Ceza Hukuku

Dolandırıcılık Suçu ve Cezası — TCK 157-159

Dolandırıcılık suçunun unsurları, hile ölçütü, basit ve nitelikli hâllerin ayrımı, alacağın tahsili, etkin pişmanlık ve başvuru yolları.

12 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Telefonla konuşan kişi
İçindekiler 19

Kısa Cevap

Dolandırıcılık, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya bir başkasının zararına olarak yarar sağlamaktır (TCK m.157). Temel hâlinin cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adlî para cezasıdır. Suç kanunda sayılan nitelikli hâllerden biriyle işlenirse ceza 3 yıldan 10 yıla kadar hapse çıkar (m.158); bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumları gibi bazı bentlerde alt sınır 4 yıldır.

Bu yazı suçun temel unsurlarını, hile ölçütünü ve diğer malvarlığı suçlarıyla sınırını ele alır. Nitelikli hâllerin bent bazındaki açıklamaları için nitelikli dolandırıcılık yazısına bakabilirsiniz.

Bu Durumda mısınız?

Bu yazı özellikle şu durumlardan birindeyseniz sizin için:

  • Hakkınızda dolandırıcılık suçundan soruşturma açıldı ve basit mi nitelikli mi olduğunu, cezanın ne olacağını bilmiyorsunuz.
  • Size telefonla ulaşıp para gönderttiler; olayın “bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılık” sayılıp sayılmayacağını merak ediyorsunuz.
  • Ticari bir anlaşma bozuldu, karşı taraf sizi dolandırıcılıkla suçluyor; oysa siz bunun bir hukuki uyuşmazlık olduğunu düşünüyorsunuz.
  • Gerçekten alacaklı olduğunuz birinden tahsilat için harekete geçtiniz ve dolandırıcılıkla suçlanıyorsunuz.
  • Zararı ödediniz veya ödemeye hazırsınız; bunun cezaya nasıl yansıyacağını öğrenmek istiyorsunuz.
  • Olayın hırsızlık mı dolandırıcılık mı olduğu tartışılıyor.

Aşağıdaki bilgiler geneldir; somut olayınızın (özellikle davranışın “hile” sayılıp sayılmayacağının ve hangi nitelikli hâlin uygulanacağının) değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız gerekir.

Dolandırıcılık Nedir, Unsurları Nelerdir?

Dolandırıcılık, malvarlığına karşı işlenen bir suçtur; ancak korunan tek değer malvarlığı değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu suçta irade özgürlüğünün de korunduğunu ve suçun oluşması için üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiğini kabul etmiştir:

“Malvarlığının yanında irade özgürlüğünün de korunduğu dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; 1) Failin bir takım hileli davranışlarda bulunması, 2) Hileli davranışların mağduru aldatabilecek nitelikte olması, 3) Failin hileli davranışlar sonucunda mağdurun veya başkasının aleyhine, kendisi veya başkası lehine haksız bir yarar sağlaması, Şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/1556, K. 2013/109, T. 02.04.2013 — Başsavcılık itirazının reddi)

Bu üç şart, dolandırıcılık dosyalarının tamamının çözüldüğü testtir. Hile yoksa suç yoktur; hile mağduru aldatacak nitelikte değilse suç yoktur; hile sonucunda bir yarar sağlanmamışsa suç tamamlanmamıştır.

Basit Bir Yalan Yeterli mi? Hile Ölçütü

Hayır. Her yalan hile değildir. Uygulamada en sık yapılan hata, sözünü tutmayan her borçlunun dolandırıcı sayılacağını sanmaktır. Yargıtay’ın aradığı ölçüt, davranışın basit bir yalanı aşması, mağduru yanıltacak ve kandıracak bir yoğunluk ve güçte olmasıdır; yani planlanmış, ustaca sergilenen bir aldatma düzeneği.

Bunun pratik sonucu şudur: taraflar arasında gerçek bir ticari ilişki varsa ve ilişki sonradan bozulmuşsa, ortada kural olarak hukuki uyuşmazlık vardır, dolandırıcılık değil. Ceza Genel Kurulu, umre organizasyonuna ilişkin bir uyuşmazlıkta hile bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararını onamıştır (aşağıda “ticari faaliyet” bölümüne bakınız).

Dayandığı Kanun Maddeleri

Temel hüküm şudur:

“Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.”

(TCK m.157 — Dolandırıcılık)

Nitelikli hâller ve cezası:

“Dolandırıcılık suçunun; a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında, i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle, j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, k) Sigorta bedelini almak maksadıyla, l)…Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.…Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.”

(TCK m.158/1 — Nitelikli dolandırıcılık)

Gerçek bir alacağın tahsili amacıyla işlenen dolandırıcılık ayrı ve çok daha hafif bir hükme bağlanmıştır:

“Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikayet üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”

(TCK m.159 — Daha az cezayı gerektiren hal)

Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m.158) ve Cezası

HâlDayanakCeza
Basit dolandırıcılıkm.1571 – 5 yıl hapis + 5.000 güne kadar adlî para
Nitelikli hâller (a, b, c, d, g, h, i bentleri)m.158/13 – 10 yıl hapis + 5.000 güne kadar adlî para
(e) kamu zararına · (f) bilişim/banka · (j) usulsüz kredi · (k) sigorta bedeli · (l) kendini kamu görevlisi/banka çalışanı olarak tanıtmam.158/1 son cümlealt sınır 4 yıl; adlî para, elde edilen menfaatin iki katından az olamaz
Kamu görevlisiyle ilişki iddiasıyla menfaat teminim.158/2birinci fıkra gibi cezalandırılır
Üç veya daha fazla kişiyle birlikte işlenmesim.158/3ceza yarı oranında artırılır
Suç örgütü faaliyeti çerçevesinde işlenmesim.158/3ceza bir kat artırılır
Gerçek bir alacağın tahsili amacıylam.1596 ay – 1 yıl hapis veya adlî para (şikâyete bağlı)

Bilişim Sistemleri ve Banka (m.158/1-f): En Çok Yanlış Bilinen Bent

İnternette bu bent neredeyse her zaman yanlış anlatılır: “Para banka üzerinden gönderildiyse nitelikli dolandırıcılıktır.” Bu doğru değildir.

Ceza Genel Kurulu’nun ölçütü nettir: bilişim sistemi, aldatmanın aracı olarak kullanılmış olmalıdır. Bilişim sisteminin kendisi aldatılamaz; bent ancak sistem bir insanı aldatmak için araç kılındığında uygulanır. Sisteme girilip kimse aldatılmadan çıkar sağlanmışsa ortada dolandırıcılık değil, bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılarak hırsızlık vardır.

Bunun çarpıcı sonucu şudur: telefonla kandırılıp parayı internet bankacılığıyla gönderen bir mağdur olayında, Ceza Genel Kurulu suçu basit dolandırıcılık saymıştır. Çünkü aldatma telefonla yapılmıştır (telefon, 5237 sayılı TCK’da nitelikli hâl değildir) ve bilişim sistemi aldatmanın aracı değil, yalnızca paranın taşındığı kanal olmuştur. Aradaki fark 1-5 yıl ile alt sınırı 4 yıl olan 3-10 yıl arasındaki farktır.

Ayrıca dikkat edilmelidir ki bilişim sistemleri ile banka veya kredi kurumları ayrı bentler değildir; ikisi de (f) bendi içinde düzenlenmiştir ve aynı ağırlaştırmaya tabidir.

Dinî İnanç ve Duyguların İstismarı (m.158/1-a)

Bu bent kapsamındaki örnekler: muska, büyü bozma, cenaze için dua ve zekât gibi bahanelerle mağdurun dinî duyguları kullanılarak altın veya para alınması.

Ceza Genel Kurulu, bu tür olaylarda failin sözlerinin basit bir yalanı aştığını, planlanıp ustaca sergilendiğini ve mağdurun irade özgürlüğünün baskı altına alındığını kabul etmektedir. Önemli bir nokta: bu olaylar sıklıkla “hırsızlık mı, dolandırıcılık mı” tartışması doğurur. Mağdur, aldatılmış iradesiyle malı kendi rızasıyla teslim ediyorsa suç dolandırıcılıktır; hırsızlık değil.

Ticari Faaliyet Sırasında Dolandırıcılık (m.158/1-h): Özgü Suç

Bu bent, herkesin işleyebileceği bir suç değildir. Ceza Genel Kurulu bunu açıkça özgü suç olarak nitelendirmiştir: yalnızca tacir, şirket yöneticisi, şirket adına hareket eden kişiler ve kooperatif yöneticileri işleyebilir.

Dahası, bu sıfata sahip olmak tek başına yetmez. Aldatıcı eylemin ayrıca ticari faaliyet sırasında gerçekleştirilmiş olması gerekir. Ve her şeyden önce ortada gerçek bir hile bulunmalıdır: Ceza Genel Kurulu, umre organizasyonundan doğan bir uyuşmazlıkta hile bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararını onamıştır. Ticari ilişkinin bozulması, kendiliğinden dolandırıcılık doğurmaz.

2016 Değişikliği: Kendini Kamu Görevlisi/Banka Çalışanı Olarak Tanıtma

24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunla iki önemli düzenleme yapılmıştır:

  • (l) bendi eklenmiştir: kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması ya da bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi. Bugün “polisim/savcıyım/banka güvenliğiyim” diyerek yapılan telefon dolandırıcılıklarının dayanağı budur ve alt sınırı 4 yıldır.
  • Üçüncü fıkra eklenmiştir: suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, bir suç örgütü faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bir kat artırılır.

Suç tarihi 24.11.2016’dan önce olan olaylarda bu hükümler uygulanmaz; suç tarihinde yürürlükte olan lehe hüküm geçerlidir.

Banka hesabını kullandırdığı ileri sürülen kişi yönünden IBAN kiralama ve hesap kullandırma, para gönderen kişi yönünden IBAN dolandırıcılığında şikâyet ve deliller ayrı yazılarda incelenmiştir.

Dolandırıcılık mı, Hırsızlık mı?

Ayırıcı ölçüt rızadır:

  • Mağdur, aldatılmış (fesada uğratılmış) iradesiyle malı kendisi teslim ediyorsa → dolandırıcılık.
  • Mal, mağdurun rızası olmadan alınıyorsahırsızlık.

Ceza Genel Kurulu, muska/büyü bozma bahanesiyle altın ve para alınan bir olayda failin sözlerini hile sayarak eylemi dolandırıcılık kabul etmiştir. Aynı sonuca, cenaze duası ve zekât bahanesiyle bilezik alınan olayda da varılmıştır: eylem hırsızlık değil, dolandırıcılıktır.

Bu sınır uygulamada gerçekten tartışmalıdır ve kararlara karşı oylar yazılmıştır: azınlıkta kalan üyeler, malın el çabukluğuyla alındığı ve tasarruf yetkisinin hiç devredilmediği olaylarda eylemin hırsızlık sayılması gerektiğini savunmaktadır. Hırsızlığın kendi unsurları için “Hırsızlık Suçu ve Cezası” yazımıza bakabilirsiniz.

Üçüncü ihtimal: güveni kötüye kullanma. Mal size hileyle değil, dürüstçe ve rızayla teslim edilmiş, siz sonradan onu sahiplenmişseniz suç dolandırıcılık değil güveni kötüye kullanmadır (TCK m.155). Ceza Genel Kurulu ayrımı hilenin zamanına bağlar: hile teslimden önce varsa dolandırıcılık (başlangıçtaki kast), teslimden sonra doğmuşsa güveni kötüye kullanma (sonradan oluşan kast). Ayrıntı için Güveni Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası yazımıza bakabilirsiniz.

Alacağını Tahsil İçin Dolandırıcılık (TCK m.159)

TCK m.159, cezayı 6 ay – 1 yıl hapse veya adlî para cezasına indiren ve suçu şikâyete bağlayan çok güçlü bir hükümdür. Ancak uygulanma şartı serttir: taraflar arasında gerçekte var olan bir hukuki ilişki bulunmalı ve dolandırıcılık o ilişkiden doğan alacağın tahsili için işlenmiş olmalıdır.

Yargıtay, senedin rakam kısmına sonradan sıfır eklenerek 1.800 TL’lik borcun 18.000 TL’ye çıkarıldığı ve bu senedin icraya konulduğu olayda m.159’u uygulamamıştır: gerçek alacak kadarlık kısım için m.159 düşünülebilirse de, şişirilen kısım gerçek bir hukuki ilişkiye dayanmadığından eylem nitelikli dolandırıcılık (ve sahtecilik) sayılmıştır.

Kısacası m.159, “alacağım vardı” savunmasının otomatik karşılığı değildir; alacağın gerçekliği ispatlanmalıdır.

Etkin Pişmanlık (TCK m.168)

Dolandırıcılıkta zararın giderilmesi cezayı önemli ölçüde düşürür:

  • Zarar kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilirse ceza üçte ikisine kadar indirilir (m.168/1).
  • Kovuşturma başladıktan sonra, hüküm verilmeden önce giderilirse ceza yarısına kadar indirilir (m.168/2).
  • Kısmen iade veya tazminde ayrıca mağdurun rızası aranır (m.168/4).

Ancak madde bir “ödeme” hükmü değildir. Ceza Genel Kurulu, TCK m.168’in tazminden çok pişmanlık esasını ön plana çıkardığını vurgulamıştır. Zararın cebrî icra yoluyla, failin rızası dışında ya da yakalanmanın kaçınılmaz olduğu bir anda zoraki giderilmesi hâlinde gerçek bir pişmanlıktan söz edilemez.

Dolandırıcılık mı, Yağma mı?

Dolandırıcılıkta mağdur aldatılarak malını verir; yağmada cebir veya tehditle vermeye mecbur bırakılır. İkisinde de mal “mağdurun elinden” çıkar, ama biri hile, diğeri zor iledir. Ayrıntı için “Yağma ile Dolandırıcılık Arasındaki Fark” yazımıza bakabilirsiniz.

Görevli Mahkeme, Şikâyet ve Uzlaştırma

  • Görevli mahkeme: Dolandırıcılık davalarına kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar.
  • Şikâyet: Basit dolandırıcılık (m.157) ve nitelikli dolandırıcılık (m.158) re’sen soruşturulur. Buna karşılık alacağın tahsili amacıyla işlenen dolandırıcılık (m.159) şikâyete bağlıdır.
  • Uzlaştırma: Basit dolandırıcılık uzlaştırma kapsamındadır; nitelikli dolandırıcılık kural olarak kapsam dışıdır.
  • Zamanaşımı: Dava zamanaşımı, suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre belirlenir (TCK m.66); nitelikli dolandırıcılıkta bu süre basit hâle göre daha uzundur.

Olayda bir banka veya kredi kartı kullanıldıysa nitelendirme değişebilir: kart bilgisi alındıktan sonra fail bağımsız bir çekim yapmışsa suç TCK m.245’e kayar. Bkz. Banka Kartı Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası.

Bu suçun mağduruysanız (şikâyet yolu, hangi delillerin toplatılacağı, şüphelinin banka hesabına elkoyma, davaya katılma ve etkin pişmanlıkta rızanız) için Dolandırıcılık Mağduruysanız: Şikâyet, Delil ve Hak Haritası yazımıza bakabilirsiniz.

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. İfade vermeden önce bir avukatla görüşün. Dolandırıcılıkta suçun basit mi nitelikli mi olduğu doğrudan ifadedeki ayrıntılarla şekillenir.
  2. Aldatmanın hangi araçla yapıldığını netleştirin. Telefonla mı, bilişim sistemiyle mi. Bu, 1-5 yıl ile alt sınırı 4 yıl olan bir ceza arasındaki farktır.
  3. Aranızda gerçek bir ticari/hukuki ilişki varsa belgeleyin. Sözleşme, fatura, dekont; ilişkinin gerçekliği hem hile iddiasını hem m.159’u doğrudan etkiler.
  4. Zararı giderme imkânınız varsa vakit kaybetmeyin. Kovuşturma başlamadan yapılan giderim, cezayı üçte ikisine kadar indirebilir; sonraki aşamada bu oran yarıya düşer.
  5. Kaç kişiyle hareket edildiğini gözden geçirin. Üç veya daha fazla kişi birlikte hareket etmişse ceza yarı oranında artar (m.158/3).

Yanlış Bilinenler

  • “Para banka/EFT ile gönderildiyse nitelikli dolandırıcılıktır.” Doğru değil. Bilişim sistemi veya banka, aldatmanın aracı olmalıdır; yalnızca ödeme kanalı olarak kullanılmışsa bent uygulanmaz.
  • “Borcunu ödemeyen herkes dolandırıcıdır.” Doğru değil. Basit yalan hile değildir; gerçek bir ticari ilişkinin bozulması kural olarak hukuki uyuşmazlıktır.
  • “Şirket sahibiysem otomatik olarak nitelikli hâl uygulanır.” Doğru değil. m.158/1-h özgü suçtur ve eylemin ayrıca ticari faaliyet sırasında işlenmiş olması gerekir.
  • “Alacağım vardı dersem m.159 uygulanır.” Doğru değil. Alacağın gerçekten var olduğu ispatlanmalıdır; şişirilmiş veya uydurma alacakta madde uygulanmaz.

Dolandırıcılık Suçu Yargıtay Kararları

Alıntılar kararların gerekçelerinden birebir alınmıştır; taraf isimleri gizlenmiştir.

Cenaze duası ve zekât bahanesiyle bilezik alınması: eylem hırsızlık değil, dinî duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılıktır. (Karara yedi üye karşı oy kullanmıştır.)

“sanıkların basit bir yalanı aşan, mağduru yanıltacak ve kandıracak yoğunluk ve güçteki sözleri ile önce planlayıp sonra ustaca sergiledikleri hareketlerinin hileli davranış olarak kabulü gerektiğinden, hileli davranışlarla aldatma sonucunda mağdur zararına gerçekleşen eylemin hırsızlık değil dolandırıcılık suçunu oluşturacağı kabul edilmelidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/1556, K. 2013/109, T. 02.04.2013 — Başsavcılık itirazının reddi)

Muska bozma bahanesiyle altın ve para alınması da dolandırıcılıktır. (Karara dört üye, eylemin hırsızlık olduğu görüşüyle karşı oy kullanmıştır.)

“sanıkların basit bir yalanı aşan, mağduru yanıltacak ve kandıracak yoğunluk ve güçteki sözleri ile planlayıp ustaca sergiledikleri hareketlerinin hileli davranış olarak kabulü gerektiğinden, hileli davranışlarla haksız menfaatin elde edilmesi ile gerçekleşen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturacağı kabul edilmelidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/506, K. 2021/111, T. 16.03.2021 — bozma)

Bilişim sistemi ancak aldatmanın aracı olduğunda nitelikli hâl doğar; sistemden yalnızca yararlanılmışsa suç dolandırıcılık değildir.

“Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması sözkonusu olacaktır.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/288, K. 2016/255, T. 10.05.2016 — Başsavcılık itirazının reddi)

Telefonla kandırılıp parayı internet bankacılığıyla gönderen mağdur olayında suç basit dolandırıcılıktır: telefon nitelikli hâl değildir ve bilişim sistemi aldatmanın aracı olmamıştır.

“telefonun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık eyleminin 5237 sayılı TCK’nda dolandırıcılık suçunun nitelikli hali olarak düzenlenmediği, olayda bilişim sisteminin bizatihi araç olarak kullanılmasının söz konusu olmadığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturması nedeniyle yerel mahkeme hükmünün bozulmasına ilişkin Özel Daire ilamında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmelidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/288, K. 2016/255, T. 10.05.2016 — Başsavcılık itirazının reddi)

Ticari faaliyet nitelikli hâli (m.158/1-h) özgü suçtur; tacir olmak yetmez, aldatma ticari faaliyet sırasında yapılmış olmalıdır.

“Bu suç, özgü bir suçtur. Bu suçu ancak, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişiler ya da kooperatif yöneticileri işleyebilir. Bunların dışındakilerin bu suçu işleyebilme olanağı bulunmamaktadır.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/92, K. 2021/597, T. 02.12.2021 — onama)

“Bu nitelikli hâlin oluşması için, failin tacir ya da şirket yöneticisi veya şirket adına hareket eden kimse olması yeterli değildir. Aynı zamanda aldatıcı nitelikteki eylemin, ticari faaliyetleri sırasında gerçekleştirilmiş olması gerekir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/92, K. 2021/597, T. 02.12.2021 — onama)

TCK m.159 (ve sahtecilikte m.211) ancak taraflar arasında GERÇEKTEN var olan bir hukuki ilişki varsa uygulanır; şişirilen alacak bu kapsamda değildir.

“TCK’nın 211. maddesinde bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik suçu ile TCK’nın 159. maddesinde bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık suçlarının oluşması için aralarında bir hukuki ilişkinin gerçekte var olması sahteciliğin bu ilişkinin varlığının ispatı için yapılması, dolandırıcılığın ise bu hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılması gerektiği”

(Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/19007, K. 2017/8510, T. 03.04.2017 — bozma)

Etkin pişmanlık bir “ödeme” değil, “pişmanlık” hükmüdür.

“5237 sayılı TCK’nun 168. maddesi ise tazminden çok “pişmanlık” esasını ön plana çıkarmaktadır.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/653, K. 2015/86, T. 31.03.2015 — onama)

Karar hırsızlık suçuna ilişkindir; burada kullanılan açıklama, hırsızlık ve dolandırıcılığı birlikte düzenleyen TCK m.168 kapsamındaki pişmanlık ölçütüdür. Kararda mülga 765 sayılı Kanun m.523 ile yapılan karşılaştırma, eski iade ve tazmin anlayışıyla bu ölçütün farkını açıklamaktadır.

Özet

  • Dolandırıcılık, hileli davranışla aldatıp yarar sağlamaktır (TCK m.157); temel cezası 1-5 yıl hapis ve adlî para cezasıdır.
  • Her yalan hile değildir: Yargıtay, basit yalanı aşan, planlanmış ve mağduru kandıracak yoğunlukta bir aldatma arar. Gerçek ticari ilişkinin bozulması kural olarak hukuki uyuşmazlıktır.
  • Nitelikli hâllerde ceza 3-10 yıla çıkar (m.158); bilişim/banka, kamu zararı, usulsüz kredi, sigorta ve kendini kamu görevlisi olarak tanıtma bentlerinde alt sınır 4 yıldır.
  • Banka/EFT otomatik olarak nitelikli hâl yapmaz: bilişim sistemi aldatmanın aracı olmalıdır; yalnızca ödeme kanalıysa suç basit dolandırıcılıktır.
  • m.159 cezayı 6 ay-1 yıla indirir ama alacağın gerçekliğini şart koşar; m.168 etkin pişmanlık cezayı üçte ikisine kadar düşürebilir, ancak “ödeme” değil gerçek pişmanlık arar.

Sıkça Sorulan Sorular

Dolandırıcılık suçunun cezası ne kadar?

Temel hâlin cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adlî para cezasıdır (TCK m.157). Nitelikli hâllerden biriyle işlenirse ceza 3 yıldan 10 yıla çıkar (m.158); bilişim/banka, kamu zararı, usulsüz kredi, sigorta bedeli ve kendini kamu görevlisi olarak tanıtma bentlerinde alt sınır 4 yıldır.

Parayı banka havalesiyle gönderdim; bu nitelikli dolandırıcılık mı?

Zorunlu olarak değil. Ceza Genel Kurulu'na göre bilişim sistemi veya banka, aldatmanın aracı olmalıdır. Telefonla kandırılıp paranın internet bankacılığıyla gönderildiği olayda suç basit dolandırıcılık sayılmıştır; banka yalnızca paranın taşındığı kanaldır.

Borcunu ödemeyen kişi dolandırıcı sayılır mı?

Kural olarak hayır. Basit bir yalan veya sözünde durmama hile değildir. Yargıtay, davranışın basit yalanı aşan, planlanmış ve mağduru kandıracak yoğunlukta olmasını arar. Gerçek bir ticari ilişkinin bozulması kural olarak hukuki uyuşmazlıktır.

Muska, büyü veya dua bahanesiyle para alınması hangi suçtur?

Dinî inanç ve duyguların istismarı suretiyle nitelikli dolandırıcılıktır (TCK m.158/1-a) ve cezası 3-10 yıl hapistir. Mağdur malını aldatılmış iradesiyle kendisi verdiği için suç hırsızlık değil dolandırıcılıktır.

Şirket sahibiyim; ticari uyuşmazlıkta otomatik olarak nitelikli dolandırıcılık mı olurum?

Hayır. TCK m.158/1-h özgü bir suçtur; hem failin tacir veya şirket yöneticisi olması hem de aldatıcı eylemin ticari faaliyet sırasında gerçekleştirilmiş olması gerekir. Her şeyden önce gerçek bir hile bulunmalıdır.

Kendini polis veya banka görevlisi olarak tanıtan dolandırıcılığın cezası nedir?

2016'da eklenen TCK m.158/1-l kapsamındadır; ceza 3-10 yıl hapistir ve alt sınır 4 yıldan az olamaz. Üç veya daha fazla kişi birlikte hareket etmişse ceza ayrıca yarı oranında artırılır.

Alacağımı tahsil etmek için yaptım; cezam düşer mi?

Aralarında gerçekten var olan bir hukuki ilişkiden doğan alacağın tahsili amacıyla işlenmişse ceza 6 aydan 1 yıla kadar hapse veya adlî para cezasına iner ve suç şikâyete bağlı olur (TCK m.159). Ancak alacağın gerçekliği ispatlanmalıdır; şişirilmiş veya uydurma alacakta bu madde uygulanmaz.

Zararı ödersem ceza indirilir mi?

Evet. Kovuşturma başlamadan önce zarar tamamen giderilirse ceza üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce giderilirse yarısına kadar indirilir (TCK m.168). Ancak madde gerçek pişmanlık arar; cebrî icra veya zoraki iade etkin pişmanlık sayılmaz.

Dolandırıcılıkta uzlaşma olur mu?

Basit dolandırıcılık (m.157) uzlaştırma kapsamındadır. Nitelikli dolandırıcılık (m.158) kural olarak uzlaştırma kapsamı dışındadır ve re'sen soruşturulur.

Dolandırıcılık davasına hangi mahkeme bakar?

Kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar.

Olay hırsızlık mı dolandırıcılık mı sayılır?

Belirleyici olan rızadır. Mağdur aldatılmış iradesiyle malı kendisi teslim ediyorsa dolandırıcılık, mal rızası olmadan alınıyorsa hırsızlık söz konusudur. Bu sınır uygulamada tartışmalıdır ve Ceza Genel Kurulu kararlarına karşı oylar yazılmıştır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli, sanık ve katılan vekilliğini üstlenir; tutukluluk ve kanun yolu başvurularını takip eder.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp