
İçindekiler 16
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Komisyon Neden ve Nasıl Kuruldu?
- Başvurunun Ön Şartı: Önce Şirkete Başvurmak
- Dava veya Tüketici Hakem Heyeti Yolu Seçildiyse Tahkim Kapalıdır
- Süreç ve Süreler
- Hakem Kararına İtiraz ve Temyiz: Eşik Mekanizması
- Temyiz nereye yapılır? İstinaf devre dışıdır
- Tutardan bağımsız temyiz hâlleri
- Tutarlar neden bir yazıya yazılmamalı
- Vekalet Ücreti Riski Neden Daha Düşük?
- Usul Kanunu Atfında Bir Güncellik Notu
- Tahkim mi Dava mı?
- Komisyona En Sık Gelen Uyuşmazlıklar
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar için kurulmuş bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Başvuru öncesi bilinmesi gereken beş nokta şudur:
Önce şirkete başvurmak zorunludur. Komisyona gidebilmek için sigorta kuruluşuna başvurup talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemek gerekir. Şirket on beş iş günü içinde yazılı cevap vermezse bu da yeterlidir (5684 sayılı Kanun m.30/13).
Zorunlu sigortalarda şirketin üyeliği aranmaz. 2013’te eklenen cümle uyarınca ilgili mevzuatla zorunlu tutulan sigortalardan doğan uyuşmazlıklarda kuruluş sisteme üye olmasa dahi hak sahipleri tahkimden faydalanabilir (m.30/1). Trafik sigortası gibi zorunlu branşlarda bu, kapıyı açık tutan hükümdür.
Dava açtıysanız tahkim kapanır. Mahkemeye veya tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıkta Komisyona başvurulamaz (m.30/14). Yol seçimi baştan yapılmalıdır.
Süreler kısa ve kesindir. Raportör incelemesi en geç on beş gün, hakemin karar süresi en geç dört ay, hakem kararına itiraz on gün, itirazın karara bağlanması iki aydır.
Kanun yolu istinaf değil temyizdir. İtiraz hakem heyetinin kararına karşı bölge adliye mahkemesine gidilmez; eşik aşılıyorsa doğrudan temyiz yolu işler. Bu, bağlayıcı bir içtihadı birleştirme kararıyla belirlenmiştir (İBK E. 2019/4, K. 2020/1).
Bir uyarı: kanun metnindeki maktu tutarlar (itiraz ve temyiz eşikleri) güncellenebilir — idare bu miktarları ÜFE artış oranını aşmamak üzere artırmaya yetkilidir (m.30/22). Bu nedenle aşağıda rakam esas alınmamış, mekanizma anlatılmıştır.
Bu Durumda mısınız?
- Sigorta şirketi hasar başvurunuzu reddetti veya eksik ödeme yaptı.
- Başvurunuza haftalardır cevap alamıyorsunuz ve ne kadar bekleyeceğinizi bilmiyorsunuz.
- Trafik kazası sonrası karşı tarafın sigortacısıyla uyuşmazlığa düştünüz.
- Poliçenizde tahkim şartı yok ve tahkime gidebilir misiniz diye soruyorsunuz.
- Dava açmayı düşünüyorsunuz ama tahkim yolunun daha hızlı olup olmadığını değerlendiriyorsunuz.
- Hakem kararı aleyhinize çıktı ve itiraz veya temyiz imkânınızı öğrenmek istiyorsunuz.
Komisyon Neden ve Nasıl Kuruldu?
5684 sayılı Kanun m.30/1 — sigortacılıkta tahkim:
“MADDE 30 – (1) Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur.”
Aynı fıkra iki kritik kural daha içerir. Birincisi, tahkim şartının poliçede bulunması gerekmez:
“Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usûlünden faydalanabilir.”
(5684 sayılı Kanun m.30/1)
İkincisi ve pratikte en değerlisi, zorunlu sigortalara ilişkin 2013 eklemesidir:
“İlgili mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan bu fıkra kapsamındaki uyuşmazlıklar için ilgili kuruluş sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri bu bölüm hükümlerine göre tahkim usulünden faydalanabilir.”
(5684 sayılı Kanun m.30/1)
Ayrım şudur: isteğe bağlı sigortalarda kuruluşun sisteme üye olması önem taşır; zorunlu sigortalarda (trafik sigortası gibi) üyelik aranmaz. “Şirket üye değil, tahkime gidemezsiniz” cevabı zorunlu branşlarda dayanaksızdır.
Başvurunun Ön Şartı: Önce Şirkete Başvurmak
Bu, başvuruların en sık usulden reddedildiği noktadır.
5684 sayılı Kanun m.30/13 — Komisyona başvurunun ön şartı:
“(13) Komisyona gidilebilmesi için, sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlığa konu teşkil eden olay ile ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olması gerekir. Sigortacılık yapan kuruluşun, başvuru tarihinden itibaren onbeş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir.”
İki ayrı yol vardır ve ikisi de belgeye dayanır:
| Durum | Komisyona başvuru için gereken |
|---|---|
| Şirket talebi reddetti veya kısmen karşıladı | Olumsuz sonucu belgelemek |
| Şirket hiç cevap vermedi | Başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü geçmiş olması |
Pratik sonuç: şirkete yapılan başvurunun tarihi ispatlanabilir olmalıdır. Telefonla veya kayıt bırakmayan bir kanalla yapılan başvuru, on beş iş günlük sürenin işlediğini ispatlamaya yetmez. Başvurunun yazılı ve kayıtlı bir kanalla yapılması, ret yazısının veya sessizliğin belgelenmesi bu aşamanın özüdür.
Dava veya Tüketici Hakem Heyeti Yolu Seçildiyse Tahkim Kapalıdır
5684 sayılı Kanun m.30/14 — başvuru yapılamayacak hâller:
“(14) Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.”
Bu hüküm bir yol seçimi kuralıdır. Aynı uyuşmazlık için mahkemeye veya tüketici hakem heyetine gidilmişse Komisyon kapısı kapanır. Dolayısıyla değerlendirme baştan yapılmalıdır: tahkimin hızı ve düşük vekalet ücreti riski mi, yoksa yargı yolunun sağladığı imkânlar mı tercih edilecektir.
Süreç ve Süreler
5684 sayılı Kanun m.30/15 — raportör incelemesi ve hakem seçimi:
“(15) Sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin Komisyona başvurusu, öncelikle raportörler tarafından incelenir. Raportörler en geç onbeş gün içinde incelemelerini tamamlamak zorundadır. Raportörler tarafından çözümlendirilemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir.”
Aynı fıkra iki önemli kural daha getirir. Hakem heyeti, işin niteliğine göre Komisyonca oluşturulabilir; ancak uyuşmazlık konusu miktar maddede belirtilen eşiğin üzerindeyse heyet teşekkülü zorunludur ve heyet kararını çoğunlukla verir. Ve belki en önemlisi:
“Hakemler, sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir.”
(5684 sayılı Kanun m.30/15)
Bu cümlenin pratik ağırlığı büyüktür: duruşma yapılmaz, sözlü açıklama imkânı yoktur. Başvuru dosyası ilk aşamada eksiksiz hazırlanmalıdır. Hasar dosyası, eksper raporu, poliçe, şirkete yapılan başvuru ve ret yazısı, varsa karşı deliller. Sonradan tamamlama beklentisiyle hareket edilmemelidir.
Hakemin reddi de mümkündür: taraflar, usul kanununda yer alan hâkimi ret nedenlerine dayanarak hakemi reddedebilir; ret talebi Komisyona, durumun öğrenildiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde bir dilekçeyle yapılır.
5684 sayılı Kanun m.30/16 — karar süresi:
“(16) Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecburdur. Aksi halde, uyuşmazlık yetkili mahkemece halledilir. Ancak, bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatleriyle uzatılabilir.”
Dört aylık süre bir hedef değil mecburiyettir; aşılırsa uyuşmazlık yetkili mahkemeye gider. Süre yalnızca tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir. Zımni kabul yeterli değildir. Karar, Komisyon müdürünce en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir.
Hakem Kararına İtiraz ve Temyiz: Eşik Mekanizması
Bu bölümdeki tutarlar kanun metnindeki maktu miktarlardır ve güncellenebilir; aşağıda mekanizma anlatılmıştır.
5684 sayılı Kanun m.30/12 — kesinlik, itiraz ve temyiz:
“(12) Tahkim sistemine üye olmak isteyenlerden katılma payı, uyuşmazlık çözümü için Komisyona başvuranlardan ise başvuru ücreti alınır. (Değişik ikinci ve üçüncü cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir.”
Kademeli yapı şöyledir:
| Uyuşmazlık tutarı | Sonuç |
|---|---|
| Alt eşiğin altında | Hakem kararı kesindir — itiraz yolu yok |
| Alt eşik ve üzeri | On gün içinde, bir defaya mahsus, Komisyon nezdinde itiraz |
| Üst eşiğin üzerinde | İtiraz üzerine verilen karara karşı temyiz |
İtirazın iki önemli sonucu vardır:
“İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir.”
(5684 sayılı Kanun m.30/12)
Yani itiraz icrayı durdurur ve iki ay içinde sonuçlandırılır. Süresinde itiraz edilmezse karar kesinleşir; itiraz üzerine verilen karar ise kural olarak kesindir.
Temyiz nereye yapılır? İstinaf devre dışıdır
Eşik aşıldığında temyiz yolu açıktır; ancak nereye başvurulacağı uygulamada uzun süre tartışmalı kaldı. Bölge adliye mahkemeleri 20.07.2016’da faaliyete geçtikten sonra, itiraz hakem heyeti kararlarına karşı önce istinafa mı gidileceği yoksa doğrudan temyiz yolunun mu açık olduğu farklı yorumlandı. Uyuşmazlık, bütün mahkemeler bakımından bağlayıcı nitelikteki bir içtihadı birleştirme kararıyla çözülmüştür:
“5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi ile kurulan sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyetinin bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra itiraz üzerine verilen kararlarının temyiz kanun yoluna tabi olduğuna dair, 19.06.2020 tarihinde yapılan görüşmede üçte ikiyi aşan oy çokluğu ile karar verilmiştir.”
(Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/4, K. 2020/1, T. 19.06.2020 — içtihadı birleştirme kararı. Dayanağı 5684 sayılı Kanun m.30/12 bugün de yürürlüktedir; 7251 sayılı Kanun’un 22.07.2020 tarihli değişikliği maddenin başka bir fıkrasına ilişkindir.)
Uygulama bakımından sonuç nettir: itiraz hakem heyetinin kararına karşı bölge adliye mahkemesine istinaf başvurusu yapılmaz, kanun yolu doğrudan temyizdir. Karar bu sonucu özel kanun–genel kanun ilişkisine dayandırmaktadır:
“6100 sayılı HMK’nın “genel kanun”, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun ise “özel kanun” olduğu hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak ölçüde açıktır. Bu şekilde bir özel düzenleme varken genel yollama kuralının uygulanması ise hukuk metodolojisi ile de bağdaşmayacaktır.”
(Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/4, K. 2020/1, T. 19.06.2020)
Kararda bu yapı, öğretideki adıyla anılmaktadır:
“İstisnai bir düzenleme olan bu durum öğretide “atlamalı temyiz” olarak isimlendirilerek, istinaf incelemesi yapılmadan doğrudan temyize tabi işlere örnek gösterilmektedir.”
(Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/4, K. 2020/1, T. 19.06.2020)
Bu karar temyizin tutar şartını kaldırmaz. İçtihadı birleştirme kararı hangi kanun yoluna gidileceğini belirler; o yolun eşiğe ve aşağıdaki dört usul sakatlığına ilişkin şartları m.30/12’de durmaya devam eder. Karar ayrıca kendi kapsamını 20.07.2016 tarihinden sonra itiraz üzerine verilen kararlarla sınırlamıştır.
Tutardan bağımsız temyiz hâlleri
Temyiz yolu yalnızca üst eşiğe bağlı değildir. Dört hâlde tutar aranmaz:
“Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır.”
(5684 sayılı Kanun m.30/12)
Bu dört hâl usule ilişkin ağır sakatlıklardır: süre aşımı, talep edilmeyen hakkında karar, yetki dışı karar ve iddiaların karşılanmaması. Küçük tutarlı bir dosyada bile bu sakatlıklardan biri varsa temyiz yolu kapanmaz.
Tutarlar neden bir yazıya yazılmamalı
5684 sayılı Kanun m.30/22 — maktu miktarların artırılması:
“(22) Müsteşarlık bu maddede yer alan maktu para miktarlarını, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak suretiyle artırmaya yetkilidir.”
Kanun metnindeki rakamlar bu yetki nedeniyle başlangıç tutarlarıdır. İnternette “itiraz sınırı 5.000 TL, temyiz sınırı 40.000 TL” biçiminde verilen bilgiler, artırım yapıldığı ölçüde güncelliğini yitirir. Başvuru veya itiraz kararı vermeden önce o tarihte yürürlükte olan tutarın teyit edilmesi gerekir.
Bu, kâğıt üzerinde kalan bir uyarı değildir: eşiğin altında kalan temyiz başvuruları esasa girilmeden, doğrudan tutar sebebiyle reddedilmektedir. Aşağıdaki kararda güncellenmiş eşik, kanun metnindeki rakamın iki katından fazladır ve dosya bu yüzden incelenmemiştir:
“Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 31.380,00 TL (3.000,00 euronun dava tarihinde ki değeri) olup Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.”
(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1489, K. 2025/1834, T. 17.03.2025 — temyiz dilekçesinin miktardan reddine, oy birliğiyle)
Bu karardan çıkarılacak iki pratik sonuç vardır:
- Eşik, itiraz hakem heyetinin karar tarihine göre belirlenir — başvurunun yapıldığı ya da temyize gidildiği tarihe göre değil. Karar, sınırı açıkça “İtiraz Hakem Heyetinin karar tarihi itibari ile” tespit etmektedir.
- Karardaki tutar bugünün eşiği değildir. 107.000,00 TL, o dosyanın karar tarihinde yürürlükte olan rakamdır ve kararda dayanağı da gösterilmiştir (16.04.2022 tarihli tebliğ). Aradan geçen sürede eşik yeniden artırılmış olabilir. Bu yazıdaki hiçbir rakam, başvuru anındaki tutarın teyidinin yerine geçmez.
Vekalet Ücreti Riski Neden Daha Düşük?
Tahkim yolunu cazip kılan başlıca unsur budur.
5684 sayılı Kanun m.30/17 — vekalet ücreti:
“(17) Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.”
Talebi reddedilen taraf aleyhine hükmedilecek vekalet ücreti, tarifedeki ücretin beşte biri ile sınırlıdır. Bu, düşük ve orta tutarlı hasar uyuşmazlıklarında tahkimin karşı taraf vekalet ücreti riskini dava yoluna göre belirgin biçimde azaltır.
Usul Kanunu Atfında Bir Güncellik Notu
Maddenin son fıkralarında hüküm bulunmayan hâller için usul kanununa yollama yapılır:
“(23) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır.”
(5684 sayılı Kanun m.30)
Güncellik notu: madde metni 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu’na atıf yapmaktadır; bu Kanun mülgadır ve bugün yürürlükte olan usul kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’dur. Metinde eski kanunun adı korunmuş olsa da atıf, yürürlükteki usul kanununun ilgili hükümlerine yönelik olarak değerlendirilir. Aynı durum hakemin reddi ve hakemlerin tarafsızlığına ilişkin fıkralarda geçen atıflar için de geçerlidir. Somut bir usul sorununda hangi hükmün uygulanacağı yürürlükteki metinden teyit edilmelidir.
Bu yollamanın sınırı vardır ve sınır kanun yollarında ortaya çıkar. Fıkranın lafzı yollamayı yalnız “hüküm bulunmayan hallerde” açar; 5684 sayılı Kanun’un kendi hükmünü kurduğu konularda genel kanuna gidilmez. İçtihadı birleştirme kararının gerekçesi bunu açıkça söyler: 6100 sayılı HMK genel kanun, 5684 sayılı Kanun özel kanundur ve özel düzenleme varken genel yollama kuralı uygulanmaz. Bu nedenle HMK’nın hakem kararlarına karşı öngördüğü istinaf rejimi burada devreye girmez. Kanun yolu, yukarıdaki “Temyiz nereye yapılır?” başlığında açıklandığı üzere doğrudan temyizdir. Yollama, kanunun sustuğu usul ayrıntıları için anlamlıdır; kanunun konuştuğu kanun yolu sistematiğini değiştirmez.
Tahkim mi Dava mı?
Karar verirken tartılacak unsurlar şunlardır:
| Ölçüt | Sigorta tahkimi | Dava |
|---|---|---|
| Karar süresi | Hakem için en geç dört ay (m.30/16) | Yargılama süresine bağlı |
| İnceleme şekli | Evrak üzerinden (m.30/15) | Duruşmalı |
| Karşı taraf vekalet ücreti riski | Tarifenin beşte biri (m.30/17) | Tarifenin tamamı |
| Kanun yolu | Eşiğe bağlı itiraz + sınırlı temyiz; istinaf devre dışı (m.30/12) | İstinaf ve ardından temyiz (genel kanun yolları) |
| Ön şart | Şirkete başvuru + olumsuz sonuç (m.30/13) | — |
| Diğer yola geçiş | Dava açılmışsa tahkim kapalı (m.30/14) | — |
Delil durumu yazılı belgelerle ortaya konabiliyorsa (poliçe, eksper raporu, ret yazısı) tahkim hız ve maliyet bakımından avantajlıdır. Tanık dinlenmesi, keşif veya kapsamlı bilirkişi incelemesi gerektiren uyuşmazlıklarda ise evrak üzerinden karar kuralı bir sınırlama oluşturur. Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı rejimiyle karıştırılmamalıdır; bkz. ticari davalarda zorunlu arabuluculuk.
Komisyona En Sık Gelen Uyuşmazlıklar
Buradaki usul kuralları, uyuşmazlığın esasını belirlemez. Ret veya eksik ödeme kararının hukuka uygun olup olmadığı, her sigorta türünün kendi maddi hukuk kurallarına göre değerlendirilir. Sık karşılaşılan üç eksen için ayrı yazılarımız vardır:
- Kasko hasarının reddi — teminat dışılığı ispat yükünün sigortacıda olması ve Hukuk Genel Kurulunun aradığı “somut delil” ölçütü için kasko hasar ödemesinin reddi ve ispat yükü.
- Zorunlu deprem sigortasında eksik ödeme — sigorta bedeli tavanı, %2 tenzili muafiyet ve yıpranma payının hesaba nasıl girdiği için DASK eksik ödeme ve tazminatın hesabı.
- Kredi hayat sigortasında vefat tazminatının reddi — beyan yükümlülüğü, illiyet bağı şartı ve beş yıllık cayma sınırı için kredi hayat sigortasında ödeme reddi.
Sık Yapılan Hatalar
- Şirkete başvurmadan doğrudan Komisyona gitmek. Ön şart kanunda yazılıdır (m.30/13).
- Şirkete başvuruyu ispatlanabilir kanalla yapmamak. On beş iş günlük sürenin işlediği belgelenemez.
- Şirket üye değil diye vazgeçmek. Zorunlu sigortalarda üyelik aranmaz (m.30/1).
- Poliçede tahkim şartı yok diye başvurmamak. Sözleşmede özel hüküm olmasa da tahkime gidilebilir (m.30/1).
- Önce dava açıp sonra tahkimi denemek. Mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıkta Komisyona başvurulamaz (m.30/14).
- Dosyayı eksik göndermek. Hakemler yalnızca evrak üzerinden karar verir (m.30/15).
- On günlük itiraz süresini kaçırmak. Süre kararın Komisyonca bildiriminden işler ve itiraz bir defaya mahsustur (m.30/12).
- İtiraz başvuru ücretini yatırmamak. Ücretin yatırılması şarttır (m.30/12).
- İnternetteki eşik tutarlarına güvenmek. Maktu miktarlar ÜFE oranını aşmamak üzere artırılabilir (m.30/22).
- Küçük tutarlı dosyada temyizi peşinen kapalı saymak. Dört usul sakatlığında tutar aranmaz (m.30/12).
- İtiraz hakem heyeti kararını bölge adliye mahkemesine istinafa götürmek. Bu kararlarda istinaf devre dışıdır; kanun yolu doğrudan temyizdir (İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/4, K. 2020/1). Yanlış mercie başvuru yapılırken süre işlemeye devam eder.
- Eşiği başvuru tarihindeki rakama göre hesaplamak. Kesinlik sınırı, itiraz hakem heyetinin karar tarihi itibarıyla belirlenir (11. HD, E. 2025/1489, K. 2025/1834).
- Dört aylık sürenin zımnen uzayacağını varsaymak. Uzatma tarafların açık ve yazılı muvafakatine bağlıdır (m.30/16).
Özet
- Komisyon, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar için Birlik nezdinde kurulmuştur ve tahkim şartının poliçede bulunması gerekmez (m.30/1).
- Zorunlu sigortalardan doğan uyuşmazlıklarda kuruluş sisteme üye olmasa dahi hak sahipleri tahkimden faydalanabilir (m.30/1).
- Başvurunun ön şartı, sigorta kuruluşuna başvurup talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemektir; kuruluş on beş iş günü içinde yazılı cevap vermezse bu da yeterlidir (m.30/13).
- Mahkemeye veya tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıkta Komisyona başvurulamaz (m.30/14).
- Raportör incelemesi en geç on beş gün; belirli eşiğin üzerinde heyet zorunlu; hakemler yalnızca evrak üzerinden karar verir (m.30/15).
- Hakemler en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; aksi hâlde uyuşmazlık yetkili mahkemece halledilir; uzatma açık ve yazılı muvafakate bağlıdır (m.30/16).
- Alt eşiğin altındaki kararlar kesindir; eşik ve üzerinde on gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilir, itiraz icrayı durdurur ve iki ay içinde karara bağlanır (m.30/12).
- Üst eşiğin üzerinde temyiz mümkündür; ayrıca dört usul sakatlığında tutardan bağımsız olarak temyiz yolu açıktır (m.30/12).
- İtiraz hakem heyetinin 20.07.2016 sonrası verdiği kararlar temyiz kanun yoluna tabidir; istinaf devre dışıdır ve bu, bağlayıcı içtihadı birleştirme kararıyla belirlenmiştir (İBK E. 2019/4, K. 2020/1).
- Kesinlik sınırı itiraz hakem heyetinin karar tarihine göre belirlenir ve güncellenmiş tutar kanun metnindeki rakamın çok üzerinde olabilir; eşiğin altındaki temyiz esasa girilmeden reddedilir (11. HD E. 2025/1489, K. 2025/1834).
- Talebi reddedilenler aleyhine vekalet ücreti tarifenin beşte biri ile sınırlıdır (m.30/17).
- Kanundaki maktu tutarlar ÜFE artış oranını aşmamak üzere artırılabilir; güncel eşik başvuru anında teyit edilmelidir (m.30/22).
- Tahkim yolu açık mı?m.30/1
- Sisteme üye kuruluşla uyuşmazlık → sözleşmede özel hüküm olmasa bile tahkim usulünden faydalanılırm.30/1
- Zorunlu tutulan sigortadan doğan uyuşmazlık → kuruluş sisteme üye olmasa dahi hak sahipleri faydalanabilirm.30/1
- Uyuşmazlık mahkemeye veya tüketici hakem heyetine intikal etmişse → Komisyona başvurulamazm.30/14
- Şirkete başvuru ön şartı nasıl karşılanır?Şirkete yapılan başvurunun tarihi ispatlanabilir olmalıdır; kayıt bırakmayan bir kanal, sürenin işlediğini ispatlamaya yetmez.m.30/13
- Talep kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandı → bu sonuç belgelenirm.30/13
- Şirket on beş iş günü içinde yazılı cevap vermedi → bu da Komisyona başvuru için yeterlidirm.30/13
- Başvuru önce raportörler tarafından incelenirRaportörler incelemelerini en geç on beş gün içinde tamamlamak zorundadır; çözümlendirilemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir.m.30/15
- Hakemler sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar verirDuruşma yapılmaz ve sözlü açıklama imkânı yoktur; dosya ilk aşamada eksiksiz hazırlanmalıdır. Hakem, usul kanunundaki hâkimi ret nedenlerine dayanılarak beş iş günü içinde reddedilebilir.m.30/15
- Hakem kararı kesin mi?m.30/12
- Kanundaki alt eşiğin altındaki uyuşmazlıklarda → hakem kararı kesindirm.30/12
- Alt eşik ve üzerinde → bildirimden itibaren on gün içinde, bir defaya mahsus, Komisyon nezdinde itirazm.30/12
- İtiraz, hakem kararının icrasını durdururİtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir ve işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karara bağlanır.m.30/12
- İtiraz kararına karşı kanun yolu hangisi?Bölge adliye mahkemesine istinaf başvurusu yapılmaz; öğretide atlamalı temyiz denilen yapı işler.m.30/12
- Üst eşiğin üzerindeki uyuşmazlıklarda → doğrudan temyizm.30/12
- Süre aşımı, talep edilmeyen hakkında karar, yetki dışı karar ve iddiaların karşılanmaması hâllerinde → tutar aranmaksızın temyizm.30/12
- Kanundaki maktu eşikler güncellenebilirİdare bu miktarları ÜFE artış oranını aşmamak üzere artırmaya yetkilidir; bu yüzden eşik, rakamdan değil yürürlükteki metinden okunmalıdır.m.30/22
Sıkça Sorulan Sorular
Sigorta Tahkim Komisyonuna nasıl başvurulur?
Önce sigorta şirketine başvurmak zorunludur. 5684 sayılı Kanun m.30/13 uyarınca Komisyona gidilebilmesi için uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlığa konu olay ile ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olması gerekir. Kuruluşun başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir.
Sigorta şirketi hiç cevap vermiyorsa ne yapmalıyım?
Beklemeye devam etmeniz gerekmez. 5684 sayılı Kanun m.30/13 uyarınca kuruluşun başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi Komisyona başvuru için yeterlidir. Bu nedenle şirkete yapılan başvurunun tarihini ispatlayacak şekilde (yazılı, kayıtlı) yapılması önemlidir.
Sigorta şirketi tahkim sistemine üye değilse başvurabilir miyim?
Zorunlu sigortalarda evet. 5684 sayılı Kanun m.30/1'e 2013 yılında eklenen cümle uyarınca ilgili mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklar için ilgili kuruluş sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri tahkim usulünden faydalanabilir. İsteğe bağlı sigortalarda ise kuruluşun üyeliği önem taşır.
Poliçemde tahkim şartı yok, yine de tahkime gidebilir miyim?
Gidebilirsiniz. 5684 sayılı Kanun m.30/1 uyarınca sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usulünden faydalanabilir. Tahkim şartının poliçede yazılı olması gerekmez.
Dava açtım, sonra tahkime gidebilir miyim?
Gidemezsiniz. 5684 sayılı Kanun m.30/14 uyarınca mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz. Bu nedenle yol seçimi baştan yapılmalıdır.
Hakemler ne kadar sürede karar verir?
5684 sayılı Kanun m.30/16 uyarınca hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecburdur; aksi hâlde uyuşmazlık yetkili mahkemece halledilir. Bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatleriyle uzatılabilir. Karar, Komisyon müdürünce en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir.
Başvurum önce kim tarafından incelenir?
5684 sayılı Kanun m.30/15 uyarınca başvuru öncelikle raportörler tarafından incelenir ve raportörler en geç on beş gün içinde incelemelerini tamamlamak zorundadır. Raportörler tarafından çözümlendirilemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir.
Tek hakem mi heyet mi karar verir?
Tutara bağlıdır. 5684 sayılı Kanun m.30/15 uyarınca Komisyon işin niteliğine bağlı olarak en az üç sigorta hakeminden oluşan bir heyet oluşturulmasına karar verebilir; ancak uyuşmazlık konusu miktarın maddede belirtilen eşiğin üzerinde olduğu durumlarda heyet teşekkülü zorunludur. Eşik tutarları güncellenebildiğinden başvuru anındaki tutar teyit edilmelidir.
Hakem kararına itiraz edilebilir mi?
Tutar eşiğine bağlıdır. 5684 sayılı Kanun m.30/12 uyarınca maddede belirtilen tutarın altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir; bu tutar ve üzerindeki kararlara karşı, kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur.
Kanunda yazan 5.000 ve 40.000 TL tutarları güncel mi?
Bu tutarlar kanun metnindeki maktu miktarlardır ve güncellenebilir. 5684 sayılı Kanun m.30/22 uyarınca idare, maddede yer alan maktu para miktarlarını Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak suretiyle artırmaya yetkilidir. Bu nedenle bir yazıda verilen rakama değil başvuru anında yürürlükte olan tutara bakılmalıdır.
İtiraz ne kadar sürede sonuçlanır?
5684 sayılı Kanun m.30/12 uyarınca itiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir ve işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir. İtiraz üzerine verilen karar kural olarak kesindir.
Temyiz yolu hangi hâllerde açıktır?
5684 sayılı Kanun m.30/12 uyarınca maddede belirtilen üst tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. Ayrıca tutardan bağımsız olarak tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükârda temyiz yolu açıktır.
Kaybedersem karşı tarafa ne kadar vekalet ücreti öderim?
5684 sayılı Kanun m.30/17 uyarınca talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir. Bu, tahkim yolunu dava yoluna göre daha az riskli kılan başlıca unsurdur.
Hakemler duruşma yapar mı?
5684 sayılı Kanun m.30/15 uyarınca hakemler sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir. Bu nedenle başvuru dosyasının ilk aşamada eksiksiz hazırlanması belirleyicidir; sonradan sözlü açıklama imkânı beklenmemelidir.
İtiraz hakem heyetinin kararına karşı istinafa mı temyize mi gidilir?
Temyize gidilir, istinaf devre dışıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E. 2019/4, K. 2020/1 sayılı bağlayıcı kararıyla, 5684 sayılı Kanun m.30 ile kurulan sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyetinin bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra itiraz üzerine verdiği kararların temyiz kanun yoluna tabi olduğuna karar verilmiştir. Kararın gerekçesine göre 6100 sayılı HMK genel kanun, 5684 sayılı Kanun ise özel kanundur ve özel düzenleme varken genel yollama kuralı uygulanmaz. Bu nedenle bölge adliye mahkemesine istinaf başvurusu yapılmaz. Bu sonuç 5684 sayılı Kanun m.30/12 uyarınca aranan tutar şartını ortadan kaldırmaz.
Temyiz sınırının aşılıp aşılmadığı hangi tarihe göre belirlenir?
İtiraz hakem heyetinin karar tarihine göre belirlenir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2025/1489, K. 2025/1834 sayılı kararında temyize konu miktar, itiraz hakem heyetinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan kesinlik sınırıyla karşılaştırılmış ve sınırın altında kaldığı için temyiz dilekçesi miktardan reddedilmiştir. O dosyada uygulanan sınır, 5684 sayılı Kanun m.30/12 metnindeki maktu rakamın çok üzerindeydi; çünkü m.30/22 uyarınca bu miktarlar artırılabilmektedir. Bu nedenle güncel eşiğin başvuru öncesinde teyit edilmesi gerekir.
İlgili çalışma alanı: Ticaret Hukuku
← Tüm makaleler