İcra ve İflas Hukuku

Emekli Maaşına Haciz: Muvafakat Ne Zaman Geçerli?

Emekli maaşı kural olarak haczedilemez. Muvafakatin kredi imzasında mı yoksa takip kesinleştikten sonra mı verildiğinin sonucu nasıl değiştirdiğini öğrenin.

13 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Avuçta tutulan bozuk paralar, siyah-beyaz
İçindekiler 17

Kısa Cevap

Emekli maaşına haciz kural olarak mümkün değildir. 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi gelir, aylık ve ödenekleri haciz dışında tutar; yalnız Kurum alacakları ve nafaka borçları istisnadır. Bunların dışındaki alacaklar için haciz ancak borçlunun muvafakatiyle konulabilir. Belirleyici soru, bu muvafakatin ne zaman verildiğidir.

Bu Durumda mısınız?

  • Kredi çekerken bankaya “maaşımdan kesinti yapılabilir” talimatı verdiniz, şimdi emekli aylığınızdan düzenli kesinti yapılıyor.
  • Hakkınızda icra takibi kesinleşti, icra dairesine gidip belli bir tutarın kesilmesine muvafakat ettiniz, ardından tamamı kesilmeye başladı.
  • Çalışırken maaşınıza haciz konmuştu; emekli olduktan sonra kesinti aynen sürüyor.
  • Emekli aylığınızın dörtte birine haciz konuldu ve size “kanun bu kadarına izin veriyor” denildi.
  • Nafaka borcu nedeniyle emekli aylığınıza haciz konuldu, muvafakatiniz sorulmadı.

Bu senaryoların hukuki sonuçları birbirinden farklıdır. Kendi dosyanız için bir avukata danışmanız yerinde olur.

Dayandığı Kanun Maddeleri

Tartışma üç madde üzerinde yürür.

5510 sayılı Kanun m. 93/1 — konunun özel hükmü:

“Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.”

Son cümle maddenin ilk hâlinde yoktu; 5838 sayılı Kanun’un 32. maddesiyle eklendi ve 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe girdi.

İcra ve İflas Kanunu m. 83 — kısmen haczi caiz olan şeyler:

“Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir.”

İkinci fıkra, haczolunacak miktarın bunların dörtte birinden az olamayacağını düzenler.

İcra ve İflas Kanunu m. 83/a — önceden yapılan anlaşmalar:

“82 ve 83 üncü maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir.”

Koruma Hangi Aylıkları Kapsıyor?

  1. maddedeki koruma, aylığı ödeyen kuruma göre değişir. Sosyal Sigortalar Kurumu ve Emekli Sandığı emeklilerinin yanı sıra Bağ-Kur emeklileri de kapsam içindedir:

“Bağ-Kur dan emekli maaşı alanlara da 5510 sayılı yasanın maaşın haczedilemeyeceğine ilişkin 93.madde hükmünün uygulanması gerekir.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/9750, K. 2013/18858, T. 15.05.2013 — bozma)

Özel sandıklarda ayrım daha incedir. 12. Hukuk Dairesi, 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesi kapsamında kurulan sandıkları sosyal güvenlik kuruluşu sayarak koruma kapsamına almış, buna karşılık aynı Kanun’un 128. maddesi uyarınca kurulan sandıkları kapsam dışında bırakmıştır:

“Bu nedenle 506 Sayılı Kanun’un geçici 20.maddesi kapsamında kurulan sandıklarca bağlanan aylıkların 5510 Sayılı Yasa’nın 93/1.maddesi uyarınca haczi mümkün değildir.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/22314, K. 2012/8007, T. 15.03.2012 — bozma)

Aynı kararda ikinci grup için tersi sonuç kurulur:

“Ancak 506 Sayılı Kanun’un 128.maddesi uyarınca kurulmuş olan sandıklardan alınan maaşların ise haczi mümkündür.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/22314, K. 2012/8007, T. 15.03.2012 — bozma)

Banka ve şirket vakıflarından aylık alanlarda ilk yapılacak iş, sandığın hangi hükme göre kurulduğunu tespit etmektir; sonuç doğrudan buna bağlıdır. Şunu da eklemek gerekir: 506 sayılı Kanun bugün mülgadır ve yerini 5510 sayılı Kanun almıştır. Yukarıdaki ayrım, sandığın kuruluş dayanağını belirlemeye yaradığı ölçüde anlamını korur; güncel bir dosyada kuruluş belgesinin ve Kurum yazışmasının incelenmesi gerekir.

Muvafakatin Geçerlilik Anı: Kredi İmzasında mı, Takipten Sonra mı?

Bu makalenin çekirdek sorusu budur. Önce bir ayrım yapmak gerekir: bu bölüm icra dairesi eliyle konulan haczi anlatır; yani alacaklının takip başlatıp haciz istediği yolu. Bankanın kendi hesabınızdan doğrudan kesinti yapması ayrı bir rejime tabidir ve aşağıda ayrıca ele alınmıştır.

İcra yolunda başlangıç noktası, İcra ve İflas Kanunu’nun 83/a maddesindeki yasaktır: haczedilmezlikten önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir. 12. Hukuk Dairesi, 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesinin bu genel kurala getirdiği istisnayı ve istisnanın zaman sınırını şöyle kurar:

“Dolayısıyla, İİK.nun 83/a maddesindeki genel kuralın aksine, takibin kesinleşmesinden sonra olmak koşulu ile borçlunun haciz tarihinden önceki muvafakatinin geçerli olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/22314, K. 2012/8007, T. 15.03.2012 — bozma)

Aranan eşik, haczin kendisi değil takibin kesinleşmesidir:

“Buna göre muvafakatin geçerli olması için borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması yeterlidir.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/18560, K. 2016/24115, T. 22.11.2016 — bozma)

Pratik sonuç iki cümleye sığar. Takip kesinleşmeden verilen muvafakat, icra yolunda haczin dayanağı olamaz; İİK m. 83/a’nın önceden feragat yasağı devrededir. Takip kesinleştikten sonra icra dairesine verilen muvafakat ise, haciz uygulanmadan önce verilmiş olsa bile geçerlidir.

Muvafakat Takibin Kesinleşmesiyle Aynı Tarihte Verilirse?

Bu ayrımın uygulamadaki zor hâli budur. Hukuk Genel Kurulu 2025 yılında bu hâli karara bağlamış ve muvafakati geçersiz saymıştır. Borçlunun icra dairesine verdiği tek bir dilekçeyle hem takibe itiraz etmediğini bildirmesi hem de hacze muvafakat etmesi hâlinde takip o dilekçeyle kesinleşir; dolayısıyla muvafakat kesinleşmeden sonra verilmiş sayılmaz.

Karara konu olayda ödeme emri borçluya 29.12.2017 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu aynı tarihte icra müdürlüğüne verdiği dilekçede takibe itiraz etmediğini, sürelerden feragat ettiğini ve Kurumdan aldığı ölüm aylığının tamamına haciz konulmasına muvafakat ettiğini bildirmiştir. Genel Kurul sonucu şöyle bağlamıştır:

“Şu hâle göre borçlu tarafından aynı dilekçe ile borcun kabul edilerek hacze muvafakat edilmesi, takibin kesinleşmesiyle aynı tarihte olduğundan, başka bir deyişle borçlu tarafından verilen muvafakat icra takibinin kesinleşmesinden sonra olmadığından 18.02.2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanun’un 32. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine uygun değildir ve geçersizdir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/784, K. 2025/393, T. 25.06.2025 — bozma)

Sonucun tartışmasız olmadığını kararın kendisi kaydeder; aksi görüş Kurul içinde ileri sürülmüş ve reddedilmiştir:

“Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, borçlunun beyanıyla takibin kesinleştiği, takibin kesinleşmesiyle muvafakatin aynı tarihte olmasının öneminin bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş, yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/784, K. 2025/393, T. 25.06.2025 — bozma)

Dosyanız bakımından pratik karşılığı şudur: muvafakat ile takibin kesinleşmesi arasında belgeye yansıyan bir tarih sırası bulunmalıdır. Takibi kesinleştiren dilekçenin içine konulan muvafakat bu sırayı kurmaz; takip kesinleştikten sonraki bir tarihte verilen muvafakat ise (tek bir dilekçeyle olsa da) kurar. Kararın çözdüğü soru tarih sırasıdır; aynı gün içinde saat farkı bulunan hâller kararda ele alınmamıştır.

Verilen Muvafakat Geri Alınabilir mi?

Bu soru, incelenen kararlarda doğrudan ve genel bir kuralla yanıtlanmış değildir; dürüst cevap, icra yolu bakımından yerleşik bir daire içtihadına rastlanmadığıdır. Kararlardan çıkarılabilecek olan şudur: muvafakat, verildiği takip dosyasına, belirtilen tutara ve muvafakat edilen gelir kalemine özgüdür. Nitekim çalışma dönemindeki maaş haczinin emekli aylığına taşınamayacağına ilişkin karar, muvafakatin kendiliğinden genişlemediğini gösterir. Sözleşmesel bloke kolunda ise 3. Hukuk Dairesi, borçlunun sözleşmeden dönmemiş ve borcun ne şekilde ödeneceğine ilişkin bir açıklama yapmamış olmasını, kesintinin hukuka uygunluğu değerlendirmesinde dikkate almıştır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/675, K. 2025/4121). Bu, muvafakatten dönme iradesinin açıkça ortaya konulmasının önem taşıyabileceğine işaret eder; ancak bunu kesin bir kural olarak sunmak, mevcut kararların söylediğinin ötesine geçmek olur.

5510 m. 93 ile İİK m. 83 Dörtte Bir Kuralının Farkı

Sık karıştırılan nokta şudur: İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesi “tekaüt maaşları” ile “sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar” ifadelerini kendi kapsamında sayar ve bunlar için dörtte birlik kısmi haczi öngörür. Buna karşılık Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen gelir, aylık ve ödenekler bakımından 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi özel hüküm olarak önce gelir:

“Bu düzenleme usule değil, esasa ilişkin olup, İİK. nun 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayıldığından ve öncelikle tatbik edilmesi gerektiğinden, Sosyal Güvenlik Kurumu’nca hak sahiplerine verilen, gelir, aylık ve ödeneklerin haczi hakkında da uygulanması gerekir.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/22314, K. 2012/8007, T. 15.03.2012 — bozma)

Farkın somut karşılığı, dörtte birlik haczin kendiliğinden meşru olmamasıdır. Emekli aylığının yalnızca dörtte birine haciz konulan bir olayda 12. Hukuk Dairesi haczi kaldırmıştır:

“borçlunun emekli maaşının haczedilmesine ilişkin bir muvafakati olmadan emekli maaşı haczedilemez.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/29507, K. 2015/4347, T. 02.03.2015 — bozma)

Yani “kanun zaten dörtte birine izin veriyor” savunması, SGK emekli aylığı söz konusu olduğunda tek başına yeterli değildir; muvafakat aranır.

Muvafakatin varlığı da biçimsel olarak denetlenir. Tarihi bulunmayan, yalnızca “görüldü” şerhi taşıyan ve icra memuru huzurunda imzalanmadığı için takibin kesinleşmesinden sonra verilip verilmediği anlaşılamayan bir belge yeterli görülmemiştir:

“Bu durumda geçerli bir muvafakatten bahsedilemeyeceği gibi söz konusu belgeye dayanarak borçlunun emekli maaşı haczedilemez.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/2430, K. 2015/12530, T. 05.05.2015 — bozma)

Ölçüt5510 m. 93 (SGK gelir/aylık/ödenek)İİK m. 83 (maaş ve ücretler)
KuralHaczedilemezKısmen haczedilebilir
OranOran yok; muvafakat varsa muvafakat kapsamıDörtte birden az olamaz
Muvafakat şartıAranır (takip kesinleşmiş olmak kaydıyla)m. 83/a: önceden yapılan anlaşma geçersiz
İstisnam. 88 Kurum alacakları, nafakaMaddede sayılı geçim payı indirimi

Bankanın Maaş Hesabına Bloke Koyması

Bu, en çok sorulan ve içtihadı 2025’te tersine dönen noktadır. Buraya kadar anlatılan kurallar cebri icra yolunu düzenler. Bankanın kredi sözleşmesindeki takas, mahsup ve hapis hakkına dayanarak hesaba doğrudan bloke koyması ise ayrı bir çizgide gelişmiştir.

2025 öncesi durum. Hukuk Genel Kurulu, davacısı Kurum emeklisi olan bir uyuşmazlıkta, kredi kullanımı sırasında verilen takas ve mahsup muvafakatini geçersiz saymıştı:

“Ne var ki İİK’nın 83/a maddesi gereğince haczedilemezlikten önceden feragat geçersiz olup henüz hakkında herhangi bir icra takibi başlatılıp maaşından haciz suretiyle borcun ödenmesine izin verildiği yönünde davacının iradesinin açıkça ortaya konulduğundan da bahsedilemeyeceğinden kredinin alınması sırasında takas ve mahsup yönünde verilen muvafakat da geçerli sayılmaz.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1980, K. 2021/829, T. 24.06.2021 — onama)

İnternette bugün dolaşan pek çok içerik hâlâ bu karara dayanır. Ancak bu çizgi 2025’te terk edilmiştir ve nedeni aşağıdadır.

2025 sonrası durum. Hukuk Genel Kurulu, banka blokesini cebri icra işleminden ayırmıştır:

“somut olayda herhangi bir cebri icra işlemi değil, sözleşmenin âkidi tarafından borcun ifa biçimine ilişkin karşı âkide verilmiş bir yetki söz konusu olduğu göz ardı edilmemelidir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/593, K. 2025/686, T. 05.11.2025 — bozma)

Aynı kararda, uyuşmazlığın içtihadı birleştirme yoluyla çözüldüğü aktarılır:

“21.03.2025 tarihli ve 2022/2 Esas, 2025/1 Karar sayılı kararla bu yönde içtihat birliği tesis edilmiş ve tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle bankanın emekli maaşına doğrudan bloke koyabileceğine hükmedilmiştir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/593, K. 2025/686, T. 05.11.2025 — bozma)

Bu kararın ağırlığı, türünden gelir.

Yargıtay Kanunu m.45 — İçtihadların birleştirilmesini istemek yetkisi ve bağlayıcılığı:

“İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.”

İçtihadı birleştirme kararı, Genel Kurul kararlarından farklı olarak biçimsel bağlayıcılığa sahiptir. Bu nedenle yukarıda aktarılan 2021 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararı, banka blokesi senaryosu bakımından artık uygulanabilir değildir. Nitekim 05.11.2025 tarihli kararda, o çizgiyi savunan azınlık görüşünün Kurul çoğunluğunca benimsenmediği ve gerekçe olarak uyulması zorunlu İçtihadı Birleştirme Kararının gösterildiği belirtilmiştir. Daireler de bu yönde uygulama yapmaktadır: 3. Hukuk Dairesi, 18.09.2025 tarihli kararında bu İçtihadı Birleştirme Kararına dayanarak, kredi taahhütnamesiyle verilen virman ve mahsup muvafakati üzerine yapılan kesintilerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varmış ve yerel mahkeme kararını onamıştır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/675, K. 2025/4121). Buna karşılık icra dairesi eliyle konulan haciz bakımından 93. madde ve muvafakat zamanı tartışması geçerliliğini korur — İçtihadı Birleştirme Kararı tüketici kredisi kaynaklı banka talimatlarına ilişkindir.

Nafaka ve Kurum Alacağı İstisnaları

  1. maddenin kendi metninde iki istisna sayılır. Birincisi nafaka borçlarıdır ve burada muvafakat hiç aranmaz:

“5510 Sayılı Yasanın 93. maddesi gereğince emekli maaşının nafaka borçları için haczedilebilmesi mümkün olup, nafaka borcu için emekli maaşının haczi halinde borçlunun muvafakatine gerek bulunmamaktadır.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/22199, K. 2014/24517, T. 21.10.2014 — bozma)

İkincisi, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken Kurum alacaklarıdır. 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi “Primlerin ödenmesi” başlığını taşır; istisna, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun prim ve buna bağlı alacaklarına ilişkindir.

Haczedilmezlik Şikâyeti: Süre, Mahkeme ve Kesin Hüküm Sınırı

İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi, icra dairelerinin işlemleri hakkında kanuna aykırı olmaları veya olaya uygun düşmemeleri sebebiyle icra mahkemesine şikâyet yolunu açar. Aynı madde süreyi de bağlar:

İcra ve İflas Kanunu m.16 — Şikayet ve şartlar:

“Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.”

Emekli maaşı haczinde 12. Hukuk Dairesi bu süreyi uygulamaz:

“5510 Sayılı Kanunun 93.maddesindeki bu düzenleme kamu düzeni ile ilgili olup haczedilmezlik şikayeti de herhangi bir süreye tabi bulunmamaktadır.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/9750, K. 2013/18858, T. 15.05.2013 — bozma)

Aynı kararda, yıllardır kesinti yapılıyor olmasından muvafakat çıkarılamayacağı da kabul edilmiştir; yerel mahkemenin bu yöndeki gerekçesi bozulmuştur.

Süresizlik, sınırsızlık demek değildir. Hukuk Genel Kurulu 2024 tarihli bir kararında, aynı takipte aynı hacze ve aynı muvafakate karşı yapılan ikinci şikâyetin kesin hüküm nedeniyle reddedilmesini yerinde bulmuş; “her kesinti yeni bir şikâyet hakkı doğurur” görüşünü benimsememiştir:

“Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; her kesinti yeni bir şikâyet hakkı doğuracağından direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/283, K. 2024/564, T. 20.11.2024 — onama)

Sonuç olarak şikâyet süreye bağlı değildir, fakat aynı konuda kesinleşmiş bir icra mahkemesi kararı varsa ikinci şikâyet bu engele takılabilir. İlk şikâyeti eksiksiz kurmak önemlidir.

SGK Kaydınız Eksikse

Aylığın haczi tartışmasının önkoşulu, prim gün sayınızın doğru kayıtlı olmasıdır. Bildirilmemiş veya eksik bildirilmiş çalışma dönemleri varsa bunlar ayrı bir davanın konusudur (bkz. hizmet tespit davası).

Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?

Muvafakat mekanizması kanunda başından beri yoktu. 93. maddeye eklenen cümle 5838 sayılı Kanun’un 32. maddesiyle 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu tarih, dosyanızın hangi rejime tabi olduğunu belirler. 12. Hukuk Dairesi ayrımı şöyle yapar:

“28.2.2009 tarihinden önceki muvafakatin ise, Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarında da belirtildiği gibi, ancak takibin kesinleşmesinden ve emekli maaşına haciz uygulanmasından sonra olması halinde geçerli olacağı gözden uzak tutulmamalıdır.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/24687, K. 2016/1331, T. 19.01.2016 — bozma)

Kısaca: 28.02.2009 öncesindeki bir muvafakat için hem takibin kesinleşmiş hem de haczin uygulanmış olması aranırken, bu tarihten sonraki muvafakatte takibin kesinleşmiş olması yeterlidir.

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. Haczin kaynağını ayırt edin. Kesinti icra dairesi müzekkeresiyle mi yapılıyor, yoksa banka kendi hesabınızdan mı alıyor? İki yolun hukuki rejimi farklıdır.
  2. İcra dosyasını inceleyin. Ödeme emrinin tebliğ tarihi, takibin kesinleşme tarihi ve varsa muvafakat belgesinin tarihi kritik verilerdir.
  3. Muvafakat belgesini arayın. Dosyada muvafakate ilişkin bir belge bulunmuyorsa haczin dayanağı eksiktir.
  4. Muvafakatin kapsamına ve biçimine bakın. Muvafakat belirli bir tutar için verilmiş olabilir; belgenin tarihsiz olması veya icra memuru huzurunda imzalanmamış olması ise geçerliliğini tartışmalı hâle getirir.
  5. Emeklilik tarihinizi kontrol edin. Çalışırken konulan haciz emekli aylığına kendiliğinden taşınmaz.
  6. İcra mahkemesine şikâyet edin. Haczedilmezlik şikâyeti icra mahkemesine yapılır; talebinizi haczin kaldırılması olarak açıkça kurun.
  7. İlk şikâyette tüm sebepleri ileri sürün. Aynı hacze karşı sonradan yapılacak ikinci şikâyet kesin hüküm engeline takılabilir.

Maaş haczinin genel çerçevesi için maaş haczi ve dörtte bir kuralı, haciz sürecinin ev ve menkul boyutu için eve haciz gelir mi yazılarımızı inceleyebilirsiniz. Takibin başındaki itiraz aşaması için ödeme emrine itiraz yazısı yol gösterir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Kredi sözleşmesindeki talimatı icra muvafakati sanmak. İki farklı hukuki yol vardır; sözleşmesel talimat, icra dairesine verilen muvafakatin yerine geçmez.
  • Dörtte bir kesintiye itiraz etmemek. SGK emekli aylığında dörtte birlik haciz de muvafakat olmadan ayakta kalmaz.
  • Kesintinin yıllardır sürmesini kabul saymak. Uzun süreli kesinti, muvafakat karinesi doğurmaz.
  • Muvafakati takibi kesinleştiren dilekçenin içine koymak. İcra müdürlüğünde tek bir dilekçeyle hem takibe itiraz edilmediğini bildirmek hem hacze muvafakat etmek, muvafakati kesinleşmeden sonraya taşımaz; Genel Kurul bu biçimi geçersiz saymıştır.
  • Emekli olduktan sonra eski hacze itiraz etmemek. Çalışma dönemindeki haciz emekli aylığına taşınmaz:

“Borçlunun çalışırken maaşına konulan haczin, emekli olduktan sonra emekli maaşı üzerinde borçlunun muvafakati olsa bile devam etmesi mümkün değildir.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/18560, K. 2016/24115, T. 22.11.2016 — bozma)

  • İlk şikâyeti eksik kurmak. Kesin hüküm etkisi nedeniyle ikinci şansınız olmayabilir.
  • Nafaka takibinde muvafakat beklemek. Nafaka alacağında muvafakat aranmaz.

Özet

  • Emekli aylığı 5510 sayılı Kanun m. 93 uyarınca kural olarak haczedilemez; istisnalar Kurum alacakları ve nafakadır.
  • Kredi imzalanırken verilen peşin muvafakat, icra yolu bakımından İİK m. 83/a nedeniyle geçersiz sayılmıştır.
  • Takip kesinleştikten sonra verilen muvafakat geçerlidir; aranan eşik haczin uygulanması değil takibin kesinleşmesidir.
  • Muvafakat, takibi kesinleştiren dilekçeyle aynı tarihte verilmişse Hukuk Genel Kurulu bunu kesinleşmeden sonra verilmiş saymamış ve geçersiz bulmuştur.
  • İİK m. 83’ün dörtte bir kuralı, SGK aylıklarında 93. maddenin özel hükmü karşısında tek başına dayanak oluşturmaz.
  • Bankanın tüketici kredisi talimatına dayalı doğrudan blokesi, 21.03.2025 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ile ayrı biçimde çözülmüştür.
  • Haczedilmezlik şikâyeti süreye tabi değildir; ancak aynı konuda kesinleşmiş icra mahkemesi kararı ikinci şikâyeti engelleyebilir.

Değerlendirme

Grounded içtihat, emekli aylığı bakımından iki ayrı yolun bulunduğunu göstermektedir. Cebri icra yolunda korumanın omurgası sağlamdır: 5510 sayılı Kanun m. 93 özel hüküm olarak İİK m. 83/a’nın önüne geçer, muvafakat ancak takip kesinleştikten sonra hüküm doğurur ve dosyada belgeye bağlanmamış bir muvafakat haczi ayakta tutmaz. Bu çizgi 12. Hukuk Dairesinin 2012-2016 aralığındaki istikrarlı kararlarıyla desteklenmekte, 2025 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararıyla da sonralık koşulu tarih düzeyinde katı biçimde yorumlanarak pekiştirilmektedir. 2025 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı bu koldaki kuralları değiştirmemiştir; anılan karar tüketici kredisi kaynaklı banka talimatlarına ilişkindir.

Buna karşılık sözleşmesel banka blokesi kolunda pozisyon 2025’te zayıflamıştır. 21.03.2025 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı, tüketici kredisi talimatlarına dayalı doğrudan blokeyi mümkün görmüş ve Hukuk Genel Kurulu 05.11.2025 tarihli kararında bu ilkeye uymuştur. Dolayısıyla banka blokesine karşı yalnızca 93. madde ile 83/a maddesine dayanan bir savunma, bugün itibarıyla güçlü görünmemektedir; tartışma daha çok talimatın kapsamı, ehliyet ve haksız şart denetimi eksenine kaymaktadır. Nihai mesleki değerlendirme, dosyanızdaki belge ve tarihlerin incelenmesini gerektirir.

Sıkça Sorulan Sorular

Emekli maaşına haciz konulabilir mi?

Kural olarak hayır. 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesine göre gelir, aylık ve ödenekler haczedilemez. Bu kuralın kanunda yazılı iki istisnası vardır — 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken Kurum alacakları ile nafaka borçları. Bunların dışında haciz için borçlunun muvafakati aranır.

Kredi çekerken imzaladığım muvafakat emekli maaşımın haczini mümkün kılar mı?

İcra dairesi eliyle konulacak haciz bakımından hayır — İcra ve İflas Kanunu'nun 83/a maddesi haczedilmezlikten önceden feragati geçersiz kılar ve muvafakat için takibin kesinleşmesi aranır. Bankanın kendi hesabınızdan doğrudan kesinti yapması ise ayrı rejime tabidir ve 2025 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararıyla bankalar lehine çözülmüştür.

Muvafakat ne zaman geçerli olur?

12. Hukuk Dairesi çizgisine göre muvafakatin geçerli olması için borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması gerekir. Takip kesinleştikten sonra verilen muvafakat, haciz tarihinden önce verilmiş olsa bile geçerlidir (E. 2011/22314, K. 2012/8007). Kesinleşmeyle aynı tarihte verilen muvafakat ise sonra verilmiş sayılmaz.

Takibe itiraz etmediğimi ve hacze muvafakat ettiğimi aynı dilekçeye yazdım; bu muvafakat geçerli mi?

Hukuk Genel Kurulu 2025 tarihli kararıyla bu biçimi geçersiz saymıştır. Borçlu tek dilekçeyle hem takibe itiraz etmediğini bildirip hem hacze muvafakat ederse, muvafakat takibin kesinleşmesiyle aynı tarihte kalır ve 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinin aradığı kesinleşmeden sonra verilmiş olma koşulunu karşılamaz (E. 2024/784, K. 2025/393). Karar bir direnme kararının bozulmasıdır; aksi yöndeki görüş Kurul içinde ileri sürülüp reddedilmiştir.

Emekli maaşının dörtte biri her hâlde haczedilebilir mi?

Hayır. Dörtte bir kuralı İcra ve İflas Kanunu'nun 83. maddesinde yer alır. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen aylıklarda 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi özel hüküm sayılır. Muvafakat yoksa dörtte bir oranındaki haciz de kaldırılır.

Nafaka borcu için emekli maaşına haciz konulabilir mi?

Evet. 12. Hukuk Dairesi, nafaka borcu için emekli maaşının haczi hâlinde borçlunun muvafakatine gerek bulunmadığına karar vermiştir (E. 2014/22199, K. 2014/24517). Nafaka, 93. maddede açıkça sayılan istisnalardan biridir.

Banka maaş hesabıma doğrudan bloke koyabilir mi?

İçtihadı Birleştirme Kararı bu soruyu bankalar lehine yanıtlamıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun aktardığına göre 21.03.2025 tarihli karar, tüketici kredisi nedeniyle verilen takas ve mahsup talimatlarına dayanarak bankanın doğrudan bloke koyabileceğine hükmetmiştir.

Haczedilmezlik şikâyeti süreye tabi midir?

12. Hukuk Dairesi, 93. maddedeki düzenlemenin kamu düzeni ile ilgili olduğunu ve haczedilmezlik şikâyetinin herhangi bir süreye tabi bulunmadığını belirtmiştir (E. 2013/9750, K. 2013/18858). Ancak aynı hacze karşı ikinci şikâyeti kesin hüküm engelleyebilir.

Şikâyeti hangi mahkemeye yapmalıyım?

İcra ve İflas Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca icra dairelerinin işlemlerine karşı icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulur. Emekli maaşı hacizlerine ilişkin uyuşmazlıklar icra hukuk mahkemesinde görülür.

Çalışırken maaşıma konulan haciz emekli olunca devam eder mi?

Hayır. 12. Hukuk Dairesi, çalışırken maaşa konulan haczin emekli olduktan sonra emekli maaşı üzerinde devam etmesinin mümkün olmadığına karar vermiştir (E. 2016/18560, K. 2016/24115). Emekli aylığı için ayrı bir muvafakat gerekir.

Yıllardır kesinti yapılıyor olması muvafakat sayılır mı?

12. Hukuk Dairesi, uzun yıllar kesinti yapılmış olmasından hareketle muvafakat bulunduğunu kabul eden yerel mahkeme kararını bozmuştur (E. 2013/9750, K. 2013/18858). Muvafakatin dosyada belgeyle ortaya konulması gerekir.

Bağ-Kur emeklisiyim, aynı koruma bana da uygulanır mı?

Evet. 12. Hukuk Dairesi, Bağ-Kur'dan emekli maaşı alanlara da 5510 sayılı Kanun'un 93. madde hükmünün uygulanması gerektiğine karar vermiştir (E. 2013/9750, K. 2013/18858). Banka ve şirket sandıklarında ise sandığın hangi hükme göre kurulduğu sonucu değiştirir.

Muvafakat verdikten sonra geri alabilir miyim?

İcra yolu bakımından net bir daire içtihadı bulunmamaktadır. Buna karşılık muvafakat, verildiği hacze ve belirtilen tutara özgüdür. Muvafakatte gösterilmeyen bir kesinti için ayrıca dayanak aranır. Somut dosyanız için avukata danışmanız yerinde olur.

Muvafakatim dosyada yoksa ne olur?

12. Hukuk Dairesi, dosya kapsamında muvafakate ilişkin bir belgeye rastlanmayan olayda haczin kaldırılması gerektiğine karar vermiştir (E. 2014/29507, K. 2015/4347). Aynı Daire, tarihi bulunmayan bir muvafakat belgesini de yeterli görmemiştir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

İcra takibi, haciz, itirazın iptali ve istihkak süreçlerini alacaklı ve borçlu tarafında yürütür.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp