Usul Hukuku

Kanun Yararına Bozma Nedir? CMK 309 Şartları ve Sonuçları

İstinaf veya temyizden geçmeden kesinleşen karara karşı kanun yararına bozma nasıl işler? Başvuru yetkisi, dört ayrı bozma sonucu, Yargıtayın cezayı doğrudan düzeltmesi ve HAGB sınırı.

7 dk okumaYayımlanma:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Kanun yararına bozma başvurusunun olağanüstü incelemesi
İçindekiler 9

Bir ceza kararı kesinleştiğinde dosyanın kapandığı düşünülür. Oysa istinaf veya temyiz incelemesinden hiç geçmeden kesinleşmiş kararlar için hukuk düzeni ayrı bir denetim kanalı bırakmıştır. Kanun yararına bozma, bu kanalın adıdır ve olağan kanun yollarından üç noktada ayrılır: hüküm kesinleştikten sonra işler, başvuru yetkisi taraflarda değildir, verilen bozma kararına direnilemez.

Kanun Yararına Bozma Ne Demek?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu kurumu ve amacını şöyle tanımlar:

“Kanun yararına bozma yolu ise temyiz ve istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlere karşı başvurulabilen olağanüstü bir kanun yolu olup amacı, ülke sathında uygulama birliğine ulaşılması, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/1, K. 2024/95, T. 28.02.2024 — itirazın değişik gerekçeyle kabulü)

Aynı kararda başvurunun ön şartı da tek cümleyle konur:

“Bu kanun yoluna başvurabilmenin ilk ve temel koşulu verilen hüküm veya kararın istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmasıdır.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/1, K. 2024/95, T. 28.02.2024 — itirazın değişik gerekçeyle kabulü)

Bu koşul kurumun sınırını da çizer. İstinaf veya temyiz denetiminden geçmiş bir hüküm, sonucu ne olursa olsun bu yola konu edilemez. Kanun yararına bozma, olağan denetimin yerine geçen bir ikinci temyiz değildir; olağan denetimin hiç işlemediği dosyalar için öngörülmüş bir tamamlayıcıdır.

Kim Başvurur?

Maddenin ilk iki fıkrası yetkiyi ve yolu birlikte düzenler:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.309 — Kanun yararına bozma

Madde 309 – (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.

(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

Okurun pratikte en çok yanıldığı nokta buradadır. Hükümlü, sanık veya müdafi bu istemi doğrudan Yargıtaya götüren taraf değildir. Maddenin öznesi, hukuka aykırılığı öğrenen Adalet Bakanlığıdır. İlgilinin yapabileceği şey, aykırılığı gerekçeleriyle Bakanlığa bildirerek yolun işletilmesini istemektir. Bakanlık istemi iletmezse dosya Yargıtay önüne gelmez.

İkinci bir yetki kanalı daha vardır ve kapsamı dardır:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.310 — Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması

Madde 310 – (1) 309 uncu maddede belirtilen yetki, aynı maddenin dördüncü fıkrasının (d) bendindeki hâllere özgü olmak üzere ve kanun yararına olarak re’sen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından da kullanılabilir.

(2) 309 uncu madde gereğince Adalet Bakanlığı tarafından başvurulduğunda bu yetki, artık Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından kullanılamaz.

Ceza Genel Kurulu bu ikinci kanalın hangi durumlar için ayrıldığını açıklar: bozmayla yetinilmeyip aykırılığın bizzat giderilmesi gereken hâller.

“Yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunan ve Yargıtay ceza dairesince hükmün bozulması ile yetinilmeyip hukuka aykırılığın bizzat giderilmesi gereken hâllerde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı bu yetkiyi kullanarak kanun yararına bozma nedenlerini gösterir ihbarnamesini düzenleyerek ilgili ceza dairesine gönderebilecektir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/50, K. 2024/78, T. 21.02.2024 — itirazın kabulü)

Bozmanın Sonucu Dörde Ayrılır

Bozma kararı tek tip bir sonuç doğurmaz. Dördüncü fıkra, bozulan kararın niteliğine göre dört ayrı sonuç öngörür:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.309 — Bozma nedenleri

(4) Bozma nedenleri:

a) 223 üncü maddede tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.

b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.

c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.

d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.

BendBozulan kararSonuç
(a)Esası çözmeyen kararAynı hâkim veya mahkeme yeniden karar verir
(b)Mahkûmiyet hükmünün esas dışı yönü veya savunma hakkını kısıtlayan usul işlemiYeniden yargılama; yeni hüküm önceki cezadan ağır olamaz
(c)Esası çözen, mahkûmiyet dışındaki hükümAleyhte sonuç doğmaz, yeniden yargılama gerekmez
(d)Cezanın kaldırılmasını veya hafifletilmesini gerektiren hâlYargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder

(b) bendindeki “önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz” kaydı ile (c) bendindeki “aleyhte sonuç doğurmaz” kaydı birlikte okunduğunda, bu yolun hükümlü aleyhine bir sürprize dönüşmesinin önlendiği görülür.

Yargıtay Cezayı Doğrudan Düzeltir mi?

(d) bendi kâğıt üstünde kalmış bir yetki değildir. Hesap hatasıyla fazla ceza belirlenen bir dosyada Yargıtay 2. Ceza Dairesi aykırılığı mahkemeye göndermeden kendisi gidermiştir:

“…hükümlünün mahkûmiyetine esas nitelikli hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e ve 143. maddeleri gereğince tayin olunan 4 yıl 6 ay hapis cezasından, anılan Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında 3 yıl 9 ay hapis cezası belirlenmesi gerektiği hâlde, hesap hatası yapılarak 4 yıl 2 ay 18 gün hapis cezasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.”

(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/20893, K. 2024/269, T. 10.01.2024 — bozma)

Bu örnek kurumun pratik değerini gösterir. İstinaf süresi kaçırıldığı için kesinleşmiş, beş aya yakın fazla ceza içeren bir hüküm, yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmiştir.

Bozma Kararına Direnilebilir mi?

Olağan temyizde yerel mahkeme bozmaya direnebilir ve uyuşmazlık Ceza Genel Kuruluna taşınır. Burada bu yol kapalıdır:

(5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez.

Kural, kurumun amacıyla tutarlıdır. Amaç ülke genelinde uygulama birliği olduğuna göre, bozmanın yerel mahkemece tartışmaya açılması sonucu geciktirmekten başka işe yaramazdı.

HAGB Kararlarında Sınır

Bu bölüm, uygulamada en çok yanlış anlaşılan noktadır ve Ceza Genel Kurulu 2024’te ayrımı netleştirmiştir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı itiraz kanun yoluna tabidir, temyize değil. Bu nedenle karar istinaf veya temyizden geçmeden kesinleşir ve ilk bakışta kanun yararına bozmanın tam hedefinde görünür. Ceza Genel Kurulu da kararın kendisinin bu yola konu olabileceğini kabul eder. Ancak denetlenebilecek olan, kararın kendi koşullarıdır: ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyet bulunup bulunmadığı, zararın giderilip giderilmediği ve denetim süresinin doğru tayin edilip edilmediği gibi objektif hususlar.

Geri bırakılan hükmün içeriği ise denetlenemez. Gerekçe, hükmün henüz hukuken var olmamasıdır:

“Bu nedenle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği ahvalde hükmün içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, kanun yararına bozma yoluyla denetlenmesi olanağı bulunmamaktadır.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/1, K. 2024/95, T. 28.02.2024 — itirazın değişik gerekçeyle kabulü)

Kararın somut sonucu bu ayrımı görünür kılar. Adalet Bakanlığı, fuhuş suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle bozma istemişti; yani doğrudan hükmün içeriğini hedef alıyordu. Ceza Genel Kurulu istemi bu nedenle reddetmiş, asıl uyuşmazlığı ise değerlendirmemiştir. Karar oy çokluğuyla alınmış, iki üye itirazın reddi yönünde karşı oy kullanmıştır.

Pratik karşılığı şudur: hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen bir kişi, “suçun unsurları oluşmamıştı” gerekçesiyle bu yolu işletemez. O tartışma ancak hüküm açıklandığında veya düşme kararı verildiğinde, olağan kanun yollarında yapılabilir. Buna karşılık denetim süresinin kanuna aykırı belirlenmesi gibi bir aykırılık, karar kesinleşmiş olsa da bu yolla giderilebilir. Ayrımın ne olduğunu anlamak için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının şartları ve denetim süresi ayrıca okunmalıdır.

Hukuk Davasında Karşılığı: Kanun Yararına Temyiz

Aynı ihtiyaç hukuk yargılamasında ayrı bir adla düzenlenmiştir:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.363 — Kanun yararına temyiz

MADDE 363- (1) İlk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla kesin olarak verdikleri kararlar ile yine bu sıfatla verdikleri ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.

(2) Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, karar kanun yararına bozulur. Bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.

(3) Bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir ve Bakanlıkça Resmî Gazetede yayımlanır.

İkinci fıkradaki cümle iki kolu birbirinden ayıran temel farktır. Hukuk kolunda bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Bozma kararı içtihat oluşturur ve Resmî Gazetede yayımlanır, ancak somut dosyadaki tarafın durumunu değiştirmez. Ceza kolunda ise m.309/4’ün (b) ve (d) bentleri hükümlünün cezasını fiilen etkiler. Bu nedenle hukuk davasında kanun yararına temyiz beklentisi, ceza dosyasındaki beklentiyle aynı tutulmamalıdır.

Başvuru İçin Süre Var mı?

CMK m.309 ve m.310 metinlerinde istem için bir süre öngörülmemiştir. Bunun sebebi kurumun mantığında yatar: yol zaten kesinleşmiş kararlar için açıktır, dolayısıyla kaçırılacak bir kanun yolu süresi kalmamıştır. Aranan koşul süre değil, kararın istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmasıdır.

Bu, istemin her zaman sonuç vereceği anlamına gelmez. Bakanlığın istemde bulunma yetkisi bağlı yetki değildir ve yolun işletilip işletilmeyeceği ilgilinin elinde değildir.

Diğer Olağanüstü Kanun Yollarından Farkı

Kesinleşmiş karara karşı üç ayrı kanal vardır ve karıştırılmamalıdır:

YolNeye dayanırKim başvurur
Kanun yararına bozma (CMK m.309)Kararın hukuka aykırı olmasıAdalet Bakanlığı; sınırlı hâlde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı
Yargılamanın yenilenmesi (CMK m.311, m.314)Hükmün dayandığı maddi temelin çürümesiHükümlü, müdafi, Cumhuriyet savcısı ve ilgililer
Karar düzeltme ve benzeri tashih yollarıKararın kendisindeki maddi yanlışlıkTaraflar

Ayrım şuradadır: yargılamanın yenilenmesi olguya, kanun yararına bozma hukuka aykırılığa dayanır. Sahte belge ortaya çıktığında yenileme, kanunun yanlış uygulandığı anlaşıldığında kanun yararına bozma gündeme gelir. Olağan kanun yollarının nasıl işlediği için temyiz başvurusunun şartları ve süresi ile istinaf kanun yolunun kapsamı ayrı ayrı ele alınmıştır.

Kanun yararına bozma isteminin işleyişiİstemin doğduğu andan bozmanın sonucuna kadar; her aşama yazı gövdesinde dayanağıyla açıklanmıştır.
  1. Karar, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş olmalıdırBu, kanun yoluna başvurabilmenin ilk ve temel koşuludur. Olağan kanun yolundan geçmiş bir hüküm bu yola konu olmaz.CMK m.309
  2. İstemi kim ileri sürüyor?
    • Hukuka aykırılığı öğrenen Adalet Bakanlığı, bozma istemini yasal nedenleriyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirirCMK m.309
    • Yalnız dördüncü fıkranın (d) bendindeki hâllere özgü olmak üzere, yetkiyi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı re'sen de kullanabilirCMK m.310
  3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı nedenleri aynen yazarak istemi ilgili ceza dairesine verirCMK m.309
  4. Ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görüyor mu?CMK m.309
    • Yerinde görmezse → istem reddedilirCMK m.309
    • Yerinde görürse → karar veya hüküm kanun yararına bozulurCMK m.309
  5. Bozmanın sonucu, bozulan kararın türüne göre dörde ayrılırCMK m.309
    • Davanın esasını çözmeyen karar → hâkim veya mahkeme, inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verirCMK m.309
    • Mahkûmiyet hükmünün esası dışındaki yön veya savunma hakkını kısıtlayan usul işlemi → yeniden yargılama yapılır, yeni hüküm önceki cezadan ağır olamazCMK m.309
    • Esası çözen ve mahkûmiyet dışındaki hüküm → aleyhte sonuç doğurmaz, yeniden yargılama gerekmezCMK m.309
    • Cezanın kaldırılmasını veya hafifletilmesini gerektiren hâl → Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmederCMK m.309
  6. Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemezCMK m.309

Sıkça Sorulan Sorular

Kanun yararına bozma nedir?

İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan olağanüstü kanun yoludur. Olağan kanun yollarından farkı, hüküm kesinleştikten sonra işlemesi ve başvuru yetkisinin taraflara değil Adalet Bakanlığı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına tanınmış olmasıdır.

Kanun yararına bozma istemini hükümlü doğrudan yapabilir mi?

Hayır. CMK m.309 istemi Adalet Bakanlığına, m.310 ise sınırlı bir hâl grubunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına tanır. Hükümlü veya müdafii, hukuka aykırılığı Adalet Bakanlığına bildirerek bu yolun işletilmesini isteyebilir; istemi bizzat Yargıtaya götüren taraf değildir.

Kanun yararına bozma için süre var mı?

CMK m.309 ve m.310 metinlerinde istem için bir süre öngörülmemiştir. Aranan koşul süre değil, kararın istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmasıdır.

Kanun yararına bozma kararına karşı direnilebilir mi?

Hayır. CMK m.309 son fıkrası, bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemeyeceğini açıkça düzenler. Bu yönüyle olağan temyiz bozmasından ayrılır.

Yargıtay cezayı kendisi düzeltebilir mi?

Bozma nedeni hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir ceza verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder. Bu hâlde dosya yeniden yargılama için mahkemeye gönderilmez.

HAGB kararı kanun yararına bozulabilir mi?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kendisi bu yola konu olabilir. Ancak Ceza Genel Kurulu, geri bırakılan hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkların bu yolla denetlenemeyeceğine karar vermiştir; çünkü o hüküm henüz hukuken varlık kazanmamıştır.

Hukuk davasında kanun yararına bozma var mı?

Karşılığı HMK m.363'teki kanun yararına temyizdir. Sonucu ceza kolundan farklıdır: hukuk kolunda bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir ve Resmî Gazetede yayımlanır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Görev ve yetki itirazları, süre hesabı, istinaf ve temyiz başvuruları gibi yargılamanın usul sorunlarını takip eder.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp