Sözleşmeler Hukuku

Cezai Şart Nedir? Şartları, İndirilmesi ve Tacir İstisnası

Cezai şart (sözleşme cezası) nedir, türleri neler? Zarar şartı, hâkimin aşırı cezayı indirmesi ve tacirin indirim isteyememesi (TTK 22). Güncel TBK ve TTK ile öğrenin.

5 dk okumaYayımlanma:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Sözleşmedeki işaretli hükmü inceleyen kişi ve kum saati
İçindekiler 9

Kısa Cevap

Cezai şart (sözleşme cezası), bir sözleşmenin hiç ya da gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde borçlunun ödemeyi önceden kabul ettiği bir edimdir; çoğunlukla belirli bir para. İki temel işlevi vardır: borçluyu ifaya zorlamak ve alacaklıyı zararını ispat külfetinden kurtarmak. Nitekim alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan ceza ödenir. Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilir; ancak hâkim, aşırı bulduğu cezayı talep olmasa dahi kendiliğinden indirir. Bunun önemli bir istisnası vardır: tacir, cezanın aşırı olduğunu ileri sürerek indirim isteyemez. Bu nedenle ticari sözleşmelerdeki cezai şartlar özel dikkat gerektirir.

Bu Durumda mısınız?

  • Bir sözleşmeye gecikme/ceza maddesi koydunuz ve bunun geçerli olup olmadığını soruyorsunuz.
  • Karşı taraf edimini yapmadı; sözleşmedeki cezai şartı talep etmek istiyorsunuz.
  • Aleyhinize fahiş bir ceza kararlaştırıldı ve indirilip indirilemeyeceğini merak ediyorsunuz.
  • Tacir olarak imzaladığınız sözleşmedeki yüksek cezadan çekiniyorsunuz.
  • Zararınız cezai şarttan fazla ve aşan kısmı isteyip isteyemeyeceğinizi soruyorsunuz.

Bu soruların cevabı sözleşmenin içeriğine ve tarafların sıfatına göre değişir; bir avukata danışın.

Cezai Şart Nedir?

Cezai şart, asıl borca bağlı (fer’i) bir taahhüttür ve borcun yerine getirilmemesi ihtimaline karşı önceden bir yaptırım belirler. Kanun, cezanın asıl borçla ilişkisini şöyle kurar:

6098 sayılı TBK m.179 — Cezanın sözleşmenin ifası ile ilişkisi

Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.

Buna göre sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için konan cezada alacaklı, kural olarak ya asıl borcu ya da cezayı ister (seçimlik cezai şart). Buna karşılık ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi için kararlaştırılmışsa (örneğin gecikme cezası), alacaklı hakkından açıkça feragat etmedikçe asıl borçla birlikte cezayı da isteyebilir. Ayrıca taraflar, borçluya cezayı ödeyerek sözleşmeden dönme imkânı da tanıyabilir (dönme/cayma cezası).

Zarara Uğramasanız da Ceza Ödenir

Cezai şartın en pratik üstünlüğü, alacaklıyı zarar ispatından kurtarmasıdır:

6098 sayılı TBK m.180 — Ceza ile zarar arasındaki ilişki

Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir.

Yani cezai şartı talep eden alacaklı, uğradığı zararı ve miktarını ispatlamak zorunda değildir; ceza, zarardan bağımsız olarak istenir. Bunun tersi bir denge de vardır: alacaklının gerçek zararı cezayı aşıyorsa, aşan kısmı ancak borçlunun kusurunu ispat ederek talep edebilir:

Alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemez.

Hâkim Aşırı Cezayı İndirir

Sözleşme serbestisi, cezai şartın miktarını belirlemede de geçerlidir; ancak bu sınırsız değildir. Fahiş cezalara karşı borçluyu koruyan emredici bir kural vardır:

6098 sayılı TBK m.182 — Cezanın miktarı ve indirilmesi

Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler.

Aynı madde, bu serbestinin sınırını da koyar:

Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.

Buradaki “kendiliğinden” ifadesi önemlidir: borçlu ayrıca talep etmese bile, hâkim aşırı gördüğü cezayı re’sen (kendiliğinden) indirir. İndirimde işin niteliği, tarafların ekonomik durumu, borçlunun kusuru ve ifadaki menfaat gibi ölçütler dikkate alınır.

Peki hâkim cezanın “aşırı” olduğuna neye bakarak karar verir? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, uygulanacak ölçütleri tek tek saymıştır:

Bir davada, cezai şart miktarının fahiş olup olmadığı; tarafların ekonomik durumları, özel olarak borçlunun ödeme gücü, sözleşmenin süresi, alacaklının asıl borcun ifa edilmesi halinde elde edeceği yarar ile cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul (adil) ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı esas alınarak belirlenmelidir.

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/683, K. 2018/6692, T. 19.06.2018 — bozma; cezai şartın fahişliği tartışılmadan hüküm kurulması)

Bu liste pratikte bir kontrol listesidir: indirim talebinde bulunan borçlu da, buna karşı çıkan alacaklı da iddiasını bu başlıklar üzerinden kurmalıdır. Aynı kararda Daire, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken Yargıtay denetimine elverişli esaslara dayanmasının zorunlu olduğunu da vurgulamıştır.

Tacir İseniz: İndirim İsteyemezsiniz

Cezai şartın en çok gözden kaçan yönü, tacirler bakımındandır. Ticari hayatın gereği olarak tacirden basiretli davranması beklenir; bu nedenle tacir, sonradan cezanın yüksekliğinden şikâyet edemez:

6102 sayılı TTK m.22 — Sözleşme cezasının indirilmesi

Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez.

Yani tacir borçlu, TBK m.182/3’teki “aşırı cezanın indirilmesi” imkânından yararlanamaz; kararlaştırdığı ceza aşırı olsa dahi indirim talep edemez. Bu nedenle ticari bir sözleşmedeki cezai şart, imzadan önce dikkatle değerlendirilmelidir; sonradan “fahiş” olduğu itirazı tacir için kural olarak sonuç doğurmaz. (Tacir olmayan taraflar bakımından ise hâkimin indirme yetkisi işler.)

Ancak Yargıtay, tacirler için bu yasağı mutlak görmez: ceza, tacir borçluyu iktisaden çöküntüye uğratacak derecede ağırsa indirim istenebileceği kabul edilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu dengeyi şöyle kurar:

“Ticari olmayan işlemlerde bu kuraldan dolayı borçlu ileri sürmese bile, hakim cezai şarttan indirim yapılıp yapılmayacağını kendiliğinden saptamalıdır. Buna karşılık, TTK’nun 22. maddesi gereğince tacir sıfatını haiz borçlu cezai şartın indirilmesini isteyemez ise de, kararlaştırılan ceza tutarı borçlunun iktisaden sarsılmasını, çöküntüye uğramasını mucip olacak ise indirim isteyebileceği uygulamada kabul edilmektedir.”

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/7370, K. 2019/3764, T. 24.04.2019)

Yani tacir bakımından kural indirim isteyememek olsa da, ceza borçlunun ekonomik varlığını yok edecek düzeydeyse Yargıtay istisna tanır; bu durumda ceza ahlâka aykırı sayılarak kısmen geçersiz sayılıp makul düzeye indirilebilir.

Cezai Şart Ne Zaman İstenemez?

Cezai şart, asıl borca bağlı olduğundan onun akıbetine tabidir:

Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez.

Yani asıl borç geçersizse ya da borçlunun kusuru olmadan imkânsız hâle gelmişse ceza istenemez. Buna karşılık, ceza koşulunun geçersiz olması asıl borcun geçerliliğini etkilemez (TBK m.182).

Sık Yapılan Hatalar

  • Zarar ispatı gerektiğini sanmak. Cezai şartta alacaklı, zarara uğramasa da cezayı isteyebilir (TBK m.180).
  • Tacirin de indirim isteyebileceğini düşünmek. Tacir, aşırı ceza indirimini isteyemez (TTK m.22).
  • Fahiş cezayı geçerli kabul etmek (tacir dışı). Tacir olmayan borçlu için hâkim aşırı cezayı kendiliğinden indirir (TBK m.182).
  • Cezayı ödeyerek sözleşmeden kurtulacağını varsaymak. Dönme/cayma cezası ancak açıkça tanınmışsa mümkündür (TBK m.179).
  • Asıl borç geçersizken ceza istemek. Asıl borç geçersiz/imkânsızsa ceza da istenemez (TBK m.182).

Özet

  • Cezai şart, borcun ifa edilmemesi hâli için önceden kararlaştırılan yaptırımdır; ifaya zorlar ve zarar ispatını gereksiz kılar (TBK m.179-180).
  • Zarar: alacaklı zarara uğramasa da ceza ödenir; aşan zarar için kusur ispatı gerekir (TBK m.180).
  • İndirim: hâkim aşırı cezayı kendiliğinden indirir (TBK m.182/3).
  • Tacir istisnası: tacir, cezanın indirilmesini isteyemez (TTK m.22); ticari sözleşmelerde kritik.
  • Sınır: asıl borç geçersiz/imkânsızsa ceza istenemez (TBK m.182).

İlgili yazılar: Sözleşme Nedir? Türleri, Geçerliliği ve Sona Ermesi · Franchise (Franchising) Sözleşmesi Nedir? · İhtarname Nedir? Ne İşe Yarar, Nasıl Çekilir? · Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Nedir?

Sıkça Sorulan Sorular

Cezai şart (sözleşme cezası) nedir?

Bir sözleşmenin hiç ya da gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde, borçlunun ödemeyi önceden taahhüt ettiği belirli bir edimdir (genellikle para). Amaç, borçluyu ifaya zorlamak ve alacaklının zararını ispat yükünden kurtarmaktır (TBK m.179).

Cezai şart kararlaştırılmışsa alacaklı hem borcu hem cezayı isteyebilir mi?

Duruma göre. Sözleşmenin hiç/gereği gibi ifa edilmemesi için konan cezada alacaklı, kural olarak ya borcun ya cezanın ifasını ister (birini seçer). Borcun zamanında veya kararlaştırılan yerde ifa edilmemesi için konan cezada ise asıl borçla birlikte ceza da istenebilir (TBK m.179).

Zarara uğramasam da cezai şartı isteyebilir miyim?

Evet. Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ödenmesi gerekir (TBK m.180). Cezai şartın en güçlü yönü budur: alacaklı zararını ispat etmek zorunda değildir.

Zararım cezai şarttan fazlaysa aşan kısmı isteyebilir miyim?

İsteyebilirsiniz, ancak koşullu. Zararınız kararlaştırılan cezayı aşıyorsa, aşan miktarı ancak borçlunun kusurlu olduğunu ispat ederek talep edebilirsiniz (TBK m.180/2).

Hâkim cezai şartı indirebilir mi?

Evet. Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirler; ancak hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu taraf talebi olmasa bile kendiliğinden indirir (TBK m.182). Bu, borçluyu fahiş cezalara karşı koruyan emredici bir kuraldır.

Tacir de cezai şartın indirilmesini isteyebilir mi?

Hayır. Tacir sıfatını taşıyan borçlu, kararlaştırılan cezanın aşırı olduğunu ileri sürerek sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez (TTK m.22). Bu, tacirin basiretli davranma yükümlülüğünün bir sonucudur; bu nedenle ticari sözleşmelerdeki cezai şartlar özel dikkat gerektirir.

Cezai şart hangi hâllerde istenemez?

Asıl borç herhangi bir sebeple geçersizse ya da borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmişse cezanın ifası istenemez (TBK m.182). Ceza şartının geçersizliği ise asıl borcun geçerliliğini etkilemez.

Borçlu cezayı ödeyerek sözleşmeden kurtulabilir mi?

Kural olarak hayır. Cezayı ödeyerek sözleşmeden dönebilme (cayma cezası) ancak bu yönde bir hak tanınmışsa mümkündür; aksi hâlde ceza, borçluyu ifaya zorlayan bir baskı aracıdır (TBK m.179).

Cezai şart ile götürü tazminat aynı şey mi?

Yakındır ama aynı değildir. Cezai şart, ifayı güvenceye alan ve zarar ispatı gerektirmeyen bir edimdir; miktarı fahişse hâkim (tacir dışı borçlu lehine) indirebilir. Sözleşmedeki ifadenin gerçek niteliği somut olayda değerlendirilir.

Kira veya inşaat sözleşmesindeki gecikme cezası cezai şart mıdır?

Genellikle evet; teslimin/ifanın gecikmesi için kararlaştırılan günlük/aylık ceza bir cezai şarttır ve TBK m.179-182 hükümlerine tabidir. Taraf tacir değilse, aşırı ceza hâkim tarafından indirilebilir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Sözleşmelerin hazırlanması ve sona ermesi ile sözleşmeye aykırılıktan doğan davaları yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Sözleşmeler Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp