Ceza Hukuku

Adli Para Cezası Nedir? Hesaplanması, Hapisten Çevrilmesi ve Ödenmemesi

Adli para cezası nasıl hesaplanır, hapis paraya çevrilir mi, taksit nasıl istenir ve ödenmezse ne olur? İnfaz zinciri, hapis üst sınırı, itiraz mercii ve zamanaşımı TCK m.50-52 ile 5275 sayılı Kanun m.106'ya göre.

12 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Yükselen madenî para sütunları
İçindekiler 21

Kısa Cevap

Adli para cezası, belirlenen bir gün sayısının bir gün karşılığı miktarla çarpılıp Devlet Hazinesine ödenmesinden ibaret bir ceza yaptırımıdır (TCK m.52). Bazı suçların doğrudan yaptırımı adli para cezasıdır; bazı hâllerde ise bir yıl ve daha az süreli (kısa süreli) hapis cezası, koşulları varsa TCK m.50 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir. Adli para cezası ödenmezse, ödenmeyen kısım önce kamuya yararlı işe, buna uyulmazsa hapse çevrilir (İnfaz Kanunu m.106).

Bu Durumda mısınız?

  • Hakkınızda adli para cezasına hükmedildi ve tutarın nasıl hesaplandığını anlamıyorsunuz.
  • Kısa süreli bir hapis cezanız var ve bunun paraya çevrilip çevrilemeyeceğini merak ediyorsunuz.
  • Adli para cezasını ödeyemeyecek durumdasınız ve ödemezseniz hapse girip girmeyeceğinizi soruyorsunuz.
  • Cezayı taksitle ödemek istiyorsunuz.

Sonuç; cezanın türüne, süresine ve kişisel durumunuza göre değişir. Somut dosyanız için bir avukata danışmanız önemlidir.

Adli Para Cezası Nedir?

Adli para cezası, hapis cezası gibi bir ceza yaptırımıdır; ancak kişinin özgürlüğünü değil malvarlığını hedefler. Türk Ceza Kanunu, adli para cezasını “gün para sistemi” ile düzenler: mahkeme önce bir tam gün sayısı belirler, sonra bunu bir günün karşılığı olan miktarla çarpar.

“Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.”

(TCK m.52/1)

Adli para cezası; idari para cezasından (trafik cezası, KVKK cezası gibi) ve mağdura ödenen tazminattan farklıdır. Bir ceza mahkûmiyetidir ve Devlet Hazinesine ödenir.

Dayandığı Kanun Maddeleri

Adli para cezası rejimi üç ayrı düzenlemeye dayanır: hesaplanması ve taksitlendirilmesi TCK m.52’de, hapisten çevrilmesi TCK m.50’de, ödenmemesi hâlindeki infazı ise 5275 sayılı İnfaz Kanunu m.106’da düzenlenmiştir.

Cezanın hesaplanması ve taksiti — TCK m.52: hesaplama kuralını veren birinci fıkrayı yukarıda aktardık. Maddenin üçüncü fıkrası ise kararın nasıl yazılacağını belirler:

“Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.”

(TCK m.52/3)

Hapis cezasının çevrilmesi — TCK m.50:

“Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.”

(TCK m.50/2)

“Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.”

(TCK m.50/3)

Ödenmemesi hâlinde infaz — 5275 sayılı İnfaz Kanunu m.106:

“Adlî para cezasını içeren ilâm Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde adlî para cezasının ödenmesi için hükümlüye 20 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir ödeme emri tebliğ eder.”

(5275 sayılı Kanun m.106/2)

Bu üç maddenin ayrı ayrı bilinmesi pratikte önemlidir: kararın hüküm kısmına itiraz ile infaz aşamasındaki şikâyet farklı mercilere yapılır (aşağıda “Görevli Mahkeme, İtiraz ve Zamanaşımı” bölümüne bakınız).

Nasıl Hesaplanır?

Bir günün karşılığı olan miktar, kişinin ekonomik durumuna göre belirlenir:

“En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.”

(TCK m.52/2)

Buna göre bir gün karşılığı miktar 100 ilâ 500 TL arasında takdir edilir. Örneğin 80 gün üzerinden ve günlüğü 100 TL takdir edilirse ceza 8.000 TL olur.

Gün sayısı ile bir gün karşılığı miktarın ayrı ayrı gösterilmesi bir usul inceliği değildir. Ceza Genel Kurulu, bu gösterimin eksikliğinin doğrudan infaz aşamasını kilitlediğini ve hükümlü aleyhine sonuç doğurabileceğini vurgular:

“miktarın belirlenmemesinin hükmün infazı sırasında tereddüte yol açabileceği gibi”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/404, K. 2022/666, T. 25.10.2022 — bozma)

Sebebi somuttur: ceza ödenmezse ödenmeyen kısım gün miktarına çevrilerek infaz edilir (5275 sayılı Kanun m.106/3). Kararda bir günün karşılığı yazmıyorsa, kalan borcun kaç güne denk geldiği hesaplanamaz. Aynı kararda Genel Kurul, bu aykırılığın düzeltilerek onama ile giderilemeyeceğini, bozma sebebi olduğunu belirtmiştir.

(Not: bir gün karşılığı alt-üst sınır zaman içinde kanunla artırılmıştır; eski tarihli kararlarda ve kaynaklarda daha düşük rakamlar geçer; güncel aralığı esas alın.)

Hapis Cezam Adli Para Cezasına Çevrilir mi?

En çok merak edilen soru budur. Yalnızca kısa süreli hapis cezaları (kural olarak bir yıl ve daha az süreli hapis) TCK m.50 uyarınca adli para cezasına (ya da diğer seçenek yaptırımlara) çevrilebilir:

“Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; a) Adlî para cezasına, … çevrilebilir.”

(TCK m.50/1)

Çevirme mahkemenin takdirindedir; ancak keyfi değildir. Yargıtay, sanığın lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesi hâlinde bu talebin TCK m.50 (seçenek yaptırıma çevirme) uygulamasını da kapsadığını, çevirme veya çevirmeme kararının gerekçelendirilmesi gerektiğini kabul eder:

“kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin ve cezanın ertelenmesine dair aynı Kanun’un 51. maddesinin de uygulanmasını kapsadığı”

(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/5707, K. 2024/9425, T. 06.06.2024)

İki önemli sınır vardır: (1) Suç tanımında hapis ile adli para cezası seçenek olarak öngörülmüş ve mahkeme hapse hükmetmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez (TCK m.50/2). (2) Otuz gün ve daha az hapis cezaları ile on sekiz yaşından küçük veya altmış beş yaşından büyük kişilere verilen bir yıl ve daha az hapis cezaları, daha önce hapse mahkûm olunmamışsa çevrilmek zorundadır (TCK m.50/3).

Tekerrür Nedeniyle Hapse Hükmedilmişse Çevirme Kapalı mıdır?

Uygulamada sık karşılaşılan bir yanılgı, TCK m.50/2 yasağının her seçenekli suçta işlediğinin sanılmasıdır. Oysa yasak, hâkimin tercih hakkını kullanarak hapsi seçtiği hâle özgüdür. Mükerrir sanıkta hâkimin böyle bir tercihi yoktur — TCK m.58/3 hapsi zorunlu kılar. Yargıtay bu ayrımı açıkça yapar:

“Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında mükerrir olması nedeniyle uygulanan maddede seçenek olarak öngörülen yaptırımlardan hakimin tercih hakkı bulunmadığından zorunlu olarak hapis cezasına hükmedilmiş olması karşısında, bu cezanın, koşulların bulunması durumunda aynı Kanunun 50/1.maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesine yasal bir engel bulunmamaktadır.”

(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2010/26198, K. 2012/14765, T. 23.05.2012 — bozma)

Aynı kararda Daire, yerel mahkemenin “TCK’nın 50/2.maddesi gereğince sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına” biçimindeki gerekçesini yasal olmayan gerekçe sayarak hükmü bozmuştur.

Doğrudan Adli Para ile Seçenek (Çevrilen) Adli Para Farkı

  • Doğrudan (müstakil) adli para cezası: Suçun kanunda öngörülen asıl yaptırımı adli para cezasıdır (ya da hâkim doğrudan adli para cezasına hükmeder).
  • Seçenek (çevrilen) adli para cezası: Kısa süreli hapis cezasının TCK m.50 uyarınca adli para cezasına çevrilmesiyle ortaya çıkar.

Ayrım pratikte önemlidir. Adli para cezasına çevirme talebi reddedilirken mahkemenin kanunun aradığı ölçütleri fiilen değerlendirmesi gerekir; kalıp gerekçe yeterli değildir:

“sanıkların kişilikleri, sosyal ve ekonomik durumları, yargılama sürecinde duydukları pişmanlıkları ve suçun işlenmesindeki özellikler değerlendirilmeden”

(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/6731, K. 2024/13937, T. 08.10.2024 — bozma)

Ayrıca bu değerlendirme yalnız adli para cezasını değil, TCK m.50/1’deki diğer seçenek yaptırımları da kapsar (kamuya yararlı işte çalıştırma, belirli yerlere gitmekten yasaklanma gibi).

Taksitle Ödeyebilir miyim?

Evet. Hâkim, kişinin ekonomik durumunu gözeterek ödeme için süre (mehil) verebileceği gibi taksit de bağlayabilir:

“Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz.”

(TCK m.52/4)

Dikkat: taksitlerden biri zamanında ödenmezse geri kalanın tamamı bir defada tahsil edilir ve ödenmeyen adli para cezası hapse çevrilir (TCK m.52/4).

Mehil ile Taksit Birlikte Verilebilir mi?

Hayır. Ceza Genel Kurulu, m.52/4’teki iki imkânın seçimlik olduğunu, ikisine birden hükmedilemeyeceğini belirtir:

“Mahkeme faile hükümlü olduğu adli para cezasını ödemesi için, hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere süre verebilir. Ancak sürenin sonundan başlamak üzere ayrıca taksitlendirme yapılamaz. Çünkü, yasa koyucu anılan maddede seçimlik iki yöntem düzenlemiş olup, her iki hal de hakimin takdirine bağlı olmakla birlikte, hakimin bu seçeneklerden yalnızca birine hükmetmesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla TCY nın 52/4. maddesi uyarınca hem süre verme hem de taksitlendirme bir arada uygulanamaz.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2010/8-241, K. 2010/253, T. 07.12.2010 — onama)

Kararda Taksit Aralığı Yazmıyorsa

Bu bir bozma sebebi değildir; boşluk içtihatla doldurulmuştur. Yargıtay, mahkemenin aksine bir kayıt koymadığı hâllerde taksitlerin birer ay ara ile ödeneceğinin kabul edildiğini ve bunun infazda gözetilebileceğini belirtir:

“mahkemece aksine bir kayıt öngörülmemesi nedeniyle kararda gösterilmeyen taksit sürelerinin birer ay ara ile olduğu kabul edildiğinden ve bu husus infazda gözetilebileceğinden, bozma nedeni”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/12730, K. 2020/2391, T. 04.03.2020)

Hüküm Taksitlendirilmemişse Sonradan Taksit İsteyebilir miyim?

Evet — ama dar bir kapıdan. Karar taksite bağlanmamışsa, bir ay içinde cezanın üçte birini ödeyen hükümlü kalanı iki taksitte ödeme izni isteyebilir:

“Hükümde, adlî para cezası takside bağlanmamış ise, bir aylık süre içinde adlî para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksidin süresinde ödenmemesi hâlinde, verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır.”

(5275 sayılı Kanun m.106/6)

Bu, mahkemeden değil infaz aşamasında kullanılan bir haktır ve üçte birlik ödemenin bir ay içinde yapılmasına bağlıdır.

Adli Para Cezasını Ödemezsem Ne Olur?

Adli para cezasını içeren karar Cumhuriyet Başsavcılığına verilir; savcı otuz gün içinde bir ödeme emri tebliğ eder (İnfaz Kanunu m.106/2). Süresinde ödenmezse hapis doğrudan devreye girmez; önce kamuya yararlı iş uygulanır:

“Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir.”

(5275 sayılı İnfaz Kanunu m.106/3)

Bu sıralama 2014’te 6545 sayılı Kanun ile getirilmiştir; öncesinde ödenmeyen ceza doğrudan hapis olarak infaz ediliyordu. Değişikliğin kurduğu sıra fıkranın kendi lafzından çıkar: ödeme emrine uyulmazsa ceza doğrudan hapse dönüşmez; önce iki saat çalışma karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırmaya karar verilir. Hapis, ancak bu programa uyulmaması hâlinde ve çalışılan günler mahsup edilerek devreye girer.

Kişi bu programa uymazsa, çalıştığı günler mahsup edilerek kalan kısım açık ceza infaz kurumunda infaz edilir.

Kararda “Hapse Çevrilecektir” Yazmıyorsa Ne Olur?

Bir şey değişmez. İnfaz Kanunu, bu ihtimali ayrı bir fıkrada, tek cümleyle karşılamıştır:

Adlî para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilâmında yazılı olmasa bile üçüncü fıkra hükmü Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanır.

(5275 sayılı İnfaz Kanunu m.106/5)

Dolayısıyla kararda ihtarın yazılmamış olması tek başına bozma sebebi yapılamaz.

En Fazla Ne Kadar Hapis Yatılır?

En çok sorulan sorulardan biridir ve kanunda üst sınır vardır:

“Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez.”

(5275 sayılı Kanun m.106/7)

Ayrıca infaz her an durdurulabilir: hükümlü, yatmadığı veya çalışmadığı günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkarılır ya da çalıştırılma sona erer (m.106/8). Hapis veya çalışma cezayı tamamen karşılamazsa, kalan kısım artık ceza olarak değil kamu alacağı olarak, 6183 sayılı Kanun’a göre tahsil edilir (m.106/11).

Kritik ayrım: adli para cezasından çevrilen hapis, normal hapis gibi infaz edilmez:

“16 ncı madde hükümleri saklı kalmak üzere, adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.”

(5275 sayılı Kanun m.106/9)

Yani bu hapiste koşullu salıverilme yoktur; buna karşılık hak yoksunlukları (TCK m.53) bakımından kişi hapis cezasına mahkûm sayılmaz, esas alınan yine adli para cezasıdır.

Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezası ise ödenmese dahi hapse çevrilemez (İnfaz Kanunu m.106/4).

Görevli Mahkeme, İtiraz ve Zamanaşımı

Adli para cezasında iki ayrı aşama ve dolayısıyla iki ayrı başvuru yolu vardır. Karıştırılmaları en sık görülen usul hatasıdır.

AşamaNeye itirazNereye
HükümCezanın kendisine, miktarına, çevrilmemesineKanun yolu (istinaf/temyiz), süresi içinde
İnfaz — hükmün yorumuMahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama; lehe kanun (TCK m.7) değerlendirmesiHükmü veren mahkeme
İnfaz — cezanın hesabıÇektirilecek cezanın hesabı; cezanın yerine getirilip getirilemeyeceğiİnfaz hâkimliği

Bu ayrım 2020’de netleşmiştir. İnfaz Kanunu m.98, 7242 sayılı Kanun’la değiştirilerek iki başvuru yolu birbirinden ayrılmıştır:

“a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden, b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir.”

(5275 sayılı Kanun m.98/1 — 14.04.2020 tarihli 7242 sayılı Kanun ile değişik)

Bu değişiklik öncesindeki kaynaklar yanıltıcıdır. 2020’den önce her iki hâlde de “hükmü veren mahkeme” yetkiliydi; internetteki pek çok metin hâlâ eski hâli anlatmaktadır. Ödeme emrine, kamuya yararlı işte çalıştırma kararına ya da hesaplanan gün miktarına ilişkin uyuşmazlıklar bugün infaz hâkimliğinin alanındadır.

Başvurunun cezanın infazını kendiliğinden durdurmadığını da eklemek gerekir; mahkeme veya infaz hâkimliği olayın özelliğine göre ayrıca erteleme ya da durdurma kararı verebilir (m.98/2).

Zamanaşımı

Adli para cezaları, ceza zamanaşımı bakımından en kısa bantta yer alır:

“Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl.”

(TCK m.68/1-e)

Bu süre hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işler (TCK m.68/5). Süre dolarsa ceza infaz edilemez. Çocuklarda süreler kısalır: fiil sırasında 12-15 yaş arasındakiler için sürenin yarısı, 15-18 yaş arasındakiler için üçte ikisi geçmekle ceza infaz edilmez (TCK m.68/2).

Adli Para Cezası Ertelenir mi, Sabıkaya İşler mi?

  • Erteleme: Cezanın ertelenmesi yalnızca hapis cezasına özgüdür; kanun, iki yıl veya daha az hapis cezasının ertelenebileceğini söyler (TCK m.51/1). Dolayısıyla adli para cezası ertelenmez.
  • Adli sicil (sabıka): Adli para cezası bir mahkûmiyet olduğundan adli sicile işler. Bu yönüyle, denetim süresi sonunda sicilde görünmeyen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından (HAGB) farklıdır.

Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?

Ceza hukukunda kural, olay tarihinde yürürlükte olan kanunun uygulanmasıdır; ancak sonradan yürürlüğe giren daha lehe hüküm geriye yürür (TCK m.7/2 — lex mitior). Adli para cezasının bir gün karşılığı miktarı zaman içinde kanunla artırılmıştır; bu nedenle eski tarihli kaynaklarda görülen düşük rakamlar güncel değildir. Olay tarihinizdeki ve karar tarihindeki düzenlemeyi ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.

Sık Yapılan Hatalar

  • İnfaz aşamasındaki itirazı yanlış mercie yapmak. Cezanın hesabına ilişkin uyuşmazlık 2020’den bu yana infaz hâkimliğine aittir (5275 m.98/1-b); hükmü veren mahkemeye başvuru süre kaybettirir.
  • Ödeme emrini “tebligat hatası” sanıp beklemek. Ödeme emri tebliğ edildikten sonra süre işlemeye başlar; süre geçince savcılık kamuya yararlı işte çalıştırma kararını resen verir (m.106/5).
  • Mahkemeden hem mehil hem taksit istemek. İkisi seçimliktir; Genel Kurul ikisine birden hükmedilemeyeceğini belirtmiştir.
  • Taksitlendirilmemiş karar için üçte birlik ödeme penceresini kaçırmak. m.106/6 hakkı bir aylık süreye bağlıdır; bu süre geçtikten sonra kullanılamaz.
  • “Hapse çevrilecektir” ihtarının kararda olmamasını lehe delil saymak. İhtar yazılmasa da m.106/3 uygulanır ve bu tek başına bozma sebebi yapılamaz.
  • Kararda bir gün karşılığı miktarın yazılmamasını önemsiz görmek. Bu eksiklik infazda tereddüde yol açar; Genel Kurul bunu bozma sebebi saymıştır.
  • Adli para cezasından çevrilen hapiste koşullu salıverilme beklemek. m.106/9 bu hapiste koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmayacağını açıkça söyler.
  • Mükerrir olduğu için çevirmenin kapalı olduğunu varsaymak. Tekerrür nedeniyle zorunlu olarak hapse hükmedilmişse TCK m.50/2 yasağı işlemez.

Özet

  • Adli para cezası = tam gün sayısı × bir gün karşılığı (100-500 TL), Devlet Hazinesine ödenir (TCK m.52); idari para ve tazminattan farklıdır.
  • Kararda gün sayısı ile bir gün karşılığı miktar ayrı ayrı gösterilmelidir (TCK m.52/3); gösterilmezse infaz hesaplanamaz ve karar bozulur.
  • Kısa süreli hapis (bir yıl ve daha az) koşulları varsa adli para cezasına çevrilebilir (TCK m.50); bazı hâllerde çevirme zorunludur, tekerrürde ise m.50/2 yasağı işlemez.
  • Taksit mümkündür (2 yıla kadar, 4+ taksit); mehil ile taksit seçimliktir, aralık yazılmamışsa birer ay kabul edilir. Taksitlendirilmemiş hükümde bir ay içinde üçte biri ödeyen kalanı iki taksitte ödeyebilir (5275 m.106/6).
  • Ödenmezse önce kamuya yararlı iş, uyulmazsa açık cezaevinde hapis (5275 m.106/3); bu hapis üç yılı (birden fazla hükümde beş yılı) geçemez, ertelenemez ve koşullu salıverilmeye tabi değildir. Çocuklarda hapse çevrilemez.
  • Hüküm aşamasında kanun yolu, infaz aşamasında infaz hâkimliği görevlidir (5275 m.98/1-b, 2020 değişikliği). Ceza zamanaşımı on yıldır (TCK m.68/1-e).
  • Adli para cezası ertelenmez (erteleme yalnız hapse özgü, TCK m.51) ama adli sicile işler.

İlgili yazılar: Mahsup Ne Demek? Cezadan Mahsup ve Şartları · Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir? Şartları ve Denetim Süresi · Müsadere Ne Demek? Eşya ve Kazanç Müsaderesi (TCK 54-55)

Sıkça Sorulan Sorular

Adli para cezası ile idari para cezası aynı şey mi?

Hayır. Adli para cezası bir ceza mahkûmiyetidir, ceza mahkemesince hükmedilir ve adli sicile işler. İdari para cezası (trafik cezası gibi) bir idari yaptırımdır, idari makamca verilir ve sabıkaya işlemez.

Adli para cezası nasıl hesaplanır?

Mahkeme önce 5 ile 730 arasında bir tam gün sayısı belirler, sonra bunu bir gün karşılığı 100-500 TL arasında takdir ettiği miktarla çarpar (TCK m.52). Kararda gün sayısı ve bir gün karşılığı miktar ayrı ayrı gösterilir.

Hapis cezam paraya çevrilir mi?

Yalnızca kısa süreli hapis cezaları (kural olarak bir yıl ve daha az) TCK m.50 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir. Otuz gün ve altı hapis cezaları ile 18 yaş altı/65 yaş üstü kişilerin bir yıl ve altı cezalarında, daha önce hapse mahkûm olunmamışsa çevirme zorunludur.

Adli para cezasını ödemezsem hapse girer miyim?

Doğrudan hapse girmezsiniz. Ödenmeyen kısım önce kamuya yararlı işe çevrilir; bu programa uymazsanız kalan kısım hapis olarak infaz edilir (İnfaz Kanunu m.106). Çocuklarda ise adli para cezası hapse çevrilemez.

Adli para cezasını taksitle ödeyebilir miyim?

Evet. Hâkim bir yıla kadar ödeme süresi verebilir veya taksit bağlayabilir; taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit sayısı dörtten az olamaz (TCK m.52/4). Bir taksit ödenmezse kalan tamamı tahsil edilir.

Adli para cezası ertelenir mi?

Hayır. Erteleme yalnızca hapis cezasına özgüdür (TCK m.51/1). Adli para cezası için mehil ve taksit imkânı vardır, ama erteleme uygulanmaz.

Adli para cezası sabıka kaydına işler mi?

Evet. Adli para cezası bir mahkûmiyet olduğu için adli sicile kaydedilir. HAGB'den farkı budur: HAGB'de denetim süresi sorunsuz geçerse hüküm sicilde görünmez.

Adli para cezasında ceza zamanaşımı ne kadar?

On yıldır. TCK m.68/1-e, beş yıla kadar hapis ve adli para cezalarında ceza zamanaşımını on yıl olarak belirler. Süre, hükmün kesinleştiği ya da infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işler. Çocuklarda bu süre yaşa göre yarıya veya üçte ikiye iner.

Adli para cezası ödenmezse en fazla ne kadar hapis yatılır?

Kanunda üst sınır vardır. Adli para cezası yerine çektirilen hapis üç yılı, birden fazla hükümle adli para cezasına mahkûmiyet hâlinde beş yılı geçemez (5275 sayılı Kanun m.106/7). Ayrıca yatmadığınız veya çalışmadığınız günlere karşılık gelen parayı öderseniz hapisten çıkarılırsınız (m.106/8).

Adli para cezasından çevrilen hapiste koşullu salıverilme uygulanır mı?

Hayır. Adli para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bu infazda koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz (5275 sayılı Kanun m.106/9). Buna karşılık hak yoksunlukları bakımından esas alınan yine adli para cezasıdır.

Mehil ile taksit birlikte verilebilir mi?

Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, TCK m.52/4'teki mehil ve taksit imkânlarının seçimlik olduğunu, sanığın şahsi ve ekonomik hâllerine göre yalnızca birine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Kararda taksit aralığı yazmıyorsa taksitler ne zaman ödenir?

Mahkeme aksine bir kayıt koymamışsa taksitlerin birer ay ara ile ödeneceği kabul edilir ve bu husus infaz aşamasında gözetilir. Yargıtay bunu tek başına bozma sebebi saymaz.

Hüküm taksitlendirilmemişse sonradan taksit isteyebilir miyim?

Sınırlı bir imkân vardır. Karar taksite bağlanmamışsa, bir aylık süre içinde cezanın üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine kalan kısmın birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir (5275 sayılı Kanun m.106/6). İlk taksit süresinde ödenmezse bu izin hükümsüz kalır.

Adli para cezasının infazına nereye itiraz edilir?

Aşamaya göre değişir. Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama varsa hükmü veren mahkemeye, çektirilecek cezanın hesabında duraksama varsa ya da cezanın yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülüyorsa infaz hâkimliğine başvurulur (5275 sayılı Kanun m.98/1). Bu ayrım 2020'de 7242 sayılı Kanun ile getirilmiştir.

Kararda ödenmezse hapse çevrileceği yazmıyorsa ne olur?

Sonuç değişmez. Adli para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilamında yazılı olmasa bile 5275 sayılı Kanun m.106/3 hükmü Cumhuriyet Başsavcılığınca resen uygulanır. Fıkra bunu açıkça söylediği için, ihtarın kararda yer almaması tek başına bir bozma sebebi değildir.

Mükerrir olduğum için hapse hükmedildi, ceza paraya çevrilebilir mi?

Çevrilebilir. TCK m.50/2 yasağı, hâkimin tercih hakkını kullanarak hapsi seçtiği hâle özgüdür. Tekerrür nedeniyle (TCK m.58/3) zorunlu olarak hapse hükmedildiyse hâkimin bir tercihi yoktur; Yargıtay bu durumda diğer koşullar varsa seçenek yaptırıma çevirmenin önünde yasal engel bulunmadığını kabul eder.

Doğrudan adli para cezası ile çevrilen adli para cezası aynı sonuçları mı doğurur?

İkisi de adli para cezasıdır, ancak çevrilen (seçenek) adli para cezası kısa süreli hapisten dönüştüğü için koşulları TCK m.50'ye tabidir. Doğrudan adli para cezası ise suçun asıl yaptırımıdır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli, sanık ve katılan vekilliğini üstlenir; tutukluluk ve kanun yolu başvurularını takip eder.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp