Usul Hukuku

Mahkeme Masrafları (Yargılama Giderleri): Ne Kadar, Kim Öder, Nereye Ödenir?

Mahkeme masrafları hangi kalemlerden oluşur, nereye ödenir, ödenmezse ne olur — HMK m.323 ve CMK m.324 ile hukuk ve ceza davaları için ayrı ayrı.

13 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Elde tutulan fatura kâğıdı
İçindekiler 18

Kısa Cevap

Mahkeme masrafları, kanunun “yargılama giderleri” dediği kalemlerin toplamıdır: harçlar, tebligat ve posta, dosya giderleri, keşif, tanık ve bilirkişi ücretleri ile vekâlet ücreti (HMK m.323). Dava açılışında harç ve gider avansı mahkeme veznesine yatırılır; kimin ödeyeceğine ise mahkeme hükümle karar verir.

Bu Durumda mısınız?

  • Dava açmayı düşünüyorsunuz ve toplam maliyetin ne olacağını bilmek istiyorsunuz.
  • Mahkemeden “gider avansını tamamlayın” yazısı geldi, neyin karşılığı olduğunu anlamadınız.
  • Dava bitti, ilamda “yargılama gideri” kalemi var ve nereye ödeyeceğinizi bilmiyorsunuz.
  • Ceza davasında beraat ettiniz, ödediğiniz masrafları geri alıp alamayacağınızı merak ediyorsunuz.
  • Bakiye harcı ödemediniz ve istinafa başvurup başvuramayacağınızdan emin değilsiniz.

Aşağıdaki bilgiler genel çerçeveyi verir; kendi dosyanızdaki kalemler için avukatınıza danışın.

Dayandığı Kanun Maddeleri

Hukuk davalarında yargılama giderlerinin kapsamını kanun tek tek sayar:

“MADDE 323- (1) Yargılama giderleri şunlardır: a) Başvurma, karar ve ilam harçları. b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri. c) Dosya ve sair evrak giderleri. ç) Geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler. d) Keşif giderleri. e) Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler. f) Resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler. g) Vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu hâlde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri. ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti. h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler.”

(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.323)

Bu liste kapalı değildir — son bent “yargılama sırasında yapılan diğer giderler” diyerek açık uçlu bırakır. Ama listenin kendisi önemlidir: vekâlet ücreti de bir yargılama gideridir (bent ğ). Bu, davayı kaybeden tarafın karşı tarafın avukatına ödeme yapmasının kanuni dayanağıdır. O konunun ayrıntısı için: dava kaybedilirse avukatlık ücretini kim öder.

Masraf Kalemleri ve 2026 Tutarları

Dava açılışında ödenen zorunlu kalemler üç başlıkta toplanır:

KalemNiteliği2026 durumu
Başvurma harcıMaktu, dava açarkenAsliye/idare/aile/iş/tüketici 732,00 TL; sulh hukuk ve icra hukuk 335,20 TL
Karar ve ilam harcıKonusu değerle ilgili davalarda nispîGenel oran binde 68,31; dörtte biri peşin
Gider avansıTebligat ve dosya işlemleri içinTaraf sayısı × 5 × tebligat ücreti + diğer iş ve işlemler için maktu tutar

Bilirkişi, keşif ve tanık giderleri bu üç kaleme dâhil değildir; bunlar yargılama sırasında ayrıca istenir. Aradaki fark önemlidir ve çoğu zaman karıştırılır; ayrıntısı için gider avansı ile delil avansı arasındaki fark.

Kendi dosyanız için sayısal hesap yapmak isterseniz: dava harcı ve masrafı hesaplama aracı. Maktu harç tutarları her yıl Ocak ayında Harçlar Kanunu Genel Tebliği ile yeniden değerleme oranında artar; nispî oran ise yalnız kanun değişirse değişir.

Dava türüne göre değişen nispî oran

Nispî karar ve ilam harcının genel oranı binde 68,31’dir; ama tarife bazı dava türleri için ayrı ve çok daha düşük oranlar öngörür:

Dava türüNispî oranMatrah
Konusu belli bir değerle ilgili davalar (genel)binde 68,31Hüküm altına alınan değer
Satış suretiyle şuyuun izalesibinde 11,38Gayrimenkulün satış bedeli
Hissedarlar arasında taksimbinde 4,55Taksim edilen gayrimenkul değeri
Nafaka verilmesine dair hükümlerbinde 11,38Bir senelik nafaka bedeli

Bu ayrım uygulamada sık atlanır: ortaklığın giderilmesi ve nafaka davalarında genel oranın uygulandığı varsayılırsa harç olması gerekenin birkaç katı hesaplanır. Oranlar 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı tarifenin yargı harçları bölümünde yer alır.

Mahkeme Masrafları Nereye Ödenir?

Sorunun cevabı, hangi aşamada olduğunuza göre değişir.

Dava açılışında: Harçlar ve gider avansı mahkeme veznesine yatırılır. Kanun bunu davacı için bir zorunluluk olarak düzenler:

“MADDE 120- (1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.”

(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.120/1)

Uygulamada ödeme adliye vezneleri veya anlaşmalı banka/UYAP kanalları üzerinden yapılır; ancak hukuki muhatap mahkeme veznesidir.

Yargılama sonunda: Hükümle bir tarafa yükletilen giderler ilamda gösterilir; tahsil bu ilama göre yapılır (HMK m.332). Ödenmemesi hâlinde ilam icra takibine konu edilebilir.

Ceza davalarında: Kanun ödeme yolunu ikiye ayırır — Devlete ait yargılama giderlerine ilişkin kararlar Harçlar Kanunu hükümlerine, kişisel haklara ilişkin kararlar ise İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine göre yerine getirilir (CMK m.324/4).

Masrafları Kim Öder? Hukuk Davası

Yargılama sırasında masrafı, kural olarak işlemi talep eden taraf peşin karşılar. Nihai yük ise hükümle belirlenir ve bunun için taraflardan talep gelmesi gerekmez:

“MADDE 332- (1) Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir. (2) Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir. (3) Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği, mahkemece ilamın altına yazılır.”

(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.332)

İkinci fıkra pratikte önemlidir: hükümde giderin dökümü bulunmak zorundadır. Döküm yoksa hangi kalemin ne kadar yükletildiği denetlenemez. Ve bu, tek başına bir bozma sebebidir. Yargıtay, yargılama giderinin toplam miktarı ve kalemleri hüküm fıkrasında gösterilmeden karar veren mahkemenin hükmünü bozmuştur:

“Yargılama giderleri dökümü hüküm fıkrasında gösterilmeden HMK’nın 332. Maddesine aykırı karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.”

(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/560, K. 2014/3237, T. 11.03.2014 — bozma, oybirliği)

Bu, kararı elinize aldığınızda kontrol edebileceğiniz somut bir noktadır: hüküm fıkrası giderin bir taraftan alınmasına hükmediyor ama toplam tutarı ve kalemlerin dökümünü göstermiyorsa, karar bu yönüyle kanuna aykırıdır.

Kimin ödeyeceği konusundaki temel kural ile kısmen haklı çıkma hâli, ayrı bir yazının konusudur: dava kaybedilirse avukatlık ücretini kim öder. O yazıda ayrıca, manevi tazminat davalarında 14.12.2025’ten itibaren değişen gider paylaştırma kuralı ele alınmıştır.

Hâkimin resen başvurduğu deliller

Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde (örneğin bazı aile ve nüfus davaları) hâkim resen delile başvurabilir. Bu hâlde gider farklı bir rejime tabidir:

“MADDE 325- (1) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir.”

(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.325)

Buradaki fark kritiktir: taraf yatırmazsa delil düşmez, gider Hazineden karşılanır ve sonradan sorumlu taraftan alınır.

Masrafları Kim Öder? Ceza Davası

Ceza yargılamasında rejim tümüyle ayrıdır ve HMK değil CMK uygulanır. Kapsam da farklıdır:

“Madde 324 – (1) Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir. (2) Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.”

(5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.324)

Yükün kime düşeceği sonuca bağlıdır:

Mahkûmiyet hâlinde bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir. Kanun bunu HAGB ve erteleme için de tekrarlar:

“Madde 325 – (1) Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir. (2) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hallerinde de birinci fıkra hükmü uygulanır.”

(5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.325/1-2)

Aynı maddenin üçüncü fıkrası bir denge kuralı getirir: yargılamanın değişik evrelerinde yapılan işlemler nedeniyle gider doğmuş olup sonuç sanık lehine çıkmışsa ve bu giderlerin sanığa yüklenmesi hakkaniyete aykırı olacaksa, mahkeme bunların kısmen veya tamamen Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verir. Dördüncü fıkraya göre hüküm kesinleşmeden sanık ölürse mirasçılar giderleri ödemekle yükümlü tutulmaz.

Beraat hâlinde kural terse döner:

“Madde 327 – (1) Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edilir. (2) Bu kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderler, Devlet Hazinesince üstlenilir.”

(5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.327)

Kısmî beraat hâlinde ise gider ayrıştırılır: birden çok suçtan kovuşturulan kişi bunların bir kısmından mahkûm olmuşsa, beraat ettiği suçların duruşmasının gerektirdiği giderleri ödemekle yükümlü değildir (CMK m.326/1).

Uygulamada en sık rastlanan hata, beraat eden sanığa yargılama giderlerinin yine de yükletilmesidir. Yargıtay bunu bozma sebebi sayar:

“hakkında beraat kararı verilen sanığın yalnızca kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edilebileceği, bunun dışındaki yargılama giderlerinin hazineye yükleneceği gözetilmeksizin, kendi kusurundan ileri gelen yargılama gideri bulunmayan ve beraat etmiş olan sanığın, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi,”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/25144, K. 2013/18740, T. 08.07.2013 — bozma, oybirliği)

Buradaki ölçüt “beraat ettin, hiçbir şey ödemezsin” değildir: kanunun ölçütü, giderin sanığın kendi kusurundan ileri gelmiş olmasıdır (CMK m.327/1). Bir gider kaleminin bu kapsama girip girmediği somut olaya göre değerlendirilir; kararda da vurgulandığı gibi, sanığın kendi kusurundan doğan gideri yoksa yargılama giderinden sorumlu tutulamaz.

Zorunlu Müdafi Ücreti Sanığa Yükletilebilir mi?

Devletin atadığı zorunlu müdafiin ücreti de yargılama gideri kalemidir; ancak bu ücretin sanıktan tahsili her hâlde hakkaniyete uygun olmaz. Yargıtay, akıl hastalığı şüphesiyle kendisine zorunlu müdafi atanan ve sonuçta ceza ehliyeti bulunmadığı belirlenen sanıktan bu ücretin alınmasını kanuna aykırı bulmuştur:

“Sanık için akıl hastalığı şüphesi nedeniyle müdafi atanmasından oluşacak giderlerin, sanığın kendi kusurundan kaynaklanan giderler arasında sayılmasına olanak bulunmadığı gibi, sanığın ceza ehliyetini ortadan kaldıracak biçimde akıl hastası olduğunun tıbben kanıtlanması karşısında, sanığa yargılama sırasında devlet tarafından sağlanan müdafiin ücretinin yargılama giderleri arasında sayılması ve şartlar değişmediği halde yargılama sonunda bu kişiden tahsil edilmesi, genel anlamda “adil yargılanma hakkı”yla bağdaşmaz ve hakkaniyete uygun görülemez.”

(Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/7584, K. 2015/12250, T. 30.11.2015 — düzelterek onama, oybirliği)

Karar, CMK m.325/3’teki hakkaniyet ölçütünün nasıl işlediğini somut olarak gösterir: gider kalemi biçimsel olarak yargılama gideri sayılsa bile, doğuş sebebi sanığın kusuru değil kanunun emrettiği bir koruma ise yük sanığa bırakılmaz.

Masraf Ödenmezse Ne Olur?

Bakiye karar ve ilam harcı bakımından ayrı bir kural vardır. Kanun, ödememenin sonucunu açıkça sınırlar:

“Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.”

(492 sayılı Harçlar Kanunu m.28 — (a) bendi)

Yani bakiye harç ödenmediği için istinaf veya temyiz yolu kapanmaz; hüküm tebliğe de çıkarılabilir, icraya da konulabilir. Harç ayrıca takip edilir.

Peşin harç kuralının daraldığı bir alan

Yukarıdaki maddenin ilk cümlesi (dörtte biri peşin kuralı) ile Harçlar Kanunu m.32’nin ilk cümlesi (harç ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmaması), Anayasa Mahkemesi tarafından belirli bir dava grubu yönünden iptal edilmiştir:

“B. 1. 28. maddesinin birinci fıkrasının 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle değiştirilen (a) bendinin birinci cümlesinin, 2. 32. maddesinin birinci cümlesinin, “davalısı harçtan muaf olan kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları” yönünden Anayasa’ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE”

(Anayasa Mahkemesi, E. 2022/61, K. 2022/101, T. 08.09.2022 — iptal, oyçokluğu)

Bu bir “yönünden iptal”dir: madde metni yerinde durur, yalnız uygulama alanı daralır. Genel kural (dörtte biri peşin) sürer; ancak davalısı harçtan muaf olan kamulaştırmasız el atma tazminat davalarında peşin harç ve harç ödenmeden işlem yapılmaması kuralları bu dava grubu bakımından dayanağını yitirmiştir. Kararda iptal hükümlerinin Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Buna karşılık dava açılışındaki eksiklik farklıdır: gider avansının yatırılmış olması bir dava şartıdır ve eksikliği giderilmezse dava usulden reddedilir. Bunun mekaniği gider avansı ve delil avansı yazısında ele alınmıştır.

Hükümle yükletilen yargılama gideri ödenmezse, ilam bir icra takibine konu edilebilir; ceza davalarında Devlete ait giderler için Harçlar Kanunu, kişisel haklar için İcra ve İflâs Kanunu yolu işler (CMK m.324/4).

İlamdaki Yargılama Giderine Faiz İşler mi?

Bu soru pratikte ilam icraya konulduğunda doğar. Kısa cevap: ilamda faiz konusunda hüküm yoksa, karar tarihinden itibaren yasal faiz istenebilir. Ama ilamda bulunmayan bir faiz türü icra aşamasında yorum yoluyla eklenemez. Yargıtay kuralı şöyle koyar:

“İlamda, faiz ve faizin başlangıcı konusunda bir hüküm bulunmaması halinde karar tarihinden itibaren yasal faiz istenebilir.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/6107, K. 2019/4386, T. 14.03.2019 — bozma, oybirliği)

O kararda somut hata şuydu: bilirkişi, ilamda hükmedilen yargılama gideri ve vekâlet ücretine yasal faiz yerine kamu alacakları için öngörülen çok daha yüksek oranı uygulamıştı; Yargıtay hesabın yasal faizle yapılması gerektiğini belirterek hükmü bozdu.

Sınırın diğer yüzü de aynı ilkeden çıkar. İcra mahkemesi dar yetkilidir ve ilamı yorumlayarak genişletemez:

“İlamın hüküm kısmının aynen infazı zorunlu olup dar yetkili İcra Mahkemesi yorum yoluyla hüküm fıkrasını değiştiremez.”

(Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/3324, K. 2013/7031, T. 13.05.2013 — bozma, oybirliği)

Aynı kararda, ilamda ticari faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı hâlde yargılama gideri ve vekâlet ücretine ticari faiz işletilmesi kabul edilmemiş, istenebilecek faizin niteliği de gösterilmiştir:

“Bu durumda istenebilecek olan faiz, 5335 sayılı Yasa ile değişik 3095 sayılı Yasanın 1. maddesinde düzenlenen yasal faizdir.”

(Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/3324, K. 2013/7031, T. 13.05.2013 — bozma, oybirliği)

Pratik sonuç iki yönlüdür. Alacaklıysanız, ilamınızda faiz yazmıyor diye faizden büsbütün vazgeçmeniz gerekmez. Karar tarihinden işleyecek yasal faizi takipte isteyebilirsiniz. Borçluysanız, size gönderilen hesapta yargılama giderine yasal faizin üzerinde bir oran (ticari faiz, kamu alacağı faizi) işletilmişse bu, icra mahkemesine şikâyet konusu edilebilecek bir hesap hatasıdır. Yasal faizin oranı dönemsel olarak değişir; hesabı yaparken ilgili döneme ait güncel oranı esas alın.

Yasal faizin dayanağı 1 Eylül 2026’da kısmen yürürlükten kalkıyor

Yukarıdaki kararların dayandığı 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi, Anayasa Mahkemesi tarafından “sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri” yönünden kısmen iptal edilmiştir (AYM, E. 2024/24, K. 2025/164, T. 22.07.2025). İptal hükmünün yürürlüğü 1 Eylül 2026 tarihine bırakılmıştır. Bu tarih gelmeden madde yeniden yazılmıştır: 7589 sayılı Kanunun 10. maddesiyle getirilen yeni metin 31.07.2026’da yürürlüğe girmiş ve kanuni faiz sabit yüzde olmaktan çıkarılıp Merkez Bankası reeskont oranına endekslenmiştir. İptal kararının bu yeni lafza etkisi burada çözülmüş bir mesele değildir.

İptalin kapsamı bu şekilde bir kategoriyle tanımlanmıştır; ilamla hükmedilen yargılama gideri ve vekâlet ücreti alacaklarının bu kategoriye girip girmediği burada çözülmüş bir mesele değildir ve kararın kendi gerekçesiyle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bu tarihten sonra hangi oranın uygulanacağı, yürürlükteki metnin o tarihteki hâline göre belirlenecektir. 1 Eylül 2026’dan sonra yapacağınız faiz hesaplarında, yürürlükteki mevzuatı ve varsa yeni düzenlemeyi kontrol edin.

Artan Avans Geri Alınır mı?

Alınır ve bunun için kural olarak talep gerekmez:

“MADDE 333- (1) Hükmün kesinleşmesinden sonra mahkeme kendiliğinden, yatırılan avansın kullanılmayan kısmının iadesine karar verir. Bu kararın tebliğ gideri iade edilecek avanstan karşılanır.”

(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.333)

İki nokta atlanmamalı: iade hükmün kesinleşmesinden sonra gündeme gelir (karar verilmesi yetmez) ve iade kararının tebliğ gideri iade edilecek tutardan düşülür. Uygulamada süreci hızlandırmak için dosyaya iade talepli dilekçe sunulması yaygındır.

Ödeme Gücü Yoksa: Adli Yardım

Masrafları karşılayamayacak durumda olanlar için adli yardım kurumu öngörülmüştür:

“MADDE 334- (1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.”

(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.334/1)

İki şart birlikte aranır: ödeme gücünden yoksunluk ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması. Yabancıların yararlanması ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır (m.334/3).

Adli yardımın dört ayrı yolu, baro ile mahkeme başvurusu arasındaki fark ve ertelenen giderlerin kimden tahsil edileceği için bkz. Avukata Sor: Hazırlık, Ücret ve Adli Yardım

Sık Yapılan Hatalar

  • Gider avansı ile delil avansını aynı sanmak. Bilirkişi, keşif ve tanık giderleri açılışta yatırılan gider avansına dâhil değildir; ayrıca istenir.
  • Bakiye harç ödenmezse kanun yolunun kapandığını sanmak. Kanun bunun aksini açıkça yazar (Harçlar K. m.28/a).
  • Her davada nispî oranın binde 68,31 olduğunu varsaymak. Ortaklığın giderilmesi ve nafaka davalarında tarife ayrı ve çok daha düşük oran öngörür.
  • Vekâlet ücretini yargılama giderinden ayrı bir dünya sanmak. Vekâlet ücreti HMK m.323/ğ uyarınca yargılama giderlerinin bir kalemidir.
  • Ceza davasında HMK’ya bakmak. Ceza yargılamasında gider rejimi CMK m.324-330’dadır ve kapsamı farklıdır.
  • Artan avansın kendiliğinden geleceğini düşünüp dosyayı takip etmemek. İade kararı resen verilir, ancak fiilî tahsil için dosyanın takibi gerekir.
  • Hükümdeki gider dökümünü kontrol etmemek. Tutar ve kalemler hüküm fıkrasında gösterilmek zorundadır; gösterilmemesi başlı başına bozma sebebidir (HMK m.332/2).
  • Beraat eden sanığa gider yükletilmesini olağan saymak. Beraatte yalnızca sanığın kendi kusurundan doğan giderler ona aittir; gerisi Hazineye kalır (CMK m.327).
  • İlamda faiz yazmıyor diye faizden vazgeçmek — ya da fazlasını istemek. İlam susuyorsa karar tarihinden yasal faiz istenebilir; ama ilamda olmayan ticari faiz icra aşamasında eklenemez.

Özet

  • Yargılama giderleri kanunda tek tek sayılmıştır: harçlar, tebligat, dosya, keşif, tanık-bilirkişi, vekâlet ücreti ve diğer giderler (HMK m.323).
  • Açılışta harç ve gider avansı mahkeme veznesine yatırılır (HMK m.120); sonda kimin ödeyeceğine mahkeme resen hükmeder ve dökümü hükümde gösterir (HMK m.332).
  • Ceza davalarında rejim ayrıdır: mahkûmiyette tüm giderler sanığa (HAGB ve erteleme dâhil), beraatte yalnız kendi kusurundan doğanlar sanığa yüklenir (CMK m.325, m.327).
  • Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemesi kanun yoluna başvurmaya engel değildir (Harçlar K. m.28/a).
  • Giderin tutarı ve dökümü hüküm fıkrasında gösterilmek zorundadır; gösterilmemesi bozma sebebidir (HMK m.332/2; Yargıtay 14. HD, E. 2014/560, K. 2014/3237).
  • İlamdaki gidere faiz: ilam susuyorsa karar tarihinden itibaren yasal faiz istenebilir; ilamda olmayan bir faiz türü icra aşamasında yorumla eklenemez (Yargıtay 12. HD, E. 2018/6107, K. 2019/4386; 8. HD, E. 2013/3324, K. 2013/7031).
  • Kullanılmayan avans, hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemece resen iade edilir (HMK m.333); ödeme gücü yoksa adli yardım yolu açıktır (HMK m.334).

Sıkça Sorulan Sorular

Mahkeme masrafları hangi kalemlerden oluşur?

Kanun bu kalemleri tek tek sayar. Yargılama giderleri; başvurma, karar ve ilam harçları, tebliğ ve posta giderleri, dosya ve sair evrak giderleri, geçici hukuki koruma tedbirleri ile protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname giderleri, keşif giderleri, tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve giderler, resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen giderler, taraflara takdir edilen gündelik ve yol giderleri, vekille takip edilen davalarda takdir olunacak vekâlet ücreti ve yargılama sırasında yapılan diğer giderlerdir (HMK m.323).

Mahkeme masrafları nereye ödenir?

Dava açılışında ödenen harçlar ile gider avansı mahkeme veznesine yatırılır; kanun bunu davacı için bir zorunluluk olarak düzenler (HMK m.120). Yargılama sonunda hükümle bir tarafa yükletilen giderler ise ilamda gösterilir ve tahsili buna göre yapılır (HMK m.332). Ceza davalarında Devlete ait yargılama giderlerine ilişkin kararlar Harçlar Kanunu hükümlerine, kişisel haklara ilişkin kararlar İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine göre yerine getirilir (CMK m.324/4).

Mahkeme masraflarını kim öder?

Yargılama sırasında masrafı kural olarak o işlemi talep eden veya davayı açan taraf peşin karşılar; yargılama sonunda ise giderin kime yükleneceğine mahkeme hükümle karar verir. Yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedilir; giderin tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hükümde gösterilir (HMK m.332). Kaybeden tarafın sorumluluğu ve karşı vekalet ücreti ayrı bir konudur.

Bakiye karar ve ilam harcını ödemezsem istinafa başvuramaz mıyım?

Bu yaygın bir yanlış bilgidir. Kanun açıkça şunu söyler — bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez (492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/a). Yani bakiye harç ödenmemiş olsa da istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilir; harç ayrıca takip edilir.

Karar ve ilam harcının ne kadarı dava açarken ödenir?

Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında ise peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır (492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/a).

Ceza davasında yargılama giderlerini kim öder?

Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir; hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hâllerinde de aynı kural uygulanır (CMK m.325/1-2). Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilen kişi ise sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edilir; önceden ödemek zorunda kaldığı giderler Devlet Hazinesince üstlenilir (CMK m.327).

Beraat edersem ödediğim masrafları geri alır mıyım?

Kanun bunu açıkça düzenler. Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderler Devlet Hazinesince üstlenilir (CMK m.327/2). Bu kişi yalnızca kendi kusurundan ileri gelen giderleri öder.

Birden çok suçtan yargılanıp bir kısmından beraat edersem ne olur?

Birden çok suçtan dolayı aleyhinde kovuşturma yapılmış olan kimse, bunların bir kısmından mahkûm olmuş ise, beraat ettiği suçların duruşmasının gerektirdiği giderleri ödemekle yükümlü değildir (CMK m.326/1). İştirak hâlinde işlenmiş bir suçta ise mahkûm olanlara sebebiyet verdikleri yargılama giderleri ayrı ayrı yükletilir.

Kullanmadığım gider avansı geri ödenir mi?

Evet. Hükmün kesinleşmesinden sonra mahkeme kendiliğinden, yatırılan avansın kullanılmayan kısmının iadesine karar verir; bu kararın tebliğ gideri iade edilecek avanstan karşılanır (HMK m.333). İade için ayrıca talepte bulunulması şart değildir, ancak uygulamada dilekçeyle talep edilmesi süreci hızlandırır.

Hükümden sonra doğan masrafları kim öder?

Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği mahkemece ilamın altına yazılır (HMK m.332/3). Yani hüküm sonrası doğan giderler de ilamda gösterilir.

Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği davalarda gider kim tarafından yatırılır?

Bu davalarda hâkim resen delile başvurabilir. Gereken giderlerin bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen sürede giderleri karşılayacak avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir (HMK m.325).

Yargılama giderine faiz işler mi?

İlamda faiz ve faizin başlangıcı konusunda hüküm yoksa, karar tarihinden itibaren yasal faiz istenebilir (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/6107, K. 2019/4386). Buna karşılık ilamda bulunmayan bir faiz türü icra aşamasında yorum yoluyla eklenemez; icra mahkemesi dar yetkilidir ve hüküm fıkrasını değiştiremez (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/3324, K. 2013/7031). İstenebilecek faiz, 3095 sayılı Kanunun 1. maddesinde düzenlenen yasal faizdir.

Hükümde yargılama giderinin dökümü yoksa ne olur?

Yargılama giderinin tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilmek zorundadır (HMK m.332/2). Dökümü göstermeden karar verilmesi bu yönüyle kanuna aykırıdır ve Yargıtayca bozma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/560, K. 2014/3237). Kararınızda yalnızca giderin bir taraftan alınmasına yazıp tutar ve kalemleri göstermeyen bir hüküm bu yönüyle denetlenebilir.

Beraat edersem yargılama giderini hiç ödemez miyim?

Beraat eden kişi yalnızca kendi kusurundan ileri gelen giderleri öder; bunun dışındaki giderler Devlet Hazinesince üstlenilir (CMK m.327). Kendi kusurundan doğan gideri bulunmayan ve beraat etmiş bir sanığın yargılama giderinden sorumlu tutulması Yargıtayca bozma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/25144, K. 2013/18740).

Devletin atadığı zorunlu müdafiin ücreti sanıktan tahsil edilir mi?

Her hâlde edilmez. Yargıtay, akıl hastalığı şüphesiyle zorunlu müdafi atanan ve ceza ehliyeti bulunmadığı tıbben belirlenen sanıktan bu ücretin tahsilini adil yargılanma hakkıyla bağdaşmaz ve hakkaniyete aykırı bulmuştur (Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/7584, K. 2015/12250). CMK m.325/3 de sonuç sanık lehine çıktığında giderin kısmen veya tamamen Hazineye yüklenmesine imkân tanır.

Masrafları karşılayacak gücüm yoksa ne yapabilirim?

Adli yardım kurumu bu durum için öngörülmüştür. Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilir (HMK m.334/1). Yabancıların yararlanması ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Görev ve yetki itirazları, süre hesabı, istinaf ve temyiz başvuruları gibi yargılamanın usul sorunlarını takip eder.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp