Spor Hukuku

Profesyonel Futbolcu Sözleşmesi: Fesih, Alacak ve Yargı Yolu

Profesyonel futbolcu sözleşmesi nedir, hangi hükümlere tabidir? Ücret alacağı, haklı fesih, kulüp para cezaları ve uyuşmazlığın TFF mi mahkeme mi önünde çözüleceğini öğrenin.

10 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Çimde duran futbol topu
İçindekiler 14

Kısa Cevap

Profesyonel futbolcu sözleşmesi, futbolcunun bir kulüp emrinde ücret karşılığı sportif faaliyette bulunmayı üstlendiği sözleşmedir. Hukuki niteliği bakımından bir iş sözleşmesi değildir: İş Kanunu, sporcuları açıkça kapsam dışında bırakır. İlişki bu nedenle Türk Borçlar Kanunu’nun genel hizmet sözleşmesi hükümlerine tabidir. Uyuşmazlıklar da kural olarak adli yargıda değil, TFF Uyuşmazlık Çözüm Kurulu ve Tahkim Kurulu önünde çözülür. Ancak bu kapanma sınırsız değildir: Tahkim Kurulunun yalnızca futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin kararları kesindir; bunun dışındaki kararlarına karşı bir ay içinde iptal davası açılabilir.

Bu Durumda mısınız?

Aşağıdaki tablolar bu yazının kapsamına giren tipik durumlardır:

  • Kulübünüz ücret, imza parası veya maç başı ödemelerinizi aylardır yapmıyor ve sözleşmeyi feshetmeyi düşünüyorsunuz.
  • Sözleşmenizi haklı gördüğünüz bir nedenle feshettiniz; kalan sezonun ücretini talep edip edemeyeceğinizi bilmiyorsunuz.
  • Kulüp size iç disiplin yönetmeliğine dayanarak para cezası kesti ve bu cezayı hak edişinizden düştü.
  • Alacağınız için asliye hukuk mahkemesinde dava açtınız ve karşı taraf görev itirazında bulundu.
  • Bir Tahkim Kurulu kararı aleyhinize sonuçlandı; başka bir yol kalıp kalmadığını araştırıyorsunuz.

Bu başlıkların her biri kısa ve hak düşürücü sürelerle çevrilidir. Somut dosyanızdaki tarihler sonucu doğrudan etkilediğinden, süre işlemeye başlamadan bir avukata danışmanız yerinde olur.

Profesyonel Futbolcu Sözleşmesinin Hukuki Niteliği

Sözleşmenin niteliği, uygulanacak kuralları ve talep edilebilecek kalemleri belirlediği için ilk çözülmesi gereken sorudur. Futbolcu bir kulübe bağlı, talimatları altında ve ücret karşılığı çalışır; bu görünüm bir iş ilişkisini andırır. Ne var ki kanun koyucu sporcuları İş Kanunu kapsamı dışında bırakmıştır. Sonuç olarak ilişki, Türk Borçlar Kanunu’nun genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerine tabidir.

Yargıtay, futbolcu ile kulüp arasındaki ilişkiyi bu şekilde nitelendirmekte ve haklı fesih hâlinde istenebilecek ücret bakımından da aynı çerçeveden hareket etmektedir:

“Taraflar arasındaki hukuki ilişki genel hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup” … “hizmet akdinin tarafı olan işçi sözleşmenin haklı feshi halinde dönem sonuna kadar olan ücretini isteyebilir”

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/3131, K. 2022/2105, T. 10.03.2022 — BOZULMASINA)

Bu nitelendirmenin pratik sonucu açıktır: kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işe iade gibi İş Kanunu’na özgü kurumlar futbolcu bakımından doğrudan işlemez. Futbolcunun elindeki dayanaklar sözleşme hükümleri, federasyon talimatları ve genel hizmet sözleşmesi kurallarıdır.

Dayandığı Kanun Maddeleri

Bu alanın omurgasını üç düzenleme oluşturur. Metinler yürürlükteki güncel hâlleriyle aşağıdadır.

4857 sayılı İş Kanunu m.4 istisnaları sayarken (g) bendinde şu ifadeye yer verir: “Sporcular hakkında,” bu Kanun hükümleri uygulanmaz. Maddenin giriş cümlesi de “Aşağıda belirtilen işlerde ve iş ilişkilerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz;” biçimindedir.

Anayasa m.59, spora ilişkin genel hükmün yanına 2011 yılında eklenen bir fıkra taşır:

(Ek fıkra: 17/3/2011-6214/1 md.) Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz.

Bu fıkranın kapsamı sınırlıdır ve sınır, yazının ilerleyen bölümlerinde görüleceği üzere belirleyicidir: yargı yolunu kapatan kural yönetim ve disiplin kararlarına bağlanmıştır.

5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun m.5, TFF’nin ilk derece hukuk kurullarını sayar: Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, disiplin kurulları, Kulüp Lisans Kurulu ve Etik Kurulu. Aynı maddenin 7405 sayılı Kanun’la değişik üçüncü fıkrasına göre, TFF’nin futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin talimatlarına karşı talimatın yayımı tarihinden, ilk derece hukuk kurullarının bu nitelikteki kararlarına karşı ise tebliğden itibaren yedi gün içinde Tahkim Kurulu nezdinde itiraz edilmezse talimat ve kararlar kesinleşir.

Uyuşmazlık Nereye Gider?

Futbolcunun sorduğu ilk soru çoğu zaman “neden mahkemeye gidemiyorum” olur. Cevap, iki kademeli bir yapıda ve o yapının sınırında saklıdır. Kural olarak uyuşmazlık önce Uyuşmazlık Çözüm Kurulu önüne gelir; bu kurulun kararına karşı yedi gün içinde Tahkim Kurulu’na itiraz edilir. Kanun Tahkim Kurulunu bağımsız ve tarafsız bir zorunlu tahkim mercii olarak nitelendirmiş, onu TFF’nin en üst hukuk kurulu saymış ve yetkili organ ile kurulların kararlarına karşı yapılan başvurularda nihai karar verme yetkisini ona tanımıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, futbol kaynaklı sözleşme uyuşmazlıklarında çözüm merciini bu doğrultuda belirlemiş ve görevin niteliğine ilişkin önemli bir tespit yapmıştır:

“eldeki davaya konu uyuşmazlığın çözüm merciinin adli yargı değil, TFF Uyuşmazlık Çözüm Kurulu olduğu” … “Göreve etkili bu yasal değişikliklerin, görevin kamu düzenine ilişkin olma niteliği karşısında mahkemece ve temyiz incelemesi sırasında da yüksek mahkemelerce göz önüne alınması gereği her türlü kuşkudan uzaktır”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/13-220, K. 2009/280, T. 24.06.2009 — ONANMASINA)

Görevin kamu düzenine ilişkin olması, taraflar ileri sürmese bile mahkemenin bu konuyu kendiliğinden inceleyeceği anlamına gelir. Yanlış mercide açılan dava, esasa hiç girilmeden görev yönünden reddedilebilir.

Yargı yolu tamamen kapalı mı?

Hayır. Yürürlükteki düzenlemenin en çok gözden kaçan noktası budur. 5894 sayılı Kanun m.6 şu ayrımı kurar:

(6) Tahkim Kurulunun; futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin kararları kesindir. Bunun dışındaki kararlarına karşı tebliğden itibaren bir ay içinde 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 439 uncu maddesine göre iptal davası açılabilir.

Buna göre kesinlik, kararın konusuna bağlıdır. Bir disiplin cezası veya müsabaka yönetimine ilişkin karar bakımından yol kapalıyken; bunun dışında kalan kararlara karşı bir ay içinde iptal davası açılabilir. Aynı maddenin beşinci fıkrası da Tahkim Kurulunun inceleme alanını futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin düzenleme ve kararlarla tanımlayarak bu sınırı pekiştirir.

Bu ayrım anayasa yargısının da uğrak noktası olmuştur. Anayasa Mahkemesi, 5894 sayılı Kanun’un Tahkim Kurulu kararları aleyhine yargı yoluna başvurulamayacağını düzenleyen hükmünü, kanun koyucunun Tahkim Kuruluna başvurma yükümlülüğü getirebileceğini ancak bu aşamadan sonra kararı benimsemeyen tarafa yargı yolunun açık tutulması gerektiği gerekçesiyle iptal etmiştir (Anayasa Mahkemesi, E. 2010/61, K. 2011/7, T. 06.01.2011). Anayasa’nın 59. maddesine zorunlu tahkim fıkrasının eklenmesi bu karardan sonra, 17.03.2011 tarihli değişiklikle gerçekleşmiştir; sıralama, bugünkü mimarinin nasıl kurulduğunu anlamak bakımından önemlidir.

Anayasa Mahkemesi daha sonra, ilk derece hukuk kurullarının görev alanını düzenleyen fıkrayı da kişiler yönünden belirli ve öngörülebilir olmadığı gerekçesiyle iptal etmiştir (Anayasa Mahkemesi, E. 2017/136, K. 2018/7, T. 18.01.2018). Bu kararın konusu, ilk derece hukuk kurullarının yetki alanının yeterince belirli düzenlenip düzenlenmediğidir.

Tahkim Kurulunun oluşumu: yürürlüğü ertelenmiş bir iptal

Bu çizginin bugüne bakan son halkası, Kurulun kimin tarafından seçildiğine ilişkindir ve henüz yürürlüğe girmemiştir.

5894 sayılı Kanun m.6/2’nin yürürlükteki metni şöyledir:

(2) Tahkim Kurulu, Yönetim Kurulu tarafından en az on yıllık mesleki tecrübeye sahip hukukçular arasından seçilecek bir başkan ile altı asıl ve altı yedek üyeden oluşur. Tahkim Kurulu başkan ve üyeleri, görevlendirmelerine dair Yönetim Kurulu kararı tarihinden itibaren en geç bir hafta içinde, görevlerini tarafsızlık ve bağımsızlık içinde yerine getirmelerine engel bir durumlarının olmadığına dair yazılı beyanlarını sunmak ve Yönetim Kurulu üyelerinin huzurunda görevlerini tarafsız ve bağımsız şekilde yerine getireceklerine dair yemin etmek suretiyle görevlerine başlar.

(5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun m.6/2)

Anayasa Mahkemesi, 7405 sayılı Kanun m.53 ile getirilen bu fıkradaki iki ibareyi iptal etmiştir:

  • birinci cümlesinde yer alan ”…Yönetim Kurulu tarafından…” ibaresi,
  • ikinci cümlesinde yer alan ”…Yönetim Kurulu kararı…” ibaresi.

(Anayasa Mahkemesi, E. 2022/85, K. 2025/131, T. 17.06.2025 — iptal)

Aynı kararla 7405 sayılı Kanun’un m.3/4, m.23/1’in üçüncü cümlesi ve m.32/5 hükümleri de iptal edilmiştir.

Güncellik uyarısı — iki tarihi karıştırmayın. Karar 17.06.2025 tarihlidir; ancak iptal hükümleri, Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek biçimde ertelenmiştir. Bu erteleme nedeniyle anılan hükümler bugün hâlâ yürürlüktedir; yürürlükten kalkacakları tarih 02.01.2027’dir. Bu tarihe kadar kurulan ilişkilerde ve verilen kararlarda mevcut metin uygulanır. Buna karşılık aynı kararla iptal edilen 7405 sayılı Kanun m.38/1-(ı) bendi için böyle bir erteleme öngörülmemiştir; o bent hâlihazırda hükümsüzdür.

Kararın kapsamı, Kurulun oluşum ve seçim usulüyle sınırlıdır. Yukarıda aktarılan görev, kesinlik ve iptal davası hükümleri (m.6/1, m.6/5, m.6/6) bu karara konu olmamıştır; Tahkim Kurulunun zorunlu tahkim mercii niteliği ve kararlarının konuya bağlı kesinliği bakımından bu yazıda anlatılan çerçeve değişmemiştir.

Hangi Tarihteki Kurallar Uygulanır?

Bu alanda mevzuat sık değişmiştir ve değişiklikler görevi doğrudan etkilemiştir. Kural olarak uyuşmazlığa, sözleşme ve olay tarihinde yürürlükte olan düzenlemeler uygulanır.

Tarihsel çizgi kısaca şöyledir. Yukarıda anılan Hukuk Genel Kurulu kararında aktarıldığı üzere, önceki federasyon kanunu döneminde yargısal uygulama tek tip sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların Tahkim Kuruluna, bunun dışındakilerin adli yargıya ait olduğu yönünde yerleşmişti; sonraki bir değişiklikle kapsam tek tip sözleşmeyle sınırlı olmaktan çıkarılmış ve kişilerin sıfatı veya ilişkinin futbol kaynaklı olması esası benimsenmiştir. O kanun, bugün yürürlükte olan 5894 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Son olarak 7405 sayılı Kanun, 22.04.2022 tarihinde 5894 sayılı Kanun’un 5. ve 6. maddelerini değiştirerek bugünkü yapıyı kurmuştur.

Bu paragraftaki mülga düzenlemelere ilişkin bilgi, yürürlükteki metinden değil anılan kararın kendi anlatımından alınmıştır; eski dönemi ilgilendiren bir dosyada o tarihteki metnin ayrıca incelenmesi gerekir.

Bu nedenle 2022 öncesine ait bir sözleşme veya uyuşmazlıkta, yukarıda aktarılan güncel hükümlerin doğrudan uygulanacağı varsayılmamalıdır; o dönemde yürürlükte olan metnin ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Yukarıda alıntılanan Hukuk Genel Kurulu kararı da kendi olay tarihindeki mevzuata göre verilmiştir; muhakeme yöntemi ve görevin kamu düzenine ilişkin niteliği yönünden yol gösterici olmakla birlikte, bugünkü kuralın kaynağı 5894 sayılı Kanun’un güncel metnidir.

Sözleşmenin Haklı Nedenle Feshi

Futbolcunun en sık karşılaştığı sorun, hak edişlerinin ödenmemesidir. Ödenmeyen alacak tek başına kendiliğinden fesih hakkı doğurmaz; federasyon talimatlarında öngörülen ihtar usulüne uyulması, tanınan sürenin beklenmesi ve ardından süresi içinde ayrı bir fesih beyanında bulunulması aranır. Usulüne uyulmadan yapılan fesih haksız sayılabilir ve futbolcuyu tazminat borçlusu hâline getirebilir.

Haklı fesih hâlinde kural, dönem sonuna kadar olan ücretin istenebilmesidir. Ancak Yargıtay, sözleşmelerdeki maç başı ücreti oynama ve kadroda yer alma şartına bağlı gördüğünden bu kalemi fesih tazminatı kapsamı dışında tutar; tazminatın esasını garanti ücret oluşturur ve hesaptan futbolcunun başka kulüpten kazandığı ya da kazanmayı ihmal ettiği ücretler düşülür. Kulüplerin iç disiplin yönetmeliğine dayanarak uyguladığı para cezaları ise hem şekil hem içerik yönünden ayrı ayrı denetlenir.

Ayrıntı ayrı bir yazıda: ihtar usulünün adım adım işleyişi, Yargıtay kararlarının aktardığı süreler, garanti ücret–maç başı ücret ayrımı, indirim kuralı ve para cezalarının denetimi için Futbolcu Sözleşmesinin Haklı Nedenle Feshi ve Alacaklar yazımıza bakınız.

Bonservis Nedir? Bonservis Bedeli Kime Aittir?

Bonservis, günlük dilde bir futbolcunun bir kulüpten diğerine geçişini ifade etmek için kullanılır. Hukuki karşılığı, sözleşmesi devam eden bir futbolcunun transferi karşılığında kulüpler arasında ödenen bedeldir. Buradaki ilişki futbolcu ile yeni kulüp arasında değil, iki kulüp arasındaki bir anlaşmadır.

Bu ayrımın iki pratik sonucu vardır:

  1. Bonservis bedeli kural olarak futbolcuya değil, sözleşmenin tarafı olan mevcut kulübe aittir. Futbolcunun transferden pay alması ancak sözleşmesinde ya da ayrı bir anlaşmada kararlaştırılmışsa mümkün olur.
  2. Sözleşme süresi dolduğunda kulübün sözleşmeden doğan hakları da sona erer. Bu durumdaki futbolcu için ayrıca bir bonservis bedeli gündeme gelmez. Uygulamada “bonservisi elinde” denilen tablo tam olarak budur: sözleşmesi sona ermiş ve serbest kalmış futbolcu.

Bu nedenle sözleşmenin bitiş tarihi, yalnızca bir takvim ayrıntısı değil, tarafların pazarlık gücünü belirleyen merkezi bir unsurdur. Sözleşme sonuna yaklaşıldıkça kulübün transferden bedel elde etme imkânı azalır; futbolcunun serbest kalma ihtimali artar.

Amatör ve Altyapı Sporcusu Farkı

İş Kanunu’nun 4. maddesindeki istisna “sporcular” ifadesiyle geneldir ve profesyonel–amatör ayrımı yapmaz. Buna karşılık profesyonellik statüsü, tescil ve sözleşme rejimi ilgili federasyonun talimatlarıyla belirlenir. Amatör sporcuda çoğu zaman ücret karşılığı bir profesyonel sözleşme ilişkisi bulunmaz; bu durumda yukarıda anlatılan ücret ve fesih tazminatı tartışmaları da aynı biçimde işlemez.

Altyapı ve genç sporcularda ise sözleşmenin kurulması, yaş ve tescil koşulları ayrıca değerlendirilmelidir. Somut statünün, doğrudan ilgili federasyonun yürürlükteki talimatları üzerinden belirlenmesi gerekir.

Spor Hukukunun Diğer Ekseni: Taraftar ve Ceza Sorumluluğu

Yukarıda anlatılan konular sporcu ile kulüp arasındaki sözleşme ilişkisine aittir ve uyuşmazlıklar büyük ölçüde federasyon kurulları önünde çözülür. Spor hukukunun ikinci ekseni ise tamamen farklı bir yerde durur: 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun, taraftarlar ve seyirciler bakımından bağımsız suçlar ve güvenlik tedbirleri öngörür. Bu eksende görev adli yargıdadır; yargılamayı ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen asliye ceza mahkemeleri yapar.

KonuDayanakYazı
Seyirden yasaklanma (maç yasağı), süresi ve kaldırılması6222 sK m.18, m.23Seyirden yasaklanma (maç yasağı)
Tehdit veya hakaret içeren tezahürat, sosyal medya boyutu6222 sK m.14, m.3Hakaret içeren tezahürat suçu
Sahaya girme, meşale, biletsiz giriş, karaborsa bilet, kulübün zarardan sorumluluğu6222 sK m.12-17/ASahaya girme, meşale ve biletsiz giriş cezaları

Sık Yapılan Hatalar

  • Yanlış mercide dava açmak. Görev kamu düzenine ilişkindir; hata esasa girilmeden görev reddine yol açabilir.
  • Yedi günlük itiraz süresini kaçırmak. Tahkim Kuruluna itiraz süresi çok kısadır ve kaçırıldığında karar kesinleşir.
  • Tahkim Kurulu kararını her hâlde kesin saymak. Yönetim ve disiplin dışındaki kararlara karşı bir ay içinde iptal davası yolu açıktır.
  • İhtar usulünü atlayarak fesih yapmak. Talimatta öngörülen ihtar ve süre beklenmeden yapılan fesih haksız sayılabilir.
  • Maç başı ücreti üzerinden tazminat hesaplatmak. Bu kalem oynama şartına bağlı olduğundan tazminat kapsamı dışındadır.
  • Fesih sonrası kazançları hesaba katmamak. Yeni kulüpten elde edilen ücretler tazminattan indirilir.
  • Eski tarihli sözleşmeye güncel hükümleri uygulamak. 2022 değişikliği öncesi dosyalarda o dönemin metni değerlendirilmelidir.

Özet

  • Profesyonel futbolcu sözleşmesi bir iş sözleşmesi değildir; İş Kanunu m.4/(g) sporcuları kapsam dışında bırakır, ilişki genel hizmet sözleşmesi hükümlerine tabidir.
  • Uyuşmazlık kural olarak Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, ardından yedi gün içinde itirazla Tahkim Kurulu önünde çözülür; görev kamu düzenine ilişkindir.
  • Tahkim Kurulunun yalnızca futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin kararları kesindir; bunun dışındaki kararlara karşı bir ay içinde HMK m.439 uyarınca iptal davası açılabilir.
  • Haklı fesihte kural dönem sonuna kadarki ücret olmakla birlikte, maç başı ücret oynama şartına bağlı olduğundan tazminata dâhil edilmez; yalnız garanti ücret esas alınır.
  • Kulüp para cezaları hem şekil hem içerik yönünden denetlenir; şeklen geçerli olması tek başına yeterli değildir.
  • Bonservis bedeli kural olarak futbolcuya değil mevcut kulübe aittir; sözleşme bittiğinde gündeme gelmez.

İlgili yazılar: Futbolcu Sözleşmesinin Haklı Nedenle Feshi ve Alacaklar · Sporda Disiplin Cezaları ve İtiraz Yolu · Sporcu Menajerlik Sözleşmesi · Sporcunun İsim ve Görüntü Hakkı · Sponsorluk Sözleşmesi · Antrenörlük Sözleşmesi

Futbol kaynaklı uyuşmazlıkta merci zinciriUyuşmazlığın hangi mercie gideceğinden yargı yolunun açık kaldığı hâllere; her aşama yazı gövdesinde dayanağıyla açıklanmıştır.
  1. İlişki futbol kaynaklıysa uyuşmazlık ilk derece hukuk kurullarına giderUyuşmazlık Çözüm Kurulu, disiplin kurulları, Kulüp Lisans Kurulu ve Etik Kurulu bu kurullardır. Görev kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece resen gözetilir.5894 sayılı Kanun m.5
  2. Karara karşı yedi gün içinde Tahkim Kuruluna itiraz edilirTalimatlara karşı yayım tarihinden, ilk derece hukuk kurullarının bu nitelikteki kararlarına karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmezse talimat ve kararlar kesinleşir.5894 sayılı Kanun m.5
  3. Tahkim Kurulunun inceleme alanı sınırlıdırAlan, futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin düzenleme ve kararlarla tanımlanmıştır.m.6/5
  4. Tahkim Kurulu kararına karşı yol var mı?Kesinlik, kararın konusuna bağlıdır. Anayasa'da yargı yolunu kapatan kural da yönetim ve disiplin kararlarına bağlanmıştır.m.6/6
    • Futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin kararlar → kesindirm.6/6
    • Bunun dışındaki kararlar → tebliğden itibaren bir ay içinde iptal davası açılabilirm.6/6 · HMK m.439
  5. Kurulun oluşumuna ilişkin iptal hükümleri ertelenmiştirİptal, Kurulun oluşum ve seçim usulüyle sınırlıdır; görev, kesinlik ve iptal davası hükümleri bu karara konu olmamıştır. Erteleme nedeniyle anılan metin bugün hâlâ uygulanır.m.6/2

Sıkça Sorulan Sorular

Profesyonel futbolcu sözleşmesi iş sözleşmesi midir?

Hayır. İş Kanunu'nun istisnaları düzenleyen 4. maddesinin (g) bendi uyarınca sporcular hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz. Bu nedenle ilişki, Türk Borçlar Kanunu'nun genel hizmet sözleşmesi hükümlerine tabidir. Yargıtay da taraflar arasındaki hukuki ilişkinin genel hizmet sözleşmesinden kaynaklandığını kabul etmektedir.

Futbolcu kıdem ve ihbar tazminatı ile işe iade davası hakkına sahip midir?

İş Kanunu sporculara uygulanmadığı için bu Kanuna özgü kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işe iade rejimi doğrudan işlemez. Futbolcunun talepleri, sözleşme hükümleri ile Türk Borçlar Kanunu'nun genel hizmet sözleşmesine ilişkin kuralları çerçevesinde değerlendirilir.

Futbolcu ile kulüp arasındaki uyuşmazlık hangi mercide görülür?

Kural olarak önce TFF'nin ilk derece hukuk kurullarından Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, ardından itiraz üzerine Tahkim Kurulu görevlidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da futbol kaynaklı bu tür uyuşmazlıklarda çözüm merciinin adli yargı değil TFF Uyuşmazlık Çözüm Kurulu olduğunu kabul etmiştir.

Tahkim Kurulu kararına karşı mahkemeye gidilebilir mi?

Kararın konusuna bağlıdır. 5894 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre Tahkim Kurulunun futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin kararları kesindir. Bunun dışındaki kararlarına karşı ise tebliğden itibaren bir ay içinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 439. maddesine göre iptal davası açılabilir.

Tahkim Kuruluna başvuru süresi ne kadardır?

5894 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca Tahkim Kuruluna başvuru süresi, TFF talimatlarına karşı talimatın internet sitesinde yayımı tarihinden, kararlara karşı ise kararın tebliğinden itibaren yedi gündür. Bu kısa süre uygulamada en sık hak kaybı yaratan noktalardan biridir.

Ücreti ödenmeyen futbolcu sözleşmeyi feshedebilir mi?

Muaccel hâle gelen alacakların ödenmemesi hâlinde, TFF talimatlarında öngörülen ihtar usulüne uyulmak kaydıyla fesih hakkı doğabilir. Yargıtay incelediği bir olayda, ihtarnameyle tanınan otuz günlük süreye rağmen ödeme yapılmaması üzerine gerçekleştirilen feshi sözleşme ve talimat hükümlerine uygun bularak haklı kabul etmiştir.

Haklı fesihten sonra futbolcu kalan sezonun ücretini isteyebilir mi?

Kural olarak hizmet sözleşmesini haklı sebeple fesheden taraf dönem sonuna kadar olan ücretini isteyebilir. Ancak Yargıtay, maç başı ücreti gibi futbolcunun oynamasına bağlı kalemleri bu kapsam dışında tutmakta; yalnız garanti ücrete ilişkin tazminat talep edilebileceğini kabul etmektedir. Hesabın ayrıntısı ve indirim kuralı ayrı bir yazıda ele alınmıştır.

Kulübün futbolcuya verdiği para cezası geçerli midir?

Geçerlilik önce şekil şartlarına bağlıdır; kulüpler iç yönetmeliklerini federasyona göndermek ve futbolcuya tebliğ etmek, verdikleri cezaları da süresinde bildirmek zorundadır. Ancak şekle uygunluk cezayı denetim dışı bırakmaz: Yargıtay içerik yönünden yerindeliğin ve ceza miktarının da denetlenmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bonservis bedeli futbolcuya mı ödenir?

Bonservis bedeli, sözleşmesi devam eden bir futbolcunun transferi karşılığında kulüpler arasında ödenen bedeldir; kural olarak futbolcunun kendisine değil, sözleşmenin tarafı olan mevcut kulübüne aittir. Futbolcunun bu transferden pay alması ancak sözleşmesinde veya ayrı bir anlaşmada kararlaştırılmışsa mümkündür.

Sözleşmesi biten futbolcu için bonservis ödenir mi?

Sözleşme süresi dolduğunda kulübün sözleşmeden doğan hakları da sona erer; bu durumdaki futbolcu için ayrıca bir bonservis bedeli gündeme gelmez. Uygulamada 'bonservisi elinde' denilen durum, sözleşmesi sona ermiş ve serbest kalmış futbolcuyu anlatır.

Uyuşmazlık hangi tarihteki kurallara göre çözülür?

Kural olarak uyuşmazlığa olay ve sözleşme tarihinde yürürlükte olan düzenlemeler uygulanır. Bu alandaki mevzuat 2022'de 7405 sayılı Kanun'la önemli ölçüde değişmiştir; eski tarihli sözleşmelerde o dönemin hükümlerinin tartışılması gerekebilir. Görev konusu ise kamu düzenine ilişkindir.

Görev itirazı hangi aşamada ileri sürülebilir?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, göreve etkili yasal değişikliklerin görevin kamu düzenine ilişkin olması karşısında mahkemece ve temyiz incelemesi sırasında yüksek mahkemelerce de göz önüne alınması gerektiğini vurgulamıştır. Bu nedenle görev, taraflar ileri sürmese de her aşamada değerlendirilir.

Amatör sporcular da aynı kurallara mı tabidir?

İş Kanunu'nun 4. maddesindeki istisna 'sporcular' ifadesiyle geneldir. Ancak profesyonellik statüsü, tescil ve sözleşme rejimi federasyon talimatlarıyla belirlenir; amatör sporcuda ücret ve profesyonel sözleşme ilişkisi bulunmayabilir. Somut statünün ilgili federasyon talimatları üzerinden belirlenmesi gerekir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Profesyonel sporcu sözleşmeleri ve kulüp uyuşmazlıklarını federasyon tahkimi ve yargı aşamasında yürütür.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp