
İçindekiler 15
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Nedir, Şartları Nelerdir?
- Dayandığı Kanun Maddesi (TCK 265)
- Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Cezası (Fıkra–Ceza Tablosu)
- Hangi Hâllerde Suç Oluşmaz?
- Pasif Direnme ile Aktif Direnme Farkı
- Direnme ile Hakaret, Yaralama ve Tehdit Suçlarının İçtimaı
- Birden Fazla Görevliye Direnme (Zincirleme Suç / Fikri İçtima)
- Görevli Mahkeme, Şikâyet, Uzlaştırma ve Zamanaşımı
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Sık Yapılan Hatalar
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Yargıtay Kararları
- Özet
Kısa Cevap
Görevi yaptırmamak için direnme (TCK 265), bir kamu görevlisine görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılmasıdır. Temel hâlde ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir; suç yargı görevi yapanlara karşı işlenirse ceza artar. Sadece söz dinlememek ya da kaçmak gibi pasif direnme bu suçu oluşturmaz; cebir veya tehdit şarttır.
Bu Durumda mısınız?
- Bir kimlik kontrolü, arama veya yakalama sırasında polis memuruna fiziksel olarak karşı koyduğunuz iddia ediliyor.
- İcra memuruna, haciz işlemi sırasında kapıyı kapatıp tehdit ederek engel olduğunuz ileri sürülüyor.
- Bir tartışmada memura yalnızca bağırdığınız/söz dinlemediğiniz hâlde hakkınızda “direnme”den dava açıldı.
- Olayda hem “görevi yaptırmamak için direnme” hem “hakaret” hem “kamu malına zarar” suçlarından ayrı ayrı yargılanıyorsunuz.
Bu durumların her biri farklı sonuç doğurur. Somut olayınızın değerlendirilmesi için bir ceza avukatına danışmanız yerinde olur; aşağıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır.
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Nedir, Şartları Nelerdir?
Görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine görevini yaptırmamak amacıyla cebir veya tehdit kullanılması ile oluşan, seçimlik hareketli bir suçtur. Suçla korunan başlıca hukuki değer kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişidir; ayrıca görevini yapan kamu görevlisinin beden bütünlüğü de korunur. Yargıtay 15. Ceza Dairesi bunu şöyle açıklar:
“Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır.”
(Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/17660, K. 2014/8633, T. 30.04.2014)
Suçun oluşması için gereken şartlar:
- Bir kamu görevlisinin bulunması. Kamu görevlisi, TCK m. 6/1-c’ye göre “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi”dir. Polis, jandarma, icra memuru, zabıta bu kapsamdadır.
- Engellenen işin görevlinin görevine girmesi. Yargıtay’a göre “Bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur.” (15. Ceza Dairesi, E. 2013/17660, K. 2014/8633)
- Cebir veya tehdit kullanılması. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır; tehdit ise manevi zorlamadır. İkisinden birinin bulunması yeterlidir (seçimlik hareket).
- Amaç (özel kast): Fiilin, görevin yapılmasını engellemek amacıyla gerçekleştirilmesi gerekir.
- Elverişlilik. Cebir veya tehdidin, görevin yerine getirilmesini engellemeye elverişli olması aranır; “Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir.” (15. Ceza Dairesi, E. 2013/17660, K. 2014/8633)
Dayandığı Kanun Maddesi (TCK 265)
Suç, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar” başlıklı Dördüncü Kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı Birinci Bölümünde düzenlenmiştir:
TCK m.265 — Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır. (4) Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (5) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
“Yargı görevi yapan” kimdir? TCK m. 6/1-d uyarınca yüksek mahkemeler ile adlî ve idarî mahkemelerin üye ve hâkimleri, Cumhuriyet savcıları ve avukatlar yargı görevi yapan sayılır. Bu kişilere karşı işlenen direnmede ikinci fıkradaki ağır ceza (2–4 yıl) uygulanır.
Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?
TCK m. 7/2 uyarınca, suçtan sonra yürürlüğe giren ve fail lehine olan kanun geçmişe yürür (lex mitior). Ancak görevi yaptırmamak için direnme yönünden bu genellikle sorun yaratmaz: TCK 265, 01.06.2005’te yürürlüğe girdiğinden bu yana değiştirilmemiştir. Ceza miktarları ve şartları ilk hâliyle aynıdır; dolayısıyla olay tarihi ne olursa olsun (2005 sonrası) aynı metin uygulanır.
Yalnızca 01.06.2005 öncesi fiillerde eski 765 sayılı TCK’nın “memura mukavemet” hükümleri (m. 258) gündeme gelir; bugünkü uyuşmazlıkların neredeyse tamamı 5237 sayılı Kanun dönemindedir. Rakip içeriklerde sık görülen hata, cezayı karardan almaktır; oysa norm, yürürlükteki madde metninden teyit edilmelidir.
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Cezası (Fıkra–Ceza Tablosu)
| Hâl | Fıkra | Ceza |
|---|---|---|
| Temel hâl (kamu görevlisine direnme) | TCK 265/1 | 6 ay – 3 yıl hapis |
| Yargı görevi yapanlara (hâkim, savcı, avukat) karşı | TCK 265/2 | 2 yıl – 4 yıl hapis |
| Kendini tanınmayacak hâle koyarak veya birden fazla kişiyle birlikte | TCK 265/3 | Ceza 1/3 oranında artırılır |
| Silahla ya da suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak | TCK 265/4 | Ceza 1/2 oranında artırılır |
| Direnme sırasında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama oluşursa | TCK 265/5 | Ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır |
Nitelikli hâller (3. ve 4. fıkra) birlikte de gerçekleşebilir. Cebir sınırının nasıl belirlendiğini Yargıtay şöyle açıklar:
“Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse, fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır.”
(Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/9023, K. 2015/23060, T. 06.04.2015)
Yani basit düzeydeki cebir (itip kakma, tutan eli sıyırma gibi) direnme suçunun içinde erir; ancak ağır yaralamaya yol açan cebirde, direnmenin yanında ayrıca yaralama suçundan da ceza verilir.
Hangi Hâllerde Suç Oluşmaz?
Her karşı koyma bu suçu oluşturmaz. Yargıtay 18. Ceza Dairesi iki önemli sınır çizer:
“Kamu görevlisinin yapmak istediği iş görevi ve yetkisi kapsamında olmalıdır. Görevli ve yetkili olmadığı halde işlem yapmak isteyen kamu görevlisine direnme halinde TCK’nın 265. maddesinde tanımlanan suç oluşmaz.”
(Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/6897, K. 2018/2120, T. 20.02.2018)
İkincisi, zaman sınırı: cebir veya tehdidin görevin icrasından önce veya sırasında gerçekleşmesi gerekir. Aynı kararda:
“Görevin yapılmasından sonra gerçekleştirilen cebir veya tehdit TCK’nın 265. maddesinde yazılı suçu oluşturmaz. Fiilin niteliğine göre TCK’nın 86, 106. maddelerinde yazılı suçlar oluşabilir.”
(Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/6897, K. 2018/2120, T. 20.02.2018)
Buna göre görev bittikten sonra memura yönelen cebir → kasten yaralama (TCK 86); tehdit → tehdit suçu (TCK 106) olarak değerlendirilir, direnme değil. Yetkisiz işlem yapan görevliye karşı koyma da suç sayılmaz.
Pasif Direnme ile Aktif Direnme Farkı
Suçun temel ayrımı, cebir/tehdit içeren aktif direnme ile, yalnızca söz dinlememe veya kaçma gibi pasif davranış arasındadır. Cebir veya tehdit içermeyen pasif direnme bu suçu oluşturmaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023 tarihli bir kararında, memura söylenen sözlerin ciddi korku ve endişe doğurmaya elverişli olmadığı ve olayda cebir/tehdide dair somut delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararını onamıştır:
“sonuç almaya elverişli, objektif olarak muhatabı üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olmadığından tehdit boyutuna ulaşmadığı ve görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarının oluşmadığı”
(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/30283, K. 2023/14985, T. 23.02.2023)
Buna karşılık, memuru gerçekten etkileyen ve görevi engelleyen tehdit suç sayılır:
“görevi yaptırmamak için direnme suçunun maddi unsurunun, kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılması olduğu”
(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/28156, K. 2013/29236, T. 21.11.2013)
Bu kararda belediye başkanının, düğün nedeniyle uyaran jandarmaya yönelttiği ve kalabalığı da galeyana getiren tehdidi, görevin yapılmasına engel olduğu için direnme sayılmıştır.
Direnme ile Hakaret, Yaralama ve Tehdit Suçlarının İçtimaı
Direnme sırasında ayrıca hakaret edilirse, bu ayrı bir suçtur. Ceza Genel Kurulu bu konuda nettir:
“Hakaret suçunu oluşturacak eylemler bu suçun içine alınmadığından, suçun işlenmesi sırasında görevlilere hakaret edilmesi durumunda fail ayrıca kamu görevlisine hakaret suçundan da cezalandırılacaktır.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2009/9-259, K. 2010/47, T. 02.03.2010)
Buna göre:
- Hakaret (TCK 125/3-a): Direnmeye eşlik eden hakaret, direnmenin içinde erimez; ayrıca cezalandırılır.
- Kasten yaralama (TCK 86): Cebir, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerine yol açarsa TCK 265/5 gereği ayrıca yaralamadan ceza verilir.
- Kamu malına zarar (TCK 152): Direnme sırasında ekip aracının kırılması gibi eylemler ayrı bir suç oluşturur.
Nitekim 2021 tarihli bir Ceza Genel Kurulu kararına konu olayda, borçlu; haciz için gelen icra memuruna kapıyı kapatıp cebir ve tehditle işlemi engellemiş, olayda direnme ile avukata yönelen hakaret ayrı ayrı değerlendirilmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/180, K. 2021/97, T. 11.03.2021).
Birden Fazla Görevliye Direnme (Zincirleme Suç / Fikri İçtima)
Kişi aynı olayda birden fazla kamu görevlisine tek fiille direnirse, bu birden çok suç değil; aynı neviden fikri içtima (TCK 43/2) sayılır. Tek suçtan ceza verilir, ancak ceza artırılır. Ceza Genel Kurulu:
“sanığın suçun yasal tanımında yer alan ve hukuksal anlamda tek bir fiili oluşturan davranışları, görevini ifa eden altı kamu görevlisine karşı görevlerini yaptırmamak için gerçekleştirmiş olması nedeniyle aynı nev iden fikri içtimaın koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan, sanık hakkında 5237 sayılı TCY nın 43/2. maddesinin uygulanması gerekmektedir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2009/9-259, K. 2010/47, T. 02.03.2010)
Ayrıca suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâli, TCK 265/3 uyarınca cezayı ayrıca 1/3 oranında artıran nitelikli hâldir.
Görevli Mahkeme, Şikâyet, Uzlaştırma ve Zamanaşımı
- Görevli mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi. 5235 sayılı Kanun m. 11 uyarınca ağır ceza ve sulh ceza hâkimliğinin görevi dışında kalan işlere asliye ceza mahkemesi bakar; m. 12’de ağır cezanın görev alanına giren suçlar arasında bu suç sayılmamıştır. (Kararlarda da mahkeme daima Asliye Ceza’dır.)
- Şikâyete bağlı değildir. Kamu idaresine karşı işlenen bu suç re’sen soruşturulur; şikâyet aranmaz, şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez.
- Uzlaştırma kapsamı dışındadır. CMK m. 253’teki uzlaştırmaya tabi suçlar listesinde TCK 265 yer almaz ve suç şikâyete bağlı değildir; dolayısıyla uzlaştırma uygulanmaz.
- Erteleme ve HAGB: Hükmolunan hapis 2 yıl veya altındaysa, koşulları varsa cezanın ertelenmesi (TCK m. 51) uygulanabilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB, CMK m. 231) da hâlihazırda mümkündür; ancak Anayasa Mahkemesi HAGB’yi iptal etmiş olup iptal 1 Ekim 2026’da yürürlüğe girecektir — bu tarihten sonra HAGB uygulanamayacaktır. Ayrıntı için HAGB ve Anayasa Mahkemesi iptali yazımıza bakınız.
- Dava zamanaşımı: 8 yıl. Temel hâlde (265/1) ve ikinci fıkrada üst sınır beş yılı aşmadığından, TCK m. 66/1-e uyarınca dava zamanaşımı sekiz yıldır. Nitelikli hâllerin birlikte uygulanmasıyla ceza üst sınırı beş yılı aşarsa süre değişebilir.
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Tutanağı ve iddiayı isteyin. Size isnat edilen fiilin tam olarak ne olduğunu (hangi cebir/tehdit) öğrenin; “direndi” ifadesinin somutlaştırılıp somutlaştırılmadığına bakın.
- Görevlinin yetkisini sorgulayın. İşlem, o görevlinin görev ve yetki alanına giriyor muydu? Girmiyorsa suç oluşmaz.
- Pasif mi, aktif mi? Yalnızca söz dinlememe/kaçma mı, yoksa cebir/tehdit mi vardı? Pasif direnme suç değildir.
- Zamanlamayı belirleyin. Cebir/tehdit görev sırasında mı, yoksa görev bittikten sonra mı gerçekleşti?
- Tanık ve kamera kaydı toplatın. Olayın alenî geçtiği yerlerde tarafsız tanık ve görüntü, tutanağa karşı en güçlü delildir.
- Ek suçlamalara dikkat edin. Hakaret, yaralama veya kamu malına zarardan ayrıca yargılanıyorsanız her biri ayrı savunma gerektirir.
- Bir ceza avukatından hukuki yardım alın.
Sık Yapılan Hatalar
- “Bağırdım ama dokunmadım, o hâlde suç yok” demeden fiilin niteliğine bakmamak. Ciddi bir tehdit sözlü de olsa suç oluşturabilir; belirleyici olan sözün korku ve endişe doğurmaya elverişli olup olmadığıdır.
- Cezayı eski/yanlış kaynaktan öğrenmek. TCK 265 metni yürürlükteki hâliyle esas alınmalıdır.
- Hakaret ve direnmenin “tek suç” sanılması. İkisi ayrı suçtur ve ayrı cezalandırılır.
- Yetkisiz görevliye karşı koymanın da suç sayılacağını düşünmek. Görev ve yetki dışı işleme direnmede suç oluşmaz.
- Uzlaştırma beklemek. Bu suç uzlaştırmaya tabi değildir.
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Yargıtay Kararları
Suçun tanımı, korunan yarar ve görev şartı (kilit karar). 15. Ceza Dairesi, tırnakçılık ihbarıyla durdurulan araçtaki kişilerin polislere yumruk/tekme atıp ekip aracına kafa atarak camını kırdığı olayda direnme suçunun oluştuğunu kabul ederken, suçun unsurlarını ayrıntılı biçimde ortaya koymuştur:
Yetki ve zaman sınırı. Görev ve yetki dışında işlem yapan görevliye ya da görev bittikten sonra gerçekleşen cebir/tehdide direnme, bu suçu oluşturmaz (Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/6897, K. 2018/2120, T. 20.02.2018).
Pasif direnme → beraat. Köpeğin tasması nedeniyle uyaran polislerle çıkan tartışmada, cebir veya tehdide dair somut delil bulunmadığından ve pasif direnme suç oluşturmadığından beraat kararı onanmıştır:
“belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında”
(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/30283, K. 2023/14985, T. 23.02.2023)
Hakaretin ayrı suç olması ve birden fazla görevli. Ceza Genel Kurulu, direnme sırasında edilen hakaretin ayrı cezalandırılacağını, birden fazla görevliye tek fiille direnmede ise TCK 43/2’nin uygulanacağını belirlemiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2009/9-259, K. 2010/47, T. 02.03.2010).
Özet
- Görevi yaptırmamak için direnme (TCK 265), kamu görevlisine görevini engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılmasıdır; temel ceza 6 ay – 3 yıl hapistir.
- Pasif direnme (yalnızca söz dinlememe/kaçma) suç değildir; cebir veya tehdit şarttır.
- Yetki ve zaman sınırı: yetkisiz görevliye ya da görev bittikten sonra yönelen cebir/tehdit bu suçu oluşturmaz.
- Hakaret, yaralama ve kamu malına zarar direnmeden ayrı suçlardır; ayrıca cezalandırılır.
- Usul: görevli mahkeme Asliye Ceza; suç re’sendir, uzlaştırma yoktur; dava zamanaşımı temel hâlde 8 yıldır.
İlgili yazılar: Hakaret Suçu ve Cezası (TCK 125) · Tehdit Suçu ve Cezası (TCK 106) · TCK 86 Kasten Yaralama Suçu ve Cezası · TCK 257 Görevi Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası · Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir? Şartları ve Denetim Süresi
Sıkça Sorulan Sorular
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun cezası nedir?
Temel hâlde altı aydan üç yıla kadar hapistir (TCK 265/1). Yargı görevi yapanlara karşı işlenirse iki yıldan dört yıla kadar hapse hükmolunur (265/2). Gizlenme, birden fazla kişiyle birlikte, silahla veya örgüt gücünden yararlanma cezayı artırır.
Sadece söz dinlememek direnme suçu mudur?
Hayır. Cebir veya tehdit içermeyen, yalnızca söz dinlememe ya da kaçma gibi pasif davranışlar bu suçu oluşturmaz.
Polise direnme ile memura direnme arasında fark var mı?
İkisi de aynı suçtur; TCK 265 tüm kamu görevlilerini kapsar. Görevli yargı görevi yapan (hâkim, savcı, avukat) ise ikinci fıkradaki daha ağır ceza uygulanır.
Görevi yaptırmamak için direnme şikâyete bağlı mı?
Hayır. Kamu idaresine karşı işlenen bu suç re'sen soruşturulur; şikâyet aranmaz.
Bu suçta uzlaştırma var mı?
Hayır. TCK 265, CMK m. 253'teki uzlaştırmaya tabi suçlar arasında sayılmaz ve şikâyete bağlı değildir.
Görevli mahkeme hangisidir?
Asliye Ceza Mahkemesidir (5235 sayılı Kanun m. 11).
Direnme sırasında memura hakaret edersem ne olur?
Hakaret ayrı bir suçtur ve ayrıca cezalandırılır. Ceza Genel Kurulu, hakaretin direnme suçunun içine alınmadığını belirtmiştir.
Yetkisiz bir görevliye karşı koymak suç mudur?
Hayır. Görevli ve yetkili olmadığı hâlde işlem yapmak isteyen kamu görevlisine direnmede TCK 265 suçu oluşmaz.
İcra memuruna haciz sırasında engel olmak bu suça girer mi?
Girebilir. İcra memuru kamu görevlisidir; haciz sırasında cebir veya tehditle işlemi engellemek bu suçu oluşturabilir.
Görevi yaptırmamak için direnmede zamanaşımı ne kadardır?
Temel hâlde ceza üst sınırı beş yılı aşmadığından dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m. 66/1-e).
Direnme sırasında memuru yaralarsam tek suç mu olur?
Basit cebir direnmenin içinde kalır; ancak neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama oluşursa TCK 265/5 gereği ayrıca yaralamadan ceza verilir.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler