Ceza Hukuku

Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması — TCK 245

Çalıntı veya kayıp kartla çekim, sahte kart, akrabalık istisnası ve etkin pişmanlık — TCK 245'in hırsızlık ve dolandırıcılıktan farkı, Yargıtay kararlarıyla.

9 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Klavye tuşlarının yakın planı
İçindekiler 18

Kısa Cevap

Başkasına ait bir banka veya kredi kartını ele geçirip, sahibinin rızası olmadan kullanarak yarar sağlamak, TCK m.245/1 uyarınca üç yıldan altı yıla kadar hapis ve adlî para cezası gerektirir. Sahte kart üretmek/satmak m.245/2 (3–7 yıl), sahte kartı kullanmak m.245/3 (4–8 yıl) ayrı suçlardır.

Suçun kilidi tek bir soruda: kart, sahibinin zilyetliğinden gerçekten çıktı mı? Çıkmadıysa (örneğin mağdur ATM’nin başındaysa ve kartı elinden bırakmamışsa) Ceza Genel Kuruluna göre bu suç oluşmaz; eylem hırsızlık olarak değerlendirilir.

Bu Durumda mısınız?

  • Kartınız çalındı veya kayboldu, sonra ATM’den para çekildi ya da mağazada harcama yapıldı.
  • ATM’de yardım isterken biri kartınızla işlem yaptı.
  • Telefonla aranıp ikna edildiniz, kart bilgilerinizi verdiniz, ardından hesabınızdan para çekildi.
  • Hesabınızdan internet bankacılığıyla başkasının hesabına para gitti.
  • Adınıza sahte kart üretildiği ortaya çıktı.
  • Bir yakınınız kartınızı izinsiz kullandı.
  • Hakkınızda TCK 245’ten soruşturma açıldı ve eylemin aslında dolandırıcılık olduğunu düşünüyorsunuz.

Suçun Üç Ayrı Hâli ve Cezaları

FıkraEylemCezaMağdur
m.245/1Başkasının gerçek kartını ele geçirip rızası olmadan kullanmak3 – 6 yıl + adlî paraKart sahibi
m.245/2Sahte kart üretmek, satmak, devretmek, satın almak, kabul etmek3 – 7 yıl + adlî paraBanka
m.245/3Sahte/üzerinde sahtecilik yapılan kartı kullanarak yarar sağlamak4 – 8 yıl + adlî paraBanka

Yargıtay, mağdurun kim olduğunu fıkraya göre net biçimde ayırır: birinci fıkrada kart sahibi, ikinci ve üçüncü fıkralarda ise bankadır. Bu ayrımı ve dayandığı kararı aşağıda Sahte Kart bölümünde ele alıyoruz.

Dayandığı Kanun Maddesi

“Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

(TCK m.245/1 — Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması)

“Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

(TCK m.245/3 — Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması)

Dikkat: “her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran” ifadesi, kartı çalmayı da, bulmayı da, emanet almayı da kapsar. Kartın nasıl ele geçtiği değil, rıza olmadan kullanılması cezalandırılır.

Belirleyici Soru: Kart Gerçekten Elinizden Çıktı mı?

Bu suçun sınırı, kartın zilyetliği üzerinden çizilir. Failin kart üzerinde fiilî hâkimiyet kurması, yani mağdurun kart üzerindeki zilyetliğinin sona ermesi gerekir. Ceza Genel Kurulu, ATM’de yardım isterken kartını elden veren mağdur bakımından şu sonuca varmıştır:

“mağdur olay yerinde bulunduğu ve kart üzerindeki zilyetliği sona ermediği için banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu oluşmaz”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/500, K. 2025/485, T. 19.11.2025 — bozma; oybirliği)

Bu olayda mağdur ATM’nin başındaydı, kartı kendi eliyle yardım için vermişti ve olay boyunca oradaydı. Kurul, kart üzerindeki zilyetliğin hiç sona ermediğini kabul ederek m.245’i elemiş, eylemi basit hırsızlık (TCK m.141/1) saymıştır.

Bu kararı “çalıntı kartla çekim hırsızlıktır” diye genelleştirmeyin. Kararın olgusu, klasik çalıntı-kart senaryosunun tersidir. Kartın çalındığı veya kaybolduğu, mağdurun olay yerinde bulunmadığı hâllerde zilyetlik gerçekten sona erer ve sonuç değişir. Aşağıdaki bölüme bakınız.

Çalınan Kartla ATM’den Çekim: İki Suç Birden

Kart gerçekten mağdurun elinden çıkmışsa tablo tersine döner. Üstelik Ceza Genel Kuruluna göre bu hâlde yalnız m.245 değil, ayrıca hırsızlık da oluşur; çünkü banka kartı ekonomik değeri olan bir menkul maldır:

“banka kartı ile başka bir ATM cihazına gidip para çekmesi şeklinde gerçekleştirdiği eylemlerinde, banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu yanında hırsızlık suçu da oluşmaktadır.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2010/17, K. 2010/65, T. 30.03.2010 — Başsavcılık itirazının reddi)

Bu kararın olayında fail, ATM’ye plastik bir düzenek yerleştirerek kartların sıkışmasını sağlamış, “yardım” bahanesiyle şifreyi öğrenmiş, mağdur uzaklaşınca kartı çıkarıp başka bir ATM’den çekim yapmıştı. Burada kart mağdurun hâkimiyetinden tamamen çıkmıştır.

İki kararı yan yana koyun: mağdur başındaysa ve kart elinden çıkmıyorsa → m.245 yok. Kart gerçekten ele geçirilmişse → m.245 var, üstelik hırsızlıkla birlikte.

İnternet Bankacılığıyla Aktarma: Devreye Bilişim Hırsızlığı Girer

Fail parayı fiziksel olarak almıyor, hesaptan hesaba aktarıyorsa tablo yine değişir. Bu durumda eylem hem m.245/1’i hem de bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlığı (TCK m.142/2-e) oluşturur; fikrî içtima kuralı gereği daha ağır olan uygulanır:

“başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçlarını oluşturduğu”

(Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3627, K. 2024/783, T. 25.01.2024 — bozma)

Kararda, kart bilgileri ele geçirilen mağdurun hesabından internet bankacılığıyla EFT yapılmış, ardından nakit çekilmişti. Daire, eylemi bir bütün sayarak TCK m.44’teki fikrî içtima uyarınca m.142/2-e’den hüküm kurulması gerektiğini belirtmiştir.

Kart Bilgilerinizi Siz Verdiyseniz: Dolandırıcılık mı, 245 mi?

En çok karıştırılan sınır budur ve cevabı rızanın neye yöneldiğine bakarak bulunur.

Fail kart bilgisini alıp SONRA kendi başına işlem yapmışsa → m.245/1. Telefonla arayarak mağduru, ödenmeyen bir borç nedeniyle ceza kesileceğine ve borcun kredi kartından tahsil edilebileceğine ikna eden; bilgileri aldıktan sonra çekim yapan sanık hakkında:

“mağdura ait kredi kartı bilgilerinin ele geçirilmesinden sonra, onun rızası olmaksızın bunun kullanılarak para çekimi yapılması şeklindeki eylemin … banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğundan, sanık müdafiinin eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik temyiz itirazı reddedilmiştir.”

(Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/4897, K. 2023/8488, T. 07.11.2023 — onama)

Buna karşılık eylem bir bütün olarak hileye dayanıyorsa → nitelikli dolandırıcılık, ve m.245’ten ayrıca hüküm kurulmaz. Bir başkasının e-posta hesabını ele geçirip mağdura tanıdık gibi mesaj atan, kart bilgilerini isteyip alan ve internetten alışveriş yapan sanık hakkında Yargıtay şunu söylemiştir:

“biçimindeki eylemlerin bir bütün halinde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eylem ikiye bölünerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.”

(Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/30312, K. 2024/8475, T. 25.06.2024 — bozma)

Dolandırıcılığın unsurları ve nitelikli hâlleri için Dolandırıcılık Suçu ve Cezası yazımıza bakabilirsiniz.

Sahte Kart (m.245/2 ve 245/3): Mağdur Artık Bankadır

Kanun, sahte kart üretmeyi/satmayı (m.245/2) ve sahte kartı kullanmayı (m.245/3) ayrı fıkralarda, ayrı cezalarla düzenler. Üretim gerçekleşmeden kullanma olamayacağı gibi, üretilen kart hiç kullanılmadan da m.245/2 suçu tamamlanır.

Bu suçlarda mağdur kart sahibi değil, bankadır — çünkü sahte kart, başkasının hesabıyla ilişkilendirilerek üretilir:

“5237 sayılı TCK.nun 245/2-3 madde ve fıkralarında düzenlenen suçların mağduru; maddenin 1. fıkrasında belirtili suçtan farklı olarak sahte banka veya kredi kartı ile ilişkilendirilen hesapların bulunduğu banka olduğu”

(Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2014/37603, K. 2015/21695, T. 28.09.2015 — bozma)

Bunun iki pratik sonucu vardır: (1) sahte kart dosyalarında şikâyetçi/katılan banka olur, kart sahibi değil; (2) aşağıda görüleceği üzere bu fıkralarda etkin pişmanlık uygulanmaz.

Aynı failin hem üretip hem kullandığı hâllerde kaç suçtan ceza verileceği somut olaya göre değişmektedir; bu değerlendirme dosyanın delil durumuna bağlıdır.

Aynı Kartla Birden Çok Çekim: Zincirleme Suç

Fail aynı kartı değişik zamanlarda birden çok kez kullanmışsa her kullanım ayrı suç sayılmaz; tek ceza verilir ve dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır:

“Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.”

(TCK m.43/1 — Zincirleme suç)

Ceza Genel Kurulu, çalınan kartın kısa aralıklarla iki farklı marketten kullanıldığı olayda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğini kabul etmiştir (YCGK, E. 2017/43, K. 2018/61, T. 27.02.2018).

Akrabalık İstisnası (m.245/4) — Ölümden Sonra İşlemez

Kartı izinsiz kullanan kişi eşiniz, üstsoyunuz/altsoyunuz ya da aynı konutta yaşayan kardeşiniz ise, m.245/4 uyarınca o akraba hakkında cezaya hükmolunmaz (bu istisna yalnız birinci fıkra için geçerlidir).

Kardeşler bakımından “aynı konutta yaşama” şartı ayrıca araştırılmalıdır; araştırılmadan hüküm kurulamaz:

“sanık ile kardeşi olan şikayetçinin suç tarihinde aynı evde ikamet edip etmedikleri araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması”

(Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2015/9860, K. 2016/16, T. 11.01.2016 — bozma)

Kritik istisna — kart sahibi öldükten sonra: kartın mülkiyeti ölümle bankaya geçtiğinden mağdur artık bankadır ve akrabalık istisnası işlemez:

“Banka veya kredi kartının mülkiyeti, kart sahibinin ölümünden sonra bankaya ait olup, kartın ölümden sonra kullanılması durumunda mağdur banka olacağından, somut olayda, 5237 sayılı Kanun’un 245/4 maddesinde yer alan şahsi cezasızlık sebebinin oluşmadığı görülmüştür.”

(Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/18176, K. 2024/1311, T. 14.02.2024 — onama)

Uygulamada çok görülen bir hata budur: vefat eden anne/babanın kartını kullanan çocuk, “üstsoy istisnası beni korur” sanır. Korumaz.

Etkin Pişmanlık: Yalnız Birinci Fıkrada

Kanun etkin pişmanlığı yalnız m.245/1 için açar (m.245/5): “Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.” Yani sahte kart suçlarında (m.245/2 ve 245/3) etkin pişmanlık indirimi yoktur.

Zarar üçüncü bir kişi tarafından giderilmişse de indirim uygulanabilir. Yeter ki fail buna karşı çıkmasın:

“sanığın karşı duruş sergilememesi koşuluyla, suç nedeniyle meydana gelen zararın, sanık adına, üçüncü kişilerce giderilmesi hâlinde de etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/241, K. 2021/204, T. 06.05.2021 — bozma)

Buna karşılık mahkeme, ödeme için sınırsız süre vermek zorunda değildir:

“mağdurun zararını gidermek için yeterince süreye sahip olduğu ve ısrarla her defasında zararı gidereceğini beyan etmesine rağmen son oturuma kadar zararı gidermediği anlaşıldığından”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/43, K. 2018/61, T. 27.02.2018 — bozma)

Uzlaştırma Yok, Hesaba Elkoyma Yok: Dolandırıcılıktan Kritik Fark

Bu, mağdurların en çok şaşırdığı noktadır ve dolandırıcılıkla arasındaki en pratik farktır:

Dolandırıcılık (m.157/158)Banka kartı (m.245)
UzlaştırmaBasit hâlde VAR (CMK m.253)YOK — katalogda değil
Şüphelinin banka hesabına elkoymaVAR (CMK m.128 katalogunda)YOK — katalogda değil
Şikâyete bağlı mı?Hayır (re’sen)Hayır (re’sen)

CMK m.128, malvarlığına elkonulabilecek suçları tek tek sayar ve listede hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, zimmet vardır; TCK m.245 bu listede yoktur. Aynı şekilde CMK m.253’ün uzlaştırma kataloğunda da m.245 yer almaz.

Pratik sonucu şudur: dolandırıcılık mağduru şüphelinin hesabının dondurulmasını isteyebilirken, kart mağduru bu yolu bu madde üzerinden kullanamaz. Dosyanızda ayrıca dolandırıcılık veya bilişim hırsızlığı da varsa tablo değişebilir; bu nedenle suçun nitelendirilmesi mağdur için de önemlidir.

Görevli Mahkeme, Şikâyet ve Zamanaşımı

  • Şikâyet: Suç şikâyete bağlı değildir; savcılık kendiliğinden soruşturur. Şikâyetten vazgeçmek davayı düşürmez.
  • Görevli mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi. En yüksek üst sınır 8 yıldır (m.245/3) ve Ağır Ceza’nın görev eşiği “on yıldan fazla hapis”tir; suç, Ağır Ceza’nın katalog suçları arasında da sayılmamıştır (5235 s. Kanun m.12).
  • Zamanaşımı: Cezanın üst sınırı beş yılı aştığından dava zamanaşımı 15 yıldır (TCK m.66/1-d).

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

Kart sahibiyseniz (mağdur):

  1. Kartı derhâl bloke ettirin ve bankadan işlem dökümü alın.
  2. Cumhuriyet Başsavcılığına başvurun; kartın nasıl elinizden çıktığını (çalındı / kayboldu / verdim) açıkça yazın. Nitelendirme buna bağlıdır.
  3. Kamera kayıtlarının istenmesini talep edin (ATM ve mağaza kayıtları hızla silinir).
  4. Davaya katılma talebinizi duruşmada tutanağa geçirtin; katılmazsanız beraat kararını temyiz edemezsiniz.
  5. Dosyada dolandırıcılık da varsa, şüphelinin hesabına elkoyma talebini o suç üzerinden gündeme getirin.

Şüpheli/sanıksanız:

  1. Zilyetlik sorusunu kurun: kart gerçekten mağdurun hâkimiyetinden çıktı mı? Çıkmadıysa m.245 tartışmalıdır.
  2. Eylemin bütünlüğünü tartışın: olay baştan sona hileye dayanıyorsa nitelendirme dolandırıcılık olabilir ve m.245’ten ayrıca hüküm kurulmaz.
  3. Etkin pişmanlığı değerlendirin — ama yalnız m.245/1’de mümkündür ve süresiz beklenmez.
  4. Akrabalık varsa m.245/4’ü gündeme getirin; kardeşlerde “aynı konut” araştırması isteyin.

Yanlış Bilinenler

  • “Kartı ben çalmadım, yerde buldum; suç olmaz.” Olur. Kanun “her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran” der.
  • “Çalıntı kartla çekim her zaman hırsızlıktır.” Hayır. Kart gerçekten ele geçirilmişse m.245 oluşur — Ceza Genel Kuruluna göre üstelik hırsızlıkla birlikte.
  • “Kart bilgilerimi ben verdim, o hâlde suç yok.” Yanlış. Rızanız bilgiye yönelikti, çekime değil; eylem m.245 veya dolandırıcılık olarak cezalandırılır.
  • “Babamın kartını ölümünden sonra kullandım, üstsoy istisnası korur.” Korumaz — ölümle mağdur banka olur.
  • “Zararı öderim, uzlaşırız.” Bu suçta uzlaştırma yoktur. Ödeme yalnız m.245/1’de etkin pişmanlık indirimi doğurabilir.
  • “Sahte kartta da zararı ödersem indirim alırım.” Hayır — etkin pişmanlık m.245/2 ve 245/3’e uygulanmaz.

Yargıtay Kararları

Aşağıdaki kararlar yukarıdaki ölçütlerin dayanağıdır. Alıntılar kararların gerekçelerinden birebir alınmıştır; taraf isimleri gizlenmiştir.

Özet

  • m.245/1: başkasının gerçek kartını izinsiz kullanmak → 3–6 yıl. m.245/2: sahte kart üretmek → 3–7 yıl. m.245/3: sahte kartı kullanmak → 4–8 yıl.
  • Kilit soru zilyetliktir: kart sahibinin hâkimiyetinden çıkmadıysa bu suç oluşmaz (CGK 19.11.2025).
  • Kart gerçekten ele geçirilmişse m.245 + hırsızlık birlikte oluşur (CGK 30.03.2010).
  • Para aktarılmışsa bilişim hırsızlığı (m.142/2-e) devreye girer; eylem bütün hileye dayanıyorsa nitelikli dolandırıcılıktır.
  • Sahte kartta mağdur bankadır ve etkin pişmanlık yoktur.
  • Akrabalık istisnası yalnız m.245/1’de ve kart sahibi hayattayken işler.
  • Uzlaştırma yok, CMK 128 elkoyma yok — dolandırıcılıktan en pratik farkı budur.

Sıkça Sorulan Sorular

Banka kartı kötüye kullanma suçunun cezası ne kadar?

Başkasının gerçek kartını izinsiz kullanmak üç yıldan altı yıla kadar hapis ve adlî para cezası gerektirir (TCK m.245/1). Sahte kart üretmek 3-7 yıl (m.245/2), sahte kartı kullanmak 4-8 yıldır (m.245/3).

Kartı çalmadım, yerde buldum ve kullandım. Suç oluşur mu?

Evet. Kanun kartı her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kişiyi cezalandırır. Kartın nasıl elinize geçtiği değil, sahibinin rızası olmadan kullanılması esastır.

Çalıntı kartla ATM'den para çekmek hangi suçtur?

Ceza Genel Kuruluna göre banka kartının kötüye kullanılması suçunun yanında ayrıca hırsızlık suçu da oluşur; çünkü kart ekonomik değeri olan bir menkul maldır.

ATM'de yardım isterken kartımla işlem yapıldı. Bu da aynı suç mu?

Hayır. Ceza Genel Kurulu, mağdurun olay yerinde bulunduğu ve kart üzerindeki zilyetliğinin sona ermediği hâlde bu suçun oluşmayacağına karar vermiştir; eylem hırsızlık olarak değerlendirilmiştir.

Kart bilgilerimi telefonda ben verdim. Fail hangi suçtan yargılanır?

Fail bilgileri aldıktan sonra kendi başına çekim yaptıysa banka kartının kötüye kullanılması (m.245/1) söz konusudur. Eylem baştan sona hileye dayanıyorsa nitelikli dolandırıcılık kabul edilir ve m.245'ten ayrıca hüküm kurulmaz.

Hesabımdan internet bankacılığıyla para gitti. Hangi suç?

Bu durumda eylem hem m.245/1'i hem de bilişim sistemleri kullanılarak hırsızlığı (m.142/2-e) oluşturur; fikrî içtima gereği daha ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulur.

Kardeşim kartımı izinsiz kullandı, cezalandırılır mı?

Aynı konutta birlikte yaşıyorsanız hakkında cezaya hükmolunmaz (m.245/4-c). Yargıtay, aynı konutta yaşama şartının araştırılmadan hüküm kurulamayacağını belirtmektedir.

Vefat eden babamın kartını kullandım; üstsoy istisnası beni korur mu?

Hayır. Kartın mülkiyeti ölümle bankaya geçtiğinden mağdur banka olur ve şahsi cezasızlık sebebi uygulanmaz.

Bu suçta uzlaşma olur mu?

Hayır. TCK m.245, CMK m.253'teki uzlaştırma kataloğunda sayılmamıştır; uzlaştırma yoluna gidilmez.

Zararı ödersem cezam iner mi?

Yalnız m.245/1 bakımından etkin pişmanlık hükümleri uygulanır (m.245/5). Sahte kart suçlarında (m.245/2 ve 245/3) etkin pişmanlık yoktur. Zararı üçüncü bir kişi giderse de, fail karşı çıkmadıkça indirim uygulanabilir.

Dolandırıcılıkta olduğu gibi şüphelinin banka hesabı dondurulabilir mi?

Bu madde bakımından hayır. CMK m.128 elkoyma kataloğunda dolandırıcılık ve hırsızlık sayılmışken TCK m.245 sayılmamıştır. Dosyada ayrıca dolandırıcılık veya bilişim hırsızlığı varsa durum değişebilir.

Hangi mahkeme bakar, zamanaşımı ne kadar?

Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Dava zamanaşımı 15 yıldır (TCK m.66/1-d).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli, sanık ve katılan vekilliğini üstlenir; tutukluluk ve kanun yolu başvurularını takip eder.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp