Fikri Mülkiyet Hukuku

Marka Hakkına Tecavüz ve Karıştırılma İhtimali Ölçütleri

Marka hakkına tecavüz hangi fiillerle oluşur, karıştırılma ihtimali nasıl belirlenir? Ölçütler ilk derece, istinaf, Yargıtay ve Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla.

6 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Deftere logo çizen el
İçindekiler 15

Kısa Cevap

Marka hakkına tecavüz, SMK m.29’da sayılan fiillerle oluşur; çekirdeği markanın veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin izinsiz kullanılmasıdır. Uyuşmazlığın düğümlendiği yer genellikle karıştırılma ihtimalidir: mal ve hizmet benzerliği ile işaretlerin görsel, sesçil ve kavramsal benzerliği bütünsel olarak değerlendirilir.

Bu Durumda mısınız?

  • Tescilli markanıza benzer bir işaretle aynı sektörde ürün satıldığını fark ettiniz.
  • Markanızın esas unsuru, başka bir markanın içinde ek kelimelerle birlikte kullanılıyor.
  • Aleyhinize tecavüz davası açıldı; oysa markanız farklı logo, renk ve yazı biçimiyle kullanılıyor.
  • Karşı taraf, markanızı uzun süredir kullanmadığınızı ileri sürüyor.

Tecavüz Sayılan Fiiller

SMK m.29 — Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller

“(1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.”

Maddenin (c) bendi ticaret zincirini de kapsar: taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, ticaret alanına çıkarmak, ithal veya ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak da tecavüzdür. (ç) bendi ise lisans haklarının izinsiz genişletilmesini veya devrini kapsar.

İleri Sürülebilecek Talepler

SMK m.149 — Tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler

“(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.”

Maddenin devamı elkoyma, elkonulan ürünler üzerinde mülkiyet hakkı tanınması, şekil değiştirme veya imha ve kararın ilanı taleplerini düzenler. (b) bendi özellikle önemlidir: tecavüz henüz gerçekleşmemişse dahi muhtemel tecavüzün önlenmesi istenebilir.

Çekirdek Ölçüt: Karıştırılma İhtimali

Bugün uygulanacak hüküm şudur:

SMK m.6 — Marka tescilinde nispi ret nedenleri

“(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.”

Hüküm ihtimalden söz eder: tüketicilerin fiilen yanıldığının ayrıca ispatı aranmaz. “İlişkilendirilme ihtimali” de kapsam içindedir.

Ölçütler Dört Yargı Katmanında Nasıl Uygulanıyor?

Karıştırılma ihtimali soyut bir ölçüt değildir; her yargı katmanı onu farklı bir mesafeden uygular. Aşağıda aynı doktrinin dört katmandaki görünümü yer alıyor.

1. İlk derece: standart çerçeve

İlk derece mahkemeleri değerlendirmeye yerleşik bir formülasyonla başlar:

“Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus; ortalama düzeydeki halk nezdinde bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurulmasıdır. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir.”

(Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/237, K. 2022/114, T. 31.03.2022)

Bu formülasyon çok sayıda ilk derece kararında neredeyse aynı sözcüklerle yer alır. Dolayısıyla aynı cümlenin birçok kararda bulunması, o görüşe ayrı bir ağırlık kazandırmaz; standartlaşmış bir çerçevedir. Ayrışma, somut olguların bu çerçeveye oturtulmasında ortaya çıkar.

2. İstinaf: bütünsellik ve tüketici dikkati

İstinaf incelemesinde ortak ibarenin varlığı tek başına sonucu belirlemez:

“her ne kadar … ibaresi benzer ise de, bu ibare ile birlikte kullanılan şekil logo, renk ve yazı biçimi de bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sektör itibariyle tüketicilerin dikkatli tüketiciler olduğu dikkate alındığında, taraf kullanımları arasında iltibas bulunmadığının tespit edildiği”

(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/682, K. 2025/1549, T. 01.12.2025)

Daire, ilk derecenin ret kararını esastan onaylamıştır. Buradaki iki kaldıraç, markanın bütün olarak bıraktığı izlenim ve hedef tüketicinin dikkat düzeyidir.

3. Yargıtay: karşılaştırmanın teknik ölçütleri

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ölçütleri ayrıntılandırır:

“markalar arasında karıştırılma ihtimalinin tespitinde, markaların tescil kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin aynı veya ilişkilendirilebilir ölçüde benzerliğin yanı sıra, markalara konu işaretlerinde görsel, sesçil ve kavramsal açıdan birbirlerine olan benzerlikleri bir bütün olarak esas alınmalıdır. İşaretler arasında görsel benzerlik karşılaştırması yapılırken markalara konu yazı ve işaretlerin konumlandırılma şekilleri ile harf sırası, yazım karakterleri gibi göze çarpan özellikleri dikkate alınmalıdır. Bu anlamda markalara konu yazıların ve sözcüklerin ilk ve başlangıç kısmı daha çok göze çarpan ve akılda kalan unsuru olmakla özellikle dikkate alınmalıdır.”

(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/275, K. 2019/2246, T. 25.03.2019)

Üç eksen nettir: görsel, sesçil, kavramsal. Kararın uygulamadaki en işlevsel yönü, kelimenin başlangıç kısmına verdiği ağırlıktır; hem görsel hem sesçil karşılaştırmada.

4. Hukuk Genel Kurulu: bütüncül sonuç ve seri marka algısı

En üst katmanda değerlendirme bütünleştirilir:

“Bu nedenle ortalama tüketici nezdinde taraf markalarında yer alan ibarelerin anlamlarının bilinmesinin mümkün olmadığı, anlamı bilinmeyen ibarelerin ayırt edicilik düzeyinin daha yüksek olacağı, genel ve bütüncül bakış açısı itibariyle taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu, markalar arasında en azından ticari, ekonomik ve idari bir bağlantı bulunduğu algısının oluşabileceği, ayrıca davalı markasının davacının seri markası olarak algılanabileceği kabul edilmelidir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/182, K. 2022/1456, T. 08.11.2022)

Karar oy birliğiyle verilmiş ve direnme kararı bozulmuştur. İki kavram öne çıkar: anlamı bilinmeyen ibarelerin ayırt ediciliğinin daha yüksek olması ve seri marka algısı — yeni markanın, önceki marka sahibinin ürün ailesinin devamı sanılması.

Bu Kararlar Bugünkü Davada Kullanılabilir mi?

Yukarıdaki Yargıtay ve Hukuk Genel Kurulu kararları 556 sayılı KHK m.8/1-b uyarınca verilmiştir. Bugün karşılık gelen hüküm 6769 sayılı SMK m.6/1’dir ve karıştırılma ihtimalini aynı ölçüyle (mal/hizmet benzerliği ile işaret benzerliğinin birlikte değerlendirilmesi) tanımlar.

Bununla birlikte kural şudur: uyuşmazlığa olay tarihinde yürürlükte olan metin uygulanır. Bugün açılacak bir dava için dayanak SMK’dır; eski dönem kararları ölçüt bakımından yol gösterici olmakla birlikte, dayanak maddesi olduğu gibi aktarılmamalıdır.

Davalının Savunması: Kullanım İspatı Def’i

Tecavüz davası tek yönlü işlemez: davalı, davacının markasını kullanmadığını ileri sürebilir. Aynı kullanmama olgusu ayrı bir yaptırımı da tetikler; markanın kullanılmaması nedeniyle iptali yoluna başvurulabilir; aynı def’i tescil aşamasında yayıma itiraza karşı kullanım ispatı talebi olarak da ileri sürülür (SMK m.19/2).

SMK m.29 — Kullanım ispatı def’i (ikinci fıkra)

“(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.”

Davalı bu def’iyi ileri sürdüğünde, davacının markasını ilgili mal ve hizmetlerde ciddi biçimde kullandığını ortaya koyması beklenir. Bu savunma, markanın hükümsüzlüğü davalarındaki karşılığıyla birlikte değerlendirilir; ayrıntısı için marka hükümsüzlük davası yazımıza bakabilirsiniz.

Görevli Mahkeme: Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi (SMK m.156)

Marka tecavüzü davaları genel mahkemelerde değil, uzmanlaşmış bir mahkemede görülür:

6769 sayılı SMK m.156 — Görevli ve yetkili mahkeme (1. fıkra)

Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur.

Maddenin kendi lafzı iki şeyi birlikte söyler: görevli mahkeme ihtisas mahkemesidir, ancak bu mahkemeler her yerde değil, Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Kurulmamış olan yerlerde davalara, bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Mahkeme değişir ama uygulanacak hükümler aynı kalır.

Ayrı bir hâl, Türk Patent ve Marka Kurumu’nun kararlarına karşı açılan davalardır: bu davalarda Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir. Yani bir markaya karşı tecavüz davası kendi yerinde açılırken, aynı markanın tescili hakkındaki Kurum kararına karşı dava Ankara’da açılır. (Kurum kararlarına karşı dava için YİDK Kararının İptali Davası yazımıza bakabilirsiniz.)

Sık Yapılan Hatalar

  • Yalnız kelime benzerliğine bakmak. Değerlendirme görsel, sesçil ve kavramsal eksenlerin bütünüdür; logo, renk ve yazı biçimi sonucu değiştirebilir.
  • Fiilî karışıklık ispatına girişmek. Kanun ihtimalden söz eder; fiilî yanılgının ispatı aranmaz.
  • Tüketici profilini atlamak. Dikkatli tüketiciye hitap eden sektörlerde sonuç farklı çıkabilir.
  • Kelimenin sonuna odaklanmak. Yargıtay ölçütünde ağırlık başlangıç kısmındadır.
  • Aynı cümleyi taşıyan çok sayıda kararı ağırlık saymak. İlk derece formülasyonu standarttır; ayrışma somut olguların değerlendirilmesindedir.
  • Eski KHK maddesini dayanak yazmak. Bugünkü dayanak SMK m.6/1’dir.
  • Muhtemel tecavüzün önlenmesini talep etmemek. SMK m.149/1-(b) bu imkânı ayrıca tanır.

Özet

  • Tecavüz fiilleri SMK m.29’da; talepler SMK m.149’da sayılır — muhtemel tecavüzün önlenmesi de istenebilir.
  • Karıştırılma ihtimali ihtimal düzeyinde aranır; ilişkilendirilme ihtimali de kapsamdadır (SMK m.6/1).
  • Yargıtay ölçütü üç eksenlidir: görsel, sesçil, kavramsal — ve kelimenin başlangıç kısmı özellikle dikkate alınır (11. HD, E. 2018/275, K. 2019/2246).
  • Hukuk Genel Kurulu, anlamı bilinmeyen ibarelerin ayırt ediciliğini daha yüksek saymış ve seri marka algısını karıştırılma lehine değerlendirmiştir (E. 2021/182, K. 2022/1456).
  • İstinaf katmanında bütünsel izlenim ve tüketici dikkat düzeyi, ortak ibareye rağmen iltibası ortadan kaldırabilir (İstanbul BAM 16. HD, E. 2024/682, K. 2025/1549).
  • Davalı, SMK m.29/2 uyarınca kullanım ispatı def’ini ileri sürebilir; süre dava tarihine göre belirlenir.

İlgili yazılar: Marka Hakkına Tecavüz: Cezası, Tazminatı ve Açılacak Davalar · Marka Hükümsüzlük Davası: Şartlar, Süre ve Sonuçları · Haksız Rekabet ve Ticaret Unvanında İltibas

Sıkça Sorulan Sorular

Marka hakkına tecavüz hangi fiillerle oluşur?

SMK m.29 dört grup fiil sayar: markayı m.7'deki biçimlerde izinsiz kullanmak, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanarak taklit etmek, taklit olduğunu bildiği hâlde bu ürünleri satmak veya ticaret alanına çıkarmak, lisans haklarını izinsiz genişletmek veya devretmek.

Marka tecavüzünde hangi taleplerde bulunabilirim?

SMK m.149 sekiz talep sayar: tecavüzün tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüzün durdurulması, tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini, ürün ve araçlara elkonulması, bunlar üzerinde mülkiyet hakkı tanınması, tecavüzün devamını önleyecek tedbirlerin alınması ve kesinleşmiş kararın ilanı.

Karıştırılma ihtimali nasıl belirlenir?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'ne göre mal ve hizmetlerin benzerliğinin yanı sıra işaretlerin görsel, sesçil ve kavramsal benzerlikleri bir bütün olarak esas alınır. Değerlendirme tek bir unsura değil, bütünsel izlenime dayanır.

Markaların hangi kısmı daha çok dikkate alınır?

Aynı kararda Yargıtay, markalara konu yazıların ve sözcüklerin ilk ve başlangıç kısmının daha çok göze çarpan ve akılda kalan unsur olması nedeniyle özellikle dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Bu, hem görsel hem sesçil karşılaştırmada geçerlidir.

Anlamı bilinmeyen kelimelerden oluşan markalar daha mı güçlüdür?

Hukuk Genel Kurulu, ortalama tüketici nezdinde anlamı bilinmeyen ibarelerin ayırt edicilik düzeyinin daha yüksek olacağını kabul etmiştir (E. 2021/182, K. 2022/1456). Bu, uydurma kelimelerden oluşan markaların korumasını güçlendiren bir değerlendirmedir.

Seri marka algısı ne demektir?

Tüketicinin yeni markayı, önceki marka sahibinin ürün ailesinin bir devamı sanmasıdır. Hukuk Genel Kurulu, davalı markasının davacının seri markası olarak algılanabileceğini karıştırılma ihtimali lehine bir unsur saymıştır.

Markalar arasında fark varsa karıştırılma ihtimali ortadan kalkar mı?

Zorunlu değil. İlk derece mahkemelerinin yerleşik formülasyonuna göre markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile umumi intiba ikisinin karıştırılabileceği yönündeyse karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilir.

Ortak kelime varsa iltibas kesin midir?

Hayır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, ortak ibare benzer olsa dahi birlikte kullanılan şekil, logo, renk ve yazı biçimi bütün olarak değerlendirildiğinde ve sektör tüketicilerinin dikkatli olduğu gözetildiğinde iltibas bulunmadığı sonucuna varmıştır (E. 2024/682, K. 2025/1549).

Tüketicinin dikkat düzeyi sonucu değiştirir mi?

Evet. Hedef tüketici kitlesinin bilgi ve dikkat düzeyi değerlendirmenin unsurlarındandır. Dikkatli tüketiciye hitap eden sektörlerde benzer ibarelere rağmen karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna varılabilmektedir.

Davalı olarak markamı kullanmadığımı ileri süren davacıya karşı ne yapabilirim?

SMK m.29/2'ye göre m.19/2 hükmü tecavüz davalarında def'i olarak ileri sürülebilir; bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Davacının markasını ciddi biçimde kullandığını ortaya koyması beklenir.

Eski 556 sayılı KHK dönemine ait kararlar bugün geçerli mi?

Bu kararlar 556 sayılı KHK m.8/1-b uyarınca verilmiştir. Bugün karşılık gelen hüküm 6769 sayılı SMK m.6/1'dir ve karıştırılma ihtimalini aynı ölçüyle tanımlar. Uyuşmazlığa olay tarihinde yürürlükte olan metin uygulanır.

Karıştırılma ihtimali için fiilî karışıklık ispatlanmalı mı?

Hayır. SMK m.6/1 karıştırılma ihtimalinden söz eder; ilişkilendirilme ihtimali de bu kapsamdadır. İhtimalin varlığı yeterlidir, tüketicilerin fiilen yanıldığının ayrıca ispatı aranmaz.

Marka tecavüzü davalarında görevli mahkeme hangisidir?

SMK m.156/1'e göre fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir; kurulmamış olan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu davalara bakar. Kurum kararlarına karşı açılan davalarda ise Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Marka, patent, tasarım ve telif haklarında tecavüzün önlenmesi, hükümsüzlük ve haksız rekabet davalarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Fikri Mülkiyet Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp