
İçindekiler 10
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Hangi Mahkeme Yetkili? (Türk Mahkemesinin Milletlerarası Yetkisi)
- Hangi Hukuk Uygulanır? Kademeli Bağlama Kuralı (MÖHUK m.14)
- Yabancı Hukukun İçeriği Nasıl Belirlenir?
- Nafaka, Velayet ve Mal Rejimi Hangi Hukuka Tabidir?
- Yabancı Mahkeme Kararının Tanınması
- Yargıtay Uygulaması
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Yabancı uyruklu bir eşle boşanmada iki ayrı soru vardır: hangi mahkeme yetkilidir ve hangi ülkenin hukuku uygulanır. Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisi, iç hukuktaki yer itibariyle yetki kurallarına göre belirlenir (5718 sayılı MÖHUK m.40). Bu genellikle eşlerden birinin Türkiye’deki yerleşim yeridir (TMK m.168). Uygulanacak hukuk ise MÖHUK m.14’teki kademeli bağlama kuralına göre saptanır: önce eşlerin müşterek millî hukuku, ayrı vatandaşlıktalarsa müşterek mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku. Nafaka, velayet ve mal rejimi ayrıca değerlendirilir; yabancı hukukun içeriğini hâkim resen araştırmakla yükümlüdür.
Bu Durumda mısınız?
- Yabancı uyruklu bir eşle Türkiye’de boşanma davası açmayı düşünüyorsunuz.
- Eşinizle birlikte yurt dışında yaşıyorsunuz ve hangi ülkenin hukukunun uygulanacağını merak ediyorsunuz.
- Boşanmanın yanında nafaka, velayet veya mal rejimi konusunda hangi hukukun geçerli olacağını öğrenmek istiyorsunuz.
- Çifte vatandaşlığınız var ve bunun uygulanacak hukuku nasıl etkilediğini soruyorsunuz.
- Yurt dışında alınmış bir boşanma kararının Türkiye’de geçerli olup olmadığını araştırıyorsunuz.
Bu soruların cevabı vatandaşlık, mutad mesken ve dava konusuna göre değişir; mutlaka bir avukata danışın.
Hangi Mahkeme Yetkili? (Türk Mahkemesinin Milletlerarası Yetkisi)
Yabancı unsurlu bir boşanmada önce hangi ülke mahkemesinin davaya bakacağı belirlenir; bu, uygulanacak hukuktan ayrı bir sorudur.
5718 sayılı MÖHUK m.40 — Milletlerarası yetki
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder.
Boşanma davalarında “iç hukukun yer itibariyle yetki kuralı” TMK m.168’dir:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.168
Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Buna göre eşlerden biri Türkiye’de yerleşikse ya da taraflar davadan önce son altı ay Türkiye’de birlikte oturmuşsa Türk mahkemesi yetkilidir. Kanun, Türk vatandaşlarına özgü ek bir yetki imkânı daha tanır:
5718 sayılı MÖHUK m.41 — Türklerin kişi hâllerine ilişkin davalar
Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye’de yer itibariyle yetkili mahkemede, bulunmaması hâlinde ilgilinin sâkin olduğu yer, Türkiye’de sâkin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür.
Bu hüküm sayesinde Türk vatandaşı bir eş, karşı taraf yurt dışında yaşasa ve ortak mutad mesken Türkiye’de bulunmasa bile, belirli şartlarla Türk mahkemesinde dava açabilir.
Hangi Hukuk Uygulanır? Kademeli Bağlama Kuralı (MÖHUK m.14)
Mahkemenin yetkili olması, davaya Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez. Uygulanacak hukuk, MÖHUK m.14’teki üç basamaklı kurala göre ayrıca belirlenir:
5718 sayılı MÖHUK m.14 — Boşanma ve ayrılık
Boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri, eşlerin müşterek millî hukukuna tâbidir. Tarafların ayrı vatandaşlıkta olmaları hâlinde müşterek mutad mesken hukuku, bulunmadığı takdirde Türk hukuku uygulanır.
Sıralama şöyle işler:
- Müşterek millî hukuk — eşlerin ikisi de aynı ülke vatandaşıysa, önce o ülkenin hukuku.
- Müşterek mutad mesken hukuku — taraflar ayrı vatandaşlıktaysa, birlikte mutaden yaşadıkları ülkenin hukuku.
- Türk hukuku — ortak bir mutad mesken de yoksa, son basamak olarak Türk hukuku.
Bu basamaklar atlanamaz: mahkeme önce müşterek millî hukuku, o yoksa müşterek mutad mesken hukukunu araştırmak zorundadır; doğrudan Türk hukukuna geçmek hatalıdır (aşağıdaki Yargıtay uygulamasına bakınız). Kanun ayrıca, tespit edilen yabancı hukukun uygulanmasına bir sınır koyar:
5718 sayılı MÖHUK m.5 — Kamu düzenine aykırılık
Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz; gerekli görülen hâllerde, Türk hukuku uygulanır.
Yani müşterek millî hukuk veya mutad mesken hukuku tespit edilse bile, bu hukukun somut olaydaki hükmü Türk kamu düzenine açıkça aykırıysa uygulanmaz ve gerekirse Türk hukukuna dönülür.
Yabancı Hukukun İçeriği Nasıl Belirlenir?
Kademeli bağlama bir yabancı hukuku işaret ettiğinde, o hukukun içeriğinin ne olduğu ayrıca tespit edilmelidir. Bu, tarafların değil, hâkimin görevidir:
5718 sayılı MÖHUK m.2 — Yabancı hukukun uygulanması
Hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re’sen uygular. Hâkim, yetkili yabancı hukukun muhtevasının tespitinde tarafların yardımını isteyebilir. Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilememesi hâlinde, Türk hukuku uygulanır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu resen-araştırma yükümlülüğünü açık biçimde vurgular:
“Hakim, Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku, tarafların bu hususta bir isteği olup olmadığına bakmaksızın re’sen uygulamak zorundadır (5718 s. MÖHUK m. 2/1).”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/6751, K. 2022/8808, T. 02.11.2022 — bozma)
Uygulamada yabancı hukukun içeriği, Adalet Bakanlığı’na yazılan yazışmalarla veya tarafların sunduğu belge ve bilgilerle araştırılır. Bu araştırma sonuçsuz kalırsa mahkeme son basamağa, yani Türk hukukuna geçebilir; ancak bunu yeterli araştırma yapmadan erken yapmak, aşağıda görüleceği gibi tek başına bozma sebebidir.
Nafaka, Velayet ve Mal Rejimi Hangi Hukuka Tabidir?
Boşanmanın, yabancı eşin Türkiye’deki statüsü bakımından ayrı bir sonucu daha vardır: aile ikamet izni destekleyiciye bağlı olduğundan boşanma bu izni etkiler. Şartları ve boşanma sonrası kısa dönem izne geçiş için Türk vatandaşıyla evli yabancının ikamet izni ve ikamet izni türleri yazılarına bakılabilir.
Boşanmanın ekleri de aynı çerçevede değerlendirilir, ancak bağlama noktaları farklıdır:
5718 sayılı MÖHUK m.14 — Nafaka, velayet ve dava sırasındaki tedbirler (2-4. fıkra)
Boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri hakkında birinci fıkra hükmü uygulanır. Bu hüküm ayrılık ve evlenmenin butlanı hâlinde de geçerlidir. Boşanmada velâyet ve velâyete ilişkin sorunlar da birinci fıkra hükmüne tâbidir. Geçici tedbir taleplerine Türk hukuku uygulanır.
Yani nafaka ve velayet, boşanmaya uygulanan hukuka (müşterek millî hukuk → mutad mesken → Türk hukuku) tabidir; buna karşılık dava sırasında istenen geçici tedbirler (örneğin dava süresince nafaka veya çocukla kişisel ilişki düzenlemesi) doğrudan Türk hukukuna göre karara bağlanır.
Mal rejimi ise ayrı ve farklı bir zaman anına bağlı bir kuralla düzenlenir:
5718 sayılı MÖHUK m.15 — Evlilik malları
Evlilik malları hakkında eşler evlenme anındaki mutad mesken veya millî hukuklarından birini açık olarak seçebilirler; böyle bir seçimin yapılmamış olması hâlinde evlilik malları hakkında eşlerin evlenme anındaki müşterek millî hukuku, bulunmaması hâlinde evlenme anındaki müşterek mutad mesken hukuku, bunun da bulunmaması hâlinde Türk hukuku uygulanır.
Buradaki kritik fark, bağlama noktasının boşanma anı değil, evlenme anı olmasıdır: eşlerin evlendikleri sırada seçtikleri veya sahip oldukları hukuk, aradan yıllar geçse ve vatandaşlık ya da ikamet değişse bile mal rejimi bakımından esas alınır (taşınmazların tasfiyesinde ayrıca bulundukları ülke hukuku uygulanır). Mal paylaşımının Türk hukukuna göre nasıl işlediği için Boşanmada Mal Paylaşımı: Mal Rejimi ve Tasfiye yazımıza bakabilirsiniz.
Yabancı Mahkeme Kararının Tanınması
Yukarıdaki kurallar, davanın Türkiye’de görülmesiyle ilgilidir. Eşler boşanmayı yurt dışında bir mahkemede sonuçlandırdıysa, o karar Türkiye’de kendiliğinden geçerli olmaz; nüfus kayıtlarına işlenebilmesi için ayrı bir tanıma veya tenfiz süreci gerekir. Bu, uygulanacak hukuktan bağımsız, ayrı bir usul konusudur. Ayrıntılı süreç için Tanıma ve Tenfiz: Yurt Dışı Boşanma Kararı yazımıza bakabilirsiniz.
Yargıtay Uygulaması
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, alt derece mahkemelerinin kademeli bağlamayı atlayarak doğrudan Türk hukukuna geçmesini istikrarlı biçimde bozma sebebi saymaktadır:
“O halde, tarafların hangi ülke vatandaşı oldukları belirlendikten sonra öncelikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde eşlerin müşterek milli hukukunun uygulanması, ayrı vatandaşlıkta olmaları halinde müşterek mutad mesken hukukunun uygulanması; müşterek milli hukuk veya müşterek mutad mesken hukukunun bulunmaması ya da bunların Türk kamu düzenine açıkça aykırı görülmesi halinde ise Türk hukukunun uygulanması gerekirken, mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan doğrudan Türk hukuku uygulanarak hüküm tesis edilmesi doğru olmayıp, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/6574, K. 2022/8516, T. 25.10.2022 — bozma)
Bu karar üç noktayı netleştirir: (1) sıralama zorunludur, basamak atlanamaz; (2) kamu düzenine aykırılık yalnızca açık aykırılık hâlinde devreye girer; (3) mahkeme bu adımları gerekçesinde göstermek zorundadır, aksi hâlde karar bozulur. Uygulamada bu durum sıklıkla, aynı ülkeden gelip Türkiye’de yaşayan yabancı çiftlerin davalarında karşımıza çıkar; mahkemeler yabancı hukukun içeriğine ulaşamadıkları için genellikle Türk hukukuna yönelmekte, ancak bu geçişin usulüne uygun bir araştırma sonrasında yapılması aranmaktadır.
Sık Yapılan Hatalar
- Doğrudan Türk hukukunu uygulamak. Önce müşterek millî hukuk, sonra mutad mesken hukuku araştırılmalıdır; bu basamaklar atlanamaz (MÖHUK m.14; Yargıtay 2. HD, E. 2022/6574, K. 2022/8516).
- Yetkili mahkeme ile uygulanacak hukuku karıştırmak. Türk mahkemesi yetkili olsa bile davaya yabancı hukuk uygulanabilir (MÖHUK m.40, m.14).
- Nafaka, velayet ve mal rejimini aynı kefeye koymak. Nafaka ve velayet boşanma hukukuna (m.14), mal rejimi ise evlenme anındaki hukuka (m.15) tabidir. Bağlama zamanı farklıdır.
- Yabancı hukukun araştırılmasını ihmal etmek. Hâkimin resen araştırma yükümlülüğü vardır; taraf yardımı bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz (MÖHUK m.2).
- Yurt dışı kararının kendiliğinden geçerli sanılması. Nüfus kaydı için tanıma veya tenfiz süreci gerekir; bu ayrı bir başvurudur.
- Çifte vatandaşlığın göz ardı edilmesi. Türk vatandaşlığı da bulunan kişiler için millî hukuk kural olarak Türk hukukudur (MÖHUK m.4/b); bu, sonucu doğrudan değiştirebilir.
Özet
- Yabancı unsurlu boşanmada iki ayrı soru vardır: yetkili mahkeme (MÖHUK m.40/41, TMK m.168) ve uygulanacak hukuk (MÖHUK m.14).
- Uygulanacak hukuk, kademeli bağlamayla belirlenir: müşterek millî hukuk → müşterek mutad mesken hukuku → Türk hukuku; kamu düzenine açıkça aykırılık hâlinde yabancı hukuk bertaraf edilir (m.14, m.5).
- Nafaka ve velayet boşanma hukukuna, mal rejimi ise evlenme anındaki hukuka tabidir (m.14, m.15).
- Yabancı hukukun içeriğini hâkim resen araştırır; tespit edilemezse Türk hukuku uygulanır (m.2).
- Yargıtay, bu basamakları atlayan kararları istikrarlı biçimde bozmaktadır (Yargıtay 2. HD, E. 2022/6574, K. 2022/8516).
- Yurt dışında alınan bir boşanma kararı Türkiye’de ancak tanıma/tenfiz ile geçerli olur.
İlgili yazılar: Anlaşmalı Boşanma: Şartları, Süresi ve Süreci · Çekişmeli Boşanma: Süreç, Kusur ve Ne Kadar Sürer? · Tanıma ve Tenfiz: Yurt Dışı Boşanma Kararı · Boşanmada Mal Paylaşımı: Mal Rejimi ve Tasfiye
Sıkça Sorulan Sorular
Yabancı uyruklu eşle boşanmada hangi ülkenin hukuku uygulanır?
5718 sayılı Kanun (MÖHUK) m.14 üç basamaklı bir sıralama öngörür. Önce eşlerin müşterek millî hukuku, taraflar ayrı vatandaşlıktaysa müşterek mutad mesken (birlikte yaşadıkları yer) hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır. Bu sıralama atlanamaz; mahkeme önceki basamağı araştırmadan sonrakine geçemez.
İki eş de aynı yabancı ülkenin vatandaşıysa hangi hukuk uygulanır?
MÖHUK m.14'e göre eşlerin müşterek (ortak) millî hukuku uygulanır. Yani iki eş de aynı ülkenin vatandaşıysa, boşanma sebepleri ve hükümleri kural olarak o ülkenin hukukuna göre değerlendirilir; bu hukukun somut hükmü Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı sürece (MÖHUK m.5).
Eşler farklı ülke vatandaşıysa ne olur?
MÖHUK m.14'e göre taraflar ayrı vatandaşlıktaysa müşterek mutad mesken hukuku, yani birlikte yaşadıkları ülkenin hukuku uygulanır. Böyle bir ortak mutad mesken yoksa Türk hukuku uygulanır; Türkiye'de birlikte yaşayan çiftlerde bu genellikle Türk hukukuna götürür.
Türk vatandaşı ile yabancı eş boşanırsa Türk hukuku mu uygulanır?
Taraflar farklı vatandaşlıkta olduğundan, MÖHUK m.14 gereği önce müşterek mutad mesken hukuku araştırılır. Eşler Türkiye'de birlikte yaşıyorsa mutad mesken Türkiye olur ve Türk hukuku uygulanır; ortak mutad mesken yoksa da son basamak olarak yine Türk hukuku devreye girer.
Çifte vatandaşım (Türk + yabancı); boşanmada hangi millî hukuk esas alınır?
MÖHUK m.4/b'ye göre, birden fazla devlet vatandaşlığına sahip olup bunlardan biri Türk vatandaşlığıysa, millî hukuk olarak Türk hukuku esas alınır. Yani Türk vatandaşlığı da bulunan çifte vatandaşlar için "müşterek millî hukuk" araştırmasında Türk hukuku belirleyicidir.
Uygulanacak yabancı hukuk Türk kamu düzenine aykırıysa ne olur?
MÖHUK m.5'e göre, yetkili yabancı hukukun somut olaya uygulanan hükmü Türk kamu düzenine açıkça aykırıysa bu hüküm uygulanmaz; gerekli görülen hâllerde Türk hukuku uygulanır. Bu istisna dar yorumlanır; her farklılık değil, yalnızca açık aykırılık bu sonucu doğurur.
Yabancı unsurlu boşanma davası hangi Türk mahkemesinde açılır?
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini iç hukuktaki yer itibariyle yetki kuralları belirler (MÖHUK m.40); boşanmada bu kural, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önceki son altı ayda birlikte oturulan yerdir (TMK m.168). Türk vatandaşları için ayrıca MÖHUK m.41'de ek yetki imkânları da düzenlenmiştir.
Uygulanacak hukuk ile yetkili mahkeme aynı şey mi?
Hayır, ikisi ayrı konudur. Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisi bulunması (MÖHUK m.40-41), davaya mutlaka Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez; yetkili Türk mahkemesi, MÖHUK m.14'e göre belirlenen hukuku, gerektiğinde yabancı hukuku uygular.
Nafaka ve velayet hangi hukuka tabidir?
MÖHUK m.14'e göre boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri ve velayete ilişkin sorunlar, boşanmaya uygulanan hukuka (müşterek millî hukuk → mutad mesken → Türk hukuku) tabidir. Buna karşılık dava sırasındaki geçici tedbir talepleri doğrudan Türk hukukuna göre karara bağlanır.
Evlilik süresince edinilen mallar (mal rejimi) hangi hukuka tabidir?
Mal rejimi, boşanmadan ayrı bir bağlama kuralına tabidir. MÖHUK m.15'e göre eşler evlenme anında bir hukuk seçebilir; seçim yoksa evlenme anındaki müşterek millî hukuk, o da yoksa evlenme anındaki müşterek mutad mesken hukuku, son olarak Türk hukuku uygulanır. Taşınmazların tasfiyesinde bulundukları ülke hukuku esas alınır.
Yurt dışında alınan boşanma kararı Türkiye'de geçerli mi?
Yurt dışında alınan boşanma kararı Türkiye'de kendiliğinden geçerli olmaz; nüfus kayıtlarına işlenebilmesi için tanıma veya tenfiz süreci gerekir. Bu, uygulanacak hukuktan ayrı bir konudur ve ayrı bir başvuru gerektirir.
Uygulanacak yabancı hukuku mahkeme kendisi mi bulur?
Evet. MÖHUK m.2'ye göre hâkim, yetkili yabancı hukuku resen (kendiliğinden) uygulamakla yükümlüdür; tarafların bu yönde bir talebi olup olmadığına bakılmaz. Hâkim içeriğin tespitinde tarafların yardımını isteyebilir; içerik tüm araştırmalara rağmen tespit edilemezse Türk hukuku uygulanır.
İlgili çalışma alanı: Yabancılar Hukuku
← Tüm makaleler