
İçindekiler 15
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Bu Takip Yolu Kime Açıktır?
- Ödeme Emri: On Gün Ödeme, Beş Gün İtiraz
- Borca İtiraz Takibi Durdurmaz
- İtirazın İncelenmesi: Resmî veya İmzası İkrar Edilmiş Belge Şartı
- İtiraz Sebepleri Sonradan Genişletilebilir mi?
- İmzaya İtiraz ve Geçici Durdurma
- İnkâr Tazminatının Gerçek Koşulu
- Alacaklı Aleyhine Tazminat ve Para Cezası
- Kambiyo Vasfı Şikâyeti ve Resen İptal
- Haciz Yolu ile İflas Yolu Karıştırılmamalıdır
- Uygulanacak Diğer Hükümler
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Çek, poliçe veya bonoya dayanan takip, genel haciz yolundan ayrı bir fasılda düzenlenmiştir ve üç noktada ondan keskin biçimde ayrılır:
| Genel haciz yolu | Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu | |
|---|---|---|
| İtiraz süresi | Yedi gün | Beş gün |
| İtiraz mercii | İcra dairesi | İcra mahkemesi |
| İtirazın etkisi | Takip durur | Takip durmaz (satış hariç) |
Bu üç farkın her biri hak kaybı üretebilir. Süreyi yedi gün sanmak, dilekçeyi icra dairesine vermek veya “itiraz ettim, takip durdu” varsayımıyla beklemek: üçü de uygulamada sık görülen ve telafisi zor hatalardır.
Az bilinen iki nokta ise sonucu doğrudan değiştirir:
- Borca itirazın kabulü çok dar bir ispat çerçevesine bağlıdır: borcun olmadığı veya itfa/imhal edildiği resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlanmalıdır (m.169/a).
- İnkâr tazminatı otomatik değildir: imza borçluya ait çıksa bile tazminat, itirazla birlikte takibin geçici olarak durdurulmuş olması koşuluna bağlıdır (m.170/3).
Bu Durumda mısınız?
- Elinize kambiyo senedine dayalı bir ödeme emri geldi ve kaç gün içinde nereye itiraz edeceğinizi çözmeniz gerekiyor.
- İtiraz ettiniz ama haciz işlemleri devam ediyor ve bunun normal olup olmadığını bilmiyorsunuz.
- Senetteki imzanın size ait olmadığını söyleyeceksiniz ancak kaybederseniz tazminat riskinizi bilmiyorsunuz.
- Borcu ödediniz fakat elinizde yalnızca banka ekstresi veya yazışma var; bunun yeterli olup olmayacağını soruyorsunuz.
- Alacaklı olarak takibe koyduğunuz senedin kambiyo senedi vasfını taşıyıp taşımadığından emin değilsiniz.
- Hakkınızda kambiyo senedine dayalı iflas yolu ile takip başlatıldı ve süreleri haciz yolu ile karıştırıyorsunuz.
Bu Takip Yolu Kime Açıktır?
2004 sayılı Kanun m.167 — takibin kabulü şartları:
“Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senete müstenit olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yolu ile takipte bulunabilir. Alacaklı, takip talebinde 58 inci maddedeki hususlardan başka iflasa tabi borçlusu aleyhine haciz ve iflas yollarından hangisini istediğini bildirmeğe ve takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu adedi kadar tasdikli örneğini eklemeğe mecburdur.”
Üç şart öne çıkar. Alacak çek, poliçe veya bonoya dayanmalıdır; alacak rehinle teminatlı olsa bile bu yol kullanılabilir; ve takip talebine senedin aslı ile borçlu sayısı kadar tasdikli örneği eklenmelidir. Senedin aslının sunulmaması bu takip yolunun temel eksikliğidir.
Rehinle teminatlı ve ayrıca kambiyo senedine bağlanmış alacakta rehnin paraya çevrilmesi ile kambiyo takibinin aynı anda yürütülüp yürütülemeyeceği ise bağlayıcı bir içtihadı birleştirme kararının konusudur; bkz. ticari işletme rehni.
Ödeme Emri: On Gün Ödeme, Beş Gün İtiraz
Bu ayrım en çok karıştırılan noktadır: ödeme süresi on gün, itiraz süresi beş gündür.
2004 sayılı Kanun m.168 — ödeme emrinin içeriği:
“2. (Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı, 3. Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde icra mahkemesine şikayet etmesi lüzumu,”
İmzaya itiraz ve para cezası ihtarı da aynı maddede yer alır:
“4. (Değişik: 9/11/1988-3494/31 md.) Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahküm edileceği ve icra mahkemesin den itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.”
(2004 sayılı Kanun m.168)
Borca itiraz sebepleri ise beşinci bentte sayılmıştır:
“5. (Değişik: 6/6/1985-3222/21 md.) Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği veya mehil verildiği veya alacağın zaman aşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe ile bildirerek icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.”
(2004 sayılı Kanun m.168)
Bu bentlerden çıkan tablo şudur:
| İleri sürülecek husus | Süre | Merci | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Borcun ödenmesi | 10 gün | İcra dairesi hesabı | m.168/2 |
| Senet kambiyo senedi değil (şikâyet) | 5 gün | İcra mahkemesi | m.168/3 |
| İmza bana ait değil | 5 gün | İcra mahkemesi | m.168/4 |
| Borçlu değilim / itfa / mehil / zamanaşımı / yetki | 5 gün | İcra mahkemesi | m.168/5 |
Dikkat: m.168/5’teki itiraz sebepleri sayılıdır. Genel haciz yolunda ileri sürülebilen her savunma burada dinlenmez; sebep bu listeye oturmuyorsa izlenecek yol farklıdır.
Genel haciz yolundaki yedi günlük süre, icra dairesine itiraz ve itirazın takibi durdurması rejimi için icra takibi ve ödeme emrine itiraz yazısına bakınız; o yazıda bu iki yolun karşılaştırması ve konuya ilişkin Yargıtay kararları da yer alır.
Borca İtiraz Takibi Durdurmaz
2004 sayılı Kanun m.169 — borca itiraz:
“Borçlu, 168 inci maddenin 5 numaralı bendine göre borca karşı yapacağı itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.”
Hüküm iki cümledir ve ikincisi belirleyicidir. İtiraz satış dışındaki icra takip muamelelerini durdurmaz; yani haciz uygulanmaya devam edebilir. Takibin durması için mahkemeden ayrıca karar alınması gerekir.
İtirazın İncelenmesi: Resmî veya İmzası İkrar Edilmiş Belge Şartı
Bu, kambiyo takibinin en sert yönüdür ve borçlu tarafın en sık yanıldığı noktadır.
2004 sayılı Kanun m.169/a — itirazın incelenmesi:
“İcra mahkemesi hâkimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hâkim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı hâlinde itirazı kabul eder. İcra mahkemesi hâkimi yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir.”
İspat çerçevesi resmî belge veya imzası ikrar edilmiş belge ile sınırlıdır. Uygulamadaki sonucu şudur: ödemeyi tanıkla, tek taraflı yazışmayla veya karşı tarafın imzasını taşımayan bir dekontla ispatlamak bu aşamada kural olarak yeterli görülmez. Ödeme yapılırken senede atıf yapan, karşı tarafın imzasını taşıyan bir ibra veya makbuz alınması bu yüzden önemlidir.
Aynı madde geçici durdurma imkânını da düzenler:
“İ cra mahkemesi hâkimi, borçlunun itiraz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerden borcun itfa veya imhal edildiği veya senedin metninden zamanaşımına uğradığı veya borçlunun borçlu olmadığı yahut icra dairesinin yetkili olmadığı kanaatine varırsa, daha evvel itirazın esası hakkındaki kararına kadar icra takibinin muvakkaten durdurulmasına karar verebilir.”
(2004 sayılı Kanun m.169/a)
Buradaki iki ayrıntı önemlidir. Birincisi, geçici durdurma kararı itiraz dilekçesine ekli belgelere dayanır. Bu nedenle belgeler dilekçeyle birlikte sunulmalıdır. İkincisi, zamanaşımı yönünden ölçüt senedin metninden anlaşılmasıdır.
Ayrıca alacaklının duruşmaya gelmemesi de sonuç doğurur: aynı maddenin devamında, borçlunun ibraz ettiği belge altındaki imzanın alacaklı tarafından inkâr edilmesi hâlinde izlenecek usul ile alacaklının çağrıldığı duruşmaya gelmemesi hâlinde alacağın itiraz edilen kısmı için icranın muvakkaten durdurulmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
İtiraz Sebepleri Sonradan Genişletilebilir mi?
Kural olarak hayır. İİK m.170/b’nin göndermesiyle uygulanan m.63 uyarınca borçlu, itiraz sebeplerini sonradan değiştiremez ve genişletemez:
İİK’nın 170/b maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanun’un 63. maddesi uyarınca, itiraz eden borçlu, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/8854, K. 2023/1877, T. 21.03.2023 — BOZULMASINA)
Kuralın sınırı ise borçlu lehinedir: senet metninden anlaşılan sebepler bu yasağın dışındadır. Aynı kararda Yargıtay, senedin bedel hanesinde tahrifat yapıldığı iddiasını bu kapsamda saymış; süresinde yapılmış bir itiraz veya şikâyet kesinleşinceye kadar her aşamada ileri sürülebileceğini kabul etmiş ve iddiayı hiç incelemeyen kararı bozmuştur:
O halde İlk Derece Mahkemesince, borçlunun tahrifat iddiası da incelenerek (gelişmiş ve donanımlı laboratuvardan incelenmesi istenerek) oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/8854, K. 2023/1877, T. 21.03.2023 — BOZULMASINA)
Uygulamadaki karşılığı: senedin bedel hanesinde oynama yapıldığını düşünüyorsanız, örneğin 30.000 TL’nin 230.000 TL’ye çevrilmesi gibi, bunu ilk dilekçede açıkça yazmamış olmanız tek başına hak kaybı doğurmaz; ancak süresinde bir itiraz veya şikâyette bulunmuş olmanız şarttır. Süre hiç kullanılmamışsa bu kapı da açılmaz.
İmzaya İtiraz ve Geçici Durdurma
İmzaya itiraz, m.168’in 4 numaralı bendine göre beş gün içinde ve bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirilir (m.170). Borca itirazda olduğu gibi bu itiraz da satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. Ancak icra mahkemesi, duruşmadan önce yapacağı incelemede itiraz dilekçesi kapsamından veya eklenen belgelerden itirazı ciddi görürse, alacaklıya tebliğe gerek görmeden evrak üzerinde takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.
Bu karar borçlu için önemlidir — ama aşağıdaki başlıkta görüleceği üzere iki yüzü vardır.
İmzaya itirazın kendine özgü usulü, imza incelemesinde kullanılacak karşılaştırma belgeleri ve madde metinleri ayrı bir yazıda ele alınmıştır: senet ve çekte imzaya itiraz (İİK m.170).
İnkâr Tazminatının Gerçek Koşulu
Yaygın kanı “imzaya itiraz eder de kaybederseniz tazminata mahkûm olursunuz” biçimindedir. Kanun metni bundan daha incedir.
m.170’in üçüncü fıkrası, itirazın sonucuna göre iki ayrı düzen kurar. Madde metninin tamamı ve imza incelemesinin usulü için imzaya itiraz yazısına bakınız; burada yalnız şart zinciri ele alınmıştır çünkü uygulamada en sık yanlış aktarılan kısım budur.
Metnin kurduğu şart zinciri şöyledir:
- İmza borçluya ait değilse → itiraz kabul edilir, takip durur, alacaklının genel hükümlere göre dava hakkı saklı kalır.
- İmza borçluya aitse ve itirazla birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa → borçlu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir.
Yani tazminat, geçici durdurma kararı alınmış olması koşuluna bağlanmıştır. Bu, imzaya itiraz stratejisini doğrudan etkiler: geçici durdurma talep edilip alınması takibi frenler ama kaybedilmesi hâlinde tazminat riskini doğurur. Karar, ispat gücünün gerçekçi değerlendirilmesini gerektirir.
Üçüncü bir koruma da vardır: borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa tazminat ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur; dava borçlu lehine sonuçlanırsa hükmedilmiş tazminat ve para cezası kalkar. Bu davalar için menfi tespit davası ve (ödeme yapılmışsa) istirdat davası yazısına bakınız.
Alacaklı Aleyhine Tazminat ve Para Cezası
Yaptırım tek yönlü değildir.
“İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi hâlinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder.”
(2004 sayılı Kanun m.170)
Şart kötü niyet veya ağır kusurdur; itirazın kabul edilmiş olması tek başına yetmez. İmzanın sahte olduğunu bilerek veya bilebilecek durumda olarak senedi takibe koyan alacaklı bu yaptırımla karşılaşır.
Kambiyo Vasfı Şikâyeti ve Resen İptal
2004 sayılı Kanun m.170/a — borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikâyeti:
“Borçlu, alacaklının bu fasıl hükümlerine göre takip hakkı olmadığını 168 inci maddenin 3 üncü bendine göre şikayet yolu ile ileri sürebilir. İcra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.”
İki güçlü unsur vardır. Mahkeme, kambiyo senedi vasfının bulunmadığını veya alacaklının takip hakkı olmadığını resen gözetebilir. Bunun için ayrıca talep şartı aranmaz. Buna karşılık bu yetki, süresinde yapılmış bir şikâyet veya itiraz dolayısıyla dosya kendisine intikal etmişse kullanılabilir. Beş günlük süre kaçırıldığında resen inceleme kapısı da fiilen kapanır.
Bir de kesin bir sınır vardır: aynı maddenin son fıkrası, her ne suretle olursa olsun imza inkârı itirazı geri alınmış veya borç kısmen ya da tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmünün uygulanmayacağını düzenler (m.170/a).
Bu fıkra pratikte tuzaktır. Uzlaşma görüşmelerinde borcun bir kısmını kabul etmek veya imza itirazını geri almak, senedin kambiyo vasfına ilişkin şikâyet yolunu kapatır. Kısmi kabul beyanları bu nedenle dikkatle kaleme alınmalıdır.
Yargıtay bu tuzağın somut bir örneğinde, senedin çift vade taşıdığı gerekçesiyle verilen takibin iptali kararını bozmuştur; çünkü borçlu aynı dilekçede borcu kabul edip ödediğini ileri sürmüştür:
Takibe konu belgenin, kambiyo senedi niteliğini haiz olmaması, İİK’nun 170/a maddesi hükmü gereğince takibin iptali sebebi ise de, aynı maddenin son fıkrasında yer alan, “Her ne suretle olursa olsun, … borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz” şeklindeki hüküm gereğince, icra mahkemesi yukarıda belirtilen sebebe dayanarak İİK’nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar veremez.
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/30538, K. 2018/2607, T. 15.03.2018 — BOZULMASINA)
Karardaki ders nettir: senedin kambiyo vasfını tartışacaksanız, aynı dilekçede “borcu ödedim” demek bu yolu kapatır. İki iddia birbirini dışlar; hangisine dayanılacağı dilekçe yazılmadan önce kararlaştırılmalıdır.
Haciz Yolu ile İflas Yolu Karıştırılmamalıdır
m.167 alacaklıya iki seçenek tanır: haciz yolu veya borçlu iflasa tabi kişilerdense iflas yolu. İflas yolundaki ödeme emri ayrı bir maddede düzenlenmiştir ve süreleri farklıdır.
2004 sayılı Kanun m.171 — iflas yolunda ödeme emri:
“2. (Değişik: 2/7/2012-6352/36 md.) Borcun ve takip masraflarının beş gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı, 3. Kambiyo senedine ve borca dair her türlü itiraz ve şikayetlerini sebepleriyle birlikte diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile beş gün içinde icra dairesine bildirmesi ihtarı, 4. Beş gün içinde borç ödenmediği, itiraz ve şikayet edilmediği takdirde, alacaklının ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını talep edebileceği ihtarı.”
Farkları yan yana koymak gerekir:
| Haciz yolu (m.168) | İflas yolu (m.171) | |
|---|---|---|
| Ödeme süresi | On gün | Beş gün |
| İtiraz/şikâyet süresi | Beş gün | Beş gün |
| İtiraz mercii | İcra mahkemesi | İcra dairesi |
| Süre geçerse sonuç | Cebri icraya devam | Alacaklı ticaret mahkemesinden iflas talep edebilir |
Elinize gelen ödeme emrinin hangi yola ait olduğunu ilk olarak belirlemek gerekir; sürelerin ve merciin karıştırılması burada iflas riski doğurur.
Uygulanacak Diğer Hükümler
2004 sayılı Kanun m.170/b — uygulanacak diğer hükümler:
“61 inci maddenin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ve 62 ilâ 72 nci maddeler bu fasıl hükümlerine aykırı olmadıkça, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip hakkında da uygulanır.”
Bu hüküm, genel haciz yoluna ilişkin bir dizi kuralı bu fasla taşır; ancak “bu fasıl hükümlerine aykırı olmadıkça” kaydıyla. Yani bir konuda kambiyo faslında özel hüküm varsa o uygulanır; boşluk varsa genel hükümlere gidilir. Süreler ve merci konusunda kambiyo faslı özel düzenleme içerdiğinden, genel haciz yolundaki yedi gün ve icra dairesi rejimi buraya taşınmaz.
Sık Yapılan Hatalar
- İtiraz süresini yedi gün sanmak. Kambiyo takibinde şikâyet ve itiraz süresi beş gündür (m.168/3-4-5).
- İtiraz dilekçesini icra dairesine vermek. Haciz yolunda merci icra mahkemesidir; iflas yolunda ise icra dairesidir (m.168 ↔ m.171).
- On günlük ödeme süresini itiraz süresi sanmak. On gün ödeme, beş gün itiraz süresidir.
- “İtiraz ettim, takip durdu” varsaymak. İtiraz satıştan başka takip muamelelerini durdurmaz (m.169, m.170); geçici durdurma kararı ayrıca alınmalıdır.
- Belgeleri sonradan sunmak. Geçici durdurma kararı itiraz dilekçesine ekli belgelere dayanır (m.169/a).
- Ödemeyi imzasız dekontla ispatlamaya çalışmak. İtirazın kabulü resmî veya imzası ikrar edilmiş belge ile ispata bağlıdır (m.169/a).
- İnkâr tazminatını kaçınılmaz sanmak veya hiç hesaba katmamak. Tazminat, takibin geçici durdurulmuş olması koşuluna bağlıdır (m.170/3).
- Uzlaşma sırasında borcu kısmen kabul etmek. İmza inkârı geri alınmış veya borç kabul edilmişse kambiyo vasfı şikâyeti yolu kapanır (m.170/a).
- Takip talebine senedin aslını eklememek. m.167 senedin aslı ile borçlu sayısı kadar tasdikli örneğini zorunlu tutar.
- Aynı dilekçede hem senedin kambiyo vasfını tartışmak hem borcu ödediğini söylemek. İki iddia birbirini dışlar; borç kabul edilmişse m.170/a ile iptal yolu kapanır.
- Tahrifat iddiasını hiç dile getirmemek. Senet metninden anlaşılan sebepler, süresinde yapılmış itiraz veya şikâyet kesinleşinceye kadar ileri sürülebilir.
Özet
- Çek, poliçe veya bonoya dayanan alacakta alacaklı bu özel fasla göre haciz yolu ile, borçlu iflasa tabi ise iflas yolu ile takip yapabilir; senedin aslı ve tasdikli örnekleri eklenir (m.167).
- Ödeme emrinde ödeme süresi on gün, şikâyet ve itiraz süresi beş gündür (m.168).
- İtiraz ve şikâyet icra mahkemesine yapılır; genel haciz yolundaki icra dairesi rejimi burada geçerli değildir.
- Borca ve imzaya itiraz satıştan başka takip muamelelerini durdurmaz (m.169, m.170); durdurma için ayrı karar gerekir.
- Borca itirazın kabulü resmî veya imzası ikrar edilmiş belge ile ispata bağlıdır; duruşma en geç otuz gün içinde yapılır (m.169/a).
- İmza borçluya ait çıkarsa tazminat ancak takip geçici olarak durdurulmuşsa hükmedilir: alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkâr tazminatı ve %10 para cezası (m.170/3).
- Menfi tespit veya istirdat davası açılırsa tahsil tehir olunur; dava borçlu lehine sonuçlanırsa tazminat ve para cezası kalkar (m.170/3).
- Alacaklının kötü niyeti veya ağır kusuru varsa aynı oranlarda alacaklı aleyhine tazminat ve para cezası hükmedilir (m.170/4).
- İcra mahkemesi kambiyo vasfını ve takip hakkını resen gözetip takibi iptal edebilir; ancak imza itirazı geri alınmış veya borç kabul edilmişse bu yol kapanır (m.170/a).
- İflas yolunda ödeme süresi beş gün, itiraz mercii icra dairesi, sonuç ise iflas talebidir (m.171).
Sıkça Sorulan Sorular
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda itiraz süresi kaç gündür?
Beş gündür. 2004 sayılı Kanun m.168 uyarınca ödeme emrinde borcun on gün içinde ödenmesi ihtar edilir; ancak senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığı şikâyeti, imzanın kendisine ait olmadığı itirazı ve borca ilişkin itirazlar beş gün içinde ileri sürülmelidir. Genel haciz yolundaki yedi günlük süre burada uygulanmaz.
İtiraz nereye yapılır, icra dairesine mi?
İcra mahkemesine yapılır. 2004 sayılı Kanun m.168'in 3, 4 ve 5 numaralı bentleri şikâyet ve itirazların icra mahkemesine bildirilmesini öngörür. Genel haciz yolunda itiraz icra dairesine yapıldığı için bu ayrım sıkça karıştırılır ve süre içinde yanlış mercie başvurulması hak kaybına yol açabilir.
İtiraz edince takip durur mu?
Kendiliğinden durmaz. 2004 sayılı Kanun m.169 borca itiraz için, m.170 ise imzaya itiraz için "bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz" demektedir. Takibin durması için icra mahkemesinden ayrıca geçici durdurma kararı alınması gerekir.
Borca itirazın kabulü için hangi belge gerekir?
2004 sayılı Kanun m.169/a birinci fıkrası uyarınca hâkim, borcun olmadığının veya itfa ya da imhal edildiğinin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı hâlinde itirazı kabul eder. Bu, olağan ispat serbestisinden çok daha dar bir çerçevedir; tanık veya yazışma tek başına yeterli görülmez.
İtiraz duruşması ne zaman yapılır?
2004 sayılı Kanun m.169/a birinci fıkrası uyarınca icra mahkemesi hâkimi itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese de gereken karar verilir.
İmzaya itiraz ettim ve imza bana ait çıktı, tazminata mahkûm olur muyum?
Bu sonuç otomatik değildir. 2004 sayılı Kanun m.170 üçüncü fıkrası, inkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa borçlunun tazminata ve para cezasına mahkûm edileceğini düzenler. Yani tazminat, takibin geçici olarak durdurulmuş olması koşuluna bağlıdır.
İnkâr tazminatı ve para cezası ne kadardır?
2004 sayılı Kanun m.170 üçüncü fıkrası uyarınca borçlu, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Oranlar kanunda yazılıdır; tutar somut alacağa göre hesaplanır.
Menfi tespit davası açarsam tazminat hemen tahsil edilir mi?
Edilmez. 2004 sayılı Kanun m.170 üçüncü fıkrası, borçlunun menfi tespit veya istirdat davası açması hâlinde hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsilinin dava sonuna kadar tehir olunacağını, davanın borçlu lehine sonuçlanması hâlinde daha önce hükmedilmiş tazminat ve para cezasının kalkacağını düzenler.
Alacaklı aleyhine de tazminata hükmedilebilir mi?
Evet. 2004 sayılı Kanun m.170 dördüncü fıkrası uyarınca icra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi hâlinde senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder.
Senet kambiyo senedi değilse ne yapılır?
2004 sayılı Kanun m.170/a uyarınca borçlu, alacaklının bu fasıl hükümlerine göre takip hakkı olmadığını şikâyet yolu ile ileri sürebilir. İcra mahkemesi, süresinde yapılan şikâyet veya itiraz dolayısıyla kendisine intikal eden işlerde senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığını veya alacaklının takip hakkı bulunmadığını resen nazara alarak takibi iptal edebilir.
Şikâyet yolu her hâlde kullanılabilir mi?
Hayır. 2004 sayılı Kanun m.170/a son fıkrası, her ne suretle olursa olsun imza inkârı itirazı geri alınmış veya borç kısmen ya da tamamen kabul edilmişse bu madde hükmünün uygulanmayacağını düzenler. Borcu kabul etmek bu yolu kapatır.
Kambiyo senedine dayalı iflas yolu ile haciz yolu aynı mıdır?
Hayır, iki ayrı yoldur. 2004 sayılı Kanun m.167 alacaklıya haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi kişilerdense iflas yolu ile takip imkânı tanır. İflas yolundaki ödeme emrinde m.171 uyarınca süre beş gündür, itiraz ve şikâyetler icra dairesine bildirilir ve süre içinde ödeme veya itiraz olmazsa alacaklı ticaret mahkemesinden iflas talep edebilir. Bu farklar karıştırılmamalıdır.
Kambiyo takibinde itiraz sebeplerimi sonradan genişletebilir miyim?
Kural olarak hayır. İİK m.170/b'nin göndermesiyle uygulanan m.63 uyarınca itiraz eden borçlu, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. Ancak senet metninden anlaşılan sebepler bu yasağın dışındadır; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2022/8854, K. 2023/1877 sayılı kararında senedin bedel hanesindeki tahrifat iddiasını bu kapsamda saymış ve süresinde yapılmış bir itiraz veya şikâyet kesinleşinceye kadar ileri sürülebileceğini kabul etmiştir.
Senedin kambiyo vasfını tartışırken borcu kısmen kabul edersem ne olur?
Kambiyo vasfına dayalı iptal yolu kapanır. İİK m.170/a'nın son fıkrası, her ne suretle olursa olsun imza inkârı geri alınmış veya borç kısmen ya da tamamen kabul edilmişse bu madde hükmünün uygulanmayacağını düzenler. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2016/30538, K. 2018/2607 sayılı kararında, senedin çift vade taşıdığı gerekçesiyle verilen iptal kararını, borçlunun aynı dilekçede borcu kabul edip ödediğini ileri sürmesi nedeniyle bozmuştur. İki iddia birbirini dışladığından hangisine dayanılacağı dilekçe yazılmadan kararlaştırılmalıdır.