İcra ve İflas Hukuku

İcra Dosyası Kapatma: Borç Bitince Ne Yapılır?

İcra dosyası hangi hâllerde kapanır, ödeme nereye yapılır, hacizler nasıl kaldırılır? İİK maddeleri ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararlarıyla öğrenin.

11 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
İple bağlanmış eski evrak destesi
İçindekiler 14

Kısa Cevap

İcra dosyası kapatma, borcun fer’ileriyle birlikte icra dosyasına ödenmesi ve dosyanın infazen sona ermesidir. Dosya; ödeme, alacaklının feragati, takibin iptali, haczin kalkması veya zamanaşımı hâllerinde sona erebilir. Ancak dosyanın kapanması ile kaydın e-Devlet’te görünmemesi hukuken farklı iki konudur.

Bu Durumda mısınız?

  • Borcunuzu ödediniz ama e-Devlet’te icra dosyası hâlâ görünüyor ve “silinmesi” için ne yapacağınızı bilmiyorsunuz.
  • Alacaklıyla anlaşıp parayı doğrudan onun hesabına yatırdınız; şimdi takibin devam ettiğini öğrendiniz.
  • Borcun tamamını icra dosyasına yatırdınız ama aracınızdaki veya tapunuzdaki haciz şerhi kalkmadı.
  • Yıllar önce açılmış bir icra dosyası hiç işlem görmeden duruyor; düşüp düşmediğini merak ediyorsunuz.
  • Alacaklı takipten feragat etti fakat icra müdürlüğü harç yatırılmasını istiyor.

Bu durumların her biri farklı bir hukuki yola tabidir. Somut dosyanızdaki tarihler ve işlemler sonucu değiştireceğinden bir avukata danışmanız yerinde olur.

İcra Dosyası Hangi Hâllerde Kapanır?

Bir icra dosyasının sona ermesinin tek yolu ödeme değildir. İcra ve İflas Kanunu birbirinden farklı sonuçlar doğuran birkaç hâl düzenler:

  • Borcun tamamen ödenmesi (infazen sona erme). Asıl alacak, faiz, masraf ve harçlar dosyaya yatırıldığında takip amacına ulaşmış olur.
  • Alacaklının takipten feragati. Alacaklı her aşamada takibinden vazgeçebilir; bunun harç sonucu aşağıda ayrıca ele alınmıştır.
  • Takibin iptali veya taliki. Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun itfa edildiğini veya kendisine mühlet verildiğini noterden tasdikli ya da imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispat ederse, İİK m.71/1 uyarınca takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir.
  • Haciz isteme veya satış isteme süresinin geçmesi. İİK m.78/4 uyarınca haciz talebi kanuni süre içinde yapılmaz veya yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır; İİK m.110/1 uyarınca satış süresinde istenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar.
  • Zamanaşımı. İlamlı ve ilamsız takiplerde farklı süreler işler (aşağıda ayrı başlık).
  • Menfi tespit veya istirdat davasının borçlu lehine sonuçlanması. İİK m.72/5 uyarınca dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur.

Bu hâller aynı sonucu doğurmaz. Zamanaşımı bakımından bu fark kanun metninde açıkça görülür: İİK m.33/a uyarınca zamanaşımı iddiası incelendiğinde verilen karar icranın geri bırakılmasıdır — yani sona eren şey takibin yürüyüşüdür. Hangi hâlin sizin dosyanızda gerçekleştiği ve bunun borcun kendisine etkisi, dosyadaki belgelere göre değişir.

Dayandığı Kanun Maddeleri

Aşağıdaki metinler yürürlükteki kanun metninden birebir alınmıştır.

İİK m.9 — Paranın ödenmesi: “İcra ve iflas dairelerine yapılacak her türlü nakdî ödeme, Adalet Bakanlığı tarafından uygun görülecek bankalarda icra ve iflas dairesi adına açılan hesaba yapılır.”

İİK m.15 — Harçlar: “İcra ve iflas harçlarını kanun tayin eder. Kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur.”

İİK m.78/2 — Talep müddeti: “Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer.”

İİK m.85/1 — Haczin kapsamı: “Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır mallariyle taşınmazlarından ve alacak ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı haczolunur; ancak bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz.”

İİK m.110/1-2 — Haczin kalkması: Birinci fıkra iki hâl sayar: “Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez” veya “talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar.” (İki ibare arasında resmî metinde yürürlükten kaldırılmış bir bölüm bulunmaktadır.) İkinci fıkra ise şöyledir: “Haczedilen resmi sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir.”

İİK m.144/1 — Senedin geri verilmesi: “Alacağı tamamen ödenmiş olan alacaklıya ait senet icra dairesince borçluya verilir.”

Harçlar Kanunu m.23 — İcra takibinden vazgeçme: “Her ne sebep ve suretle olursa olsun, icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır.”

Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?

Bu yazıdaki maddelerin birkaçı son yıllarda değişti; eski tarihli bir dosyanız varsa hangi metnin uygulanacağı sonucu değiştirebilir. İcra hukukunda kural, olay anındaki metnin uygulanmasıdır. Ceza hukukundaki “lehe olan kanun” ilkesinin burada karşılığı yoktur.

En önemli değişiklik satış isteme süresini düzenleyen İİK m.106’da 24.11.2021 tarihli 7343 sayılı Kanun ile yapılmıştır. Kanun koyucu bu geçişi ayrı bir hükümle düzenlemiş ve ölçütü malın ne zaman haczedildiğine bağlamıştır:

İİK geçici m.18, (1) numaralı bent: “Uygulamaya geçilen il ve ilçelerde, geçiş tarihinden sonra haczedilen mallar hakkında, bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen 87, 106 ve 110 uncu madde hükümleri uygulanır. Geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında ise değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunur.”

Bu hüküm ayrıca geçişin ülke genelinde aynı anda başlamadığını, Adalet Bakanlığınca belirlenen il ve ilçelerde kademeli olarak uygulandığını gösterir. Dolayısıyla eski bir dosyada satış isteme süresini kendiniz hesaplamadan önce, malın haciz tarihini ve o yerdeki geçiş tarihini icra müdürlüğünden teyit etmeniz gerekir. Bu yazıda verilen bir yıllık süre, yürürlükteki m.106 metnine göredir.

Değişen diğer iki maddede sonuç bakımından fark oluşmaz. Ödeme yerini düzenleyen eski İİK m.12’nin 2012’de kaldırılıp konunun m.9’a taşınması, ödemenin icra dairesine yapılması kuralını değiştirmemiştir. İİK m.85’te 2023 yılında yapılan değişiklik ise aşkın haciz yasağını metne açıkça yazarak mevcut uygulamayı güçlendirmiştir.

Dosyanın Kapanması ile E-Devlet’ten Silinmesi Aynı Şey mi?

Hayır, aynı şey değildir ve bu ayrım en çok karıştırılan noktadır. Hukuken düzenlenen şey dosyanın infazen sona ermesi ile haciz ve şerhlerin terkin edilmesidir. İcra ve İflas Kanunu’nda bir icra kaydının “silinmesini” öngören genel bir hüküm bulunmamaktadır.

Kanunun borçluya tanıdığı somut haklar şunlardır: ödenen senedin iadesi (m.144/1), ilamın icra edildiğine dair bedava ve pulsuz vesika (m.144/3), sicile kayıtlı mallardaki haciz şerhinin terkini (m.110/2) ve taşınmaz üzerindeki rehin ile irtifak kayıtlarının tapu sicilinden terkini (m.144/4). Bunların hiçbiri “kaydın silinmesi” değil, hacizli durumun sona erdirilmesidir.

Aciz vesikası bakımından ise kanun açık bir terkin usulü öngörür. İİK m.143/son uyarınca borçlu, aciz vesikasını düzenlemiş olan icra dairesine borcunu işlemiş faizleriyle her zaman ödeyebilir ve borcun tamamının ödenmesinden sonra vesika sicilden terkin edilir.

Bir icra kaydının UYAP veya e-Devlet ekranlarında ne kadar süreyle ve hangi biçimde görüntülendiği, kanun metninden çıkarılabilecek bir husus değildir. Bu, ilgili sistemin işleyişine dair teknik bir konudur. Kaydınızın görüntülenme durumu için dosyanın bulunduğu icra müdürlüğünden bilgi almanız gerekir. Bu konuda internette dolaşan “e-Devlet’ten icra silme” yönlü kesin anlatımlara temkinli yaklaşınız.

Ödeme Nereye Yapılır — İcra Dosyasına mı, Alacaklıya mı?

Kural, ödemenin icra dosyasına yapılmasıdır. İİK m.9/1 nakdî ödemelerin, icra ve iflas dairesi adına bankada açılan hesaba yapılacağını düzenler. Buradaki önemli bir ayrıntı, ödemeyi düzenleyen eski İİK m.12’nin 2012 yılında 6352 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış olması ve konunun m.9’da düzenlenmesidir.

Borcu doğrudan alacaklıya ödemek hukuken mümkündür; ancak ispat yükünü borçluya yükler. Alacaklı ödemeyi dosyaya bildirmezse takip kaldığı yerden yürür ve borçlunun ödemeyi belgelemesi gerekir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, takipten önce alacaklının banka hesabına yapılan bir ödemede, alacaklının ödemeden haberdar olduğunu icra müdürlüğüne verdiği imzalı dilekçesiyle bildirmiş olmasını esas alarak icranın geri bırakılması gerektiğine hükmetmiştir:

“O halde, takipten önce dosya borcunun tamamının ödendiği ve alacaklı yanın da ödemeden haberdar olduğu anlaşılmakla İİK’nin 33. maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması cihetine gidilmiştir.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/4258, K. 2018/10386, T. 23.10.2018 — bozma)

Bu kararda borçluyu kurtaran şey, ödemenin varlığı değil alacaklının ödemeyi yazılı olarak kabul etmiş olmasıdır. Böyle bir belge bulunmasaydı sonuç farklı olabilirdi.

Aynı şekilde, taraflar arasında dosya dışında yapılan yapılandırma protokolleri de takibi kendiliğinden sona erdirmez. Daire, bir yeniden yapılandırma protokolünün Türk Borçlar Kanunu m.133 anlamında açık yenileme iradesi içermediğini ve borç yenileme sözleşmesi sayılamayacağını belirterek takipte kesinleşen miktarın esas alınması gerektiğine karar vermiştir:

“Bu madde gereğince protokol hükümlerinin yerine getirilmemesi halinde takibe devam edileceği açıkça belirtilmiştir.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/8217, K. 2016/26184, T. 27.12.2016 — bozma)

Pratik sonuç: ödemeyi dosyaya yapınız. Zorunlu olarak dosya dışı ödeme yapıyorsanız, ödemeyi alacaklının kabul ettiğini gösteren yazılı bir belge alınız ve bunu icra dosyasına sununuz. Ödeme emrine itiraz süreci hakkında ayrıntı için icra takibi ve ödeme emrine itiraz yazımıza bakabilirsiniz.

Borç Bitince Hacizler ve Şerhler Nasıl Kaldırılır?

Borcun ödenmesi hacizleri kendiliğinden kaldırmaz; icra müdürlüğüne fek talebi sunulması gerekir. Dayanak İİK m.85’tir: alacaklının bütün alacağına yetecek miktar haczedilir ve bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz. Dosya borcunun tamamı yatırıldığında mevcut hacizler aşkın hâle gelir.

“Buna göre, dosya alacağının tamamının icra müdürlüğüne yatırılması halinde, mevcut hacizler aşkın hale geleceği gibi, hacizlerin devam etmesinde alacaklının da hukuki yararı kalmayacağından kaldırılmaları gerekir.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/31547, K. 2016/9563, T. 31.03.2016 — bozma)

Bu karar 2016 tarihli olmakla birlikte dayandığı ölçüt sonradan güçlenmiştir: İİK m.85/1’de 2023 yılında 7445 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle metne giren “ancak bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz” ibaresi, aşkın haciz yasağını kanun lafzında açık hâle getirmiştir.

Sicile kayıtlı mallarda şerhin fiilen kalkması iki aşamalıdır. İİK m.110/2 uyarınca haczin kalktığı, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda tespit edildiğinde haciz şerhi sicili tutan idare tarafından terkin edilir. Yani tapu veya trafik sicilindeki şerh, icra müdürlüğünün yazısı ilgili idareye ulaştıktan sonra düşer. Bu nedenle fek talebinizin ardından müzekkerenin yazılıp yazılmadığını takip etmeniz gerekir. Maaşınız üzerindeki hacizler bakımından maaş haczi yazımızda ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.

Takibin Düşmesi ve Zamanaşımı

İki ayrı süre rejimi vardır ve bunlar karıştırılmamalıdır.

Haciz ve satış isteme süreleri. İİK m.78/2 uyarınca haciz isteme hakkı ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer; bu durumda dosya işlemden kaldırılır. İİK m.106/1 uyarınca ise alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Satış kanuni süre içinde istenmezse İİK m.110/1 uyarınca o mal üzerindeki haciz kalkar.

Zamanaşımı. İİK m.39 uyarınca “İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar.” Bu on yıllık süre yalnızca ilama dayalı takipler içindir. Senede dayalı takiplerde senedin kendi zamanaşımı süresi işler; borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını İİK m.71/2 yoluyla ileri sürer ve İİK m.33/a hükmü kıyasen uygulanarak icra mahkemesinden icranın geri bırakılması istenir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, bir bono takibinde dosyanın uzun süre işlemsiz bırakıldığını tespit ederek üç yıllık zamanaşımının dolduğuna ve icranın geri bırakılması gerektiğine karar vermiştir. Kararda haciz isteme süresinin sonucu şöyle ifade edilmiştir:

“İİK’nın 78/2. maddesi gereğince, alacaklının haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer. Bu durumda takip dosyası işlemden kaldırılır (md. 78/4).”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/1365, K. 2025/3187, T. 15.04.2025 — bozma)

Aynı kararda Daire, her talebin zamanaşımını kesmediğini de vurgulamıştır: haciz talebi içermeyen yenileme talebi, borçlunun SGK kayıtlarının çıkartılması ve taşınmazların son durumunun istenmesi gibi talepler takibi ilerletmeye yönelik takip işlemi sayılmadığından zamanaşımını kesmez. Bu, dosyası yıllardır duran borçlular için önemli bir ölçüttür.

Feragat, Aciz Vesikası ve Harç

Feragat. Alacaklı takibinden her zaman vazgeçebilir. Harçlar Kanunu m.23 uyarınca vazgeçmenin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır; haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse harç tam olarak alınır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ödeme emrinin tebliğinden sonra ancak hacizden önceki dönemde yapılan vazgeçmede tam oranlı harç alınmasını bozma sebebi saymıştır. Daire, tahsil harcının doğum anına ilişkin ölçütü şöyle koymuştur:

“Ancak bu tahsil harcının doğabilmesi için takibin o safhasının yerine getirilmesi gerekir”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/1083, K. 2023/8436, T. 07.12.2023 — bozma)

Aciz vesikası. Bu belge dosyanın “temiz” kapandığı anlamına gelmez, tam tersini gösterir: alacak tahsil edilememiştir. İİK m.143/2 uyarınca bu vesika borcun ikrarını içeren senet mahiyetindedir. İİK m.143/6 uyarınca borç, vesikanın düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. İİK m.143/4 uyarınca vesikada yazılı alacak miktarı için faiz istenemez. Borç sonradan ödenirse vesika sicilden terkin edilir.

Dosya Masrafları ve Vekâlet Ücretini Kim Öder?

Kural İİK m.15’tedir: kanunda aksi yazılı değilse bütün harç ve masraflar borçluya aittir. İİK m.59/1 uyarınca takip masrafları borçluya ait olup alacaklı, talep ettiği işlemin masrafını avans olarak peşin öder; m.59/2 uyarınca ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.

Vekâlet ücreti bakımından İİK m.138/3 açıktır: vekil vasıtasıyla yapılan takiplerde vekâlet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanır ve bu ücret takip masraflarına dâhildir. Yani borçlu, alacaklı ile kendisi arasında yaptığı sözleşmedeki tutardan değil, tarifeden hesaplanan tutardan sorumludur.

Tahsil harcının nihai yükü de borçludadır:

“Değinilen bu kanun hükümlerine göre, tahsil harcının sorumlusu daima borçludur (İcra ve İflas Kanunu, md.15).”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/4231, K. 2024/8002, T. 02.10.2024 — bozma)

Bu kararın kendi konusu, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi kapsamındaki harç muafiyetinin tahsil harcını kapsamadığıdır; yukarıdaki cümle Dairenin bu sonuca varırken dayandığı genel ilkedir.

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. Güncel dosya hesabını isteyin. İcra müdürlüğünden asıl alacak, işlemiş faiz, masraf ve harçları içeren güncel borç dökümünü alın.
  2. Ödemeyi dosyaya yapın. İİK m.9 uyarınca ödeme, icra dairesi adına açılan banka hesabına yapılır. Dekontu saklayın.
  3. Harçların tamamlandığını teyit edin. İİK m.15 uyarınca kanunda aksi yazılı değilse harç ve masraflar borçluya aittir; dosyanızdaki harç kalemlerini müdürlükten sorunuz.
  4. Hacizlerin fekkini ayrıca talep edin. Ödeme tek başına yeterli değildir; yazılı fek talebi verin.
  5. Müzekkerelerin yazıldığını takip edin. Tapu, trafik ve banka gibi kurumlara terkin yazısı gitmeden şerh düşmez (İİK m.110/2).
  6. Senedinizi ve vesikanızı isteyin. İİK m.144 uyarınca ödenen senedin iadesini, ilamlı takipte ise icra vesikasını talep edin.
  7. Dosyanın infazen kapandığını yazılı olarak teyit ettirin. Sözlü bilgiyle yetinmeyin.
  8. Uyuşmazlık çıkarsa süreye dikkat edin. İİK m.16/1 uyarınca icra dairesi işlemlerine karşı şikâyet, bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı ise her zaman şikâyet olunabilir (m.16/2).

Sık Yapılan Hatalar

  • Parayı alacaklıya elden veya havaleyle ödeyip belge almamak. Ödemenin varlığı değil, alacaklının bunu kabul ettiğinin belgelenmesi sonucu belirler.
  • Ödemeyi yapıp fek talebi vermemek. Hacizler talep olmadan kalkmaz; araç veya tapu şerhi aylarca durabilir.
  • Feragati “borcun bittiği” sanmak. Feragat takibi sona erdirir; borcun kendisinin sona erip ermediği ayrı bir meseledir.
  • Aciz vesikasını olumlu bir belge sanmak. Bu belge borcu bitirmez; borç yirmi yıl daha yaşar (İİK m.143/6).
  • İlamlı takiplerdeki on yıllık süreyi senet takiplerine uygulamak. İİK m.39’un on yılı yalnızca ilama dayalı takipler içindir.
  • Her dilekçeyi zamanaşımını keser sanmak. Takibi ilerletmeye yönelik olmayan talepler zamanaşımını kesmez.
  • Dosya kapanınca kaydın kendiliğinden “silineceğini” varsaymak. Kanunun düzenlediği şey terkindir, silme değildir.

Özet

  • İcra dosyası; ödeme, feragat, takibin iptali, sürelerin geçmesi veya zamanaşımı ile sona erebilir; bunların sonuçları aynı değildir.
  • Ödeme kural olarak icra dairesi adına açılan banka hesabına yapılır (İİK m.9). Dosya dışı ödeme ispat yükünü borçluya yükler.
  • Borcun ödenmesi hacizleri kendiliğinden kaldırmaz; fek talebi ve sicile terkin müzekkeresi gerekir (İİK m.85, m.110/2).
  • Haciz isteme süresi bir yıl (İİK m.78/2), satış isteme süresi hacizden itibaren bir yıldır (İİK m.106/1).
  • İlamlı takipte zamanaşımı on yıldır (İİK m.39); senet takiplerinde senedin kendi süresi işler ve İİK m.71/2 ile m.33/a yolu izlenir.
  • Harç ve masraflar kural olarak borçluya aittir (İİK m.15); feragatte tahsil harcının yarısı alınır (Harçlar K. m.23).
  • Dosyanın hukuken kapanması ile kaydın bir ekranda görünmemesi farklı konulardır; kanun terkini düzenler, “silmeyi” değil.

Haczedilemeyen mallar ve konutta haciz sınırları için eve haciz gelir mi, takip öncesi tedbirler için ihtiyati haciz nedir yazılarımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İcra dosyası borç ödenince otomatik olarak kapanır mı?

Hayır. Dosya, borcun tamamı fer'ileriyle birlikte icra dosyasına yatırıldığında infazen sona erer; ancak hacizlerin fekki, şerhlerin terkini ve harçların tamamlanması ayrı taleplere bağlıdır. İİK m.110 uyarınca sicile kayıtlı mallarda haciz şerhi, haczin kalktığı tespit edilince ilgili idarece terkin edilir.

Borcumu doğrudan alacaklıya ödeyebilir miyim?

Hukuken mümkündür ama ispat yükünü size yükler. İİK m.9 uyarınca icra dairesine yapılacak her türlü nakdî ödeme, daire adına açılan banka hesabına yapılır. Dosya dışı ödemede alacaklı takibi sürdürürse ödemeyi belgeyle kanıtlamanız gerekir.

İcra dosyası kapanınca kayıt e-Devlet'ten silinir mi?

İcra ve İflas Kanunu'nda bir icra kaydının silinmesini öngören bir hüküm yoktur. Kanunun düzenlediği şey dosyanın infazen sona ermesi ile haciz ve şerhlerin terkinidir. Kaydın ekranda nasıl göründüğü teknik bir konudur. Dosyanın bulunduğu icra müdürlüğünden teyit ediniz.

Alacaklı takipten feragat ederse harç öder mi?

Harçlar Kanunu m.23 uyarınca icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır.

İcra takibi zamanaşımına uğrar mı?

Uğrayabilir. İİK m.39 uyarınca ilama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar. Senede dayalı takiplerde ise senedin kendi zamanaşımı süresi işler ve borçlu İİK m.71/2 yoluyla icranın geri bırakılmasını isteyebilir.

Haciz isteme hakkı ne kadar sürede düşer?

İİK m.78/2 uyarınca haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. Haciz talebi bu süre içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır.

Borç bitince senedim geri verilir mi?

Evet. İİK m.144 uyarınca alacağı tamamen ödenmiş olan alacaklıya ait senet, icra dairesince borçluya verilir. İlamlı takiplerde borçlu isterse kendisine ilamın tamamen veya kısmen icra edildiğine dair bedava ve pulsuz bir vesika verilir.

Aciz vesikası verilmesi dosyanın kapandığı anlamına gelir mi?

Hayır. Aciz vesikası, alacağın tahsil edilemediğini gösterir. İİK m.143 uyarınca bu belge borcun ikrarını içeren senet mahiyetindedir ve borç, vesikanın düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Vesikada yazılı alacak için faiz istenemez.

Dosya masrafları ve vekâlet ücretini kim öder?

İİK m.15 uyarınca kanunda aksi yazılı değilse bütün harç ve masraflar borçluya aittir. İİK m.138/3 uyarınca vekil vasıtasıyla yapılan takiplerde vekâlet ücreti, taraflar arasındaki sözleşmeye bakılmaksızın avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanır ve takip masraflarına dâhildir.

Satış istenmezse haciz kalkar mı?

Evet. İİK m.106 uyarınca alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. İİK m.110 uyarınca bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar.

Aciz vesikası sicilden silinebilir mi?

Evet. İİK m.143 uyarınca borçlu, aciz vesikasını düzenlemiş olan icra dairesine borcunu işlemiş faizleriyle birlikte her zaman ödeyebilir. Borcun tamamının bu şekilde ödenmesinden sonra aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya buna dair bir belge verilir.

Borcun tamamını yatırdım, hacizler neden hâlâ duruyor?

Hacizlerin kaldırılması ayrı bir talep gerektirir. İİK m.85 uyarınca alacaklının bütün alacaklarına yetecek miktarı haczolunur ve bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz. Dosya borcunun tamamı yatırıldığında hacizler aşkın hâle gelir; icra müdürlüğünden fek talebinde bulununuz.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

İcra takibi, haciz, itirazın iptali ve istihkak süreçlerini alacaklı ve borçlu tarafında yürütür.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp