Aile Hukuku

Gaiplik Nedir? Şartları, Süreleri ve Sonuçları

Gaiplik kararı nedir, nasıl alınır? Bir yıl ve beş yıl süreleri, ilan usulü, mirasta güvence ve evliliğin feshi sonuçlarını öğrenin.

12 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Sonbahar yapraklarıyla kaplı ıssız yol
İçindekiler 17

Kısa Cevap

Gaiplik, ölüm tehlikesi içinde kaybolan ya da uzun zamandır kendisinden haber alınamayan bir kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunması hâlinde mahkemenin verdiği karardır. Karar üzerine ölüme bağlı haklar, aynen ölüm ispatlanmış gibi kullanılır. İki süre vardır: ölüm tehlikesinde bir yıl, haber alınamamada beş yıl. Mahkeme ayrıca en az altı ay ilan yapar. Karar, verildiği gün değil, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği ya da son haberin alındığı gün hüküm doğurur.

Bu Durumda mısınız?

  • Bir yakınınızdan yıllardır haber alamıyorsunuz ve miras işlemleri kilitlendi.
  • Deprem, sel, kaza gibi bir olayda kaybolan bir yakınınızın cesedi bulunamadı.
  • Kayıp kişinin banka hesabı, tapusu ya da sigorta alacağı üzerinde işlem yapamıyorsunuz.
  • Eşinden yıllardır haber alamayan bir kişi olarak yeniden evlenmek istiyorsunuz.
  • Kayıp bir kişinin malvarlığı yıllardır kayyım eliyle yönetiliyor.

Süreler ve ilan usulü katıdır; başvuru zamanlaması sonucu doğrudan etkiler. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.

Gaiplik Nedir?

Kurumun tanımı, şartı ve yetkili mahkemesi tek maddede toplanmıştır:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.32

Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir. Yetkili mahkeme, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir.

Maddeden dört unsur çıkar:

  1. İki sebep: ölüm tehlikesi içinde kaybolma veya uzun süredir haber alınamama.
  2. Ölçüt: ölüm hakkında kuvvetli olasılık bulunması.
  3. Başvurabilecekler: hakları bu ölüme bağlı olanlar.
  4. Yetki: kademeli olarak son yerleşim yeri, sonra nüfus kaydı yeri, sonra ana veya babanın kayıtlı olduğu yer.

Gaiplik mi, Ölüm Karinesi mi?

İki kurum sık karıştırılır ama ayrı maddelerde düzenlenmiştir ve sonuçları farklıdır. Gaiplik bir mahkeme kararı gerektirir; ölüm karinesinde ise kanun kişiyi doğrudan ölmüş sayar:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.31

Bir kimse, ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde kaybolursa, cesedi bulunamamış olsa bile gerçekten ölmüş sayılır.

Ayrım tek bir sözcükte toplanıyor: m.31 kesin gözle bakılmayı gerektiren durumdan söz eder, m.32 ise ölüm hakkında yalnız kuvvetli olasılık bulunmasından. Birincisinde ölüm hukuken gerçekleşmiş sayılır; ikincisinde ölüm ispatlanmamıştır, yalnızca ölüme bağlı hakların kullanılmasına izin verilir.

Aşağıdaki karşılaştırma maddelerin kendi lafzından okunur; ölüm karinesi sütunundaki boşluklar, m.31’in bu konularda hüküm içermemesini gösterir:

Ölüm karinesi (m.31)Gaiplik (m.32 vd.)
ÖlçütÖlüme kesin gözle bakılmayı gerektiren durumÖlüm hakkında kuvvetli olasılık
Mahkeme kararıMadde metninde aranmazŞart (m.32)
Bekleme süresiMadde metninde yok1 yıl veya 5 yıl (m.33)
İlanMadde metninde yokEn az 6 ay (m.33)
SonuçKişi gerçekten ölmüş sayılırÖlüme bağlı haklar ölüm ispatlanmış gibi kullanılır (m.35)
Mirasta güvencem.584 yalnız hakkında gaiplik kararı verilmiş kişiyi kapsarGerekir (m.584)

“Karar gerekmez” demek “işlem gerekmez” demek değildir. Aşağıda birebir alıntılanan HMK m.382/2-a-3, ölüm karinesinde nüfus kütüğüne ölü kaydının ilgili yerin mülkî amirinin emriyle düşüldüğünü kayda geçirir; aynı bent, o kişinin sağ olduğunun tespitini ayrı bir çekişmesiz yargı işi olarak sayar. Yani karine, idari bir kayıtla işletilen ve aksi tespit edilebilen bir kabuldür.

Görevli Mahkeme: Talebe Göre Üç Ayrı Yol

Yukarıdaki madde yetkiyi (hangi yer mahkemesi) düzenler; görev (hangi tür mahkeme) ayrı bir kanundan gelir ve burada dikkat gerektiren bir ayrım vardır.

Gaiplik kararı, kişiler hukukundaki çekişmesiz yargı işlerindendir:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.382

a) Kişiler hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Ergin kılınma. 2) Ad ve soyadın değiştirilmesi. 3) Ölüm karinesi sebebiyle (ilgili yerin mülkî amirinin emriyle) nüfus kütüğüne ölü kaydı düşülen kişinin sağ olduğunun tespiti. 4) Gaiplik kararı.

Buna karşılık gaiplik nedeniyle evliliğin feshi aynı maddede aile hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır. Yani iki talep farklı kümelerdedir. Çekişmesiz yargıda görev kuralı ise şudur:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.383

(1) Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir.

Bu ayrım pratikte önemlidir: gaiplik kararını alan eş, yeniden evlenebilmek için gereken fesih kararı bakımından başka bir mahkemeye gitmek durumunda kalabilir.

Talebe Hazineye Devir de Eklenirse: Asliye Hukuk

Sulh hukuk kuralı yalnız çıplak gaiplik istemi için geçerlidir. Gaiplik istemine gaibin malvarlığının Hazineye devri istemi eklendiğinde iş artık çekişmesiz yargı işi olmaktan çıkar. Hukuk Genel Kurulu bu noktada yerel mahkemenin sulh hukuk görüşünü bozmuştur:

“Görüldüğü üzere davacı Hazine vekilince, HMK 382/2-a-4 maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işi olan gaiplik istemi yanında, gaibin mal varlığının da hazineye devri isteminde de bulunulmuş olup bu istem TMK’nun 588. maddesi kapsamında kalmaktadır. Bu hali ile davacı isteminin HMK’nun 2. maddesi kapsamında kaldığının kabulü dolayısıyla da davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu tartışmasızdır.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/2096, K. 2015/1304, T. 06.05.2015 — direnme kararının bozulması)

Yani belirleyici olan istemin adı değil, bileşimidir: aynı dilekçede gaiplikle birlikte gaibin malvarlığının Hazineye devri de isteniyorsa dosya asliye hukuk mahkemesine aittir.

Bu kural, karardaki somut bileşim için konmuştur. Kurul içinde bir kısım üye, gaibe düşen miras payının mirasçılara teslim edilmesinin de çekişmesiz yargı işi olarak sayıldığını (HMK m.382/2-c-4) belirterek yerel mahkemenin görüşünü savunmuş, ancak bu görüş çoğunlukça benimsenmemiştir. Dolayısıyla “malvarlığına dair her ek istem asliye hukuka gider” biçiminde bir genelleme bu karardan çıkarılamaz.

TalepHangi kümeGörevli mahkeme
Yalnız gaiplik kararıKişiler hukuku çekişmesiz işi (m.382/2-a)Sulh hukuk (m.383)
Gaiplik nedeniyle evliliğin feshiAile hukuku çekişmesiz işi (m.382/2-b)Aile mahkemesi
Gaiplik + malvarlığın Hazineye devriÇekişmesiz yargı işi değilAsliye hukuk (m.2)

Görev tartışmasının bedeli somuttur: yukarıdaki dosyada uyuşmazlık görevsizlik ekseninde ilk derece, Özel Daire ve Hukuk Genel Kurulu arasında gidip gelmiş, esasa hiç girilmeden yıllar geçmiştir.

Süreler: Bir Yıl ve Beş Yıl

Hangi sebebe dayanıldığı, beklenecek süreyi belirler:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.33

Gaiplik kararının istenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir. Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır. Bu süre, ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır.

SebepBeklenecek süreBaşlangıç
Ölüm tehlikesi içinde kaybolma1 yılÖlüm tehlikesinin gerçekleştiği tarih
Uzun süredir haber alınamama5 yılSon haber tarihi

Bu sürelerin üzerine ayrıca en az altı aylık ilan süresi eklenir. Yani dava, bekleme süresi dolduktan sonra açılır ve ilanla birlikte bir süre daha sürer.

Mahkeme Neyi Araştırır?

Gaiplik davası bir evrak işi değildir. İlan tek başına yetmez; mahkemenin kayıp kişi hakkında resmî kurumlardan araştırma yapması gerekir. Yargıtay, bu araştırmayı yapmadan gaipliğe karar veren mahkemenin hükmünü eksik araştırma nedeniyle bozmuştur:

“Hakkında gaiplik kararı verilmesi istenilen … hakkında nüfus kayıtlarının ve buna ilişkin belgelerin kolluk, nüfus müdürlüğü ve ilgili kurumlardan araştırıldıktan sonra sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,”

(Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/22777, K. 2016/2959, T. 23.02.2016 — bozma)

Karardaki üç adres pratik bir kontrol listesi verir: kolluk, nüfus müdürlüğü ve ilgili kurumlar. Başvuru sahibinin elindeki bilgi ne kadar eksiksizse (son bilinen adres, son iletişim tarihi, varsa kayıp ihbarı kaydı) mahkemenin araştırması o kadar hızlı sonuçlanır.

Kayıp Kişi Ortaya Çıkarsa

Kanun bu ihtimali ayrıca düzenler ve sonucu nettir — dava reddedilmez, istem düşer:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.34

Gaipliğine karar verilecek kişi, ilân süresi dolmadan ortaya çıkar veya kendisinden haber alınırsa ya da öldüğü tarih tespit edilirse gaiplik istemi düşer.

Üçüncü hâl önemlidir: kişinin öldüğü tarihin tespit edilmesi de istemi düşürür. Çünkü artık gaiplik değil, ispatlanmış bir ölüm vardır ve miras doğrudan o tarihe göre açılır.

Kararın Hükmü ve Geriye Etkisi

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.35

İlândan sonuç alınamazsa, mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır. Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur.

İkinci cümle uygulamada en çok gözden kaçan noktadır: karar karar tarihinden değil, olayın gerçekleştiği tarihten itibaren hüküm doğurur. Bu, mirasın hangi tarihte açıldığını ve dolayısıyla o tarihteki mirasçıların kim olduğunu belirler. Aradan geçen yıllarda mirasçılardan biri ölmüşse tablo tamamen değişir.

Bunun doğrudan bir usul sonucu vardır: o tarih kararın kendisinde yazılı olmak zorundadır. Aynı Daire, son haber tarihini tespit etmeden gaipliğe karar veren mahkemenin hükmünü bu nedenle de bozmuştur:

“Bu itibarla, söz konusu hükmün hangi tarihten itibaren sonuç doğuracağı bilinemediğinden, gaibin nüfus kaydına tescil işleminin yapılmasında tereddüt olacaktır. Halbuki hüküm açık, infazda tereddüde yer vermeyecek şekilde olmalıdır. Mahkemece, gerekli araştırma yapılarak hakkında gaiplik kararı verilmesi istenilenlerden son haberin alındığı tarih tespit edilerek bu tarihin karar yerinde açıkça gösterilmesi gerekirken yazılı biçimde infazda tereddütlere neden olacak şekilde karar verilmesi,”

(Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/22777, K. 2016/2959, T. 23.02.2016 — bozma)

Elinizdeki gaiplik ilamında son haber tarihi yazmıyorsa, kararın nüfus kaydına tescilinde tereddüt çıkabileceğini kararın kendisi söylüyor; çünkü hükmün hangi güne etki edeceği belli değildir.

Mirasta Güvence Şartı

Gaiplik kararı ölümü ispatlamaz, ölüme bağlı hakların kullanılmasını mümkün kılar. Kişinin geri dönme ihtimali hukuken açık kaldığı için kanun bir emniyet supabı koyar:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.584

Hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimsenin mirasçıları veya mirasında hak sahibi olan kişiler, tereke malları kendilerine teslim edilmeden önce bu malları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkin güvence göstermek zorundadırlar.

Yani tereke, güvence gösterilmeden teslim edilmez.

Güvence Ne Kadar Süreyle Gösterilir?

Güvence süresiz değildir; maddenin devamı hem süreyi hem de başlangıcını gösterir. Ve süre, gaiplik sebebine göre üçe katlanır:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.584/2-3

Bu güvence, ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda beş yıl, uzun zamandan beri haber alınamama durumunda onbeş yıl ve her hâlde en çok gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek süre için gösterilir.

Beş yıl, tereke mallarının tesliminden; onbeş yıl, son haber tarihinden başlayarak hesaplanır.

Gaiplik sebebiGüvence süresiSüre ne zaman başlar
Ölüm tehlikesi içinde kaybolma5 yılTereke mallarının teslimi
Uzun süredir haber alınamama15 yılSon haber tarihi
Her iki hâlde üst sınırGaibin yüz yaşına varacağı güne kadar

İki başlangıç noktasının farklı olması sonucu değiştirir: on beş yıl teslimden değil, son haber tarihinden işler. Haber alınamama hâlinde dava zaten en erken beşinci yılın sonunda açılabildiğine ve ilan da en az altı ay sürdüğüne göre (m.33), tereke teslim alındığında bu on beş yılın bir bölümü çoktan geçmiş olur. Terekenin korunması ve tespitine ilişkin genel usul için terekenin tespiti davası yazımıza bakabilirsiniz.

Gaibin Eşi Yeniden Evlenebilir mi?

Gaiplik kararı evliliği kendiliğinden sona erdirmez. Ayrı bir karar gerekir:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.131

Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Kaybolanın eşi evliliğin feshini, gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrıca açacağı bir dava ile isteyebilir. Ayrı bir dava ile evliliğin feshi, davacının yerleşim yeri mahkemesinden istenir.

Maddenin sunduğu iki seçenek pratikte zaman kazandırır: fesih, gaiplik başvurusuyla birlikte istenebileceği gibi ayrı bir dava ile de istenebilir. İkinci yolda yetkili mahkeme davacının yerleşim yeri mahkemesidir.

Hazinenin İstemi

Ölüme bağlı hak sahibi bulunmayan hâller için ayrı bir yol vardır:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.588

Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir.

Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilân süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer.

Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.

Burada tetikleyici, ölüm olasılığı değil malvarlığının uzun süre resmen yönetilmiş olmasıdır. Kayıp kişinin malvarlığının yönetimi için atanan kişi bir yönetim kayyımıdır; kayyımlık için vesayet yazımıza bakabilirsiniz.

Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları sonucu tamamlar: ilan süresinde hiçbir hak sahibi çıkmazsa miras Devlete geçer, ama Devlet de bu malları aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür. Yani m.584’ün güvence mantığı Devlet için de geçerlidir. Gaip ya da üstün hak sahibi sonradan ortaya çıkarsa iade borcu doğar.

Bu yolun taşınmazda ne ürettiği 2026 tarihli bir kararda görülüyor: Hazinenin istemi üzerine tapu kayıt maliklerinin gaipliği tespit edildiğinde mahkemenin yapması gereken, o payları iptal edip Hazine adına tescile karar vermektir.

“…gaip olduğu tespit edildiğine göre gaiplik kararı verilerek dava konusu taşınmazda adı geçen tapu kayıt maliklerinin paylarının iptali ile davacı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş…”

(Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2771, K. 2026/257, T. 15.01.2026 — bozma)

Bu dosya aynı zamanda yukarıdaki görev tablosunun uygulamadaki karşılığını gösterir: istem hem gaipliği hem de malvarlığının Hazineye intikalini kapsıyordu ve dava ilk derecede asliye hukuk mahkemesinde görülmüştür.

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. Hangi sebebe dayandığınızı belirleyin. Ölüm tehlikesi içinde kaybolma mı, uzun süredir haber alınamama mı? Bu seçim hem bekleme süresini (1 yıl / 5 yıl) hem de ileride güvence süresini (5 yıl / 15 yıl) belirler (TMK m.33, m.584).
  2. Sürenin dolduğunu doğrulayın. Süre, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği ya da son haberin alındığı günden işler; dava ancak süre dolduktan sonra açılabilir (TMK m.33).
  3. Talebinizin bileşimine karar verin. Yalnız gaiplik mi istiyorsunuz, yoksa aynı dilekçede gaibin malvarlığının Hazineye devri de isteniyor mu? Görevli mahkeme buna göre değişir (HMK m.383 / m.2). Bunun dışındaki malvarlığı istemleri bakımından karardan genel bir kural çıkarılamaz.
  4. Son haber tarihini belgeleyin. Son iletişim kaydı, adres bilgisi, kayıp ihbarı, tanık: mahkeme bu tarihi kararında açıkça göstermek zorundadır; belirsizlik bozma sebebidir.
  5. Kurum araştırmasına hazırlıklı olun. Mahkeme nüfus müdürlüğü, kolluk ve ilgili kurumlardan araştırma yapar; elinizdeki bilgi bu araştırmayı kısaltır.
  6. İlan süresini bekleyin. İlk ilandan itibaren en az altı ay geçmeden karar verilmez (TMK m.33).
  7. Evlilik varsa fesih talebini unutmayın. Gaiplik kararı evliliği sona erdirmez; fesih ya aynı başvuruyla ya da ayrı bir davayla istenir (TMK m.131).

Bu adımların hiçbiri avukat zorunluluğu doğurmaz; ancak süre başlangıcının ve talep bileşiminin doğru kurulması davanın sonucunu doğrudan etkilediği için bir avukata danışmanız yerinde olur.

Sık Yapılan Hatalar

  • Kararın karar tarihinden itibaren hüküm doğurduğunu sanmak. Geriye etkilidir; miras o tarihte açılır (TMK m.35).
  • Son haber tarihini kararda aratmamak. Tarih ilamda yazılı değilse hükmün hangi günden itibaren sonuç doğuracağı bilinemez ve nüfus ya da tapu işleminde tereddüt çıkar.
  • Gaiplik davasını salt evrak işi sanmak. Mahkeme kolluk, nüfus müdürlüğü ve ilgili kurumlardan araştırma yapmadan karar veremez; eksik araştırma bozma sebebidir.
  • Bekleme süresiyle ilan süresini karıştırmak. İkisi ayrıdır ve toplanır.
  • Bir yıl ile beş yılı birbirinin yerine kullanmak. Hangi sebebe dayanıldığı süreyi belirler.
  • Gaiplik kararıyla evliliğin sona erdiğini sanmak. Ayrıca fesih kararı gerekir (TMK m.131).
  • Tereke mallarının güvencesiz teslim alınabileceğini düşünmek. Güvence kanuni şarttır ve süresi sebebe göre 5 ya da 15 yıldır (TMK m.584).
  • Hazineye devir istemini gaiplik istemine ekleyip sulh hukuka gitmek. İkisi birlikte istendiğinde görevli mahkeme asliye hukuktur (HMK m.2).
  • Gaipliği ölüm karinesiyle karıştırmak. Ölüm karinesi, ölümüne kesin gözle bakılan hâllere ilişkindir (TMK m.31).

Özet

  • Gaiplik, ölüm hakkında kuvvetli olasılık varsa verilen mahkeme kararıdır (TMK m.32); ölüme kesin gözle bakılan hâl ise ölüm karinesidir ve karar gerektirmez (TMK m.31).
  • Süreler: ölüm tehlikesinde 1 yıl, haber alınamamada 5 yıl; ayrıca en az 6 ay ilan (TMK m.33).
  • Mahkeme ilanla yetinmez; kolluk, nüfus müdürlüğü ve ilgili kurumlardan araştırma yapmak zorundadır.
  • Kişi ilan süresinde ortaya çıkar ya da ölüm tarihi tespit edilirse istem düşer (TMK m.34).
  • Karar, olayın gerçekleştiği güne geri etkilidir; mirasın açılma anını bu belirler (TMK m.35) ve o tarih kararda açıkça gösterilmelidir.
  • Mirasçılar tereke mallarını güvence göstermeden teslim alamaz; güvence 5 yıl (ölüm tehlikesi) ya da 15 yıl (haber alınamama), en çok gaibin yüz yaşına kadar (TMK m.584).
  • Gaibin eşi, ayrıca evliliğin feshi kararı almadan yeniden evlenemez (TMK m.131).
  • Görev üçe ayrılır: yalnız gaiplik sulh hukuk (HMK m.383), evliliğin feshi aile mahkemesi, gaiplik + malvarlığın Hazineye devri asliye hukuk (HMK m.2). Karar bu bileşim için verilmiştir; her malvarlığı istemine genellenemez.
  • Hazine yolunda ilan süresinde hak sahibi çıkmazsa miras Devlete geçer; Devlet de gaibe veya üstün hak sahibine karşı geri vermekle yükümlüdür (TMK m.588).

İlgili yazılar: Vesayet ve Kayyımlık · Terekenin Tespiti Davası · Veraset İlamı · Fiil Ehliyeti

Sıkça Sorulan Sorular

Gaiplik ne demek?

Gaiplik, ölüm tehlikesi içinde kaybolan ya da uzun süredir kendisinden haber alınamayan bir kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunması hâlinde mahkemece verilen karardır (TMK m.32). Karar sonrası ölüme bağlı haklar, ölüm ispatlanmış gibi kullanılır (TMK m.35).

Gaiplik kararı için ne kadar süre geçmesi gerekir?

İki ayrı süre vardır. Ölüm tehlikesi içinde kaybolmada en az bir yıl, uzun süredir haber alınamamada ise son haber tarihinden itibaren en az beş yıl geçmiş olmalıdır (TMK m.33).

Gaiplik kararını kim isteyebilir?

Hakları bu kişinin ölümüne bağlı olanlar isteyebilir. Yani mirasçılar gibi ölüme bağlı hak sahipleri başvurabilir (TMK m.32).

Hangi mahkeme yetkilidir?

Kişinin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesidir. Türkiye'de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir (TMK m.32).

Gaiplik davasında görevli mahkeme hangisidir?

Yalnız gaiplik kararı isteniyorsa sulh hukuk mahkemesidir. Gaiplik kararı HMK m.382/2-a'da kişiler hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır; çekişmesiz yargıda aksine düzenleme yoksa sulh hukuk mahkemesi görevlidir (HMK m.383). Aynı dilekçede gaibin malvarlığının Hazineye devri de isteniyorsa görev asliye hukuk mahkemesine geçer (HMK m.2).

Gaiplikle birlikte malvarlığının devrini de istersem hangi mahkeme görevli olur?

Asliye hukuk mahkemesi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, gaiplik istemi yanında gaibin malvarlığının Hazineye devri de istendiğinde işin çekişmesiz yargı kapsamında kalmadığını ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu belirtmiştir (HMK m.2). Sulh hukuk kuralı yalnız çıplak gaiplik istemi için geçerlidir (HMK m.383).

Mahkeme gaiplik davasında ne araştırır?

İlan tek başına yetmez. Yargıtay, gaipliği istenen kişiye ilişkin nüfus kayıtlarının ve belgelerin kolluk, nüfus müdürlüğü ve ilgili kurumlardan araştırılması gerektiğini, eksik araştırmayla verilen kararın bozulacağını belirtmiştir (TMK m.32, m.33).

Gaiplik ilamında son haber tarihi yazmıyorsa ne olur?

Sorun çıkarır. Karar, son haberin alındığı günden itibaren hüküm doğurduğu için o tarih ilamda açıkça gösterilmelidir (TMK m.35). Yargıtay, tarihin belirlenmemesi hâlinde hükmün hangi günden itibaren sonuç doğuracağının bilinemeyeceğini ve nüfus kaydına tescil işleminde tereddüt oluşacağını belirterek kararı bozmuştur.

Mirasta gösterilen güvence kaç yıl sürer?

Sebebe göre değişir. Ölüm tehlikesi içinde kaybolmada beş yıl, uzun zamandan beri haber alınamamada on beş yıl, her hâlde en çok gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek süre için gösterilir. Beş yıl tereke mallarının tesliminden, on beş yıl ise son haber tarihinden başlar (TMK m.584).

İlan süresinde hiçbir hak sahibi çıkmazsa gaibin malı ne olur?

Hazinenin istemiyle yürüyen yolda gaibin mirası Devlete geçer. Ancak Devlet de gaibe veya sonradan ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür (TMK m.588).

Evliliğin feshi de aynı mahkemede mi istenir?

Hayır, küme farklıdır. Gaiplik nedeniyle evliliğin feshi HMK m.382/2-b'de aile hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayılır ve aile mahkemesinin görev alanına girer. Gaiplik kararı ise sulh hukuk mahkemesinden alınır.

Gaiplik davasında ilan zorunlu mu?

Evet. Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunanları usulüne göre ilanla çağırır. Bu süre ilk ilan gününden başlayarak en az altı aydır (TMK m.33).

Kayıp kişi ilan süresinde ortaya çıkarsa ne olur?

Gaiplik istemi düşer. Kişi ilan süresi dolmadan ortaya çıkar, kendisinden haber alınır ya da öldüğü tarih tespit edilirse istem hükümsüz kalır (TMK m.34).

Gaiplik kararı hangi tarihten itibaren hüküm doğurur?

Karar tarihinden değil, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur (TMK m.35). Bu, mirasın açılma anını belirlediği için önemlidir.

Gaibin mirası hemen paylaşılır mı?

Mirasçılar tereke mallarını teslim almadan önce güvence göstermek zorundadır. Bu güvence, malları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkindir (TMK m.584).

Gaibin eşi yeniden evlenebilir mi?

Doğrudan evlenemez. Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Fesih, gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrı bir davayla istenebilir (TMK m.131).

Gaiplik ile ölüm karinesi aynı şey mi?

Hayır, ölçütleri farklıdır. Ölüm karinesinde kişi, ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde kaybolur ve cesedi bulunamasa bile gerçekten ölmüş sayılır (TMK m.31). Gaiplikte ise ölüm konusunda yalnız kuvvetli olasılık vardır ve sonuç ancak mahkeme kararıyla doğar (TMK m.32).

Hazine gaiplik isteyebilir mi?

Evet. Sağ olup olmadığı bilinmeyen kişinin malvarlığı on yıl resmen yönetilirse ya da kişinin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse Hazinenin istemi üzerine gaipliğe karar verilir (TMK m.588).

Gaip sonradan geri dönerse ne olur?

Güvence kurumu tam da bu ihtimal için öngörülmüştür. Tereke mallarını teslim alanlar, malları gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkin güvence göstermiş olurlar (TMK m.584).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejiminin tasfiyesi davalarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp