
İçindekiler 14
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- İkamet İzni Kaç Çeşittir?
- Kısa Dönem İkamet İzni
- Aile İkamet İzni
- Öğrenci İkamet İzni
- Uzun Dönem (Süresiz) İkamet İzni
- İnsani İkamet İzni
- İnsan Ticareti Mağduru İkamet İzni
- Hangi Tür Size Uygun?
- Türler Arasında Geçiş Yapılabilir mi?
- Başvurunun Reddi, İptali veya Uzatılmaması
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Türkiye’de ikamet izni altı çeşittir (6458 sayılı Kanun m.30): kısa dönem, aile, öğrenci, uzun dönem, insani ve insan ticareti mağduru ikamet izni. Her türün şartı, süresi ve sağladığı haklar farklıdır. Kısa dönem her defasında en fazla iki yıl (m.31); aile izni en fazla üç yıl (m.34); uzun dönem (süresiz) izin için ise kesintisiz en az sekiz yıl ikamet gerekir (m.42-43). Doğru türün seçilmesi, başvurunun kabulü için belirleyicidir.
Bu Durumda mısınız?
Bu rehber şu durumdaki yabancıları ve yakınlarını ilgilendirir:
- Türkiye’de ilk kez ikamet izni alacak ve hangi türün kendisine uyduğunu bilmeyenler,
- Türkiye’de yaşayan bir yakınının (eş, çocuk) yanına aile izniyle gelmek isteyenler,
- Yükseköğrenim için gelen ve öğrenci izni başvuracak yabancılar,
- Uzun süredir Türkiye’de yaşayan ve süresiz (uzun dönem) izne geçmek isteyenler,
- İzin türünü yanlış seçtiği için başvurusu reddedilen yabancılar.
İkamet İzni Kaç Çeşittir?
Kanun, ikamet izinlerini kapalı bir liste hâlinde sayar:
“(1) İkamet izni çeşitleri şunlardır: a) Kısa dönem ikamet izni b) Aile ikamet izni c) Öğrenci ikamet izni ç) Uzun dönem ikamet izni d) İnsani ikamet izni e) İnsan ticareti mağduru ikamet izni”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.30)
Bu türler birbirinin yerine geçmez; her biri farklı bir amaca ve şart setine bağlıdır. Aşağıda altı türü de ayrı ayrı ele alıyoruz.
Kısa Dönem İkamet İzni
En yaygın türdür. Taşınmaz maliki olmak, ticari bağlantı kurmak, bilimsel araştırma veya turizm gibi çeşitli amaçlar buna dayanak olabilir (m.31/1). Süre bakımından temel kural şudur:
“(2) Kısa dönem ikamet izni, birinci fıkranın (j) ve (k) bentleri hariç olmak üzere, her defasında en fazla ikişer yıllık sürelerle verilebilir.”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.31)
Yani kısa dönem izin süresiz değildir; her seferinde en fazla iki yıllık dilimlerle verilir ve süre bitiminde uzatma başvurusu yapılır.
Aile İkamet İzni
Türkiye’de yasal olarak bulunan bir “destekleyici”nin yakınlarını yanına almasını sağlar:
“(1) Türk vatandaşlarının, 5901 sayılı Kanunun 28 inci maddesi kapsamında olanların veya ikamet izinlerinden birine sahip olan yabancılar ile mültecilerin ve ikincil koruma statüsü sahiplerinin; a) Yabancı eşine, b) Kendisinin veya eşinin ergin olmayan yabancı çocuğuna, c) Kendisinin veya eşinin bağımlı yabancı çocuğuna, her defasında üç yılı aşmayacak şekilde aile ikamet izni verilebilir. Ancak, aile ikamet izninin süresi hiçbir şekilde destekleyicinin ikamet izni süresini aşamaz.”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.34)
İki noktaya dikkat edilmelidir. Birincisi, aile izninin süresi destekleyicinin izin süresini aşamaz — destekleyicinin izni biterse aile izni de dayanağını kaybeder. İkincisi, çok eşlilik hâlinde sınırlama vardır: kanuna göre eşlerden yalnızca birine aile ikamet izni verilir.
Öğrenci İkamet İzni
Yükseköğrenim amacıyla gelen yabancılar içindir:
“(1) Türkiye’de bir yükseköğretim kurumunda ön lisans, lisans, yüksek lisans ya da doktora öğrenimi görecek yabancılara öğrenci ikamet izni verilir.”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.38)
Öğrenci ikamet izni, öğrencinin ailesine kendiliğinden aile izni hakkı vermez; bu ayrı bir değerlendirmedir. Ayrıca öğrencilikte geçen sürenin uzun dönem izne nasıl sayılacağı özel kurallara tabidir (aşağıya bakınız).
Uzun Dönem (Süresiz) İkamet İzni
Yabancının en güçlü statüsüdür; süresizdir. Temel şart uzun ve kesintisiz ikamettir:
“(1) Türkiye’de kesintisiz en az sekiz yıl ikamet izniyle kalmış olan ya da Bakanlığın belirlediği şartlara uyan yabancılara, Bakanlığın onayıyla valilikler tarafından süresiz ikamet izni verilir.”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.42)
Bu süreye ek olarak, geçiş şartları 43. maddede sayılır; başta gelen şart sekiz yıllık kesintisiz ikamettir:
“(1) Uzun dönem ikamet iznine geçişte aşağıdaki şartlar aranır: a) Kesintisiz en az sekiz yıl ikamet izniyle Türkiye’de kalmış olmak”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.43)
Aynı madde ayrıca son üç yıl içinde sosyal yardım almamış olmak ve yeterli gelire sahip olmak gibi şartları da içerir. “Kesintisiz” ibaresi kritiktir: yurt dışında geçirilen uzun süreler kesintiye yol açabileceğinden, süre hesabı başvurudan önce dikkatle yapılmalıdır.
İnsani İkamet İzni
Diğer türlerin şartları karşılanmasa bile, istisnai hâllerde verilebilen bir izindir:
“(1) Aşağıda belirtilen hâllerde, diğer ikamet izinlerinin verilmesindeki şartlar aranmadan, Bakanlıkça belirlenen sürelerle sınırlı olmak kaydıyla ve Genel Müdürlüğün onayı alınarak valiliklerce insani ikamet izni verilebilir…”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.46)
İnsani ikamet izni, örneğin sınır dışı kararı alınamayan veya olağanüstü durumdaki yabancılar için öngörülmüştür. Diğer türlerden farkı, standart şartların aranmaması ve idarenin takdirine daha geniş yer tanınmasıdır.
İnsan Ticareti Mağduru İkamet İzni
Kanunun saydığı altıncı türdür ve mantığı diğerlerinden farklıdır: burada amaç bir kalış gerekçesini belgelemek değil, mağdura iyileşme ve düşünme süresi tanımaktır. Bu nedenle otuz günlük ilk izin, kesin bir mağduriyet tespiti beklenmeden, yalnızca kuvvetli şüphe üzerine verilir.
“(1) İnsan ticareti mağduru olduğu veya olabileceği yönünde kuvvetli şüphe duyulan yabancılara, yaşadıklarının etkisinden kurtulabilmeleri ve yetkililerle iş birliği yapıp yapmayacaklarına karar verebilmeleri amacıyla valiliklerce otuz gün süreli ikamet izni verilir. (2) Bu ikamet izinlerinde, diğer ikamet izinlerinin verilmesindeki şartlar aranmaz.”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.48)
İkinci fıkra pratikte belirleyicidir: geçerli pasaport, geçim kaynağı veya sağlık sigortası gibi diğer izinlerde aranan şartların hiçbiri burada aranmaz. Yetkililerle iş birliği yapmak da izin verilmesinin ön şartı değildir; kanun, kişiye bu kararı verebilmesi için zaten süre tanımaktadır.
Süre uzayabilir, ancak bir tavanı vardır:
“(1) İyileşme ve düşünme süresi tanımak amacıyla verilen ikamet izni, mağdurun güvenliği, sağlığı veya özel durumu nedeniyle en fazla altışar aylık sürelerle uzatılabilir. Ancak, bu süreler hiçbir şekilde toplam üç yılı geçemez.”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.49)
Uzatma otuz günlük dilimlerle değil altışar aylık dilimlerle yapılır ve toplam üç yılı aşamaz. Aynı maddenin ikinci fıkrası tek iptal sebebini de gösterir: kişinin kendi girişimiyle suçun failleriyle yeniden bağ kurduğunun belirlenmesi.
Hangi Tür Size Uygun?
Kısa bir karşılaştırma:
- Taşınmazınız/işiniz var, geçici kalacaksınız → kısa dönem (en fazla 2’şer yıl).
- Türkiye’deki bir yakınınızın (eş/çocuk) yanına geleceksiniz → aile (en fazla 3 yıl, destekleyiciye bağlı).
- Yükseköğrenim göreceksiniz → öğrenci.
- Uzun süredir buradasınız, kalıcı statü istiyorsunuz → uzun dönem/süresiz (kesintisiz 8 yıl şartı).
- Standart şartları karşılayamıyor ama olağanüstü bir durumunuz var → insani (istisnai, idari takdir).
Doğru türü seçmek, yalnızca başvurunun kabulü için değil, ilerideki süresiz izne geçiş süresinin doğru hesaplanması için de önemlidir. Aile ikamet izninin şartları, destekleyiciye bağlılığı ve boşanma hâlindeki sonuçları için Türk vatandaşıyla evli yabancının ikamet izni yazısına bakılabilir.
İkamet izni, aynı zamanda vatandaşlığa giden genel yolun da ön şartıdır: Türk vatandaşlığının kazanılması kesintisiz beş yıl ikamet arar. Bu genel yolun yanında istisnai yollar da vardır: taşınmaz yatırımı üzerinden yürüyen süreç için taşınmaz yatırımıyla Türk vatandaşlığı, nitelik ölçütlerine bağlı statü için Turkuaz Kart yazılarına bakılabilir. Buna karşılık iznin süresi kaçırılır veya ihlal edilirse vize/ikamet ihlali ve cezası gündeme gelir.
Türler Arasında Geçiş Yapılabilir mi?
Türlerin birbirinin yerine geçmemesi, aralarında geçiş yapılamayacağı anlamına gelmez. Kalış amacı değiştiğinde yeni amaca uygun izne başvurulabilir; üstelik bazı geçişlerde başvuru yurt dışına çıkmadan, doğrudan valiliğe yapılabilir. Danıştay 10. Dairesi bu çerçeveyi tek paragrafta toplamıştır:
“Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri incelendiğinde, yabancılar tarafından, ikamet izninin verilmesine esas olan gerekçenin sona ermesi veya farklı bir gerekçenin ortaya çıkması hâlinde yeni kalış amaçlarına uygun olarak ikamet izin başvurusunda bulunulabileceği, ayrıca, aile ikamet izninden kısa dönem ikamet iznine geçişlerde ikamet izin başvurusunun istisnai olarak valiliklere yapılabileceği, öte yandan, kısa dönem ikamet izin başvurusunda bulunanların Kanun’un aradığı gerekli şartları sağlamaları kaydıyla kısa dönem ikamet izni alabilecekleri, ancak ilgili yabancı hakkında geçerli sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı bulunması durumunun ikamet izni verilmesine engel olduğu anlaşılmaktadır.”
(Danıştay 10. Daire, E. 2016/938, K. 2021/4947, T. 20.10.2021 — bozma)
Karar dört noktayı birden netleştirir. Bir, iznin dayandığı gerekçe sona erdiğinde veya yeni bir gerekçe doğduğunda yeni amaca uygun başvuru yapılabilir. İki, aile ikamet izninden kısa döneme geçişte başvuru istisnaen valiliğe yapılabilir; yani her geçiş için ülkeden çıkıp yeniden vize alma zorunluluğu yoktur. Üç, geçiş otomatik değildir; yeni türün kendi şartları ayrıca sağlanmalıdır. Dört, geçerli bir sınır dışı veya giriş yasağı kararı bulunması izin verilmesine engeldir. Bu kararın hangi sebeplerle alındığı ve kimlerin kapsam dışında kaldığı için sınır dışı (deport) kararı, sebepleri ve istisnaları, karara karşı yedi günlük yol için sınır dışı etme kararına itiraz ve iptal davası yazılarına bakılabilir.
Aynı dosyada idare, süresi geçmiş bir giriş yasağına dayanarak başvuruyu reddetmişti; Danıştay, işlem tarihinde yasak kalkmış olduğundan bunun sebep unsuru olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Pratikte bu, kayıtların güncelliğinin denetlenebilir olduğunu gösterir: geçmişte konmuş ve sonradan kaldırılmış bir kaydın ret gerekçesi yapılması hukuka aykırılık sebebidir.
Başvurunun Reddi, İptali veya Uzatılmaması
Ret, iptal ve uzatmama üç ayrı işlemdir ama aynı rejime tabidir: Türkiye içinden yapılan taleplerde kararı da tebliği de valilikler yapar. Kanun, bu kararın mekanik olmasını engelleyen bir değerlendirme ölçütü getirir ve kararın ertelenebileceğini açıkça söyler.
“(1) Türkiye içinden yapılan ikamet izni talebinin reddi, ikamet izninin uzatılmaması veya iptali ile bu işlemlerin tebliği valiliklerce yapılır. Bu işlemler sırasında, yabancının Türkiye’deki aile bağları, ikamet süresi, menşe ülkedeki durumu ve çocuğun yüksek yararı gibi hususlar göz önünde bulundurulur ve ikamet iznine ilişkin karar ertelenebilir.”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.25)
Buradaki dört başlık (aile bağları, ikamet süresi, menşe ülkedeki durum ve çocuğun yüksek yararı) dosyaya konulacak belgenin yönünü belirler. Bunlar somut olarak ortaya konmamışsa idarenin bu unsurları değerlendirdiği de görünmez hâle gelir. İkamet izni reddiyle vatandaşlık başvurusunun reddi ayrı işlemlerdir ve ayrı yollarda incelenir; ikincisi için bkz. vatandaşlık başvurusunun reddi ve yargı yolu.
Tebligatın içeriği de kanunla belirlenmiştir:
“(2) İkamet izni talebinin reddi, iznin uzatılmaması veya iptali, yabancıya ya da yasal temsilcisine veya avukatına tebliğ edilir. Tebligatta, yabancının karara karşı itiraz haklarını etkin şekilde nasıl kullanabileceği ve bu süreçteki diğer yasal hak ve yükümlülükleri de yer alır.”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.25)
İki pratik sonucu vardır. Birincisi, tebligat avukata da yapılabilir; vekâlet dosyaya sunulmuşsa sürelerin işlemeye başladığı an bakımından bu önemlidir. İkincisi, tebligatın itiraz yolunu ve süresini göstermesi kanunî bir zorunluluktur. Eksik bir tebligat, sürenin başlangıcı tartışmasını gündeme getirir. İşlem idari nitelikte olduğu için denetim yeri idare mahkemesidir.
Kararı hangi makamın verebileceği, işlemin ne zaman dava edilebilir hâle geldiği ve dava açma süresinin kaç gün olduğu ayrı bir konudur; bunlar için ikamet izni reddinde yetki ve dava süresi yazısına bakınız.
Sık Yapılan Hatalar
- Yanlış tür seçmek. Türler birbirinin yerine geçmez; duruma uymayan tür seçilirse başvuru reddedilir (m.30).
- Aile izninin destekleyiciye bağlı olduğunu unutmak. Aile izni süresi destekleyicinin izin süresini aşamaz (m.34).
- “Kesintisiz sekiz yıl”ı kesikli sanmak. Yurt dışında geçirilen uzun süreler süreyi kesebilir; uzun dönem başvurusunda süre hesabı kritiktir (m.42-43).
- Çalışma izni varken ayrıca ikamet izni almaya çalışmak. Çalışma izni kural olarak ikamet izni yerine geçer (6735 sayılı Kanun m.12).
- Çok eşlilikte tüm eşlere aile izni beklemek. Yalnızca bir eşe aile ikamet izni verilir (m.34).
Özet
Türkiye’de ikamet izni altı çeşittir (m.30); pratikte en çok başvurulanlar kısa dönem, aile, öğrenci, uzun dönem ve insani izinlerdir. Kısa dönem en fazla ikişer yıl (m.31), aile en fazla üç yıl ve destekleyiciye bağlıdır (m.34), uzun dönem/süresiz izin ise kesintisiz sekiz yıl ikamet şartına bağlıdır (m.42-43). Öğrenci izni yükseköğrenim içindir (m.38); insani izin istisnai hâllerde idari takdirle verilir (m.46). Doğru türün seçilmesi ve süre hesabının başvurudan önce yapılması, hem başvurunun kabulü hem de ileride süresiz statüye geçiş açısından belirleyicidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye'de ikamet izni kaç çeşittir?
6458 sayılı Kanun m.30'a göre altı çeşit ikamet izni vardır. Bunlar kısa dönem, aile, öğrenci, uzun dönem, insani ve insan ticareti mağduru ikamet izinleridir. Her birinin verilme şartları, süresi ve sağladığı haklar farklıdır; başvuru yapılmadan önce hangi türün duruma uyduğu doğru belirlenmelidir.
Kısa dönem ikamet izni ne kadar süreyle verilir?
6458 sayılı Kanun m.31'e göre kısa dönem ikamet izni, kanunda belirtilen istisnalar dışında her defasında en fazla ikişer yıllık sürelerle verilebilir. Taşınmaz maliki olmak, ticari bağlantı kurmak, bilimsel araştırma gibi hâller kısa dönem iznine dayanak olabilir. Süre bitiminde uzatma başvurusu gerekir.
Aile ikamet izni kimlere verilir?
6458 sayılı Kanun m.34'e göre destekleyicinin (Türk vatandaşı veya ikamet izni sahibi yabancının) yabancı eşine ve ergin olmayan ya da bağımlı çocuklarına aile ikamet izni verilebilir. İzin her defasında üç yılı aşmayacak şekilde verilir ve süresi hiçbir şekilde destekleyicinin ikamet izni süresini aşamaz.
Birden fazla eş varsa hepsine aile ikamet izni verilir mi?
Hayır. 6458 sayılı Kanun m.34'e göre, vatandaşı olunan ülke hukukuna göre birden fazla eşle evlilik hâlinde, eşlerden yalnızca birine aile ikamet izni verilir. Diğer eşlerin çocukları bakımından ayrı değerlendirme yapılır; bu, uygulamada sık karşılaşılan bir sınırlamadır.
Öğrenci ikamet izni kimlere verilir?
6458 sayılı Kanun m.38'e göre Türkiye'de bir yükseköğretim kurumunda ön lisans, lisans, yüksek lisans ya da doktora öğrenimi görecek yabancılara öğrenci ikamet izni verilir. Bakımı ve masrafları üstlenilen ilk ve orta öğretim öğrencileri için de ayrıca düzenleme öngörülmüştür.
Uzun dönem (süresiz) ikamet izni için kaç yıl gerekir?
6458 sayılı Kanun m.42 ve m.43'e göre, Türkiye'de kesintisiz en az sekiz yıl ikamet izniyle kalmış olan yabancılara, Bakanlığın onayıyla süresiz ikamet izni verilebilir. Ayrıca son üç yıl içinde sosyal yardım almamış olmak ve geçimini sağlayacak gelire sahip olmak gibi ek şartlar aranır.
Öğrencilikte geçen süre uzun dönem iznine sayılır mı?
Uzun dönem ikamet izni için kesintisiz sekiz yıl ikamet şartı aranır (m.43). Ancak öğrenci ikamet izniyle geçirilen sürenin bu hesaba nasıl katılacağı özel kurallara tabidir ve her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle süre hesabı başvuru öncesinde dikkatle yapılmalıdır.
İnsani ikamet izni nedir?
6458 sayılı Kanun m.46'ya göre insani ikamet izni, diğer ikamet izinlerinin şartları aranmadan, Bakanlıkça belirlenen sürelerle sınırlı olmak ve Genel Müdürlüğün onayı alınmak kaydıyla valiliklerce verilebilen istisnai bir izindir. Genellikle sınır dışı edilemeyen veya olağanüstü durumdaki yabancılar için öngörülmüştür.
Çalışma izni ayrıca ikamet izni gerektirir mi?
Kural olarak hayır. 6735 sayılı Kanun m.12'ye göre geçerli çalışma izni, 6458 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca ikamet izni yerine geçer. Yani çalışma izni bulunan yabancı, çalışma izni süresince ayrıca ikamet izni almak zorunda değildir; bu iki izin ayrı ayrı yürütülmemelidir.
İlgili çalışma alanı: Yabancılar Hukuku
← Tüm makaleler