Tazminat Hukuku

İş Göremezlik Raporu: Oranlar ve Tazminata Etkisi

İş göremezlik raporu nedir, geçici ve sürekli iş göremezlik farkı nedir, %10 ve %60 oranları ne anlama gelir? Maluliyet oranının tazminat davasındaki belirleyici rolü.

9 dk okumaYayımlanma:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Boş tekerlekli sandalye
İçindekiler 13

Kısa Cevap

İş göremezlik raporu, bir kişinin kaza, hastalık ya da meslek hastalığı nedeniyle çalışamaz duruma geldiğini ve bu kaybın derecesini gösteren sağlık raporudur. İkiye ayrılır: tedavi süresince verilen geçici iş göremezlik ve tedavi sonrası kalan sürekli iş göremezlik. Sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanmak için meslekte kazanma gücünün en az %10 azalmış olması gerekir. Tazminat davasında ise oranı Kurum değil, adli tıp heyeti belirler.

Bu Durumda mısınız?

  • İş kazası geçirdiniz, tedaviniz sürüyor ve istirahat dönemi için ödeme alıp alamayacağınızı araştırıyorsunuz.
  • Tedaviniz bitti ama kalıcı bir kayıp kaldı; kaç oran çıkacağını ve bunun ne anlama geldiğini bilmiyorsunuz.
  • Kurumdan gelen oran ile hastaneden aldığınız rapor birbirini tutmuyor.
  • Trafik kazası nedeniyle tazminat davası açtınız; dosyaya gelen maluliyet raporuna itiraz etmeyi düşünüyorsunuz.
  • Raporunuzdaki oranın hangi yönetmeliğe göre hesaplandığını ve bunun önemli olup olmadığını merak ediyorsunuz.

Bu sorulardaki eşikler ve süreler dosyanın türüne göre değişir; somut durumunuz için bir avukata danışın.

İki Ayrı Rapor, İki Ayrı Amaç

Bu konudaki kafa karışıklığının kaynağı, aynı ada sahip iki farklı değerlendirmenin bulunmasıdır:

  • Sosyal sigorta ekseni: Sosyal Güvenlik Kurumu, size ödenek veya gelir bağlayıp bağlamayacağını belirlemek için bir oran tespit eder. Buradaki eşikler kanunda yazılıdır (%10, %60).
  • Tazminat ekseni: Kazaya sebep olan kişiden ya da sigortacısından tazminat isterken, zararın kapsamını belirlemek için mahkeme ayrı bir maluliyet tespiti yaptırır. Bu tespiti Kurum değil, adli tıp heyeti yapar.

Bu iki oran aynı çıkmak zorunda değildir ve biri diğerinin yerine geçmez. Aşağıda önce sosyal sigorta eşiklerini, sonra tazminat davasındaki tespit rejimini ele alıyoruz.

Dayandığı Kanun Maddeleri

Geçici iş göremezlik ödeneğinin şartları, rapor zorunluluğu da dâhil olmak üzere şu maddede düzenlenmiştir:

5510 sayılı Kanun m.18 — Geçici iş göremezlik ödeneği

MADDE 18- Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; a) İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için,

Maddenin ilk cümlesi belirleyicidir: ödeneğin ön şartı, Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulundan alınmış bir istirahat raporudur. Herhangi bir hekimden alınan rapor bu şartı karşılamaz.

Hastalık hâlinde ise iki ek şart vardır — bekleme süresi ve prim gün sayısı:

5510 sayılı Kanun m.18 — Geçici iş göremezlik ödeneği (devamı)

b) (Değişik: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci madde kapsamındaki sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların hastalık sebebiyle iş göremezliğe uğraması halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için,

Yani iş kazası ve meslek hastalığında ilk günden, hastalıkta ise üçüncü günden itibaren ödenek doğar. Aradaki fark, iş kazasının ayrı bir sigorta koluna tabi olmasından kaynaklanır.

Sürekli iş göremezliğin eşiği ve hesabı ayrı maddededir:

Geçici İş Göremezlik Ödeneği Ne Kadar Ödenir?

Ödeneğin miktarı aynı maddenin üçüncü fıkrasındadır ve çoğu kişinin beklediğinin tersi bir sonuç verir:

5510 sayılı Kanun m.18 — Ödeneğin oranı

“İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının analığı halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde 17 nci maddeye göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde ise üçte ikisidir.”

Yani yatarak tedavide ödenek günlük kazancın yarısı, ayaktan tedavide üçte ikisidir. Hastanede yatan sigortalının daha yüksek ödenek alacağı yönündeki yaygın beklenti yanlıştır: yatarak tedavide bakım ve barınma giderleri zaten Kurumca karşılandığı için nakdî ödenek daha düşük belirlenmiştir. Bu nedenle rapor türünün (yatarak/ayakta) doğru işlenmesi, ödenek tutarını doğrudan değiştirir.

Hesabın tabanı günlük kazançtır ve bu kazanç m.17’ye göre hesaplanır; yani çıplak ücret değil, prime esas kazanç dikkate alınır. Alt sınırdaki değişikliklerin ödeneğe yansıması da aynı fıkrada düzenlenmiştir.

Birden fazla sigorta kolu aynı anda devreye girerse mükerrer ödeme yapılmaz:

5510 sayılı Kanun m.18 — Hâllerin birleşmesi

“Bir sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinden birkaçı birleşirse, geçici iş göremezlik ödeneklerinden en yükseği verilir.”

Ödeneğin ne zaman başladığı ayrı, ne kadar ödendiği ayrı sorulardır; itiraz dilekçelerinde bu iki eksen sıklıkla birbirine karıştırılır. Kazanın Kuruma süresinde bildirilmemesi hâlinde ödenek yine sigortalıya ödenir, ancak Kurum bu tutarı işverene rücu eder. Ayrıntı için iş kazası bildirimi sayfasına bakınız.

5510 sayılı Kanun m.19 — Sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanma

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.

5510 sayılı Kanun m.19 — Gelirin hesaplanması

Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre hesaplanır. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya, 17 nci maddeye göre hesaplanan aylık kazancının %70’i oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmî iş göremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine ödenir. Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı %100 olarak uygulanır.

Malullük ise tamamen ayrı bir kurumdur ve eşiği çok daha yüksektir:

5510 sayılı Kanun m.25 — Malûl sayılma

Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır.

Oran Eşikleri: %10 ve %60 Karıştırılmamalı

Uygulamada en sık yapılan hata, bu iki eşiği aynı sanmaktır. Oysa farklı sonuçlara bağlanmışlardır:

OranSonuçDayanak
Meslekte kazanma gücünde en az %10 azalmaSürekli iş göremezlik geliri bağlanırm.19
Çalışma gücünün veya meslekte kazanma gücünün en az %60’ının kaybıMalûl sayılır (malullük aylığı ekseni)m.25

Bunun pratik sonucu şudur: %10 ile %60 arasındaki bir orana sahip sigortalı malûl sayılmaz, ama sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanabilir. “Oranım %60’ın altında, o hâlde hiçbir şey alamam” düşüncesi yanlıştır.

Gelir bağlama oranı da orana göre değişir: tam iş göremezlikte aylık kazancın %70’i, kısmî iş göremezlikte bu tutarın kayıp oranına düşen kısmı, başkasının sürekli bakımına muhtaç olma hâlinde ise %100.

Tazminat Davasında Maluliyet: Raporu Kim Verir?

Buradan sonrası, sayfanın en pratik kısmıdır. Kurumdan aldığınız oran, kazaya sebep olan kişiye veya sigortacıya karşı açtığınız tazminat davasında tek başına belirleyici değildir. Yargıtay, tazminat davasında maluliyetin ayrıca ve belirli kuruluşlarca tespit edilmesini arar:

“Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.”

(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5799, K. 2025/15137, T. 05.11.2025 — BOZULMASINA)

Bu paragraf iki şart koyar ve ikisi de itiraz sebebi üretir:

  1. Kim: Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı gibi kuruluşlarda oluşturulacak uzman doktor heyeti. Tek hekim imzalı ya da niteliksiz bir kuruluştan alınmış rapor bu ölçütü karşılamaz.
  2. Hangi mevzuata göre: Haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat. Rapor tarihindeki değil, olay tarihindeki yönetmelik uygulanır.

Hangi Tarihteki Mevzuat Uygulanır?

İkinci şart, dosyaların çoğunda gözden kaçar ve tek başına bozma sebebi olur. Yargıtay uygulanacak mevzuatı tarih aralıklarıyla sıralamıştır:

“Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.”

(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5799, K. 2025/15137, T. 05.11.2025 — BOZULMASINA)

Tabloya dökülmüş hâli:

Olay (haksız fiil) tarihiUygulanacak düzenleme
11.10.2008 öncesiSosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü
11.10.2008 – 01.09.2013Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği
01.09.2013 – 01.06.2015Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği
01.06.2015 – 20.02.2019Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik
20.02.2019 sonrasıErişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik

Anılan dosyada bunun sonucu somut olarak görülür: kaza 31.07.2016 tarihinde meydana gelmiş, buna karşılık Adli Tıp Kurumundan alınan rapor 2008–2013 dönemine ait yönetmeliğe göre düzenlenmiş ve mahkeme bu raporu hükme esas almıştır. Yargıtay, raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmediğini tespit ederek kararı bozmuştur.

Bunun avukat için anlamı: dosyaya bir maluliyet raporu geldiğinde bakılacak ilk şey oran değil, raporun hangi yönetmeliğe atıf yaptığıdır. Yönetmelik olay tarihiyle uyuşmuyorsa oranın kendisini tartışmaya gerek kalmadan rapor sakattır. Aynı şekilde, rapor talep edilirken müzekkerede olay tarihi ve uygulanacak yönetmelik açıkça yazılmalıdır; aksi hâlde kurum güncel yönetmeliğe göre değerlendirme yapar ve dosya bir tur geri döner.

Rapora İtiraz ve Çelişkili Raporlar

Yukarıdaki karardan çıkan itiraz başlıkları şunlardır:

  • Yanlış mevzuat: Rapor, olay tarihindeki tüzük/yönetmelik yerine başka bir dönemin düzenlemesine göre hazırlanmıştır.
  • Heyet niteliği: Rapor, adli tıp uzmanlığı bulunan bir heyet yerine tek hekim ya da uygun olmayan bir kuruluş tarafından verilmiştir.
  • Muayene yapılmaması: Kişinin bizzat muayenesi yapılmadan, yalnızca dosya üzerinden değerlendirme yapılmıştır.
  • Eksik tedavi evrakı: Kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı temin edilmeden rapor düzenlenmiştir.
  • Çelişki: Kurum raporu ile adli tıp raporu ya da iki adli tıp raporu farklı oranlar vermiştir. Bu durumda çelişkinin giderilmesi talep edilir. Nitekim yukarıda anılan dosyada davalı taraf da temyiz sebepleri arasında “maluliyet oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini” ileri sürmüştür.

Bu itirazlar bilirkişi raporuna itiraz usulüyle ileri sürülür; ayrıntısı için bilirkişi raporuna itiraz yazımıza bakabilirsiniz.

Buradaki itiraz, dava içindeki rapora yöneliktir. Raporun kendisi bir sağlık kurulu kararıysa ve dava dışında idari yoldan itiraz etmek istiyorsanız işleyen usul farklıdır. İl sağlık müdürlüğü ve hakem hastane zinciri için sağlık kurulu raporuna itiraz, Adli Tıp Kurumu raporları için adli tıp raporuna itiraz yazılarımıza bakınız.

Kurum Ödemeleri Tazminattan Düşülür mü?

Düşülür, ancak hesap sanıldığı kadar basit değildir. Kurumun bağladığı gelir ve yaptığı geçici iş göremezlik ödemesi, işverenden istenecek tazminattan denkleştirme yoluyla mahsup edilir; fakat Yargıtay bu mahsupta ödemenin tamamının değil, yalnızca rücuya tabi kısmının dikkate alınmasını arar. Bu hesabın ayrıntısı ve sık yapılan hatalar için iş kazası tazminat davası yazımızdaki denkleştirme bölümüne bakınız. Trafik kazasında aynı mahsubun tazminata etkisini yaralanmalı trafik kazası tazminat hesaplama aracımızla deneyebilirsiniz.

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. Raporu doğru yerden alın. Geçici iş göremezlik için rapor, Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulundan alınmalıdır (m.18).
  2. İş kazası bildirimini ihmal etmeyin. Kazanın iş kazası olarak kayda geçmesi, ödeneğin ilk günden başlaması bakımından belirleyicidir.
  3. Tedavi evrakının tamamını toplayın. Adli tıp değerlendirmesi eksik evrakla yapılırsa rapor sonradan tartışmalı hâle gelir.
  4. Tazminat davasında ayrı rapor isteyin. Kurum oranıyla yetinmeyin; adli tıp heyetinden olay tarihindeki yönetmeliğe göre rapor talep edin.
  5. Müzekkereye olay tarihini yazdırın. Talep yazısında kaza tarihi ve uygulanacak yönetmelik açıkça belirtilsin.
  6. Gelen raporun mevzuat atfını kontrol edin. Yönetmelik olay tarihiyle uyuşmuyorsa süresinde itiraz edin.

Sık Yapılan Hatalar

  • %60 eşiğini her şey sanmak. %60, malullük eşiğidir. Sürekli iş göremezlik geliri için eşik %10’dur; ikisini karıştırmak hak kaybı doğurur.
  • Kurum oranını davada yeterli saymak. Tazminat davasında maluliyet ayrıca adli tıp heyetince belirlenir.
  • Raporun tarihine bakıp mevzuatına bakmamak. Belirleyici olan raporun tarihi değil, olayın tarihidir.
  • Yetkisiz hekimden istirahat raporu almak. m.18, raporun Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulundan alınmasını şart koşar.
  • Çelişkili raporları itirazsız bırakmak. Farklı oran veren raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasını beklemek, temyizde kaybedilen bir imkândır.

Özet

  • İş göremezlik geçici (tedavi süresi, günlük ödenek) ve sürekli (kalıcı kayıp, gelir) olmak üzere ikiye ayrılır.
  • Geçici ödeneğin ön şartı, Kurumca yetkilendirilen hekim/sağlık kurulu raporudur; iş kazasında ilk günden, hastalıkta üçüncü günden başlar.
  • Sürekli iş göremezlik geliri eşiği %10, malullük eşiği %60’tır. Bunlar farklı kurumlardır.
  • Gelir, tam iş göremezlikte kazancın %70’i; bakıma muhtaçlıkta oran %100 uygulanır.
  • Tazminat davasında oranı Kurum değil, adli tıp heyeti belirler ve rapor olay tarihindeki mevzuata göre düzenlenmelidir; aksi hâlde bozma sebebidir.

Sıkça Sorulan Sorular

İş göremezlik raporu nedir?

Bir kişinin hastalık, kaza ya da meslek hastalığı nedeniyle çalışamaz duruma geldiğini gösteren sağlık raporudur. Geçici iş göremezlikte istirahat süresini, sürekli iş göremezlikte ise kalıcı kayıp oranını ortaya koyar. Rapor, hem Sosyal Güvenlik Kurumu ödemeleri hem de tazminat davası bakımından sonuç doğurur.

Geçici ve sürekli iş göremezlik arasındaki fark nedir?

Geçici iş göremezlik, tedavi süresince çalışılamayan dönemi ifade eder ve karşılığında günlük ödenek verilir. Sürekli iş göremezlik ise tedavi bittikten sonra kalan kalıcı kayıptır ve karşılığında gelir bağlanır. Biri geçici bir süreye, diğeri kalıcı bir orana bağlıdır.

Sürekli iş göremezlik geliri için oran kaç olmalı?

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.19'a göre, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde on oranında azaldığı Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.

Malullük aylığı için oran kaç olmalı?

Kanun m.25'e göre çalışma gücünün veya meslekte kazanma gücünün en az yüzde altmışını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı malûl sayılır. Yüzde on eşiği sürekli iş göremezlik gelirine, yüzde altmış eşiği malullüğe ilişkindir; ikisi karıştırılmamalıdır.

Sürekli iş göremezlik geliri nasıl hesaplanır?

Kanun m.19'a göre gelir, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre hesaplanır. Sürekli tam iş göremezlikte aylık kazancın yüzde yetmişi oranında gelir bağlanır; kısmî iş göremezlikte bu tutarın iş göremezlik derecesi oranındaki kısmı ödenir.

Başkasının bakımına muhtaç olan sigortalıda oran değişir mi?

Evet. Kanun m.19'a göre sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı yüzde yüz olarak uygulanır. Bu, bakıma muhtaçlık hâline özgü bir artırımdır.

Tazminat davasındaki maluliyet oranını SGK mı belirler?

Hayır. Tazminat davasında maluliyetin varlığı ve oranı, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalları gibi kuruluşlarda oluşturulacak uzman doktor heyetince belirlenir. Kurumun sosyal sigorta amacıyla belirlediği oran davayı tek başına bağlamaz.

Maluliyet raporu hangi yönetmeliğe göre düzenlenir?

Haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuata göre. Yargıtay, kaza tarihinden farklı bir dönemin yönetmeliğine göre düzenlenmiş raporun hükme esas alınmasını bozma sebebi saymaktadır. Bu nedenle rapor istenirken olay tarihi açıkça belirtilmelidir.

Rapordaki orana itiraz edebilir miyim?

Evet. Raporun olay tarihindeki mevzuata göre düzenlenip düzenlenmediği, kişinin bizzat muayene edilip edilmediği ve tüm tedavi evrakının incelenip incelenmediği itiraz konusu yapılabilir. Raporlar arasında çelişki varsa çelişkinin giderilmesi istenir.

Geçici iş göremezlik ödeneği kaçıncı günden başlar?

İş kazası veya meslek hastalığında her gün için ödenek verilir. Hastalık hâlinde ise Kanun m.18'e göre ödenek geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlar ve iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması aranır.

İş göremezlik ödeneği tazminattan düşülür mü?

Kurumun yaptığı ödemeler, işverenden istenecek tazminattan denkleştirme yoluyla mahsup edilir. Ancak Yargıtay bu mahsupta ödemelerin tamamının değil, rücuya tabi kısmının dikkate alınmasını aramaktadır. Bu hesap sık hatalı yapılır.

Rapor almak için önce nereye başvurulur?

Geçici iş göremezlik için Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınması gerekir. Sürekli iş göremezlik değerlendirmesi ise Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulu raporlarına dayanılarak Kurum Sağlık Kurulunca yapılır.

Geçici iş göremezlik ödeneği ne kadar ödenir?

Kanun m.18'e göre ödenek, yatarak tedavilerde m.17'ye göre hesaplanacak günlük kazancın yarısı, ayaktan tedavilerde ise üçte ikisidir. Taban çıplak ücret değil, prime esas günlük kazançtır.

Hastanede yatarsam ödeneğim artar mı?

Artmaz, aksine azalır. Kanun yatarak tedavi için günlük kazancın yarısını, ayaktan tedavi için üçte ikisini öngörür. Yatarak tedavide bakım ve barınma giderleri Kurumca karşılandığından nakdî ödenek daha düşük belirlenmiştir.

Aynı anda birden fazla hâl varsa ödenek toplanır mı?

Toplanmaz. Kanun, bir sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinden birkaçı birleşirse geçici iş göremezlik ödeneklerinden en yükseğinin verileceğini düzenler.

İşveren kazayı geç bildirirse ödeneğimi alamaz mıyım?

Alırsınız. Geç bildirimin yaptırımı sigortalıya değil işverene yöneliktir; Kanun m.21/2, bildirim tarihine kadar geçen süre için ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin Kurumca işverenden tahsil edileceğini düzenler.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Maddi ve manevi tazminat ile destekten yoksun kalma taleplerine ilişkin davaları yürütür.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp