Aile Hukuku

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği ve Zorunlu Unsurları

Anlaşmalı boşanma protokolünde hangi konular zorunlu, hâkim protokolü neden onaylamaz veya değiştirir, kesinleştikten sonra ne olur? TMK m.166/3 ve m.184/5 ile öğrenin.

12 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Kırmızı gövdeli dolma kalemin altın rengi ucu, parlak gri bir yüzeye değerken ucunda beliren küçük mürekkep damlası
İçindekiler 17

Kısa Cevap

Anlaşmalı boşanma protokolü, eşlerin boşanmanın malî sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki anlaşmasını yazıya döken belgedir. Kendi başına sonuç doğurmaz: boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz. Hâkim, protokolü uygun bulmazsa değiştirebilir; taraflar değişikliği kabul ederse boşanmaya hükmedilir.

Bu Durumda mısınız?

  • Eşinizle boşanma konusunda anlaştınız ve nafaka, velayet, tazminat başlıklarını yazıya dökeceksiniz.
  • Hazırladığınız protokolü mahkemeye sundunuz, hâkim bazı maddeleri değiştirmenizi istedi.
  • Anlaşmalı boşandınız; karşı taraf protokolde üstlendiği ödemeyi veya devri yapmıyor.
  • Boşanmadan sonra ekonomik koşullar ağır biçimde değişti ve protokoldeki yükümlülüğü sürdüremiyorsunuz.
  • Protokolde mal paylaşımı veya ziynet eşyası konusunun yer alıp alamayacağını merak ediyorsunuz.

Bu başlıkların her biri, sonradan düzeltilmesi güç sonuçlar doğurur. Somut durumunuz için bir avukata danışın.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nedir?

Protokol, eşlerin boşanmanın sonuçları üzerinde vardıkları mutabakatın metnidir. Anlaşmalı boşanmada mahkeme, tarafların iradesini değil, o iradenin serbestçe açıklanıp açıklanmadığını ve anlaşmanın uygun olup olmadığını denetler. Yargıtay bu denetimi anlaşmalı boşanmanın maddi koşulu olarak niteler:

“Anlaşmalı boşanmaya hükmedilebilmesi için eşlerin boşanmanın mali sonuçlarına ve çocuğun durumuna ilişkin bir anlaşmayı hâkimin onayına sunması ve hâkimin de bu anlaşmayı onaylaması gerekmektedir.”

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/5910, K. 2019/9191, T. 25.09.2019 — kanun yararına bozma isteğinin reddi)

Aynı kararda Daire, protokolün hukuki niteliğini de belirlemiştir: eşler arasındaki anlaşma, “boşanmanın fer’i sonuçlarına ilişkin taraflarca düzenlenen ve hakimin onay şartına bağlı özel hukuk sözleşmeleridir”.

Dayandığı Kanun Maddeleri

Anlaşmalı boşanmanın ve protokolün dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasıdır:

“Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.”

(Türk Medeni Kanunu m.166/3)

Bu fıkranın güncelliği ayrıca not edilmelidir, çünkü 166. madde son yıllarda iki kez işleme konu oldu. Anayasa Mahkemesi 22.02.2024 tarihli E.2023/116, K.2024/56 sayılı kararıyla maddeyi kısmen iptal etti ve iptal 19.01.2025’te yürürlüğe girdi; ardından 14.11.2024 tarihli 7532 sayılı Kanun m.13 ile maddede bir fıkra yeniden yazıldı. İkisi de dördüncü fıkraya ilişkindir. Yukarıda alıntılanan üçüncü fıkranın metni bu işlemlerden etkilenmemiştir; anlaşmalı boşanmanın şartları bu yüzden değişmemiştir.

Protokolün geçerliliğini onay şartına bağlayan hüküm ise boşanmada yargılama usulünü düzenleyen 184. maddededir:

“Boşanma veya ayrılığın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.”

(Türk Medeni Kanunu m.184, b.5)

Aynı maddenin üçüncü bendi, boşanma davalarında genel ispat rejimini kurar: “Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz.” TMK m.166/3’ün son cümlesi bu kuralı anlaşmalı boşanma bakımından devre dışı bırakır. Anlaşmalı boşanma, ikrarın hâkimi bağlamadığı kuralının istisnasıdır.

Bir ayrıntı, kanun metnini okurken şaşırtıcı gelebilir: TMK m.184 yargılamanın “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbi” olduğunu söyler. Oysa 1086 sayılı HUMK mülgadır. Bu boşluk HMK m.447/2 ile doldurulur: mevzuatta mülga HUMK’a yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır. Yani TMK m.184’teki atıf bugün HMK’ya yapılmış sayılır.

Protokolde Bulunması Zorunlu Unsurlar

Protokolün eksiksiz sayılması için belirli başlıkların karara bağlanmış olması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu unsurları tek bir cümlede toplamıştır:

“Anlaşmalı boşanma Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesinde düzenlenmiş olup, evlililiğin en az 1 yıl sürmüş olması, tarafların boşanma ve boşanmanın ferileri olan velayet, nafaka (TMK 169-175) ve maddi ve manevi tazminat (TMK. 174/1-2) hususunda anlaşması ve bu anlaşmanın hakim tarafından kabul edilmesi zorunlu unsurlarını barındırır.”

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/1714, K. 2020/5488, T. 09.11.2020 — bozma)

Buna göre zorunlu başlıklar şunlardır:

UnsurDayanakNot
Evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasıTMK m.166/3Süre dolmamışsa anlaşmaya dayanılamaz
Boşanma iradesiTMK m.166/3Birlikte başvuru veya davanın kabulü
Velayet ve kişisel ilişkiTMK m.182Çocuk varsa zorunlu
NafakaTMK m.169-175Tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası
Maddi ve manevi tazminatTMK m.174/1-2Talep edilmiyorsa feragat açıkça yazılmalı
Hâkimin kabulüTMK m.166/3, m.184 b.5Onay olmadan anlaşma geçerli değil

Nafaka türlerinin hangi durumda gündeme geldiğini nafaka rehberimizden inceleyebilir, tazminat kalemleri için boşanmada maddi ve manevi tazminat yazımıza bakabilirsiniz. Velayetin belirlenmesinde uygulanan ölçütler velayet davası yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Protokole İsteğe Bağlı Eklenebilecek Konular

Protokol yalnızca zorunlu başlıklarla sınırlı değildir. Aynı kararda Daire, tarafların iradesine bırakılan alanı geniş tutmuştur:

“Taraflar anlaşmalı boşanma mutabakatında boşanmanın feri unsurları yanında ihtiyari olarak, ziynet ve ev eşyalarının paylaşımı, aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi gibi hususlarda anlaşabilecekleri gibi, mal rejiminin tasfiyesi kapsamında yahut bundan bağımsız olarak bir kısım gayrimenkulün yahut sicile kayıtlı olan menkullerin tescili, menkullerin teslimi, bir miktar paranın ödenmesi, hisse devri ve bunun gibi bir çok hususu anlaşma boşanma protokolüne derc edebilirler.”

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/1714, K. 2020/5488, T. 09.11.2020 — bozma)

Bu, uygulamada sık sorulan iki sorunun cevabıdır: mal rejiminin tasfiyesi de, düğünde takılan ziynet eşyasının paylaşımı da protokole yazılabilir. Mal rejiminin nasıl tasfiye edildiğini boşanmada mal paylaşımı, takıların hukuki durumunu düğünde takılan takılar kime aittir yazımızda bulabilirsiniz. Taraflar arasında bir mehir senedi varsa, bundan doğan alacağın protokole yazılması da gündeme gelir; senedin hukuki niteliği ve görevli mahkeme tartışması için mehir senedi yazımıza bakabilirsiniz.

İsteğe bağlı konuları protokole yazmanın pratik sonucu şudur: bu edimler de boşanma hükmünün parçası hâline gelir ve ilamlı icra takibine konu edilebilir. Protokole yazılmayan bir mal rejimi alacağı ise ayrı bir davanın konusudur.

Hâkim Protokolü Neden Onaylamaz veya Değiştirir?

Hâkim protokolü olduğu gibi kabul etmek zorunda değildir. TMK m.166/3, hâkime tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapma yetkisi verir. Bu yetkinin fiilen kullanıldığı bir olayda mahkeme, protokolün bazı hükümlerini çıkarmış, diğerlerini onaylayarak ilamın karar bölümüne eklemiştir. Söz konusu maddeler, davalı eşe yüklenen edimleri belirsiz bırakıyordu: nafakayı karşı tarafın dilediği miktarda artırabilmesi, kira ve diğer masrafların miktarı ne olursa olsun karşılanacağı, teslim edilecek dairenin vasıflarının belirsiz olması ve dava dışı bir şirkete edim yüklenmesi.

Reddedilme sebeplerinin ortak paydası genellikle şunlardır:

  • Belirsiz edim. Miktarı, vasfı veya vadesi belli olmayan yükümlülükler icra aşamasında uygulanamaz.
  • Üçüncü kişiye yükümlülük. Davanın tarafı olmayan bir kişi veya şirkete protokolle borç yüklenemez.
  • Çocuğun menfaatine aykırılık. Velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi çocuğun yararına değilse hâkim müdahale eder.
  • Zorunlu başlığın boş bırakılması. Tazminattan feragat ediliyorsa bunun açıkça yazılması gerekir.

Hâkimin önerdiği değişiklik taraflarca kabul edilirse boşanmaya hükmolunur. Kabul edilmezse anlaşmalı boşanmanın şartları oluşmaz ve dava çekişmeli boşanma olarak yürür.

Protokolün her maddesini yazarken uygulanabilecek pratik bir sağlama yöntemi (kişisel ilişkinin ayı, günü ve saatiyle somutlaştırılması ve “infaza elverişlilik testi”) ile boşanmadan sonra kullanılacak soyadına ilişkin düzenleme anlaşmalı boşanma yazımızda ele alınmıştır.

Hâkimin Tarafları Bizzat Dinlemesi Neden Şart?

Protokolün yazılı olarak sunulmuş olması yetmez. Kanun, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesini arar. Yargıtay bu şartı, yalnızca kabul beyanının yeterli olmadığını söyleyerek vurgulamıştır:

“Davanın, davalı tarafından kabul edilmiş olması tek başına boşanma kararı verilmesine yetmez. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.”

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/25650, K. 2014/10548, T. 07.05.2014 — bozma)

Vekil aracılığıyla yapılan beyan bu şartı karşılamaz:

“Somut olayda; davacı ve davalı asil bizzat dinlenilmeksizin taraf vekillerinin beyanlarına dayanılarak Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesine göre anlaşmalı boşanma hükmü kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/20899, K. 2011/21632, T. 12.12.2011 — onama)

Uygulamadaki karşılığı nettir: eşlerin duruşmada bizzat hazır bulunması gerekir. Vekiliniz olsa dahi duruşmaya katılmanız beklenir.

Protokoldeki İrade Beyanından Dönülebilir mi?

Bu, protokolle ilgili en pratik sorudur ve cevabı çoğu kaynakta yanlış verilir: hüküm kesinleşinceye kadar taraflar protokoldeki irade beyanından dönebilir. Yargıtay bunu açık biçimde ifade eder:

“Anlaşmalı boşanma yönünden oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmelerini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır.”

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/8075, K. 2017/13771, T. 04.12.2017 — bozma)

Aynı kararda Daire, dönme hâlinde davanın nasıl yürüyeceğini de belirler: dava artık anlaşmalı olarak sürdürülemez, TMK m.166/1-2 uyarınca çekişmeli boşanma olarak yeniden ele alınır. Olayda taraflar protokol sunmuş, mahkeme protokol doğrultusunda boşanmaya karar vermiş, ancak davalı erkek temyiz dilekçesiyle iradesinden dönmüştü; Daire bu nedenle hükmü bozmuştur.

Bunun iki pratik sonucu vardır:

  • Protokol imzalamak geri dönülmez bir adım değildir. Karar kesinleşene kadar taraf, anlaşmalı boşanma iradesinden dönebilir.
  • Dönme, davayı bitirmez; dönüştürür. Dosya çekişmeli boşanmaya döner ve kusur ile deliller yeniden tartışılır. Bu da süreyi belirgin biçimde uzatır.

Bu bölüm protokoldeki irade beyanını konu alır. Davalı eşin davayı kabul beyanından dönmesi ayrı bir usul sorusudur ve Hukuk Genel Kurulu’nun ayrı bir kararına dayanır; o eksen anlaşmalı boşanma dilekçesi ve örneği yazımızda ele alınmıştır.

Kesinleşme ile birlikte bu esneklik tamamen ortadan kalkar; aşağıdaki bölüm bunu ele alır.

Protokol Kesinleştikten Sonra Ne Olur?

Boşanma hükmü kesinleştiğinde protokolün hukuki niteliği değişir. Artık taraflar arasında serbestçe yorumlanan bir sözleşme değil, hükmün parçasıdır:

“Anlaşmalı boşanma hükmünün kesinleşmesi ile birlikte boşanmanın feri niteliğinde olup olmadığına bakılmaksızın taraflara boşanma protokolünde yüklenilen edimler artık boşanmanın ayrılmaz bir parçası haline gelir.”

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/1714, K. 2020/5488, T. 09.11.2020 — bozma)

Daire aynı kararda, bu edimlerin “özel hukuk sözleşmeleri gibi yorumlanması olanağı da bulunmamaktadır” demiştir. Buradan çıkan sonuç uygulamada çok belirleyicidir: protokoldeki bir edimin karşı edimle değiştirilmesi, askıya alınması veya karşılıklılık kaydı gibi okunarak diğerinin ifasına bağlanması mümkün değildir.

Protokole Uyulmazsa Ne Yapılır?

Yargıtay, karşı taraf edimini yerine getirmediğinde diğer tarafın ediminin de kendiliğinden düşeceği görüşünü açıkça reddetmiştir:

“Dolayısıyla Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi kapsamında yer alan protokolde taraflardan birinin edimini yerine getirememesi veya getirmemesi, boşanma kararının dayanağı olan protokolün geçersizliği ile diğer tarafın edimlerinin iptalini isteme hakkını vermez.”

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/1714, K. 2020/5488, T. 09.11.2020 — bozma)

Yapılması gereken, ödenmeyen edim için ilamlı icra takibi başlatmaktır. Nafaka alacağının takibi ve ödenmemesinin sonuçları için ödenmeyen nafakanın icra takibi yazımıza bakabilirsiniz.

Bunun tek istisnası, koşulların olağanüstü biçimde değişmesidir. Yargıtay, işlem temelinin çökmesi hâlinde uyarlama yolunu açık tutar:

“Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle taraflardan biri aleyhine katlanamayacak derecede bozulmuşsa, taraflar artık o akitle bağlı tutulmazlar, değişen bu koşullar karşısında Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesini, belirsizlik var ise belirsizliğin giderilmesini her zaman mahkemeden isteyebileceklerdir.”

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/5910, K. 2019/9191, T. 25.09.2019 — kanun yararına bozma isteğinin reddi)

Bu iki kararı birlikte okumak gerekir. 2020 tarihli karar, bir tarafın ifa etmemesinin diğerini borcundan kurtarmadığını söyler; 2019 tarihli karar ise şartların öngörülemez biçimde değişmesi hâlinde mahkemeden uyarlama istenebileceğini kabul eder. Birincisi ifa etmeme, ikincisi ifa güçlüğü hâlidir.

Protokol ile Boşanma Dilekçesi Farkı

İki belge sık karıştırılır; işlevleri farklıdır.

Boşanma dilekçesiAnlaşmalı boşanma protokolü
İşleviDavayı açarAnlaşmanın içeriğini gösterir
MuhatabıMahkemeDiğer eş; hâkim onayına sunulur
Tâbi olduğu kuralHMK dava dilekçesi kurallarıTMK m.166/3, m.184 b.5
İmzaDavacı veya vekiliHer iki eş
OnayOnaya tâbi değilHâkim onaylamadıkça geçerli olmaz

Dilekçenin içeriği ve sık yapılan hatalar için boşanma dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz. Anlaşmalı boşanmanın bütün süreci ise anlaşmalı boşanma rehberimizde ele alınmıştır.

Dilekçeyle birlikte yapılacak hazırlık ve başvuru adımları için boşanma davası açma rehberini inceleyebilirsiniz.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği

Aşağıdaki iskelet, yukarıda sayılan zorunlu başlıkları sırasıyla karşılar. Köşeli parantezli alanlar ve seçenekli cümleler dosyaya göre doldurulur.

ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ

TARAFLAR   : [Ad Soyad] – T.C. [Kimlik No] – [Adres]
             [Ad Soyad] – T.C. [Kimlik No] – [Adres]

Taraflar, 4721 sayılı Kanun m.166/3 uyarınca anlaşmalı olarak boşanmak
hususunda aşağıdaki şartlarda anlaşmıştır.

MADDE 1 – BOŞANMA İRADESİ
Taraflar, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını kabul ederek boşanmayı
karşılıklı olarak istemektedir. Taraflar duruşmada bizzat hazır bulunarak
iradelerini serbestçe açıklayacaktır.

MADDE 2 – VELAYET
Müşterek çocuk [Ad Soyad] ([doğum tarihi])'in velayeti [anneye / babaya]
bırakılacaktır.
[Müşterek çocuk yoksa: "Tarafların müşterek çocuğu bulunmamaktadır."]

MADDE 3 – KİŞİSEL İLİŞKİ
Velayeti almayan taraf ile çocuk arasında [her ayın 1. ve 3. hafta sonu
cumartesi 10.00 – pazar 17.00 arası], [dinî bayramların ikinci günü
10.00 – 17.00 arası] ve [her yıl 1–15 Temmuz arası] kişisel ilişki
kurulacaktır.

MADDE 4 – İŞTİRAK NAFAKASI
[Yükümlü taraf], çocuk için aylık [tutar] TL iştirak nafakasını her ayın
[..] günü [IBAN] hesabına ödeyecektir. Nafaka her yıl [TÜİK TÜFE oranında]
artırılacaktır.

MADDE 5 – YOKSULLUK NAFAKASI
Taraflar birbirlerinden yoksulluk nafakası talep etmemektedir.
[Talep varsa: "[Yükümlü taraf], diğer tarafa aylık [tutar] TL yoksulluk
nafakası ödeyecektir."]

MADDE 6 – MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
Taraflar birbirlerinden maddi ve manevi tazminat talep etmemekte, bu
haklarından karşılıklı olarak feragat etmektedir.

MADDE 7 – MAL PAYLAŞIMI
[Taşınmaz / araç / banka hesapları kalem kalem sayılır ve kimde kalacağı
yazılır.] Taraflar, bu protokolde gösterilenler dışında birbirlerinden mal
rejiminden kaynaklanan hiçbir talepte bulunmayacaktır.

MADDE 8 – SOYADI
[Kadın eş], boşanmadan sonra [önceki soyadını kullanacaktır / kocasının
soyadını kullanmaya devam etmesine muvafakat edilmiştir].

MADDE 9 – YARGILAMA GİDERLERİ
Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti [taraflar üzerinde bırakılacaktır /
şu şekilde paylaşılacaktır].

MADDE 10 – YÜRÜRLÜK
İşbu protokol, 4721 sayılı Kanun m.184 uyarınca hâkim tarafından
onaylanmadıkça geçerlilik kazanmaz. Protokol [gg.aa.yyyy] tarihinde iki
nüsha hâlinde düzenlenmiş ve taraflarca imzalanmıştır.

[Ad Soyad]                                        [Ad Soyad]
   [İmza]                                            [İmza]

Protokolü Kullanmadan Önce Neyi Değiştirmelisiniz?

Bu belge, sitedeki diğer şablonlardan bir yönüyle ayrılır: hâkim onu içerik yönünden denetler ve değiştirebilir. Bu yüzden “boş bırakıp geçmek” bir seçenek değildir. Eksik başlık, protokolün onaylanmamasına yol açar.

  1. Yukarıdaki infaza elverişlilik ölçütünü her maddeye uygulayın. “Uygun zamanlarda görüşülecektir” gibi belirsiz ifadeler icra edilemez. Kişisel ilişki gün, saat ve tatil dönemleriyle; nafaka tutar, ödeme günü ve artış ölçütüyle yazılmalıdır.
  2. Talep yoksa feragati açıkça yazın. 5. ve 6. maddelerde olduğu gibi “talep etmemektedir” cümlesi bulunmalıdır; başlığı tamamen atlamak eksiklik sayılır.
  3. Mal paylaşımını kalem kalem sayın. 7. maddedeki köşeli parantez, protokolün en çok ihmal edilen yeridir; genel bir feragat cümlesi hangi malın kimde kaldığını göstermez.
  4. Soyadı başlığını atlamayın. Yukarıda anlatıldığı gibi bu, sonradan ayrı bir dava konusu olabilen ve protokolde sıkça unutulan kalemdir.
  5. Çocuk yoksa 2–4. maddeleri silmeyin, “yoktur” yazın. Hâkim çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi denetler; başlığın hiç bulunmaması eksiklik izlenimi verir.

Protokol imzalandığı anda değil, hâkim onayladığı anda hüküm doğurur; onay öncesi ifa edilen edimler bu riski taşır. Dilekçe tarafı ve doldurulabilir dilekçe metni için anlaşmalı boşanma dilekçesi ve örneği yazımıza bakabilirsiniz.

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. Bir yıllık süreyi doğrulayın. Evlilik bir yılı doldurmamışsa anlaşmaya dayanılarak boşanma kararı verilemez.
  2. Zorunlu başlıkları eksiksiz karara bağlayın. Velayet, kişisel ilişki, nafaka ve tazminat; talep yoksa feragati açıkça yazın.
  3. Her edimi ölçülebilir yazın. Miktar, vade, ödeme biçimi ve taşınmaz için ada-parsel bilgisi belirtin.
  4. Üçüncü kişilere yükümlülük yüklemeyin. Davanın tarafı olmayan kişi veya şirket protokolle borçlandırılamaz.
  5. İsteğe bağlı konuları bilinçli ekleyin. Mal rejimi tasfiyesi ve ziynet protokole yazılırsa hükmün parçası olur.
  6. Islak imzalı nüshayı dosyaya sunun. Protokolü boşanma dilekçesi ile birlikte verin.
  7. Duruşmaya bizzat katılın. Vekiliniz olsa dahi hâkimin sizi dinlemesi şarttır.
  8. Kararın kesinleşmesini bekleyin. Hüküm kesinleşmeden protokoldeki edimler icra edilemez.

Sık Yapılan Hatalar

  • Hazır şablonu olduğu gibi kullanmak. İnternetteki metinler somut olayın verilerini taşımaz; belirsiz edim içeren maddeler mahkemece çıkarılabilir.
  • Tazminat başlığını hiç yazmamak. Talep yoksa feragatin açıkça belirtilmesi gerekir; sessizlik sonradan uyuşmazlık doğurur.
  • “Karşı taraf yapmazsa ben de yapmam” kaydı koymak. Yargıtay bu okumayı kabul etmemektedir.
  • Duruşmaya katılmamak. Yalnızca vekil beyanına dayanılarak kurulan anlaşmalı boşanma hükmü usule aykırıdır.
  • Nafakanın artış ölçütünü belirlememek. Oran yazılmazsa ileride nafaka artırım davası gerekebilir.
  • Kesinleşmeden işlem yapmak. Tapu devri ve icra takibi kesinleşmiş hükme dayanır.
  • Çocukla kişisel ilişkiyi ucu açık bırakmak. Gün, saat ve teslim yeri belirtilmezse düzenleme uygulanamaz hâle gelir.

Özet

  • Protokol, boşanmanın malî sonuçları ve çocukların durumuna ilişkin anlaşmanın metnidir; hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m.184, b.5).
  • Zorunlu unsurlar: bir yıllık evlilik süresi, boşanma iradesi, velayet, nafaka, maddi-manevi tazminat ve hâkimin kabulü.
  • Ziynet, ev eşyası ve mal rejimi tasfiyesi isteğe bağlı olarak protokole eklenebilir; eklenirse hükmün parçası olur.
  • Hâkim, tarafların ve çocukların menfaati için protokolde değişiklik yapabilir; taraflar kabul ederse boşanmaya hükmolunur.
  • Hâkimin tarafları bizzat dinlemesi şarttır; vekil beyanı yeterli değildir.
  • Kesinleşmeden sonra bir tarafın ifa etmemesi, diğerinin edimlerini ortadan kaldırmaz; yol ilamlı icradır.

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma protokolü nedir?

Anlaşmalı boşanma protokolü, eşlerin boşanmanın malî sonuçları ve çocukların durumu hakkında vardıkları anlaşmayı yazıya döktükleri belgedir. Tek başına hüküm doğurmaz: boşanmanın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz (TMK m.184/5).

Protokolde bulunması zorunlu konular nelerdir?

Yargıtay'a göre anlaşmalı boşanmanın zorunlu unsurları evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, tarafların boşanma ile velayet, nafaka ve maddi-manevi tazminat konularında anlaşması ve bu anlaşmanın hâkim tarafından kabul edilmesidir. Bu başlıklardan biri boş bırakılırsa protokol eksik sayılır.

Protokole mal paylaşımı ve ziynet eşyası yazılabilir mi?

Evet. Yargıtay, tarafların boşanmanın fer'î unsurları yanında isteğe bağlı olarak ziynet ve ev eşyalarının paylaşımı ile mal rejiminin tasfiyesi gibi konularda da anlaşabileceğini kabul eder. Taşınmaz tescili, menkul teslimi, para ödenmesi ve hisse devri de protokole konulabilir.

Hâkim anlaşmalı boşanma protokolünü değiştirebilir mi?

Evet. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmolunur; kabul edilmezse anlaşmalı boşanma şartları oluşmaz (TMK m.166/3).

Hâkim tarafları bizzat dinlemek zorunda mı, vekil yeterli değil mi?

Hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi şarttır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşler bizzat dinlenmeksizin yalnızca taraf vekillerinin beyanlarına dayanılarak anlaşmalı boşanma hükmü kurulmasını usul ve yasaya aykırı bulmuştur.

Davalının davayı kabul etmesi boşanma için tek başına yeterli mi?

Hayır. Yargıtay'a göre davanın davalı tarafından kabul edilmiş olması tek başına boşanma kararı verilmesine yetmez. Hâkimin ayrıca tarafları bizzat dinlemesi ve malî sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir.

Protokolü imzaladıktan sonra vazgeçebilir miyim?

Karar kesinleşinceye kadar evet. Yargıtay'a göre eşlerin, boşanmanın malî sonuçları ve çocukların durumuna ilişkin kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmelerini engelleyen yasal bir hüküm yoktur. Dönme hâlinde dava çekişmeli boşanma olarak yeniden ele alınır (TMK m.166/1-2).

Protokol kesinleştikten sonra taraflar bağlı mıdır?

Evet. Yargıtay'a göre anlaşmalı boşanma hükmünün kesinleşmesiyle protokolde yüklenilen edimler, fer'î nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın boşanmanın ayrılmaz bir parçası hâline gelir. Bu edimler artık özel hukuk sözleşmesi gibi yorumlanamaz.

Karşı taraf protokoldeki edimini yerine getirmezse benimki de düşer mi?

Hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, protokolde taraflardan birinin edimini yerine getirememesi veya getirmemesinin, diğer tarafa protokolün geçersizliği ile karşı edimlerin iptalini isteme hakkı vermeyeceğine karar vermiştir. İfa edilmeyen edim için ayrıca takip yapılması gerekir.

Şartlar sonradan çok değişirse protokol uyarlanabilir mi?

Yargıtay, sözleşme kurulduktan sonra şartların olağanüstü değişmesiyle dengenin bir taraf aleyhine katlanılamayacak derecede bozulması hâlinde tarafların TMK m.2'den yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesini mahkemeden isteyebileceğini kabul etmiştir. Bu istisnaî bir yoldur.

Protokol ile boşanma dilekçesi aynı şey mi?

Hayır. Dilekçe davayı açan usulî belgedir; mahkemeye hitap eder ve HMK'daki dava dilekçesi kurallarına tâbidir. Protokol ise eşler arasındaki anlaşmanın metnidir ve hâkim onayına sunulur. İkisi ayrı belgelerdir ve birlikte sunulur.

İnternetteki hazır protokol örneğini kullanabilir miyim?

Hazır metinler somut olayın verilerini taşımadığı için risklidir. Yargıtay incelemesine konu olan bir olayda, edimleri belirsiz bırakan maddeler nedeniyle protokolün bir kısmı mahkemece çıkarılmıştır. Belirsiz edim, ileride icra aşamasında uyuşmazlık doğurur.

Protokolde çocukla kişisel ilişki düzenlenmezse ne olur?

Mahkeme, boşanmaya karar verirken ana ve babanın haklarını ve çocuk ile kişisel ilişkilerini düzenler (TMK m.182). 2021'de eklenen hükme göre mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder.

Protokolde belirlenen nafaka sonradan artırılabilir mi?

Protokolde kararlaştırılan nafaka, şartların değişmesi hâlinde nafaka artırım davasına konu olabilir. Protokolde artırım oranı belirlenmişse bu oran uygulanır; belirlenmemişse mahkeme tarafların ekonomik durumuna göre yeniden takdir eder.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejiminin tasfiyesi davalarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp