Ceza Hukuku

Adli Kontrol Nedir? Yükümlülükler, Süre ve İtiraz

Adli kontrol, tutuklama yerine uygulanan denetim tedbiridir. Yükümlülükleri, süre sınırlarını, itiraz yolunu, ev hapsi mahsubunu ve tazminatı öğrenin.

13 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Mavi duvardaki paslı asma kilit
İçindekiler 14

Kısa Cevap

Adli kontrol, tutuklama yerine uygulanan bir denetim tedbiridir: şüpheli veya sanık cezaevine konulmaz; imza, yurt dışına çıkış yasağı veya ev hapsi gibi bir ya da birden fazla yükümlülük altında serbest kalır (CMK m.109). Bir ceza değildir, adli sicile işlemez. Süresi kanunla sınırlıdır, kararına itiraz edilebilir ve yükümlülüğe uyulmazsa tutuklamaya dönüşebilir.

Bu Durumda mısınız?

  • İfadeniz alındıktan sonra “adli kontrol şartıyla” serbest bırakıldınız; bunun ne anlama geldiğini, cezaevine girip girmeyeceğinizi merak ediyorsunuz.
  • Haftada bir karakolda imza atma yükümlülüğünüz var; bir imzayı kaçırırsanız ne olacağını bilmiyorsunuz.
  • Hakkınızda yurt dışına çıkış yasağı kondu; işiniz veya aileniz yurt dışında ve bu yasağın ne zaman kalkacağını soruyorsunuz.
  • Elektronik kelepçeyle ev hapsindesiniz; bu sürenin cezanızdan düşülüp düşülmeyeceğini öğrenmek istiyorsunuz.
  • Dava beraatle bitti; yıllarca süren adli kontrol için tazminat isteyip isteyemeyeceğinizi merak ediyorsunuz.

Bu yazı genel bir çerçeve sunar. Kendi dosyanızdaki durum, isnat edilen suça, tedbirin türüne ve sürelere göre değişir; somut durumunuz için bir avukata danışınız.

Adli Kontrol Nedir?

Adli kontrol, tutuklamanın koşulları oluştuğu hâlde kişiyi cezaevine koymak yerine, onu birtakım yükümlülükler altında toplum içinde denetlemeyi sağlayan koruma tedbiridir. Kanun bunu açıkça tutuklamanın alternatifi olarak kurar:

CMK m.109/1 — Adlî kontrol

Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir.

Yani adli kontrol, ortada tutuklama sebebi (kaçma şüphesi, delil karartma tehlikesi — CMK m.100) varken devreye giren, ama kişi özgürlüğünü tutuklamadan çok daha az kısıtlayan bir ara yoldur. Yargıtay, kurumun amacını şöyle özetler:

“Kısaca, adli kontrolün amacı tutuklama koruma tedbirinde de genel olarak öngörülen, şüpheli veya sanığın kaçmasını, saklanmasını veya delilleri karartmasını önlemek, tanık ve mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişimine engel olmak ve yargılamanın sağlıklı şekilde yapılmasını sağlamaktır.”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/2510, K. 2025/1440, T. 11.02.2025 — bozma)

İki noktayı baştan netleştirmek gerekir. Birincisi, adli kontrol bir ceza değildir. Henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet yokken, yargılamanın güvenliği için uygulanan geçici bir tedbirdir. Adli sicile (sabıka kaydına) işlemez; çünkü adli sicile yalnızca kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir (Adli Sicil Kanunu m.4/1). İkincisi, adli kontrol denetimli serbestlik değildir. Denetimli serbestlik (5275 sayılı Kanun m.105/A), kesinleşmiş cezanın infazı aşamasında uygulanır; adli kontrol ise dava daha sürerken, hüküm kesinleşmeden, uygulanır. İkisinin de takibini denetimli serbestlik müdürlüğü yaptığı için uygulamada sık karıştırılır.

Adli kontrol, tutuklamanın yasak olduğu hafif suçlarda dahi uygulanabilir:

CMK m.109/2

Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de, adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.

Tutuklama yasağının sınırını da kanun çizer: “Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.” (CMK m.100/4). Bu tür suçlarda tutuklama mümkün olmadığı hâlde adli kontrol mümkündür. Ayrıca ağır hastalık veya engellilik nedeniyle cezaevi koşullarında yaşamını tek başına sürdüremeyen şüpheliler ile gebe olan veya doğum üzerinden altı ay geçmemiş kadın şüpheliler için de tutuklama yerine adli kontrol öngörülmüştür (CMK m.109/4).

Adli Kontrol Yükümlülükleri Nelerdir?

Adli kontrol, kişinin bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulması demektir (CMK m.109/3). Hâkim, aşağıdaki listeden dosyaya uygun olanları seçer; uygulamada en sık görülenler imza yükümlülüğü, yurt dışına çıkış yasağı ve ev hapsidir.

BentYükümlülükUygulamadaki adı
aYurt dışına çıkamamakYurt dışına çıkış yasağı
bBelirlenen yerlere düzenli olarak başvurmakİmza yükümlülüğü (“imzaya gitmek”)
cÇağrılara ve mesleki/eğitim kontrol tedbirlerine uymak
dTaşıt kullanamamak, gerektiğinde sürücü belgesini teslim etmekEhliyet yasağı
eBağımlılıktan arınmak için tedavi veya muayeneyi kabul etmekTedavi yükümlülüğü
fHâkimin belirleyeceği güvence miktarını yatırmakGüvence (kefalet)
gSilah bulunduramamak, taşıyamamak veya teslim etmekSilah yasağı
hMağdurun haklarını aynî/kişisel güvenceye bağlamak
iAile yükümlülükleri ve nafaka için güvence vermek
jKonutunu terk etmemekEv hapsi
kBelirli bir yerleşim bölgesini terk etmemekŞehir dışına çıkış yasağı
lBelirlenen yer veya bölgelere gitmemekYer yasağı

Birkaç yükümlülük hakkında bilinmesi gerekenler:

  • İmza yükümlülüğü (b): Hâkim, hangi sıklıkta ve nereye (genellikle en yakın karakola) başvurulacağını kararda belirtir. Haftada bir veya iki imza yaygındır; sıklık dosyaya göre değişir.
  • Ev hapsi (j): 2012’de 6352 sayılı Kanun’la eklenmiştir; kişi konutundan ayrılamaz ve denetim çoğu kez elektronik kelepçeyle yapılır. Diğer yükümlülüklerden önemli bir farkı vardır: ev hapsinde geçen süre cezadan kısmen mahsup edilir (aşağıda ayrı başlıkta).
  • Güvence (f): Halk arasında “kefaletle serbest bırakılma” denilen budur. Yatırılan güvence; kişinin usul işlemlerinde hazır bulunmasını ve mağdurun zararının, kamusal giderlerin ve para cezalarının ödenmesini karşılamaya ayrılır (CMK m.113). Yükümlülüklerini yerine getiren kişiye, kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat hâlinde güvencesi geri verilir (CMK m.115).
  • Sürücü belgesi (d): Hâkim veya savcı, kişinin mesleki uğraşında araç kullanmasına sürekli veya geçici izin verebilir (CMK m.109/5).

Hâkim bu yükümlülükleri sabit tutmak zorunda da değildir: Cumhuriyet savcısının istemiyle yükümlülük ekleyebilir, kaldırabilir, değiştirebilir veya kişiyi bazılarından geçici olarak muaf tutabilir (CMK m.110/2).

Adli Kontrol Kararını Kim Verir?

Karar mercii, davanın hangi aşamada olduğuna göre değişir:

CMK m.110/1 — Adlî kontrol kararı ve hükmedecek merciler

Şüpheli, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararı ile soruşturma evresinin her aşamasında adlî kontrol altına alınabilir.

Yani soruşturma aşamasında (henüz dava açılmadan) kararı sulh ceza hâkimliği verir; savcılık yalnızca talep eder. Kovuşturma aşamasında (dava açıldıktan sonra) ise adli kontrole, davaya bakan mahkeme her aşamada karar verebilir (CMK m.110/3). Ayrıca hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve dosyası istinaf veya temyizde olan kişi için, hükmü veren ilk derece mahkemesi de adli kontrol kararı verebilir (CMK m.109/4).

Kanunda öngörülen azami tutukluluk süresi dolduğu için salıverilenler hakkında da adli kontrol uygulanabilir (CMK m.109/7). Uygulamada “tutukluluğun adli kontrole çevrilmesi” denilen durum çoğunlukla budur: kişi tahliye edilir, ama imza veya yurt dışına çıkış yasağı gibi bir yükümlülükle.

Adli Kontrol Ne Kadar Sürer?

Bu sorunun cevabı 2021’de kökten değişti. Daha önce kanunda adli kontrol için bir üst sınır yoktu; 8 Temmuz 2021 tarihli 7331 sayılı Kanun’la eklenen CMK m.110/A, kesin süre sınırları getirdi:

CMK m.110/A — Adli kontrol altında geçecek süre

(1) Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol süresi en çok iki yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir.

(2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, adli kontrol süresi en çok üç yıldır. Bu süre, zorunlu hâllerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda dört yılı geçemez.

(3) Bu maddede öngörülen adli kontrol süreleri, çocuklar bakımından yarı oranında uygulanır.

Tablo hâlinde:

İşin türüAzami süreUzatmaToplam üst sınır
Asliye ceza (ağır cezaya girmeyen işler)2 yıl+1 yıl3 yıl
Ağır ceza3 yıl+3 yıl6 yıl
Devlete karşı suçlar / terör suçları3 yıl+4 yıl7 yıl
ÇocuklarYukarıdaki sürelerin yarısı

Aynı kanun ikinci bir güvence daha getirdi: adli kontrolün gerekip gerekmediği artık en geç dört ayda bir yeniden incelenmek zorundadır:

CMK m.110/4

Şüpheli veya sanığın adli kontrol yükümlülüğünün devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda en geç dört aylık aralıklarla; soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise resen mahkeme tarafından 109 uncu madde hükümleri göz önünde bulundurularak karar verilir.

Kovuşturmada bu inceleme resen (yani siz talep etmeseniz bile) yapılmak zorundadır. Dosyanızda dört aydan uzun süredir yükümlülük incelemesi yapılmamışsa, bu kendisi bir hukuka aykırılıktır ve kaldırma isteminde dile getirilebilir.

Adli Kontrol Kararına İtiraz ve Kaldırılması

Adli kontrol kararı kesin değildir; iki ayrı yolla sonlandırılabilir veya hafifletilebilir.

Birincisi, itiraz. Kanun bunu tek cümleyle ama açıkça tanır: “Adlî kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir.” (CMK m.111/2). İtiraz süresi, genel itiraz usulüne tabidir:

CMK m.268/1 — İtiraz usulü ve inceleme mercileri

Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır.

Yani süre, kararı öğrenmenizden itibaren iki haftadır. 7331 sayılı Kanun burada da önemli bir değişiklik yaptı: sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına itiraz, artık bir sonraki sulh ceza hâkimliğine değil, asliye ceza mahkemesi hâkimine yapılır (CMK m.268/3-b). Böylece itirazınızı aynı düzeydeki bir hâkim değil, bir üst derece inceler.

İkincisi, kaldırma istemi. İtiraz süresini kaçırmış olsanız bile, adli kontrolün kaldırılmasını her zaman isteyebilirsiniz:

CMK m.111/1 — Adlî kontrol kararının kaldırılması

Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra hâkim veya mahkeme 110 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre beş gün içinde karar verebilir.

Kaldırma istemi tek seferlik değildir; koşullar değiştikçe (deliller toplandı, tanıklar dinlendi, işiniz veya sağlık durumunuz değişti) yeniden ileri sürülebilir. Talebiniz reddedilirse, ret kararına karşı da itiraz yolu açıktır.

Adli Kontrole Uymazsanız Ne Olur?

Adli kontrolün yaptırımı serttir ve kanun burada suçun ağırlığına bakmaz:

CMK m.112/1 — Tedbirlere uymama

Adlî kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir.

Buradaki “süresi ne olursa olsun” ibaresi bilinçlidir: normalde tutuklama yasağı olan hafif suçlarda bile, yükümlülüğünü isteyerek ihlal eden kişi tutuklanabilir. Örneğin imza yükümlülüğünü mazeretsiz ve süreklilik gösterecek şekilde aksatmak, tutuklamayla sonuçlanabilir.

Maddedeki anahtar kelime “isteyerek”tir. Hastalık, kaza, doğal afet gibi elde olmayan nedenlerle imzanın kaçırılması, isteyerek ihlal sayılmaz; ancak mazeretinizi belgeleyip derhâl bildirmeniz gerekir. Azami tutukluluk süresi dolduğu için tahliye edilip adli kontrole alınan kişinin tedbiri ihlal etmesi hâlinde ise yeniden tutuklama mümkündür; ama bu durumda tutuklama süresi ağır ceza işlerinde dokuz ayı, diğer işlerde iki ayı geçemez (CMK m.112/2).

Ev Hapsi: Cezadan Mahsup ve Tazminat

Konutu terk etmeme (ev hapsi — CMK m.109/3-j), adli kontrol yükümlülükleri içinde özgürlüğü en ağır kısıtlayanıdır ve hukuken de farklı işlem görür.

Cezadan mahsup. Kural olarak adli kontrolde geçen süre cezadan düşülmez; ancak ev hapsi bu kuralın istisnasıdır:

CMK m.109/6

Adlî kontrol altında geçen süre, şahsî hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm, maddenin üçüncü fıkrasının (e) ve (j) bentlerinde belirtilen hallerde uygulanmaz.

7331 sayılı Kanun’un eklediği cümle oranı da netleştirir: “Ancak, (j) bendinde belirtilen konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.” (CMK m.109/6). Yani ev hapsinde geçen her 2 gün, cezadan 1 gün düşülür. (Tedavi yükümlülüğünde [e bendi] geçen süre de mahsup edilir.) İmza veya yurt dışına çıkış yasağı gibi diğer yükümlülüklerde ise mahsup yoktur.

Anayasal boyut. Anayasa Mahkemesi, ev hapsini basit bir “seyahat kısıtlaması” olarak değil, doğrudan kişi hürriyetine müdahale olarak görür:

“Anayasa Mahkemesi konutu terk etmeme tedbirinin niteliği, uygulanış şekli ve özellikleri itibarıyla hareket serbestîsi üzerindeki sınırlayıcı etkisinin derece ve yoğunluk olarak seyahat özgürlüğüne göre oldukça ileri bir boyutta olduğu, dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına müdahale teşkil ettiği sonucuna varmıştır (Esra Özkan Özakça [GK], B. No: 2017/32052, 8/10/2020, §§ 68-76).”

(Anayasa Mahkemesi, İslam Çapraz, B. No: 2021/16746, T. 28.02.2024 — ihlal)

Anılan başvuruda Mahkeme, hukuka aykırı ev hapsi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının (Anayasa m.19) ihlal edildiğine karar vermiştir.

Tazminat. En güncel ve önemli gelişme budur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 22 Ekim 2025 tarihli kararıyla, haksız ev hapsinin, tıpkı haksız tutuklama gibi, devletten tazminat istemeye hak verdiğini kabul etti. Karara konu olayda, kasten öldürme suçlamasıyla yaklaşık beş hafta ev hapsinde kalan ve sonradan beraat eden kişiye tazminat ödenmesi tartışılıyordu. Genel Kurul, 7331 değişikliğinin ev hapsini “hürriyeti sınırlama sebebi” saydığını vurguladı:

“Keza 08.07.2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun’un 15. maddesi ile yapılan değişiklikle CMK’nın 109. maddesinin altıncı fıkrasında, konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki günün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınacağı hükmüne yer verilerek, konutunu terk etmeme yükümlülüğünün şahsi hürriyeti sınırlama sebebi olduğu da kabul edilmiştir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/72, K. 2025/424, T. 22.10.2025 — itirazın kabulü, oy çokluğu)

Genel Kurul, ev hapsinin tazminat hakkı doğurduğu sonucunu da açıkça kurdu:

“Davacının konutu terk etmemek yükümlülüğü sebebiyle de CMK’nın 141 ve devamı maddeleri uyarınca tazminat isteme hakkının bulunduğu kabul edilmelidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/72, K. 2025/424, T. 22.10.2025 — itirazın kabulü, oy çokluğu)

Bu karar, aksi yöndeki daire uygulamasını Başsavcılık itirazı üzerine düzeltmiştir ve haksız ev hapsinde kalanlar için yolu açan güncel içtihattır. Beraat eden veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişi, ev hapsinde geçirdiği süre için koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası (CMK m.141 vd.) açabilir.

Yurt Dışına Çıkış Yasağı

Yurt dışına çıkış yasağı (CMK m.109/3-a), uygulamada en sık konulan ve en uzun süren yükümlülüktür. Anayasa Mahkemesi bu yasağı seyahat hürriyeti değil, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı (Anayasa m.20) kapsamında inceler; ihlal çoğunlukla yasağın kendisinden değil, gerekçesizlikten ve uzayan süreden doğar. Ölçüsüz hale gelen yasak tazminat sebebidir.

Bu yükümlülüğün kaldırılma usulü, azami süreleri, AYM ölçülülük ölçütü, dilekçe içeriği ve pasaporta işlenen idari tahditten farkı ayrı yazıda ele alınmıştır: Yurt Dışına Çıkış Yasağı Nedir, Nasıl Kaldırılır?

Adli Kontrol ile Tutuklama Arasındaki Farklar

KonuAdli kontrolTutuklama
Nerede geçerToplum içinde, yükümlülük altındaCeza infaz kurumunda
Ön koşulTutuklama sebeplerinin varlığı (CMK m.109/1)Kuvvetli suç şüphesi + tutuklama nedeni (CMK m.100/1)
Hafif suçlardaUygulanabilir (CMK m.109/2)Yasak (CMK m.100/4)
Azami süre2 yıl + 1 / 3 yıl + 3 (terörde +4); çocuklarda yarısı (CMK m.110/A)Ağır cezalık olmayan işlerde 1 yıl + 6 ay; ağır cezada 2 yıl + uzatma (CMK m.102)
Cezadan mahsupKural olarak yok; ev hapsinde 2 gün = 1 gün, tedavide tam (CMK m.109/6)Tam mahsup (TCK m.63)
Periyodik incelemeEn geç 4 ayda bir (CMK m.110/4)En geç 30 günde bir (CMK m.108)
İhlalin sonucuTutuklamaya çevrilebilir (CMK m.112)
TazminatHaksız ev hapsi ve ölçüsüz tedbirde mümkün (CGK 2025; CMK m.141)Haksız tutuklamada mümkün (CMK m.141)

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. Kararı ve yükümlülüklerinizi tam öğrenin. Hangi bentten, hangi sıklıkta, hangi mercie karşı yükümlü olduğunuz kararda yazar. Belirsizlik varsa dosyadan kararın bir örneğini alın.
  2. İtiraz süresini kaçırmayın. Adli kontrol kararına, öğrenmeden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilirsiniz (CMK m.111/2, m.268/1). Sulh ceza hâkimliği kararlarına itiraz asliye ceza hâkimince incelenir (CMK m.268/3-b).
  3. Yükümlülüğü aksatmayın; mazereti belgeleyin. İsteyerek ihlal, suçun ağırlığına bakılmaksızın tutuklamayla sonuçlanabilir (CMK m.112). Hastalık gibi bir engel çıktıysa derhâl belgeleyip bildirin.
  4. Dört aylık incelemeleri takip edin. Yükümlülüğün devamı en geç dört ayda bir incelenmek zorundadır (CMK m.110/4); yapılmıyorsa bunu dilekçenizde dile getirin.
  5. Koşullar değiştikçe kaldırma isteyin. Deliller toplandıkça tedbirin gerekçesi zayıflar; kaldırma istemi her zaman mümkündür ve hâkim beş gün içinde karar verebilir (CMK m.111/1).
  6. Süre sınırlarını denetleyin. İşiniz asliye cezalıksa adli kontrol uzatmayla birlikte 3 yılı, ağır cezalıksa 6 yılı (terör suçlarında 7 yılı) geçemez; çocuklarda bu süreler yarıdır (CMK m.110/A).
  7. Dava lehinize bittiyse tazminatı değerlendirin. Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı hâlinde, ev hapsi ve ölçüsüz uygulanan tedbirler için koruma tedbirleri nedeniyle tazminat (CMK m.141) isteyebilirsiniz; ev hapsinde CGK’nin Ekim 2025 kararı yolu açmıştır.

Sık Yapılan Hatalar

  • İmzayı “önemsiz formalite” sanmak. Yükümlülüğün isteyerek ihlali, tutuklama yasağı olan suçlarda bile tutuklamayla sonuçlanabilir (CMK m.112/1).
  • Adli kontrolü ceza sanmak. Adli kontrol bir koruma tedbiridir; mahkûmiyet değildir ve adli sicile işlemez (Adli Sicil K. m.4/1).
  • Adli kontrolü denetimli serbestlikle karıştırmak. Denetimli serbestlik kesinleşmiş cezanın infaz biçimidir (5275 s.K. m.105/A); adli kontrol ise dava sürerken uygulanır.
  • İki haftalık itiraz süresini kaçırıp hiçbir şey yapmamak. İtiraz süresi geçse bile kaldırma istemi her zaman mümkündür (CMK m.111/1); ikisini karıştırmayın.
  • İmza/yurt dışı yasağında geçen sürenin cezadan düşeceğini beklemek. Mahsup yalnızca ev hapsi (2 gün = 1 gün) ve tedavi yükümlülüğünde vardır (CMK m.109/6); diğer yükümlülüklerde yoktur.
  • Dört aylık incelemenin yapılmamasını sineye çekmek. Kovuşturmada mahkeme bunu resen yapmak zorundadır (CMK m.110/4); yapılmıyorsa ileri sürün.
  • Beraatten sonra tazminat hakkını bilmemek. Haksız ev hapsi için tazminat hakkı güncel içtihatla kabul edilmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/72, K. 2025/424, T. 22.10.2025); süresi içinde dava açılmalıdır.

Özet

  • Adli kontrol = tutuklamanın alternatifi. Tutuklama sebepleri varken kişiyi cezaevine koymak yerine yükümlülük altında serbest bırakır (CMK m.109/1); ceza değildir, sicile işlemez.
  • 12 yükümlülük vardır (CMK m.109/3): en sık imza (b), yurt dışına çıkış yasağı (a) ve ev hapsi (j).
  • Süre sınırlı: asliye cezada 2+1, ağır cezada 3+3 (terörde +4) yıl; çocuklarda yarısı (CMK m.110/A). En geç 4 ayda bir inceleme zorunlu (CMK m.110/4).
  • İtiraz iki hafta (CMK m.268/1); kaldırma istemi her zaman (CMK m.111). Sulh ceza kararına itiraz asliye ceza hâkimine (m.268/3-b).
  • İhlalin bedeli tutuklama: yükümlülüğü isteyerek yerine getirmeyen, cezanın süresine bakılmaksızın tutuklanabilir (CMK m.112/1).
  • Ev hapsi özeldir: her 2 gün cezadan 1 gün düşülür (CMK m.109/6) ve haksız ev hapsi, güncel içtihada göre tazminat hakkı doğurur (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/72, K. 2025/424, T. 22.10.2025).
  • Yurt dışına çıkış yasağı ancak adil denge ve yeterli gerekçeyle sürdürülebilir (AYM Mustafa Tosun); ölçüsüz uzayan yasak tazminat sebebidir (12. CD, E. 2023/2510, K. 2025/1440).

İlgili yazılar: Katalog Suçlar Nelerdir? Tutuklama ve CMK 100/3 · Uzaklaştırma Kararı: Şartları, İhlali ve Cezası (6284 Sayılı Kanun) · Mahsup Ne Demek? Cezadan Mahsup ve Şartları · Müdafi Ne Demek? Müdafi, Vekil ve Avukat Farkı · Beraat Ne Demek? Beraat Sebepleri, Derhal Beraat ve Sonuçları (CMK 223) · Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) Nedir? İtiraz ve Sonuçları

Adli kontrolün kurulması, denetimi ve sona ermesiKararı kimin vereceğinden süre üst sınırına; her aşama yazı gövdesinde dayanağıyla açıklanmıştır.
  1. Kararı hangi merci verir?CMK m.110/1
    • Soruşturma evresi → Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararıCMK m.110/1
    • Kovuşturma evresi → davaya bakan mahkeme, her aşamadaCMK m.110/3
    • Dosya istinaf veya temyizdeyken → hükmü veren ilk derece mahkemesiCMK m.109/4
  2. Tutuklama yerine adli kontrole karar verilirTutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde kişi cezaevine konulmaz. Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrol hükümleri uygulanabilir.CMK m.109/1 · CMK m.109/2
  3. Bir veya birden fazla yükümlülük belirlenirHâkim dosyaya uygun yükümlülükleri seçer; Cumhuriyet savcısının istemiyle yükümlülük eklenebilir, kaldırılabilir, değiştirilebilir ya da kişi bazılarından geçici olarak muaf tutulabilir.CMK m.109/3 · CMK m.110/2
  4. Devamının gerekip gerekmediği en geç dört aylık aralıklarla incelenirSoruşturmada savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada resen mahkeme karar verir. Dört aydan uzun süre inceleme yapılmaması başlı başına ileri sürülebilir.CMK m.110/4
  5. Yükümlülük nasıl sonlandırılır ya da hafifletilir?CMK m.111/2
    • İtiraz → kararı öğrenme gününden itibaren iki hafta içindeCMK m.111/2 · CMK m.268/1
    • Kaldırma istemi → süreye bağlı değildir; savcının görüşü alındıktan sonra beş gün içinde karar verilebilirCMK m.111/1
  6. Yükümlülüğe uyulmazsa ne olur?CMK m.112/1
    • İsteyerek yerine getirmeyen → hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun tutuklama kararı verilebilirCMK m.112/1
    • Azami tutukluluk dolduğu için tahliye edilip ihlal eden → tutuklama, ağır ceza işlerinde dokuz, diğer işlerde iki ayı geçemezCMK m.112/2
  7. Adli kontrol süresi kanunla sınırlıdırAğır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok iki yıl, zorunlu hâlde bir yıl uzatma; ağır ceza işlerinde en çok üç yıl ve gerekçeli uzatma. Süreler çocuklar bakımından yarı oranında uygulanır.CMK m.110/A

Sıkça Sorulan Sorular

Adli kontrol nedir?

Tutuklama sebepleri bulunduğunda kişiyi cezaevine koymak yerine, imza, yurt dışına çıkış yasağı veya ev hapsi gibi yükümlülükler altında serbest bırakan koruma tedbiridir (CMK m.109/1). Amaç, kişi özgürlüğünü en az kısıtlayarak yargılamanın güvenliğini sağlamaktır.

Adli kontrol ne kadar sürer?

Asliye cezalık işlerde en çok 2 yıl (zorunlu hâlde +1 yıl); ağır cezalık işlerde en çok 3 yıl (uzatmayla toplam 6, terör suçlarında 7 yıl). Çocuklarda bu süreler yarı oranında uygulanır (CMK m.110/A). Ayrıca yükümlülüğün gerekip gerekmediği en geç dört ayda bir incelenir (CMK m.110/4).

Adli kontrol kararına itiraz edilebilir mi?

Evet (CMK m.111/2). Süre, kararı öğrenmenizden itibaren iki haftadır (CMK m.268/1). Sulh ceza hâkimliğinin adli kontrol kararına itiraz, asliye ceza mahkemesi hâkimince incelenir (CMK m.268/3-b). İtirazdan bağımsız olarak, kaldırma istemi her zaman yapılabilir (CMK m.111/1).

İmza yükümlülüğü nedir, imzaya gitmezsem ne olur?

Hâkimin belirlediği yere (genellikle karakola) belirli aralıklarla başvurma yükümlülüğüdür (CMK m.109/3-b). İsteyerek yerine getirilmezse, suçun cezası ne olursa olsun tutuklama kararı verilebilir (CMK m.112/1). Mazeretiniz varsa belgeleyip derhâl bildirin.

Adli kontrol adli sicile (sabıkaya) işler mi?

İşlemez. Adli sicile yalnızca kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir (Adli Sicil Kanunu m.4/1); adli kontrol ise ceza değil, geçici bir koruma tedbiridir.

Ev hapsinde geçen süre cezadan düşülür mü?

Evet, kısmen: ev hapsinde geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün sayılır (CMK m.109/6). Bu oran 7331 sayılı Kanun'la 2021'de getirilmiştir; Ceza Genel Kurulu da ev hapsini şahsi hürriyeti sınırlayan bir yükümlülük olarak kabul eder (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/72, K. 2025/424, T. 22.10.2025).

İmza veya yurt dışı yasağında geçen süre cezadan düşülür mü?

Hayır. Adli kontrolde geçen süre kural olarak cezadan mahsup edilmez; istisna yalnızca ev hapsi (2 gün = 1 gün) ve tedavi yükümlülüğüdür (CMK m.109/6).

Haksız adli kontrol için tazminat alınabilir mi?

Ev hapsi için evet: Ceza Genel Kurulu, beraatle sonuçlanan dosyada ev hapsinde kalan kişinin CMK m.141 uyarınca tazminat isteyebileceğini kabul etmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/72, K. 2025/424, T. 22.10.2025). Ölçüsüz biçimde uzatılan yurt dışına çıkış yasağında da Yargıtay manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini kabul etmektedir (12. CD, E. 2023/2510, K. 2025/1440).

Adli kontrol ile denetimli serbestlik aynı şey mi?

Hayır. Adli kontrol, dava sürerken tutuklama yerine uygulanan tedbirdir (CMK m.109); denetimli serbestlik ise kesinleşmiş cezanın infazının toplum içinde sürdürülmesidir (5275 s.K. m.105/A). Takiplerini aynı müdürlük yaptığı için karıştırılırlar.

Adli kontrol yükümlülüklerinden hangisi en sık uygulanır?

Uygulamada en sık görülenler imza yükümlülüğü (b bendi), yurt dışına çıkış yasağı (a bendi) ve ev hapsidir (j bendi). Hâkim, dosyanın niteliğine göre bu yükümlülüklerden bir veya birkaçını birlikte uygulayabilir; yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması ayrı yazıda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Adli kontrol kalkarsa yeniden tutuklanabilir miyim?

Koşullar ağırlaşırsa evet: adli kontrol, tutuklama sebepleri var olduğu sürece uygulanan bir tedbirdir ve yükümlülüklerin isteyerek ihlali hâlinde tutuklama kararı verilebilir (CMK m.112). Azami tutukluluk süresi dolduğu için tahliye edilenlerde ise ihlal hâlindeki tutuklama süresi sınırlıdır (CMK m.112/2).

Mağdurum; şüpheli tutuklanmayıp adli kontrolle serbest bırakıldı. Tazminat isteyebilir miyim?

Hayır. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat (CMK m.141), tedbire maruz kalan şüpheli/sanık için öngörülmüştür; Yargıtay, şüphelinin tutuklanmayıp adli kontrolle serbest bırakılmasından zarar gördüğünü ileri süren mağdurun tazminat talebinin reddini onamıştır (12. CD, E. 2021/6104, K. 2023/585, T. 27.02.2023). Mağdur olarak karara itiraz hakkınız ayrıca saklıdır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli, sanık ve katılan vekilliğini üstlenir; tutukluluk ve kanun yolu başvurularını takip eder.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp