
İçindekiler 16
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu Nedir?
- Dayandığı Kanun Maddesi (TCK 184)
- Suçun Faili Kimdir?
- Suç Nerede İşlenebilir? Belediye Sınırı, Özel İmar Rejimi ve Mücavir Alan
- Elektrik/Su/Telefon Bağlatma ve Sınai Faaliyet (184/2-3)
- Etkin Pişmanlık: Binayı Ruhsata Uygun Hale Getirme (184/5)
- Aynı Yerde Birden Fazla Yapı ya da İlave Kat: Tek Suç mu?
- Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?
- Ceza Tablosu
- Suç mu, İdari Yaptırım mı? İmar Kanunu ile Farkı
- Görevli Mahkeme, HAGB ve Zamanaşımı
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
İmar kirliliğine neden olma suçu TCK 184’te düzenlenir: yapı ruhsatı almadan ya da ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suç yalnızca belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde işlenebilir. En önemli savunma yolu etkin pişmanlıktır (TCK 184/5): bina imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirilirse dava açılmaz, açılmışsa düşer, verilen ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.
Bu Durumda mısınız?
- Belediyeden ruhsat almadan ev, dükkân veya ek yapı yaptınız ya da yaptırdınız.
- Ruhsatlı bir binaya ruhsata aykırı kat, oda veya bölüm eklediniz.
- Bir arsa/tarla üzerine yapılan kaçak yapı nedeniyle hakkınızda yapı tatil tutanağı düzenlendi veya kamu davası açıldı.
- Müteahhit, usta ya da taşeron olarak çalıştığınız bir inşaat nedeniyle imar kirliliği suçlamasıyla karşılaştınız.
- Kaçak yapıyı yıkarak ya da ruhsata uygun hâle getirerek cezadan kurtulup kurtulamayacağınızı merak ediyorsunuz.
Aşağıdaki bilgiler geneldir. Somut olayda yapının nerede olduğu (belediye sınırı/mücavir alan), kimin yaptırdığı ve ruhsata uygun hâle getirilip getirilmediği sonucu doğrudan etkiler; bir avukatla dosyaya özgü değerlendirme yaptırın.
İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu Nedir?
İmar kirliliğine neden olma, imar mevzuatına aykırı yapılaşmayı önlemek amacıyla getirilmiş bir suçtur. Suçun temel hâli, yapı ruhsatı alınmadan ya da alınan ruhsata aykırı olarak bina yapmak veya yaptırmaktır (TCK 184/1). Burada korunan hukuki değer, düzenli ve planlı kentleşme ile kamunun imar düzenine olan güvenidir.
Suçun oluşması için ortada ruhsata tabi bir “bina” bulunmalı ve bu bina ya hiç ruhsat alınmadan ya da ruhsata aykırı olarak inşa edilmiş olmalıdır. Yargıtay, ruhsatın kapsamını 3194 sayılı İmar Kanunu’na göre belirler: yalnızca yeni bina değil, mevcut bir yapının esaslı onarımı, tadilatı ve ilavesi de ruhsata tabidir. Dolayısıyla ruhsatlı bir binaya sonradan ilave kat çıkmak ya da projeye aykırı ek kullanım alanı yaratmak da suç kapsamına girebilir.
Suç kasten işlenir: failin, yapının ruhsatsız veya ruhsata aykırı olduğunu bilerek hareket etmesi gerekir. Yargıtay uygulamasında, inşaatta çalışan bir kişinin bu durumu bilip bilmediği somut delillerle ortaya konmadan mahkûmiyet kurulması bozma nedenidir; ruhsatsızlığı bilmeden yevmiye ile çalışan bir işçinin durumu, bilerek bina yapan/yaptıran kişininkinden farklı değerlendirilir.
Dayandığı Kanun Maddesi (TCK 184)
Suç, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesinde altı fıkra hâlinde düzenlenmiştir:
TCK m.184 — İmar Kirliliğine Neden Olma
(1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır. (5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. (6) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz.
Bu maddenin dışında, dava zamanaşımı yönünden TCK m.66, lehe kanunun uygulanması yönünden ise TCK m.7 hükümleri de değerlendirmede rol oynar (aşağıda ayrı bölümlerde ele alınmıştır).
Suçun Faili Kimdir?
İmar kirliliğine neden olma suçunun faili “bina yapan” ile sınırlı değildir; yaptıran da faildir (TCK 184/1). Maddenin gerekçesine göre failin kapsamı geniştir: yalnızca binayı fiilen inşa eden yüklenici, taşeron, usta veya kalfa değil; inşaatın sahibi de, hatta inşa faaliyetine kontrol ve denetim hizmeti veren teknik kişiler de bu suçtan fail olarak sorumlu tutulur.
Uygulamada bu, arsa sahibi ile müteahhitin (yüklenici) çoğu zaman birlikte fail olabildiği anlamına gelir. Ancak sorumluluk için kastın bulunması aranır: yapının ruhsatsız veya ruhsata aykırı olduğunu bilmeden yevmiye ile çalışan bir işçinin durumu, bilerek bina yapan/yaptıran kişininkinden farklı değerlendirilir.
Suç Nerede İşlenebilir? Belediye Sınırı, Özel İmar Rejimi ve Mücavir Alan
Bu suçun en çok karıştırılan yönü, nerede işlendiğidir. TCK 184/4 gereğince (üçüncü fıkra hariç) suç yalnızca belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde oluşur. Buradaki kritik ayrım şudur: bir yer, belediyenin ruhsatlandırma yetkisine giren mücavir alan olsa bile, belediye sınırları içinde değilse TCK 184/1 suçu oluşmaz. Yargıtay bu sınırlamayı, suçta kanunilik ilkesi (kıyas yasağı) gereği katı yorumlar:
“yasa koyucunun yalnızca belediye sınırları veya özel imar rejimine tabi yerler içerisindeki ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapılması eylemlerini suç olarak düzenlediğinin anlaşılmasına ve mücavir alandaki ruhsatsız bina yapma eyleminin TCY nin 184/1. maddesindeki suçu oluşturmayacağının anlaşılmasına”
(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2011/6773, K. 2011/8408, T. 15.06.2011)
Bunun pratik sonucu şudur: mücavir alanda yapılan kaçak yapı için belediye, İmar Kanunu’nun 32 ve 42. maddelerindeki idari yaptırımları (mühürleme, yıkım, idari para cezası) uygulayabilir; ancak fiil TCK 184/1’deki suçu oluşturmaz. Bu nedenle savunmada ilk bakılacak noktalardan biri, yapının tam olarak nerede bulunduğu ve belediye sınırı ile mücavir alan ayrımıdır. “Özel imar rejimine tabi yer” ise (örneğin özel bir kanunla korunan alanlar) belediye sınırından bağımsız olarak suçun oluşabileceği yerlerdir.
Önemli güncel nüans (6360 sayılı Kanun). Bu mücavir alan ayrımı bugün özellikle büyükşehir olmayan yerlerde önem taşır. 6360 sayılı Kanun ile büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarına genişletildiğinden (30 Mart 2014 yerel seçimlerinden itibaren), büyükşehir illerinde mücavir alan ayrımı büyük ölçüde işlevini yitirmiştir; bu illerde artık il sınırının tamamı belediye sınırı sayılır. Bu nedenle Yargıtay, olayda suç (yapım) tarihinin bu geçişe göre saptanmasını arar:
“suça konu yapıların 30/03/2014 tarihinden sonra yapılması halinde Ordu il sınırının tümünde imar kirliliğine neden olma suçuna ilişkin kanun maddesinin uygulanacağının anlaşılması”
(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/1787, K. 2025/5534, T. 24.03.2025)
Elektrik/Su/Telefon Bağlatma ve Sınai Faaliyet (184/2-3)
Madde yalnızca bina yapanı değil, kaçak yapılaşmayı kolaylaştıranları da cezalandırır:
- TCK 184/2 — Altyapı bağlatma: Yapı ruhsatı olmadan başlatılan inşaatlar için kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, birinci fıkradaki gibi (1-5 yıl hapis) cezalandırılır.
- TCK 184/3 — Sınai faaliyet: Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Üçüncü fıkra, dördüncü fıkradaki yer sınırlamasına tabi değildir; yani belediye sınırı dışında da uygulanabilir.
- TCK 184/6 — Geçiş kuralı: İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz. Bu tarih, 5237 sayılı TCK’nın kabul tarihine bağlı bir geçiş güvencesidir.
Etkin Pişmanlık: Binayı Ruhsata Uygun Hale Getirme (184/5)
İmar kirliliği suçunda savunmanın en güçlü aracı, maddenin kendi içindeki özel etkin pişmanlık hükmüdür. Fail, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yaptığı/yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirirse, birinci ve ikinci fıkralar bakımından kamu davası açılmaz, açılmışsa düşer, mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Ceza Genel Kurulu bu hükmün uygulanma şartını net biçimde ortaya koyar:
“TCK’nın 184. maddesinin beşinci fıkrasındaki hükümden yararlanılabilmesi için kişinin ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi gerekmektedir”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/687, K. 2019/703, T. 10.12.2019)
Bu hükümden yararlanabilecek kişi, aynı kararda şöyle tanımlanır; yani etkin pişmanlığı gösterecek kişi, yapıyı fiilen ruhsata uygun hâle getirme yetkisi olan (genellikle malik/yapı sahibi olan) sanıktır:
“Ruhsat alacak ya da ruhsatına uygun hale getirecek kişi, hakkında soruşturma yapılan ya da hakkında kamu davası açılmış olan veya yargılanıp ceza almış olan kişi ya da kişilerdir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/687, K. 2019/703, T. 10.12.2019)
Peki bina belediye tarafından yıkılmışsa ne olur? Bu durumda binayı ruhsata uygun hâle getirme imkânı kalmaz. Ceza Genel Kurulu, yıkımın idarece yapıldığı hâllerde failin yıkıma karşı çıkmamış ve yıkım masraflarını kendiliğinden ödemiş olması hâlinde etkin pişmanlıktan yararlanabileceğine hükmeder:
“iradi olarak yıkım masraflarını karşılayıp karşılamadığı hususları araştırılarak failin fiilen yıkıma karşı gelmediğinin ve cebri icra gibi herhangi bir zorlama olmaksızın kendiliğinden yıkım masrafları ödediğinin tespit olunması hâlinde sanık lehine TCK’nın 184. maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma şartlarının gerçekleştiği kabul edilmeli, aksi durumda ise anılan etkin pişmanlık hükmü uygulanmamalıdır.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/687, K. 2019/703, T. 10.12.2019)
Pratik sonuç: Yapının maliki iseniz, binayı ruhsata uygun hâle getirmek (ya da idarece yıkılmışsa yıkım masraflarını gönüllü ödemek) davayı bütünüyle bitirebilir. Buna karşılık malik olmayan müteahhit, usta veya taşeron çoğu zaman binayı tek başına yıkma/düzeltme yetkisine sahip olmadığından, bu kişiler için etkin pişmanlık uygulaması fiilen güçleşir; onlar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kurumlar daha çok gündeme gelir.
Aynı Yerde Birden Fazla Yapı ya da İlave Kat: Tek Suç mu?
Aynı parsel üzerinde birden fazla kaçak bina yapılması ya da bir binaya birden çok ilave yapılması, kaç suç sayılır? Ceza Genel Kurulu, aynı parselde aynı suç işleme kararıyla yapılan yapıların tek suç oluşturduğunu, ancak yapılan inşaatın çokluğunun temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınacağını kabul eder:
“eylemlerinin tek imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturacağı ancak üretilen inşaat miktarının çok fazla oluşunun temel cezanın belirlenmesi sırasında göz önüne alınması gerektiği kabul edilmelidir”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/268, K. 2017/561, T. 19.12.2017)
Bunun doğal bir uzantısı, aynı eylem için iki ayrı dava açılamayacağıdır. Aynı yapı nedeniyle sanık hakkında zaten bir hüküm kurulmuşsa, aynı eylemden dolayı açılan ikinci davanın reddedilmesi gerekir:
“aynı eylemden dolayı açılan davanın 5271 sayılı CMK’nın 223.maddesinin 7. fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmemiştir”
(Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/18545, K. 2017/1255, T. 07.02.2017)
Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?
Ceza hukukunda kural olarak fiilin işlendiği tarihteki kanun uygulanır; ancak sonradan yürürlüğe giren daha lehe bir ceza normu varsa o geriye yürür (lehe kanunun uygulanması — TCK m.7/2). İmar kirliliği açısından iki noktaya dikkat edilmelidir:
- TCK 184’ün ceza miktarları 2005’ten bu yana değişmemiştir. Birinci fıkradaki 1-5 yıl ve üçüncü fıkradaki 2-5 yıl hapis cezaları temel hâliyle korunmaktadır; maddeye 2005 yılında yalnızca altıncı fıkra (12 Ekim 2004 geçiş kuralı) eklenmiştir. Bu nedenle 184 bakımından, örneğin cezaların artırıldığı bazı suçlarda görülen türden bir “lehe/aleyhe kanun” karşılaştırması genellikle gündeme gelmez.
- 12 Ekim 2004 geçiş kuralı (184/6): İkinci ve üçüncü fıkra (altyapı bağlatma ve sınai faaliyet) hükümleri, bu tarihten önce yapılmış yapılara uygulanmaz. Dolayısıyla eski yapılarla ilgili suçlamalarda yapının tarihi belirleyici olabilir.
Uygulamada asıl “hangi tarih” tartışması, cezanın hangi kanuna göre verileceği değil, suç tarihinin ve buna bağlı olarak dava zamanaşımının doğru belirlenmesidir (aşağıda).
Ceza Tablosu
| Fıkra | Fiil | Ceza / Sonuç |
|---|---|---|
| TCK 184/1 | Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapmak/yaptırmak | 1 – 5 yıl hapis |
| TCK 184/2 | Ruhsatsız inşaat şantiyesine elektrik/su/telefon bağlatmak | 1 – 5 yıl hapis (birinci fıkra gibi) |
| TCK 184/3 | Yapı kullanma izni olmayan binada sınai faaliyete izin vermek | 2 – 5 yıl hapis |
| TCK 184/4 | Yer şartı | 1-2. fıkralar yalnız belediye sınırı / özel imar rejimi |
| TCK 184/5 | Binayı ruhsata/plana uygun hâle getirme (etkin pişmanlık) | Dava açılmaz / düşer; ceza tüm sonuçlarıyla kalkar |
| TCK 184/6 | 12 Ekim 2004 öncesi yapılar | 2-3. fıkralar uygulanmaz |
Not: İmar kirliliği suçunda temel ceza hapistir; ancak sonuç ceza koşulları oluştuğunda adli para cezasına çevrilebilir, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme uygulanabilir (aşağıya bakınız).
Suç mu, İdari Yaptırım mı? İmar Kanunu ile Farkı
İmara aykırı her yapı doğrudan TCK 184 suçunu oluşturmaz. Aynı fiil hem idari yaptırıma (3194 sayılı İmar Kanunu) hem de duruma göre cezaya (TCK 184) yol açabilir; ikisi ayrı süreçlerdir:
- İdari yaptırım (İmar Kanunu m.32 ve m.42): Ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıda inşaat mühürlenerek durdurulur, yapı ruhsata uygun hâle getirilmezse yıkımına karar verilir ve idari para cezası uygulanır. Bu süreç belediye/valilik tarafından yürütülür.
- Ceza (TCK 184): Yukarıdaki şartlar (bina niteliği, yer şartı, kast) varsa ayrıca ceza davası açılır ve hapis cezası gündeme gelir.
Örneğin mücavir alandaki kaçak yapıda İmar Kanunu’nun idari yaptırımları uygulanabilirken (mühürleme/yıkım/para cezası), yer şartı gerçekleşmediği için TCK 184/1 suçu oluşmayabilir. Bu ayrım, hangi sürecin işlediğini ve hangi savunmanın geçerli olduğunu belirler.
Görevli Mahkeme, HAGB ve Zamanaşımı
Görevli mahkeme. İmar kirliliği davaları Asliye Ceza Mahkemesinde görülür (görev, öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir).
HAGB ve erteleme. Uygulamada verilen sonuç ceza çoğu zaman iki yıl ve altında kaldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve erteleme sıkça gündeme gelir; koşulları varsa adli para cezasına çevirme de mümkündür. Yargıtay, 184/5’teki etkin pişmanlık düzenlemesinin HAGB uygulanmasına kural olarak engel olmadığını kabul eder.
Zamanaşımı. Dava zamanaşımı, cezanın üst sınırına göre TCK m.66’ya göre belirlenir. İmar kirliliği (184/1) için üst sınır beş yıl olduğundan olağan dava zamanaşımı 8 yıldır. Yargıtay bunu açıkça uygular:
“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184 üncü maddesinin ilk fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır”
(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/13889, K. 2023/19622, T. 08.06.2023)
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Yapının yerini belirleyin. Yapı belediye sınırları içinde mi, mücavir alanda mı, yoksa özel imar rejimine tabi bir yerde mi? Mücavir alandaki ruhsatsız yapı TCK 184/1 suçunu oluşturmaz.
- Ruhsat durumunu netleştirin. Hiç ruhsat yok mu, yoksa ruhsata aykırılık mı var? Esaslı tadilat/ilave de ruhsata tabidir.
- Etkin pişmanlık yolunu değerlendirin. Malikseniz binayı imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirmek (ya da idarece yıkıldıysa yıkım masraflarını gönüllü ödemek) davayı düşürebilir (TCK 184/5).
- Fail sıfatını gözden geçirin. Yalnızca inşaatı yapan değil; yaptıran, teknik denetçi ve inşaat sahibi de fail olabilir. Ruhsatsızlığı bilmeden çalışan işçinin durumu ayrıca değerlendirilir.
- Suç tarihini ve zamanaşımını kontrol edin. 8 yıllık dava zamanaşımı ve suç tarihi (özellikle 12 Ekim 2004 geçiş kuralı bakımından) doğru saptanmalıdır.
- İdari süreci ayrı takip edin. İmar Kanunu’na göre mühürleme/yıkım/idari para cezası, ceza davasından bağımsız yürür.
Sık Yapılan Hatalar
- Mücavir alanı belediye sınırı sanmak. Mücavir alandaki ruhsatsız yapı TCK 184/1 suçunu oluşturmaz; yalnızca idari yaptırım söz konusudur.
- Etkin pişmanlığı atlamak. Binayı ruhsata uygun hâle getirmek davayı bütünüyle bitirebilir; bu en güçlü savunmadır (184/5).
- Yıkım masrafını göz ardı etmek. Bina idarece yıkıldığında, yıkıma karşı çıkmamak ve masrafları gönüllü ödemek etkin pişmanlıktan yararlanmayı sağlayabilir.
- Her ilave/tadilatı ayrı suç saymak. Aynı parselde aynı kararla yapılan yapılar tek suç oluşturur; aynı eylem için ikinci dava reddedilir.
- İdari ve cezai süreci karıştırmak. İmar Kanunu para cezası ile TCK 184 hapis cezası ayrı süreçlerdir; biri diğerinin yerine geçmez.
Özet
- İmar kirliliği (TCK 184/1): ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapmak/yaptırmak → 1-5 yıl hapis; sınai faaliyet hâli (184/3) 2-5 yıl.
- Yer şartı (184/4): suç yalnızca belediye sınırı içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde oluşur; mücavir alandaki ruhsatsız yapı suç değildir (yalnız idari yaptırım).
- Fail: binayı yapan ve yaptıran; yüklenici, taşeron, usta, kalfa, inşaat sahibi ve teknik denetçi dahil; kast şartıyla.
- Etkin pişmanlık (184/5): binayı ruhsata/plana uygun hâle getirmek (ya da idarece yıkımda masrafları gönüllü ödemek) davayı düşürür, cezayı tüm sonuçlarıyla kaldırır.
- Tek suç: aynı parselde aynı kararla yapılan yapılar tek suç; aynı eylem için ikinci dava reddedilir (CMK 223/7).
- Usul: görev Asliye Ceza; HAGB/erteleme mümkün; dava zamanaşımı 8 yıl (TCK 66).
İlgili yazılar: Mala Zarar Verme Suçu — TCK 151 · Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir? Şartları ve Denetim Süresi · Adli Para Cezası Nedir? Hesaplanması, Hapisten Çevrilmesi ve Ödenmemesi
Sıkça Sorulan Sorular
İmar kirliliğine neden olma suçunun cezası nedir?
TCK 184/1 uyarınca ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapan/yaptıran kişi 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yapı kullanma izni olmayan binada sınai faaliyete izin vermenin cezası ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir (184/3).
Ruhsatsız yapıda etkin pişmanlıkla dava düşer mi?
Evet. Bina imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirilirse birinci ve ikinci fıkra bakımından kamu davası açılmaz, açılmışsa düşer, verilen ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar (TCK 184/5). Bu, imar kirliliği suçuna özgü özel bir etkin pişmanlık hükmüdür.
Bina belediye tarafından yıkıldıysa etkin pişmanlıktan yararlanabilir miyim?
Yargıtay'a göre yıkım idarece yapılmışsa, failin yıkıma fiilen karşı çıkmamış ve yıkım masraflarını herhangi bir zorlama olmaksızın kendiliğinden ödemiş olması hâlinde etkin pişmanlık şartlarının gerçekleştiği kabul edilebilir; aksi hâlde uygulanmaz.
İmar kirliliği suçunda fail kimdir?
Yalnızca binayı yapan değil; yaptıran da faildir. Yargıtay, maddenin gerekçesine dayanarak yüklenici, taşeron, usta, kalfa, inşaat sahibi ve teknik denetim yapan kişileri fail sayar. Sorumluluk için ruhsatsızlığın bilinmesi (kast) aranır.
Mücavir alanda ruhsatsız yapı yapmak suç mu?
Yargıtay'a göre mücavir alandaki ruhsatsız bina yapma eylemi TCK 184/1'deki suçu oluşturmaz; çünkü suç yalnızca belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde işlenebilir (184/4). Ancak İmar Kanunu'ndaki idari yaptırımlar (mühürleme, yıkım, para cezası) uygulanabilir.
Ruhsatlı binaya kat veya oda eklemek imar kirliliği midir?
Ruhsata aykırı esaslı ilave ve tadilatlar ruhsata tabidir; ruhsatsız olarak ek kat çıkmak ya da projeye aykırı yeni kullanım alanı yaratmak TCK 184/1 kapsamına girebilir. Küçük, ilave kullanım alanı yaratmayan onarımlar ise idari yaptırım konusu olabilir.
Aynı arsada birden fazla kaçak bina yaptım; kaç suçtan yargılanırım?
Aynı parselde aynı suç işleme kararıyla yapılan binalar kural olarak tek imar kirliliği suçu oluşturur; ancak yapılan inşaatın çok fazla olması temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınır (Ceza Genel Kurulu).
İmar kirliliği suçunda hangi mahkeme görevli?
Cezanın üst sınırı beş yıl olduğundan davalar Asliye Ceza Mahkemesinde görülür.
İmar kirliliği suçunda HAGB uygulanır mı?
Uygulamada sonuç ceza çoğunlukla iki yıl ve altında kaldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme sıkça gündeme gelir. Yargıtay, 184/5'teki etkin pişmanlığın HAGB uygulanmasına kural olarak engel olmadığını kabul eder.
İmar kirliliği suçunda zamanaşımı ne kadar?
Dava zamanaşımı 8 yıldır. Cezanın üst sınırı beş yıl olduğundan TCK m.66/1-e uyarınca olağan dava zamanaşımı 8 yıl olarak uygulanır; bu süre geçtiğinde dava düşer.
İmar affı veya yapı kayıt belgesi cezayı ortadan kaldırır mı?
İmar barışı/yapı kayıt belgesi düzenlemeleri idari nitelikli olup dönemsel olarak değişir; her düzenlemenin ceza davasına etkisi ayrı değerlendirilir. Somut yapı için güncel mevzuat ve belgenin kapsamı bir avukatla incelenmelidir.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler