
İçindekiler 9
Kısa Cevap
Malulen emeklilik, çalışma gücünü büyük ölçüde yitiren sigortalıya malullük aylığı bağlanmasıdır. Eşik yüksektir: çalışma gücünün ya da meslekte kazanma gücünün en az %60’ının kaybedilmiş olması gerekir. Ancak bu tek başına yetmez. Kanun ayrıca 10 yıl sigortalılık + 1800 gün prim ve işten ayrıldıktan sonra yazılı istek şartlarını arar. Kurum talebi reddederse karar kesin değildir; iş mahkemesinde dava açılabilir ve mahkeme Kurumun sağlık kurulu raporuyla bağlı değildir.
Bu Durumda mısınız?
- Sağlık sorununuz nedeniyle çalışamaz hâle geldiniz ve emekli olup olamayacağınızı araştırıyorsunuz.
- Kuruma başvurdunuz, “malul sayılmadınız” cevabı geldi.
- Oranınız %60’ın hemen altında çıktı ve itiraz etmeyi düşünüyorsunuz.
- Malul sayıldınız ama prim gününüz yetmiyor.
- Malullük aylığı alırken çalışmaya başladınız ve aylığınız kesildi.
- Kontrol muayenesine çağrıldınız ve gitmezseniz ne olacağını bilmiyorsunuz.
- Kontrol muayenesine gidemediniz, aylığınız kesildi ve geri alıp alamayacağınızı araştırıyorsunuz.
Bu eşiklerin her biri ayrı bir hukuki sonuç doğurur; dosyanızı bir avukatla değerlendirin.
Kim Malûl Sayılır? %60 Eşiği
Malullüğün tanımı ve eşiği kanunda yazılıdır:
5510 sayılı Kanun m.25 — Malûl sayılma
Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır.
İki nokta dikkat çeker. Birincisi, tespiti yapan merci Kurum Sağlık Kuruludur. İkincisi, madde iki ayrı ölçüt sunar: çalışma gücü kaybı ya da iş kazası/meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü kaybı.
Maddenin ikinci fıkrası önemli bir sınır koyar: sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce çalışma gücünün %60’ını kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya engelliliği sebebiyle malullük aylığından yararlanamaz.
Bu sınır, sigortalılıktan önceki her rahatsızlığı kapsamaz. Kanunun aradığı şey, sigortalılık öncesinde malûl sayılmayı gerektirecek derecede bir hastalık veya arızanın bulunmasıdır. Rahatsızlık o dereceye ulaşmamışken sigortalılık başlamış ve sonradan ilerleyerek eşiği aşmışsa aylık bağlanabilir. Yargıtay bu ayrımı açıkça kurar:
“Maluliyet aylığı bağlanabilmesi için ilk defa sigortalı olarak çalıştığı tarihten önce malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızasının bulunmaması gerekir. Sigortalılık öncesi malûl sayılmasını gerektirmeyecek düzeyde hasta veya sakat iken bu hastalık veya sakatlığı ilerlemiş ve sigortalılık sonrası malûl sayılmayı gerektirecek dereceye ulaşmış ise sigortalıya malûliyet aylığı bağlanabilecektir.”
(Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/3251, K. 2017/1347, T. 21.02.2017 — BOZULMASINA; karar tarihinden sonra m.25 7179 sayılı Kanunla değiştirilmiş olup fıkranın bu kuralı koruyan lafzı aynıdır)
Bu ayrım, tartışmayı oranın yanı sıra tarihin tespitine taşır: hastalık sigortalılıktan önce hangi düzeydeydi? Sigortalılık başlangıcından önceki tıbbi kayıtlar bu nedenle dosyanın belirleyici delili hâline gelir.
Karıştırmayın. %60 eşiği malullüğe aittir. İş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik geliri için eşik yalnızca %10’dur. Oranı %60’ın altında kalan sigortalı malûl sayılmaz ama sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanabilir. Ayrıntısı için iş göremezlik raporu yazımıza bakınız.
Aylık Bağlanmasının Üç Şartı
Malûl sayılmak, aylık için yalnızca birinci şarttır. Kanun üç şartı birlikte arar:
5510 sayılı Kanun m.26 — Malûllük sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları
Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;
a) 25 inci maddeye göre malûl sayılması,
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/14 md.) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,
c) Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması,
halinde malûllük aylığı bağlanır.
| Şart | İçeriği |
|---|---|
| Malûl sayılma | Kurum Sağlık Kurulunca %60 eşiğinin aşıldığının tespiti (m.25) |
| Süre ve prim | En az 10 yıl sigortalılık + 1800 gün prim |
| Bakıma muhtaçlık istisnası | Başkasının sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olanlarda sigortalılık süresi aranmaz, 1800 gün yeterlidir |
| İşten ayrılma + yazılı istek | Aylık kendiliğinden bağlanmaz; işten ayrıldıktan sonra yazılı istek şarttır |
Üçüncü şart uygulamada sık atlanır: aylık, talep olmadan bağlanmaz. Ayrıca kendi nam ve hesabına çalışanlar bakımından madde ek bir koşul getirir. Genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borcun ödenmiş olması zorunludur.
Aylık Nasıl Hesaplanır, Ne Zaman Başlar?
5510 sayılı Kanun m.27 — Malûllük aylığının hesaplanması, başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması
Malûllük aylığı; prim gün sayısı 9000 günden az olan sigortalılar için 9000 gün üzerinden, 9000 gün ve daha fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanır. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise tespit edilen aylık bağlama oranı 10 puan artırılır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için 9000 prim gün sayısı 7200 gün olarak uygulanır.
Buradaki mantık koruyucudur: prim günü az olan sigortalı cezalandırılmaz, hesap asgari bir gün sayısı üzerinden yapılır. Hizmet akdiyle çalışanlar için 7200 gün, diğerleri için 9000 gün. Bakıma muhtaçlıkta aylık bağlama oranına 10 puan eklenir.
Başlangıç tarihi ise iki tarihin geç olanına bağlıdır:
5510 sayılı Kanun m.27 — Aylığın başlangıcı
a) Malûl sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini,
b) Malûl sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise rapor tarihini,
Aylık, bu tarihi takip eden ay başından başlar. Pratik sonucu şudur: raporunuz hazır olsa bile yazılı isteği geciktirmek doğrudan aylık kaybıdır.
Aylığın kesilmesi de aynı maddede düzenlenmiştir: malullük aylığı almakta iken bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir.
Kontrol Muayenesi: Aylık Bağlandıktan Sonra da Denetlenirsiniz
Malullük aylığı, bir kez bağlandıktan sonra dokunulmaz hâle gelmez. Kurumun sigortalıyı yeniden muayeneye çağırma yetkisi ayrı bir maddede düzenlenmiştir ve aynı fıkra sigortalıya da karşı yönde bir talep hakkı tanır:
Malûllük , vazife malullüğü aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılar, malullük durumlarında artma veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğunu ileri sürerek aylık ve gelirlerinde değişiklik yapılmasını isteyebilecekleri gibi; Kurum da harp malullüğü, vazife malullüğü , malullük aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılar ile aylık veya gelir bağlanan ve çalışma gücünün en az %60’ını yitiren malûl çocukların kontrol muayenesine tâbi tutulmasını talep edebilir.
(5510 sayılı SGK m.94)
Muayene sonucunda tespit edilen yeni duruma göre aylık artırılabilir, azaltılabilir ya da tamamen kesilebilir:
Kurumca yaptırılan kontrol muayenesinde veya sigortalının isteği üzerine ya da işe alıştırma sonunda yapılan muayenesinde yeniden tespit edilecek malullük durumuna göre, malullük aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri, yeni malullük durumuna esas tutulan raporun tarihini takip eden ödeme dönemi başından başlanarak artırılır, azaltılır veya kesilir.
(5510 sayılı SGK m.94)
Asıl risk muayeneye gitmemektedir. Kanun burada iki ayrı soruyu cevaplar. İlki, aylığın kesilip kesilmeyeceğidir:
Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başına kadar kabul edilebilir bir özrü olmadığı halde kontrol muayenesini yaptırmayan sigortalının malullük aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri ile çalışma gücünün en az % 60’ını yitiren malûl çocukların kendilerine bağlanmış olan gelir veya aylığı, kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başından itibaren kesilir.
(5510 sayılı SGK m.94)
İkincisi, kesilen aylığın hangi tarihten itibaren geri geleceğidir; burada üç aylık bir eşik belirleyicidir:
Ancak, kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten başlayarak üç ay içinde yaptıran ve malullük veya sürekli iş göremezlik halinin devam ettiği tespit edilen sigortalının veya aylık ya da gelir bağlanmış olan malûl çocuğun kesilen aylık veya geliri, kesildiği tarihten başlanarak yeniden bağlanır.
(5510 sayılı SGK m.94)
Kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten üç ay geçtikten sonra yaptıran ve malullük veya sürekli iş göremezlik halinin devam ettiği tespit edilen sigortalının malullük aylığı veya yeni sürekli iş göremezlik derecesine göre hesaplanacak geliri, gelir veya aylık bağlanan çalışamayacak durumda malûl çocukların ise almakta oldukları gelir veya aylık, rapor tarihinden sonraki ay başından başlanarak yeniden bağlanır.
(5510 sayılı SGK m.94)
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bu fıkraların ilişkisini ve mazeret sunma penceresinin ne zaman kapandığını açıkça belirtmiştir:
“5510 sayılı Kanunun 94’ncü maddesi incelendiğinde; Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başına kadar kabul edilebilir bir özür sunulduğunda aylığın kesilmeyeceğini, kesilmesine rağmen belirtilen tarihten itibaren 3 ay içinde kontrolün yaptırılması halinde ise kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanacağı düzenlenmiştir.”
(Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/16512, K. 2019/2720, T. 25.03.2019 — bozma, oy birliğiyle)
Kararın en pratik tespiti mazeretin zamanına ilişkindir:
“Yasal düzenlemede, kontrol tarihini takip eden ödeme dönemi başına kadar kabul edilebilir mazeret sunma imkanı verilmiştir.”
(Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/16512, K. 2019/2720, T. 25.03.2019 — bozma, oy birliğiyle)
Dairenin incelediği dosyada sigortalı yurt dışında bulunduğunu ve barınma sorunu yaşadığını ileri sürmüş, ilk derece mahkemesi bu mazereti kabul ederek davayı kabul etmişti. Daire, kontrol başvurusunun üç aydan sonra yapılmış olmasını da gözeterek kararı bozdu. Yani mazeretin içeriği kadar ne zaman sunulduğu da sonucu etkiler.
| Ne yaptınız? | Sonuç |
|---|---|
| Bildirimdeki tarihi izleyen ödeme dönemi başına kadar kabul edilebilir özür sundunuz | Aylık kesilmez |
| Muayeneyi üç ay içinde yaptırdınız, malullük sürüyor | Aylık kesildiği tarihten başlanarak yeniden bağlanır |
| Muayeneyi üç ay geçtikten sonra yaptırdınız, malullük sürüyor | Aylık rapor tarihinden sonraki ay başından yeniden bağlanır |
Aradaki fark doğrudan paradır: üç aylık pencere kaçırıldığında kesinti dönemine ait aylıklar geri gelmez.
Kurum Reddederse: Dava Yolu
Sayfanın en kritik bölümü budur. Kurum Sağlık Kurulunun “%60’ı kaybetmemiştir” kararı son söz değildir. Bu karara karşı iş mahkemesinde dava açılır ve mahkeme Kurumun raporlarıyla bağlı değildir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin incelediği bir dosyada Kurum Sağlık Kurulu sigortalının çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmediğine karar vermiş; ilk derece mahkemesi hem Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu hem de Adli Tıp raporlarına dayanarak davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire bu sonucu bozdu:
“Yargılama safhasında yürürlüğe giren söz konusu mevzuat kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğinden, mahkemece 28.09.2021 tarihli Maluliyet Ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’ndan rapor alınıp (maluliyetin bulunduğuna karar verilmesi durumunda başlangıcın, yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmelidir.”
(Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/11359, K. 2022/2321, T. 22.02.2022 — BOZULMASINA)
Bu karardan çıkan dört pratik sonuç:
- Kurum kararı yargısal denetime tabidir ve mahkeme kendi bilirkişi incelemesini yaptırır.
- Merci Adli Tıp Kurumudur — anılan dosyada özellikle İkinci Üst Kuruldan rapor alınması gerektiği belirtilmiştir.
- Yargılama sırasında yürürlüğe giren yeni yönetmelik de uygulanır. Dosyada 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 2013 tarihli yönetmeliği yürürlükten kaldırmış; Daire yeni yönetmeliğe göre de değerlendirme yapılmasını aramıştır.
- Yeni yönetmeliğe göre maluliyet tespit edilirse başlangıç, yönetmeliğin yürürlük tarihidir. Yani lehe sonuç geriye doğru sınırsız işlemez.
Nüans. Bu kural, haksız fiilden doğan tazminat davalarındaki kuralla aynı değildir. Tazminat davasında maluliyet raporu olay tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre düzenlenir. Sosyal güvenlik ekseninde ise yargılama sırasında yürürlüğe giren yönetmelik de değerlendirmeye girer. İki eksen karıştırılmamalıdır.
Sık Yapılan Hatalar
- %60’ı tek şart sanmak. Malûl sayılmak yeterli değildir; 10 yıl + 1800 gün ve yazılı istek şartları da aranır.
- Yazılı isteği geciktirmek. Aylık, rapor ile istek tarihinden geç olanını takip eden ay başından başlar.
- İşten ayrılmadan başvurmak. Kanun m.26/c, işten ayrılma veya işyerini kapatma/devretme şartını açıkça arar.
- Kurum ret kararını kesin sanmak. Ret kararına karşı dava açılabilir; mahkeme Kurum raporuyla bağlı değildir.
- Oran %60’ın altında diye tümüyle vazgeçmek. İş kazası/meslek hastalığı varsa %10 eşiğiyle sürekli iş göremezlik geliri gündeme gelebilir.
- Aylık alırken sigortalı çalışmaya başlamak. Kanun m.27, aylığın kesileceğini açıkça düzenler.
- Kontrol muayenesi bildirimini önemsememek. Kabul edilebilir özrü olmadığı hâlde muayeneye gitmeyen sigortalının aylığı m.94 uyarınca kesilir.
- Üç aylık pencereyi kaçırmak. Muayene üç ay içinde yaptırılırsa aylık kesildiği tarihten başlanarak geri gelir; üç ay geçerse yalnızca rapor tarihinden sonraki ay başından bağlanır ve aradaki dönem kaybedilir.
- Mazereti geç sunmak. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’ne göre kabul edilebilir mazeret sunma imkânı, kontrol tarihini takip eden ödeme dönemi başına kadar tanınmıştır (E. 2016/16512, K. 2019/2720).
- Sigortalılıktan önce başlayan rahatsızlık yüzünden hiç başvurmamak. Engel, sigortalılık öncesinde malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık bulunmasıdır; o dereceye ulaşmamış bir rahatsızlık sonradan ilerlemişse aylık bağlanabilir (10. HD, E. 2016/3251).
Sigortalının ölümü hâlinde hak sahiplerine bağlanan aylığın şartları ve kesilme hâlleri için ölüm aylığı yazımıza bakabilirsiniz.
Özet
- Malûl sayılma eşiği %60’tır ve tespiti Kurum Sağlık Kurulu yapar (m.25).
- Sigortalılık öncesi rahatsızlık tek başına engel değildir: engel, sigortalılıktan önce malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık bulunmasıdır; sonradan ilerleyip eşiği aşan rahatsızlıkta aylık bağlanabilir (10. HD, E. 2016/3251).
- Aylık için üç şart birlikte aranır: malûl sayılma, 10 yıl + 1800 gün, işten ayrıldıktan sonra yazılı istek (m.26).
- Bakıma muhtaç derecede malûl olanlarda sigortalılık süresi aranmaz; 1800 gün yeterlidir.
- Aylık, hizmet akdiyle çalışanlarda 7200 gün asgarisi üzerinden hesaplanır; bakıma muhtaçlıkta oran 10 puan artar (m.27).
- Aylık bağlanması denetimi bitirmez: Kurum kontrol muayenesi isteyebilir; sonuca göre aylık artırılır, azaltılır veya kesilir (m.94).
- Muayeneye gitmemenin bedeli üç aylık eşiktedir: üç ay içinde yaptırılırsa aylık kesildiği tarihten, üç ay geçtikten sonra yaptırılırsa yalnızca rapor tarihinden sonraki ay başından yeniden bağlanır (m.94; 10. HD, E. 2016/16512, K. 2019/2720).
- Kurumun ret kararı kesin değildir; iş mahkemesinde dava açılır, rapor Adli Tıp Kurumundan alınır ve yargılama sırasında yürürlüğe giren yönetmelik de dikkate alınır.
Sıkça Sorulan Sorular
Malulen emeklilik için oran kaç olmalı?
5510 sayılı Kanun m.25'e göre çalışma gücünün veya iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde altmışını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı malûl sayılır.
Malul sayılmak tek başına aylık bağlanması için yeterli mi?
Yeterli değildir. 5510 sayılı Kanun m.26 üç şartı birlikte arar. Malul sayılma, en az on yıldan beri sigortalı olup toplam 1800 gün prim bildirilmiş olması ve işten ayrıldıktan sonra Kurumdan yazılı istekte bulunulması gerekir.
Başkasının bakımına muhtaç olanlarda sigortalılık süresi aranır mı?
Aranmaz. 5510 sayılı Kanun m.26'nın (b) bendine göre başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün prim bildirilmiş olması yeterlidir.
İşten ayrılmadan malullük aylığı bağlanır mı?
Bağlanmaz. 5510 sayılı Kanun m.26'nın (c) bendi, maluliyet nedeniyle çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan ya da devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunulmasını şart koşar.
Malullük aylığı ne zaman başlar?
5510 sayılı Kanun m.27'ye göre malûl sayılmaya esas rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini, sonra ise rapor tarihini takip eden ay başından itibaren başlar. Yani rapor ile talep tarihinden geç olanı esas alınır.
Aylık kaç gün üzerinden hesaplanır?
5510 sayılı Kanun m.27'ye göre prim gün sayısı 9000 günden az olan sigortalılar için 9000 gün üzerinden hesaplanır. Hizmet akdiyle çalışan sigortalılar bakımından bu sayı 7200 gün olarak uygulanır. Başkasının bakımına muhtaç olanlarda aylık bağlama oranı 10 puan artırılır.
Kurum talebimi reddederse ne yapabilirim?
Kurumun ret işlemine karşı iş mahkemesinde dava açılabilir. Malûl sayılma ölçütü 5510 sayılı Kanun m.25'te düzenlenmiştir. Yargıtay uygulamasında mahkeme, Kurum Sağlık Kurulu kararıyla bağlı değildir ve maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak karar verilir.
Mahkeme Kurum Sağlık Kurulu raporuyla bağlı mıdır?
Değildir. Malûl sayılmanın ölçütü 5510 sayılı Kanun m.25'te yazılıdır ve tespitin denetimi mahkemeye aittir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, Kurum Sağlık Kurulu ile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporlarına rağmen Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor alınması gerektiğine hükmederek verilen ret kararını bozmuştur.
Yargılama sırasında yönetmelik değişirse ne olur?
Yeni yönetmelik de değerlendirmeye alınır. Malûl sayılmanın kanuni ölçütü 5510 sayılı Kanun m.25'tir; oranın hangi yönetmeliğe göre saptanacağı ayrı bir sorundur. Yargıtay, 28.09.2021 tarihinde yürürlüğe giren Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek dosyayı bozmuştur.
Malullük aylığı alırken çalışırsam ne olur?
5510 sayılı Kanun m.27'ye göre malûllük aylığı almakta iken bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir.
Malullük ile sürekli iş göremezlik aynı şey mi?
Değildir. Sürekli iş göremezlik geliri için meslekte kazanma gücünde en az yüzde on azalma yeterliyken malullük için eşik 5510 sayılı Kanun m.25 uyarınca yüzde altmıştır. İkisi farklı sigorta kollarına ait, farklı şartlara bağlı haklardır.
Kontrol muayenesine gitmezsem aylığım kesilir mi?
5510 sayılı Kanun m.94'e göre, Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başına kadar kabul edilebilir bir özrü olmadığı hâlde kontrol muayenesini yaptırmayan sigortalının malullük aylığı, kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başından itibaren kesilir.
Kontrol muayenesine geç gidersem kesilen aylığım geri gelir mi?
Kısmen. 5510 sayılı Kanun m.94, muayeneyi bildirimde belirtilen tarihten başlayarak üç ay içinde yaptıran ve malullük hâli devam eden sigortalının kesilen aylığının kesildiği tarihten başlanarak yeniden bağlanacağını; üç ay geçtikten sonra yaptıranda ise aylığın rapor tarihinden sonraki ay başından başlanarak yeniden bağlanacağını düzenler. Üç aylık pencere kaçırıldığında aradaki dönem geri alınamaz.
Kontrol muayenesine gidemedim; mazeretimi ne zaman sunmalıyım?
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'ne göre 5510 sayılı Kanun m.94, kabul edilebilir mazeret sunma imkânını kontrol tarihini takip eden ödeme dönemi başına kadar tanımıştır. Daire, kontrol başvurusunu üç aydan sonra yapan sigortalı bakımından mazeretin kabulüyle verilen kararı bozmuştur (E. 2016/16512, K. 2019/2720).
Kontrol muayenesi sonucunda aylığım artabilir mi?
Evet. 5510 sayılı Kanun m.94, Kurumca yaptırılan kontrol muayenesinde veya sigortalının isteği üzerine yapılan muayenede yeniden tespit edilecek malullük durumuna göre aylığın, yeni duruma esas tutulan raporun tarihini takip eden ödeme dönemi başından başlanarak artırılacağını, azaltılacağını veya kesileceğini düzenler. Sigortalı da malullük durumunda artma olduğunu ileri sürerek değişiklik isteyebilir.
İlk defa çalışmaya başlamadan önceki maluliyet dikkate alınır mı?
5510 sayılı Kanun m.25, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce çalışma gücünün yüzde altmışını kaybettiği tespit edilen kişinin bu hastalık veya engelliliği sebebiyle malûllük aylığından yararlanamayacağını belirtir. Ancak engel, sigortalılık öncesinde malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık bulunmasıdır; o dereceye ulaşmamış bir rahatsızlık sonradan ilerleyip eşiği aşmışsa aylık bağlanabilir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/3251, K. 2017/1347).
İlgili çalışma alanı: İş Hukuku
← Tüm makaleler