İcra ve İflas Hukuku

Borca İtiraz Dilekçesi: Yedi Günlük Süre ve Dört Tuzak

Ödeme emrine itiraz nasıl yapılır, süre ne kadar, nereye verilir? Kısmi itirazda miktar gösterme zorunluluğu, adres bildirme şartı, imzaya itirazın ayrıca beyanı ve itirazın sonuçları.

10 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Masada belge imzalayan kişi
İçindekiler 14

Kısa Cevap

Ödeme emri tebliğ edildiğinde borca itiraz süresi yedi gündür ve itiraz mahkemeye değil, icra dairesine yapılır. İtiraz dilekçeyle ya da sözlü olarak bildirilebilir. Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. Dört nokta çok sık hak kaybına yol açar: kısmi itirazda cihet ve miktarın gösterilmemesi, itirazla birlikte yurt içi adres bildirilmemesi, senetteki imzaya itirazın ayrıca ve açıkça beyan edilmemesi ve yedi günlük sürenin kaçırılması.

Bu Durumda mısınız?

  • Adınıza ödeme emri geldi ve borcu kabul etmiyorsunuz.
  • Borcun tamamına değil bir kısmına itiraz etmek istiyorsunuz.
  • İtirazı hangi mercie yapacağınızı bilmiyorsunuz.
  • Ödeme emrini başka bir şehirdeki icra dairesi göndermiş.
  • Süreyi kaçırdınız ve başka bir yol olup olmadığını araştırıyorsunuz.

Yedi günlük süre kesindir ve kaçırılması takibin kesinleşmesi sonucunu doğurur; ödeme emri elinize geçtiği gün bir avukata danışın.

Süre ve Şekil: İİK m.62

Kurumun temel kuralları tek maddede toplanmıştır:

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.62 — Süresi ve şekli

İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (Değişik ikinci cümle: 17/7/2003-4949/13 md.) İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur.

Bu ilk fıkradan üç bilgi çıkar:

KonuKural
SüreTebliğden itibaren yedi gün
ŞekilDilekçe ile veya sözlü olarak
Merciİcra dairesi (mahkeme değil)
Yanlış daireMasraf alınarak derhâl yetkili daireye gönderilir

Son satır önemli bir rahatlamadır: başka bir icra dairesine yapılan itiraz geçersiz sayılmaz, gereken masraf alınarak yetkili daireye gönderilir. Ancak bu, sürenin uzadığı anlamına gelmez — yedi günlük süre yine tebliğ tarihinden işler.

İtirazın Sonucu: Takip Durur

Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur ve alacaklıya bildirilir:

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.62 — Alacaklıya bildirim

(Değişik fıkra: 17/7/2003-4949/13 md.) Takibe itiraz edildiği, 59 uncu maddeye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir.

Bundan sonrası alacaklının hamlesidir: duran takibi sürdürmek için itirazın iptali davası açabilir ya da elindeki belgeye dayanarak icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. İki yolun şartları ve sonuçları farklıdır; ayrıntısı için itirazın iptali davası yazımıza bakabilirsiniz.

Burada, itirazı avukat aracılığıyla yapmış borçluyu doğrudan ilgilendiren bir nokta vardır. İtirazın iptali davası, takip hukuku içinde bir itiraz değil, genel hükümlere göre görülen bağımsız bir davadır; bu nedenle dava dilekçesi icra dosyasındaki vekile değil, borçlunun kendisine tebliğ edilir:

O hâlde itirazın iptali davası genel hükümlere göre açılarak sonuçlandırılan bir dava olup, takip hukukuna ilişkin bir şikâyet veya itiraz olmadığından, HMK’nın emredici nitelikteki 76, 119/1-ç, 122 ve 317. maddeleri gereğince dava dilekçesinin, icra dosyasında müvekkili borçlu adına itiraz eden vekile değil, asıla tebliğ edilmesi gerekir.

(Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E. 2021/1, K. 2022/3, T. 03.06.2022 — içtihadı birleştirme, oy çokluğu)

Yargıtay bu tartışmayı içtihadı birleştirme yoluyla kesin olarak çözmüştür:

İcra takibine maruz kalan borçlu, vekil marifetiyle takibe itiraz ettiğinde, itiraz üzerine duran icra takibinin devamını sağlamak için alacaklının açacağı itirazın iptali davasında dava dilekçesinin asıla tebliğ edilmesi gerektiğine dair, 03.06.2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verilmiştir.

(Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E. 2021/1, K. 2022/3, T. 03.06.2022 — içtihadı birleştirme, oy çokluğu)

Pratik sonucu şudur: itirazı avukatınız yapmış olsa bile, itirazın iptali davasının dilekçesi size tebliğ edilir. Adresinize gelen bu tebligatı “avukatım almıştır” varsayımıyla bekletmek, cevap süresinin kaçırılmasına yol açar. İtirazla birlikte bildirdiğiniz yurt içi adresin güncel tutulması bu yüzden yalnız takip için değil, açılacak dava için de önemlidir.

Dört Tuzak

1. Kısmi itirazda miktarı yazmamak

Bu, maddenin en sert yaptırımıdır ve şablon dilekçelerde en sık atlanan noktadır:

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.62 — Kısmi itiraz

Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısman cihet ve miktarını açıkca göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.

Yani “borcun bir kısmına itiraz ediyorum” demek yetmez; hangi kaleme (cihet) ve ne kadarına (miktar) itiraz edildiği açıkça yazılmalıdır. Yazılmazsa sonuç, kısmi itirazın reddi değil — itirazın hiç yapılmamış sayılmasıdır. Bu da takibin tamamı bakımından kesinleşme demektir.

Pratik kural: faize itiraz ediyorsanız “işlemiş faiz kalemine, X tarihinden itibaren istenen faize itiraz ediyorum” gibi kalem ve tutarı belirleyin. Emin değilseniz borcun tamamına itiraz etmek, kısmi itirazı eksik yazmaktan güvenlidir.

2. Adres bildirmemek

Kanun, itirazla birlikte bir yükümlülük daha getirir:

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.62 — Adres bildirme zorunluluğu

(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/13 md.) Borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yurt içinde yeni adresi tespit edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır.

Sonucu ağırdır: adres değişikliği bildirilmezse, alacaklının takip talebinde gösterdiği adrese yapılan tebligat borçluya yapılmış sayılır. Yani haciz ihbarnamesi, satış ilanı gibi kritik evraklar eline ulaşmasa bile tebliğ edilmiş kabul edilir. Taşınan borçlular bakımından bu, dosyanın habersiz ilerlemesinin başlıca sebebidir.

3. Yedi günlük süreyi kaçırmak

Süre kesindir. Kaçırılırsa takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Ancak bu, her şeyin bittiği anlamına gelmez: takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin olgular ayrı yollarla ileri sürülebilir. Örneğin borcun zamanaşımına uğradığı iddiası için İcra ve İflas Kanunu m.71 yolu açıktır. Bu konuda kredi kartı borcu ödenmezse ne olur yazımızdaki zamanaşımı bölümü örnek teşkil eder.

4. İmzaya itirazı ayrıca ve açıkça yazmamak

Senede dayanan bir takipte, borcu reddetmek imzayı da reddetmek anlamına gelmez. Kanun bunu ayrı bir beyan olarak arar ve yazılmamasının sonucunu kendisi belirler:

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.62 — İmzaya itiraz

Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır.

Sonuç, “yalnız borca itiraz edilmiş sayılmak” değildir: borçlu, icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. Yani imza artık tartışma konusu olmaktan çıkar ve takip, imzası kabul edilmiş bir senede dayanarak sürer. Bu yüzden imza inkârı, itiraz dilekçesinde borca itirazdan ayrı bir cümle olarak yer almalıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, aynı maddenin hangi itirazlarda açıklık aradığını sayarken bu ayrımı ortaya koymuş ve buna karşılık borcun tamamına itirazda böyle bir açıklık şartı bulunmadığını belirtmiştir:

Görülmektedir ki, anılan maddede takibe kısmi itiraz halinde itiraz edilen kısmın; yetkiye ve imzaya itiraz halinde de buna ilişkin itirazların, açıkça gösterilmesi gerekliliği belirtilmesine karşın, borcun tamamına itiraz halinde bunun dilekçede açıkça beyan edilmesi gereğine işaret eden bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Yasanın getirmediği bir kısıtlamanın uygulama ile getirilmesi olanaklı değildir.

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/12-185, K. 2009/182, T. 13.05.2009 — onama)

Ayrım pratikte şuna varır: kısmi itirazda cihet ve miktarı, yetki itirazında yetkisizliği, imza itirazında imza inkârını açıkça yazmak gerekir; borcun tamamına itiraz ederken ise dilekçede ayrıca bir kalıp aramak, kanunun getirmediği bir şartı uygulama yoluyla eklemek olur.

Hangi takip yolunda olduğunuza dikkat edin. Kambiyo senedine dayanan alacaklı özel bir usul seçebilir:

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.167 — Takibin kabulü şartları

Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senete müstenit olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yolu ile takipte bulunabilir.

Alacaklı bu özel yolu seçmişse imzaya itirazın süresi, mercii ve etkisi başkadır; kanun bunu ödeme emrinin kendi içeriğine yazdırır:

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.168 — Ödeme emri

Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahküm edileceği ve icra mahkemesin den itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.

Görüldüğü gibi kambiyo yolunda imza inkârı beş gün içinde ve icra mahkemesine bildirilir; haksız inkârda ayrıca para cezası öngörülmüştür. Bu yola ilişkin ayrıntı için:

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.170 — İmzaya itiraz

Borçlu,168 inci maddenin 4 numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.

Yani kambiyo yolunda imzaya itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır ve satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Elinize gelen ödeme emrinin hangi yola ait olduğunu okumadan süre ve merci hesaplamayın — ödeme emri, hangi süre ve mercie tabi olduğunuzu kendi metninde yazar. Ayrıntısı için senet ve çekte imzaya itiraz yazımıza bakın.

Dilekçede Bulunması Gerekenler

Kanun itiraz dilekçesi için sayılı bir liste getirmez; m.62’nin aradıkları ise şunlardır:

  • İcra dairesi ve dosya numarası (hangi takibe itiraz edildiği).
  • Borçlu bilgileri ve yurt içi adres — kanunen zorunludur.
  • İtirazın kapsamı: borcun tamamına mı, bir kısmına mı. Kısmi ise cihet ve miktar açıkça.
  • İtirazın sebebi: borcun bulunmadığı, ödendiği, zamanaşımına uğradığı, yetkiye itiraz gibi. (İmzaya itiraz ayrıca ve açıkça belirtilmelidir; aksi hâlde borçlu icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır — m.62.)
  • Tarih ve imza.

Yetki itirazı yapılacaksa bunun da itirazla birlikte ve açıkça ileri sürülmesi gerekir; sonradan ayrıca ileri sürülmesi sorun yaratır.

Bu dilekçenin dava dilekçesinden ayrıldığı nokta, mercii (icra dairesi) ve süresidir; ortak omurga ise aynıdır. Diğer dilekçe türlerinin merci ve süre rejimi için dilekçe örnekleri ve ortak omurga yazımıza bakabilirsiniz.

Borca İtiraz Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin yukarıdaki unsurların yerleşmiş dizilişini gösterir. Dört tuzağın tamamı (miktar, adres, süre, imza) örneğe ayrı kalemler hâlinde işlenmiştir.

[İl] [No]. İCRA DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE

                                        Dosya No : [Yıl] / [No] E.

İTİRAZ EDEN
(BORÇLU)          : [Ad Soyad] – T.C. [Kimlik No]
                    [Adres]
Vekili            : Av. [Ad Soyad] – [Baro] Barosu, Sicil [No]
                    [Adres]

ALACAKLI          : [Ad Soyad / Unvan]
Vekili            : Av. [Ad Soyad]

KONU              : [gg.aa.yyyy] tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine karşı
                    borca, imzaya, faize ve ferilerine itirazlarımızın
                    sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR       :

1. Yukarıda esas numarası yazılı dosyadan gönderilen ödeme emri müvekkile
   [gg.aa.yyyy] tarihinde tebliğ edilmiştir. İşbu itiraz, 2004 sayılı Kanun
   m.62'de öngörülen yedi günlük süre içindedir.

2. Müvekkilin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. [Borcun neden
   doğmadığı ya da ödendiği somut olarak açıklanır.]

3. Takip dayanağı belgedeki imza müvekkile ait değildir; imzaya ayrıca ve
   açıkça itiraz ediyoruz.

4. Borcun bir kısmı kabul ediliyorsa: müvekkil yalnız [tutar] TL tutarındaki
   kısmı kabul etmekte, bakiye [tutar] TL yönünden borca itiraz etmektedir.

5. Talep edilen faiz oranına ve işleyiş biçimine, ayrıca takip masraflarına
   da itiraz ediyoruz.

DELİLLER          : Takip dosyası, [tarih] tarihli ödeme belgesi, ticari
                    defterler, bilirkişi incelemesi, tanık beyanları.

HUKUKİ SEBEPLER   : 2004 sayılı Kanun m.62; 2004 sayılı Kanun m.66.

SONUÇ VE İSTEM    : Yukarıda açıklanan nedenlerle borca, imzaya, faize ve tüm
                    ferilerine itiraz ediyor; 2004 sayılı Kanun m.66 uyarınca
                    takibin durmasını ve itirazımızın alacaklıya tebliğini
                    müvekkil adına talep ederim.

                                                            [Tarih]
                                                     Borçlu Vekili
                                                     Av. [Ad Soyad]
                                                            [İmza]

Örneği Kullanmadan Önce Neyi Değiştirmelisiniz?

Bu şablon her kalemi birden ileri sürer; gerçek dosyada bu neredeyse hiçbir zaman doğru değildir. En az şu beş kalem elden geçirilmelidir:

  1. Üçüncü maddeyi olduğu gibi bırakmayın. İmza gerçekten müvekkile aitse imzaya itiraz etmek dürüstlük kuralına aykırıdır ve tazminat riski doğurur. İmza itirazı yalnız gerçekten reddediliyorsa yazılır.
  2. Dördüncü madde ya doldurulur ya silinir. Kısmi itirazda cihet ve miktarın açıkça gösterilmesi zorunludur; “kısmen itiraz ediyorum” demek itirazı yapılmamış saymaya götürür.
  3. Adres kalemini ekleyin. Borçlu veya vekili, yurt içinde bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Şablonda adres taraf bloğunda yer alır; eksik bırakılmamalıdır.
  4. Süre satırını doğrulayın. Birinci maddedeki tebliğ tarihi tebligat parçasından alınmalıdır; yedi günlük süre bu tarihe göre işler.
  5. Yetki itirazı varsa aynı dilekçeye koyun. Sonradan ayrıca ileri sürmek sorun yaratır.

İtiraz yazılı olmak zorunda değildir: 2004 sayılı Kanun m.62 itirazın dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirilebileceğini düzenler. Şablonun bulunmaması itiraz hakkını düşürmez.

Sık Yapılan Hatalar

  • Mahkemeye başvurmak. İtiraz icra dairesine yapılır (m.62).
  • Kısmi itirazda kalem ve tutar yazmamak. Sonuç, itirazın hiç yapılmamış sayılmasıdır.
  • Adres bildirmemek. Takip talebindeki adrese yapılan tebligat geçerli sayılır.
  • “Yanlış daireye verdim” diye vazgeçmek. Kanun, itirazın yetkili daireye gönderileceğini düzenler.
  • İmzaya itirazı ayrıca belirtmemek. İmza inkârı, borca itirazdan ayrı ve açık bir beyan gerektirir; yazılmazsa imza icra takibi yönünden kabul edilmiş sayılır (m.62).
  • Süre geçti diye tümüyle vazgeçmek. Takip sonrası döneme ilişkin olgular için ayrı yollar vardır.

Takibin genel işleyişi için icra takibi ve ödeme emrine itiraz, borçlu olunmadığının tespiti için menfi tespit davası yazılarımıza bakabilirsiniz.

Özet

  • İtiraz süresi yedi gündür ve tebliğ tarihinden işler (İİK m.62).
  • İtiraz icra dairesine, dilekçe ile veya sözlü olarak yapılır.
  • Başka bir icra dairesine yapılan itiraz yetkili daireye gönderilir.
  • Kısmi itirazda cihet ve miktar yazılmazsa itiraz edilmemiş sayılır.
  • İtirazla birlikte yurt içi adres bildirmek zorunludur; bildirilmezse eski adrese tebligat geçerli sayılır.
  • Süresinde itiraz takibi durdurur; durum üç gün içinde muhtıra ile alacaklıya bildirilir.
  • Senede dayanan takipte imza inkârı ayrıca ve açıkça yazılmalıdır; yazılmazsa imza icra takibi yönünden kabul edilmiş sayılır (İİK m.62).
  • Borcun tamamına itirazda ise kanun ayrı bir açıklık şartı aramaz (HGK E. 2009/12-185, K. 2009/182).
  • İtiraz vekil aracılığıyla yapılmış olsa da, itirazın iptali davasının dilekçesi asıla tebliğ edilir (İBK E. 2021/1, K. 2022/3).

Sıkça Sorulan Sorular

Ödeme emrine itiraz süresi kaç gün?

İcra ve İflas Kanunu m.62'ye göre itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde bildirmek zorundadır. Süre kaçırılırsa takip kesinleşir.

İtiraz nereye yapılır?

Kanun m.62, itirazın dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirileceğini düzenler. İtiraz mahkemeye değil, takibi yapan icra dairesine yapılır.

Yanlış icra dairesine itiraz edersem ne olur?

Kanun m.62, itirazın takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapılması hâlinde bu dairenin gereken masrafı alarak itirazı derhâl yetkili icra dairesine göndereceğini belirtir.

İtiraz dilekçe ile mi yapılmak zorunda?

Zorunda değildir. Kanun m.62, itirazın dilekçe ile veya sözlü olarak bildirilebileceğini düzenler. Sözlü itirazda beyan tutanağa geçirilir.

Borcun bir kısmına itiraz edebilir miyim?

Edebilirsiniz; ancak koşulu vardır. Kanun m.62, borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi gerektiğini, aksi takdirde itirazın edilmemiş sayılacağını düzenler.

Kısmi itirazda miktarı yazmazsam ne olur?

İtiraz edilmemiş sayılır. Bu, tüm takibin kesinleşmesi anlamına gelir. Kanun m.62 bu sonucu açıkça öngördüğünden, kısmi itirazda hangi kalem ve ne kadar tutar için itiraz edildiği mutlaka yazılmalıdır.

İtirazla birlikte adres bildirmek zorunlu mu?

Zorunludur. Kanun m.62, borçlu veya vekilinin dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorunda olduğunu düzenler.

Adres bildirmezsem sonucu ne olur?

Kanun m.62, adresini değiştiren borçlunun yurt içinde yeni adres bildirmemesi ve tebliğ memurunca yeni adresin tespit edilememesi hâlinde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligatın borçlunun kendisine yapılmış sayılacağını belirtir.

İtiraz edilince ne olur?

Takip durur ve durum alacaklıya bildirilir. Kanun m.62, takibe itiraz edildiğinin alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edileceğini düzenler.

Alacaklı itiraz üzerine ne yapabilir?

Duran takibi sürdürmek için itirazın iptali davası açabilir ya da elindeki belgeye dayanarak icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Hangi yolun seçileceği elde bulunan belgeye göre değişir.

Senetteki imzayı da reddetmek istiyorum, borca itiraz yeterli mi?

Yeterli değildir. İcra ve İflas Kanunu m.62, borçlu takibin dayanağı olan senet altındaki imzayı reddediyorsa bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmesi gerektiğini düzenler. Aksi takdirde borçlu, icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır.

İmzaya itiraz etmezsem tam olarak ne olur?

Kanun sonucu kendisi belirler. Borçlu, icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır (m.62). Yani imza artık tartışma konusu olmaktan çıkar ve takip, imzası kabul edilmiş bir senede dayanarak sürer.

Borcun tamamına itiraz ederken de özel bir kalıp yazmam gerekir mi?

Gerekmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kanunun kısmi itirazda cihet ve miktarın, yetki ve imza itirazında ise bunların açıkça gösterilmesini aradığını, buna karşılık borcun tamamına itirazda dilekçede açıkça beyan gereğine işaret eden bir düzenleme bulunmadığını belirtmiştir (E. 2009/12-185, K. 2009/182).

İtirazı avukatım yaptı, itirazın iptali davası da avukatıma mı tebliğ edilir?

Hayır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, borçlu vekil aracılığıyla takibe itiraz ettiğinde alacaklının açacağı itirazın iptali davasında dava dilekçesinin asıla, yani borçlunun kendisine tebliğ edilmesi gerektiğine karar vermiştir (E. 2021/1, K. 2022/3).

Çeke veya bonoya dayanan takipte de imzaya itiraz aynı mı?

Aynı değildir. İcra ve İflas Kanunu m.167, alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede dayanan alacaklının bu bölümdeki hususi usullere göre takipte bulunabileceğini düzenler. Alacaklı bu yolu seçmişse m.170 uygulanır ve imzaya itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine bir dilekçe ile bildirilir; bu itiraz satıştan başka takip muamelelerini durdurmaz.

Süreyi kaçırdım, hiç çare yok mu?

Ödeme emrine itiraz süresi geçse de takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin olgular ayrı yollarla ileri sürülebilir. Örneğin zamanaşımı için İcra ve İflas Kanunu m.71 yolu açıktır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

İcra takibi, haciz, itirazın iptali ve istihkak süreçlerini alacaklı ve borçlu tarafında yürütür.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp