
İçindekiler 14
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- İBAN Kiralama Hangi Suçu Oluşturur?
- Hesabını Veren Kişiye Uygulanan İndirim
- Kesinleşmiş Hüküm Varsa Ne Yapılır?
- Başvuru hangi mercie yapılır?
- Karar nasıl verilir, hangi yola tâbidir?
- Uyarlama Talebi Dilekçesi Örneği
- Örneği Kullanmadan Önce Neyi Değiştirmelisiniz?
- Dosya Kanun Yolundaysa: Ayrı Bir Usul
- Bahis Hesabı Kullandırma ile Karıştırmayın
- Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
İBAN kiralama, kendi banka hesabının veya kartının başkasına kullandırılmasıdır. Bağımsız bir suç adı değildir; hesabın kullanıldığı asıl suça iştirak olarak cezalandırılır. Katkı yalnızca hesap bilgilerini vermekten ibaretse TCK m.158’e eklenen dördüncü fıkra cezayı yarı oranında indirir. Kesinleşmiş hükümlerde bu indirim uyarlama yoluyla istenebilir.
Bu Durumda mısınız?
- Tanıdığınız birine “birkaç gün hesabını kullanayım” denerek IBAN’ınızı verdiniz, sonra hesabınıza bloke kondu ve hakkınızda soruşturma başlatıldı.
- Kartınızı komisyon karşılığı birine teslim ettiniz; hesabınıza gelen paranın dolandırıcılıktan geldiği ortaya çıktı.
- İş bulma vaadiyle hesabınız “maaş hesabı” diye kullanıldı ve ifadeye çağrıldınız.
- Hakkınızda hüküm kuruldu ve kesinleşti; sonradan çıkan indirim hükmünü duydunuz.
- Dosyanız istinaf veya temyiz aşamasında ve yeni fıkranın dosyanıza etkisini merak ediyorsunuz.
Bu başlıkların hepsinde belirleyici olan, katkının kapsamı ve dosyadaki delillerdir. Kendi dosyanız için bir avukata danışın.
İBAN Kiralama Hangi Suçu Oluşturur?
Hesabını veren kişi bakımından ortada kendi adı olan bir suç yoktur; fiil, hesabın hangi faaliyette kullanıldığına göre nitelendirilir. Nitelikli dolandırıcılık nitelendirmesi de gündeme gelebilir, çünkü hesabın araç yapılması kanunda ayrıca sayılmıştır:
“f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,”
(5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.158/1-f — birebir madde metni)
Bu bende giren dolandırıcılıkta ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır; ayrıca (f) bendi, hapis cezasının alt sınırının dört yıldan, adlî para cezasının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı hâller arasında sayılmıştır.
Nitelikli hâllerin bent bent çözümlemesi, bilişim sisteminin ne zaman “araç” sayıldığı ve karışan ayrımlar için nitelikli dolandırıcılık yazımıza bakabilirsiniz. Mağdur tarafındaki şikâyet ve delil düzeni ise IBAN dolandırıcılığı yazımızda ele alınmıştır.
Hile ve suçun temel unsurları için dolandırıcılık suçu, mağdurun genel başvuru hakları için dolandırıcılıkta şikâyet ve delil rehberi incelenebilir.
Hesabını Veren Kişiye Uygulanan İndirim
7589 sayılı Kanun m.13 ile TCK m.158’e dördüncü fıkra eklendi. Fıkra, iştirakin hesabı kullandırmakla sınırlı kalması hâlinde cezayı yarı oranında indirir:
“Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.”
(5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.158/4 — birebir madde metni; fıkra 7589 sayılı Kanun m.13 ile eklenmiştir)
Belirleyici ölçüt, fıkranın kendi lafzındaki “vermek fiiliyle sınırlı olması” kaydıdır. Hesabını verdikten sonra parayı çeken, başka hesaba aktaran, mağdurla görüşen veya organizasyonda başka rol üstlenen kişi bu sınırın dışına çıkar. Fıkranın kapsamı, sınırları ve basit dolandırıcılığa etkisi için nitelikli dolandırıcılık yazımızın ilgili bölümüne bakabilirsiniz.
Hüküm yenidir; bu fıkranın uygulanmasına ilişkin yerleşik Yargıtay içtihadı henüz oluşmamıştır. Aşağıdaki usul açıklamaları, fıkranın kendisine değil, lehe kanunun uygulanmasına ilişkin genel hükümlere ve mevcut içtihada dayanmaktadır.
Kesinleşmiş Hüküm Varsa Ne Yapılır?
Sonradan yürürlüğe giren lehe hüküm, yalnız devam eden yargılamalarda değil infaz aşamasında da dikkate alınır:
“(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.”
(5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7/2 — birebir madde metni)
Cümlenin sonundaki “ve infaz olunur” ibaresi belirleyicidir: kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan bir hüküm de yeniden değerlendirilebilir. Ancak bu değerlendirme kendiliğinden yapılmaz; mahkemeden karar istenmesi gerekir.
Başvuru hangi mercie yapılır?
En sık yapılan hata, başvurunun infaz hâkimliğine yöneltilmesidir. Kanun ikiye ayırır:
“(1) a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden,
b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden,
duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir.”
(5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.98/1 — birebir madde metni)
Lehe kanun değerlendirmesi (a) bendine girer: başvuru hükmü veren mahkemeye yapılır. Cezanın hesabına ilişkin uyuşmazlıklar (b) bendine girer ve infaz hâkimliğine aittir.
Başvurunun infazı kendiliğinden durdurmadığını da eklemek gerekir; mahkeme veya infaz hâkimliği olayın özelliğine göre ayrıca erteleme ya da durdurma kararı verebilir (5275 sayılı Kanun m.98/2).
Karar nasıl verilir, hangi yola tâbidir?
Karar dosya üzerinden verilir:
“(1) Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden veya infaz hâkimliğinden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.”
(5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.101/1 — birebir madde metni)
Kanun yolu bakımından Ceza Genel Kurulu, uyarlamanın hangi rejime tabi olduğunu iki şarta bağlamış ve şartların birlikte gerçekleşmediği hâlleri açıkça ayırmıştır:
“Bu iki şartın birlikte gerçekleşmediği hallerde ise uyarlama yargılaması 5252 sayılı Kanun’un 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Kanun’un 98 ilâ 101. maddelerine göre yapılacak ve yargılama sonucunda verilen hüküm ise itiraz kanun yoluna tâbi olacaktır.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/320, K. 2022/389, T. 26.05.2022 — Başsavcılık itirazının reddi)
Kararda mülga 765 sayılı Kanun m.2, ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanmasının tarihsel karşılığı olarak anılmıştır. Yukarıdaki kanun yolu ayrımı, 5252 sayılı Kanun m.9 ile 5275 sayılı Kanun m.98–101 arasındadır; güncel itiraz dayanağı 5275 sayılı Kanun m.101/3 hükmüdür.
Kararın andığı iki şart, hükmün 1 Haziran 2005’ten önce kesinleşmiş olması ve değişikliğin 5237 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden kaynaklanmasıdır. TCK m.158/4 gibi 2026 tarihli bir değişiklikte bu şartlar gerçekleşmez; dolayısıyla uyarlama 5275 sayılı Kanun m.98 ilâ 101 çerçevesinde yapılır ve karara karşı itiraz yolu işletilir. Bu, yürürlükteki 5275 sayılı Kanun m.101/3’ün “bu madde uyarınca verilen kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir” hükmüyle de örtüşür.
Uyarlama Talebi Dilekçesi Örneği
Ceza yargılamasında dilekçenin zorunlu unsurlarını sayan bir kanun hükmü yoktur; talep, ilgili mercie yöneltilen beyanın tutanağa geçirilmesiyle de yapılabilir. Aşağıdaki örnek, uygulamada yerleşmiş kalıbı gösterir.
[Hükmü veren mahkemenin adı] ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE
Dosya No : [Esas No] / [Karar No]
HÜKÜMLÜ : [Ad Soyad] – T.C. [Kimlik No]
[Adres]
Müdafii : Av. [Ad Soyad] – [Baro] Barosu, Sicil [No]
[Adres]
KONU : Sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
m.158/4 hükmünün müvekkil lehine uygulanarak cezanın
yeniden belirlenmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR :
1. Müvekkil hakkında Mahkemenizin yukarıda esas ve karar numarası yazılı
ilamı ile [suç adı] suçundan [ceza miktarı] cezasına hükmedilmiş, hüküm
[tarih] tarihinde kesinleşmiştir.
2. Müvekkilin dosya kapsamındaki katkısı, kendisine ait [banka adı]
nezdindeki [IBAN] numaralı hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri
üçüncü kişiye vermekten ibarettir. Müvekkil hileli davranışı bizzat
gerçekleştirmemiş, mağdurla görüşmemiş, hesaba gelen parayı çekmemiş
veya aktarmamıştır.
3. Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun m.13 ile
5237 sayılı Kanun m.158'e eklenen dördüncü fıkra, iştirakin bu fiille
sınırlı kalması hâlinde cezanın yarı oranında indirilmesini
öngörmektedir.
4. 5237 sayılı Kanun m.7/2 uyarınca failin lehine olan kanun uygulanır ve
infaz olunur. Bu değerlendirmenin yapılması 5275 sayılı Kanun m.98/1-a
uyarınca hükmü veren mahkemeye aittir.
DELİLLER : Mahkemenizin [Esas/Karar] sayılı ilamı, kesinleşme
şerhi, dosyada mevcut banka kayıtları ve müvekkilin
savunması.
HUKUKİ SEBEPLER : 5237 sayılı Kanun m.7/2; 5237 sayılı Kanun m.158/4;
7589 sayılı Kanun m.13; 5275 sayılı Kanun m.98;
5275 sayılı Kanun m.101.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 5237 sayılı Kanun
m.158/4 hükmünün müvekkil lehine uygulanmasına ve
cezanın yeniden belirlenmesine karar verilmesini
müvekkil adına talep ederim.
[Tarih]
Hükümlü Müdafii
Av. [Ad Soyad]
[İmza]
Örneği Kullanmadan Önce Neyi Değiştirmelisiniz?
Yukarıdaki metin bir biçim örneğidir; sonucu belirleyen dosyanızın kendi vakıalarıdır. En az şu beş kalem dosyaya göre yeniden yazılmalıdır:
- Mahkeme satırı. Başvuru hükmü veren mahkemeye yapılır. İlamınızdaki mahkeme ağır ceza ise başlık ona göre değişir; asliye ceza olduğu varsayılmamalıdır.
- İkinci paragraf. İndirimin tek şartı katkının “vermek fiiliyle sınırlı” kalmasıdır. Dosyanızda para çekme, aktarma veya mağdurla görüşme iddiası varsa bu paragraf olduğu gibi kullanılamaz; iddiaların neden bu kapsamda olmadığı delilleriyle açıklanmalıdır.
- Suç ve ceza bilgileri. Suç adı, ceza miktarı ve kesinleşme tarihi ilamdan birebir alınmalıdır.
- Etkin pişmanlık kalemi. Dosyanız infaz aşamasındaysa ve hakkınızda TCK m.168 uygulanmamışsa, 7589 sayılı Kanun geçici m.1/7 mağdurun zararının ihtardan itibaren altı ay içinde tamamen giderilmesi hâlinde ayrı bir imkân tanır. Bu yol dilekçede ayrıca değerlendirilmelidir.
- Deliller. Dosyanızda gerçekten bulunan belgeler yazılmalıdır; örnekteki liste her dosyaya uymaz.
Yanlış mercie verilmiş ya da dosyanın vakıalarına uymayan bir dilekçe, biçimsel olarak kusursuz olsa da sonuç doğurmaz.
Dosya Kanun Yolundaysa: Ayrı Bir Usul
Hükmü kesinleşmemiş, dosyası istinaf veya temyiz aşamasında olanlar için kanun ayrı bir geçiş kuralı getirmiştir ve bu yolda ayrıca talep aranmaz: 7589 sayılı Kanun geçici m.1/6, uygun dosyalar bakımından bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince bozma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini öngörür. Geçiş hükümlerinin birebir metni ve çözümlemesi için nitelikli dolandırıcılık yazımıza bakabilirsiniz.
Bahis Hesabı Kullandırma ile Karıştırmayın
Hesabın bahis parasının naklinde kullanılması ayrı bir kanuna tabidir. Bu hâlde 7258 sayılı Kanun kapsamındaki aracılık suçu gündeme gelir ve yukarıdaki indirim hükmü doğrudan uygulanmaz. Hangi hükmün işletileceği, hesabın hangi faaliyet için kullanıldığına ve iddianamenin çerçevesine göre belirlenir. Bu ayrım için yasadışı bahis yazımıza bakabilirsiniz.
Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı
Nitelikli dolandırıcılığın cezası üç yıldan on yıla kadar hapistir. Ağır ceza mahkemesinin görevi ise şöyle belirlenmiştir:
“…ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir”
(5235 sayılı Kanun m.12 — birebir madde metni)
Suçun üst sınırı on yıl olup “on yıldan fazla” ölçütünü karşılamadığından, dava kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Dosyada birlikte bulunan başka suçlar görevi değiştirebilir.
Dava zamanaşımı bakımından ölçüt TCK m.66/1-d’dir: beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda süre on beş yıldır.
Sık Yapılan Hatalar
- Başvuruyu infaz hâkimliğine yapmak. Lehe kanun değerlendirmesi 5275 sayılı Kanun m.98/1-a uyarınca hükmü veren mahkemeye aittir. Yanlış merci süre ve emek kaybettirir.
- Karara temyiz yolunu aramak. Bu kararlar itiraza tâbidir; temyiz dilekçesi verilmesi hak kaybına yol açabilir.
- İndirimi otomatik saymak. Fıkra “vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde” der. Dosyada para çekme veya aktarma iddiası varsa indirim tartışmalıdır.
- Kabul tarihini yürürlük tarihi sanmak. Madde dipnotundaki 16.07.2026 kabul tarihidir; yürürlük 31.07.2026 Resmî Gazete yayımıyla başlamıştır.
- Etkin pişmanlık yolunu atlamak. İnfaz aşamasındaki dosyalarda 7589 sayılı Kanun geçici m.1/7 ayrı bir imkân tanır; yalnız uyarlama talebiyle yetinmek bu yolu gözden kaçırabilir.
- Bloke kaldırma ile ceza dosyasını karıştırmak. Hesaba konan bloke ayrı bir süreçtir; ceza dosyasındaki uyarlama talebi blokeyi kendiliğinden kaldırmaz.
Özet
- Hesabını veya kartını başkasına vermek bağımsız bir suç değildir; hesabın kullanıldığı asıl suça iştirak olarak cezalandırılır.
- Katkı yalnızca hesap bilgilerini vermekle sınırlıysa TCK m.158/4 cezayı yarı oranında indirir; parayı çeken veya aktaran kişi bu sınırın dışındadır.
- İndirim hükmü 31.07.2026’da yürürlüğe girdi; madde dipnotundaki 16.07.2026 kabul tarihidir.
- Kesinleşmiş hükümlerde TCK m.7/2 uyarınca uyarlama istenebilir; başvuru 5275 sayılı Kanun m.98/1-a uyarınca hükmü veren mahkemeye yapılır.
- Karar duruşmasız verilir ve itiraz yoluna tâbidir; başvuru infazı kendiliğinden durdurmaz.
- Dosyası kanun yolunda olanlar için 7589 sayılı Kanun geçici m.1/6 ayrı bir usul öngörür ve ayrıca talep aranmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
İBAN kiralamak suç mu?
Kendi hesabını veya kartını başkasına vermek, tek başına adı konmuş bağımsız bir suç değildir. Fiil, hesabın kullanıldığı asıl suça iştirak olarak değerlendirilir. Hesap dolandırıcılık fiilinde kullanılmışsa iştirak hükümleri gündeme gelir; hesabın bahis parası nakline aracılık için kullanılması hâlinde ise ayrı bir kanun devreye girer.
Hesabımı veren kişi olarak cezam yarıya iner mi?
Katkınız hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri vermekle sınırlı kaldıysa, TCK m.158'e eklenen dördüncü fıkra cezanın yarı oranında indirilmesini öngörür. Sınır önemlidir: parayı çeken, aktaran veya mağdurla görüşen kişi bu sınırın dışına çıkar ve indirimden yararlanamaz.
İndirim hükmü ne zaman yürürlüğe girdi?
Fıkrayı ekleyen 7589 sayılı Kanun 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı ve m.13 yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. Madde metnindeki dipnotta görülen 16.07.2026 tarihi kanunun kabul tarihidir; yürürlük tarihi ile karıştırılmamalıdır.
Hükmüm kesinleşti, indirimden yararlanabilir miyim?
Evet, değerlendirilmesini isteyebilirsiniz. TCK m.7/2 lehe kanunun yalnız derdest davada değil infaz aşamasında da uygulanmasını öngörür. Bunun için hükmü veren mahkemeden karar istenmesi gerekir; başvuru kendiliğinden yapılmaz.
Uyarlama başvurusu hangi mercie yapılır?
Sonradan yürürlüğe giren kanunun TCK m.7 kapsamında değerlendirilmesi gerekiyorsa başvuru hükmü veren mahkemeye yapılır. Bu, 5275 sayılı Kanun m.98/1-a'nın açık düzenlemesidir. Cezanın hesabına ilişkin duraksamalar ise infaz hâkimliğine aittir; iki merci karıştırılmamalıdır.
Uyarlama talebi duruşmalı mı görülür?
Kural olarak hayır. 5275 sayılı Kanun m.101/1 bu kararların duruşma yapılmaksızın verileceğini düzenler. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısının ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.
Uyarlama kararına karşı hangi kanun yoluna başvurulur?
İtiraz yoluna başvurulur, temyize değil. Ceza Genel Kurulu, 5237 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden kaynaklanmayan uyarlamalarda 5275 sayılı Kanun m.98 ilâ 101'in uygulanacağını ve verilen hükmün itiraz kanun yoluna tâbi olacağını belirtmiştir.
Başvuru cezanın infazını durdurur mu?
Kendiliğinden durdurmaz. 5275 sayılı Kanun m.98/2 başvurunun infazı ertelemeyeceğini, ancak mahkemenin veya infaz hâkimliğinin olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine ya da durdurulmasına karar verebileceğini düzenler.
Dosyam istinafta veya Yargıtay'da ise ne olur?
Bu durumda ayrı bir usul öngörülmüştür ve ayrıca talep aranmaz. 7589 sayılı Kanun geçici m.1/6, uygun dosyalar bakımından bölge adliye mahkemesince bozma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini düzenler.
Bahis parası için hesap kullandırmak da aynı kapsamda mı?
Hayır, ayrı bir düzenlemeye tabidir. Bahis oynatanların para nakline aracılık edilmesi 7258 sayılı Kanun kapsamında ayrı bir suç olarak cezalandırılır. Hangi hükmün uygulanacağı, hesabın hangi faaliyet için kullanıldığına ve iddianamenin çerçevesine göre belirlenir.
Bu suça hangi mahkeme bakar?
Nitelikli dolandırıcılığın cezası üç yıldan on yıla kadar hapistir. 5235 sayılı Kanun m.12 ağır ceza mahkemesini on yıldan fazla hapis gerektiren suçlar bakımından görevli kıldığından, bu suç kural olarak asliye ceza mahkemesinin görev alanındadır.
Hesabımı iyi niyetle verdim, yine de sorumlu olur muyum?
Sorumluluk kastın varlığına bağlıdır ve dosyadaki delillere göre belirlenir. Hesabın hangi amaçla istendiği, karşılığında menfaat sağlanıp sağlanmadığı ve durumu öğrendikten sonraki davranış belirleyici olur. Bu değerlendirme somut dosya üzerinden yapılır.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler