabi mi?

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu şikâyete bağlı değildir. TCK 109 şikâyeti kovuşturma koşulu olarak yazmaz; Cumhuriyet savcısı suç işlendiği izlenimini veren hâli öğrendiğinde araştırmaya başlar. Bu nedenle şikâyetten vazgeçme, TCK 109 soruşturmasını veya davasını tek başına bitirmez (TCK m.109; CMK m.160/1).

TCK 109, CMK 253’ün uzlaştırma listesinde de yer almaz. Buna karşılık TCK 234 açıkça listelenmiştir. Aynı olayda birden fazla suçun ileri sürülmesi hâlinde uzlaştırma kapsamı, her suçun niteliği ve birlikte işlenme kuralı üzerinden ayrıca değerlendirilir (CMK m.253/1-b-10, 253/3).

Mağdur veya olayı bilen kişi ihbarı Cumhuriyet Başsavcılığına ya da kolluğa yazılı olarak veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü biçimde yapabilir. Başvuruda olayın yeri, zamanı, kişinin ayrılmak isteyip istemediği ve bunu neyin engellediği somut biçimde anlatılmalıdır; savcı lehe ve aleyhe delilleri toplar (CMK m.158/1, 158/5, 160/2).

7. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılmada Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı

TCK 109 davasında kural olarak asliye ceza mahkemesi görevlidir. Ağır ceza görevinin genel sınırı, kanunda on yıldan fazla hapis gerektiren suçlardır; görev hesabında ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler hesaba katılmadan kanuni üst sınıra bakılır. Bu yüzden TCK 109/3 artırımı tek başına davayı ağır ceza mahkemesine taşımaz. Birlikte yargılanan başka suç veya ayrıca görev veren bir hüküm bulunması ayrı meseledir (5235 sayılı Kanun m.11-12, 14; TCK m.109/1-3).

Dava zamanaşımı, TCK 109/1’in beş yıllık üst sınırı bakımından sekiz yıl, TCK 109/2’nin yedi yıllık üst sınırı bakımından on beş yıldır. Daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâller mevcut delillere göre dikkate alınır. Hürriyeti kısıtlayan fiil kesintisiz sürmüşse süre, kesintinin gerçekleştiği günden işlemeye başlar; çocuk mağdura ilişkin kanuni başlangıç istisnası da ayrıca incelenir (TCK m.66/1-d-e, 66/3-4, 66/6).

İlgili konular: Tehdit suçu ve cezası · Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Sıkça Sorulan Sorular

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cezası kaç yıl?

Temel hâlde bir yıldan beş yıla, fiil cebir, tehdit veya hileyle işlenirse iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. TCK 109/3'teki koşullarda ilgili fıkranın cezası bir kat artırılır (TCK m.109/1-3).

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma şikâyete tabi mi?

Hayır. TCK 109 şikâyet koşulu öngörmez; savcı suçu öğrendiğinde soruşturur. Şikâyetten vazgeçme tek başına dosyayı düşürmez (TCK m.109; CMK m.160/1).

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma uzlaşmaya tabi mi?

TCK 109, CMK 253'ün uzlaştırma kapsamındaki suçları arasında sayılmaz. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulmasına ilişkin TCK 234 ise listede açıkça yer alır (CMK m.253/1-b-10).

Mağduru serbest bırakınca ceza düşer mi?

TCK 110 indirimi için mağdur, bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce, şahsına zarar dokunmaksızın, fail tarafından kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakılmalıdır. Koşullar gerçekleşirse cezanın üçte ikisine kadarı indirilir (TCK m.110).

Çocuğu velayeti olmayan ebeveynin alması her zaman TCK 109 mudur?

Hayır. Velayet yetkisi elinden alınmış ana veya babanın, on altı yaşını bitirmemiş çocuğu ilgili kişinin yanından kaçırması veya alıkoyması TCK 234'te ayrıca düzenlenir; cebir veya tehdit bu maddenin ikinci fıkrasında cezayı artırır (TCK m.234/1-2).

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmada görevli mahkeme hangisi?

TCK 109 bakımından kural olarak asliye ceza mahkemesi görevlidir. Görev hesabında kanundaki üst sınır esas alınır; ağırlaştırıcı nedenler hesaba katılmaz. Birlikte yargılanan başka suç veya özel görev kuralı ayrıca değerlendirilir (5235 sayılı Kanun m.11-12, 14).

Hukuki Kaynaklar

Bu yazıdaki hukuki açıklamalar aşağıdaki başlıca mevzuata dayanmaktadır. İlgili madde bilgileri metin içinde ayrıca belirtilmiştir.

Mevzuat

Son mevzuat kontrolü:

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

Google’da takip edin

Google, Öne Çıkan Haberler bölümünde bu sitenin makalelerini size daha sık gösterir.

Google’da tercih edilen kaynak yap

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp