Muayene masasında hekimin hastayla birlikte doldurduğu form, stetoskop ve hastanın elleri

Sağlık Hukuku

Aydınlatılmış Onam Nedir? Onam Formu ve İspat Yükü

13 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Aydınlatılmış onam, hastanın kendisine yapılacak tıbbi müdahalenin konusu, riskleri, diğer seçenekleri ve muhtemel sonuçları hakkında bilgilendirildikten sonra bu müdahaleye verdiği rızadır. Hekim bu rızayı her türlü tıbbi müdahaleden önce almakla yükümlüdür; büyük cerrahi müdahalelerde rızanın yazılı olması gerekir (1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun m.70; Hasta Hakları Yönetmeliği m.24, m.31).

Bu yazı, ameliyat veya tedavi öncesinde kendisine onam formu imzalatılan ya da müdahaleden sonra onamın geçerliliğini sorgulayan hasta ve hasta yakınları için aydınlatılmış onamla ilgili kanun ve yönetmelik kurallarını bir araya getirir.

1. Aydınlatılmış Onam: Öne Çıkanlar

  • Aydınlatılmış onam her türlü tıbbi müdahalede aranır; büyük cerrahi müdahalelerde muvafakatin yazılı alınması gerekir (1219 sayılı Kanun m.70).
  • Hastaya hastalığın seyri, müdahalenin kim tarafından ve nasıl yapılacağı, diğer tedavi seçenekleri, muhtemel komplikasyonlar ve müdahaleyi reddetmenin sonuçları anlatılır (Hasta Hakları Yönetmeliği m.15).
  • Aydınlatılmış onam formu iki nüsha düzenlenir; formu hasta veya kanuni temsilcisi ile bilgilendirmeyi yapan ve müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu imzalar (Hasta Hakları Yönetmeliği m.26).
  • Mevzuatın öngördüğü istisnalar dışında rıza herhangi bir şekle bağlı değildir; 7557 sayılı Kanunla muvafakatin elektronik ortamda alınması da mümkün hâle gelmiştir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.28; 1219 sayılı Kanun m.70).
  • Hayati tehlikenin bulunduğu ve hastanın bilincinin kapalı olduğu acil durumlarda müdahale rızaya bağlı değildir; durum kayıt altına alınır (Hasta Hakları Yönetmeliği m.24).
  • Rızanın alındığını ileri süren hekim veya sağlık kuruluşu bu olguyu ispatla yükümlüdür (Türk Medeni Kanunu m.24, m.6; Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.190/1).

2. Aydınlatılmış Onam Nedir?

Aydınlatılmış onam, tıbbi müdahaleden önce hastanın veya kanuni temsilcisinin müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması ve bu bilgiye dayanarak müdahaleyi kabul etmesidir. Hasta Hakları Yönetmeliği, rıza alınırken bu aydınlatmanın yapılmasını esas kabul eder ve tıbbi müdahalenin verilen rızanın sınırları içinde kalmasını arar (Hasta Hakları Yönetmeliği m.31).

Aydınlatılmış onamın hukuki temeli üç katmanda durur. Anayasa, tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı hâller dışında kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağını söyler (Anayasa m.17/2). Türk Medeni Kanunu, kişilik hakkına yapılan her saldırının, kişinin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılmasıyla haklı kılınmadıkça hukuka aykırı olduğunu düzenler (Türk Medeni Kanunu m.24/2). Hekimin rızayı alma yükümlülüğü ise doğrudan kanundadır: tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her türlü müdahale için hastanın, hasta küçük veya kısıtlı ise veli veya vasisinin önceden muvafakatini alırlar (1219 sayılı Kanun m.70).

Aydınlatılmış onam kuralı kamu ve özel ayrımı yapmaz. Hasta Hakları Yönetmeliği sağlık hizmeti verilen resmî ve özel bütün kurum ve kuruluşları kapsar (Hasta Hakları Yönetmeliği m.2). Yönetmelik ayrıca, kanunda gösterilen istisnalar hariç kimsenin rızası olmaksızın ve verdiği rızaya uygun olmayan bir şekilde tıbbi müdahaleye tabi tutulamayacağını belirtir (m.22). Kanun ve yönetmeliğin güncel metinleri Mevzuat Bilgi Sistemi’nde 1219 sayılı Kanun ve Hasta Hakları Yönetmeliği sayfalarından okunabilir.

2.1. Aydınlatılmış Onam ve Onam Ne Demek? Onam ile Onay Farkı

Aydınlatılmış onamı sıradan bir onaydan ayıran unsur, rızanın hastaya müdahalenin konusu ve sonuçları anlatıldıktan sonra verilmesidir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.31). Onam sözcüğü uygulamada hastanın tıbbi müdahaleye verdiği izni anlatır; bilgilendirilmiş onam ifadesi de aynı kavram için kullanılır. Mevzuat bu kavram için farklı sözcükler seçer: 1219 sayılı Kanun m.70 “muvafakat”, Hasta Hakları Yönetmeliği “rıza” der ve küçük veya kısıtlı hasta için veli ya da vasiden alınan rızayı “izin” olarak adlandırır (m.24).

2.2. Aydınlatılmış Onam ile KVKK Aydınlatma Yükümlülüğü Farkı

Aydınlatılmış onam, kişisel verilerin korunması mevzuatındaki aydınlatma yükümlülüğüyle aynı şey değildir. KVKK’daki yükümlülük, kişisel veriler elde edilirken veri sorumlusunun kimliği, verilerin hangi amaçla işleneceği, kimlere aktarılabileceği, toplama yöntemi ve hukuki sebebi hakkında bilgi verilmesidir (6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.10). Aydınlatılmış onam ise tıbbi müdahalenin kendisine ilişkindir. Hastanede iki belge birlikte imzalatılabilir; konuları farklı olduğu için birinin imzalanması, öbürünün konusu olan bilgilendirmenin yapıldığını göstermez. Veri tarafı için KVKK aydınlatma yükümlülüğü yazısına bakılabilir.

3. Aydınlatılmış Onamda Hastaya Hangi Bilgiler Verilir?

Aydınlatılmış onam için hastaya verilmesi gereken bilgiler Hasta Hakları Yönetmeliği’nde sayılmıştır. Hastaya şu konularda bilgi verilir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.15):

  • Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği.
  • Tıbbi müdahalenin kim tarafından, nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi.
  • Diğer tanı ve tedavi seçenekleri, bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri.
  • Muhtemel komplikasyonlar.
  • Müdahalenin reddedilmesi durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskler.
  • Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri.
  • Hastanın sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri.
  • Gerektiğinde aynı konuda tıbbi yardıma nasıl ulaşılabileceği.

Bu liste, onam formunun içeriğini de belirler: rıza formu bu maddedeki bilgileri içerecek şekilde hazırlanır (m.26). Aydınlatılmış onam formu örneklerinde aranacak içerik de bu sekiz kalemdir. Komplikasyonun anlatılmış olması ile gerçekleşen komplikasyonun doğru yönetilip yönetilmediği ayrı sorulardır; bu ayrım komplikasyon ile malpraktis farkı yazısında ele alınmıştır.

3.1. Aydınlatılmış Onamda Bilgi Nasıl Verilir?

Aydınlatılmış onamda bilgi sade biçimde, tereddüt ve şüpheye yer vermeden ve hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde verilir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.18/1). Yönetmelik bilgilendirmenin usulünü de düzenler (m.18):

  • Kim bilgilendirir: Hasta, tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından sözlü olarak bilgilendirilir. Bilgilendirme ile müdahaleyi farklı kişilerin yapmasını zorunlu kılan durumlarda, hastaya bu durum açıklanarak bilgilendirme yeterliliğine sahip başka bir sağlık meslek mensubu bilgilendirme yapabilir.
  • Kim bilgilendirilir: Hastanın kendisinin bilgilendirilmesi esastır. Hasta kendisi yerine başkasının bilgilendirilmesini isterse bu talep hastanın imzasıyla yazılı olarak kayda geçirilir ve yalnız o kişilere bilgi verilir.
  • Ne zaman: Acil durumlar dışında bilgilendirme hastaya makul süre tanınarak yapılır.
  • Nerede: Bilgilendirme uygun ortamda ve hastanın mahremiyeti korunarak yapılır.
  • İkinci görüş ve bedel: Hasta aynı şikâyetiyle ilgili başka bir hekimden ikinci görüş isteyebilir; talep ederse yapılacak işlemin bedeline ilişkin bilgiler sağlık hizmet sunucusunun ilgili birimlerince verilir.

4. Aydınlatılmış Onam Kimden Alınır?

Aydınlatılmış onam kural olarak hastanın kendisinden alınır; hasta küçük veya kısıtlı ise rıza veli veya vasiden alınır (1219 sayılı Kanun m.70; Hasta Hakları Yönetmeliği m.24/1). Temsilcinin rızası yeterli olsa bile hasta süreçten tamamen dışlanmaz. Yönetmelik bu konuda şu kuralları getirir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.24):

  • Küçük veya kısıtlı hastanın dinlenmesi: Kanuni temsilcinin rızasının yeterli olduğu hâllerde de küçük veya kısıtlı hasta, anlatılanları anlayabileceği ölçüde dinlenir ve bilgilendirme sürecine ve tedavisiyle ilgili kararlara mümkün olduğu kadar katılır.
  • Engelli hastalar: Sağlık kurum ve kuruluşları, engellilerin durumuna uygun bilgilendirme yapılması ve rıza alınması için gerekli tedbirleri alır.
  • Temsilcinin rıza vermemesi: Kanuni temsilci rıza vermezse ve müdahale tıbben gerekliyse, velayet veya vesayet altındaki hastaya müdahale Türk Medeni Kanunu m.346 ve m.487 uyarınca mahkeme kararına bağlıdır.
  • Önceden açıklanan istekler: Müdahale sırasında isteğini açıklayabilecek durumda olmayan hastanın müdahaleyle ilgili daha önce açıkladığı istekler göz önüne alınır.
  • Tekrarlayan hastalıklar: Yeterliğin zaman zaman kaybedildiği hastalıklarda, hastadan yeterli olduğu dönemde, yeterliğini kaybettiği dönemlerde yapılacak müdahale için rıza vermesi istenebilir.

Bazı müdahalelerde hastanın rızası tek başına yetmez. Sterilizasyon ve gebeliğin sona erdirilmesi hâllerinde hastanın rızasıyla birlikte, hasta evliyse eşinin rızası da gerekir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.30). Araştırma amaçlı tıbbi müdahalede ise Bakanlığın izni ve kişinin rızası birlikte aranır (m.32).

5. Aydınlatılmış Onam Formu Nedir, Kimler İmzalar?

Aydınlatılmış onam formu, Hasta Hakları Yönetmeliği’nin “rıza formu” dediği belgedir. Mevzuatta öngörülen durumlar ile uyuşmazlığa yol açması tıbben muhtemel görülen müdahaleler için sağlık kurum ve kuruluşu, hastaya verilmesi gereken bilgileri içeren bir rıza formu hazırlar. Formu hasta veya kanuni temsilcisi ile bilgilendirmeyi yapan ve müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu imzalar (Hasta Hakları Yönetmeliği m.26).

Aydınlatılmış onam formunun düzenlenmesine ilişkin kurallar şunlardır (Hasta Hakları Yönetmeliği m.26):

  • Sözlü aktarım: Formdaki bilgiler hastaya sözlü olarak aktarılır, form ondan sonra hastaya veya kanuni temsilcisine imzalatılır.
  • İki nüsha: Form iki nüsha olarak imza altına alınır. Bir nüsha hastanın dosyasına konulur, diğeri hastaya veya kanuni temsilcisine verilir.
  • Sağlık meslek mensubunun imzası ve sorumluluğu: Form, bilgilendirmeyi yapan ve müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından da imzalanır. Verilen bilgilerin doğruluğundan bu kişi sorumludur.
  • Saklama: Rıza formları arşiv mevzuatına uygun olarak muhafaza edilir.
  • Acil durumda red ve tutanak: Acil durumda hasta müdahaleyi kabul etmezse bu beyanı imzalı olarak alınır; hasta imzadan kaçınırsa durum tutanakla kayda geçirilir.

“Aydınlatılmış rıza tutanağı” diye aranan belge, yönetmelikte bu son hâle karşılık gelir: tutanak, rızanın kendisi için değil, acil durumda müdahaleyi reddeden hastanın imzadan kaçınması hâli için öngörülmüştür. Rızanın belgesi rıza formudur.

5.1. Aydınlatılmış Onam Yazılı mı Olmalı?

Aydınlatılmış onam kural olarak yazılı olmak zorunda değildir: mevzuatın öngördüğü istisnalar dışında rıza herhangi bir şekle bağlı değildir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.28). Yazılılık aranan hâller ise ayrı ayrı düzenlenmiştir:

  • Büyük cerrahi müdahaleler: Muvafakatin yazılı olması gerekir (1219 sayılı Kanun m.70).
  • Rıza formu hazırlanması gereken müdahaleler: Form iki nüsha imzalatılır (Hasta Hakları Yönetmeliği m.26).
  • Organ ve doku alınması: 2238 sayılı Kanun m.6’daki yazılı şekil şartına tabidir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.29).
  • Hastanın bilgi almak istememesi: Bu karar yazılı olarak alınır (m.20).
  • Tedavinin reddi: Tedavinin uygulanmamasının sonuçlarının anlatıldığını gösteren yazılı belge alınır (m.25).

Aynı maddeye göre hukuka ve ahlaka aykırı olarak alınan rıza hükümsüzdür ve bu şekilde alınan rızaya dayanılarak müdahale yapılamaz (m.28). Yazılı şekil aranmayan bir müdahalede sözlü rıza da rızadır; ancak rızanın varlığı tartışıldığında onu gösterecek olan kayıtlardır (bkz. “Aydınlatılmış Onamda İspat Yükü Kimdedir?” bölümü).

5.2. Aydınlatılmış Onam Elektronik Ortamda Alınabilir mi?

Aydınlatılmış onam 2025’ten bu yana elektronik ortamda da alınabilir. 21/7/2025 tarihli ve 7557 sayılı Kanunla 1219 sayılı Kanun m.70’e eklenen cümlelere göre elektronik ortamda alınacak muvafakat bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilir ve kişinin kimliğini doğrulama kabiliyeti olan kimlik belgeleri, biyometrik yöntemler ya da elektronik kimlik doğrulamasına imkân veren yöntemler kullanılarak alınır (1219 sayılı Kanun m.70). Bu yolla alınacak muvafakatlerin usul ve esasları, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca belirlenir (m.70, ek fıkra).

6. Aydınlatılmış Onam Hangi Durumlarda Aranmaz?

Aydınlatılmış onam iki grup hâlde aranmaz. Birincisi, rızayı verecek kişiye ulaşılamayan hâllerdir: hastanın, velisinin veya vasisinin olmadığı ya da hazır bulunamadığı veya hastanın ifade gücünün olmadığı hâllerde rıza şartı aranmaz (1219 sayılı Kanun m.70; Hasta Hakları Yönetmeliği m.24/1). İkincisi acil durumlardır: hastanın rızasının alınamadığı, hayati tehlikenin bulunduğu ve bilincinin kapalı olduğu acil durumlarda ve hastanın bir organını kaybetmesine veya organın işlevini yerine getiremez hâle gelmesine yol açacak bir durum varsa müdahale rızaya bağlı değildir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.24/7).

Acil müdahalede de kayıt ve bilgilendirme yükümlülüğü sürer. Gerekli müdahale yapıldıktan sonra durum kayıt altına alınır; mümkünse orada bulunan yakın veya kanuni temsilci, mümkün değilse müdahaleden sonra hastanın yakını veya kanuni temsilcisi bilgilendirilir. Hastanın bilinci açıldıktan sonraki müdahaleler için yeniden rıza işlemlerine başvurulur (m.24/7).

Bilgilendirme tarafında da iki istisna vardır; bunlar rızayı değil, verilecek bilginin kapsamını etkiler:

  • Hastanın bilgi almak istememesi: Kişi, ilgili mevzuat veya yetkili mercilerin tedbirlerinin gerektirdiği hâller dışında kendisinin, yakınlarının ya da hiç kimsenin bilgilendirilmemesini isteyebilir. Bu karar yazılı alınır ve hasta kararını istediği zaman değiştirebilir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.20).
  • Teşhisin saklanması: Hastanın manevi yapısı üzerinde kötü etki yaparak hastalığın artması ihtimali bulunan ve hastalığın seyrinin ve sonucunun vahim görüldüğü hâllerde teşhisin saklanması caizdir; bilgi verilip verilmemesi bu şartlar çerçevesinde tabibin takdirine bağlıdır (m.19).

6.1. Aydınlatılmış Onamın Kapsamı ve Müdahalenin Genişletilmesi

Aydınlatılmış onam, verildiği müdahale için geçerlidir. Hastanın verdiği rıza, müdahalenin gerektirdiği sürecin devamı olan ve zorunlu sayılabilecek rutin işlemleri de kapsar; ancak tıbbi müdahale hastanın verdiği rızanın sınırları içinde kalmalıdır (Hasta Hakları Yönetmeliği m.31/2-3). Müdahale sırasında işlemin genişletilmesi gerekirse ve genişletilmediği takdirde hasta bir organını kaybedecek veya organın işlevi kaybolacaksa, bu tıbbi zaruret hâlinde müdahale rıza aranmaksızın genişletilebilir (m.31/4). Bu istisnanın dışında kalan genişletme, kimsenin verdiği rızaya uygun olmayan bir şekilde tıbbi müdahaleye tabi tutulamayacağı kuralıyla karşılaştırılarak değerlendirilir (m.22/1).

7. Aydınlatılmış Onam Verildikten Sonra Tedavi Reddedilebilir mi?

Aydınlatılmış onam verildikten sonra da hasta tedaviyi reddedebilir. Kanunen zorunlu hâller dışında hasta, kendisine uygulanması planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddetme ya da durdurulmasını isteme hakkına sahiptir; bu durumda doğabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğu hastaya aittir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.25/1).

Tedavinin reddinde sağlık kuruluşunun iki yükümlülüğü vardır: tedavinin uygulanmamasından doğacak sonuçları hastaya, kanuni temsilcilerine veya yakınlarına anlatmak ve bunu gösteren yazılı belgeyi almak (m.25/1). Bu hakkın kullanılması, hastanın aynı sağlık kuruluşuna yeniden başvurmasında hasta aleyhine kullanılamaz (m.25/2). Tıbbi araştırmalarda ise gönüllünün, araştırmanın her aşamasında başlangıçta verdiği rızayı geri alabileceği konusunda önceden bilgilendirilmesi gerekir (m.33).

8. Aydınlatılmış Onamda İspat Yükü Kimdedir?

Aydınlatılmış onamın alındığını ispat yükü, rızanın varlığına dayanan hekim veya sağlık kuruluşundadır. Türk Medeni Kanunu’na göre kişilik hakkına yapılan her saldırı, rıza gibi bir haklılık sebebi bulunmadıkça hukuka aykırıdır (Türk Medeni Kanunu m.24/2). Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür ve ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraftadır (Türk Medeni Kanunu m.6; Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.190/1). Müdahalenin hukuka uygun olduğunu rızaya dayanarak savunan taraf, rızayı ispatlamak durumundadır.

İspat edilecek olan yalnız imzanın varlığı değildir. Yönetmelik rızayı aydınlatmaya bağladığı için (Hasta Hakları Yönetmeliği m.31/1), rızadan önce m.15’teki bilgilerin m.18’deki usulle verildiği de ispat konusuna girer. Hasta tarafı ise kendi dosyasını ve kayıtlarını doğrudan veya vekili ya da kanuni temsilcisi aracılığıyla inceleyebilir ve bir suretini alabilir (m.16).

8.1. Aydınlatılmış Onam Formu İmzalıysa Aydınlatma Yapılmış Sayılır mı?

İmzalı bir aydınlatılmış onam formu rızanın alındığını gösteren önemli bir belgedir, ancak tek başına aydınlatmanın gereği gibi yapıldığını göstermeyebilir. Yönetmelik, formun hastaya imzalatılmasını formdaki bilgilerin sözlü olarak aktarılmasına bağlar (Hasta Hakları Yönetmeliği m.26) ve bu sözlü bilgilendirmenin sade, hastanın anlayabileceği biçimde ve acil durumlar dışında makul süre tanınarak yapılmasını ister (m.18). Bu nedenle formun değerlendirilmesinde şu noktalar ayrıca incelenir:

  • Formda m.15’teki bilgilerin, özellikle muhtemel komplikasyonların, diğer seçeneklerin ve reddetmenin sonuçlarının yapılan müdahaleye özgü olarak yazılıp yazılmadığı.
  • Formun bilgilendirmeyi yapan ve müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından imzalanıp imzalanmadığı (m.26).
  • İmzanın tarihi ve saati ile müdahale arasındaki sürenin, acil olmayan bir müdahalede makul süre koşulunu karşılayıp karşılamadığı (m.18).
  • Yapılan müdahalenin formda rıza verilen müdahaleyle aynı olup olmadığı; genişletildiyse tıbbi zaruretin kayda geçirilip geçirilmediği (m.31).

8.2. Aydınlatılmış Onam İddiası Davada Ne Zaman İleri Sürülür?

Aydınlatılmış onamın alınmadığı ya da eksik alındığı iddiası, tıbbi uygulamanın hatalı olduğu iddiasından farklı bir vakıadır ve dava dilekçesinde ayrıca yazılmalıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre taraflar iddia veya savunmalarını cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle serbestçe genişletebilir; dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia genişletilemez veya değiştirilemez (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.141/1). Bu yasağın dışındaki yollar ıslah ve karşı tarafın açık muvafakatidir (m.141/2). Dilekçenin kurgusu için malpraktis dava dilekçesi, süreler için malpraktis davasında zamanaşımı ve tazminat miktarı yazılarına bakılabilir.

9. Aydınlatılmış Onam Alınmazsa Ne Olur?

Aydınlatılmış onam alınmadan yapılan tıbbi müdahalenin iki ayrı sonucu vardır: hukuki sorumluluk ve idari para cezası. Rıza yoksa müdahale, kişilik hakkına hukuka aykırı bir saldırı niteliği taşır (Türk Medeni Kanunu m.24/2); kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür (Türk Borçlar Kanunu m.49/1). Hasta ile hekim arasında bir işgörme ilişkisi varsa vekâlete ilişkin hükümler niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır ve özen borcunda benzer alanda hizmet veren basiretli bir vekilin davranışı esas alınır (Türk Borçlar Kanunu m.502/2, m.506/3). Tazminatın kapsamı her dosyada zararın ve zarar ile müdahale arasındaki nedensellik bağının ayrıca değerlendirilmesine bağlıdır.

Aydınlatılmış onam eksikliği ile tıbbi uygulama hatası ayrı sorulardır. Birincisi müdahalenin hukuka uygun olup olmadığını (Türk Medeni Kanunu m.24), ikincisi hekimin özen borcunu yerine getirip getirmediğini (Türk Borçlar Kanunu m.506/3) ilgilendirir. Bu nedenle bir dosyada biri bulunurken öbürü bulunmayabilir. Genel çerçeve için malpraktis nedir ve doktor hatası tazminat davası, özel sağlık kuruluşuna karşı dava için özel hastaneye malpraktis tazminat davası, estetik müdahaleler için hatalı estetik ameliyat tazminat davası yazılarına bakılabilir.

9.1. Aydınlatılmış Onam Alınmamasının İdari Yaptırımı

Aydınlatılmış onam kuralına aykırı davranan hekime idari para cezası verilir ve bu cezayı mahallî mülki amir verir (1219 sayılı Kanun m.70). Kanun metninde yazılı tutar bir taban değerdir, bugün o hâliyle uygulanmaz: idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanunu uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır (Kabahatler Kanunu m.17/7). İdari para cezası, hukuki sorumluluğun yerine geçmez; ikisi ayrı yaptırımlardır.

10. Aydınlatılmış Onam Belgeleri Nasıl İncelenir?

Aydınlatılmış onamla ilgili bir uyuşmazlıkta ilk iş, hasta dosyasının ve dosyadaki rıza formunun suretini almaktır; hasta bu kayıtları doğrudan veya vekili ya da kanuni temsilcisi aracılığıyla inceleyebilir ve suret alabilir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.16). Belgeler şu sırayla incelenebilir:

  1. Hasta dosyasının ve tüm kayıtların suretini isteyin; bu talep hastanın kendisi, vekili veya kanuni temsilcisi tarafından yapılabilir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.16).
  2. Size verilmiş olması gereken rıza formu nüshasını bulun ve dosyadaki nüshayla karşılaştırın; form iki nüsha düzenlenir (m.26).
  3. Formda m.15’teki bilgilerin, özellikle muhtemel komplikasyonların, diğer tedavi seçeneklerinin ve reddetmenin sonuçlarının yapılan müdahaleye özgü olarak yazılıp yazılmadığını kontrol edin (m.15).
  4. Formda hastanın veya kanuni temsilcinin imzasının ve bilgilendirmeyi yapan ve müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubunun imzasının bulunup bulunmadığına bakın (m.26).
  5. Formun tarih ve saatini müdahalenin zamanıyla karşılaştırın; acil durumlar dışında bilgilendirme makul süre tanınarak yapılır (m.18).
  6. Yapılan müdahalenin rıza verilen kapsamda kalıp kalmadığını, genişletildiyse tıbbi zaruretin kayda geçirilip geçirilmediğini değerlendirin (m.31).
  7. Aydınlatma iddianızı tıbbi hata iddiasından ayrı bir başlık olarak dava dilekçesinde yazın; dilekçeler karşılıklı verildikten sonra iddia genişletilemez (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.141/1).

Hastanın bilgi alma, kayıtlara erişim ve başvuru haklarının genel çerçevesi hasta hakları yazısında ele alınmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Aydınlatılmış onam nedir?

Aydınlatılmış onam, hastanın tıbbi müdahalenin konusu, riskleri, diğer tedavi seçenekleri ve muhtemel komplikasyonları hakkında bilgilendirildikten sonra müdahaleye verdiği rızadır. Hekim bu rızayı her türlü müdahaleden önce almakla yükümlüdür; büyük cerrahi müdahalelerde rıza yazılı olmalıdır (1219 sayılı Kanun m.70; Hasta Hakları Yönetmeliği m.15, m.31).

Onam ne demek?

Onam, uygulamada hastanın tıbbi müdahaleye verdiği izni anlatır. Mevzuat aynı kavram için 1219 sayılı Kanun m.70'te muvafakat, Hasta Hakları Yönetmeliği'nde rıza sözcüğünü kullanır. Aydınlatılmış onamı sıradan bir onaydan ayıran unsur, rızanın hastaya müdahalenin konusu ve sonuçları anlatıldıktan sonra verilmesidir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.31).

Aydınlatılmış onam formunu kimler imzalar?

Aydınlatılmış onam formunu hasta ya da kanuni temsilcisi imzalar. Form ayrıca bilgilendirmeyi yapan ve tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından imzalanır; formdaki bilgilerin doğruluğundan da bu sağlık meslek mensubu sorumludur (Hasta Hakları Yönetmeliği m.26).

Aydınlatılmış onam formu kaç nüsha düzenlenir?

Aydınlatılmış onam formu iki nüsha olarak imza altına alınır. Bir nüsha hastanın dosyasına konulur, diğeri hastaya veya kanuni temsilcisine verilir. Formlar arşiv mevzuatına uygun olarak saklanır (Hasta Hakları Yönetmeliği m.26). Hasta, dosyasındaki nüshanın suretini de isteyebilir (m.16).

Aydınlatılmış onam yazılı olmak zorunda mı?

Kural olarak hayır. Mevzuatın öngördüğü istisnalar dışında rıza herhangi bir şekle bağlı değildir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.28). Büyük cerrahi müdahalelerde ise muvafakatin yazılı olması gerekir (1219 sayılı Kanun m.70). Rıza formu hazırlanması gereken müdahalelerde de form iki nüsha imzalatılır (Yönetmelik m.26).

Aydınlatılmış onam hangi durumlarda aranmaz?

Hastanın veli veya vasisinin olmadığı ya da hazır bulunamadığı veya hastanın ifade gücünün olmadığı hâllerde rıza şartı aranmaz. Hayati tehlikenin bulunduğu ve bilincin kapalı olduğu acil durumlarda da müdahale rızaya bağlı değildir; durum kayıt altına alınır ve yakın ya da kanuni temsilci bilgilendirilir (1219 sayılı Kanun m.70; Hasta Hakları Yönetmeliği m.24).

Aydınlatılmış onamda ispat yükü kimdedir?

Rızanın alındığını ileri süren hekim veya sağlık kuruluşu bunu ispat eder. Türk Medeni Kanunu m.24'e göre kişilik hakkına yapılan saldırı, rıza gibi bir haklılık sebebi bulunmadıkça hukuka aykırıdır; ispat yükü, iddia edilen vakıadan kendi lehine sonuç çıkaran taraftadır (TMK m.6; HMK m.190/1).

Aydınlatılmış onam elektronik ortamda alınabilir mi?

Evet. 21/7/2025 tarihli ve 7557 sayılı Kanunla 1219 sayılı Kanun m.70'e eklenen hükme göre muvafakat elektronik ortamda da alınabilir. Bu muvafakat bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden, kişinin kimliğini doğrulayabilen kimlik belgeleri, biyometrik yöntemler ya da elektronik kimlik doğrulama yöntemleri kullanılarak alınır.

Hasta verdiği onamdan sonra tedaviyi reddedebilir mi?

Evet. Kanunen zorunlu hâller dışında hasta, kendisine uygulanması planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddedebilir ya da durdurulmasını isteyebilir. Tedavinin uygulanmamasının sonuçları hastaya anlatılır ve bunu gösteren yazılı belge alınır; bu hakkın kullanılması sonraki başvuruda hasta aleyhine kullanılamaz (Hasta Hakları Yönetmeliği m.25).

Aydınlatılmış onam alınmazsa ne olur?

Rıza yoksa tıbbi müdahale kişilik hakkına hukuka aykırı bir saldırı niteliği taşır (TMK m.24); zarar ve nedensellik bağı varsa tazminat sorumluluğu gündeme gelir. Ayrıca 1219 sayılı Kanun m.70'e aykırı davranan hekime mülki amir tarafından idari para cezası verilir. Tutar her yıl yeniden değerlenir (Kabahatler Kanunu m.17/7).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Sağlık Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp