Sağlık Hukuku

Özel Hastaneye Karşı Tazminat Davası: Kime, Hangi Mahkemede?

Özel hastanede hatalı tıbbi uygulama nedeniyle tazminat davası kime karşı açılır, görevli mahkeme neden tüketici mahkemesidir, kamu hastanesinden farkı nedir?

9 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Özel hastane danışma bankosunda hasta dosyası, boş zarf, gözlük ve çağrı zili
İçindekiler 12

Kısa Cevap

Özel hastanede yapılan hatalı tıbbi uygulama (malpraktis) nedeniyle tazminat davası, kural olarak tüketici mahkemesinde açılır. Hasta “tüketici”, ücret karşılığı sağlık hizmeti sunan özel hastane ise “sağlayıcı” konumunda olduğundan, aradaki ilişki bir tüketici işlemi sayılır (6502 sayılı Kanun m.73). Dava, hatalı müdahaleyi yapan hekime ve/veya hastaneye birlikte yöneltilebilir; uygulamada tazminata çoğu kez müştereken ve müteselsilen hükmedilir. Kamu (devlet) hastanesindeki müdahalelerde ise yol farklıdır: orada idari yargı ve tam yargı davası gündeme gelir.

Bu Durumda mısınız?

  • Özel bir hastanede yapılan ameliyat veya müdahale sonrası beklenmeyen bir zarara uğradınız.
  • Zararın hekimden mi, hastaneden mi kaynaklandığını ve kime dava açacağınızı bilmiyorsunuz.
  • Davayı hangi mahkemede açmanız gerektiğinden emin değilsiniz.
  • Açtığınız dava, mahkeme “görevli değilim” diyerek reddedildi.
  • Müdahale bir devlet hastanesinde yapıldı ve süreci karıştırdınız.

Her olayın koşulları farklıdır; yanlış mahkeme veya yanlış tarafa yöneltilen dava süre kaybına yol açabileceğinden, adım atmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur.

Özel Hastaneye Karşı Dava Kime Karşı Açılır?

Özel hastane malpraktisinde zarar gören, davasını iki muhataba yöneltebilir:

  • Hatalı müdahaleyi yapan hekime. Tedavi amaçlı tıbbi müdahalelerde hekim ile hasta arasındaki ilişki kural olarak vekâlet sözleşmesi sayılır ve hekim en hafif kusurundan bile sorumludur. Bu çerçevenin ayrıntısı için malpraktis nedir ve doktor hatası tazminat davası yazımıza bakabilirsiniz.
  • Hizmeti sunan özel hastaneye. Hastane, yalnızca kendi organizasyon kusurundan değil, istihdam ettiği hekim ve sağlık personelinin kusurundan da sorumlu tutulabilir. Bunun temellerinden biri, adam çalıştıranın sorumluluğudur:

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.66:

MADDE 66- Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz.

Maddenin ikinci cümlesi çoğu zaman gözden kaçar ve davanın seyrini değiştirir: hastanenin sorumluluğu mutlak değildir. Hastane, hekimi seçerken, talimat verirken ve denetlerken gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Buna kurtuluş kanıtı denir. Maddenin kurduğu sorumluluk hastanenin kendi özenine bağlı olduğundan, hastanenin bu ispatı başarması hekimin kişisel sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; ikisi ayrı dayanaklara oturur. Davaların uygulamada çoğu kez hem hekime hem de hastaneye birlikte yöneltilmesinin sebebi budur. Müteselsil sorumluluk kurulduğunda ise zarar gören, tazminatın tamamını taraflardan herhangi birinden isteyebilir.

Hastanenin Kendi Organizasyon Kusuru Nedir?

Özel hastanenin sorumluluğu yalnız hekimin kişisel tıbbi hatasına bağlı değildir. Yoğun bakımın işleyişi, ekipman ve personel düzeni, hastanın gözetimi, uygulamaların kayıt altına alınması ve birimler arası koordinasyon hastanenin kendi organizasyon alanındadır. Zarar bu alandaki eksiklikten doğarsa, hekim yönünden ayrıca kusur saptanmaması hastanenin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli kararına konu olayda zarar, ameliyattan sonra yoğun bakım ünitesinde vücuttaki ani ısı değişikliğine karşı yapılan uygulama sırasında meydana gelmiş; hastanın kolu ve bacağında yanık oluşmuştu. Daire önce hastanenin de hekim için geçerli olan özen ölçütlerine tabi olduğunu belirtti:

“Aynı hususlar doktorun görev yaptığı sağlık kuruluşu için de geçerlidir.”

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/888, K. 2025/6198, T. 17.12.2025 — BOZULMASINA, oy birliği)

Ardından hastanenin kendi hizmet düzenine ilişkin sonucu şöyle kurdu:

“O hâlde Mahkemece, davacının ameliyatı sonrası yoğun bakım ünitesine alındıktan sonra vücudundaki ani ısı değişikliğine karşı yapılan uygulama nedeniyle kolu ve bacağında yanıkların meydana geldiği gözetilerek davalı hastane yönünden organizasyon kusuru bulunduğunun kabulü ile maddi ve tazminat talebi hakkında sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesinin kararının bu sebeple bozulması gerekmiştir.”

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/888, K. 2025/6198, T. 17.12.2025 — BOZULMASINA, oy birliği)

Bu karar, hastanenin gerçekleşen her zarardan kusursuz biçimde sorumlu olduğu anlamına gelmez. Somut dosyada zarar ameliyattaki cerrahi işlemden değil, ameliyat sonrası yoğun bakım uygulamasından kaynaklanmıştır. Bu nedenle görev çizelgesi, yoğun bakım gözlem formu, uygulama talimatı, kullanılan cihaz ve sarf kayıtları ile olay sonrası tutanaklar organizasyon kusurunun incelenmesinde önem kazanır.

Zararın kaynağı hastanede gelişen bir enfeksiyon ise, incelenecek kayıt kümesi sterilizasyon, izolasyon ve enfeksiyon kontrol komitesi belgelerini de kapsar. Bu ekseni ayrıntılı biçimde hastane enfeksiyonu tazminat davası yazısı ele almaktadır.

Üst Merkeze Geç Sevkte Hastane Sorumlu Olabilir mi?

Evet. Bir komplikasyonun ortaya çıkması tek başına malpraktis anlamına gelmez; ancak komplikasyonun gerektirdiği izlem, müdahale ve üst merkeze sevk zamanında yapılmazsa sorumluluk doğabilir. Bu durumda hekimin tıbbi yönetimi ile özel hastanenin istihdam eden sıfatından kaynaklanan sorumluluğu birlikte değerlendirilebilir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli kararına konu olayda hasta mide küçültme ameliyatından sonra yeniden hastaneye başvurmuş, daha sonra yoğun bakıma alınmış ve üst merkeze sevk edilmişti. Daire, denetime elverişli bilirkişi heyet raporuna dayanılarak kurulan sorumluluk hükmünü şöyle onadı:

Temyiz olunan karardaki gerekçeye ve özellikle alınan denetime elverişli bilirkişi heyet raporu ile davalı doktorun bu komplikasyonu iyi yönetemediği ve hastayı bir üst merkeze göndermekte geç kaldığı için kusurlu olduğunun tespit edildiği, komplikasyon yönetimi basamağında ihmal bulunduğu, davalı doktorun davacıya uygulamış olduğu tedavide kusurlu olduğu, davalı hastanenin de istihdam eden sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, hükme esas alınan aktüerya raporu ve TRH 2010 yaşam tablosu uygulamasının Yargıtay içtihatlarına uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalı şirket vekilinin ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2733, K. 2025/6296, T. 22.12.2025 — ONANMASINA, oybirliği)

Karar, “komplikasyon vardı” savunmasının tek başına yeterli olmadığını gösterir. İnceleme; komplikasyon fark edildikten sonra hangi tetkiklerin yapıldığına, yoğun bakım imkânlarının yeterliliğine, üst merkez ihtiyacının ne zaman anlaşıldığına ve sevkin ne zaman gerçekleştirildiğine odaklanır. Bu nedenle başvuru saatleri, konsültasyon notları, yoğun bakım kayıtları, sevk formu ve ambulans kayıtları birlikte korunmalıdır.

Bu karar her geç sevkin otomatik olarak hastane sorumluluğu doğuracağı anlamına gelmez. Somut dosyada komplikasyon yönetimindeki ihmal bilirkişi heyeti tarafından saptanmış; hastanenin sorumluluğu da istihdam eden sıfatıyla kurulmuştur. Komplikasyon ile kusurlu yönetim arasındaki ayrıntılı ölçütler için komplikasyon ile malpraktis arasındaki fark yazımıza bakabilirsiniz.

Görevli Mahkeme: Neden Tüketici Mahkemesi?

Özel hastane malpraktisinde en sık karışan nokta görevli mahkemedir. Buradaki ölçüt, ilişkinin bir tüketici işlemi olup olmadığıdır. 6502 sayılı Kanun, tarafları şöyle tanımlar:

“Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.3)

“Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.3)

Ücret karşılığı sunulan sağlık hizmeti de bu kapsamdadır:

“Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu,”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.3)

Sağlık hizmetinde hasta tüketici, özel hastane ise sağlayıcı konumundadır. Bu nedenle uyuşmazlık tüketici işleminden kaynaklanır ve görev, özel mahkeme niteliğindeki tüketici mahkemelerine aittir:

“MADDE 73- (1) Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/1)

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sağlık hizmeti almak üzere özel bir sağlık kuruluşunda bulunan hastanın uğradığı zarara ilişkin bir davada, hasta ile özel sağlık kuruluşu arasındaki sözleşmesel ilişkiyi tüketici işlemi saymış ve asliye hukuk mahkemesinin kararını bozmuştur:

“Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; uyuşmazlığın çözümünde özel mahkeme niteliğindeki tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/2948, K. 2021/12608, T. 07.12.2021 — BOZULMASINA)

Görev kuralı kamu düzenine ilişkindir: taraflar ileri sürmese dahi mahkeme görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetir; görevsiz mahkemede açılan dava dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Bu nedenle davayı baştan doğru mahkemede açmak süre ve emek kaybını önler.

Özel Hastane ile Kamu Hastanesi Farkı: Adli mi, İdari mi?

Görevli mahkemeyi belirleyen ilk soru, müdahalenin özel mi kamu sağlık kuruluşunda mı yapıldığıdır:

  • Özel hastane ve bağımsız hekim: Uyuşmazlık adli yargıda, tüketici işlemi çerçevesinde tüketici mahkemesinde görülür.
  • Kamu (devlet/üniversite) hastanesi: İdarenin sağlık hizmetini yürütürken oluşan zararlar hizmet kusuru kapsamında değerlendirilir ve idari yargıda tam yargı davası ile istenir. Bu yolda, dava açmadan önce bir yıl / beş yıl içinde idareye başvuru zorunluluğu vardır.

Bu ayrımın ayrıntısı ve kamu hastanesi yolunun işleyişi için tam yargı davası nedir yazımıza bakabilirsiniz. Yanlış yargı koluna başvurulması hâlinde dava görev yönünden reddedilebileceğinden, bu ayrımın en baştan netleştirilmesi gerekir.

Özel Hastane Hekimi Hakkında Ceza Şikâyeti Ayrı Bir Kapıya Tabidir

Tazminat davası ile ceza şikâyeti aynı yoldan yürümez. Özel hastanede çalışan hekim hakkında tıbbi işlem nedeniyle ceza soruşturması yapılabilmesi, Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Kurulunun iznine bağlanmıştır. Buna karşılık tazminat davası için izin aranmaz; tüketici mahkemesindeki dava bağımsız açılır ve yürür.

İzin şartının özel sektörü de kapsadığını Ceza Genel Kurulu karara bağlamıştır. Karara konu olayda hekim özel bir sağlık kuruluşunda görev yapmakta, kanun yürürlüğe girdiğinde ise hakkında zaten kamu davası açılmış bulunmaktaydı:

özel sağlık kuruluşunda doktor olarak görev yapan ve 7406 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında kamu davası açılmış olan sanık hakkındaki kovuşturmaya devam edilebilmesi için Meslekî Sorumluluk Kurulundan izin alınmak üzere durma kararı verilmesinde ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/395, K. 2024/303, T. 16.10.2024 — BOZULMASINA)

Pratik sonuç: özel hastaneye karşı tazminat davanız sürerken ceza dosyası izin beklemesi nedeniyle duraklayabilir. İki sürecin süreleri ayrı işlediğinden, ceza dosyasının sonucunu beklemek tazminat talebinizde hak kaybına yol açabilir. İzin usulünün ayrıntısı için malpraktis nedir, doktor hatası tazminat davası yazımıza bakabilirsiniz.

Zamanaşımı ve Süre

Özel hastaneye karşı davada uygulanacak süre, talebin sözleşmeye mi haksız fiile mi dayandığına göre değişir. Sözleşmeye aykırılıkta genel on yıllık süre, haksız fiilde öğrenmeden iki ve her hâlde on yıllık süreler gündeme gelir; estetik müdahalelerde ise eser sözleşmesine ilişkin daha kısa süreler işleyebilir. Sürenin başlangıcı da önemlidir: Yargıtay, zamanaşımını çoğu kez müdahale tarihinden değil, zararın ve failin öğrenildiği tarihten başlatır. Süre rejimlerinin ayrıntısı için malpraktis davasında zamanaşımı ve tazminat kalemleri yazımıza bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Davayı asliye hukuk mahkemesinde açmak. Özel hastane malpraktisinde görevli mahkeme kural olarak tüketici mahkemesidir; yanlış mahkemede açılan dava usulden reddedilir.
  • Özel ile kamu hastanesini karıştırmak. Kamu hastanesi uyuşmazlığı idari yargıda tam yargı davasıyla görülür ve önce idareye başvuru gerekir.
  • Yalnızca hekime dava açmak. Zarar, hizmeti sunan özel hastanenin sorumluluğunu da gündeme getirebilir; hastaneyi davanın dışında bırakmak tahsilât güvencesini zayıflatabilir.
  • Hekim kusuru yoksa hastane de sorumlu olmaz sanmak. Yoğun bakım, ekipman, personel, gözetim veya koordinasyon eksikliği hastanenin kendi organizasyon kusurunu oluşturabilir.
  • Süreyi müdahale tarihinden saymak. Zamanaşımı çoğu kez zararın öğrenildiği tarihten işler.
  • Tıbbi kayıtları toplamadan dava açmak. Epikriz, tetkik ve onam belgeleri kusur ve nedensellik incelemesinin temelidir.

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. Tüm tıbbi kayıtları, epikrizleri, tetkik sonuçlarını ve onam belgelerini eksiksiz temin edin. Kayıtlara erişim ve kurum içi başvuru için hasta hakları yazısındaki çerçeveyi kullanın.
  2. Müdahalenin özel mi kamu sağlık kuruluşunda yapıldığını netleştirin; yargı kolu buna göre belirlenir.
  3. Özel hastane söz konusuysa davayı tüketici mahkemesinde açmayı planlayın.
  4. Davayı hem hekime hem hastaneye yöneltmenin somut olayınızda mümkün olup olmadığını değerlendirin.
  5. Zarar hastanenin yoğun bakım, ekipman, personel, gözetim veya sevk düzeniyle bağlantılıysa organizasyon kayıtlarını ayrıca belirleyin.
  6. Talebinizi maddi ve manevi kalemler hâlinde ayrıntılandırın.
  7. Zamanaşımı bakımından hangi rejimin uygulanacağını değerlendirip dava açmayı geciktirmeyin.

Özet

  • Özel hastane malpraktisinde tazminat davası kural olarak tüketici mahkemesinde açılır; hasta tüketici, özel hastane sağlayıcıdır (6502 sK m.73).
  • Dava hekime ve/veya hastaneye yöneltilebilir; tazminata çoğu kez müştereken ve müteselsilen hükmedilir.
  • Hastane, istihdam ettiği personelin kusurundan da sorumlu tutulabilir (TBK m.66).
  • Hekimin kişisel kusurundan bağımsız olarak yoğun bakım, ekipman, personel veya gözetim düzenindeki eksiklik hastanenin organizasyon kusurunu gündeme getirebilir.
  • Komplikasyonun yönetilememesi ve hastanın üst merkeze geç sevki, hekim ile hastanenin birlikte sorumluluğunu gündeme getirebilir.
  • Görev kuralı kamu düzenine ilişkindir; görevsiz mahkemede açılan dava usulden reddedilir.
  • Kamu hastanesi uyuşmazlığı ise idari yargıda tam yargı davasıyla görülür ve önce idareye başvuru gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Özel hastaneye karşı dava hangi mahkemede açılır?

Özel hastanede yapılan hatalı tıbbi uygulamadan doğan tazminat davaları kural olarak tüketici mahkemesinde açılır. Hasta 'tüketici', sağlık hizmeti sunan özel hastane ise 'sağlayıcı' konumunda olduğundan, aradaki ilişki tüketici işlemi sayılır ve 6502 sayılı Kanun m.73 uyarınca tüketici mahkemeleri görevlidir.

Özel hastane malpraktisinde dava kime karşı açılır?

Dava, hatalı tıbbi müdahaleyi yapan hekime ve/veya hizmeti sunan özel hastaneye yöneltilebilir. Uygulamada tazminata çoğu kez hekim ve hastane bakımından müştereken ve müteselsilen hükmedildiği görülür; yani zarar görenin tazminatın tamamını taraflardan herhangi birinden istemesi mümkündür.

Hastane, çalışan doktorun hatasından sorumlu olur mu?

Evet. Adam çalıştıran, çalışanının kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.66). Özel hastane de istihdam ettiği hekim ve sağlık personelinin meslek alanı içindeki kusurlarından sorumlu tutulabilir.

Hastane sorumluluktan kurtulabilir mi?

Evet, kurtuluş kanıtı yoluyla. Adam çalıştıran; çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz. Bu nedenle davanın hekime de yöneltilmesi önem taşır.

Özel hastane hastayı üst merkeze geç gönderirse sorumlu olur mu?

Gelişen komplikasyonun gerektirdiği izlem, müdahale ve sevk zamanında yapılmamışsa hem hekimin hem de özel hastanenin sorumluluğu gündeme gelebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, komplikasyonu iyi yönetmeyip hastayı üst merkeze geç gönderen hekimin kusurunu ve hastanenin istihdam eden sıfatıyla sorumluluğunu kabul eden kararı onamıştır.

Özel hastane doktorunu şikâyet etmek için izin gerekir mi?

Ceza soruşturmasının yürütülebilmesi Mesleki Sorumluluk Kurulunun iznine bağlıdır ve bu şart özel hastane hekimini de kapsar. Tazminat davası için izin aranmaz; tüketici mahkemesindeki dava bağımsız yürür. Kurul kararına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.

Görev kuralı kamu düzenine ilişkin midir?

Evet. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir; mahkeme görevli olup olmadığını taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler. Görevsiz mahkemede açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Davayı asliye hukuk mahkemesinde açarsam ne olur?

Görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğundan, asliye hukuk mahkemesinde açılan dava görevsizlik nedeniyle usulden reddedilir ve dosya görevli tüketici mahkemesine gönderilir. Bu, süre ve emek kaybına yol açabileceğinden davanın baştan doğru mahkemede açılması önemlidir.

Özel hastane ile kamu (devlet) hastanesi davası aynı mı?

Hayır. Özel hastane ve bağımsız hekime karşı dava adli yargıda (tüketici mahkemesinde) görülür. Kamu hastanesindeki müdahalelerde ise idari yargı yolu ve tam yargı davası gündeme gelir; bu yolda dava açmadan önce idareye başvuru zorunluluğu vardır.

Özel hastane davasında zamanaşımı süresi nedir?

Süre, talebin sözleşmeye mi haksız fiile mi dayandığına göre değişir; sözleşmeye aykırılıkta on yıllık genel süre, haksız fiilde öğrenmeden iki ve her hâlde on yıllık süreler gündeme gelir. Estetik müdahalelerde eser sözleşmesine ilişkin daha kısa süreler işleyebilir.

Sağlık hizmeti neden tüketici işlemi sayılıyor?

6502 sayılı Kanun'da hizmet, bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusu olarak tanımlanır. Ücret karşılığı sunulan sağlık hizmeti de bu kapsamda değerlendirilir; hasta tüketici, özel hastane ise sağlayıcı sayılır.

Özel hastanenin organizasyon kusuru nedir?

Organizasyon kusuru; zarar yalnız hekimin tıbbi kararından değil, hastanenin yoğun bakım, ekipman, personel, gözetim, kayıt veya sevk düzenindeki eksiklikten kaynaklandığında gündeme gelir. Yargıtay, ameliyat sonrası yoğun bakımda uygulanan ısı işlemi nedeniyle yanık oluşan bir dosyada hastane yönünden organizasyon kusuru bulunduğunu kabul etmiştir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Tıbbi uygulama hatası iddiasından doğan tazminat ve sorumluluk uyuşmazlıklarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Sağlık Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp