
İçindekiler 14
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Haciz İhbarnamesi Nedir?
- Birinci, İkinci ve Üçüncü Haciz İhbarnamesi
- Dayandığı Kanun Maddesi
- İtiraz Etmemenin Sonucu: Borç Zimmette Sayılır
- Haciz İhbarnamesine Nasıl İtiraz Edilir?
- Gerçeğe Aykırı Beyanın Sonucu: Tazminat
- Üçüncü Kişinin Menfi Tespit Davası
- Doğmamış (Müstakbel) Alacak Haczedilebilir mi?
- Usulüne Aykırı Haciz İhbarnamesi Geçersizdir
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Haciz ihbarnamesi, borçlunun üçüncü bir kişideki alacağı ya da taşınır malı haczedildiğinde icra dairesinin o üçüncü kişiye gönderdiği bildirimdir. Dayanağı İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesidir. Üçüncü kişi ihbarnameye yedi gün içinde itiraz etmezse borç zimmetinde sayılır; bu nedenle ihbarname alındığında süreye dikkat etmek belirleyicidir.
Bu Durumda mısınız?
Aşağıdaki tablolar haciz ihbarnamesinin tipik muhataplarını gösterir:
- Bir borçlunun sizde bulunan parası veya malı için icra dairesinden size bir “haciz ihbarnamesi” tebliğ edilmiş.
- Kiracınız hakkında icra takibi başlatılmış ve size, kira borcunu artık ev sahibine değil icra dairesine ödemeniz bildirilmiş.
- Ticari ilişkiniz olan bir firmanın alacaklısı, sizin o firmaya olan borcunuz için hakkınızda haciz ihbarnamesi çıkartmış.
- Bankada mevduatı bulunan bir borçlunun alacaklısı olarak, üçüncü kişideki bu alacağı haczettirmek istiyorsunuz.
- Size haciz ihbarnamesi geldi ama bildirilen kişiye gerçekte hiçbir borcunuz yok.
Bu tabloların her birinde sürenin işleyişi ve yapılacak itiraz farklıdır. İhbarnamenin kaçıncısı olduğu ve ne zaman tebliğ edildiği, izlenecek yolu belirler.
Haciz İhbarnamesi Nedir?
Haciz ihbarnamesi, borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczinde kullanılan bildirim aracıdır. İcra takibinde borçlunun malı doğrudan borçlunun elinde değil de bir başkasında (bankada, işverende, kiracıda ya da ticari muhatabında) bulunuyorsa, icra memuru o üçüncü kişiye borcu artık icra dairesine ödemesini bildirir. Kanun bu bildirimi şöyle tanımlar:
“Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).”
(İcra ve İflas Kanunu m.89/1)
Bu düzenlemenin muhatabı borçlu değil, borçluya borçlu olan ya da onun malını elinde bulunduran üçüncü kişidir. İhbarnameyi alan üçüncü kişi için iki yol vardır: yedi gün içinde itiraz etmek ya da sessiz kalmak. İkisinin sonucu tamamen farklıdır. İşverendeki ücret alacağının haczi de bu yolla işler; bu özel hâlin ayrıntıları için maaş haczi yazısına bakabilirsiniz.
Birinci, İkinci ve Üçüncü Haciz İhbarnamesi
Süreç tek bir bildirimle bitmez; birbirini izleyen üç ihbarnameden oluşur ve her aşamada üçüncü kişiye yeni bir yedi günlük itiraz imkânı tanınır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu mekanizmanın ilk halkasını şöyle açıklar:
“Üçüncü kişi, birinci haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, birinci haciz ihbarnamesi ile istenen borç üçüncü kişinin zimmetinde sayılır. Yani üçüncü kişi, kendisinden birinci haciz ihbarnamesi ile istenen alacak miktarını takip borçlusuna borçlu olduğunu kabul etmiş sayılır (İİK m. 89/3, c. 1).”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/136, K. 2022/12, T. 18.01.2022 — onama)
Kanun bu zinciri şöyle kurar. Birinci ihbarnameye yedi gün içinde itiraz edilmezse borç zimmette sayılır ve bu durum ikinci bir ihbarname ile üçüncü kişiye bildirilir:
“Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir.”
(İcra ve İflas Kanunu m.89/3)
İkinci ihbarnameye de yedi gün içinde itiraz edilmezse üçüncü ihbarname gönderilir. Bu son aşamada üçüncü kişiden, zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedindeki malı teslim etmesi istenir. Görüldüğü gibi her ihbarname üçüncü kişiye ayrı bir savunma penceresi açar; sürecin herhangi bir aşamasında süresinde yapılan itiraz zinciri durdurur.
Dayandığı Kanun Maddesi
Kurumun tamamı İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesinde düzenlenmiştir. Üçüncü kişinin hangi sebeplerle ve nasıl itiraz edebileceği ikinci fıkrada gösterilmiştir:
“Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.”
(İcra ve İflas Kanunu m.89/2)
Bu fıkra iki şeyi birden belirler: itiraz süresi yedi gündür ve itiraz yazılı ya da sözlü olarak icra dairesine yapılır. İtiraz için ayrıca bir dava açmaya gerek yoktur; icra dairesine yapılan bildirim yeterlidir.
İtiraz Etmemenin Sonucu: Borç Zimmette Sayılır
Üçüncü kişinin süresinde itiraz etmemesinin sonucu ağırdır: gerçekte borçlu olmasa bile, ihbarnamede yazılı tutar bakımından borçlu konumuna gelir. Bu durum, takip borçlusunun değil, itiraz etmeyen üçüncü kişinin kendisine ait bir sorumluluktur. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bu konumu ve buna bağlı dava yolunu şöyle ayırır:
“İİK 89/3’de düzenlenen menfi tesbit davası takibin borçlusu tarafından değil, İİK 89. maddedeki yasal yollara başvurmayan veya süresinde başvurmadığı için haciz ihbarnamesindeki miktar yönünden borçlu konumuna gelen 3. şahıs tarafından açılan bir dava olup, hüküm ve sonuçları aynı maddede düzenlenmiştir. Davanın red veya kabulünün yahut usulden reddinin sonuca etkisi olmayıp yasanın açık hükmü gereği karar kesinleşinceye kadar takip duracaktır.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/5588, K. 2021/1514, T. 15.02.2021 — bozma)
Yani itiraz edilmediğinde üçüncü kişinin elindeki tek yol, aşağıda ele alınan İİK m.89/3 menfi tespit davasıdır. Bu, takip borçlusunun açtığı menfi tespit davasından ayrı, üçüncü kişiye özgü bir davadır.
Haciz İhbarnamesine Nasıl İtiraz Edilir?
İtiraz yalnızca yedi günlük süre içinde yapıldığında sonuç doğurur ve bu süre kesindir. Süre, ihbarnamenin usulüne uygun tebliğinden başlar. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, süresinde yapılmayan itirazın ikinci ihbarnameye engel olmayacağını somut bir olayda şöyle ortaya koyar:
“Somut olayda şikayetçiye 1. haciz ihbarnamesi 26.07.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 7 günlük yasal süre dolduktan sonra 20.08.2013 tarihinde yapılan itiraz süresinde değildir. Bu nedenle 2.haciz ihbarnamesi gönderilmesinde bir usulsüzlük yoktur.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/7094, K. 2014/9463, T. 01.04.2014 — bozma)
Pratik sonuç şudur: ihbarname elinize geçtiğinde borcunuz olmadığını, malın sizde bulunmadığını ya da borçluya ait olmadığını düşünüyorsanız, bunu beklemeden ve yedi gün dolmadan icra dairesine bildirmelisiniz. Üçüncü kişinin beyanı hiçbir harca tabi değildir.
Gerçeğe Aykırı Beyanın Sonucu: Tazminat
İtiraz etmek, gerçeğe aykırı beyanda bulunmanın önünü açmaz. Üçüncü kişi borcu olmadığını beyan eder ama alacaklı bunun aksini ispat ederse, üçüncü kişi hem tazminata mahkûm edilir hem de cezalandırılması istenebilir. Kanun bunu şöyle düzenler:
“Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahküm edilmesini istiyebilir.”
(İcra ve İflas Kanunu m.89/4)
Bu tazminatın konusunu ve ispat yükünü Yargıtay 12. Hukuk Dairesi açıklığa kavuşturur:
“Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Bu davada üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, davacı takip alacaklısı ispat etmelidir.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/4172, K. 2025/132, T. 14.01.2025 — bozma)
Aynı kararda bir sınır da çizilir: tazminata hükmedilebilmesi için, haciz ihbarnamesinin tebliği tarihinde üçüncü kişi nezdinde İİK m.89/1 kapsamında haczedilebilecek muaccel bir alacağın bulunması zorunludur.
“…anılan maddeye göre tazminata hükmedilebilmesi için, borçlunun, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, İİK’nın 89/1. maddesi kapsamında haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunması zorunludur.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/4172, K. 2025/132, T. 14.01.2025 — bozma)
Bu ölçüt üçüncü kişiyi korur: ortada haczedilebilir, muaccel bir alacak yoksa, üçüncü kişinin “borcum yok” demesi gerçeğe aykırı beyan sayılmaz.
Üçüncü Kişinin Menfi Tespit Davası
İtiraz etmeyen üçüncü kişi için kanun tümüyle kapalı bir kapı bırakmaz. İİK m.89/3 uyarınca, ikinci ihbarnameye süresinde itiraz etmeyen üçüncü kişiye on beş gün içinde parayı ödemesi veya menfi tespit davası açması bildirilir. Üçüncü kişi, dava açtığına dair belgeyi bildirim tarihinden itibaren yirmi gün içinde icra dairesine teslim ederse, hakkındaki cebri icra işlemleri dava sonundaki kararın kesinleşmesine kadar durur.
Bu dava, takip borçlusunun İİK m.72’ye dayanan menfi tespit davasından üç noktada ayrılır. Birincisi, davacı borçlu değil üçüncü kişidir. İkincisi, ispat yükü doğrudan üçüncü kişidedir; takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın ona ait olmadığını ispat etmek zorundadır. Üçüncüsü, davayı kaybeden üçüncü kişi dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir; buna karşılık bu dava maktu harca tabidir. Takip borçlusunun açtığı menfi tespit davasının ayrıntıları için menfi tespit ve istirdat davası yazısına bakabilirsiniz.
Doğmamış (Müstakbel) Alacak Haczedilebilir mi?
Kural olarak henüz doğmamış bir alacak haczedilemez; ancak istisnası vardır. Üçüncü kişi ile borçlu arasında süregelen bir hukuki ilişki varsa ve bu ilişkiden devamlı bir alacak doğuyorsa, doğacak alacaklar için de haciz ihbarnamesi gönderilebilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi müstakbel alacağı şöyle tanımlar:
“Kural olarak iki kişi arasında mevcut olan bir hukuki ilişkiye (temele) dayanan, henüz doğmamış olmakla birlikte ileride doğması muhtemel bulunan alacaklara müstakbel alacak denir. Müstakbel (beklenen) ya da doğacak alacaklar için haciz ihbarı ya da haciz yazısı gönderilebilmesi, üçüncü kişi ile borçlu arasında süregelen bir hukuki ilişkinin varlığına bağlıdır.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/512, K. 2019/8582, T. 20.05.2019 — bozma)
Buradaki ölçüt, salt ihtimalle devamlılık gösteren alacağı ayırmaktır. Örneğin bir kira sözleşmesi süregelen bir hukuki ilişki kurar ve her ay doğan kira alacağı için üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilebilir. Buna karşılık, henüz kurulmamış bir ilişkiden doğması yalnızca muhtemel olan bir hakkın haczi mümkün değildir.
Usulüne Aykırı Haciz İhbarnamesi Geçersizdir
Haciz ihbarnamesi ağır sonuçlar doğurduğu için şekil ve tebliğ şartlarına sıkı sıkıya bağlıdır. Yazılı şekil şartlarını taşımayan ya da usulüne uygun tebliğ edilmeyen ihbarname geçersizdir ve sonraki halkaları da düşürür. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bunu tereddüde yer bırakmayacak biçimde ifade eder:
“İİK.’nun 89. maddesi hükmü ve anılan Yönetmelikteki açık düzenlemeler karşısında, yazılı şekil şartlarını içermeyen birinci haciz ihbarnamesi ile ikinci haciz ihbarnamesinin geçersiz olacağı tereddüde yer vermeyecek kadar açıktır.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/15623, K. 2017/7902, T. 23.05.2017 — bozma)
Bunun pratik önemi büyüktür. Usulüne uygun bir birinci ihbarname düzenlenmeden gönderilen ikinci ve üçüncü ihbarnameler de hükümsüzdür. Üçüncü kişi, tebliğdeki usulsüzlüğü öğrendiğinde bunu şikâyet konusu yapabilir; zira zimmetin doğması, ancak usulüne uygun bir ihbarnameye bağlıdır.
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- İhbarnamenin tebliğ tarihini ve kaçıncı ihbarname olduğunu belirleyin. Yedi günlük süre bu tarihten işler.
- Bildirilen kişiye gerçekten borcunuz olup olmadığını ya da malın sizde bulunup bulunmadığını tespit edin.
- Borcunuz yoksa ya da mal sizde değilse, yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak itiraz edin. İtiraz harca tabi değildir.
- İtirazınızı gerçeğe uygun kurun. Gerçeğe aykırı beyan, İİK m.89/4 uyarınca tazminat ve cezai sorumluluk doğurabilir.
- Süreyi kaçırdıysanız, ikinci ihbarnameden sonra tanınan on beş günlük süre içinde İİK m.89/3’e göre menfi tespit davası açmayı değerlendirin ve dava belgesini yirmi gün içinde icra dairesine verin.
- İhbarnamenin şekil veya tebliğ şartlarında usulsüzlük varsa bunu şikâyet yoluyla ileri sürün.
Sık Yapılan Hatalar
Yedi günlük süreyi beklemek. İtiraz süresi kesindir; süre dolduktan sonra yapılan itiraz ikinci ihbarnameyi engellemez.
İtirazı yazılı yapmak zorunda sanmak. İtiraz icra dairesine yazılı ya da sözlü olarak yapılabilir ve harca tabi değildir.
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak. “Borcum yok” demenin bedeli, aksi ispatlanırsa tazminat ve cezai sorumluluktur.
İhbarnameyi takip borçlusunun sorunu sanmak. İtiraz etmeyen üçüncü kişi, kendi adına borçlu konumuna gelir; sorumluluk ona geçer.
Usulsüz tebliği görmezden gelmek. Usulüne uygun birinci ihbarname olmadan gönderilen ikinci ve üçüncü ihbarnameler hükümsüzdür; bu şikâyet konusu yapılabilir.
Özet
- Haciz ihbarnamesi, borçlunun üçüncü kişideki hak ve alacaklarının haczinde kullanılan bildirimdir; dayanağı İİK m.89’dur.
- Üçüncü kişi yedi gün içinde itiraz etmezse borç zimmetinde sayılır; süreç birinci, ikinci ve üçüncü ihbarname olarak ilerler ve her aşamada yeni bir yedi günlük itiraz imkânı doğar.
- İtiraz yazılı veya sözlü olarak icra dairesine yapılır ve harca tabi değildir.
- Gerçeğe aykırı beyan, İİK m.89/4 uyarınca tazminat ve cezai sorumluluk doğurur; tazminatın konusu alacaklının zararıdır ve ispat yükü alacaklıdadır.
- İtiraz etmeyen üçüncü kişi, İİK m.89/3 uyarınca on beş gün içinde menfi tespit davası açabilir; bu dava maktu harca tabidir.
- Usulüne aykırı düzenlenen ya da tebliğ edilen ihbarname geçersizdir ve sonraki ihbarnameleri de hükümsüz kılar.
Sıkça Sorulan Sorular
Haciz ihbarnamesi nedir?
Borçlunun üçüncü bir kişide bulunan alacağı ya da taşınır malı haczedildiğinde, icra dairesinin o üçüncü kişiye gönderdiği bildirimdir. Dayanağı İİK m.89'dur. Üçüncü kişiye, borcu artık borçluya değil ancak icra dairesine ödeyebileceği, aksi hâlde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağı bildirilir.
Haciz ihbarnamesine itiraz etmezsem ne olur?
Birinci haciz ihbarnamesine yedi gün içinde itiraz edilmezse borç, üçüncü kişinin zimmetinde sayılır; yani borçlu olduğu kabul edilmiş sayılır. Bunun üzerine ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilir. Sürecin sonunda üçüncü kişi, gerçekte borçlu olmasa bile bu parayı icra dairesine ödemek zorunda kalabilir.
Haciz ihbarnamesine kaç gün içinde itiraz edilir?
İİK m.89 uyarınca haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmelidir. İtiraz icra dairesine yazılı veya sözlü olarak yapılabilir. Bu yedi günlük süre kesindir; süresinden sonra yapılan itiraz sonuç doğurmaz ve ikinci ihbarnamenin gönderilmesini engellemez.
Birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi arasındaki fark nedir?
Birinci ihbarname borcu icra dairesine ödeme ve itiraz hakkını bildirir. Yedi gün içinde itiraz edilmezse borç zimmette sayılır ve bu, ikinci ihbarname ile duyurulur. İkinci ihbarnameye de itiraz edilmezse üçüncü ihbarname gönderilir; artık üçüncü kişiden borcu ödemesi veya malı teslim etmesi istenir.
Bankaya veya işverene gelen haciz ihbarnamesi ne anlama gelir?
Borçlunun bankadaki mevduatı ya da işverendeki ücret alacağı gibi üçüncü kişideki hak ve alacakları haczedildiğinde, o kuruma haciz ihbarnamesi tebliğ edilir. Kurum, ihbarnameye yedi gün içinde itiraz etmezse, borçluya ait olduğu bildirilen tutar zimmetinde sayılır ve icra dairesine ödenir.
Üçüncü kişi gerçeğe aykırı beyanda bulunursa ne olur?
İİK m.89/4 uyarınca üçüncü kişinin itirazının gerçeğe aykırı olduğunu alacaklı icra mahkemesinde ispat ederse, üçüncü kişi tazminata mahkûm edilir ve ayrıca cezalandırılması istenebilir. Yargıtay, tazminatın konusunun alacaklının uğradığı zarar olduğunu ve bunu alacaklının ispat etmesi gerektiğini belirtir.
Haciz ihbarnamesine nasıl itiraz edilir?
İtiraz, ihbarnamenin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı ya da sözlü olarak yapılır. Üçüncü kişi; borcu olmadığını, malın kendisinde bulunmadığını, borcun ihbarnameden önce ödendiğini ya da malın borçluya ait olmadığını gibi sebeplerle itiraz edebilir. İtirazın ayrıca harca tabi olmadığını belirtmek gerekir.
Üçüncü kişi menfi tespit davası açabilir mi?
Evet. İİK m.89/3 uyarınca ikinci ihbarnameye itiraz etmeyen üçüncü kişiye, on beş gün içinde ödeme yapması veya menfi tespit davası açması bildirilir. Dava açtığına dair belgeyi yirmi gün içinde icra dairesine verirse cebri icra işlemleri, dava sonundaki kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu dava maktu harca tabidir.
Doğmamış (müstakbel) bir alacak haciz ihbarnamesiyle haczedilebilir mi?
Kural olarak henüz doğmamış bir alacak haczedilemez. Ancak üçüncü kişi ile borçlu arasında süregelen bir hukuki ilişki varsa ve bu ilişkiden devamlılık gösteren bir alacak doğuyorsa, kira alacağı gibi, bu doğacak alacaklar için de haciz ihbarnamesi gönderilebilir. Yargıtay bu ayrımı istikrarlı biçimde uygular.
Usulüne aykırı düzenlenen haciz ihbarnamesi geçerli midir?
Hayır. Yazılı şekil şartlarını taşımayan ya da usulüne uygun tebliğ edilmeyen birinci haciz ihbarnamesi geçersizdir. Yargıtay'a göre usulüne uygun birinci ihbarname düzenlenmeden gönderilen ikinci ve üçüncü ihbarnameler de hükümsüzdür. Bu eksiklik süresiz şikâyete konu olabilir.