
İçindekiler 15
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Dayandığı Kanun Maddesi
- İki Seçimlik Hareket: Sökmek ve Amaca Aykırı Davranmak
- ”Şekli suç” ne demek?
- Ön Koşul: Mühür Hukuka Uygun Konulmuş Olmalı
- Elektrik Sayacında Hangi Mühür? Bakanlık Mührü Ayrımı
- Mührü Özelleştirilmiş Dağıtım Şirketi Koyduysa: Suçun Unsurları Oluşmaz
- Belirleyici olan tarih karşılaştırmasıdır
- Yetki neden yönetmelikten doğmuyor?
- Kast: Saik Aranmaz, Bilme ve İsteme Aranır
- Kaçak Kullanım ile İlişkisi: İki Ayrı Suç
- Ceza, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Mühür bozma, kanunun veya yetkili makamın emriyle konulmuş bir mührü kaldırmak ya da mührün konuluş amacına aykırı hareket etmektir. Cezası altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır (TCK m.203). Suç şekli bir suçtur: ayrıca bir zarar doğması aranmaz. Uygulamada belirleyici olan iki nokta vardır. Mührün hukuka uygun konulmuş olması ve failin kastı.
Bu Durumda mısınız?
- İş yeriniz mühürlendi ve mühre dokunmadan faaliyete devam ettiğiniz için hakkınızda işlem yapıldı.
- Elektrik ya da doğalgaz sayacınızdaki bir mühre müdahale edildiği iddiasıyla suçlanıyorsunuz.
- Sayaçtaki mührün siz taşınmadan önce bozulmuş olduğunu düşünüyorsunuz.
- Hakkınızda hem kaçak kullanım hem mühür bozma dosyası açıldı ve ikisinin ilişkisini merak ediyorsunuz.
- Mührü koyan görevlinin yetkisi olup olmadığını sorguluyorsunuz.
Bu yazı genel bir çerçeve sunar. Her dosyanın koşulları farklıdır; somut durumunuz için bir avukata danışınız.
Dayandığı Kanun Maddesi
TCK m.203 — Mühür bozma
Madde 203- (1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Maddenin lafzı üç şeyi birlikte söyler: mühür yetkili biri tarafından konulmuş olacak, amacı bir şeyin korunması olacak, ve fail ya mührü kaldıracak ya da amacına aykırı davranacak.
İki Seçimlik Hareket: Sökmek ve Amaca Aykırı Davranmak
Mühre fiziken dokunmadan da bu suç işlenebilir. Kanun iki ayrı hareketi eşit saymıştır. Yargıtay bunu açıkça belirtir:
“TCK’nın 203/1. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun şekli bir suç olması ve mührün konuluş amacına aykırı davranılması durumunda da oluşması”
(Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/1050, K. 2017/9187, T. 10.07.2017 — bozma)
Pratik karşılığı şudur: mühürlenen bir iş yerinde mühür yerinde dururken arka kapıdan faaliyete devam edilmesi de değerlendirme konusu olur. Buna karşılık aynı karar, sanığın sorumluluğunun ve amacı ortadan kaldıran bir davranışının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini söyleyerek otomatik bir sonuca da izin vermez.
”Şekli suç” ne demek?
Şekli suç, tanımdaki hareketin yapılmasıyla tamamlanan suçtur. Mühür bozmada ayrıca bir zararın ya da somut bir tehlikenin doğduğunun kanıtlanması gerekmez. “Kimseye zarar vermedim” savunması tek başına suçun oluşmasını engellemez; ancak cezanın belirlenmesinde ve diğer kurumlarda değerlendirilebilir.
Ön Koşul: Mühür Hukuka Uygun Konulmuş Olmalı
Savunma tarafında en güçlü eksen buradadır. Suçun konusu herhangi bir mühür değil, yetkiye dayanılarak konulmuş bir mühürdür. Yargıtay ölçütü şöyle kurar:
“Burada mühürleme işleminin amacı Devlet yönetiminin bir şeyi koruma altına alma ve başkalarının tasarrufunu önleme iradesinin konulan mühürle açıklanması olup, bu iradeyi etkisiz duruma getirerek onu ihlal eden herhangi bir eylem gerçekleştiği takdirde suç işlenmiş olacaktır.”
(Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2014/17, K. 2014/15882, T. 29.09.2014 — bozma)
Aynı kararda ön koşul açıkça adlandırılır:
“Bu nedenle, yasaya uygun biçimde konulan bir mührün varlığı, mühür bozma suçunun ön koşuludur.”
(Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2014/17, K. 2014/15882, T. 29.09.2014 — bozma)
Bunun sonucu şudur: mührü koyan makamın mühürleme yetkisinin kanundan doğması ve mührü koymaya yetkili kişilerce konulmuş olması gerekir. Bu ön koşul sağlanmıyorsa, mühre yönelik bir davranış TCK m.203 kapsamında değerlendirilemez.
Elektrik Sayacında Hangi Mühür? Bakanlık Mührü Ayrımı
Uygulamadaki en somut ayrım elektrik sayaçlarındadır ve dosyaların çoğu burada düğümlenir. Sayaç üzerinde birden fazla mühür bulunabilir ve bunların hukuki anlamı aynı değildir:
- Bakanlık mührü, sayacın imalat aşamasında takılır ve sayacın tüketimi standartlara uygun ölçtüğünü gösterir. Dağıtım şirketinin bu mührün takılmasıyla ilgisi yoktur.
- Dağıtım şirketinin mührü, kaçak kullanımı engellemek veya borç nedeniyle enerjiyi kesmek gibi amaçlarla ayrıca takılır. Şirket özelleştirilmişse bu mührün ihlali, aşağıda görüleceği üzere Yargıtay’a göre TCK m.203’ün unsurlarını oluşturmaz.
Yukarıda anılan 11. Ceza Dairesi kararında, sayaçtaki bakanlık mühürlerinin sağlam olduğu, buna karşılık dağıtım şirketince kaçak kullanımı engellemeye yönelik bir mühürleme yapılmadığı tespitine dayanılarak hüküm bozulmuştur. Yani hangi mühre, kim tarafından, hangi amaçla konulduğu belirlenmeden mühür bozma sonucuna varılamaz.
Sayaç içindeki vidaların değiştirilmiş olması ya da disk üzerinde çizik bulunması gibi tespitler, tek başına, hukuka uygun konulmuş bir mührün bozulduğu anlamına gelmez.
Mührü Özelleştirilmiş Dağıtım Şirketi Koyduysa: Suçun Unsurları Oluşmaz
Elektrik dosyalarında en belirleyici nokta budur ve çoğu zaman hiç sorulmaz. Ön koşul mührün yetkiye dayanılarak konulmuş olmasıdır; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, özelleştirmeden sonra elektrik dağıtımını yürüten özel hukuk tüzel kişilerinin mühürleme yetkisi bulunmadığını tespit etmiştir:
Görüldüğü üzere dağıtım lisansı sahibi özel hukuk tüzel kişilerine elektrik dağıtım ve satış faaliyeti kapsamında mühürleme yapmaya ilişkin olarak kanunla verilmiş herhangi bir yetki bulunmamaktadır.
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/1121, K. 2016/111, T. 08.03.2016 — ret)
Karar, o tarihte yürürlükte olan mülga 4628 sayılı Kanun ile 6446 sayılı Kanun’u birlikte incelemiştir; yürürlük durumu için aşağıdaki alt başlığa bakınız.
Kurul bunun sonucunu da açıkça bağlamıştır:
mühür bozma suçunun oluşabilmesi için mühürleme yetkisinin kanunla verilmesi zorunlu olup mühürlemeyi yapan şirkete kanunla böyle bir yetki verilmediğinden mühür bozma suçunun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmelidir.
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/1121, K. 2016/111, T. 08.03.2016 — ret)
Kararın incelediği 4628 sayılı Kanun mülgadır; yerini alan 6446 sayılı Kanun’da da mühürleme yetkisi bulunmadığı için ölçüt yürürlüktedir.
Bu karar oy çokluğuyla alınmıştır; Genel Kurul Başkanı ve on dört üye karşı oy kullanmıştır. Buna karşılık sonraki uygulama bu yönde yerleşmiştir: daireler aynı ölçütü oy birliğiyle uygulamayı sürdürmektedir.
Belirleyici olan tarih karşılaştırmasıdır
Ölçüt “dağıtım şirketi mührü geçersizdir” gibi mutlak bir kural değildir. Bakılan şey şudur: mühür, şirketin özelleştirildiği tarihten sonra mı konulmuş? Yargıtay bu karşılaştırmayı kararın kendi metninde açıkça kurar:
Dosya kapsamına göre; 04.04.2015 tarihli mühür bozma tutanağına konu 25.03.2015 tarihli mühürleme işlemini gerçekleştiren ARAS Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin mühürleme tarihinden önce 28.06.2013 tarihinde özelleştirilmesi nedeniyle, lisans sahibi özel şirket görevlileri tarafından yapılan bu mühürleme işlemine aykırı davranışta, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun unsurlarının oluşmayacağı anlaşılmıştır.
(Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/3344, K. 2024/2155, T. 26.02.2024 — tevdi)
Dolayısıyla dosyada aranacak iki tarih vardır: mühürleme tutanağının tarihi ve dağıtım şirketinin devir/özelleştirme tarihi. Mühür, devirden önce kamu kuruluşu eliyle konulmuşsa bu değerlendirme uygulanmaz. Ayrıca mühürleme tutanağının dosyaya hiç sunulamaması da başlı başına bir eksikliktir; usulüne uygun bir mühürleme işleminin varlığı ispatlanamıyorsa suçun unsurları yine oluşmaz.
Yetki neden yönetmelikten doğmuyor?
Mühürleme, elektrik piyasası mevzuatında yalnızca yönetmelik düzeyinde düzenlenmiştir. Genel Kurulun ölçütü ise yetkinin kanunla verilmiş olmasını arar. Bu ayrım bugün de geçerlidir: kararın incelediği 4628 sayılı Kanun yürürlükten kalkmış, yerini 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu almıştır; ancak 6446 sayılı Kanun’un metninde “mühür” sözcüğü hiç geçmemektedir. Yani çerçeve kanun değişmiş olsa da kararın dayandığı boşluk kapanmamıştır.
Bu değerlendirme özelleştirilmiş elektrik dağıtım şirketlerine özgüdür. Belediye, kaymakamlık, vergi dairesi gibi kamu makamlarının kendi kanunlarına dayanarak yaptığı mühürlemeler ile su idarelerinin işlemleri ayrı değerlendirilir; oradaki yetki kaynağı farklıdır.
Kast: Saik Aranmaz, Bilme ve İsteme Aranır
Mühür bozma yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin, mührün yetkili merci tarafından konulduğunu ve yaptığı hareketin mühre yönelik olduğunu bilmesi ve istemesi gerekir. Buna karşılık failin saiki (neden yaptığı) suçun oluşumu bakımından aranmaz.
Bu, taşınma hâllerinde önem kazanır: mühre kimin, ne zaman müdahale ettiği belirlenmeden, yalnızca abonelik kaydına dayanılarak kast kurulamaz.
Kaçak Kullanım ile İlişkisi: İki Ayrı Suç
Elektrik, su ve doğalgazda kaçak kullanım karşılıksız yararlanma olarak değerlendirilir; mühre müdahale ise TCK m.203 kapsamında ayrıca ele alınır. İkisi otomatik olarak birbirini doğurmaz. Biri sabit olmadan diğeri varsayılamaz.
Bu ayrımın pratik sonucu, yukarıdaki mühürleme yetkisi değerlendirmesiyle birleştiğinde ortaya çıkar: özelleştirilmiş bir dağıtım şirketinin koyduğu mühre ilişkin dosyalarda mühür bozma ayağı düşebilir ve geriye yalnızca karşılıksız yararlanma kalabilir. Bu ihtimal, hakkında iki ayrı dosya bulunan kişi için savunmanın yönünü değiştirir. Karşılıksız yararlanmanın kendi şartları, cezası ve etkin pişmanlık hükümleri için kaçak elektrik kullanma cezası (TCK 163) yazımıza bakınız.
Yargıtay, kaçak kullanım iddialarında idarenin tespit yükümlülüğünü ayrıntılı biçimde tarif eder:
“karşılıksız yararlanma olarak nitelenebilecek usulsüz bir kullanımı tesbit ettiklerinde bir yandan elektrik, su, doğalgazın sayaçtan geçirilip geçirilmediği, kısmen veya tamamen geçirilmiyorsa tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek hangi yöntemlerin, bu amaçla hangi cihaz ve malzemelerin kullanıldığı, bu tesbitlerin ne tür incelemelere dayandığı vb. tüm ayrıntıları içeren bir suç tutanağının düzenlenmesi”
(Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/19086, K. 2016/13476, T. 19.12.2016 — bozma-onama)
Bu, savunma bakımından somut bir kontrol listesi verir: tutanak bu ayrıntıları içeriyor mu, tespit neye dayanıyor, inceleme yapılmış mı?
Ceza, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı
Ceza. TCK m.203 altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası öngörür. İkisi birlikte değil, seçimlik olarak uygulanır.
Dava zamanaşımı. Cezanın üst sınırı üç yıl olduğundan suç, TCK m.66/1-e kapsamındadır:
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Yani dava zamanaşımı sekiz yıldır. Sürenin ne zaman başlayacağı, seçimlik hareketin hangisinin gerçekleştiğine göre değerlendirilir.
Şikâyet. TCK m.203’te şikâyet koşulu öngörülmemiştir; suç kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar arasında düzenlenmiştir.
Görevli mahkeme ve yargılama usulü için asliye ceza mahkemesi yazımıza; hükmün açıklanmasının geri bırakılması ihtimali için HAGB yazımıza bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- “Mühre dokunmadım, o hâlde suç yok” sanmak. Mührün konuluş amacına aykırı davranmak da seçimlik harekettir.
- “Kimse zarar görmedi” savunmasına yaslanmak. Suç şeklidir; zarar aranmaz.
- Sayaçtaki her mührü aynı saymak. Bakanlık mührü ile dağıtım şirketinin mührü farklıdır; hangisine müdahale edildiği belirlenmelidir.
- Mühürleme tutanağının tarihini hiç karşılaştırmamak. Elektrik dosyalarında mühürün, dağıtım şirketinin özelleştirildiği tarihten sonra konulup konulmadığı belirleyicidir; sonraysa Yargıtay suçun unsurlarının oluşmadığını kabul etmektedir.
- Mührü koyanın yetkisini hiç sorgulamamak. Hukuka uygun konulmuş mühür, suçun ön koşuludur.
- Kaçak kullanım ile mühür bozmayı tek dosya sanmak. İkisi ayrı suçlardır ve ayrı ayrı ispatlanır.
Özet
Mühür bozma, yetkiye dayanılarak konulmuş bir mührü kaldırmak veya o mührün konuluş amacına aykırı davranmaktır; cezası altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır (TCK m.203). Suç şeklidir, zarar aranmaz ve yalnızca kasten işlenebilir. Uygulamada dosyaların kaderini belirleyen iki soru şudur: mühür hukuka uygun konulmuş mu ve hangi mühre müdahale edilmiş? Elektrik sayaçlarında bakanlık mührü ile dağıtım şirketi mührünün ayrılması gerekir; dahası mühür, dağıtım şirketinin özelleştirilmesinden sonra şirket görevlilerince konulmuşsa Yargıtay suçun unsurlarının oluşmadığını kabul etmektedir. Bu durumda geriye yalnızca karşılıksız yararlanma kalabilir. Dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m.66/1-e).
Sıkça Sorulan Sorular
Mühür bozma suçu nedir?
Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını ya da varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldırmak veya mührün konuluş amacına aykırı hareket etmektir (TCK m.203).
Mühür bozma suçunun cezası nedir?
TCK m.203 uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Hapis ve para cezası birlikte değil, seçimlik olarak öngörülmüştür.
Mührü sökmedim ama işletmeye devam ettim, suç oluşur mu?
Oluşabilir. Suçun iki seçimlik hareketinden biri mührün kaldırılması, diğeri mührün konuluş amacına aykırı davranılmasıdır. Yargıtay, mühür fiziken sökülmese bile mühürleme amacını ortadan kaldıran davranışın suçu oluşturabileceğini kabul etmektedir.
Mühür bozma suçunda zarar doğması şart mı?
Hayır. Suç şekli bir suçtur; seçimlik hareketlerden birinin yapılmasıyla oluşur, ayrıca bir zararın veya somut tehlikenin doğması aranmaz.
Mührün hukuka aykırı konulmuş olması sonucu değiştirir mi?
Evet, belirleyicidir. Yargıtay'a göre yasaya uygun biçimde konulmuş bir mührün varlığı suçun ön koşuludur. Yetkisiz kişi veya makamca konulan bir mühür bu suçun konusunu oluşturmaz.
Elektrik sayacındaki bakanlık mührü ile dağıtım şirketinin mührü aynı mı?
Hayır. Bakanlık mührü sayacın imalat aşamasında ölçümün standartlara uygunluğunu gösterir; dağıtım şirketinin kaçak kullanımı engellemek için taktığı mühürden farklıdır. Hangi mühre müdahale edildiği somut olayda ayrıca belirlenmelidir. Ayrıca mühür, dağıtım şirketinin özelleştirilmesinden sonra şirket görevlilerince konulmuşsa TCK m.203'ün unsurları oluşmaz; ayrıntı için bir sonraki soruya bakınız.
Elektrik dağıtım şirketinin taktığı mührü bozarsam mühür bozma suçu oluşur mu?
Şirket özelleştirilmişse ve mühür özelleştirme tarihinden sonra konulmuşsa oluşmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, dağıtım lisansı sahibi özel hukuk tüzel kişilerine mühürleme yapma konusunda kanunla verilmiş bir yetki bulunmadığını, bu nedenle TCK m.203'te düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığını kabul etmiştir (CGK E. 2015/1121, K. 2016/111). Kararın incelediği 4628 sayılı Kanun mülga olmakla birlikte yerini alan 6446 sayılı Kanun'da da mühürleme yetkisi bulunmadığından ölçüt yürürlüktedir; aynı ölçüt daireler tarafından uygulanmaya devam etmektedir (11. CD E. 2023/3344, K. 2024/2155).
Mühür bozma dosyam düşerse kaçak kullanım dosyam da düşer mi?
Hayır, ikisi ayrı suçlardır ve ayrı ayrı değerlendirilir. Mühürleme yetkisi bulunmadığı için TCK m.203 yönünden unsurlar oluşmasa bile, tüketimin ölçülmesini engelleyecek şekilde kullanım varsa karşılıksız yararlanma yönünden sorumluluk ayrıca gündeme gelebilir.
Mühür bozma şikâyete tabi mi?
TCK m.203'te şikâyet koşulu öngörülmemiştir; suç kamu idaresinin güvenilirliğine karşı suçlar arasında düzenlenmiştir ve soruşturulması şikâyete bağlanmamıştır.
Mühür bozma suçunda dava zamanaşımı kaç yıldır?
Cezanın üst sınırı üç yıl hapis olduğundan TCK m.66/1-e kapsamına girer; beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımı sekiz yıldır.
Mühür bozma ile kaçak elektrik kullanımı aynı suç mu?
Hayır, ayrı suçlardır. Kaçak kullanım karşılıksız yararlanma olarak değerlendirilir; mührün kaldırılması veya amacına aykırı kullanılması ise TCK m.203 kapsamında ayrıca ele alınır.
Mühür bozma suçu taksirle işlenebilir mi?
Hayır. Suç yalnızca kasten işlenebilir. Failin mührün yetkili merci tarafından konulduğunu ve hareketinin mühre yönelik olduğunu bilmesi ve istemesi gerekir.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler