
İçindekiler 9
Bir duruşma gününde tanığınız gelmediğinde ya da elinize “hakkınızda zorla getirme kararı verilmiştir” yazan bir tebligat ulaştığında sorulan soru hep aynıdır: bu bir ceza mı, gözaltı mı, yoksa başka bir şey mi? Kanun bu işlemi zorla getirme olarak adlandırır; uygulamada yazılan yazıya ihzar müzekkeresi ya da ihzar celbi denir. Üçü de aynı işlemi anlatır.
Kısa Cevap
Zorla getirme, çağrıya uymayan kişinin kolluk eliyle adli merciin önüne getirilmesini sağlayan bir usul tedbiridir. Bir yaptırım değil, bir getirme işlemidir: kişi dinlenir ya da sorgusu yapılır, işlem biter. Kimin hakkında ve hangi sonuçlarla çıkarılacağı ise tek bir kuralda toplanmaz. Tanık için ceza yargılamasında ayrı, hukuk yargılamasında ayrı bir rejim vardır; şüpheli ve sanık için ise üçüncü bir rejim.
İhzar Müzekkeresi ile Zorla Getirme Kararı Arasında Fark Var mı?
Terim düzeyinde bir fark yoktur. Kanun metinlerinde geçen kavram zorla getirmedir; ihzar müzekkeresi, mahkeme veya savcılık tarafından kolluğa yazılan yazının uygulamadaki adıdır. Bu nedenle “ihzar kararı çıktı” ile “zorla getirme kararı verildi” cümleleri aynı şeyi söyler.
Ayrım, terimde değil kimin hakkında çıkarıldığındadır. Tanık ile sanık aynı hükme tabi değildir ve bu iki hâlin sonuçları birbirinden farklıdır. Tanığın hak ve yükümlülüklerinin bütünü için tanıklığın kapsamı ve çekinme hakkına, şüpheli ve sanık bakımından uygulanan diğer tedbirler için adli kontrol yükümlülüklerine bakılabilir.
Tanık Hakkında: Ceza Yargılaması
Ceza yargılamasında tanığın çağrılma usulü ve gelmemenin sonucu iki ayrı maddede düzenlenmiştir. Önce çağrı:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.43 — Tanıkların çağrılması
“Tanıklar çağrı kâğıdı ile çağrılır. Çağrı kâğıdında gelmemenin sonuçları bildirilir. Tutuklu işlerde tanıklar için zorla getirme kararı verilebilir. Karar yazısında bu yoldan getirilmenin nedenleri gösterilir ve bunlara çağrı kâğıdı ile gelen tanıklar hakkındaki işlem uygulanır.”
Maddenin ikinci fıkrası çağrının telefon, telgraf, faks veya elektronik posta ile de yapılabileceğini söyler, ancak bir sınır koyar: “Ancak, çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar, bu durumda uygulanmaz.” Bu, pratikte önemli bir ayrımdır. Yalnız telefonla aranıp gelmeyen tanık hakkında zorla getirme kararının dayanağı doğmaz; çağrı kâğıdının usulüne uygun tebliği aranır.
Üçüncü fıkra ayrı bir yol daha tanır: mahkeme, duruşmanın devamı sırasında hemen dinlenilmesi gerekli görülen tanıkların belirteceği gün ve saatte hazır bulundurulmasını görevlilere yazılı olarak emredebilir.
Gelmemenin sonucu ise m.44’tedir:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.44 — Çağrıya uymayan tanıklar
“Usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır.”
Maddenin ikinci fıkrası fiilî hizmette bulunan askerler için ayrı bir infaz yolu öngörür: bu kişiler hakkındaki zorla getirme kararı askerî makamlar aracılığıyla infaz olunur.
Tanık Hakkında: Hukuk Yargılaması
Hukuk davalarında karşılığı HMK m.245’tir ve metin ceza kolundan bir kalem fazlasını içerir:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.245 — Tanığın davete uyma zorunluluğu
“Kanunda gösterilen hükümler saklı kalmak üzere, tanıklık için çağrılan herkes gelmek zorundadır. Usulüne uygun olarak çağrıldığı hâlde mazeret bildirmeksizin gelmeyen tanık zorla getirtilir, gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve beşyüz Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur. Zorla getirtilen tanık, evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse, aleyhine hükmedilen giderler ve disiplin para cezası kaldırılır.”
İki Kanun Aynı Yaptırımı Öngörmüyor
İki metin yan yana konduğunda aradaki fark net görünür. Ceza yargılamasında gelmeyen tanık hakkında zorla getirme ve giderlerin ödettirilmesi vardır; disiplin para cezası öngörülmemiştir. Hukuk yargılamasında ise bu ikisine ek olarak beş yüz Türk Lirasına kadar disiplin para cezası da uygulanır.
| Ceza yargılaması (CMK m.44) | Hukuk yargılaması (HMK m.245) | |
|---|---|---|
| Zorla getirme | Var | Var |
| Giderlerin ödettirilmesi | Var | Var |
| Disiplin para cezası | Yok | Beş yüz Türk Lirasına kadar |
| Sonradan mazeret bildirilmesi | Giderler kaldırılır | Giderler ve disiplin para cezası kaldırılır |
Bu ayrım, “tanık gelmezse para cezası alır” biçimindeki genel cümlenin ceza dosyaları bakımından yanlış olduğunu gösterir. Ceza yargılamasında tanığa yüklenecek olan, gelmemesinin sebep olduğu giderlerdir; kanun bunu kamu alacaklarının tahsili usulüne bağlar.
Her iki kolda da ortak olan bir nokta vardır: mazeretin sonradan bildirilmesi de sonuç doğurur. Tanık, zorla getirildikten sonra gelmemesini haklı gösterecek sebepleri bildirirse aleyhine hükmedilen giderler, hukuk kolunda ayrıca disiplin para cezası kaldırılır.
Şüpheli veya Sanık Hakkında
Şüpheli ve sanık için dayanak ayrıdır ve koşulları daha ağırdır:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.146 — Zorla getirme
“Hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan veya 145 inci maddeye göre çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.”
Maddenin devamı kararın içeriğini ve kişiye tanınan güvenceyi belirler: karar, şüpheli veya sanığın açıkça kim olduğunu, kendisiyle ilgili suçu, gerektiğinde eşkâlini ve zorla getirilmesi nedenlerini içerir; kararın bir örneği şüpheli veya sanığa verilir.
Sürenin sınırı dördüncü fıkradadır:
“Zorla getirme kararı ile çağrılan şüpheli veya sanık derhal, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmidört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve sorguya çekilir veya ifadesi alınır.”
Beşinci fıkra ise işlemin başlangıcını ve bitişini bağlar: zorla getirme, bunun için haklı görülecek bir zamanda başlar ve hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından, sorguya çekilmenin veya ifade almanın sonuna kadar devam eder.
Bu iki fıkra birlikte okunduğunda zorla getirmenin neden bir gözaltı olmadığı görülür. İşlemin ölçüsü, yapılacak usul işleminin kendisidir: sorgu veya ifade bittiğinde tedbir sona erer. Yirmi dört saatlik süre bir üst sınırdır ve yol süresi bu sürenin dışındadır.
Mahkemenin sanık bakımından takdiri ayrıca genişletilmiştir:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.199 — Sanığın duruşmada hazır bulunması
“Mahkeme, sanığın hazır bulunmasına ve zorla getirme kararı veya yakalama emriyle getirilmesine her zaman karar verebilir.”
Karar İnfaz Edilemezse Ne Olur?
Uygulamada en sık karşılaşılan durum, kararın çıkarılıp da yerine getirilememesidir: kişi adreste bulunamaz, tebligat ulaşmaz, kolluk hazır edemez. Bu noktada dosyanın nasıl ilerlediği, hükmün akıbetini belirler.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, zorla getirme kararının infaz edilememesi hâlinde yargılamanın kendiliğinden ilerleyemeyeceğini bozma nedeni olarak yazmıştır:
“…sanık hakkında beyanda bulunduğu anlaşılan İ.Y. hakkında kovuşturma aşamasında zorla getirme kararı çıkarıldığı, ancak kararın adı geçenin adreste bulunamaması nedeniyle infaz edilemediği, tanık ile ilgili adres araştırması yapılmadığı ve tanığın dinlenmediği, bu nedenlerle adı geçenin sanık hakkındaki beyanlarının duruşmada okunması, ayrıca hakkında adres araştırması yapılarak adı geçenin tanık olarak dinlenilmesi,”
(Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/4091, K. 2024/10315, T. 19.09.2024 — bozma)
Hukuk kolunda aynı yaklaşım daha açık bir cümleyle konmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kendi önceki bozma gerekçesini aynen aktardığı bir kararda, kolluğun kararı yerine getirememesinin faturasının taraflara çıkarılamayacağını söylemiştir:
“Ayrıca Mahkemece, tanıkların duruşmada hazır edilmeleri taraflara yüklenemeyeceği gibi, adli kolluğun zorla getirme kararını yerine getirmemesinin sonuçları da taraflara yüklenemez. Buna göre, adresleri bildirilen davalı tanıkları önce usulüne uygun davet edilip, gelmedikleri takdirde zorla getirtilerek dinlenmeleri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5220, K. 2024/7957, T. 30.10.2024 — onama; aktarılan gerekçe aynı Dairenin E. 2023/72, K. 2023/2764 sayılı bozma kararına aittir)
Bu denetimin sıkılığını aynı kararın somut olayı gösterir. Dosyada taraf, duruşmada “Gelmeyen tanıklarım için ihzar müzekkeresi çıkartılmasın, bir dahaki duruşmada hazır edeceğim, hazır edemezsem dinlenmelerinden vazgeçiyorum” demişti. Mahkeme bu beyanı vazgeçme sayarak tanıkları dinlemeden hüküm kurmuş, Daire bunu bozma nedeni saymıştır.
Aynı Daire, 2025 tarihli bir kararında tebligatın geçerliliğini de bu denetimin içine almıştır:
“Tanık … zorla getirme müzekkeresine rağmen hazır olmadığı gerekçesi ile dinlenilmeden hüküm kurulmuş ise de, bu tanığa çıkarılan davetiyede ilgilinin adreste olmadığının bildirilmesine karşın, bu hususun öğrenildiği komşunun adının okunaklı ve anlaşılır şekilde yazılmadığı, tebligatın geçersiz olduğu, tanıkların hangi hususta dinlenileceklerinin de davalı kadın vekili tarafından sunulan delil listesinde belirtildiği görülmüştür.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7352, K. 2025/9063, T. 21.10.2025 — bozma)
Bu üç karar birlikte okunduğunda zorla getirmenin bir “denendi, olmadı” kalemi olmadığı görülür. Kararın çıkarılmış olması tek başına yeterli sayılmamakta; tebligatın geçerliliği, adres araştırmasının yapılıp yapılmadığı ve tanığın dinlenmesinden usulüne uygun biçimde vazgeçilip vazgeçilmediği ayrıca denetlenmektedir.
Ne Yapılabilir?
Zorla getirme kararı bir suçlama değildir; işlemin ölçüsü, yapılacak usul işlemiyle sınırlıdır ve sorgu ya da ifade bittiğinde sona erer. Karara karşı başvuru yolu ise genel hükme tabidir:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.267 — İtiraz olunabilecek kararlar
“Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.”
Yani hâkim tarafından verilen zorla getirme kararı itiraza tabidir; mahkeme kararları bakımından ise itiraz, yalnız kanunun gösterdiği hâllerde açıktır. Bunun dışında pratikte iki ayrı durum vardır.
Hakkında karar verilen kişi bakımından: gelmemenin haklı bir sebebi varsa bu sebep sonradan da bildirilebilir; her iki kanun da bu hâlde aleyhe hükmedilen giderlerin, hukuk yargılamasında ayrıca disiplin para cezasının kaldırılacağını söyler. Şüpheli veya sanık bakımından kararın bir örneğinin kendisine verilmesi gerektiği, kararda suçun ve getirilme nedenlerinin yazılı olacağı unutulmamalıdır.
Tanık göstermiş taraf bakımından: tanığın hazır edilmesi tarafın yükümlülüğü değildir. Yukarıdaki kararların ortak sonucu, mahkemenin usulüne uygun davet, geçerli tebligat ve gerektiğinde adres araştırması yollarını tüketmeden tanığı dinlemekten vazgeçemeyeceğidir. Tanıkların hangi hususlarda dinleneceğinin delil listesinde belirtilmiş olması, bu denetimde tarafın lehine değerlendirilen bir unsurdur.
Özet
Zorla getirme, ihzar müzekkeresi ve ihzar celbi aynı işlemin adlarıdır. Tanık için ceza yargılamasında zorla getirme ve giderler öngörülmüş, disiplin para cezası öngörülmemiştir; hukuk yargılamasında bunlara beş yüz Türk Lirasına kadar disiplin para cezası eklenir. Şüpheli ve sanık için karar ayrı koşullara bağlıdır ve kişi en geç yirmi dört saat içinde, yol süresi hariç, çağıran merciin önüne götürülür. Kararın infaz edilememesi dosyayı kendiliğinden ilerletmez: Yargıtay, adres araştırması yapılmadan ve tebligatın geçerliliği denetlenmeden tanık dinlenmeksizin kurulan hükümleri eksik inceleme nedeniyle bozmaktadır.
- Tanık çağrı kâğıdı ile çağrılır; çağrı kâğıdında gelmemenin sonuçları bildirilirTelefon, faks veya elektronik posta ile de çağrılabilir; ancak bu durumda çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz.CMK m.43
- Usulüne uygun çağrılan kişi geldi mi?
- Geldi → tanık dinlenir, süreç burada biter
- Mazeret bildirmeksizin gelmedi → zorla getirilir ve gelmemesinin sebep olduğu giderler ödettirilirCMK m.44
- Hangi kanun uygulanıyor?
- Ceza yargılaması → zorla getirme ve giderler; ayrıca disiplin para cezası öngörülmemiştirCMK m.44
- Hukuk yargılaması → zorla getirtme, giderler ve beş yüz Türk Lirasına kadar disiplin para cezasıHMK m.245
- Şüpheli veya sanık hakkında karar, tutuklama ya da yakalama için yeterli neden bulunması veya çağrıya uyulmaması hâlinde verilirKarar, kişinin açıkça kim olduğunu, suçu, gerektiğinde eşkâlini ve zorla getirilme nedenlerini içerir; bir örneği kendisine verilir.CMK m.146
- Zorla getirilen şüpheli veya sanık derhal, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran mercinin önüne götürülürCMK m.146
- Karar infaz edilebildi mi?
- İnfaz edildi → sorguya çekilir veya ifadesi alınır; zorla getirme bu işlemin sonuna kadar devam ederCMK m.146
- İnfaz edilemedi → adres araştırması yapılması ve tanığın dinlenmesi gerekir; eksik inceleme bozma sebebidir
- Zorla getirme kararının infaz edilememesinin sonuçları taraflara yüklenemez
Sıkça Sorulan Sorular
İhzar müzekkeresi ne demek?
Kanunun terimi zorla getirme kararıdır; ihzar müzekkeresi ve ihzar celbi uygulamada aynı işlem için kullanılan adlardır. Çağrıya uymayan kişinin kolluk eliyle adli merciin önüne getirilmesini sağlayan bir karardır. Bir ceza değildir; kişinin dinlenmesini veya sorgusunun yapılmasını sağlayan geçici bir usul tedbiridir.
İhzar müzekkeresine rağmen tanık gelmezse ne olur?
Ceza yargılamasında tanık zorla getirilir ve gelmemesinin sebep olduğu giderler kendisine ödettirilir (CMK m.44). Hukuk yargılamasında buna ek olarak beş yüz Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına da hükmolunur (HMK m.245). Her iki kanunda da tanık, gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır.
Zorla getirme kararı çıkarsa kişi ne kadar tutulur?
Şüpheli veya sanık, zorla getirme kararı ile derhal, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür. Zorla getirme, haklı görülecek bir zamanda başlar ve sorguya çekilmenin veya ifade almanın sonuna kadar devam eder (CMK m.146).
Zorla getirme kararı kimler hakkında çıkarılabilir?
Tanıklar hakkında usulüne uygun çağrılıp mazeretsiz gelmedikleri takdirde (CMK m.44, HMK m.245); şüpheli veya sanık hakkında ise tutuklama kararı verilmesi ya da yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunduğunda veya çağrıya uyulmadığında (CMK m.146). Mahkeme, sanığın hazır bulunmasına ve zorla getirme kararı ile getirilmesine her zaman karar verebilir (CMK m.199).
Tanık adreste bulunamadığı için zorla getirme kararı infaz edilemezse mahkeme ne yapar?
Mahkeme, tanığı dinlemekten vazgeçemez. Yargıtay kararlarına göre adres araştırması yapılması ve tanığın usulüne uygun biçimde dinlenmesi gerekir; kolluğun kararı yerine getirememesinin sonuçları taraflara yüklenemez. Bu koşullar sağlanmadan kurulan hüküm eksik inceleme nedeniyle bozulmaktadır.
Tutuklu işlerde tanık için baştan zorla getirme kararı verilebilir mi?
Evet. CMK m.43 tutuklu işlerde tanıklar için zorla getirme kararı verilebileceğini düzenler. Karar yazısında bu yoldan getirilmenin nedenleri gösterilir ve tanığa çağrı kâğıdı ile gelen tanıklar hakkındaki işlem uygulanır.
Zorla getirme kararı ile yakalama emri aynı şey midir?
Hayır. Zorla getirme, kişinin belirli bir usul işlemi için merci önüne getirilmesini sağlar ve sorgunun ya da ifade almanın sonunda biter. Yakalama emri ise ayrı bir koruma tedbiridir. CMK m.146 zorla getirme kararını, tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenlerin bulunmasına bağlı ayrı bir karar olarak düzenler.