
İçindekiler 12
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Aile İkamet İzni Nedir, Kimlere Verilir?
- Aile İkamet İzninin Şartları
- Evlenme Ehliyeti Hangi Hukuka Tabi? (MÖHUK m.13)
- ”Formalite/Anlaşmalı Evlilik” Denetimi ve Reddi
- Boşanma ve Ölüm Hâlinde Ne Olur?
- Aile İkamet İzninden Türk Vatandaşlığına
- Hangi Hâllerde Verilmez, İptal Edilir veya Uzatılmaz?
- Görevli Mahkeme ve Başvurunun Reddine İtiraz
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Türk vatandaşıyla evli yabancı, Türk eşi destekleyici kabul edilerek aile ikamet izni alır (halk arasında “oturma izni”). İzin her defasında en fazla üç yıl için verilir (6458 sayılı Kanun m.34). İdare, evliliğin gerçek olup olmadığını denetleyebilir; ancak bir red kararı soyut şüpheye değil somut tespite dayanmalıdır (m.37). Başvuru reddedilirse idare mahkemesinde iptal davası açılır.
Bu Durumda mısınız?
- Türk vatandaşıyla evli ve Türkiye’de aile ikamet izniyle kalmak isteyen yabancılar,
- Yabancı eşi için aile ikamet izni başvurusu yapan Türk vatandaşları (destekleyici),
- Başvurusu “formalite/anlaşmalı evlilik” gerekçesiyle reddedilen yabancılar,
- Türk eşinden boşanan ve statüsünü kaybetmekten çekinen yabancılar,
- Türk eşi vefat eden ve Türkiye’deki kalışını sürdürmek isteyen yabancılar.
Her dosyanın kendi koşulları farklı olabileceğinden somut durumda bir avukata danışılması yerinde olur.
Aile İkamet İzni Nedir, Kimlere Verilir?
Aile ikamet izni, bir “destekleyici”nin (Türk vatandaşı ya da ikamet izni sahibi yabancının) yabancı eşine ve çocuklarına verilen ikamet iznidir; günlük dilde “oturma izni” denir. Verilme çerçevesi 6458 sayılı Kanun m.34’tedir: izin her defasında en fazla üç yıl için verilir, süresi destekleyicinin izin süresini aşamaz ve çok eşlilik hâlinde eşlerden yalnızca birine tanınır. İkamet izni türlerinin tamamı ayrı bir yazının konusudur; burada yalnızca Türk vatandaşıyla evlilik özelindeki kurallara odaklanıyoruz.
Aile İkamet İzninin Şartları
Şartlar iki tarafta birden aranır — hem destekleyicide hem yabancıda. Destekleyicide aranan şartlar m.35’in birinci fıkrasında sayılır:
“Aile ikamet izni taleplerinde, destekleyicide aşağıdaki şartlar aranır: a) Toplam geliri asgari ücretten az olmamak üzere, ailedeki fert başına asgari ücretin üçte birinden az olmayan aylık geliri bulunmak b) Ailenin nüfusuna göre, genel sağlık ve güvenlik standartlarına uygun barınma şartlarına sahip olmak ve tüm aile fertlerini kapsayan sağlık sigortası yaptırmış olmak c) Başvuru tarihi itibarıyla, beş yıl içinde aile düzenine karşı suçlardan herhangi birinden hüküm giymemiş olduğunu adli sicil kaydıyla belgelemek ç) Türkiye’de en az bir yıldır ikamet izniyle kalıyor olmak d) Adres kayıt sisteminde kaydı bulunmak”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.35)
Türk vatandaşıyla evli yabancı için burada önemli bir kolaylık vardır. Yabancının Türkiye’de en az bir yıldır ikamet izniyle kalıyor olması şartı (m.35/1-ç), Türk vatandaşının eşi hakkında uygulanmaz:
“Bilimsel araştırma amaçlı ikamet izni ya da çalışma izni bulunanlar, 5901 sayılı Kanunun 28 inci maddesi kapsamında olanlar veya Türk vatandaşlarıyla evli olan yabancılar hakkında, birinci fıkranın (ç) bendi uygulanmaz.”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.35)
Yabancıda aranan şartlardan biri de evliliğin salt ikamet izni almak amacıyla yapılmamış olmasıdır (m.35/3-c):
“Evliliği aile ikamet izni alabilmek amacıyla yapmamış olmak”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.35)
Evlenme Ehliyeti Hangi Hukuka Tabi? (MÖHUK m.13)
Aile ikamet izni geçerli bir evliliğe dayanır; bu nedenle evliliğin kuruluşu aşamasında hangi hukukun uygulanacağı belirleyicidir. Kural, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’dadır:
5718 sayılı MÖHUK m.13 — Evlilik ve genel hükümleri (1. ve 2. fıkra)
(1) Evlenme ehliyeti ve şartları, taraflardan her birinin evlenme anındaki millî hukukuna tâbidir. (2) Evliliğin şekline yapıldığı ülke hukuku uygulanır.
Madde iki ayrı bağlama kuralı kurar ve ikisini karıştırmamak gerekir. Ehliyet ve şartlar (evlenme yaşı, evlenme engelleri, önceki evliliğin sona ermiş olması gibi) her bir tarafın kendi millî hukukuna tabidir; yani Türk vatandaşı için Türk hukuku, yabancı eş için kendi devletinin hukuku ayrı ayrı uygulanır. Şekil ise yeknesaktır: evliliğin yapıldığı ülkenin hukukuna tabidir.
Uygulamadaki evlenme ehliyet belgesi tam da bu birinci kuralın gereğidir: yabancının kendi millî hukukuna göre evlenmesine engel bulunmadığını gösterir. Belge kural olarak kişinin uyruğunda bulunduğu devletin makamlarından bizzat temin edilir; bunun mümkün olmadığı hâllerde evlendirme memurluğunca Genel Müdürlük aracılığıyla da istenebilir.
”Formalite/Anlaşmalı Evlilik” Denetimi ve Reddi
6458 sayılı Kanun m.37, evliliğin sırf ikamet izni almak için yapılıp yapılmadığının denetlenmesini düzenler:
“Aile ikamet izni verilmeden veya uzatılmadan önce makul şüphe varsa, evliliğin sırf ikamet izni alabilme amacıyla yapılıp yapılmadığı valiliklerce araştırılır. Araştırma sonucunda, evliliğin bu amaçla yapıldığı tespit edilirse aile ikamet izni verilmez, verilmişse iptal edilir.”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.37)
İdare, izin verilmeden önce makul şüphe hâlinde araştırma yapar; izin verildikten sonra da denetleyebilir. Anlaşmalı olduğu anlaşılan evliliğe dayalı izinler iptal edilir ve bu süreler diğer ikamet izinlerinin toplamında hesaba katılmaz (m.37/2-3).
Ancak bu denetim keyfî olamaz. Danıştay 10. Dairesi, formalite evlilik tespitinin somut delillere dayanması gerektiğini vurgular; isim ve imza içermeyen, yalnız idare personelinin imzasını taşıyan bir tutanağa dayanılarak verilen red kararı hukuka aykırıdır. Özbekistan uyruklu bir davacının aile ikamet izni talebinin reddine ilişkin işlemin iptalini onayan kararda Daire şu sonuca varmıştır:
“sırf ikamet izni alarak Türkiye’de kalma amacıyla anlaşmalı evlilik yaptığı yönünde somut bir tespit bulunmayan davacının aile ikamet izni başvurusunun reddine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmamıştır.”
(Danıştay 10. Daire, E. 2016/2192, K. 2021/3234, T. 10.06.2021)
Pratik çıkarım şudur: gerçek bir evlilik, soyut şüpheyle değil ancak somut ve usulüne uygun bir araştırmayla sorgulanabilir; aksi hâlde red kararı idari yargıda ayakta kalmaz. Bu, iptal davasında öne sürülebilecek en güçlü argümanlardan biridir.
Boşanma ve Ölüm Hâlinde Ne Olur?
Aile ikamet izni destekleyiciye bağlıdır; ancak boşanma veya ölüm hâlinde yabancı kendiliğinden kaçak duruma düşmez. Boşanma hâlinde m.34/6 devreye girer:
“Boşanma hâlinde, Türk vatandaşıyla evli yabancıya, en az üç yıl aile ikamet izniyle kalmış olmak kaydıyla kısa dönem ikamet izni verilebilir. Ancak yabancı eşin, aile içi şiddet gerekçesiyle mağdur olduğu ilgili mahkeme kararıyla sabit ise, üç yıllık süre şartı aranmaz.”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.34)
Kural, üç yıl aile ikamet izniyle kalmış olmayı arar; fakat aile içi şiddet mağduriyeti ilgili mahkeme kararıyla sabitse bu üç yıllık şart aranmaz. Boşanmanın kendisi yabancılık unsuru taşıdığında hangi mahkemenin yetkili ve hangi hukukun uygulanacağı ayrı bir sorundur; bkz. yabancı uyruklu ile boşanma. Bu hâlde verilebilecek kısa dönem izninin şartları için ikamet izni türleri yazısına bakılabilir.
Destekleyicinin ölümü hâlinde ise süre şartı hiç aranmaz:
“Destekleyicinin ölümü hâlinde, bu kişiye bağlı aile ikamet izniyle kalanlara, süre şartı aranmadan kısa dönem ikamet izni verilebilir.”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.34)
Ayrıca en az üç yıl aile ikamet izniyle kalıp on sekiz yaşını dolduranlar, talep hâlinde bu izinlerini kısa dönem ikamet iznine dönüştürebilir (m.34/5); yani statü, zamanla destekleyiciden bağımsız hâle gelebilir.
Aile İkamet İzninden Türk Vatandaşlığına
Türk vatandaşıyla evlilik, belirli şartlarla vatandaşlık yolunu da açabilir; ancak bu, aile ikamet izninden farklı ve ayrı bir rejimdir. Kanun bunu ilk cümlesinde açıkça söyler:
“(1) Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde; a) Aile birliği içinde yaşama, b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama, c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama, şartları aranır.”
(5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.16)
Üç noktaya dikkat edilmelidir. Birincisi, üç yıllık süre başvuru anında dolmuş olmalı ve evlilik başvuru sırasında da devam ediyor olmalıdır. İkincisi, şart listesi bu üç bentten ibarettir — “yeteri kadar Türkçe konuşabilmek” şartı m.11’in genel yoluna aittir, m.16’da yer almaz; bu, uygulamada en sık karıştırılan noktalardan biridir. Üçüncüsü, madde iki koruyucu hüküm taşır: başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü hâlinde aile birliği içinde yaşama şartı aranmaz (f.2), ve evlenmenin butlanına karar verilse bile evlenmede iyiniyetli olan yabancı vatandaşlığı muhafaza eder (f.3).
Aile ikamet izni ise bu yola giden süreçte kalış hakkını sağlayan izindir; vatandaşlığın kazanılma yollarının tamamı için Türk vatandaşlığı nasıl kazanılır yazısına bakılabilir.
Hangi Hâllerde Verilmez, İptal Edilir veya Uzatılmaz?
Ret, iptal ve uzatmama tek bir maddede ve aynı sebep listesiyle düzenlenmiştir. Yani başvuru aşamasında verilmemesine yol açan bir sebep, izin verildikten sonra ortaya çıkarsa iptal; süre bitiminde varsa uzatmama sonucunu doğurur.
“(1) Aşağıdaki hâllerde aile ikamet izni verilmez, verilmişse iptal edilir, süresi bitenler uzatılmaz: a) 35 inci maddenin birinci ve üçüncü fıkralarında aranan şartların karşılanmaması veya ortadan kalkması b) Aile ikamet izni alma şartları ortadan kalktıktan sonra kısa dönem ikamet izni verilmemesi c) Hakkında geçerli sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı bulunması ç) Aile ikamet izninin, veriliş amacı dışında kullanıldığının belirlenmesi”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.36)
Liste iki tür sebebi bir arada tutar. (a) ve (b) bentleri şartların düşmesine dayanır; burada belirleyici olan, m.35’teki gelir, konut, sigorta ve sabıka şartlarının izin süresince de korunmasıdır. Başvuru anında sağlanmış olmaları yetmez. (c) ve (ç) ise bağımsız engellerdir: geçerli bir sınır dışı veya giriş yasağı kararı tek başına yeterlidir, ayrıca “veriliş amacı dışında kullanma” tespiti. Pratikte formalite evlilik denetiminin izin verildikten sonraki karşılığıdır.
ⓘ Maddenin (d) bendi 28/7/2016 tarihli 6735 sayılı Kanunla mülga edilmiştir; bu nedenle yürürlükteki sebep listesi yukarıdaki dört bentten ibarettir. İnternette dolaşan eski listelerde beşinci bir bendin görülmesi bundandır.
Görevli Mahkeme ve Başvurunun Reddine İtiraz
Aile ikamet izni başvurusunun reddi bir idari işlemdir; buna karşı idare mahkemesinde iptal davası açılır (adli yargıda değil). Özel bir süre öngörülmediğinden genel dava açma süresi uygulanır:
“Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.”
(2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7)
Yani red işleminin yazılı bildiriminden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu genel süre, sınır dışı etme kararına karşı m.53/3’te öngörülen yedi günlük özel süreyle karıştırılmamalıdır; ikisi farklı işlemlere ilişkindir.
Sık Yapılan Hatalar
- “Oturma izni” ile vatandaşlığı karıştırmak. Aile ikamet izni kalış hakkı verir; vatandaşlık ayrı şartlara bağlı ayrı bir rejimdir.
- İzni destekleyiciden bağımsız sanmak. Aile izni süresi destekleyicinin izin süresini aşamaz (m.34); Türk eş bakımından bu, evliliğin ve destekleyici statüsünün sürmesine bağlıdır.
- Boşanma veya ölümde paniğe kapılmak. m.34/6 ve m.34/7 kısa dönem ikamet iznine geçiş imkânı tanır; şiddet mağduriyetinde üç yıl şartı aranmaz.
- Red kararını kesin sanmak. Formalite evlilik iddiası somut delil ister; red işlemine karşı altmış gün içinde idare mahkemesine başvurulabilir.
- Süreleri karıştırmak. Başvurunun reddinde altmış günlük genel süre (İYUK m.7), sınır dışı kararında ise yedi günlük özel süre (m.53/3) uygulanır.
Özet
Türk vatandaşıyla evli yabancı, Türk eş destekleyici olarak aile ikamet izni alır (m.34); süre her defasında en fazla üç yıldır. Şartlar destekleyici ve yabancı tarafında ayrı ayrı aranır (m.35); Türk eş için bir yıllık ön-ikamet şartı uygulanmaz. Evliliğin gerçekliği denetlenebilir (m.37), ama red somut tespite dayanmalıdır — Danıştay 10. Dairesi isim-imzasız tutanağa dayanan reddi hukuka aykırı bulmuştur. Boşanma (m.34/6) ve ölüm (m.34/7) hâlinde kısa dönem ikamet iznine geçilebilir; şiddet mağduriyetinde üç yıl şartı aranmaz. Başvuru reddedilirse yazılı bildirimden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır (İYUK m.7).
Sıkça Sorulan Sorular
Türk vatandaşıyla evli yabancı hangi ikamet iznini alır?
Türk vatandaşıyla evli yabancı, Türk eşi destekleyici olarak aile ikamet izni alır. 6458 sayılı Kanun m.34'e göre bu izin her defasında en fazla üç yıl için verilir ve halk arasında "oturma izni" olarak da anılır. İzin, evlilik ve aile birliğinin sürmesine bağlıdır.
Aile ikamet izninin şartları nelerdir?
6458 sayılı Kanun m.35'e göre şartlar hem destekleyicide hem yabancıda aranır. Destekleyicide yeterli gelir, uygun barınma ve sağlık sigortası, temiz adli sicil ve adres kaydı; yabancıda ise m.34 kapsamında olmak, birlikte yaşama ve evliliğin ikamet amacıyla yapılmamış olması aranır.
Türk vatandaşının eşi için bir yıl ikamet şartı aranır mı?
Hayır. 6458 sayılı Kanun m.35/2'ye göre, Türk vatandaşlarıyla evli olan yabancılar hakkında, en az bir yıl ikamet izniyle kalmış olma şartı (m.35/1-ç) uygulanmaz. Bu, Türk eşin yabancı eşi bakımından getirilmiş bir kolaylıktır.
Anlaşmalı (formalite) evlilik nasıl denetlenir?
6458 sayılı Kanun m.37'ye göre idare, makul şüphe hâlinde evliliğin sırf ikamet izni almak için yapılıp yapılmadığını araştırır; izin verildikten sonra da denetleyebilir. Anlaşmalı olduğu tespit edilen evliliğe dayalı izin verilmez veya iptal edilir ve süre toplamına katılmaz.
Başvuru formalite evlilik gerekçesiyle reddedilirse ne yapılır?
Red işlemine karşı idare mahkemesinde iptal davası açılır. Danıştay 10. Dairesi, formalite evlilik tespitinin somut delile dayanması gerektiğini; isim ve imza içermeyen, yalnız idare personelinin imzasını taşıyan tutanağa dayanan reddin hukuka aykırı olduğunu kabul etmiştir.
Boşanınca yabancı eşin ikamet izni ne olur?
6458 sayılı Kanun m.34/6'ya göre, en az üç yıl aile ikamet izniyle kalmış olan yabancıya boşanma hâlinde kısa dönem ikamet izni verilebilir. Yabancı eşin aile içi şiddet mağduru olduğu mahkeme kararıyla sabitse üç yıllık süre şartı aranmaz.
Destekleyici Türk eş ölürse yabancının izni ne olur?
6458 sayılı Kanun m.34/7'ye göre, destekleyicinin ölümü hâlinde ona bağlı aile ikamet izniyle kalanlara süre şartı aranmadan kısa dönem ikamet izni verilebilir. Böylece Türk eşin vefatı, yabancıyı doğrudan kaçak duruma düşürmez.
Yabancı uyruklu biriyle Türkiye'de nasıl evlenilir?
Evlendirme Yönetmeliği m.12 uyarınca Türkiye'de bir Türk vatandaşı ile bir yabancı, yetkili Türk evlendirme memuru önünde evlenebilir. Eşlerden birinin yabancı olması hâlinde belediye evlendirme memurlukları ile nüfus müdürleri yetkilidir. Aynı devletin vatandaşı iki yabancı ise, millî kanunları yetki vermişse o devletin Türkiye'deki temsilciliği önünde de evlenebilir.
Evlenme ehliyet belgesi nedir, nereden alınır?
Yabancının kendi hukukuna göre evlenmesine engel bulunmadığını gösteren belgedir. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.13 uyarınca evlenme ehliyeti ve şartları, tarafların evlenme anındaki millî hukukuna tabidir. Yönetmelik, belgenin kişinin uyruğunda bulunduğu devlet makamlarından bizzat temin edilmesini esas alır; mümkün olmazsa evlendirme memurluğunca Genel Müdürlük aracılığıyla da istenebilir.
Yurt dışında kıyılan evlilik Türkiye'de geçerli midir?
Evet. Evlendirme Yönetmeliği m.11, yurt dışında bulunulan ülkenin yetkili makamları önünde yapılan evlenmenin, Türk mevzuatına aykırı olmaması şartıyla Türkiye'de de geçerli olduğunu belirtir. Ancak bildirim zorunludur; yabancı makamdan alınan belgenin evlenme tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde en yakın konsolosluğa verilmesi ya da gönderilmesi gerekir.
Aile ikamet izniyle Türk vatandaşlığı kazanılır mı?
Doğrudan hayır. Aile ikamet izni Türkiye'de kalma hakkı verir; Türk vatandaşlığı ise evlenme yoluyla kazanma gibi ayrı şartlara bağlı ayrı bir rejimdir. Evlilik tek başına vatandaşlık hakkı doğurmaz; koşulların ayrıca sağlanması ve başvuru yapılması gerekir.
İlgili çalışma alanı: Yabancılar Hukuku
← Tüm makaleler