Ceza Hukuku

Müdafi Ne Demek? Müdafi, Vekil ve Avukat Farkı

Müdafi, şüpheli veya sanığın savunmasını yapan avukattır. Müdafi ile vekil farkını, zorunlu müdafiyi ve müdafisiz savunmanın sonuçlarını öğrenin.

11 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Kapalı çift kanatlı ahşap kapı
İçindekiler 14

Kısa Cevap

Müdafi, şüpheli veya sanığın ceza davasında savunmasını yapan avukattır. Kanun bunu açıkça tanımlar: “müdafi”, suçlamayla karşı karşıya kalan kişinin yanındaki avukatın adıdır. Suçtan zarar görenin (mağdur, müşteki, katılan) avukatına ise “müdafi” değil, vekil denir. Yani “müdafi” ibaresini gördüğünüz kişi, savunma tarafının avukatıdır. Bazı ağır suçlarda müdafi bulundurmak zorunludur; müdafi olmadan alınan savunma hukuka aykırıdır.

Bu Durumda mısınız?

  • Hakkınızda soruşturma açıldı; ifadeye çağrıldınız ve avukatınızın (müdafiinizin) yanınızda olup olamayacağını merak ediyorsunuz.
  • Karakolda ifade verdiniz, yanınızda avukat yoktu; bu ifadenin aleyhinize delil olup olmayacağını bilmiyorsunuz.
  • Mahkeme size bir avukat “atadı” ama siz kimseyle görüşmediniz; bu avukatın ücretini ödeyip ödemeyeceğinizi soruyorsunuz.
  • Bir yakınınızla birlikte aynı olaydan yargılanıyorsunuz ve ikinizin de avukatı aynı kişi; bu bir sorun mu?
  • Tebligatta ya da UYAP ekranında adınızın yanında “müdafi” yazan bir avukat ismi var, ne anlama geldiğini bilmiyorsunuz.

Bu yazı genel bir çerçeve sunar. Kendi dosyanızdaki durum, isnat edilen suça ve tutanaklara göre değişir; somut durumunuz için bir avukata danışınız.

Müdafi Ne Demek?

Müdafi, kelime anlamıyla “savunan” demektir. Ceza muhakemesinde ise özel ve teknik bir anlamı vardır: hakkında suç şüphesi bulunan kişinin (yani şüpheli veya sanığın) savunmasını üstlenen avukattır. Kanun bu kavramı doğrudan tanımlar:

CMK m.2/1-c — Tanımlar

Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı,

Buradaki iki teknik terime dikkat edin: şüpheli, soruşturma aşamasında (savcılık) suç şüphesi altındaki kişidir; sanık ise dava açıldıktan sonra (kovuşturma) yargılanan kişidir. Her iki aşamada da savunmayı yapan avukatın adı “müdafi”dir. Yani müdafi, baştan sona savunma tarafının avukatıdır.

Uygulamada bu sıfatı çok sık görürsünüz: ifade tutanağının başında, iddianamede, duruşma zaptında ve gerekçeli kararın künyesinde, savunma tarafının avukatı “müdafi” olarak yazılır.

Müdafi, Vekil ve Avukat Arasındaki Fark

En çok karıştırılan nokta budur. Üç kelime birbirine yakın görünür ama aynı şey değildir.

Avukat, bir meslektir. Avukatlık Kanunu avukatlığın amacını “hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini … sağlamak” olarak tanımlar (Avukatlık K. m.2). Bir ceza dosyasında ise aynı avukat, kimi temsil ettiğine göre iki farklı sıfat taşır:

  • Müdafi, savunma tarafının (yani şüpheli veya sanığın) avukatıdır (CMK m.2/1-c).
  • Vekil, karşı tarafın (yani suçtan zarar görenin) avukatıdır. Kanun bunu da ayrıca tanımlar:

CMK m.2/1-d — Tanımlar

Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı,

Kısacası fark, avukatın hangi tarafta durduğudur:

  • Suçlanan kişinin (şüpheli/sanık) avukatı → müdafi (savunur).
  • Şikâyetçinin, mağdurun, katılanın avukatı → vekil (temsil eder).

Bu yüzden dosyada “müdafi” yazan avukat sizin karşınızdaki değil, savunma tarafının avukatıdır; “vekil” yazan ise mağdur/katılan tarafındadır. İkisi de avukattır, ama rolleri ve dayandıkları kanun tanımı farklıdır.

Dayandığı Kanun Maddeleri

Müdafiin konumu Ceza Muhakemesi Kanunu’nda birkaç maddede düzenlenmiştir. Temel hak, müdafi seçme özgürlüğüdür:

CMK m.149 — Şüphelinin veya sanığın müdafi seçimi

Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası, bu hakkın dokunulmazlığını vurgular:

Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.

Kişinin avukat tutacak durumu yoksa, devlet ona bir müdafi sağlar:

CMK m.150 — Müdafiin görevlendirilmesi

Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.

Ceza kolu dışında (boşanma, alacak, kira, işçilik gibi hukuk uyuşmazlıklarında) bu rejim işlemez; oradaki yollar baro adli yardımı ve mahkemeden adli yardımdır. Dört yolun karşılaştırması için bkz. Avukata Sor: Hazırlık, Ücret ve Adli Yardım

Bazı hâllerde ise müdafi bulundurmak kişinin isteğine bırakılmaz; aşağıda ayrı başlıkta göreceğimiz gibi zorunludur. Bu zorunlu hâllerde müdafiyi kimin görevlendireceği de kanunda bellidir:

CMK m.156 — Müdafiin görevlendirilmesinde usul

150 nci maddede yazılı olan hâllerde, müdafi; a) Soruşturma evresinde, ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hâkimin istemi üzerine, b) Kovuşturma evresinde, mahkemenin istemi üzerine, Baro tarafından görevlendirilir.

Zorunlu Müdafi Nedir? Kimler İçin Zorunludur?

Zorunlu müdafi, kişinin isteyip istemediğine bakılmadan (hatta “avukat istemiyorum” dese bile) kendisine bir avukat görevlendirilmesi gereken hâllerdir. Kanun bunu iki grupta düzenler.

Birincisi, kişinin durumundan kaynaklanan hâller. Şüpheli veya sanık çocuksa, kendini savunamayacak derecede engelliyse ya da sağır ve dilsizse, istemi hiç aranmaz:

CMK m.150/2 — Müdafiin görevlendirilmesi

Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.

İkincisi, suçun ağırlığından kaynaklanan hâl. İsnat edilen suçun cezasının alt sınırı beş yıldan fazla hapis ise, yine istem aranmaz:

CMK m.150/3 — Müdafiin görevlendirilmesi

Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.

Örneğin nitelikli hırsızlık, yağma, uyuşturucu ticareti veya kasten öldürme gibi suçlarda müdafi bulundurmak zorunludur.

Zorunlu müdafi, boş bir formalite değildir. Anayasa Mahkemesi, sanığa zorunlu müdafi atanmamasını doğrudan bir anayasal hak ihlali saymıştır. Zorunlu müdafi atanmadan yürütülen bir yargılamaya ilişkin bireysel başvuruda, Mahkeme şu sonuca varmıştır:

“Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki müdafi yardımından yararlanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE”

(Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, B. No: 2020/14769, T. 19.01.2023 — ihlal ve yeniden yargılama)

Zorunlu Müdafiyi Kim Görevlendirir, Ücretini Kim Öder?

Zorunlu müdafiyi mahkeme kendi seçmez; baro görevlendirir. Soruşturmada ifadeyi alan merciin (savcılık/kolluk) veya sorguyu yapan hâkimin, kovuşturmada ise mahkemenin talebi üzerine, işin yapıldığı yer barosu bir avukatı atar (CMK m.156). Bu, uygulamada “CMK avukatı” veya “baro avukatı” olarak anılır. Sonradan kişi kendi avukatını tutarsa, baro tarafından atanan müdafiin görevi sona erer.

Peki ücretini kim öder? Bu, çok sorulan ve sık yanlış uygulanan bir konudur. Zorunlu müdafiye ödenen ücret devlet tarafından karşılanır; yasal bir zorunluluktan doğduğu için, mahkûmiyet hâlinde dahi bu ücret yargılama gideri olarak sanığa yükletilemez. Yargıtay bunu istikrarla uygular:

“zorunlu müdafi için ödenen avukatlık ücretinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş”

(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/29209, K. 2017/2472, T. 02.03.2017 — düzeltilerek onama)

Yani mahkeme, mahkûm olan sanığa “sana atadığımız avukatın ücretini de öde” diyemez; bu, hükümden çıkarılması gereken bir hukuka aykırılıktır. (Bu kural yalnızca zorunlu müdafi ücretine ilişkindir; kendi seçtiğiniz avukatın ücretini elbette siz ödersiniz.)

Kaç Müdafiniz Olabilir? Aynı Avukat İki Sanığı Savunabilir mi?

Müdafi sayısı bir taneyle sınırlı değildir. Kanun, şüpheli veya sanığın “bir veya birden fazla müdafiin” yardımından yararlanabileceğini söyler (CMK m.149/1). Ancak soruşturma evresinde ifade alınırken en çok üç avukat hazır bulunabilir (CMK m.149/2).

Daha önemli bir sınır, aynı avukatın birden fazla kişiyi savunması hâlindedir. Kanun buna kural olarak izin verir, ama tek bir şartla:

CMK m.152 — Şüpheli veya sanığın birden fazla olması hâlinde savunma

Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir.

Buradaki anahtar “yararları birbirine uygun olan” ifadesidir. Eğer sanıkların çıkarları çatışıyorsa (yani birinin savunulması diğerinin suçlanması anlamına geliyorsa) aynı avukat ikisini birden savunamaz. Yargıtay, bu durumu savunma hakkının kısıtlanması sayarak hükmü bozar:

“menfaat çatışması nedeniyle, bazı sanıkların savunmaları bakımından zafiyet yaratacağı ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağı kabul edilmiştir.”

(Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2013/14001, K. 2014/1510, T. 23.01.2014 — bozma)

Pratik sonucu: birlikte yargılandığınız kişiyle aranızda çıkar çatışması varsa (örneğin biriniz “ben yapmadım, o yaptı” diyorsa), ayrı avukatlarla temsil edilmeniz gerekir.

Müdafiin Hakları: Dosya İnceleme ve Gizli Görüşme

Müdafiin savunmayı yapabilmesi için iki temel imkânı vardır.

Birincisi, dosyayı inceleme yetkisi. Müdafi, soruşturma aşamasında dosyanın içeriğini görebilir ve istediği belgelerin örneğini alabilir:

CMK m.153/1 — Müdafiin dosyayı inceleme yetkisi

Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir.

Bu yetki sınırsız değildir: yalnızca kanunda tek tek sayılan ağır suçlarda (kasten öldürme, cinsel saldırı, uyuşturucu ticareti, örgüt suçları gibi) ve soruşturmanın amacını tehlikeye düşürme koşuluyla, hâkim kararıyla kısıtlanabilir (CMK m.153/2).

İkincisi, gizli görüşme hakkı. Şüpheli veya sanık, avukatıyla vekâletname aranmadan, konuşulanları kimsenin duyamayacağı bir ortamda görüşebilir:

CMK m.154/1 — Müdafi ile görüşme

Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tâbi tutulamaz.

Bu gizlilik, savunmanın olmazsa olmazıdır. (Yalnızca terör ve örgüt suçlarında, gözaltındaki şüphelinin müdafiyle görüşmesi hâkim kararıyla en çok yirmi dört saat kısıtlanabilir ve bu sürede ifade alınamaz — CMK m.154/2.)

Müdafisiz Alınan İfade ve Savunma Ne Olur?

İşte müvekkiller açısından en kritik konu: müdafi olması gerekirken olmadan yapılan işlemlerin geçerliliği.

Kolluktaki müdafisiz ifade. Karakolda avukatınız yokken verdiğiniz ifade, tek başına aleyhinize kullanılamaz. Kanun bunu açıkça düzenler ve Ceza Genel Kurulu istikrarla uygular:

“şüpheli veya sanığın kolluk tarafından müdafii hazır bulundurulmaksızın alınan ifadesinin, kendisi tarafından hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadığı takdirde hükme esas alınamayacağı kabul edilmiştir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/569, K. 2019/85, T. 12.02.2019 — bozma)

Pratik sonucu: karakolda avukatsız “suçu kabul ettiniz” bile olsa, mahkemede bu ifadeyi doğrulamazsanız, o beyan tek başına mahkûmiyete dayanak olamaz.

Zorunlu müdafi olmadan alınan savunma. Zorunlu müdafi gereken bir davada, sanığın savunması müdafi olmadan alınırsa, bu savunma hakkının kısıtlanması sayılır ve hüküm esasına hiç girilmeden bozulur:

“5271 sayılı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin verilen cezanın çok yüksek olup indirilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik -ancak aynı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ve birici fıkrasının (h) bendindeki düzenlemeler ile hukuka kesin aykırılık hallerinin var sayıldığı durumlarda temyiz dilekçesi veya beyanında bu husus gösterilmiş olmasa dahi Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.05.2020 tarihli ve 2019/20-358 Esas, 2020/197 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği gibi hiçbir temyiz nedeni içermediği tespit edilen bir temyiz başvurusu bakımından 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinde yer alan hukuka kesin aykırılık hallerinin kendiliğinden gözetilemeyeceği, ancak bir temyiz nedeninin varlığı hâlinde mutlak hukuka aykırılık hâlleri kapsamında temyiz incelemesi yapılabileceğinden hukuka kesin aykırılık sebebiyle hükmün bozulacağı hususu da nazara alınarak- yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve müdafi huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş”

(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/10098, K. 2024/1065, T. 22.01.2024 — bozma)

Bu, teknik bir ayrıntı değil, mutlak bir bozma nedenidir: zorunlu müdafiin yokluğu, kanunen “duruşmada mutlaka hazır bulunması gereken kişinin yokluğu” (CMK m.289/1-e) sayılır. Ceza Genel Kurulu, 2025 tarihli güncel bir kararında, müdafi mazeretsiz gelmese bile mahkemenin yeni müdafi atamadan hüküm kuramayacağını vurgulamıştır:

“Sanıklara isnat edilen kasten öldürme suçu bakımından Kanun’da öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması nedeniyle adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında istemi olup olmadığına bakılmaksızın CMK’nın 150. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanıklara müdafi atanmasının ve aynı Kanun’un 188. maddesi gereğince de müdafiin duruşmalarda hazır bulundurulması zorunludur.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/344, K. 2025/581, T. 17.12.2025 — bozma, oy çokluğu)

Bu güncel karar önemlidir: kanunda yapılan değişiklikle müdafi mazeretsiz gelmezse yargılamaya devam edilebilse de, sanığın esas hakkındaki savunması müdafi yardımıyla alınmamışsa hüküm yine bozulur.

Müdafi Ölçütleri Tablosu

KonuKuralDayanak
Müdafi kimin avukatıdırŞüpheli veya sanığın (savunma tarafı)CMK m.2/1-c
Kaç müdafi olabilirBir veya birden fazla; ifade alımında en çok 3 avukatCMK m.149
Durum nedeniyle zorunlu müdafiÇocuk, kendini savunamayacak malul, sağır ve dilsiz (istem aranmaz)CMK m.150/2
Suç nedeniyle zorunlu müdafiAlt sınırı 5 yıldan fazla hapis gerektiren suçlarCMK m.150/3
Zorunlu müdafiyi kim atarBaro (mahkemenin/savcının talebiyle)CMK m.156
Zorunlu müdafi ücretiSanığa yargılama gideri olarak yükletilemezCMK m.150; Yargıtay içtihadı
Kollukta müdafisiz ifadeMahkemede doğrulanmadıkça hükme esas alınamazCMK m.148/4
Zorunlu müdafisiz savunmaSavunma hakkının kısıtlanması = mutlak bozmaCMK m.289/1-e

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. İfadeden önce avukat isteyin. Soruşturmanın her aşamasında müdafi talep etme hakkınız vardır ve bu hak engellenemez (CMK m.149/3). Avukatınız yoksa, isteğiniz üzerine barodan bir müdafi görevlendirilir (CMK m.150/1).
  2. Avukatsız ifade vermek zorunda değilsiniz. Kolluk avukatınız gelmeden ifade almak isterse, müdafi hazır olmadan alınan ifadenin sonradan doğrulamadığınız sürece hükme esas alınamayacağını bilin (CMK m.148/4).
  3. Zorunlu müdafi kapsamında mısınız kontrol edin. İsnat edilen suçun cezasının alt sınırı beş yıldan fazlaysa ya da çocuk/engelli durumundaysanız, size müdafi atanması zorunludur (CMK m.150/2-3).
  4. Atanan müdafiyle görüşün. Mahkeme size bir müdafi atadıysa, duruşmadan önce onunla gizli görüşme hakkınız vardır (CMK m.154). Görüşmeden yargılamaya girmeyin.
  5. Çıkar çatışmasına dikkat edin. Birlikte yargılandığınız kişiyle aranızda menfaat çatışması varsa, aynı avukatla temsil edilmeyi kabul etmeyin (CMK m.152).
  6. Zorunlu müdafi ücreti için itiraz edin. Mahkeme, atadığı zorunlu müdafinin ücretini size yargılama gideri olarak yüklerse, bu hukuka aykırıdır; kanun yolunda düzeltilmesini isteyin.

Sık Yapılan Hatalar

  • “Müdafi karşı tarafın avukatı” sanmak. Tam tersi: müdafi savunma tarafının (şüpheli/sanık) avukatıdır. Mağdur/katılan avukatı “vekil”dir.
  • Karakolda avukatsız ifade verip “nasılsa kabul ettim” demek. Müdafi olmadan alınan ifade, mahkemede doğrulanmadıkça tek başına hükme esas olmaz (CMK m.148/4).
  • “Avukat istemiyorum” diyerek zorunlu müdafiden vazgeçmeye çalışmak. Zorunlu müdafi hâllerinde (CMK m.150/2-3) istem aranmaz; vazgeçmeniz sonucu değiştirmez.
  • Atanan müdafiyle hiç görüşmemek. Görüşme hakkınız gizlidir ve engellenemez (CMK m.154); kullanmamak savunmanızı zayıflatır.
  • Çıkarı çatışan sanıkla aynı avukatı paylaşmak. Bu, savunma hakkının kısıtlanmasıdır ve hükmün bozulmasına yol açar (CMK m.152).
  • Zorunlu müdafi ücretini ödemeyi kabullenmek. Zorunlu müdafi ücreti sanığa yükletilemez; hükümde yer alıyorsa itiraz edin.

Özet

  • Müdafi = şüpheli/sanığın avukatı. Savunma tarafının avukatıdır (CMK m.2/1-c). Suçtan zarar görenin avukatı ise “vekil”dir (CMK m.2/1-d). İkisi de avukat, ama karşı taraflardadır.
  • Zorunlu müdafi, çocuk/engelli hâllerinde ve alt sınırı 5 yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda istem aranmadan atanır (CMK m.150). Atanmaması, AYM’ye göre anayasal hak ihlalidir (B. No: 2020/14769).
  • Zorunlu müdafiyi baro görevlendirir (CMK m.156); ücreti devlet karşılar ve sanığa yargılama gideri olarak yükletilemez.
  • Kollukta müdafisiz alınan ifade, mahkemede doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148/4).
  • Zorunlu müdafi olmadan alınan savunma, savunma hakkının kısıtlanmasıdır ve hükmün esasına girilmeden bozulmasını gerektirir (CMK m.289/1-e; CGK 2025/581).
  • Çıkarları çatışan sanıklar aynı müdafi tarafından savunulamaz (CMK m.152).

İlgili yazılar: Sanık Ne Demek? Şüpheli ile Sanık Farkı ve Sanığın Hakları · Adli Kontrol Nedir? Yükümlülükler, Süre ve İtiraz · Müşteki Ne Demek? Müşteki, Katılan ve Şikâyetçi Farkı · Müdahil Ne Demek? Müdahil (Katılan) Kimdir, Hakları Nelerdir? · İştirak Ne Demek? Suça İştirak: Faillik, Azmettirme ve Yardım Etme (TCK 37-41) · Mütalaa Ne Demek? Savcının Esas Hakkındaki Mütalaası, Sonuçları ve Savunma Hakkı · İkrar Ne Demek? Ceza Davasında İtiraf, Hukuk Davasında Kabul ve Sonuçları

Sıkça Sorulan Sorular

Müdafi ne demek?

Müdafi, şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukattır (CMK m.2/1-c). Yani suçlamayla karşı karşıya kalan kişinin, soruşturma ve kovuşturma boyunca yanındaki avukatın adıdır. Suçtan zarar görenin avukatına "müdafi" değil "vekil" denir.

Müdafi ile vekil arasındaki fark nedir?

Müdafi, savunma tarafının (şüpheli/sanık) avukatıdır. Vekil ise karşı tarafın (katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişinin) avukatıdır (CMK m.2/1-d). İkisi de avukattır; fark, hangi tarafı temsil ettikleridir. Müdafi savunur, vekil temsil eder.

Müdafi ile avukat aynı şey mi?

Avukat bir meslektir; müdafi ise avukatın ceza davasında aldığı sıfattır. Aynı avukat, bir dosyada sanığı savunuyorsa "müdafi", mağduru temsil ediyorsa "vekil" sıfatını taşır. Her müdafi avukattır, ama her avukat o dosyada müdafi değildir.

Zorunlu müdafi ne demek?

Kişinin isteyip istemediğine bakılmadan kendisine avukat görevlendirilmesi gereken hâllerdir. Çocuk, kendini savunamayacak engelli, sağır ve dilsiz kişiler için (CMK m.150/2) ve cezanın alt sınırı beş yıldan fazla olan suçlarda (CMK m.150/3) müdafi bulundurmak zorunludur.

Zorunlu müdafiyi kim atar?

Baro atar. Soruşturmada ifadeyi alan mercinin veya sorguyu yapan hâkimin, kovuşturmada mahkemenin talebi üzerine, işin yapıldığı yer barosu bir avukatı görevlendirir (CMK m.156). Bu avukat uygulamada "CMK avukatı" olarak anılır.

Zorunlu müdafi ücretini kim öder?

Devlet karşılar. Yasal zorunluluktan doğduğu için, mahkûmiyet hâlinde bile bu ücret sanığa yargılama gideri olarak yükletilemez. Yargıtay, aksine hükümleri bozar (2. Ceza Dairesi, E. 2014/29209). Kendi seçtiğiniz avukatın ücretini ise siz ödersiniz.

Kaç tane müdafim olabilir?

Kanun sayıyı sınırlamaz; bir veya birden fazla müdafiden yararlanabilirsiniz (CMK m.149/1). Ancak soruşturma evresinde ifade alınırken en çok üç avukat hazır bulunabilir (CMK m.149/2).

Karakolda avukatım yokken verdiğim ifade aleyhime kullanılır mı?

Tek başına kullanılamaz. Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda tarafınızca doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148/4). Mahkemede bu ifadeyi kabul etmezseniz, o beyan tek başına mahkûmiyete dayanak olmaz.

Aynı avukat benimle birlikte yargılanan kişiyi de savunabilir mi?

Ancak çıkarlarınız çatışmıyorsa. Kanun, yararları birbirine uygun olan sanıkların aynı müdafie verilebileceğini söyler (CMK m.152). Menfaat çatışması varsa (biriniz diğerini suçluyorsa) aynı avukatla temsil, savunma hakkının kısıtlanması sayılır ve hüküm bozulur.

Zorunlu müdafi gerektiği hâlde avukatsız yargılanırsam ne olur?

Hüküm, esasına girilmeden bozulur. Zorunlu müdafi olmadan alınan savunma, savunma hakkının kısıtlanması ve duruşmada mutlaka bulunması gereken kişinin yokluğu sayılır (CMK m.289/1-e); bu mutlak bir bozma nedenidir.

Müdafi ile görüşmelerim gizli mi?

Evet. Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmadan müdafiiyle, konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir; yazışmaları denetlenemez (CMK m.154/1). Yalnızca terör ve örgüt suçlarında, gözaltında bu görüşme hâkim kararıyla en çok yirmi dört saat kısıtlanabilir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli, sanık ve katılan vekilliğini üstlenir; tutukluluk ve kanun yolu başvurularını takip eder.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp