Vekâletin kötüye kullanılması, vekilin taşınmaz devri için kendisine verilen temsil yetkisini vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözetmeden, sadakat ve özen borcuyla bağdaşmayan biçimde kullanmasıdır. Vekâletin kötüye kullanılması kanunda adıyla düzenlenmemiştir. Vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali istemi üç kanun hükmünün birlikte okunmasına dayanır: vekilin vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle hareket etme borcu (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.506/3), hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumaması (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.2/2) ve yolsuzluğu bilen veya bilmesi gereken kişinin tapu kaydına dayanamaması (TMK m.1024/1). Tapu iptali ve tescil istemi için kanunda bir süre öngörülmemiştir; vekilden istenecek tazminat ise on yıllık veya iki yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.146, m.72).
1. Vekâletin Kötüye Kullanılması Nedir?
Vekâletin kötüye kullanılması, vekâlet sözleşmesiyle üstlenilen işin vekâlet verenin aleyhine yürütülmesidir. Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir (TBK m.502/1). Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür (TBK m.506/3). Vekâletin kötüye kullanılması iddiasının merkezinde bu borç vardır. Vekâlet sözleşmesinin genel yapısı için vekâlet sözleşmesi yazısına bakılabilir.
Vekâlet görevinin kötüye kullanılması, taşınmaz uyuşmazlıklarında şu vakıalarla ileri sürülebilir: vekilin taşınmazı gerçek değerinin açıkça altında bir bedelle satması, bedeli vekâlet verene ödememesi, taşınmazı kendisine veya yakınına devretmesi ya da vekâlet verenin talimatına aykırı olarak devretmesi. Bu vakıalar, vekilin sadakat ve özen borcuna aykırılık olarak ileri sürülür (TBK m.506/3); vakıanın varlığı ise ayrıca ispat edilir.
Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz (TMK m.2). Vekâletin kötüye kullanılmasında vekilin temsil yetkisi vardır; ancak bu yetkinin vekâlet verenin zararına kullanılması, TMK m.2’nin korumadığı bir hak kullanımıdır.
1.1. Vekâlet İlişkisinin ve Vekâlet Yetkisinin Kötüye Kullanılması
Vekâletin kötüye kullanılmasında iki ayrı ilişki bulunur. Vekâlet ilişkisi, vekil ile vekâlet veren arasındaki iç ilişkidir ve sadakat ile özen borcu bu ilişkiden doğar (TBK m.506/3). Vekâlet yetkisi (temsil yetkisi) ise vekilin üçüncü kişiyle yaptığı işlemin dış yüzünü ilgilendirir: temsil hukuki bir işlemden doğmuşsa temsil yetkisinin içeriği ve derecesi o hukuki işleme göre belirlenir (TBK m.41/1).
Vekâlet ilişkisinin kötüye kullanılması ile vekâlet yetkisinin kötüye kullanılması bu nedenle iki ayrı soruya karşılık gelir. Vekil tapu işlemi için yetkili miydi? Yetkisini vekâlet verenin yararına ve iradesine uygun biçimde mi kullandı? Geniş bir temsil yetkisi birinci soruyu cevaplar, ikinciyi cevaplamaz. Yetkili bir temsilcinin başkası adına yaptığı işlemin sonuçları doğrudan temsil olunanı bağlar (TBK m.40/1); vekâletin kötüye kullanılması iddiası bu bağlayıcılığa karşı, karşı tarafın durumu üzerinden ileri sürülür.
2. Vekâletin Kötüye Kullanılmasında Taşınmaz Devri İçin Özel Yetki
Vekâletin kötüye kullanılması iddiasında ilk incelenen belge vekâletnamedir. Vekâletin kapsamı sözleşmede açıkça gösterilmemişse görülecek işin niteliğine göre belirlenir (TBK m.504/1). Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz (TBK m.504/3).
Vekâletnamede taşınmaz devri için özel yetki yoksa, sorun kötüye kullanma değil yetkisizliktir: yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak yapılan işlem ancak temsil olunan onadığı takdirde onu bağlar (TBK m.46/1). Özel yetki varsa vekilin devir yetkisi doğar ve inceleme, bu yetkinin nasıl kullanıldığına geçer. Vekâletnamede “dilediği bedelle, dilediği kişiye satmaya” gibi geniş ifadeler bulunması, vekilin sadakat ve özen borcunu kaldırmaz; TBK m.506/3 bu borcu yetkinin genişliğine bağlamaz.
Vekâletnamenin tamamı okunmalıdır: hangi taşınmaz için, hangi işlem türü için, hangi bedel ve alıcı sınırıyla yetki verildiği ve vekâletnamenin işlem tarihinde hâlâ geçerli olup olmadığı. Vekâlet veren sözleşmeyi her zaman tek taraflı olarak sona erdirebilir (TBK m.512); vekilin sözleşmenin sona erdiğini öğrenmeden önce yaptığı işlerden ise vekâlet veren sözleşme devam ediyormuş gibi sorumludur (TBK m.514).
3. Vekâletin Kötüye Kullanılması Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Davası
Vekâletin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptal ve tescil davası, vekilin yaptığı devre dayanan tapu kaydının iptalinin ve taşınmazın vekâlet veren adına tescilinin istendiği davadır. Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan tescil yolsuzdur ve bu yüzden ayni hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir (TMK m.1024/2, m.1025/1). Vekâletin kötüye kullanılmasında tescilin yolsuz sayılıp sayılmayacağı, vekilin işleminin karşı tarafa karşı ileri sürülüp sürülemeyeceğine göre belirlenir.
Vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptal ve tescil davasında belirleyici soru, taşınmazı vekilden alan kişinin kötüye kullanmayı bilip bilmediğidir. Yolsuzluğu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi tescile dayanamaz (TMK m.1024/1). Kanunun iyiniyete hukuki sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır; ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz (TMK m.3). Alıcının vekille birlikte hareket etmesi (vekil ile alıcının el ve işbirliği) bu hükümler bakımından alıcının kötüye kullanmayı bildiğini gösteren vakıalardan biridir.
Vekil ile alıcı gerçekte bedelsiz bir devri satış gibi göstermişse muvazaa da gündeme gelir: bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde, tarafların gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere değil, gerçek ve ortak iradelerine bakılır (TBK m.19/1). Muvazaanın genel çerçevesi için muvazaa nedir yazısına bakılabilir. Yolsuz tescilin koşulları yolsuz tescil yazısında açıklanmıştır.
3.1. Vekâletin Kötüye Kullanılması Davasını Kim Açar, Kime Karşı Açılır?
Vekâletin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptal ve tescil davasını vekâlet veren, o ölmüşse mirasçıları açar (TMK m.1025/1). Dava, ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek bir dava olduğundan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır; bu mahkeme kesin yetkilidir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.12/1). Davalı, tapuda malik olarak kayıtlı kişidir: vekilden taşınmazı alan kişi ve taşınmaz sonradan el değiştirmişse sonraki malikler. Tapu iptali istemi tapu kaydına yöneliktir; vekil tapuda malik değilse vekile karşı istem tazminattır (TBK m.112, m.506/4, m.508).
Dava açılırken taşınmazın yargılama sırasında devredilmesi riski ayrıca değerlendirilir; tapuya şerh verilmesi için tapu iptal davasında ihtiyati tedbir yazısına bakılabilir. Görevli mahkeme, dava dilekçesi ve genel usul tapu iptali ve tescil davası yazısında, bu davanın açılamadığı hâller hangi durumlarda tapu iptal davası açılamaz yazısında açıklanmıştır.
3.2. Vekâletin Kötüye Kullanılmasında Sonraki Malikin İyiniyeti
Vekâletin kötüye kullanılmasında taşınmaz vekilden alan kişiden başka birine geçmişse her devralanın durumu ayrı incelenir. Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımı korunur (TMK m.1023). Ayni hakkı zedelenen kimse ise tescilin yolsuz olduğunu iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir (TMK m.1024/3).
Sicilin düzeltilmesi davasında iyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları ayni haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır (TMK m.1025/2). Son malik iyiniyetliyse tapu iptali istenemez; vekâlet verenin istemi vekile ve kötüye kullanmayı bilen ilk alıcıya karşı tazminata döner. İlk işlemdeki kötüye kullanma iddiası, sonraki her devralanın durumunu kendiliğinden belirlemez.
4. Vekâletin Kötüye Kullanılması Zamanaşımı
Vekâletin kötüye kullanılması zamanaşımı, istemin türüne göre değişir. Tapu iptali ve tescil istemi ile vekilden tazminat istemi ayrı kanun hükümlerine dayandığı için süreleri de ayrıdır. Vekâlet görevinin kötüye kullanılması zamanaşımı sorusuna tek bir süreyle cevap verilemez.
| İstem | Dayanak | Süre |
|---|---|---|
| Tapu iptali ve tescil | TMK m.1024, m.1025 | TMK m.1025 bir süre öngörmez |
| Vekilden sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat | TBK m.112, m.506 | On yıl (TBK m.146); alacağın muaccel olmasıyla başlar (TBK m.149/1) |
| Vekilin aldıklarını ve hesabını isteme | TBK m.508 | On yıl (TBK m.146) |
| Haksız fiile dayanan tazminat | TBK m.49 | Öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl; ceza kanunları daha uzun süre öngörüyorsa o süre (TBK m.72/1) |
Vekâletin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali için kanunda süre öngörülmemesi, zamanın hiçbir etkisi olmadığı anlamına gelmez. Geçerli bir hukuki sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişi, taşınmaz üzerindeki zilyetliğini davasız ve aralıksız olarak on yıl süreyle ve iyiniyetle sürdürürse, onun bu yolla kazanmış olduğu mülkiyet hakkına itiraz edilemez (TMK m.712). Bu hüküm iyiniyeti şart koşar; vekille birlikte hareket eden alıcı TMK m.3/2 karşısında iyiniyet iddiasında bulunamaz. Olağan kazandırıcı zamanaşımının koşulları için kazandırıcı zamanaşımı ile tescil yazısına bakılabilir.
Vekâletin kötüye kullanılması irade sakatlığıyla da karıştırılmamalıdır. Vekâlet veren vekâletnameyi aldatılarak vermişse, yanılma veya aldatmayı öğrendiği andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmezse sözleşmeyi onamış sayılır (TBK m.39/1). Bu bir yıllık süre aldatma sonucu yapılan işleme ilişkindir; vekâletin kötüye kullanılması iddiası ise TBK m.39’a değil, TBK m.506/3, TMK m.2 ve m.1024’e dayanır. Haksız fiil tazminatındaki sürelerin ayrıntısı için haksız fiil tazminatında zamanaşımı yazısına bakılabilir.
5. Vekâletin Kötüye Kullanılması Nedeniyle Tazminat
Vekâletin kötüye kullanılması nedeniyle tazminat, taşınmazın geri alınamadığı veya geri alınsa bile zararın kaldığı durumda vekile karşı istenir. Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür (TBK m.112). Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır (TBK m.506/4).
Vekil, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlüdür; teslimde geciktiği paranın faizini de öder (TBK m.508). Vekilin taşınmazı sattığı hâlde bedeli vekâlet verene vermemesi bu hükme dayanan ayrı bir istemdir. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren de zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.49/1); vekile ve onunla birlikte hareket eden alıcıya karşı haksız fiil sorumluluğu bu hükme dayanır.
6. Vekâletin Kötüye Kullanılmasını Benzer Yollardan Ayırmak
Vekâletin kötüye kullanılması, aynı tapu işleminde ileri sürülebilecek diğer yollardan hangi belgenin ve kimin iradesinin sorunlu olduğu bakımından ayrılır:
| Yol | Sorun nerede | Dayanak |
|---|---|---|
| Vekâletin kötüye kullanılması | Vekâletname geçerli; vekil yetkisini vekâlet verenin zararına kullanmış | TBK m.506/3, TMK m.2, m.1024 |
| Yetkisiz temsil ve sahte vekâletname | Geçerli temsil yetkisi yok veya işlem yetkiyi aşıyor | TBK m.46/1, m.504/3 |
| Ehliyetsizlik | Vekâlet verenin vekâletname veya devir anında ayırt etme gücü yok | TMK m.15, TBK m.513/1 |
| İrade sakatlığı | Vekâlet veren vekâletnameyi yanılma, aldatma veya korkutma sonucu vermiş | TBK m.30, m.36, m.37, m.39 |
| İnançlı işlem | Devir istenmiş; devralan geri verme borcunu yerine getirmiyor | TBK m.146, TMK m.716 |
Sahte vekâletnamede belgenin veya imzanın gerçekliği tartışılır; vekâletin kötüye kullanılmasında ise geçerli bir temsil ilişkisinde vekilin davranışı değerlendirilir. Ehliyetsizlik ve vekâletin kötüye kullanılması aynı dosyada birlikte ileri sürülebilir; birinin ispatlanamaması diğerinin sonucunu belirlemez. İşlem tarihindeki ayırt etme gücüne ilişkin inceleme için ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptali, geri verme borcuna dayanan istem için inançlı işleme dayalı tapu iptali yazılarına bakılabilir.
7. Vekâletin Kötüye Kullanılmasında Belgeler ve İşlem Zinciri
Vekâletin kötüye kullanılması iddiasında belgeler iki gruba ayrılır. İlk grupta vekâletname ve resmî satış belgeleri bulunur; bunlar yetkiyi ve yapılan işlemi gösterir. İkinci grupta ödeme kayıtları, talimatlar, yazışmalar ve satış ihtiyacını açıklayan veriler yer alır; bunlar yetkinin hangi amaçla kullanıldığını gösterir. İlk grubun eksiksiz olması, ikinci gruptaki çelişkileri kendiliğinden gidermez.
| Aşama veya belge | İncelenecek soru |
|---|---|
| Vekâletname | Taşınmaz devri için özel yetki var mı; kapsamı, bedel ve alıcı sınırı nedir (TBK m.504/3)? |
| Vekâletin sona ermesi | İşlem tarihinde vekâlet azil, ölüm veya ehliyet kaybıyla sona ermiş miydi (TBK m.512, m.513)? |
| İlk devir ve resmî senet | İşlemin tarihi, tarafları, bedeli nedir; bedel vekâlet verene ödendi mi (TBK m.508)? |
| Talimat ve yazışmalar | Vekâlet veren satış istedi mi; hangi bedel ve alıcıyla? |
| Vekil ile alıcı arasındaki ilişki | Alıcı, kötüye kullanmayı bilen veya bilmesi gereken kişi mi (TMK m.3, m.1024)? |
| Sonraki devirler ve güncel tapu kaydı | Her devralanın iyiniyeti, şerhler ve ipotekler nelerdir (TMK m.1023)? |
Ödeme yapıldığı savunuluyorsa paranın kime, ne zaman ve hangi satış karşılığında verildiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Tanık anlatımı da tanığın doğrudan bildiği olayla ilişkilendirilmelidir. Vekil ile alıcının tanışıklığı veya akrabalığı tek başına kötüye kullanmayı göstermez; bedel, ödeme, satış ihtiyacı ve talimatla birlikte değerlendirilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Vekâletin kötüye kullanılması nedir?
Vekâletin kötüye kullanılması, vekilin kendisine verilen temsil yetkisini vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözetmeden, sadakat ve özen borcuyla bağdaşmayan biçimde kullanmasıdır. Kanunda adıyla düzenlenmemiştir; dayanağı vekilin sadakat ve özen borcu (TBK m.506/3), dürüstlük kuralı ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasının korunmamasıdır (TMK m.2).
Vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptal ve tescil davası nasıl açılır?
Dava, vekil aracılığıyla devredilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve vekâlet veren adına tescili istemiyle, tapu maliki aleyhine, kesin yetkili olan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır (HMK m.12/1). Ayni hakkı yolsuz tescil yüzünden zedelenen kimse sicilin düzeltilmesini dava edebilir (TMK m.1025); yolsuzluğu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi tescile dayanamaz (TMK m.1024).
Vekil taşınmazı her zaman devredebilir mi?
Hayır. Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz (TBK m.504/3). Özel yetki varsa devir yetkisi doğar; ancak vekil bu yetkiyi de vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle kullanmakla yükümlüdür (TBK m.506/3).
Vekâletin kötüye kullanılması zamanaşımı var mı?
Vekâletin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali ve tescil istemi için TMK m.1025 bir süre öngörmez. Vekilden istenecek tazminat ise ayrı sürelere tabidir: sözleşmeye aykırılığa dayanan istem on yıllık genel zamanaşımına (TBK m.146), haksız fiile dayanan istem öğrenmeden itibaren iki, fiilden itibaren on yıllık süreye (TBK m.72) tabidir.
Vekâletin kötüye kullanılmasında tapu iptali için on yıllık süre neden önemlidir?
Geçerli bir hukuki sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişi, zilyetliğini davasız, aralıksız ve iyiniyetle on yıl sürdürürse mülkiyetine itiraz edilemez (TMK m.712). Bu hüküm iyiniyeti şart koşar; vekille birlikte hareket eden ya da kötüye kullanmayı bilen veya bilmesi gereken alıcı iyiniyet iddiasında bulunamaz (TMK m.3/2).
Vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tazminat istenebilir mi?
Evet. Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kusursuzluğunu ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür (TBK m.112). Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunda basiretli bir vekilin davranışı esas alınır (TBK m.506/4); vekil vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle ve teslimde geciktiği paranın faizini ödemekle yükümlüdür (TBK m.508).
Vekâletname varsa tapu işlemi kesin olarak geçerli midir?
Yetkili bir temsilcinin başkası adına yaptığı işlemin sonuçları doğrudan temsil olunanı bağlar (TBK m.40/1). Vekâletin kötüye kullanılması iddiası bu kuralı ortadan kaldırmaz; sorun, karşı tarafın kötüye kullanmayı bilip bilmediği ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunup korunmayacağıdır (TMK m.2/2, m.1024/1).
Üçüncü kişinin tapu kaydına güveni korunur mu?
Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet kazanan üçüncü kişinin kazanımı korunur (TMK m.1023). Yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi ise bu tescile dayanamaz (TMK m.1024/1). Durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz (TMK m.3/2).
Vekâletin kötüye kullanılması ile sahte vekâletname aynı mıdır?
Hayır. Sahte vekâletnamede geçerli bir temsil yetkisi yoktur; yetkisiz temsilcinin yaptığı işlem ancak temsil olunan onadığı takdirde onu bağlar (TBK m.46/1). Vekâletin kötüye kullanılmasında ise vekâletname geçerlidir; tartışılan, vekilin bu yetkiyi nasıl kullandığıdır.
Vekâletin kötüye kullanılması ile ehliyetsizlik aynı mıdır?
Hayır. Ehliyetsizlikte vekâlet verenin işlem anında ayırt etme gücü yoktur ve fiili hukuki sonuç doğurmaz (TMK m.15). Vekâletin kötüye kullanılmasında vekâlet veren ehildir; sorun vekilin davranışıdır. Vekâlet sözleşmesi vekâlet verenin ehliyetini kaybetmesiyle kendiliğinden sona erer (TBK m.513/1).
Vekâlet veren vekâleti nasıl sona erdirebilir?
Vekâlet veren ve vekil her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir; uygun olmayan zamanda sona erdiren taraf diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür (TBK m.512). Vekilin sözleşmenin sona erdiğini öğrenmeden önce yaptığı işlerden vekâlet veren sözleşme devam ediyormuş gibi sorumludur (TBK m.514); bu nedenle azlin vekile bildirilmesi önem taşır.
Hukuki Kaynaklar
Bu yazıdaki hukuki açıklamalar aşağıdaki başlıca mevzuata dayanmaktadır. İlgili madde bilgileri metin içinde ayrıca belirtilmiştir.
Mevzuat
Son mevzuat kontrolü:
Google’da takip edin
Google, Öne Çıkan Haberler bölümünde bu sitenin makalelerini size daha sık gösterir.
Google’da tercih edilen kaynak yapİlgili çalışma alanı: Gayrimenkul Hukuku
← Tüm makaleler