Aile Hukuku

Boşanma Davasında HTS Kayıtları İstenebilir mi?

Boşanma davasında eşin telefon kayıtlarının celbi mümkün mü? HTS dökümünün kusur delili olarak değerlendirilmesi, HMK 189 sınırı ve uygulamadaki ayrım.

6 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Boş koridor ve duvardaki çerçeve
İçindekiler 10

Kısa Cevap

Boşanma davasında HTS kaydı, ceza muhakemesindeki yolla istenemez: CMK m.135’teki iletişimin tespiti tedbiri bir suç soruşturmasına bağlıdır ve aile mahkemesi buna dayanamaz. Buna karşılık dosyaya usulüne uygun biçimde girmiş bir HTS dökümünün kusur değerlendirmesinde kullanılması mümkündür. Belirleyici olan kaydın niteliği değil, elde ediliş biçimidir: HMK m.189 hukuka aykırı delili dışlar ve delilin caiz olup olmadığına karar verme yetkisini mahkemeye bırakır. Kendi hattınızın dökümünü abone sıfatıyla sunmak ile karşı tarafın hattının celbini istemek aynı şey değildir.

Bu Durumda mısınız?

  • Eşinizin kiminle, hangi saatlerde görüştüğünü mahkemeye getirtmek istiyorsunuz.
  • Karşı taraf sizin HTS dökümünüzü dosyaya sundu ve buna nasıl cevap vereceğinizi bilmiyorsunuz.
  • Kendi hattınızın dökümünü almayı düşünüyor, bunun hukuka uygun olup olmadığını merak ediyorsunuz.
  • Telefonunda gördüğünüz bir kaydı delil olarak kullanmayı düşünüyorsunuz.
  • Mahkeme HTS talebinizi reddetti ve gerekçesini anlamak istiyorsunuz.

Sorunun Kendisi

Boşanma dosyalarında sık sorulan bir soru vardır: eşin kiminle, ne sıklıkta görüştüğü mahkemeye getirtilebilir mi?

Bu sorunun dolaşımdaki iki cevabı da eksiktir. “Elbette istenir, mahkeme müzekkere yazar” demek uygulamayı yansıtmaz; “asla istenemez, haberleşme gizlidir” demek de kararlarla bağdaşmaz. Gerçek tablo ikisinin arasındadır ve ayrım, kaydın nasıl dosyaya girdiğinde düğümlenir.

Ceza Muhakemesindeki Yol Boşanmada Yoktur

HTS kaydının bilinen hukuki dayanağı Ceza Muhakemesi Kanunu’dur ve tedbirin şartları maddenin kendi lafzında sayılmıştır:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.135 — İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması

“Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir.”

Buradaki belirleyici kayıt şudur: tedbir bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmaya bağlıdır; üstelik “kuvvetli şüphe” ve “başka suretle delil elde edilememesi” şartları da aranır. HTS’nin karşılığı olan sinyal bilgileri ibaresi de bu maddede geçer. Boşanma davası bir ceza yargılaması olmadığı için, aile mahkemesinin bu tedbire dayanarak iletişimin tespiti kararı verme yetkisi yoktur. HTS’nin ceza yargılamasındaki çerçevesi için HTS kaydı nedir yazısına bakılabilir.

Dolayısıyla boşanma davasında sorulması gereken soru “CMK 135 uygulanır mı” değil, hukuk yargılamasının kendi delil kurallarının buna izin verip vermediğidir.

Hukuk Yargılamasının Ölçüsü: HMK 189

Hukuk Muhakemeleri Kanunu, ispat hakkını düzenlerken iki sınır koyar. Birincisi delilin hukuka uygun elde edilmiş olmasıdır:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.189 — İspat hakkı

“Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.”

İkincisi, delilin caiz olup olmadığına karar verme yetkisinin mahkemede olmasıdır:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.189 — İspat hakkı

“Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir.”

Bu ikinci fıkra pratikte belirleyicidir. Talebin kabul edilip edilmeyeceği, mahkemenin caizlik değerlendirmesine bağlıdır ve bu değerlendirme her dosyada aynı sonucu vermemektedir.

Ret Yönündeki Uygulama

Uygulamada, telefon görüşme kayıtlarının getirtilmesi talebinin haberleşme gizliliği gerekçesiyle reddedildiği örnekler vardır. Bir ilk derece mahkemesi kararında, Anayasa ve AİHS uyarınca esas olanın iletişim hürriyeti ve görüşmelerin gizliliği olduğu, HTS’nin delil serbestisinin bulunduğu ceza yargılamasında bile ancak belirli şartlarda başvurulabilecek bir delil sayıldığı belirtilerek talep reddedilmiş; ret, HMK’nın 189. maddesinin dördüncü fıkrasındaki yetkiye dayandırılarak kayıtların istenmesinin delil ve ispat kuralları gereği caiz olmadığı sonucuna varılmıştır (Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/519, K. 2021/296, T. 01.04.2021).

Bu kararın ağırlığı konusunda dürüst olmak gerekir. Karar bir ilk derece mahkemesine aittir ve bağlayıcı değildir; ayrıca bir boşanma davası değil ticari bir uyuşmazlıktır. Buradaki değeri, hukuk yargılamasında HTS celbine karşı ileri sürülen gerekçenin nasıl kurulduğunu göstermesidir; bir kural ortaya koymaz.

Kabul Yönündeki Uygulama

Buna karşılık dosyaya girmiş HTS dökümlerinin boşanmada kusur tespitine esas alındığı örnekler mevcuttur. Bir boşanma dosyasında ilk derece mahkemesi, kadının görüşme trafiğini güven sarsıcı davranış saymış ve tarafları eşit kusurlu bulmuştur:

“davacı karşı davalı kadının da bu süreçte kullanmış olduğu … numaralı telefon ile … numaralı … adına kayıtlı cep telefonları arasında uygunsuz zaman dilimlerinde sürekli görüşme kayıtlarının gelen HTS dökümlerinde sabit olduğu, kadının evlilik birliğinin içerisinde güven ilişkisini zedeleyecek şekilde normalin dışında çok sayıda ve makul olmayan saatlerde görüşme yaptığı, kadının eşine karşı bu tür eylemleri nedeniyle kendisine olan güveninin sarsılmasına neden olduğu”

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8374, K. 2024/4467, T. 10.06.2024 — onama)

Bu sözler kimin? Yukarıdaki değerlendirme, Yargıtay kararının “III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI” başlıklı bölümünde yer alır; yani Adıyaman 1. Aile Mahkemesinin gerekçesidir, Dairenin kendi kurduğu bir kural değildir. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Daire de kararı onamıştır; ancak Dairenin kendi değerlendirmesi kalıp cümleden ibarettir ve HTS’den hiç söz etmez:

“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- davacı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8374, K. 2024/4467, T. 10.06.2024 — onama)

Bu ayrım önemlidir, çünkü onama kararı HTS’ye ilişkin bir içtihat kurmaz; yalnızca ilk derece mahkemesinin bu yöndeki değerlendirmesinin bozmayı gerektirmediğini gösterir. Buradan çıkarılabilecek sonuç şudur: dosyaya girmiş bir HTS dökümünün kusur değerlendirmesinde kullanılması, temyiz denetiminden geçen bir uygulamadır. Daha fazlası değil.

Yine de kaydedilmeye değer bir ayrıntı vardır: kusur değerlendirmesine esas alınan şey görüşmelerin içeriği değil, sıklık ve saat gibi trafik verileridir. HTS’nin yapısı gereği zaten verebileceği tek şey de budur.

İki Kararı Birlikte Okumak

Görünürdeki çelişki, iki kararın farklı soruları cevaplamasından kaynaklanır.

Ret kararı şu soruya cevap verir: mahkeme, karşı tarafın hattına ilişkin kaydı operatörden getirtmeli midir? Onama kararı ise başka bir soruya cevap verir: dosyada bulunan HTS dökümü kusur değerlendirmesinde kullanılabilir mi?

Bu ayrım pratikte şu biçimi alır. Kendi adına kayıtlı hattın dökümünü abone sıfatıyla operatörden alıp dosyaya sunmak ile üçüncü bir kişinin hattına ilişkin kaydın mahkemece celbini istemek aynı şey değildir. İlkinde kişi kendi verisine ulaşmaktadır; ikincisinde başkasının haberleşme gizliliğine müdahale söz konusudur. Talebin caiz görülüp görülmeyeceği çoğunlukla bu eksende belirlenir.

Buna ek olarak, kendi hattının dökümünde karşı numaranın da görünmesi kaçınılmazdır. Bu nedenle “kendi kaydım” ile “karşı tarafın kaydı” arasındaki sınır mutlak değildir ve mahkemenin caizlik değerlendirmesi bu noktada belirleyici olmaya devam eder.

Sık Yapılan Hatalar

  • Ceza yolunu boşanmaya taşımak. İletişimin tespiti bir ceza muhakemesi tedbiridir; aile mahkemesi bu tedbire dayanarak karar veremez.
  • Kaydı kendi başına elde etmeye çalışmak. Hukuka aykırı yolla elde edilen delil HMK m.189/2 uyarınca dikkate alınamaz; ayrıca bu davranış ceza sorumluluğu doğurabilir.
  • İçerik beklemek. HTS konuşma içeriği vermez; yalnızca trafik verisi gösterir.
  • Talebi gerekçesiz sunmak. Caizlik değerlendirmesi yapılacağı için, talebin hangi vakıayı ispata yöneldiği somut olarak ortaya konulmalıdır.
  • Tek delile yaslanmak. Yukarıdaki onama kararında da HTS dökümü tek başına değil, tanık anlatımlarıyla birlikte değerlendirilmiştir.

Değerlendirme

Soruyu tek cümleyle cevaplamak gerekirse: boşanma davasında HTS kaydı ceza muhakemesindeki yolla istenemez, ancak dosyaya usulüne uygun biçimde girmiş bir HTS dökümünün kusur değerlendirmesinde kullanılmasının önünde bir engel bulunmamaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024 tarihli onama kararı, bu yöndeki bir ilk derece değerlendirmesinin temyiz denetiminden geçtiğini gösterir; kaydedilmesi gereken sınır, kararın HTS konusunda kendi başına bir kural koymamış olmasıdır.

Belirleyici olan, kaydın niteliği değil elde ediliş biçimidir. HMK m.189/2 hukuka aykırı delili dışlar; m.189/4 ise caizlik denetimini mahkemeye bırakır. Bu iki hüküm birlikte okunduğunda, karşı tarafın hattına ilişkin kaydın celbi talebinin reddedilebileceği, buna karşılık tarafın kendi hattına ait dökümü sunmasının daha güçlü bir zeminde durduğu söylenebilir.

Bu nedenle pratik yaklaşım, talebi baştan hangi vakıayı ispata yönelttiğini göstererek kurmak ve HTS dökümünü tek başına değil, tanık beyanı gibi diğer delillerle birlikte bir bütün içinde sunmaktır. Somut bir dosyada talebin caiz görülüp görülmeyeceği ise mahkemenin değerlendirmesine bağlı olduğundan, dosyaya özgü bir inceleme gerektirir.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davasında eşimin HTS kayıtları istenebilir mi?

Bu, düz bir evet-hayır sorusu değildir. Ceza muhakemesindeki iletişimin tespiti yolu boşanma davasında kullanılamaz; çünkü o tedbir bir suç soruşturmasına bağlıdır. Buna karşılık dosyaya giren HTS dökümlerinin kusur tespitinde değerlendirildiği kararlar vardır. Hâkimin karşı tarafın hattına ilişkin kaydı operatörden celbetme talebini reddettiği örnekler de bulunmaktadır.

Boşanmada HTS dökümü kusur delili sayılır mı?

Sayılabilmektedir. Bir boşanma dosyasında ilk derece mahkemesi, HTS dökümlerinde sabit olan sürekli ve makul olmayan saatlerdeki görüşmeleri güven sarsıcı davranış kabul ederek tarafları eşit kusurlu bulmuş; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu kararı onamıştır (E. 2023/8374, K. 2024/4467). Ancak dikkat: bu değerlendirme ilk derece mahkemesine aittir. Dairenin kendi gerekçesi kalıp cümleden ibarettir ve HTS'den söz etmez; dolayısıyla karar HTS'ye ilişkin bağlayıcı bir içtihat kurmaz.

Kendi telefonumun HTS kaydını alabilir miyim?

Kendi adınıza kayıtlı hattın görüşme dökümünü abone sıfatıyla operatörden talep etmeniz, üçüncü bir kişinin hattına ilişkin kayıt istemekten farklıdır. Bu ayrım, boşanma dosyalarındaki tartışmanın merkezinde yer alır.

Mahkeme eşimin telefon kayıtlarını getirtmeyi reddedebilir mi?

Reddedebilir. HMK'nın 189. maddesinin dördüncü fıkrası, gösterilen delilin caiz olup olmadığına karar verme yetkisini mahkemeye verir. Bir yerel mahkeme kararında bu yetkiye dayanılarak HTS kayıtlarının istenmesi caiz görülmemiştir.

Hukuka aykırı yolla elde edilen telefon kaydı boşanmada kullanılabilir mi?

Kullanılamaz. HMK'nın 189. maddesinin ikinci fıkrası, hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağını açıkça düzenler.

HTS kaydı konuşma içeriğini gösterir mi?

Göstermez. HTS yalnızca kimin kiminle, ne zaman ve ne kadar süreyle görüştüğünü gösteren bir trafik kaydıdır; içerik içermez.

Aile mahkemesi neden CMK'daki iletişimin tespiti yolunu kullanamıyor?

Çünkü CMK m.135 tedbiri kendi lafzında bir ceza yargılamasına bağlamıştır: tedbir ancak 'bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada' uygulanabilir. Madde ayrıca suç işlendiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve başka suretle delil elde edilememesi şartlarını da arar. Boşanma davası bir ceza yargılaması olmadığı için aile mahkemesi bu tedbire dayanamaz.

Yargıtay boşanmada HTS kullanılabileceğine dair içtihat kurdu mu?

Hayır. Sıkça anılan 2. Hukuk Dairesi kararında (E. 2023/8374, K. 2024/4467) HTS'ye ilişkin değerlendirme, kararın 'İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI' bölümünde yer alır; yani Adıyaman 1. Aile Mahkemesine aittir. Dairenin kendi gerekçesi kalıp onama cümlesidir ve HTS'den hiç söz etmez. Karar, bu yöndeki bir ilk derece değerlendirmesinin bozmayı gerektirmediğini gösterir; bağlayıcı bir kural koymaz.

HTS ile sinyal bilgisi aynı şey mi?

CMK m.135 'sinyal bilgileri' ibaresini kullanır ve HTS bu kapsamda değerlendirilir. Her ikisi de görüşmenin içeriğini değil, trafiğini (kim, kimle, ne zaman, ne kadar süre) gösterir. Boşanma dosyalarında kusur değerlendirmesine esas alınan da bu trafik verisidir; sıklık ve saat.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejiminin tasfiyesi davalarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp