Ceza Hukuku

İştirak Ne Demek? Suça İştirak: Faillik, Azmettirme ve Yardım Etme (TCK 37-41)

Suça iştirak ne demek? Müşterek faillik, dolaylı faillik, azmettirme ve yardım etme kavramları, kimin ne kadar ceza alacağı Yargıtay kararlarıyla açıklanıyor.

7 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Karşılıklı duran iki siluet
İçindekiler 12

Kısa Cevap

Suça iştirak, bir suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesidir. Türk Ceza Kanunu iştirak edenleri iki gruba ayırır: suçu bizzat gerçekleştiren veya araç olarak kullanan failler (müşterek fail, dolaylı fail) ile suça katkı sunan şerikler (azmettiren ve yardım eden). Fail ve azmettiren kural olarak işlenen suçun cezasının tamamını alırken, yardım edenin cezası indirilir. Belirleyici ölçüt, kişinin fiil üzerinde ortak hâkimiyeti olup olmadığıdır.

Bu Durumda mısınız?

  • Bir suça doğrudan katılmadığınız, yalnızca yardım ettiğiniz hâlde fail gibi cezalandırılmaktan endişe ediyorsunuz.
  • Birini bir suç için ikna ettiğiniz (azmettirdiğiniz) iddia ediliyor.
  • Olayda gözcülük, araç temini veya bilgi verme gibi bir katkınız oldu ve bunun müşterek faillik mi yardım etme mi sayılacağını merak ediyorsunuz.
  • Kamu görevlisine özgü bir suça (zimmet, rüşvet gibi) dışarıdan katıldığınız ileri sürülüyor.

Suça İştirak Nedir?

Türk Ceza Kanunu, iştirak sistemini faillik ve şeriklik ayrımı üzerine kurar. Azmettirme ile yardım etme şeriklik; müşterek faillik ile dolaylı faillik ise faillik başlığı altında düzenlenir.

Buna göre iştirak edenler ikiye ayrılır:

  • Failler: müşterek fail (TCK 37/1) ve dolaylı fail (TCK 37/2).
  • Şerikler: azmettiren (TCK 38) ve yardım eden (TCK 39).

Faillik ve Müşterek Faillik (TCK 37)

TCK m.37 — Faillik

(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur. (2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır.

Bir suç birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinde müşterek faillik söz konusu olur. Bunun için iki şart birlikte gerçekleşmelidir: failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalı ve suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır. Yargıtay bu ölçütü şöyle koyar:

“Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/151, K. 2023/166, T. 22.03.2023)

Yani her müşterek fail, suçun icrasına etkin ve fonksiyonel bir katkı sunar. Yalnızca hazırlık hareketleriyle sınırlı kalan katkı, müşterek faillik için yeterli değildir.

Dolaylı Faillik: Başkasını Araç Olarak Kullanmak

Dolaylı faillikte (TCK 37/2), fail suçu bizzat işlemez; bir başkasını araç olarak kullanır. Örneğin akıl hastası, çocuk ya da olayı bilmeyen bir kişinin bir suçu işlemesini sağlayan kişi, dolaylı fail olarak işlenen suçun failidir. Kusur yeteneği olmayan (çocuk, akıl hastası gibi) birini araç olarak kullanan failin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, on yaşındaki ve kusur yeteneği bulunmayan bir çocuğun suçun işlenmesinde araç olarak kullanıldığı dosyada TCK m.37/2’nin ikinci cümlesinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir:

“Sanıkların eylemlerini, kusur yeteneği bulunmayan on yaşındaki çocuğu araç olarak kullanmak suretiyle gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, haklarında TCK’nın 37/2.maddesinin 2. cümlesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık S.. G.. hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.”

(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/11571, K. 2015/12824, T. 18.06.2015 — onama)

Karar, dolaylı faillikte yalnızca aracı kullanılan kişinin yaşına bakılmadığını gösterir. Somut olayda bu kişinin kusur yeteneğinin bulunmaması ve suçun işlenişinde gerçekten araç olarak kullanılması birlikte değerlendirilmiştir. Bu koşullar yoksa TCK m.37/2’deki ceza artırımı kendiliğinden uygulanmaz.

Azmettirme (TCK 38)

Azmettiren, suçu bizzat işlemez; ama bir başkasında suç işleme kararını doğuran kişidir.

TCK m.38 — Azmettirme

(1) Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır.

Ceza Genel Kurulu azmettirmenin özünü ve sınırını şöyle çizer:

“Azmettirme, belli bir suç işleme hususunda henüz bir düşüncesi olmayan kişide, bir başkası tarafından suç işleme kararının oluşmasının sağlanmasıdır. Eğer kişi daha önceden suçu işlemeye karar vermiş ise bu takdirde azmettirme değil, artık aynı Kanun’un 39/2. maddesi kapsamında manevi yardım söz konusu olacaktır.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/151, K. 2023/166, T. 22.03.2023)

Bu ayrım kritiktir: azmettiren işlenen suçun cezasının tamamını alır; buna karşılık zaten suça karar vermiş birini destekleyen kişi yalnızca manevi yardım eden (indirimli ceza) olur. Ayrıca üstsoy-altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılarak azmettirmede ve çocukların azmettirilmesinde ceza artırılır (TCK 38/2).

Yardım Etme (TCK 39)

Yardım eden, suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştirmez; suça ikincil bir katkı sunar (araç sağlama, yol gösterme, gözcülük, teşvik gibi).

TCK m.39 — Yardım etme

(1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.

Yardım etme maddi (araç temini, yol gösterme) veya manevi (teşvik, suç kararını kuvvetlendirme) olabilir. Yardım edenle müşterek faili ayıran temel ölçüt, kişinin suçun icrası üzerinde ortak hâkimiyet kurup kurmadığıdır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna katılımın TCK m.37 anlamında müşterek faillik oluşturduğu hâlde TCK m.39 uyarınca yardım etme kabul edilmesini eksik ceza tayini olarak değerlendirmiştir:

“Tüm dosya kapsamına göre sanık …’ın, diğer sanık …‘ın mağdure …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemine katılımı 5237 sayılı TCK’nın 37. maddesi anlamında müşterek faillik kapsamında olmasına rağmen, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanunun 39. maddesine göre yardım eden olarak iştirak ettiğinin kabulü ile hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.”

(Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2019/7762, K. 2022/5537, T. 04.04.2022 — onama)

Bu nedenle gözcülük yapan, araç kiralayan ya da bilgi veren bir kişinin katkısı yalnızca eylemin adına bakılarak sınıflandırılamaz. Katkı, suçun icrasını yönlendiren ve diğer faillerle birlikte kontrol eden düzeye ulaşıyorsa müşterek faillik; icrayı kolaylaştırmakla sınırlı kalıyorsa yardım etme gündeme gelir. Yanlış sınıflandırma verilecek cezanın miktarını doğrudan değiştirir.

Bağlılık Kuralı ve Özgü Suçlar (TCK 40)

TCK m.40 — Bağlılık kuralı

(1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır. (2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur. (3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir.

İki pratik sonuç: (1) Özgü suçlarda (zimmet, rüşvet gibi yalnızca belirli sıfattaki kişilerce işlenebilen suçlar) bu sıfatı taşımayan kişi fail olamaz; ancak azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur. (2) İştirakten sorumluluk için suçun en az teşebbüs aşamasına ulaşması gerekir; hiç icraya başlanmamışsa iştirakten ceza verilmez.

Ceza Genel Kurulu, bu ayrımın yalnızca suçun adına bakılarak değil, kişinin kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve özel faillik vasfını taşıyıp taşımadığı incelenerek kurulacağını belirtmiştir:

“Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına şerik denilmekte olup 5237 sayılı TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden 5237 sayılı Kanun’un 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olabilecektir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/151, K. 2023/166, T. 22.03.2023 — bozma)

Bu nedenle kamu görevlisi olmayan bir kişinin zimmet veya rüşvet suçunda olayın içinde bulunması, onu kendiliğinden fail yapmaz. Önce özel faillik sıfatı, ardından katkının azmettirme mi yardım etme mi olduğu belirlenir. Buna karşılık özel sıfatı taşıyan kişinin fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurması hâlinde müşterek faillik değerlendirmesi gündeme gelebilir.

İştirakte Gönüllü Vazgeçme (TCK 41)

Gönüllü vazgeçmenin genel çerçevesi (TCK 36) ve teşebbüsle ilişkisi için: Suça teşebbüs ve gönüllü vazgeçme (TCK 35)

TCK m.41 — İştirak hâlinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme

(1) İştirak halinde işlenen suçlarda, sadece gönüllü vazgeçen suç ortağı, gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanır.

Yani bir suç ortağı suçtan gönüllü olarak vazgeçse bile, bu yalnızca kendisini korur; diğerleri sorumluluktan kurtulmaz. Vazgeçenin, suçun tamamlanmasını önleyecek gerçek bir çaba göstermesi aranır.

Kim Ne Kadar Ceza Alır?

İştirak türüCeza
Müşterek fail (TCK 37/1)İşlenen suçun cezasının tamamı
Dolaylı fail (TCK 37/2)İşlenen suçun cezası (kusursuz kişiyi araç kullanırsa 1/3–1/2 artırım)
Azmettiren (TCK 38)İşlenen suçun cezasının tamamı (nüfuz varsa artırım)
Yardım eden (TCK 39)Cezanın yarısı indirilir (kural olarak en çok 8 yıl)

Sık Yapılan Hatalar

  • Her katkıyı müşterek faillik saymak. Ortak hâkimiyet yoksa kişi müşterek fail değil, yardım edendir; ceza büyük ölçüde düşer.
  • Azmettirme ile manevi yardımı karıştırmak. Suç kararı yoktan var edilmişse azmettirme; kişi zaten karar vermişse manevi yardımdır.
  • Hazırlık katkısını yeterli görmek. Yalnızca hazırlık hareketiyle sınırlı katkı müşterek faillik için yetmez.
  • Özgü suçlarda sıfatı gözden kaçırmak. Kamu görevlisi olmayan biri zimmet/rüşvetin faili olamaz; ancak azmettiren/yardım eden olabilir.
  • Teşebbüs eşiğini atlamak. Suç en az teşebbüs aşamasına gelmemişse iştirakten ceza verilmez.

Özet

  • İştirak, bir suçun birden fazla kişiyle işlenmesidir; katılanlar failler (müşterek/dolaylı fail) ve şerikler (azmettiren/yardım eden) olarak ayrılır.
  • Müşterek faillik, birlikte suç işleme kararı + fiil üzerinde ortak hâkimiyet ile oluşur; her fail suçun cezasının tamamını alır.
  • Azmettiren de suçun cezasının tamamını alır; ancak kişi zaten karar vermişse azmettirme değil manevi yardım söz konusudur.
  • Yardım edenin cezası yarı oranında iner (kural olarak en çok 8 yıl); müşterek failden farkı ortak hâkimiyetin bulunmamasıdır.
  • Özgü suçlarda özel sıfatı taşımayanlar ancak şerik olabilir; iştirakten ceza için suç en az teşebbüs aşamasına gelmelidir.

İlgili yazılar: Sanık Ne Demek? Şüpheli ile Sanık Farkı ve Sanığın Hakları · TCK 81 Kasten Adam Öldürme Suçu ve Cezası · TCK 29 Haksız Tahrik ve İndirim Oranı · Suça Teşebbüs Ne Demek? Teşebbüs Cezası ve Gönüllü Vazgeçme

Sıkça Sorulan Sorular

İştirak ne demek?

Bir suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesidir. Katılanlar failler (müşterek fail, dolaylı fail) ve şerikler (azmettiren, yardım eden) olarak ayrılır.

Suça iştirakin türleri nelerdir?

Müşterek faillik, dolaylı faillik, azmettirme ve yardım etmedir. İlk ikisi faillik, son ikisi şeriklik kapsamındadır.

Müşterek faillik nedir?

Bir suçun birden fazla kişi tarafından, aralarında birlikte suç işleme kararı olacak ve fiil üzerinde ortak hâkimiyet kuracak şekilde birlikte işlenmesidir. Her müşterek fail, işlenen suçun cezasının tamamını alır.

Azmettirme nedir?

Henüz suç işleme düşüncesi olmayan bir kişide, bir başkası tarafından suç işleme kararının oluşturulmasıdır. Azmettiren, işlenen suçun cezasının tamamı ile cezalandırılır.

Yardım eden ile müşterek fail arasındaki fark nedir?

Belirleyici ölçüt ortak hâkimiyettir. Kişi suçun icrası üzerinde ortak hâkimiyet kurmuşsa müşterek fail, kurmamış yalnızca yardımcı olmuşsa yardım edendir.

Azmettiren ne kadar ceza alır?

Kural olarak işlenen suçun cezasının tamamını alır. Üstsoy-altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmışsa veya çocuk azmettirilmişse ceza artırılır.

Yardım eden ne kadar ceza alır?

Kural olarak işlenen suçun cezasının yarısı indirilir ve verilecek ceza sekiz yılı geçemez. Suç ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet gerektiriyorsa yardım edene özel süreli hapis öngörülmüştür.

Gözcülük yapmak müşterek faillik midir?

Duruma göre değişir. Gözcülük, suçun icrası üzerinde ortak hâkimiyet düzeyine ulaşıyorsa müşterek faillik, yalnızca kolaylaştırıcı bir katkıysa yardım etme sayılabilir.

Özgü suçlarda iştirak nasıl olur?

Zimmet, rüşvet gibi özgü suçlarda yalnızca özel sıfatı (örneğin kamu görevlisi) taşıyan kişi fail olabilir. Bu sıfatı taşımayanlar azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu da kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan suç ortağının TCK m.40'taki bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olacağını belirtmiştir.

Suça iştirak için suçun işlenmiş olması şart mı?

Suçun en azından teşebbüs aşamasına ulaşmış olması gerekir. Hiç icraya başlanmamışsa iştirakten sorumluluk doğmaz.

Suç ortağı vazgeçerse herkes kurtulur mu?

Hayır. İştirak hâlinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme yalnızca vazgeçen suç ortağını korur; diğerleri sorumluluğunu sürdürür.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli, sanık ve katılan vekilliğini üstlenir; tutukluluk ve kanun yolu başvurularını takip eder.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp