
İçindekiler 18
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) Nedir?
- KYOK ile “Takipsizlik” Aynı Şey mi?
- KYOK Hangi Hâllerde Verilir?
- Dayandığı Kanun Maddeleri
- KYOK Kararına İtiraz: Süre, Merci ve Usul (CMK m.173)
- İtiraz Süresi Değişti: 15 Gün Değil, İki Hafta
- İtiraz İncelemesi: Ret, Kabul veya Soruşturmanın Genişletilmesi
- KYOK Kesinleşince: Aynı Fiilden Yeniden Dava Açılabilir mi?
- Etkin Soruşturma Şartı: Anayasa Mahkemesi ve AİHM Boyutu
- KYOK ile Beraat Farkı
- Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığı Kararı (SYOK) ile Farkı
- KYOK’un Sonuçları: Adli Sicil, Tazminat, Hukuk Davası
- KYOK Ölçütleri Tablosu
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) (uygulamadaki adıyla takipsizlik kararı) Cumhuriyet savcısının, soruşturma sonunda dava açmaya yetecek delil bulunamadığında veya kovuşturma olanağı kalmadığında verdiği dava açmama kararıdır (CMK m.172). Suçtan zarar gören, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. Karar kesinleşirse, aynı fiilden yeniden dava açılması yeni delil şartına bağlıdır.
Bu Durumda mısınız?
- Şikâyetçi oldunuz; savcılık “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi ve ne yapabileceğinizi bilmiyorsunuz.
- KYOK kararı size tebliğ edildi; itiraz süresini ve itirazın nereye yapılacağını hesaplamaya çalışıyorsunuz.
- İtirazınız sulh ceza hâkimliğince reddedildi; başka bir yol kalıp kalmadığını merak ediyorsunuz.
- Hakkınızda şüpheli olarak soruşturma yürütüldü ve KYOK verildi; kararın sabıka kaydına işleyip işlemeyeceğini, dosyanın yeniden açılıp açılamayacağını soruyorsunuz.
- Soruşturmanın delil toplanmadan, üstünkörü kapatıldığını düşünüyorsunuz.
Bu yazı genel bir çerçeve sunar. İtiraz süresi ve izlenecek yol, kararın tarihine ve dosyanın koşullarına göre değişir; somut durumunuz için bir avukata danışınız.
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) Nedir?
Ceza yargılaması iki evreden oluşur: savcılığın delil topladığı soruşturma evresi ve mahkemenin yargılama yaptığı kovuşturma evresi. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, bu ilk evrenin iki olası sonucundan biridir: Cumhuriyet savcısı, topladığı delillere göre ya iddianame düzenleyip dava açar ya da dava açmaya yer görmeyip kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. KYOK verildiğinde dosya mahkemeye hiç gitmez; kimse “sanık” sıfatı almaz, yargılama ve duruşma olmaz.
Önemli bir nüans: KYOK bir mahkeme hükmü değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu kararın hukuki niteliğini ve itirazla kazandığı gücü şöyle açıklar:
“Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar, muhakeme faaliyeti sonunda, yargılama makamı tarafından verilmiş kararlar olmayıp, adli-idari nitelikte kararlardır. Ancak, bu kararlara itiraz yolunun açık olması nedeniyle itiraz üzerine kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, mahkeme denetiminden geçerek yargısal karar hâlini alır ve yargı otoritesi özelliğini gösterir. Gerek itiraz üzerine kesinleşen, gerekse itiraz edilmeksizin kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar bakımından, kanunun aradığı anlamda yeni delil ortaya çıkmadıkça, aynı fiilden dolayı Cumhuriyet savcısı aynı işe tekrar el atamayacaktır.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/10, K. 2024/66, T. 14.02.2024 — itirazın kabulü/bozma)
Yani KYOK kesinleştiğinde ortaya çıkan koruma gerçektir: savcılık, yeni delil olmadan aynı olaya kendiliğinden geri dönemez. Bunun ayrıntısı aşağıda.
KYOK ile “Takipsizlik” Aynı Şey mi?
Evet. Takipsizlik kararı, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın uygulamadaki ve günlük dildeki adıdır; ikisi aynı karardır. “Takipsizlik” terimi, yürürlükteki CMK’dan önceki 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (CMUK) döneminin kullanımıdır. Ceza Genel Kurulu, eski dönemdeki takipsizlik kararlarının bugünkünden ne kadar farklı olduğunu da gösterir:
“1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nda Cumhuriyet savcısının verdiği takipsizlik kararları, yargı otoritesi göstermeyen, idari bir karar niteliğinde düzenlendiğinden Cumhuriyet savcısı, bu kararını kendiliğinden, Adalet Bakanı ve adalet müfettişinin talebi ya da ilgilinin isteği üzerine geri alıp soruşturma yapabilmekte ve hiçbir şarta bağlı olmadan, takipsizlik kararından sonra, dava zamanaşımı süresi dolmadan kamu davası açabilmekteydi.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/10, K. 2024/66, T. 14.02.2024 — itirazın kabulü/bozma)
Bugünkü sistemde bu serbestlik yoktur: KYOK’a karşı itiraz yolu açıktır ve kesinleşen karardan sonra yeniden dava açmak kanuni şartlara bağlanmıştır. Kararın resmî adı kanunda “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar”dır (CMK m.172); dilekçelerde ve kararlarda bu adı veya kısaltmasını (KYOK) görürsünüz.
KYOK Hangi Hâllerde Verilir?
Kanun iki sebep sayar (CMK m.172/1): yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi ve kovuşturma olanağının bulunmaması. Ceza Genel Kurulu iki hâli ve tipik örneklerini şöyle özetler:
“Cumhuriyet savcısı soruşturma evresinin sonunda toplanan delillere göre suçun işlendiği hususunda yeterli şüpheye ulaştığı takdirde iddianame düzenleyecek ve kamu davasını açacaktır. Buna karşın soruşturma işlemleri tamamlandıktan sonra, kamu davasının açılması için suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma imkânını ortadan kaldıran şüphelinin ölümü, af, zamanaşımı, şikâyet süresinin geçmesi, ön ödemenin yerine getirilmesi ve uzlaşmanın sağlanmış olması gibi durumlarda kovuşturmaya yer olmadığına karar verecektir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/10, K. 2024/66, T. 14.02.2024 — itirazın kabulü/bozma)
Buradaki “yeterli şüphe” ölçüsü, mahkemenin mahkûmiyet için aradığı kesinlik değildir. Yargıtay iki evrenin delil ölçüsünü açıkça ayırır:
“soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.”
(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/14252, K. 2023/25160, T. 05.12.2023 — kanun yararına bozma isteminin reddi)
Bunların yanında bir de takdirî KYOK vardır: bazı hâllerde savcı, delil yetersizliğinden değil, kanunun tanıdığı takdir yetkisiyle dava açmamayı seçebilir (CMK m.171):
CMK m.171/1 — Kamu davasını açmada takdir yetkisi
Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.
Etkin pişmanlığın hangi suçlarda ve hangi koşullarla cezayı kaldırdığını etkin pişmanlık yazımızda ayrıntılı işledik. Aynı maddenin devamı, belirli suçlarda kamu davasının açılmasının ertelenmesine imkân verir; erteleme süresi iyi geçerse sonuç yine KYOK’tur:
CMK m.171/4
Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.
Dayandığı Kanun Maddeleri
Kurumun çekirdeği CMK m.172’dedir; itiraz yolu ise m.173’te düzenlenir.
CMK m.172/1 — Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Dikkat: kararın size bildirilmesi bir formalite değildir — itiraz süresi bu tebliğle işlemeye başlar ve kararın üzerinde itiraz hakkınız, süreniz ve başvuracağınız merci yazmak zorundadır.
CMK m.172/2
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.
CMK m.173/1 — Cumhuriyet savcısının kararına itiraz
Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
KYOK Kararına İtiraz: Süre, Merci ve Usul (CMK m.173)
İtirazın üç temel kuralı m.173/1’in lafzında toplanır:
- Kim itiraz edebilir? Suçtan zarar gören. Şikâyetçi (müşteki) olarak ifade vermiş olmanız yeterlidir; müşteki kavramının ayrıntısı için: Müşteki ne demek? Buna karşılık şüphelinin kendisi, bu fıkra anlamında itiraz hakkının sahibi değildir; Ceza Genel Kurulu, şüpheli müdafiinin yaptığı bir itirazın “suçtan zarar görenin itirazı üzerine verilen ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesini sağlayan nitelikte” olmadığını belirtmiştir (CGK, E. 2022/10, K. 2024/66).
- Ne kadar sürede? Kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde (aşağıdaki bölüme bakın. Bu süre 2024’te değişti).
- Hangi mercie? Kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine.
İtiraz dilekçesi, soyut bir “karara itiraz ediyorum” cümlesinden ibaret olmamalıdır; kanun içerik şartı koyar (CMK m.173/2): dilekçede kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
Sürenin tebliğle başlamasının pratik bir sonucu daha vardır: süresi içinde verilmiş bir itiraz dilekçesi, merci tarafından gözden kaçırılırsa bu, kararı hukuka aykırı hâle getirir. Yargıtay, dosyadaki süresinde verilmiş dilekçeye rağmen itirazı “süre yönünden” reddeden hâkimlik kararını bozmuştur:
“dosya içerisinde müşteki vekilinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz ettiğine ilişkin 28/01/2019 tarihli itiraz dilekçesinin bulunduğu, ancak Diyarbakır 3. Sulh Ceza Hakimliğince bu dilekçenin dikkate alınmadığı, süresinde yapılan itirazla ilgili olarak esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi”
(Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/1759, K. 2021/15406, T. 07.06.2021 — kanun yararına bozma)
Bir istisnayı da bilin: savcının takdir yetkisini kullanarak dava açmadığı hâllerde bu itiraz yolu işlemez (CMK m.173/5):
CMK m.173/5
Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı için ise kanun itiraz imkânını ayrıca ve açıkça tanır: erteleme kararına suçtan zarar gören veya şüpheli, m.173 usulüne göre itiraz edebilir (CMK m.171/2).
İtiraz Süresi Değişti: 15 Gün Değil, İki Hafta
İnternetteki kaynakların çoğu KYOK’a itiraz süresini hâlâ “15 gün” olarak yazar. Bu bilgi eskidir. CMK m.173/1’in ilk hâlinde süre “onbeş gün” idi; 12.03.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı Kanun ile bu süre “iki hafta” olarak değiştirildi. Yürürlükteki madde metnini yukarıda birebir verdik. Yargıtay da iki dönemi açıkça ayırır:
“kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı, 5271 sayılı CMK’nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki haline göre 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu, CMK’nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre ise “iki hafta” içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da kararda bulunması gerektiği”
(Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/6596, K. 2026/586, T. 20.01.2026 — kanun yararına bozma)
Değişiklikten önce tebliğ edilmiş kararlar bakımından Yargıtay eski süreyi uygulamaya devam etmektedir: Aralık 2023’te tebliğ edilen bir KYOK’a 19 gün sonra yapılan itiraz için Yargıtay, 2026 tarihli kararında 15 günlük süreyi esas almış ve süresinden sonraki itirazın kabul edilemeyeceğini vurgulamıştır:
“itiraz dilekçesinin süresinden sonra olduğu gözetilerek itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesi Kanun’a aykırı olup”
(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/3233, K. 2026/1734, T. 24.02.2026 — kanun yararına bozma)
Pratik özet: elinizdeki karar yeniyse süreniz tebliğden itibaren iki haftadır; süre hesabında tereddüt varsa (özellikle 2024 ortasından eski kararlarda) tarihleri bir avukatla birlikte doğrulayın ve her hâlükârda erken davranın.
İtiraz İncelemesi: Ret, Kabul veya Soruşturmanın Genişletilmesi
Sulh ceza hâkimliği itirazı üç şekilde sonuçlandırabilir. Yargıtay seçenekleri şöyle özetler:
“Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.”
(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/14252, K. 2023/25160, T. 05.12.2023 — kanun yararına bozma isteminin reddi)
Üç sonucun kanuni dayanağı ve pratik anlamı:
Ret (CMK m.173/3). Hâkimlik, dava açılması için yeterli neden görmezse istemi gerekçeli olarak reddeder. Bu fıkranın iki yan sonucu vardır: soruşturmanın genişletilmesi ihtiyacı görülürse savcılıktan talepte bulunulabilir; ret hâlinde ise itiraz eden giderlere mahkûm edilir:
CMK m.173/3
Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
Kabul (CMK m.173/4). Hâkimlik istemi yerinde bulursa sonuç nettir:
CMK m.173/4
Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
Soruşturmanın genişletilmesi. Hâkimlik, ret veya kabul yerine eksik gördüğü soruşturma işlemlerinin yapılmasını isteyebilir. Yargıtay’a göre bu karar itirazın reddi anlamına gelmez; bu nedenle genişletme sonrası savcılığın yeterli ve yeni delile ulaşması hâlinde, hâkimlikten ayrıca bir karar almadan iddianame düzenlenmesi mümkündür (4. Ceza Dairesi, E. 2023/14252, K. 2023/25160).
İtirazın reddiyle KYOK kesinleşir. Bu noktadan sonra devreye giren kurallar bir sonraki bölümün konusudur.
KYOK Kesinleşince: Aynı Fiilden Yeniden Dava Açılabilir mi?
Kural olarak hayır — iki şart birlikte gerçekleşmedikçe. CMK m.172/2’nin yukarıda verdiğimiz lafzı iki kilit koyar: kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmesi ve bu konuda sulh ceza hâkimliğince karar verilmesi. Ceza Genel Kurulu bu şartın ceza muhakemesi şartı olduğunu ve “yeni delil”den ne anlaşılacağını ayrıntısıyla ortaya koyar:
“CMK’nın 172/2. maddesinde yer alan yeni delil kavramından ne anlaşılması gerektiğine gelince; kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan önce mevcut olan, ancak ele geçirilemeyen, dosyada bulunan ancak Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delil, yeni delildir. Yeni bir soruşturmanın başlatılabilmesi için, delilin yeni olmasının yanında, tek başına veya diğer delillerle birlikte bir suçun işlendiğini kuvvetle ispatlama gücüne sahip olması gerekir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/10, K. 2024/66, T. 14.02.2024 — itirazın kabulü/bozma)
İki noktanın altını çizelim:
- “Yeni” delil, illa sonradan doğmuş delil değildir. Dosyada durduğu hâlde savcı tarafından görülmemiş, değerlendirilmemiş delil de “yeni”dir. Ama her yeni bilgi kırıntısı yetmez: delilin, suçun işlendiğini kuvvetle ispatlama gücü olmalıdır.
- Sulh ceza hâkimliği kararı şarttır. Yeni delil bulunsa bile, savcılık kendiliğinden iddianame düzenleyemez; bu hususta sulh ceza hâkimliğinin karar vermesi gerekir (CMK m.172/2). Bu şartlara uyulmadan açılan davada mahkemenin yargılamaya devam etmesi hukuka aykırıdır; Ceza Genel Kurulu, kesinleşmiş KYOK’a rağmen bu şart gerçekleşmeden açılan davada verilen mahkûmiyeti bu gerekçeyle bozmuştur (CGK, E. 2022/10, K. 2024/66).
Etkin Soruşturma Şartı: Anayasa Mahkemesi ve AİHM Boyutu
KYOK, ancak gerçekten yürütülmüş bir soruşturmanın sonunda verilebilir. Deliller toplanmadan, üstünkörü kapatılan bir soruşturma, özellikle yaşam hakkı ve kötü muamele iddialarında anayasal sorumluluk doğurur. Anayasa Mahkemesi, bir geri gönderme merkezinde darbedildiğini ileri süren başvurucunun şikâyeti üzerine yürütülen soruşturmada hangi delillerin toplanması gerektiğini sayar:
“Geri gönderme merkezinde tutulan bir kişinin kamu görevlileri tarafından darbedildiği iddiasıyla yürütülen bir soruşturmada; iddia edilen eylemin failleri, mağduru ve varsa tanıkların beyanı, gözaltında bulunulan yerdeki güvenlik kamerası kayıtları ve doktor raporlarının toplanması gereken temel deliller olduğu kuşkusuzdur.”
(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/24153, T. 12.01.2023 — ihlal)
Somut olayda savcılığın tek işlemi, ilgili kuruma yazı yazmak olmuştu; başvurucunun ifadesi dahi alınmamıştı:
“Neticede ceza soruşturması, belirtilen bu temel deliller toplanmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlandırılmıştır.”
(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/24153, T. 12.01.2023 — ihlal)
Anayasa Mahkemesi bu başvuruda kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için kararın yeniden soruşturma yapılmak üzere ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ve başvurucuya manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir (B. No: 2019/24153). Yani itiraz yolu tükendikten sonra dahi, etkin soruşturma yürütülmediği iddiası bireysel başvuruyla ileri sürülebilir ve sonuç yeniden soruşturma olabilir.
Kanun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ayağını da açıkça düzenler:
CMK m.172/3
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.
KYOK ile Beraat Farkı
En sık karıştırılan iki sonuçtur; fark, kararı kimin, hangi aşamada verdiğindedir. KYOK’u savcılık, soruşturma aşamasında verir. Dava hiç açılmaz ve KYOK bir hüküm değildir. Beraati ise mahkeme, yargılamanın sonunda hükümle verir. Bunun kanun yolu ayağı da farklıdır: KYOK’a karşı itiraz (CMK m.173), beraat hükmüne karşı istinaf/temyiz yolu işler. Beraat türleri, gerekçeleri ve hüküm tarafındaki ayrıntılar için: Beraat ne demek? (CMK m.223)
Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığı Kararı (SYOK) ile Farkı
KYOK, yürütülmüş bir soruşturmanın sonunda verilir. Bir de hiç soruşturma açılmadan verilen karar vardır: soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı (SYOK, CMK m.158/6). İhbar veya şikâyet konusu fiil açıkça suç oluşturmuyorsa ya da ihbar soyut ve genel nitelikteyse, savcılık soruşturmayı hiç başlatmaz:
CMK m.158/6 — İhbar ve şikâyet
İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu karara karşı 173 üncü maddedeki usule göre itiraz edilebilir.
Pratik farklar: SYOK’ta soruşturma hiç açılmadığı için şikâyet edilen kişi şüpheli sıfatı bile almaz; itiraz yolu ise her iki kararda da aynıdır. M.173 usulü uygulanır.
KYOK’un Sonuçları: Adli Sicil, Tazminat, Hukuk Davası
Adli sicile (sabıka kaydına) işlemez. Adli sicil, kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarının kaydıdır; KYOK bir mahkûmiyet olmadığı gibi mahkeme hükmü dahi değildir:
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu m.2/1 — Adlî sicil kayıtlarının tutulması
Hakkında Türk mahkemeleri veya yabancı ülke mahkemeleri tarafından kesinleşmiş ve Türk Hukukuna göre tanınan mahkûmiyet kararı bulunan Türk vatandaşları ile Türkiye’de suç işlemiş olan yabancıların kayıtları da dahil tüm adlî sicil bilgileri; mahallinde bilgisayar ortamına aktarılmasını takiben, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğündeki Merkezî Adlî Sicilde tutulur.
Tazminat hakkı doğurabilir. Soruşturma sırasında yakalanmış veya tutuklanmış olup da hakkında KYOK verilen kişi, devletten tazminat isteyebilir; kanun bu grubu açıkça sayar (CMK m.141/1-e):
CMK m.141/1 — Tazminat istemi
Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen
kişiler, maddî ve manevî zararlarını devletten isteyebilirler. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatın kapsamı ve başvuru usulü için adli kontrol yazımızın tazminat bölümüne bakabilirsiniz.
Hukuk davasını engellemez. KYOK, aynı olaydan doğan tazminat/alacak uyuşmazlığında hukuk hâkimini bağlayan bir tespit değildir. Kanun, hukuk hâkiminin ceza tarafındaki sonuçlardan bağımsızlığını mahkeme hükmü olan beraat için dahi açıkça düzenler:
TBK m.74/1 — Ceza hukuku ile ilişkisinde
Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.
KYOK ise mahkeme hükmü bile olmayan, adli-idari nitelikte bir savcılık kararıdır (CGK, E. 2022/10, K. 2024/66); hukuk mahkemesindeki uyuşmazlık kendi delil düzeni içinde ayrıca değerlendirilir.
KYOK Ölçütleri Tablosu
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kararı kim verir | Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda | CMK m.172/1 |
| Sebepleri | Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması | CMK m.172/1 |
| Takdirî hâller | Etkin pişmanlık / şahsî cezasızlık; erteleme süresinin iyi geçmesi | CMK m.171/1, m.171/4 |
| İtiraz süresi | Tebliğden itibaren iki hafta (7499 sK öncesi tebliğlerde 15 gün uygulanır) | CMK m.173/1 |
| İtiraz mercii | Ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliği | CMK m.173/1 |
| Kim itiraz edebilir | Suçtan zarar gören | CMK m.173/1 |
| Ret hâlinde | Giderler itiraz edene yükletilir; karar kesinleşir | CMK m.173/3 |
| Kabul hâlinde | Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler | CMK m.173/4 |
| Yeniden dava | Yeterli şüphe oluşturacak yeni delil + sulh ceza hâkimliği kararı | CMK m.172/2 |
| Adli sicil | İşlemez (kayıt, kesinleşmiş mahkûmiyet içindir) | 5352 sK m.2 |
| Tazminat | Yakalanan/tutuklanan kişiye KYOK verilmişse istenebilir | CMK m.141/1-e |
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Kararı ve tebliğ tarihini kaydedin. İtiraz süresi tebliğle başlar; kararın üzerinde itiraz hakkı, süresi ve mercii yazmak zorundadır (CMK m.172/1). Tebliğ zarfını ve tarihini saklayın.
- Süreyi takvime bağlayın. Yeni kararlarda süre tebliğden itibaren iki haftadır (CMK m.173/1); 7499 sayılı Kanun öncesinde tebliğ edilmiş eski kararlarda 15 gün esas alınır. Son güne bırakmayın.
- Dilekçeyi somut yazın. Kanun, dilekçede kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olay ve delillerin belirtilmesini ister (CMK m.173/2). Hangi delilin toplanmadığını, hangi tanığın dinlenmediğini tek tek gösterin.
- Doğru mercie başvurun. İtiraz, kararı veren savcının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır (CMK m.173/1).
- Ret hâlinde kalan yolları değerlendirin. Suçun işlendiğini kuvvetle ispatlayacak yeni delile ulaşırsanız m.172/2 yolu açıktır; soruşturmanın etkin yürütülmediği iddiası için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gündeme gelebilir. Bu değerlendirmeleri bir avukatla yapın.
- Yakalama/tutuklama yaşandıysa tazminatı sorun. Hakkında KYOK verilen kişi yakalanmış veya tutuklanmışsa CMK m.141/1-e tazminat hakkı tanır.
Sık Yapılan Hatalar
- “İtiraz süresi 15 gün” ezberiyle hareket etmek. Süre 7499 sayılı Kanun’la iki hafta oldu; eski tarihli kararlarda ise 15 gün uygulanır. Karar tarihine ve tebliğ tarihine bakmadan süre hesaplamayın.
- Soyut itiraz dilekçesi vermek. “Karara itiraz ediyorum” yetmez; kanun, dava açılmasını gerektirebilecek olay ve delillerin gösterilmesini ister (CMK m.173/2).
- Süreyi kararın verildiği tarihten başlatmak. Süre, kararın size tebliğ edildiği tarihten işler (CMK m.173/1).
- KYOK’u beraat sanmak. KYOK savcılık kararıdır, hüküm değildir; beraat mahkeme hükmüdür. Kanun yolları da farklıdır (ayrıntı).
- İtirazın reddiyle her yolun kapandığını düşünmek. Kuvvetli yeni delil + sulh ceza hâkimliği kararıyla dosya yeniden açılabilir (CMK m.172/2); etkin soruşturma yürütülmemişse bireysel başvuru sonuç verebilir.
- Gider riskini hesaba katmamak. İtiraz reddedilirse itiraz eden giderlere mahkûm edilir (CMK m.173/3); itirazı bu yüzden somut delil anlatımıyla güçlendirin.
- Şüpheli tarafında, dosyanın sonsuza dek kapandığını varsaymak. KYOK kesinleşse bile, kanunun aradığı nitelikte yeni delil çıkarsa soruşturma canlanabilir (CMK m.172/2).
Özet
- KYOK (takipsizlik) = savcılığın dava açmama kararı. Yeterli şüphe oluşturacak delil yoksa veya kovuşturma olanağı kalmamışsa verilir (CMK m.172/1); mahkeme hükmü değildir, sabıka kaydına işlemez.
- İtiraz: tebliğden itibaren iki hafta içinde, ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine (CMK m.173/1). Süre 7499 sayılı Kanun’la 15 günden iki haftaya indi; eski tebliğlerde 15 gün uygulanır.
- Dilekçe somut olmalı: dava açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller gösterilmelidir (CMK m.173/2); ret hâlinde giderler itiraz edene yükletilir (m.173/3).
- Kesinleşen KYOK’tan sonra aynı fiilden dava, ancak kuvvetle ispat gücüne sahip yeni delil + sulh ceza hâkimliği kararıyla açılabilir (CMK m.172/2; CGK E. 2022/10, K. 2024/66).
- Etkin soruşturma şarttır: temel deliller toplanmadan verilen KYOK, Anayasa Mahkemesi önünde ihlal ve yeniden soruşturma sonucu doğurabilir (AYM B. No: 2019/24153); AİHM tespitiyle yeniden soruşturma yolu kanunda açıktır (CMK m.172/3).
İlgili yazılar: Beraat Ne Demek? Beraat Sebepleri, Derhal Beraat ve Sonuçları (CMK 223) · Müşteki Ne Demek? Müşteki, Katılan ve Şikâyetçi Farkı · Adli Kontrol Nedir? Yükümlülükler, Süre ve İtiraz · Etkin Pişmanlık Nedir? Şartları, İndirim Oranları ve Hangi Suçlarda Uygulanır
- Soruşturma evresi nasıl sonuçlanır?CMK m.172/1
- Yeterli şüphe oluşturacak delil varsa → iddianame düzenlenir, kamu davası açılırCMK m.172/1
- Delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması → kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirCMK m.172/1
- Etkin pişmanlık koşulları ya da şahsi cezasızlık sebebi varsa → savcı takdir yetkisiyle karar verebilirCMK m.171/1
- Karar ilgililere bildirilirBildirim suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye yapılır; kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.CMK m.172/1
- Suçtan zarar gören, tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz ederMerci, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğidir. Süre 7499 sayılı Kanunla on beş günden iki haftaya çevrilmiştir; daha eski tebliğlerde eski süre uygulanır.CMK m.173/1
- Sulh ceza hâkimliği itirazı nasıl sonuçlandırır?CMK m.173/3
- Kamu davasının açılması için yeterli neden yoksa → istem gerekçeli olarak reddedilir ve itiraz eden giderlere mahkûm edilirCMK m.173/3
- İstem yerinde bulunursa → Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verirCMK m.173/4
- Soruşturmanın genişletilmesine gerek görülürse → o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunulurCMK m.173/3
- İtirazın reddiyle karar kesinleşirKesinleşen karar mahkeme denetiminden geçtiği için yargısal karar niteliği kazanır.CMK m.173/3
- Aynı fiilden yeniden dava açılması iki şarta bağlıdırYeni delil, karardan önce var olup ele geçirilememiş ya da dosyada bulunup değerlendirilmemiş delili de kapsar; ancak suçun işlendiğini kuvvetle ispatlama gücü aranır. Savcılık kendiliğinden iddianame düzenleyemez.CMK m.172/2
Sıkça Sorulan Sorular
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) ne demek?
Cumhuriyet savcısının, soruşturma sonunda kamu davası açmaya yer görmediğini ifade eden kararıdır (CMK m.172). Dava açmaya yetecek delil bulunamadığında veya kovuşturma olanağı kalmadığında verilir; dosya mahkemeye gitmez ve yargılama yapılmaz.
Takipsizlik kararı ile KYOK aynı şey mi?
Evet. "Takipsizlik", kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın uygulamadaki ve günlük dildeki adıdır; eski kanun (1412 sayılı CMUK) döneminden gelir. Kanundaki resmî ad "kovuşturmaya yer olmadığına dair karar"dır; kısaltması KYOK'tur.
KYOK kararına itiraz süresi ne kadar?
Kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m.173/1). Süre, 7499 sayılı Kanun'dan önce 15 gündü; bu nedenle 2024 ortasından eski tebliğlerde Yargıtay 15 günlük süreyi esas alır. Süre tebliğ tarihinden işlemeye başlar.
KYOK kararına itiraz nereye yapılır?
Kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır (CMK m.173/1). Merci, kararın üzerinde de gösterilmek zorundadır (CMK m.172/1).
İtiraz dilekçesinde ne yazmalı?
Kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilmelidir (CMK m.173/2). Toplanmayan delilleri, dinlenmeyen tanıkları ve kararın hangi noktada hatalı olduğunu somut biçimde göstermek gerekir; soyut itiraz cümlesi yeterli değildir.
İtiraz reddedilirse ne olur?
KYOK kesinleşir ve itiraz eden giderlere mahkûm edilir (CMK m.173/3). Bu noktadan sonra aynı fiilden dava açılması, yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmesine ve sulh ceza hâkimliğinin bu konuda karar vermesine bağlıdır (CMK m.172/2).
İtiraz kabul edilirse ne olur?
Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir (CMK m.173/4); yani kamu davası açılır. Hâkimlik ret veya kabul yerine, eksik gördüğü noktalarda soruşturmanın genişletilmesini de isteyebilir (CMK m.173/3).
KYOK'tan sonra aynı olay için yeniden soruşturma açılabilir mi?
Evet, ama şartlıdır: kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmeli ve sulh ceza hâkimliği bu konuda karar vermelidir (CMK m.172/2). Yargıtay'a göre dosyada bulunduğu hâlde savcı tarafından değerlendirilmemiş delil de yeni delil sayılır.
KYOK adli sicile (sabıka kaydına) işler mi?
Hayır. Adli sicil, kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarının kaydıdır (5352 sayılı Kanun m.2). KYOK bir mahkûmiyet olmadığı gibi mahkeme hükmü dahi değildir; sabıka kaydında görünmez.
Şüpheli, hakkındaki KYOK kararına itiraz edebilir mi?
CMK m.173/1 itiraz hakkını suçtan zarar görene tanır. Ceza Genel Kurulu, şüpheli tarafından yapılan itirazın kararın kesinleşmesini sağlayan nitelikte olmadığını belirtmiştir. Şüphelinin itiraz edebildiği ayrık bir hâl, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararıdır (CMK m.171/2).
KYOK verilince tazminat istenebilir mi?
Soruşturma sırasında kanuna uygun olarak yakalanmış veya tutuklanmış olup hakkında KYOK verilen kişi, maddî ve manevî zararını devletten isteyebilir (CMK m.141/1-e). Hiç yakalanmamış, tutuklanmamış kişi için bu madde kapsamında tazminat gündeme gelmez.
Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (ek takipsizlik) nedir?
Uygulamada, aynı soruşturma dosyasında bir kısım şüpheli veya fiil hakkında iddianame düzenlenirken kalan kısım hakkında verilen KYOK'a "ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar" denir. Niteliği ve itiraz yolu bakımından normal KYOK'tan farkı yoktur; m.173 usulü uygulanır.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler