
İçindekiler 17
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Maaş Haczi Nedir, Nasıl Uygulanır?
- Dayandığı Kanun Maddeleri
- Maaş Haczi Oranı: Dörtte Bir Taban mı, Tavan mı?
- İşçi ücretinde dörtte bir üst sınırdır
- İİK m.83 kapsamındaki maaşlarda dörtte bir alt sınırdır
- Maaş Haczinin Kapsamı: İkramiye, Prim ve Fazla Mesai
- Maaş Haczine Muvafakat Geçerli midir?
- Birden Fazla Haciz Varsa Sıra Nasıl İşler?
- Nafaka Alacağının Önceliği
- Maaş Haczi ile Emekli Aylığı Haczi Farkı
- İşverenin Yükümlülüğü ve Sorumluluğunun Sınırı
- Şikâyet Yolu, Süresi ve Görevli Mahkeme
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Maaş haczi, borçlunun ücretinden her ay kesinti yapılarak alacağın tahsil edilmesidir. Kesinti oranı çalışma statüsüne göre değişir: 4857 sayılı İş Kanunu m.35’e tabi işçinin ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez; İcra ve İflas Kanunu m.83’e tabi maaşlarda ise kesinti dörtte birden az olamaz.
Bu Durumda mısınız?
- Maaş bordronuzda birden fazla icra dosyasından aynı anda kesinti yapıldığını görüyorsunuz ve elinize geçen tutar geçiminize yetmiyor.
- İcra dairesine giderek “maaşımdan şu kadar kesilsin” diye bir beyanda bulundunuz, şimdi bu tutarın çok yüksek olduğunu düşünüyorsunuz.
- İkramiyenizin veya kıdem tazminatınızın tamamına haciz konuldu.
- İşverensiniz; çalışanınız için maaş haczi müzekkeresi geldi ve neyi, ne kadar kesmeniz gerektiğini bilmiyorsunuz.
- Nafaka alacaklısısınız ve borçlunun maaşındaki diğer hacizler nedeniyle tahsilat yapamıyorsunuz.
Bu başlıkların her biri ayrı bir hukuki değerlendirme gerektirir; somut bordro ve icra dosyası incelenmeden oran hesabı yapılamaz.
Maaş Haczi Nedir, Nasıl Uygulanır?
Maaş haczi, icra dairesinin borçlunun çalıştığı kuruma yazı göndererek ücretinden düzenli kesinti yapılmasını sağlamasıdır. Takip kesinleştikten sonra alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğü İİK m.355 uyarınca işverene haciz müzekkeresi yazar; işveren kesintiyi yapıp icra dosyasına gönderir. Kesinti, borç bitene kadar her ay tekrarlanır.
Haczin kapsamı (hangi ödeme kalemlerine dokunulabileceği) ile oranı (o kalemden ne kadar kesileceği) birbirinden ayrı sorulardır ve farklı kanunlara tabidir. Uygulamadaki hataların çoğu bu ikisinin karıştırılmasından doğar.
Dayandığı Kanun Maddeleri
İcra ve İflas Kanunu m.83 — Kısmen haczi caiz olan şeyler:
“Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir.
Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.”
İcra ve İflas Kanunu m.83/a — Önceden yapılan anlaşmalar:
“82 ve 83 üncü maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir.”
4857 sayılı İş Kanunu m.35 — Ücretin saklı kısmı:
“İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz. Ancak, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hakim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Nafaka borcu alacaklılarının hakları saklıdır.”
İcra ve İflas Kanunu m.355 (birinci fıkra):
“Devlet işlerinde veya hususi müesseselerde bulunan borçlu memur veya müstahdemlerin maaş ve ücretlerinden kesilmesi için icra dairelerinden yapılacak tebligatın kanuni muhatapları haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücreti miktarını nihayet bir hafta içinde bildirmeğe ve borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı mucibince haczolunan miktarı tevkif edip hemen daireye göndermeğe mecburdurlar.”
İcra ve İflas Kanunu m.356 (birinci fıkra):
“Yukardaki madde hükümlerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınır.”
İİK m.83’ün ikinci fıkrası, maddenin resmî metnindeki şerhe göre 12.04.1968 tarihli değişiklikle bugünkü hâlini almıştır ve o tarihten bu yana değişmemiştir; bu nedenle eski tarihli kararlar da oran yönünden geçerliliğini korumaktadır.
Maaş Haczi Oranı: Dörtte Bir Taban mı, Tavan mı?
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur ve en sık yapılan hata da buradadır. İki ayrı kanun, dörtte birlik oranı ters yönde kullanır. Bu nedenle ilk belirlenmesi gereken şey borçlunun hangi statüde çalıştığıdır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, kesinti hesabına geçmeden önce bu tespitin yapılmasını zorunlu kılar:
“Bu durumda, mahkemece, öncelikle borçlunun işçi ya da memur olarak hangi statüde çalıştığı ve almakta olduğu maaş tutarı tespit edildikten sonra”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/24675, K. 2017/15413, T. 12.12.2017 — bozma)
İşçi ücretinde dörtte bir üst sınırdır
4857 sayılı İş Kanunu m.35 açık bir tavan koyar: işçinin aylık ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez. Yargıtay bu kuralı doğrudan uygular:
“4857 Sayılı İş Kanunu’nun 35. maddesine göre işçinin almakta olduğu aylık ücretinin ancak 1/4’ü haczedilebilir.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/34373, K. 2015/3778, T. 24.02.2015 — bozma)
İİK m.83 kapsamındaki maaşlarda dörtte bir alt sınırdır
İİK m.83’ün lafzı “dörtte birinden az olamaz” der. Bu bir tavan değil tabandır: icra müdürü, borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktarı düştükten sonra kalan kısım üzerinden dörtte birin üstüne çıkabilir. Yargıtay bunu tereddüde yer bırakmayacak biçimde ifade etmiştir:
“Ayrıca, Kanun, borçlunun maaş veya ücretinin 1/4’ünün her durumda haczedebileceğini hükme bağlamıştır. Buna göre, ücretin tamamı borçlu ve ailesinin geçinmeleri için yeterli olmasa bile, icra memuru, bunun 1/4’ünü mutlaka haczetmek zorundadır. İcra memuru haczedeceği miktarın azami sınırını belirlerken, borçlunun ve ailesinin ihtiyacını göz önünde bulunduracaktır.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/24174, K. 2016/1687, T. 21.01.2016 — bozma)
Bu karardan çıkan iki sonuç önemlidir. Birincisi, maaşın tamamı geçime yetmese bile dörtte birlik kesinti yapılması zorunludur. İkincisi, azami sınırı belirleyen ölçüt ailenin ihtiyacıdır; icra müdürü bu takdiri kendisi yapabileceği gibi bilirkişiye de başvurabilir. Yani “her hâlde sadece dörtte bir kesilir” şeklindeki yaygın kabul, İİK m.83 kapsamındaki maaşlar bakımından doğru değildir.
Maaş Haczinin Kapsamı: İkramiye, Prim ve Fazla Mesai
Kesinti yalnız çıplak ücret üzerinden değil, ücretten sayılan kalemler üzerinden de yapılır; ancak bazı ek ödemeler haciz dışıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi kalem kalem ayrım yapmıştır:
“Bu durumda, ikramiyenin en fazla 1/4’ünün haczi mümkün ise de, yukarıda belirtilen 4. maddedeki fazla mesai, evlilik yardımı, çocuk zamları, ayni yardımlar, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti gibi ödemelerin haczi mümkün değildir. Kıdem tazminatı gibi ödentinin ve vergi iadesi alacağının ücretten sayılacağına dair bir hüküm bulunmadığından anılan gelirlerin tamamı haczedilebilir.”
(Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/12552, K. 2017/14170, T. 31.10.2017 — bozma)
| Ödeme kalemi | Haciz durumu | Dayanak |
|---|---|---|
| Aylık ücret (işçi) | En fazla dörtte biri | 4857 sK m.35 |
| İkramiye, toplu sözleşme farkı, nema | Ücretten sayılır; en fazla dörtte biri | 4857 sK m.32 (Yargıtay uygulaması) |
| Fazla mesai, evlilik/çocuk zamları veya primleri, ayni yardım, hafta ve genel tatil ücreti | Haczedilemez | 6772 sK m.4 (Yargıtay uygulaması) |
| Kıdem tazminatı, vergi iadesi | Tamamı haczedilebilir | Ücretten sayıldığına dair hüküm bulunmadığı için |
Haczedilemeyen ek ödemelerin dayanağı 6772 sayılı Kanun m.4’tür:
“Aylık istihkakların hesabında fazla mesai, evlilik, çocuk zamları veya primleri, ayni yardımlar, hafta ve genel tatil ücretleri gibi esas ücrete munzam tediyeler nazarı itibara alınmaz. Bu tediyelerden çeşitli işçi sigortalarının icabettirdiği primler kesilmez ve bu paralar borç için haczedilemez.”
Bu maddenin haciz yasağı olarak okunması Yargıtay’ın uygulamasıdır; 6772 sayılı Kanun esasen ilave tediyeye ilişkin bir düzenlemedir. Maddenin saydığı kalemler de sınırlıdır: metin evlilik ve çocuk zamları ile primlerini, ayni yardımları, fazla mesai ile hafta ve genel tatil ücretlerini anmaktadır. Somut bir ödeme kaleminin bu kapsama girip girmediği, bordrodaki niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.
Maaş Haczine Muvafakat Geçerli midir?
İİK m.83/a, haczedilebilirlik konusunda önceden yapılan anlaşmaları geçersiz sayar. Bunun gerekçesi, borçlunun haciz öncesinde yoksun kalacağı şeyin sonuçlarını öngöremeyecek olmasıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bu ayrımı şöyle kurar:
“Bu durumda haciz sırasında ya da haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebilir”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/12552, K. 2014/15087, T. 27.05.2014 — bozma)
Başka bir kararda aynı ayrım, takibin kesinleşmesi ölçütü üzerinden uygulanmıştır:
“TCDD’de bakım atölye müdürü olduğu anlaşılan borçlunun icra dosyasındaki 21.06.2011 tarihli muvafakat beyanı, takibin kesinleşmesinden önce olduğundan geçersizdir. Ancak borçlu tarafından, takibin kesinleşmesinden sonra 17.09.2014 tarihinde maaşından 1200,00 TL kesilmesine muvafakat edilmiş olup, takibin kesinleşmesinden sonra verilen bu muvafakat geçerlidir.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/24675, K. 2017/15413, T. 12.12.2017 — bozma)
Pratik sonuç: ödeme emri tebliğ edilir edilmez icra dairesine gidip yüksek bir kesintiye rıza göstermek, sonradan bu beyanın geçersizliğini ileri sürme imkânı bırakabilir. Buna karşılık geçersizlik tek başına haczin kaldırılmasını sağlamaz:
“Diğer taraftan, muvafakatin geçersizliği somut olayın özelliği bakımından haczin kaldırılması için başlıbaşına bir neden sayılmaz.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/24174, K. 2016/1687, T. 21.01.2016 — bozma)
Aynı kararda mahkemeden beklenen, haczi büsbütün kaldırmak değil, kesintiyi kanuni ölçütlere göre yeniden hesaplamaktır.
Birden Fazla Haciz Varsa Sıra Nasıl İşler?
İİK m.83 hacizlerin sıraya konulmasını emreder; sırada önde olan haczin kesintisi bitmeden sonraki hacze geçilemez. Uygulamada bordroda aynı anda birden çok dosyadan kesinti yapıldığı sıkça görülür ve bu, kanuna aykırıdır. Ancak sonuç, tüm hacizlerin kaldırılması değildir:
“Ancak birden fazla haczin aynı anda borçlu maaşından kesilmesi tüm hacizlerin kaldırılmasını gerektirmez. Mahkemece aynı anda farklı icra dosyalarından konulan maaş hacizlerinden hangisinin önceki tarihli olduğunun tespiti ile diğer hacizlerin kesintisinin durdurulup sıraya alınmasına karar verilmesi zorunludur.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/24174, K. 2016/1687, T. 21.01.2016 — bozma)
Nafaka Alacağının Önceliği
Nafaka alacakları sıra kuralının dışındadır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bu alacakları öncelikli saymakta ve kendi aralarında sıraya konulamayacağını belirtmektedir:
“Nafaka alacakları öncelikli alacaklardan olup gerek birikmiş ve gerekse işleyecek aylar nafakası kapsamı itibarı ile aynı önceliğe sahip olduğundan ve alacaklısı da aynı kişi olmakla; İİK’nun 83. maddesi uygulanarak bu alacakların kendi aralarında sıraya konması mümkün değildir.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/21826, K. 2015/32796, T. 24.12.2015 — bozma)
Bu kararın pratik sonucu şudur: icra müdürlüğünün önce işleyecek nafakayı kesip, kalan tutar üzerinden birikmiş nafakaya İİK m.83’ün dörtte bir ölçütünü uygulaması bozma sebebi sayılmıştır. Birikmiş nafaka, diğer alacaklarla aynı sıraya değil, işleyecek nafakayla aynı önceliğe tabidir; ikisi aynı alacaklıya ait olduğunda aralarında sıralama yapılamaz. İş Kanunu m.35’in son cümlesi de “Nafaka borcu alacaklılarının hakları saklıdır” diyerek nafaka alacağını ayrı tutar.
Maaş Haczi ile Emekli Aylığı Haczi Farkı
Emekli aylığı maaş haczi rejimine tabi değildir. Çalışan ücreti İİK m.83 veya 4857 sK m.35’e göre kısmen haczedilebilirken, emekli aylığı 5510 sayılı Kanun m.93 uyarınca kural olarak hiç haczedilemez.
5510 sayılı Kanun m.93 — Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı:
“Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.”
Nafaka bu yasağın açık istisnasıdır ve Yargıtay nafaka alacağı için emekli aylığına haciz konulmasını kabul etmektedir:
“Yine birikmiş nafaka borçları için emekli maaş haczinde de uygulanması gerekli, İİK’nun 83. maddesinde; borçlunun ve ailesinin geçimi için icra müdürlüğünce zorunlu olarak takdir edilen miktar tenzil olunduktan sonra kalan bölümünün haczedilebileceği ve bu miktarın, maaşın ¼’ünden az olamayacağı belirtilmiştir.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/3738, K. 2018/8845, T. 27.09.2018 — bozma)
Emekli aylığındaki haczedilmezliğin kapsamı, muvafakat mekanizması ve banka hesabındaki birikmiş aylıklar ayrı bir konudur; ayrıntısı için emekli maaşına haciz yazımıza bakabilirsiniz.
İşverenin Yükümlülüğü ve Sorumluluğunun Sınırı
Maaş haczinde işveren yalnız aracı değil, kanuni yükümlüsüdür. İİK m.355 işverene bir hafta içinde bildirim, ardından borç bitene kadar kesinti ve gönderme yükümlülüğü getirir. Bunlara uyulmazsa m.356 devreye girer ve alacak, ayrıca dava açılmasına gerek olmaksızın işverenin mallarından tahsil edilir. Ancak bu sorumluluk sınırsız değildir:
“Bu durumda, İİK.nun 355.maddesi hükümlerine riayet etmeyenlerin sorumluluğu, İİK.nun 356.maddesine göre, kesinti yapılmayan miktar ile sınırlıdır.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/10184, K. 2013/18373, T. 13.05.2013 — bozma)
İşveren açısından ikinci bir sınır daha vardır: m.356 yalnız maaş ve ücretler bakımından işler.
“İİK’nun 356. maddesi maaş ve ücretler hakkında olup emekli ikramiyesi ve tazminatlar bu madde kapsmında değerlendirilemez. Borçlunun üçüncü kişilerde bulunan alacağının haczi ancak İİK’nun 89/1. ve devamındaki maddelerde belirtilen prosedür ile mümkündür.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/25798, K. 2014/31238, T. 23.12.2014 — bozma)
Bu ayrım pratikte belirleyicidir: işten ayrılan çalışanın kıdem veya ihbar tazminatının icra dosyasına gönderilmediği gerekçesiyle işverene m.356 üzerinden muhtıra çıkarılması hukuka aykırıdır; bu alacaklar için haciz ihbarnamesi (İİK m.89/1) yolu izlenmelidir. İİK m.357 ayrıca, icra dairesinin tebliğ ve emirlerini makbul sebep olmaksızın yerine getirmeyenler hakkında Cumhuriyet Savcılığınca doğrudan takibat yapılacağını öngörür.
Şikâyet Yolu, Süresi ve Görevli Mahkeme
İcra müdürlüğünün maaş haczine ilişkin işlemine karşı başvurulacak yol şikâyettir ve mercii icra mahkemesidir. İİK m.16 süreyi belirler:
“Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.”
Bu yedi günlük süre uygulamada çoğu borçluyu caydırır: “kesintiler aylar önce başladı, süre geçti” düşüncesiyle başvuru yapılmaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bu noktada borçlu lehine önemli bir kabul geliştirmiştir:
“Bu durumda; maaş haczi nedeniyle kesinti her ay yapıldığından, son maaş kesintisi gözetilerek yeniden şikayet hakkının doğacağı tabiidir. Bir başka anlatımla kesinti, her ay tekrarlandığı için sadece son maaş kesintisi gözetilerek, borçlunun yeniden şikayet hakkının doğduğunun kabulü gerekir.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/6682, K. 2019/5934, T. 09.04.2019 — bozma)
Yani kesinti sürdüğü müddetçe, her ayki yeni kesinti bakımından yedi günlük süre yeniden işlemeye başlar. Aynı karar, İİK m.16/2 uyarınca bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlinde ve kamu düzenine aykırı işlemlerde süresiz şikâyetin mümkün olduğunu da hatırlatmaktadır.
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- İcra dosyasını inceleyin. Takibin kesinleşip kesinleşmediğini, haciz müzekkeresinin tarihini ve dosyadaki muvafakat beyanının tarihini tespit edin.
- Statünüzü belirleyin. İş Kanunu kapsamında işçi misiniz, yoksa İİK m.83’e tabi bir maaş mı alıyorsunuz? Oran hesabı buradan başlar.
- Bordroyu kalem kalem ayırın. Fazla mesai, hafta ve genel tatil ücreti gibi kalemler kesinti matrahına girmemelidir; ikramiyeden dörtte birden fazlası kesilmemelidir.
- Sırayı kontrol edin. Aynı anda birden çok dosyadan kesinti yapılıyorsa hangisinin önce tarihli olduğunu tespit edin.
- İcra müdürlüğünden talepte bulunun. Kesintinin kanuni ölçütlere indirilmesini veya sonraki hacizlerin sıraya alınmasını yazılı olarak isteyin.
- Talep reddedilirse icra mahkemesine şikâyet edin. Son kesintiden itibaren yedi gün içinde başvurmaya özen gösterin.
Ödeme emrine itiraz aşamasındaki seçenekler için icra takibi ve ödeme emrine itiraz yazımız, haczedilemeyen mallar için eve haciz gelir mi yazımız yol gösterici olabilir.
Sık Yapılan Hatalar
- Dörtte biri her durumda tavan sanmak. İİK m.83’te dörtte bir asgari orandır; icra müdürü ailenin ihtiyacını gözeterek üstüne çıkabilir.
- İşçi–memur ayrımını atlamak. 4857 sK m.35 ile İİK m.83 dörtte birlik oranı zıt yönde kullanır; statü belirlenmeden yapılan hesap baştan hatalıdır.
- Haczedilen alacağın kendisini tartışmasız saymak. Kıdem tazminatının doğup doğmadığı ayrı bir uyuşmazlıktır (bkz. kıdem tazminatında zamanaşımı ve hak kazanma şartları ve işçilik alacakları, zamanaşımı ve faiz).
- Ödeme emri tebliğinde yüksek kesintiye rıza vermek. Haciz öncesi verilen muvafakat İİK m.83/a uyarınca geçersizdir, ancak bu geçersizliği ileri sürmek ayrı bir başvuru gerektirir.
- Aynı anda yapılan kesintilerde tüm hacizlerin kaldırılmasını istemek. Talep, sonraki hacizlerin durdurulup sıraya alınması yönünde kurulmalıdır.
- Yedi günlük sürenin geçtiğini düşünüp başvurmamak. Kesinti devam ediyorsa son kesinti bakımından şikâyet hakkı yeniden doğar.
- Kıdem tazminatı için işverene m.356 muhtırası çıkarmak. Bu alacaklar İİK m.89/1 prosedürüne tabidir.
Özet
- Maaş haczinde oran, borçlunun statüsüne göre değişir: işçi ücretinde dörtte bir tavan (4857 sK m.35), İİK m.83 kapsamındaki maaşlarda dörtte bir tabandır.
- İkramiye ücretten sayılır ve en fazla dörtte biri haczedilir; fazla mesai ile tatil ücretleri haczedilemez; kıdem tazminatı ve vergi iadesinin tamamı haczedilebilir.
- Haciz öncesi verilen muvafakat geçersiz, haciz sırasında veya sonrasında verilen muvafakat geçerlidir (İİK m.83/a).
- Birden fazla haciz sıraya konulur; nafaka alacağı bu sıranın dışında ve önceliklidir.
- İşverenin İİK m.356 sorumluluğu kesinti yapılmayan miktarla sınırlıdır ve yalnız maaş/ücreti kapsar.
- Şikâyet süresi yedi gündür; ancak kesinti her ay tekrarlandığından son kesinti bakımından süre yeniden işler.
Sıkça Sorulan Sorular
Maaşın ne kadarı haczedilebilir?
Cevap çalışma statüsüne göre değişir. 4857 sayılı İş Kanunu m.35'e tabi bir işçinin aylık ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez. İcra ve İflas Kanunu m.83'e tabi maaşlarda ise kesinti dörtte birden az olamaz; icra müdürü geçim payını düştükten sonra bu oranın üstüne çıkabilir.
Maaş haczinde dörtte bir oranı tavan mıdır?
İİK m.83 bakımından hayır. Madde, haczolunacak miktarın dörtte birinden az olamayacağını söyler; yani dörtte bir asgari orandır ve icra müdürü ailenin geçim payını düştükten sonra bu oranın üstüne çıkabilir. Buna karşılık İş Kanunu m.35 işçi ücreti için dörtte biri üst sınır olarak belirler. İki kural aynı oranı ters yönde kullanır, bu nedenle önce statü belirlenmelidir.
İkramiyenin tamamı haczedilebilir mi?
Yargıtay uygulamasına göre hayır. İkramiye 4857 sayılı Kanun m.32 uyarınca ücretten sayıldığından en fazla dörtte biri haczedilebilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, ikramiyenin tamamına haciz konulan bir olayda dörtte biri aşan kısım yönünden şikâyetin kabulü gerektiğine hükmetmiştir. Aşan kısım için icra mahkemesine başvurulabilir.
Kıdem tazminatı haczedilebilir mi?
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi kararına göre kıdem tazminatının ve vergi iadesi alacağının ücretten sayılacağına dair bir kanun hükmü bulunmadığından bu gelirlerin tamamı haczedilebilir. Bu kalemler maaş haczindeki dörtte birlik sınırın dışında kalır. Ancak işverenden tahsil usulü farklıdır; bu alacaklar için İİK m.89/1 haciz ihbarnamesi yolu izlenir.
Fazla mesai ücreti haczedilebilir mi?
Yargıtay, 6772 sayılı Kanun m.4'ü uygulayarak fazla mesai, evlilik yardımı, çocuk zamları, ayni yardımlar, hafta tatili ve genel tatil ücreti gibi esas ücrete ek ödemelerin haczedilemeyeceğini kabul etmektedir. Bu kalemler kesinti matrahına dahil edilmez. Bordroda bu kalemler üzerinden kesinti yapılıyorsa icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilebilir.
Maaş haczine verilen muvafakat geçerli midir?
İİK m.83/a uyarınca haczedilebilirlik konusunda önceden yapılan anlaşmalar geçersizdir. Bunun gerekçesi, borçlunun haciz öncesinde yoksun kalacağı şeyin sonuçlarını öngörememesidir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, haciz gerçekleştikten veya takip kesinleştikten sonra verilen muvafakati ise geçerli saymaktadır. Belirleyici olan, muvafakatin haczin öncesinde mi sonrasında mı verildiğidir.
Maaşımda birden fazla haciz varsa hepsinden aynı anda kesinti yapılır mı?
Hayır. İİK m.83 hacizlerin sıraya konulmasını, sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilememesini öngörür. Aynı anda birden çok dosyadan kesinti yapılıyorsa bu kanuna aykırıdır ve şikâyet yoluyla sonraki hacizlerin durdurulup sıraya alınması istenebilir. Talebi doğru kurmak sonucu değiştirir.
Aynı anda kesinti yapılıyorsa tüm hacizler kaldırılır mı?
Hayır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, birden fazla haczin aynı anda kesilmesinin tüm hacizlerin kaldırılmasını gerektirmediğini açıkça belirtmiştir. Mahkeme hangi haczin önceki tarihli olduğunu tespit eder ve diğerlerinin kesintisini durdurup sıraya alır. Bu nedenle şikâyet dilekçesinde talep, hacizlerin kaldırılması değil sıraya alınması yönünde kurulmalıdır.
Nafaka alacağı maaş haczinde öncelikli midir?
Evet. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi nafaka alacaklarını öncelikli alacak saymakta ve birikmiş ile işleyecek nafakanın aynı önceliğe sahip olduğunu, bu alacakların kendi aralarında İİK m.83 uygulanarak sıraya konulamayacağını belirtmektedir. İşleyen aylık nafakanın tamamı kesildikten sonra kalan maaştan diğer alacaklar için kesinti yapılır.
İşveren maaş haczi müzekkeresine cevap vermezse ne olur?
İİK m.355 işverene, haczin uygulandığını ve ücret miktarını bir hafta içinde bildirme ve borç bitene kadar kesinti yapma yükümlülüğü yükler. m.356 uyarınca kesilmeyen para, ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına gerek olmaksızın icra dairesince işverenin mallarından alınır. Yargıtay bu sorumluluğu kesinti yapılmayan miktarla sınırlı görmektedir.
İşveren kıdem tazminatını icra dairesine göndermezse İİK m.356 uygulanır mı?
Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre hayır. m.356 maaş ve ücretler hakkındadır; emekli ikramiyesi ve tazminatlar bu madde kapsamında değerlendirilemez. Bu alacaklar için İİK m.89/1 ve devamındaki haciz ihbarnamesi prosedürü işletilmelidir. Tazminat için m.356 üzerinden çıkarılan muhtıra, şikâyet üzerine iptal edilebilir.
Maaş haczine şikâyet süresi kaç gündür?
İİK m.16 uyarınca şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine yapılır. Ancak Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, maaş haczinde kesinti her ay tekrarlandığından son maaş kesintisi gözetilerek şikâyet hakkının yeniden doğduğunu kabul etmektedir. Bu nedenle süre pratikte her ay yenilenir.
Yedi günlük süre geçtiyse maaş haczine hiç itiraz edemez miyim?
Kesinti devam ediyorsa hayır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, maaş haczinde kesintinin her ay yapılması nedeniyle son kesinti esas alınarak yeniden şikâyet hakkının doğduğunu belirtmiştir. İlk kesintiden yıllar sonra bile son aya dayalı başvuru mümkündür. Ayrıca kamu düzenine aykırı işlemlerde süresiz şikâyet yolu açıktır.
Maaş haczi şikâyeti hangi mahkemeye yapılır?
İİK m.16 uyarınca icra dairelerinin işlemlerine karşı icra mahkemesine şikâyet olunur. Maaş haczinde kesinti oranına, hacizlerin sırasına, haczedilen ödeme kalemlerine veya muvafakatin geçerliliğine ilişkin uyuşmazlıklar bu yolla icra hukuk mahkemesinde incelenir. Şikâyet bir dava değil, icra işlemine karşı özel bir başvuru yoludur.
Emekli aylığına haciz maaş haczi gibi mi uygulanır?
Hayır. Emekli aylığı 5510 sayılı Kanun m.93'e tabidir ve kural olarak haczedilemez. İstisnalar Kurum alacakları ile nafaka borçlarıdır. Bunların dışında haciz ancak borçlunun muvafakati ile mümkün olur; muvafakat yoksa icra müdürü talebi reddeder. Çalışanın ücretindeki kısmi haciz rejiminden bu yönüyle tamamen ayrılır.