
İçindekiler 15
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Adli Sicil Kaydı ile Arşiv Kaydı Farkı
- Adli Sicil Kaydı Ne Zaman Arşive Alınır?
- Arşiv Kaydı Ne Zaman Silinir? — Tablo
- Beş Yıl Ne Zaman Başlar? “Arşive Alınma Koşullarının Oluştuğu Tarih”
- Kaydı Kim Siler? Mahkeme mi, Genel Müdürlük mü?
- Talep Aranmaksızın Silinen Hâller
- Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi (Memnu Hakların İadesi)
- Şartları ve başvurulacak mahkeme
- Süre geçmekle haklar kendiliğinden geri gelmez
- Kayıt Hangi Süreçlerde Karşınıza Çıkar?
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Adli sicil (sabıka) kaydı, bir mahkûmiyetin kesinleşmesiyle oluşur. Cezanın infazı tamamlandığında (ya da etkin pişmanlık, ceza zamanaşımı veya genel af hâllerinde) kayıt adli sicilden silinerek arşiv kaydına alınır (5352 sayılı Kanun m.9). Arşiv kaydı ise kural olarak, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle; hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetlerde ise daha uzun sürelerle tamamen silinir (m.12). Yani “silinme” iki aşamalıdır: önce adli sicilden arşive geçer, sonra arşivden tamamen silinir.
Bu Durumda mısınız?
- Bir mahkûmiyetiniz var ve sabıka kaydınızın ne zaman temizleneceğini öğrenmek istiyorsunuz.
- E-devletten aldığınız belgede kayıt hâlâ görünüyor ve neden silinmediğini merak ediyorsunuz.
- İş başvurusu, memuriyet veya ruhsat için temiz kayıt gerekiyor.
- Cezanız affedildi/infaz edildi ama kayıt duruyor; arşiv kaydının ne olduğunu soruyorsunuz.
- Yasaklanmış hakların geri verilmesi ile kaydın erken silinip silinemeyeceğini merak ediyorsunuz.
Kaydın hangi aşamada olduğu ve hangi sürelere tabi olduğu sonucu belirler. Somut dosyanız için bir avukata danışın.
Adli Sicil Kaydı ile Arşiv Kaydı Farkı
İki kavram sık karıştırılır:
- Adli sicil kaydı (sabıka kaydı): Kesinleşmiş mahkûmiyetin aktif olarak tutulduğu kayıttır. Bu kayıt, cezanın infazı tamamlanana kadar adli sicilde görünür.
- Arşiv kaydı: Cezanın infazı tamamlanınca (veya diğer hâllerde) adli sicil kaydı silinir ve bilgi arşive aktarılır. Arşiv kaydı, herkese değil yalnızca belirli kurumlara (ve kanunda sayılan hâllerde) verilir; genel iş başvurularında görünmez.
Bu nedenle “kaydım silindi mi?” sorusunun cevabı iki aşamalıdır: kayıt önce arşive geçer, ardından kanuni sürelerle tamamen silinir.
Adli Sicil Kaydı Ne Zaman Arşive Alınır?
Kanun, adli sicil kaydının hangi hâllerde silinip arşive alınacağını sayar: cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, mahkûmiyeti bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, ceza zamanaşımının dolması ve genel af. Ayrıca ilgilinin ölümü hâlinde kayıt tamamen silinir:
5352 sayılı Kanun m.9/2
“Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir.”
Adlî para cezasına mahkûmiyet ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler ise adli sicile alınmadan doğrudan arşive kaydedilir (m.9/3).
Arşiv Kaydı Ne Zaman Silinir? — Tablo
Süreleri belirleyen fıkra şudur:
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.12/1
“Madde 12- (1) (Değişik: 5/4/2012-6290/2 md.) Arşiv bilgileri; a) İlgilinin ölümü üzerine, b) Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren; 1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle, 2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle, c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle, tamamen silinir.”
Fıkranın uzun (b) bendi her mahkûmiyet için işlemez: yalnızca Anayasa m.76 ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların bir hak yoksunluğuna bağladığı mahkûmiyetleri kapsar. Onun dışında kalan her mahkûmiyet, (c) bendindeki beş yıllık rejime tabidir. Aşağıdaki tablo bu üç bendi, ayrı bir fıkrada düzenlenen akıl hastalığı hâliyle (m.12/4) birlikte gösterir:
| Mahkûmiyetin türü | Silinme süresi |
|---|---|
| İlgilinin ölümü | Ölüm üzerine hemen silinir |
| Diğer mahkûmiyetler | Arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 5 yıl |
| Hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler | Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı + 15 yıl; bu karar yoksa 30 yıl |
| Akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbiri (m.12/4) | İnfazının tamamlanmasıyla silinir |
Görüldüğü gibi çoğu mahkûmiyette arşiv kaydı, koşulların oluşmasından beş yıl sonra silinir; ancak Anayasa m.76 veya diğer kanunlarda bir hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde süre uzar.
Beş Yıl Ne Zaman Başlar? “Arşive Alınma Koşullarının Oluştuğu Tarih”
Kanunun süreyi bağladığı an, mahkûmiyet tarihi ya da kaydın fiilen arşive işlendiği gün değil; arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihtir (5352 sayılı Kanun m.12/1-c). Bu ifade soyut durur, ama Ceza Genel Kurulu ertelenmiş bir mahkûmiyette süreyi adım adım hesaplayarak göstermiştir: denetim süresinin dolmasıyla hüküm infaz edilmiş sayılmış, koşullar o anda oluşmuş ve beş yıl o tarihten işlemiştir.
“söz konusu hükmün temyiz edilmeksizin 13.12.2006 tarihinde kesinleştiği, hükmün kesinleşmesi ile 1 yıllık denetim süresinin başladığı, 13.12.2007 tarihinde hükmün infaz edilmiş sayıldığı, infaz edilmiş sayılması ile birlikte arşiv kaydına alınma koşullarının oluştuğu ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca arşive alınma tarihinden itibaren beş yılın geçmesi ile 13.12.2012 tarihinde arşivden silinme koşullarının oluştuğu”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/616, K. 2022/446, T. 15.06.2022 — bozma)
Aynı karar, sürenin dolmasının pratik sonucunu da gösterir. Kurul, silinme koşulları oluşmuş kaydı taşıyan sanığı “engel sabıkası bulunmayan” saymış ve buna bağlı olarak kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırıma çevrilmesi zorunluluğunu kabul etmiştir:
“Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükümlerinin suç tarihi itibarıyla 65 yaşından büyük olan ve adli sicil kaydına göre engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında mahkûm edildiği bir yılın altındaki hapis cezalarının TCK’nın 50/3. maddesi gereğince aynı Kanun’un 50/1. maddesinde belirtilen para cezası dahil seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğu bulunduğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/616, K. 2022/446, T. 15.06.2022 — bozma)
Yani sürenin dolması yalnızca bir kayıt işlemi değildir; sonraki bir ceza dosyasında somut bir hukuki sonuç doğurur. Bu tespit, o dosyadaki uygulamaya ilişkindir: hangi kaydın hangi başvuruda ne ölçüde dikkate alınacağı, o başvurunun kendi mevzuatına göre belirlenir.
Kaydı Kim Siler? Mahkeme mi, Genel Müdürlük mü?
Kaydı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü siler; mahkeme değil. Süre dolduğunda silme için mahkemeye başvurmak, uygulamada en sık yapılan usul hatasıdır. Yargıtay, 11.04.2012’den itibaren bu işlemin münhasıran Genel Müdürlüğe ait olduğunu, mahkemenin silme kararı veremeyeceğini belirterek yerel mahkemenin ek kararını kanun yararına bozmuştur:
“11.04.2012 tarihinden itibaren adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin münhasıran Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
(Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/217, K. 2024/845, T. 05.02.2024 — kanun yararına bozma)
Dairenin dayandığı yer, Kanun’un geçici 2. maddesi ile m.12/1’in 2012’de 6290 sayılı Kanun’la yeniden yazılmış olmasıdır. Pratik sonucu şudur: süre dolduğu hâlde kayıt duruyorsa gidilecek merci mahkeme değil, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüdür. Bu, bir sonraki başlıktaki yasaklanmış hakların geri verilmesi talebinden ayrı bir yoldur; o talep mahkemeye yapılır, silme talebi Genel Müdürlüğe.
Talep Aranmaksızın Silinen Hâller
Bazı durumlarda kayıt, herhangi bir başvuruya gerek olmadan silinir:
5352 sayılı Kanun m.12/2
“Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir.”
5352 sayılı Kanun m.12/3
“Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.”
Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi (Memnu Hakların İadesi)
Bir mahkûmiyet, belirli hakların kullanılmasını (memuriyet, seçilme gibi) engelleyebilir. Yasaklanmış hakların geri verilmesi (eski adıyla memnu hakların iadesi), bu hak yoksunluklarının mahkeme kararıyla ortadan kaldırılmasıdır. Bu karar, hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde arşiv kaydının silinme süresini de etkiler: yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmışsa süre on beş yıla iner; bu karar yoksa arşiv kaydının silinmesi için otuz yıl geçmesi gerekir. Bu nedenle özellikle hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde bu yola başvurmak önemlidir.
Şartları ve başvurulacak mahkeme
Kanun iki şartı birlikte arar. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.13/A:
(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması, gerekir.
Maddenin kapsamına dikkat edilmelidir: hüküm, Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların bağladığı hak yoksunlukları için işler. TCK m.53’ün beşinci ve altıncı fıkraları ise saklı tutulmuştur.
İnfazın genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukuki nedenle sona erdiği hâllerde süre farklıdır. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.13/A:
(2) Mahkûm olunan cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukukî nedenle son verilmiş olması halinde, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilmesi için, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi gerekir. Ancak, bu süre kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına üç yıl eklenmek suretiyle bulunacak süreden az olamaz.
Başvuru mercii bakımından iki seçenek vardır. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.13/A:
(3) Yasaklanmış hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine, hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir.
Yani başka bir şehre taşınmış olmanız engel değildir: ikametgâhınızdaki aynı derecedeki mahkemeye başvurabilirsiniz. Mahkeme kararını dosya üzerinde inceleme yaparak ya da Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir; karara karşı hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanunu’nda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir.
Süre geçmekle haklar kendiliğinden geri gelmez
Şartların gerçekleşmesi tek başına yetmez; Yargıtay, hakların iade edildiğinin bir mahkeme kararıyla tespitini zorunlu sayar:
“Anılan kanun maddesinde açıklanan süreler geçtikten sonra talepte bulunan iyi halli hükümlünün memnu haklarının iade edildiğinin bir kararla tespit edilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.”
(Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/24066, K. 2025/1920, T. 11.03.2025 — bozma, oy birliği)
Aynı kararda yerel mahkeme, hükümlünün adli sicil ve arşiv kaydına rastlanmadığı gerekçesiyle “talepte hukuki yarar yok” deyip başvuruyu reddetmişti. Daire bu gerekçeyi kabul etmemiş; arşiv kaydının bulunmasını yasaklanmış hak kavramına dâhil saymış ve şartlar gerçekleşmişse mahkemenin bu yola gitmesi gerektiğini belirtmiştir:
“sanık hakkında adli sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, sanığın cezasının infaz edildiği tarihinden itibaren 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13 üncü maddesinin (A) bendinde yer alan 3 yıllık sürenin geçmiş olduğu ve sanığın daha sonra yeni bir suç işlememiş olması halinde; mahkemesince yapılacak değerlendirmede sanığın hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklamış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.”
(Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/24066, K. 2025/1920, T. 11.03.2025 — bozma, oy birliği)
Bu iki tespitin pratik sonucu: kaydınızın “temiz görünmesi”, yasaklanmış hakların geri verilmesi talebinizi anlamsız kılmaz. Hak yoksunluğu, kaydın görünürlüğünden ayrı bir hukuki durumdur ve ancak mahkeme kararıyla kaldırılır.
Kayıt Hangi Süreçlerde Karşınıza Çıkar?
Uygulamada bu konunun sorulmasının sebebi çoğu zaman kaydın kendisi değil, bir başvurunun kayda takılmasıdır. Burada üç ayrı kayıt sık karıştırılır:
| Kayıt | Neyi gösterir | Kim görebilir |
|---|---|---|
| Adli sicil kaydı | Kesinleşmiş ceza mahkûmiyetleri | Kişinin kendisi ve kanunda yetkili kılınan merciler |
| Arşiv kaydı | Adli sicilden çıkarılmış eski mahkûmiyetler | Kanunda sayılan sınırlı merciler |
| GBT kaydı | Hakkında arama, yakalama gibi bir işlem bulunup bulunmadığı | Kolluk |
Bu üçü aynı şey değildir ve biri silindiğinde diğeri kendiliğinden silinmez. Özellikle GBT, bir mahkûmiyet kaydı değil bir işlem kaydıdır; adli sicil temiz olsa dahi hakkınızda devam eden bir işlem GBT’de görünebilir.
Memuriyete giriş, silah ruhsatı, bazı meslek ruhsatları ve güvenlik soruşturması gerektiren başvurularda hangi kaydın hangi ölçüde dikkate alınacağı, o başvuruya ilişkin özel mevzuata göre belirlenir; bu nedenle “kaydım silindi, artık hiçbir yerde görünmez” biçimindeki genel kabul her başvuru için doğru değildir. Güvenlik soruşturmasının kapsamını güvenlik soruşturması olumsuz gelirse yazımızda inceledik.
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Kaydın hangi aşamada olduğunu öğrenin. Kaydınız hâlâ adli sicilde mi, yoksa arşive mi geçti? E-devlet veya adliye üzerinden adli sicil ve arşiv kaydınızı sorgulayabilirsiniz.
- İnfazın tamamlandığını belgeleyin. Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının bittiğini gösteren belgeler, kaydın arşive alınması için gereklidir.
- Başlangıç tarihini doğru saptayın. Beş yıl, mahkûmiyet ya da kesinleşme tarihinden değil, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten işler (5352 sayılı Kanun m.12/1-c). Ertelenmiş bir cezada bu an, denetim süresinin dolup hükmün infaz edilmiş sayıldığı tarihtir.
- Sürelerin dolup dolmadığını kontrol edin. Diğer mahkûmiyetlerde beş yıl; hak yoksunluğu doğuranlarda on beş/otuz yıl kuralını değerlendirin.
- Kayıt kendiliğinden silinmediyse doğru mercie başvurun. Süre dolmasına rağmen kayıt silinmediyse başvurulacak yer mahkeme değil, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüdür; Yargıtay bu işlemi münhasıran Genel Müdürlüğe ait saymaktadır.
- Hak yoksunluğu varsa yasaklanmış hakların geri verilmesini talep edin. Bu talep, silme talebinden ayrı bir yoldur ve mahkemeye yapılır (5352 sayılı Kanun m.13/A). Hem hak kısıtlamalarını kaldırır hem de arşiv kaydının silinme süresini kısaltır.
Sık Yapılan Hatalar
- Adli sicil ile arşiv kaydını karıştırmak. Kayıt önce arşive geçer, sonra kanuni sürelerle tamamen silinir; ikisi ayrı aşamalardır.
- İnfaz bitmeden silinme beklemek. Kayıt, kural olarak cezanın infazı tamamlanmadan arşive alınmaz.
- Beş yılı yanlış tarihten saymak. Süre mahkûmiyet ya da kesinleşme tarihinden değil, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten işler; ertelenmiş cezada bu, denetim süresinin dolduğu andır.
- Silme için mahkemeye başvurmak. 11.04.2012’den itibaren silme işlemi münhasıran Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne aittir; mahkemenin verdiği silme kararı kanun yararına bozulmaktadır.
- Beş yıl kuralını her mahkûmiyete uygulamak. Hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde süre on beş veya otuz yıla kadar uzar.
- Sürenin dolmasıyla hakların kendiliğinden geri geldiğini sanmak. Yasaklanmış hakların geri verildiğinin bir mahkeme kararıyla tespiti zorunludur.
- “Kaydım temiz görünüyor” diye talepten vazgeçmek. Kaydın görünmemesi, hak yoksunluğunun sona erdiği anlamına gelmez; talebin hukuki yarardan yoksun sayılması Yargıtayca hukuka aykırı bulunmuştur.
- Yasaklanmış hakların geri verilmesini atlamak. Bu karar, hak yoksunluklarını kaldırdığı gibi arşiv kaydının silinme süresini de kısaltır.
- Suç olmaktan çıkan fiil için başvuru beklemek. Fiil kanunla suç olmaktan çıkmışsa kayıt talep aranmaksızın silinir.
Özet
- Adli sicil (sabıka) kaydı iki aşamada silinir: önce arşive alınır (infaz tamamlanması vb. — 5352 sayılı Kanun m.9), sonra tamamen silinir (5352 sayılı Kanun m.12).
- Arşiv kaydı çoğu mahkûmiyette 5 yılda; hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde 15 yıl (haklar iade edilmişse) veya 30 yılda silinir.
- Süre “arşive alınma koşullarının oluştuğu” tarihten başlar — mahkûmiyet ya da kesinleşme tarihinden değil. Ceza Genel Kurulu, ertelenmiş bir mahkûmiyette bu anı denetim süresinin dolup hükmün infaz edilmiş sayıldığı tarih olarak saptamıştır.
- Silmeyi mahkeme değil, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü yapar (11.04.2012’den itibaren, münhasıran). Mahkemeden silme kararı istemek yanlış mercidir.
- Adlî para cezası ve erteleme doğrudan arşive kaydedilir; ölüm hâlinde kayıt hemen silinir.
- Suç olmaktan çıkarılma ve KYB/yargılamanın yenilenmesi sonucu beraat hâllerinde kayıt talep aranmaksızın silinir.
- Yasaklanmış hakların geri verilmesi, hem hak kısıtlamalarını kaldırır hem de silinme süresini kısaltır; ancak kendiliğinden gerçekleşmez — mahkeme kararıyla tespiti zorunludur ve kaydın temiz görünmesi talebi hukuki yarardan yoksun kılmaz.
İlgili yazılar: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir? Şartları ve Denetim Süresi · Adli Para Cezası Nedir? Hesaplanması, Hapisten Çevrilmesi ve Ödenmemesi · Koşullu Salıverme (Şartlı Tahliye) Nedir? Oranlar ve Geri Alma
Sıkça Sorulan Sorular
Adli sicil (sabıka) kaydı nasıl silinir?
Kayıt iki aşamada silinir: cezanın infazı tamamlanınca (veya etkin pişmanlık, zamanaşımı, genel af hâllerinde) adli sicilden silinip arşive alınır (5352 sayılı Kanun m.9); arşiv kaydı ise kanuni sürelerle (kural olarak beş yıl) tamamen silinir (5352 sayılı Kanun m.12).
Adli sicil kaydı ile arşiv kaydı arasındaki fark nedir?
Adli sicil kaydı, mahkûmiyetin aktif tutulduğu kayıttır; cezanın infazı tamamlanınca silinip arşive aktarılır (5352 sayılı Kanun m.9). Arşiv kaydı yalnızca belirli kurumlara verilir ve genel iş başvurularında görünmez; kendi silinme süreleri 5352 sayılı Kanun m.12'de düzenlenir.
Sabıka kaydı kaç yılda silinir?
Çoğu mahkûmiyette arşiv kaydı, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yılda silinir (5352 sayılı Kanun m.12/1-c). Hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetlerde ise yasaklanmış hakların geri verilmesi kararıyla on beş yıl, bu karar yoksa otuz yıl gerekir (5352 sayılı Kanun m.12/1-b).
Beş yıllık süre hangi tarihten başlar?
Kanunun deyişiyle arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten, mahkûmiyet ya da kesinleşme tarihinden değil (5352 sayılı Kanun m.12/1-c). Ceza Genel Kurulu, ertelenmiş bir mahkûmiyette bu anı denetim süresinin dolarak hükmün infaz edilmiş sayıldığı tarih olarak saptamıştır (E. 2018/616, K. 2022/446, T. 15.06.2022).
İnfaz bitmeden sabıka kaydı silinir mi?
Kural olarak hayır. Kayıt, cezanın veya güvenlik tedbirinin infazı tamamlandığında (veya diğer kanuni hâllerde) adli sicilden silinip arşive alınır (5352 sayılı Kanun m.9).
Adli para cezası sabıka kaydında görünür mü?
Adlî para cezasına mahkûmiyet ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler adli sicile alınmadan doğrudan arşive kaydedilir (5352 sayılı Kanun m.9/3).
Suç olmaktan çıkan bir fiilin kaydı ne olur?
Fiil kanunla suç olmaktan çıkarılmışsa, bu suça ilişkin adli sicil ve arşiv kayıtları talep aranmaksızın tamamen silinir (5352 sayılı Kanun m.12/2).
Beraat edersem kayıt silinir mi?
Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleşirse, önceki mahkûmiyete ilişkin adli sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir (5352 sayılı Kanun m.12/3).
Yasaklanmış hakların geri verilmesi kaydı siler mi?
Doğrudan silmez; ancak hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde arşiv kaydının silinme süresini otuz yıldan on beş yıla indirir ve hak yoksunluklarını kaldırır (5352 sayılı Kanun m.12/1-b ve m.13/A).
Kaydı silme yetkisi mahkemede mi, Genel Müdürlükte mi?
Genel Müdürlüktedir. Yargıtay, 11.04.2012'den itibaren adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin münhasıran Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiğini belirterek, silme kararı veren yerel mahkeme ek kararını kanun yararına bozmuştur (8. Ceza Dairesi, E. 2022/217, K. 2024/845, T. 05.02.2024). Dayanak, 5352 sayılı Kanun m.12/1'in 2012'de yeniden yazılması ve aynı Kanun'un geçici 2. maddesidir.
Kayıt süresi dolduğu hâlde silinmediyse ne yapmalıyım?
Kanuni süre dolmasına rağmen kayıt silinmemişse Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne başvurarak kaydın silinmesini talep edebilirsiniz (5352 sayılı Kanun m.12). Mahkemeden silme kararı istemek doğru mercie başvuru değildir.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi için hangi şartlar aranır?
5352 sayılı Kanun m.13/A iki şartı birlikte arar. İnfazın tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçmiş olması ve kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olup hayatını iyi halli sürdürdüğü hususunda mahkemede kanaat oluşması gerekir.
Süre dolunca haklarım kendiliğinden geri gelir mi?
Hayır. Yargıtay, süreler geçtikten sonra iyi halli hükümlünün memnu haklarının iade edildiğinin bir kararla tespit edilmesini zorunlu sayar (8. Ceza Dairesi, E. 2024/24066, K. 2025/1920, T. 11.03.2025). Yani 5352 sayılı Kanun m.13/A'daki şartların gerçekleşmesi yetmez; mahkemeye başvurup karar almanız gerekir.
Kaydım temiz görünüyor; yine de memnu hakların iadesini isteyebilir miyim?
Evet. Aynı kararda yerel mahkeme, adli sicil ve arşiv kaydına rastlanmadığı gerekçesiyle talebi hukuki yarardan yoksun sayıp reddetmiş; Yargıtay bu gerekçeyi hukuka aykırı bulmuştur (8. Ceza Dairesi, E. 2024/24066, K. 2025/1920, T. 11.03.2025). Hak yoksunluğu, kaydın görünürlüğünden ayrı bir hukuki durumdur ve 5352 sayılı Kanun m.13/A yoluyla kaldırılır.
Başka şehre taşındım, hangi mahkemeye başvuracağım?
Seçim hakkınız vardır. 5352 sayılı Kanun m.13/A, hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemenin karar vereceğini düzenler. Taşınmış olmanız başvuruya engel değildir.
İnfaz af dışında bir nedenle bittiyse süre değişir mi?
Değişir. 5352 sayılı Kanun m.13/A'ya göre infaza genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukuki nedenle son verilmişse hükmün kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçmesi gerekir. Bu süre, hapis cezasına üç yıl eklenerek bulunacak süreden az olamaz.
Adli sicil kaydı ile GBT kaydı aynı şey mi?
Değildir. Adli sicil kesinleşmiş mahkûmiyetleri gösterir ve infaz tamamlanınca silinip arşive alınır (5352 sayılı Kanun m.9); arşiv kaydı adli sicilden çıkarılmış eski mahkûmiyetleri tutar ve kendi süreleriyle silinir (5352 sayılı Kanun m.12). GBT ise hakkınızda arama veya yakalama gibi bir işlem bulunup bulunmadığını gösterir. Biri silindiğinde diğeri kendiliğinden silinmez.
Kaydım silindi, memuriyet başvurumda hiç görünmez mi?
Bu genelleme her başvuru için doğru değildir. Hangi kaydın hangi ölçüde dikkate alınacağı, o başvuruya ilişkin özel mevzuata göre belirlenir; 5352 sayılı Kanun m.12 yalnızca kaydın silinmesini düzenler, her başvurunun kendi mevzuatını değil. Öte yandan silinme koşulları oluşmuş bir kaydın sonraki bir ceza yargılamasında engel sabıka sayılmadığı Ceza Genel Kurulunca kabul edilmiştir (E. 2018/616, K. 2022/446, T. 15.06.2022). Güvenlik soruşturması gerektiren başvurularda değerlendirme ayrı kurallara tabidir.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler