Ceza Hukuku

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (Adam Kaçırma) Suçu — TCK 109

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (adam kaçırma) suçu TCK 109'da düzenlenir: temel ceza 1-5 yıl, cebir/tehditle 2-7 yıl. Nitelikli haller, etkin pişmanlık ve çocuk kaçırma farkını öğrenin.

8 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Kapalı kapı üzerindeki asma kilit
İçindekiler 16

Kısa Cevap

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (halk arasında “adam kaçırma”) suçu TCK 109’da düzenlenir. Temel hâlde ceza 1 yıldan 5 yıla kadar hapistir; suç cebir, tehdit veya hile ile işlenirse 2 yıldan 7 yıla kadar hapse çıkar. Silahla, birden fazla kişiyle veya çocuğa karşı işlenmesi gibi nitelikli hâllerde ceza bir kat artırılır. Fail mağduru kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa cezada önemli indirim uygulanabilir (TCK 110).

Bu Durumda mısınız?

  • Biri sizi ya da yakınınızı zorla bir araca bindirdi, bir yerde tuttu veya gitmenize engel oldu.
  • Tartıştığınız kişiyi kısa süre de olsa bir yerde alıkoydunuz ve hakkınızda soruşturma açıldı.
  • Boşanma/velayet sürecinde çocuğunuzu diğer ebeveynden aldınız ve “çocuk kaçırma” ile suçlanıyorsunuz.
  • Kaçırdığınız kişiyi kendiniz serbest bıraktınız ve cezanın düşüp düşmeyeceğini merak ediyorsunuz.

Aşağıdaki bilgiler geneldir. Somut olayda cebir/tehdit olup olmadığı, mağdurun kim olduğu (çocuk/eş) ve serbest bırakma koşulları cezayı doğrudan değiştirir; bir avukatla dosyaya özgü değerlendirme yaptırın.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir?

Suç, bir kişinin hareket (bir yere gitme veya bir yerde kalma) özgürlüğünün hukuka aykırı olarak kaldırılmasıyla oluşur. Korunan hukuki değer kişinin hareket serbestisidir. Temel unsurlar:

  • Fiil: Mağduru bir yere gitmekten alıkoymak ya da bir yerde kalmaya zorlamak (araca bindirme, bir odaya kapatma, yolunu kesip tutma vb.).
  • Hukuka aykırılık: Yakalama/gözaltı gibi bir hukuki yetkiye dayanmamalı; mağdurun geçerli rızası bulunmamalı.
  • Süre: Belirli bir asgari süre aranmaz; hürriyetin fark edilebilir bir süre kısıtlanması yeterlidir. Suç kısıtlama devam ettikçe işlenmeye devam eden (temadi eden) bir suçtur.
  • Kast: Fail, mağduru hürriyetinden yoksun bıraktığını bilerek ve isteyerek hareket etmelidir.

Suç kamu adına takip edilir; şikâyete bağlı değildir (aşağıya bakınız).

Dayandığı Kanun Maddeleri

Suçun temel ve ağırlaştırılmış hâlleri TCK 109’da; cezayı düşüren etkin pişmanlık ise TCK 110’dadır.

TCK m.109/1 — Temel Hal:

“Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.”

TCK m.109/2 — Cebir, Tehdit veya Hile:

“Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

TCK m.109/3 — Nitelikli Haller (ceza bir kat artırılır):

“Bu suçun; a) Silahla, b) Birden fazla kişi tarafından birlikte, … İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.”

Üçüncü fıkradaki nitelikli hâllerin tamamı şunlardır: (a) silahla, (b) birden fazla kişiyle birlikte, (c) kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, (d) kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılmasıyla, (e) üstsoy, altsoy, eşe ya da boşandığı eşe karşı, (f) çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı. Ayrıca suç mağdurun ekonomik bakımdan önemli kaybına yol açarsa 1.000 güne kadar adli para cezası da verilir (109/4); cinsel amaçla işlenmişse cezalar yarı oranında artırılır (109/5).

Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?

Ceza hukukunda kural olarak fiilin işlendiği tarihteki kanun uygulanır; sonradan yürürlüğe giren daha lehe norm geçmişe yürür (TCK m.7/2). TCK 109’un temel ceza kademeleri (1-5 yıl / 2-7 yıl) 2004’ten bu yana aynıdır. Resmî değişiklik kaydına göre maddede yalnızca bir değişiklik vardır: 7331 sayılı Kanun (14.07.2021), üçüncü fıkranın (e) bendine “eşe” ibaresinden sonra gelmek üzere “ya da boşandığı eşe” ibaresini eklemiştir. Yani boşanılan eşe karşı işlenen fiil, 14.07.2021’den itibaren açıkça nitelikli hâl (ceza bir kat artırılır) kapsamındadır.

Ceza Tablosu

DurumFıkraCeza
Temel halm.109/11 – 5 yıl hapis
Cebir, tehdit veya hile ilem.109/22 – 7 yıl hapis
Nitelikli hal (silah, birden fazla kişi, kamu görevi/nüfuz, eş/boşandığı eş, çocuk/savunamayacak kişi)m.109/3ilgili fıkra cezası bir kat artırılır
Mağdurun ekonomik önemli kaybım.109/4ayrıca 1.000 güne kadar adli para
Cinsel amaçla işlenmesim.109/5ceza yarı oranında artırılır
Etkin pişmanlık (kendiliğinden serbest bırakma)m.110ceza üçte ikisine kadar indirilir

Not: Nitelikli hâllerde artırım temel değil, o olaya uyan fıkra üzerinden yapılır; örneğin cebirle (109/2, üst sınır 7 yıl) ve silahla işlenen fiilde artırım 109/2 üzerinden hesaplanır.

Kademeler: Temel, Cebir/Tehdit ve Nitelikli Haller

Temel hal (109/1)

Cebir/tehdit/hile bulunmadan, mağdurun hareket özgürlüğünün hukuka aykırı kısıtlanması temel hâli oluşturur (1-5 yıl). Bir odaya kapatma, kapıyı kilitleme, gitmesine fiziksel engel olma tipik örneklerdir.

Cebir, tehdit veya hile ile (109/2)

Uygulamada suç çoğu zaman bu ağırlaşmış biçimde karşımıza çıkar: mağdurun zorla araca bindirilmesi, teh­ditle bir yere götürülmesi. Yargıtay, mağduru tokatla taksiden indirip kendi aracına bindiren ve yol boyunca tehdit eden sanığın eylemini bu kapsamda değerlendirmiştir:

“bu şekilde sanığın eyleminin, kül halinde cebir uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu”

(Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/17755, K. 2024/7009, T. 24.09.2024)

Nitelikli haller (109/3)

Silahla, birden fazla kişiyle birlikte veya çocuğa/eşe karşı işlenmesi cezayı bir kat artırır. Yargıtay, birden fazla kişinin silahla gerçekleştirdiği fiilde cezanın alt sınırdan uzaklaştırılmasını yerinde bulmuştur:

“Sanığın birden fazla kişi ile birlikte silahla gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği”

(Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/5632, K. 2023/2592, T. 26.04.2023)

Suçun cinsel amaçla işlenmesi (109/5) ise cezayı ayrıca yarı oranında artırır; bu, mağdurun cinsel istismarı/saldırısı gibi ayrı suçlarla birlikte gündeme gelebilir.

Etkin Pişmanlık — Mağduru Serbest Bırakma (TCK 110)

TCK 110, failin mağduru soruşturmaya başlanmadan önce, şahsına zarar vermeksizin, kendiliğinden ve güvenli bir yerde serbest bırakması hâlinde cezanın üçte ikisine kadar indirilmesini öngörür. Dört koşulun birlikte gerçekleşmesi aranır. Yargıtay bu koşulları şöyle özetler:

“TCK.nın 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun soruşturmaya başlanmadan önce şahsına zararı dokunmaksızın güvenli bir yerde serbest bırakılması gerektiği”

(Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2019/5290, K. 2021/23340, T. 22.12.2021)

Kritik nokta “soruşturmaya başlanmadan önce” şartıdır: kolluğa yapılan ihbarla soruşturma başlar; mağdur kolluk operasyonuyla bulunmuşsa “kendiliğinden serbest bırakma” koşulu gerçekleşmez ve indirim uygulanmaz. Genel Kurul da uygun olaylarda etkin pişmanlığın uygulanması gerektiğini teyit etmiştir:

“Bu itibarla, sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkin Özel Daire bozma kararı isabetli olup itirazın reddine karar verilmelidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/416, K. 2015/499, T. 08.12.2015)

Adam Kaçırma mı, Çocuk Kaçırma mı? (Velayet Ayrımı — TCK 234)

En sık karıştırılan nokta budur. Bir ebeveynin veya yakın akrabanın çocuğu alması her zaman “adam kaçırma” (TCK 109) değildir. Velayet yetkisi elinden alınmış ana/baba ya da üçüncü dereceye kadar kan hısmı, 16 yaşından küçük çocuğu cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırır/alıkoyarsa, fiil ayrı bir suç olan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması kapsamındadır:

TCK m.234 — Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması:

“Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kan hısmının çocuğa yönelik eylemini TCK 109 değil, ona göre asli (özel) norm niteliğindeki TCK 234 kapsamında değerlendirmiştir:

“mağdurun üçüncü derece dâhil kan hısımları arasında yer alan sanığın eyleminin, TCK’nın 109. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna göre asli norm niteliğinde bulunan ve TCK’nın 234/1-2. maddelerinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/326, K. 2025/194, T. 30.04.2025)

Ayrım pratikte önemlidir: TCK 234’ün cezası çok daha düşüktür (temel hâlde 3 ay-1 yıl) ve bu suç uzlaştırma kapsamındadır; oysa TCK 109 uzlaştırmaya tabi değildir. Buna karşılık çocuk cebir/tehditle ya da velayet ilişkisi dışındaki bir kişi tarafından alıkonulursa TCK 109 (ve 109/3-f çocuk mağdur artırımı) gündeme gelir.

Görev, Şikâyet, Uzlaştırma, HAGB ve Zamanaşımı

Görevli mahkeme. Görev, cezanın üst sınırına göre belirlenir:

“Mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur.”

(5235 sayılı Kanun m.14)

Temel hal (109/1, üst sınır 5 yıl) ve cebir/tehdit hâli (109/2, üst sınır 7 yıl) Asliye Ceza Mahkemesinde görülür. Nitelikli hâllerde artırımla üst sınır 10 yılı aşarsa (örneğin cebirle + silahla) görev Ağır Ceza Mahkemesine geçebilir.

Şikâyet ve uzlaştırma. Suç kamu düzenine ilişkindir; re’sen soruşturulur, şikâyete bağlı değildir ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, CMK m.253’teki uzlaştırma kapsamında değildir (madde metninde sayılan suçlar arasında yer almaz). Buna karşılık çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (TCK 234) uzlaştırmaya tabidir.

HAGB ve erteleme. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme, kural olarak sonuç ceza iki yıl ve altında olduğunda gündeme gelir. Temel hâlde (1-5 yıl) indirimlerle sonuç ceza iki yılın altına inebilirse mümkün olabilir; cebir/nitelikli hâllerde tavan yükseldiği için sık uygulanmaz.

Zamanaşımı. Dava zamanaşımı üst sınıra göre belirlenir (TCK m.66): temel hâlde (üst sınır 5 yıl) 8 yıl; cebir/tehdit (üst sınır 7 yıl) ve nitelikli hâllerde (üst sınır 5 yılı aştığından) 15 yıldır. Suç temadi ettiğinden zamanaşımı, hürriyetin kısıtlanmasının sona erdiği günden itibaren işlemeye başlar.

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. İfadeyi avukatla verin. Cebir/tehdit olup olmadığı, sürenin uzunluğu ve mağdurun rızası beyanlarınızla şekillenir; bunlar kademeyi belirler.
  2. Serbest bırakma koşullarını belgeleyin. Mağduru kendiniz, güvenli bir yerde, soruşturma başlamadan bıraktıysanız TCK 110 (etkin pişmanlık) gündeme gelir. Bunu delillendirin.
  3. Velayet dosyanız varsa mahkeme kararlarını sunun. Çocuğun alınması bir velayet ilişkisine dayanıyor ve cebir/tehdit yoksa fiil TCK 234 kapsamında (çok daha hafif) değerlendirilebilir.
  4. Ayrı suçları ayrıştırın. Kaçırma sırasında yaralama, tehdit, cinsel saldırı gibi fiiller varsa bunlar ayrıca değerlendirilir; savunma her biri için ayrı kurulmalıdır.
  5. HAGB/erteleme ihtimalini hesaplayın. Adli sicilinize ve olası indirimlere göre sonuç cezanın iki yılın altına inip inmeyeceğini avukatınızla planlayın.

Sık Yapılan Hatalar

  • “Kısa sürdü, suç oluşmaz” sanmak. Belirli bir asgari süre aranmaz; fark edilebilir bir süre yeterlidir.
  • Velayet ihtilafını 109 sanmak (ya da tersi). Velayeti olmayan ebeveynin cebir/tehditsiz çocuk alması TCK 234’tür; cebir/tehdit veya üçüncü kişi varsa 109 gündeme gelir.
  • Etkin pişmanlığı geç kullanmak. Mağdur kolluk operasyonuyla bulunduysa “kendiliğinden serbest bırakma” koşulu gerçekleşmez; indirim için soruşturma başlamadan bırakmak gerekir.
  • Şikâyetten vazgeçmeyi çözüm sanmak. Suç re’sen kovuşturulur; vazgeçme davayı düşürmez ve uzlaştırma kapsamında değildir.
  • Rızayı yanlış değerlendirmek. Baskı/tehdit altında verilen “rıza” geçerli sayılmaz.

Özet

  • Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (“adam kaçırma”) TCK 109’da düzenlenir: temel hal 1-5 yıl, cebir/tehdit/hile ile 2-7 yıl; silah/birden fazla kişi/çocuk-eş gibi nitelikli hâllerde ceza bir kat, cinsel amaçta yarı oranında artar.
  • Etkin pişmanlık (TCK 110): mağduru soruşturma başlamadan, zarar vermeden, kendiliğinden, güvenli yerde serbest bırakma → ceza üçte ikisine kadar indirilir.
  • Velayet ayrımı: velayeti olmayan ebeveynin çocuğu cebir-tehditsiz alması TCK 234’tür (daha hafif, uzlaştırmaya tabi); cebir/tehdit veya üçüncü kişi varsa TCK 109.
  • Suç re’sen kovuşturulur, uzlaştırma kapsamında değildir; görev fıkraya göre Asliye/Ağır Ceza; zamanaşımı 8-15 yıldır ve temadi bittiğinde başlar.
  • 7331 sK (2021): nitelikli hâle “boşandığı eş” eklendi; temel cezalar 2004’ten aynıdır.

İlgili yazılar: Tehdit Suçu ve Cezası (TCK 106) · Meşru Müdafaa (Nefsi Müdafaa) Nedir? TCK 25 Meşru Savunma · Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir? Şartları ve Denetim Süresi

Sıkça Sorulan Sorular

Adam kaçırma (kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) cezası kaç yıl?

Temel hâlde (TCK 109/1) 1 yıldan 5 yıla kadar hapistir. Suç cebir, tehdit veya hile ile işlenirse (109/2) ceza 2 yıldan 7 yıla çıkar; silahla, birden fazla kişiyle veya çocuğa/eşe karşı işlenmesi gibi nitelikli hâllerde ilgili fıkra cezası bir kat artırılır.

Kişiyi kısa süre alıkoymak da suç mu?

Evet. Suçun oluşması için belirli bir asgari süre aranmaz; kişinin hareket özgürlüğünün fark edilebilir bir süre hukuka aykırı biçimde kısıtlanması yeterlidir. Suç, kısıtlama devam ettikçe işlenmeye devam eder (temadi eder).

Kaçırdığım kişiyi serbest bırakırsam ceza düşer mi?

Mağduru soruşturmaya başlanmadan önce, şahsına zarar vermeksizin, kendiliğinden ve güvenli bir yerde serbest bırakırsanız TCK 110 uyarınca ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Dört koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Mağdur kolluk tarafından bulunursa etkin pişmanlık uygulanır mı?

Kural olarak hayır. Kolluğa ihbar yapılmasıyla soruşturma başlar; mağdur bir operasyonla bulunmuşsa kendiliğinden serbest bırakma koşulu gerçekleşmediğinden TCK 110 indirimi uygulanmaz.

Boşandığım eşimin çocuğunu almam suç mu?

Velayet ilişkinize ve yönteme bağlıdır. Velayeti sizde olmayan çocuğu cebir/tehdit kullanmadan almanız TCK 234 (çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, 3 ay-1 yıl) kapsamında değerlendirilebilir. Cebir/tehdit varsa ya da fiili velayet ilişkisi dışındaki biri işlerse TCK 109 gündeme gelir.

TCK 109 ile TCK 234 arasındaki fark nedir?

TCK 234, velayeti elinden alınmış ebeveyn veya kan hısmının çocuğu cebir-tehditsiz alması hâline özgü, cezası daha düşük ve uzlaştırmaya tabi bir suçtur. TCK 109 ise genel hürriyeti kısıtlama suçudur; cezası ağırdır ve uzlaştırma kapsamında değildir.

Adam kaçırma suçu şikâyete bağlı mı?

Hayır. Suç kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen soruşturulur; şikâyetten vazgeçmek davayı düşürmez ve uzlaştırma kapsamına girmez.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmada görevli mahkeme hangisidir?

Temel hal (109/1) ve cebir/tehdit hâli (109/2) Asliye Ceza Mahkemesinde görülür. Nitelikli hâllerde artırımla cezanın üst sınırı 10 yılı aşarsa görev Ağır Ceza Mahkemesine geçebilir; görev, cezanın üst sınırına göre belirlenir.

Suçun cinsel amaçla işlenmesi cezayı nasıl etkiler?

TCK 109/5 uyarınca suç cinsel amaçla işlenirse ilgili fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca cinsel saldırı veya istismar gibi bağımsız suçlar oluşuyorsa bunlar ayrıca cezalandırılır.

Adam kaçırmadan HAGB alınır mı?

Sonuç ceza iki yıl ve altındaysa ve diğer koşullar varsa mümkündür. Temel hâlde indirimlerle sonuç ceza iki yılın altına inebilirse gündeme gelebilir; cebir/nitelikli hâllerde tavan yüksek olduğu için sık uygulanmaz.

Adam kaçırma suçunda zamanaşımı ne kadar?

Temel hâlde (üst sınır 5 yıl) dava zamanaşımı 8 yıl; cebir/tehdit ve nitelikli hâllerde (üst sınır 5 yılı aştığından) 15 yıldır. Suç temadi ettiği için zamanaşımı, hürriyetin kısıtlanmasının sona erdiği günden başlar.

Fidye için adam kaçırma hangi suçtur?

Kişiyi fidye almak amacıyla alıkoymak da kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturur. Fiil bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmişse ayrıca örgüt hükümleri gündeme gelebilir; işleniş biçimine göre başka suçlar da oluşabilir. Somut olayın delilleri ve nitelendirmesi belirleyicidir.

Rıza ile bir yere götürmek suç olur mu?

Kişinin özgür iradesiyle verdiği geçerli rıza varsa suç oluşmaz. Ancak rıza baskı, tehdit veya hile ile alınmışsa geçerli sayılmaz ve suç oluşabilir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli, sanık ve katılan vekilliğini üstlenir; tutukluluk ve kanun yolu başvurularını takip eder.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp