Ticaret Hukuku

Senet İptal Davası: Zayi Nedeniyle İptal, Masraflar ve Borçlunun Yolları

Senet iptal davası senedi kaybeden alacaklının açtığı zayi davasıdır; borçlunun borçtan kurtulma yolu değildir. Bonoda uygulanan teminat hükmü, düzenlenme tarihi bilinmese bile dava reddedilemeyeceği ve harç mekanizması.

7 dk okumaYayımlanma:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Zarf üzerinde kırmızı mum mühür
İçindekiler 15

Kısa Cevap

“Senet iptal davası” ifadesi iki ayrı şeyi anlatmak için kullanılıyor ve karıştırılması ciddi zaman kaybına yol açıyor:

  • Zayi nedeniyle iptal — senedi kaybeden, yani senet elinde iken iradesi dışında elinden çıkan kişinin açtığı davadır. Bunu genellikle alacaklı veya tahsile aracılık eden banka açar. Bu yazının konusu budur.
  • Borçlunun senedi etkisiz kılma yolları — menfi tespit davası, imzaya itiraz, borca itiraz. Bunlar zayi-iptal davası değildir ve ayrı hükümlere tabidir.

Yani “imzaladığım senedi iptal ettirebilir miyim” sorusunun cevabı bu davada değildir.

Zayi nedeniyle iptalde bono, çekten daha geniş bir rejime tabidir: 6102 sayılı Kanun m.778 birinci fıkrasının (ı) bendi iptale dair 757 ilâ 765 inci maddelerin tamamına yollama yapar; çekte ise m.765 (teminat) ve m.764/2 uygulanmaz.

Pratikte en çok işe yarayan içtihat noktası şudur: senedin düzenlenme tarihi bilinmiyor olsa bile iptal davası bu gerekçeyle reddedilemez.

Bu Durumda mısınız?

  • Elinizdeki bono kayboldu, çalındı veya tahsile gönderilirken kargoda kayboldu.
  • Senedin fotokopisi elinizde yok ve dava açabilmek için neyi ortaya koymanız gerektiğini bilmiyorsunuz.
  • Senedin düzenlenme tarihini tespit edemiyorsunuz ve davanızın bu yüzden reddedilmesinden endişe ediyorsunuz.
  • Dava masraflarını öngörmek istiyorsunuz ve internette gördüğünüz rakamların güncel olup olmadığından emin değilsiniz.
  • Aleyhinize senede dayalı takip başlatıldı ve “senedi iptal ettirmek” isteyip istemeyeceğinizi çözmeniz gerekiyor.

”Senet İptali” İki Ayrı Şeyi Anlatıyor

Zayi nedeniyle iptalBorçlunun yolları
Kim açarSenedi zayi eden (genellikle alacaklı/hamil)Borçlu
Dayanak vakıaSenet iradem dışında elimden çıktı, kimde olduğu bilinmiyorBorç yok / imza bana ait değil
AmaçSenedi hükümsüz kılmak, hakkı senet olmadan ileri sürebilmekTakibi durdurmak, borçlu olmadığını tespit ettirmek
Hüküm6102 sayılı Kanun m.757-765 (m.778/1-ı atfıyla)Menfi tespit · kambiyo takibinde itiraz

Bu ayrımı baştan yapmak gerekir; yanlış davanın açılması hem harç hem süre kaybıdır.

Zayi Nedeniyle Senet İptalinin Dayanağı

Bonoya ilişkin hükümler poliçe hükümlerine yollama yapılarak kurulmuştur.

6102 sayılı Kanun m.778/1-(ı) — bonoya uygulanacak iptal hükümleri:

“ı) İptale dair 757 ilâ 765,”

Bu bendin kapsamı çekle karşılaştırıldığında fark netleşir: bono için 757 ilâ 765 aralığının tamamı uygulanır. Çek için ise m.818 birinci fıkrasının (s) bendi yalnızca 757-763 ile 764’ün birinci fıkrasını uygulanabilir kılar. Ayrıntı için çek iptali davası yazısına bakınız.

İlk Adım: Ödeme Yasağı

6102 sayılı Kanun m.757 — önleyici önlemler:

“MADDE 757 - (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.”

Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; yetki bakımından ödeme yeri veya hamilin yerleşim yeri seçeneklidir. Bononun niteliğine göre uygulama farklılıkları doğabilir; m.778/1 hükümlerin bonoya “bononun niteliğine aykırı düşmedikçe” uygulanacağını belirtir.

Senedi Eline Geçiren Biliniyorsa: İade Davası

İptal yolu, senedi eline geçirenin bilinmediği hâller içindir.

6102 sayılı Kanun m.758 — senedi eline geçiren kişinin bilinmesi:

“MADDE 758 - (1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir. (2) Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.”

Senedin yargılama sırasında mahkemeye sunulması hâlinde de aynı düzen işler ve süre içinde iade davası açılmazsa ödeme yasağı kalkar (6102 sayılı Kanun m.763).

İptal İsteminde Ne İspat Edilir?

6102 sayılı Kanun m.759 — dilekçe sahibinin yükümlülükleri:

“MADDE 759 - (1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesi istenebilir. (2) İptal isteminde bulunan kişi, poliçe elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.”

İki alternatif vardır: senedin bir sureti ya da esas içeriği hakkında bilgi. Kargo teslim kayıtları, tahsil talimatı, muhasebe kaydı ve senet fotokopisi bulunmasa dahi vade, bedel, borçlu ve hamil bilgileri bu aşamada belirleyicidir.

Mahkeme açıklamaları inandırıcı bulursa ilanla senedi getirmeye davet eder ve aksi hâlde iptale karar vereceğini ihtar eder (6102 sayılı Kanun m.760).

Düzenlenme Tarihi Bilinmiyorsa Dava Reddedilemez

Yargıtay bu ret gerekçesini bozma sebebi saymıştır.

Düzenlenme tarihi, bonoda bulunması gereken unsurlar arasında sayılmıştır:

“f) Düzenlenme tarihini ve yerini,”

(6102 sayılı Kanun m.776/1)

İlk derece mahkemeleri bundan hareketle, davacı senedin düzenlenme tarihini bildiremediğinde “senet bono sayılmaz” gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bu yaklaşımı kabul etmemiştir:

“Bu nedenle düzenlenme tarihi yazılı olmayan bononun doldurularak, zorunlu unsurları tamamlanmak suretiyle kambiyo senedi vasfıyla işlem yapılmasında yasaya aykırı bir durum bulunmadığından, mahkemenin yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.”

(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/975, K. 2018/6640, T. 24.10.2018)

Dayanak, açık senede ilişkin kuraldır. Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bir senedin sonradan tamamlanması mümkündür:

“MADDE 680 - (1) Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun.”

(6102 sayılı Kanun m.680)

Pratik sonuç: senedin bir unsurunun bilinmemesi, zayi nedeniyle iptal isteminin peşinen reddini gerektirmez. Böyle bir ret kararı alındıysa temyiz/istinaf aşamasında bu içtihat çizgisine dayanılabilir.

Dava Hasımsız Görülür

Zayi nedeniyle iptal istemleri uygulamada hasımsız olarak görülmektedir; yukarıdaki karar da “Hasımsız olarak görülen davada” ifadesiyle başlar. Bunun mantığı davanın önkoşuluyla örtüşür: senedi eline geçirenin bilinmemesi arandığından gösterilecek bir karşı taraf da yoktur. Karşı taraf ortaya çıkarsa dava zaten iade davasına dönüşür (m.758).

Bonoda Teminat Hükmü Uygulanır

Bu, bono ile çek arasındaki en somut usul farkıdır.

6102 sayılı Kanun m.765 — teminat:

“MADDE 765 - (1) Mahkeme, iptale karar vermeden önce, kabul edene, poliçe bedelini tevdi etme ve yeterli teminat karşılığında bunu ödeme yükümünü getirebilir. (2) Teminat, poliçeyi iyiniyetle iktisap eden kişinin uğrayabileceği zarara bir karşılık oluşturur. Senet iptal edildiği veya senetten doğan haklar diğer bir sebeple ortadan kalktığı takdirde, teminat geri alınır.”

Teminatın işlevi ikilidir: senedi iyiniyetle edinmiş üçüncü kişinin uğrayabileceği zarara karşılık oluşturur; senet iptal edilir veya senetten doğan haklar başka bir sebeple ortadan kalkarsa teminat geri alınır. Bu hüküm bonoda uygulanırken çekte uygulanmaz.

Süreler

6102 sayılı Kanun m.761 — getirme süresi:

“MADDE 761 - (1) Poliçeyi getirme süresi en az üç ay ve en çok bir yıldır. (2) Vadesi gelmiş poliçelerde zamanaşımı, üç ayın geçmesinden önce gerçekleşirse, mahkeme üç aylık süre ile bağlı değildir. (3) Süre, vadesi gelen poliçeler hakkında birinci ilan gününden, vadesi gelmeyen poliçeler hakkında vadenin gelmesinden itibaren işler.”

İlan tek seferlik değildir; Kanun’un 35 inci maddesinde yazılı gazete ile üç defa yapılır ve mahkeme özellik gösteren olaylarda başka ilan önlemlerine de başvurabilir (6102 sayılı Kanun m.762).

Bu yapı, davanın neden aylarca sürdüğünü açıklar: ilan + getirme süresi + karar aşaması üst üste biner. Vadesi gelmemiş senette sürenin vadeden işlemeye başlaması takvimi ayrıca uzatır.

Masraflar: Rakam Değil Mekanizma

Bu konuda internette dolaşan tutarlar hızla bayatlar; çünkü harçlar sabit değildir.

492 sayılı Harçlar Kanunu mükerrer m.138 — yıllık artış mekanizması:

“Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan maktu harçlar (Maktu ve nispi harçların asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil), o yıl için tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılır.”

Yani maktu harçlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artar. Bu nedenle bir yazıda verilen rakam ertesi yıl kendiliğinden yanlış hâle gelir.

Masraf kalemleri yapısal olarak şunlardır: başvurma harcı ve maktu karar-ilam harcı, gider avansı (tebligat, müzekkere), ilan gideri (m.762 uyarınca üç kez ilan yapıldığından bu kalem zayi-iptal davasında belirgindir) ve varsa vekâlet ücreti. Güncel tutar için başvuru anında yürürlükteki tarifeye bakılması gerekir.

Borçlu Ne Yapar?

Senedi imzalayan borçlunun yolu zayi-iptal davası değildir. Duruma göre:

  • Takip başlatılmışsa: kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda süresi içinde imzaya veya borca itiraz. Bu yolun süreleri ve mercii genel takipten farklıdır; bkz. kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu.
  • Borcun bulunmadığı iddiası varsa: menfi tespit davası. Takipten sonra açılan davada takibin kendiliğinden durmadığına dikkat edilmelidir.
  • Ödeme yapıldıysa: takip sonrası iade için istirdat yolu gündeme gelir.
  • Alacaklı takibe itirazla karşılaşmışsa: itirazın iptali davası.

Sık Yapılan Hatalar

  • Borçlu olarak zayi-iptal davası açmak. Bu dava senedi kaybedenin davasıdır; borçlunun yolları menfi tespit ve itirazdır.
  • Senedi kimin aldığı bilindiği hâlde iptal istemek. Mahkeme iade davası için süre verir; açılmazsa ödeme yasağı kalkar (m.758).
  • Fotokopi yok diye başvurmaktan vazgeçmek. Esas içerik hakkında bilgi vermek de yeterlidir (m.759/2).
  • Düzenlenme tarihi bilinmediği için davadan vazgeçmek. Yargıtay bu gerekçeyle verilen reddi bozmuştur.
  • Çek ile bono rejimini aynı sanmak. m.765 ve m.764/2 bonoda uygulanır, çekte uygulanmaz.
  • Süreyi ilan gününden saymayı unutmak. Vadesi gelmemiş senette süre vadeden işler (m.761/3).
  • İnternetteki harç rakamına güvenmek. Maktu harçlar her yıl yeniden değerleme oranında artar (492 sayılı Kanun mükerrer 138).
  • İlan giderini bütçelemeye katmamak. İlan üç defa yapılır (m.762/1).

Özet

  • Zayi nedeniyle senet iptali davasını senedi kaybeden açar; borçlunun borçtan kurtulma yolu değildir.
  • Bonoda iptale dair m.757 ilâ 765’in tamamı uygulanır (m.778/1-ı); çekte m.765 ve m.764/2 uygulanmaz.
  • Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; yetki ödeme yeri veya hamilin yerleşim yeridir (m.757/1).
  • Senedi eline geçiren biliniyorsa iptal istenemez; iade davası için süre verilir, açılmazsa ödeme yasağı kalkar (m.758, m.763).
  • İspatta iki alternatif vardır: senedin bir sureti veya esas içeriği hakkında bilgi (m.759/2).
  • Düzenlenme tarihi yazılı olmayan senet için açılan iptal davası bu gerekçeyle reddedilemez (Yargıtay 11. HD, E. 2017/975, K. 2018/6640); dayanak açık senedin tamamlanabilmesidir (m.680).
  • Zayi-iptal istemleri uygulamada hasımsız görülür.
  • Getirme süresi en az üç ay, en çok bir yıldır; ilan üç defa yapılır (m.761, m.762).
  • Masraflarda sabit rakama güvenilmemelidir; maktu harçlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artar (492 sayılı Kanun mükerrer 138).

Sıkça Sorulan Sorular

Senet iptal davasını kim açar?

Senedi zayi eden, yani senet elinde iken iradesi dışında elinden çıkan kişi açar. Uygulamada bu genellikle alacaklı ya da tahsile aracılık eden bankadır. Borçlunun "senedi iptal ettirip borçtan kurtulması" bu davanın konusu değildir; borçlunun yolları menfi tespit davası, imzaya itiraz ve borca itirazdır.

Bonoda hangi iptal hükümleri uygulanır?

6102 sayılı Kanun m.778 birinci fıkrasının (ı) bendi, iptale dair 757 ilâ 765 inci maddelerin tamamına yollama yapar. Yani ödeme yasağı, iade davası, ilan, süreler, iptal kararı ve teminat hükümlerinin hepsi bonoda uygulanır.

Senet iptalinde teminat karşılığı ödeme yükümü getirilebilir mi?

Bonoda evet. 6102 sayılı Kanun m.765 uyarınca mahkeme iptale karar vermeden önce kabul edene, senet bedelini tevdi etme ve yeterli teminat karşılığında bunu ödeme yükümünü getirebilir. Bu hüküm bonoda m.778/1-ı atfıyla uygulanır; çekte ise uygulanmaz, çünkü m.818 birinci fıkrasının (s) bendi m.765'i saymaz.

Senedin fotokopisi elimde yok, dava açabilir miyim?

Açabilirsiniz. 6102 sayılı Kanun m.759/2 iki alternatif sunar; senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermek. Vade, bedel, borçlu ve hamil gibi esaslı unsurları ortaya koymanız beklenir.

Senedin düzenlenme tarihi bilinmiyorsa dava reddedilir mi?

Reddedilmemesi gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, düzenlenme tarihi yazılı olmayan bononun doldurularak zorunlu unsurları tamamlanmak suretiyle kambiyo senedi vasfıyla işlem yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek, bu gerekçeyle verilen ret kararını bozmuştur. Dayanak, açık senedin ibraza kadar tamamlanabileceği kuralıdır.

Senet iptal davası hasımsız mı görülür?

Zayi nedeniyle iptal istemleri uygulamada hasımsız olarak görülmektedir; Yargıtay kararlarında da bu ifade kullanılmaktadır. Senedi eline geçirenin bilinmemesi bu davanın önkoşulu olduğundan karşı taraf gösterilmesi beklenmez.

Senet iptal davası ne kadar sürer?

Süre büyük ölçüde mahkemenin belirleyeceği getirme süresine bağlıdır. 6102 sayılı Kanun m.761/1 uyarınca senedi getirme süresi en az üç ay ve en çok bir yıldır; ilan m.762/1 uyarınca üç defa yapılır. Bu nedenle dava aylarca sürebilir.

Senet iptal davası masrafları nasıl belirlenir?

Sabit bir rakam vermek yanıltıcı olur çünkü harçlar her yıl değişir. 492 sayılı Harçlar Kanunu mükerrer 138 inci maddesi, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan maktu harçların o yıl için ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılacağını düzenler. Bu nedenle güncel tutarlar yürürlükteki tarifeden teyit edilmelidir; internetteki eski rakamlara güvenilmemelidir.

Senet iptali ile menfi tespit davası aynı şey mi?

Hayır. Zayi nedeniyle iptal, senedin varlığına ve kimin elinde olduğunun bilinmemesine dayanır; amaç senedi hükümsüz kılmaktır. Menfi tespit davası ise senedin varlığını değil borcun bulunmadığını konu alır. İkisi farklı vakıalara dayanır ve farklı taraflarca açılır.

Senedi eline geçiren kişi biliniyorsa ne olur?

Bu hâlde iptal istenemez. 6102 sayılı Kanun m.758 uyarınca mahkeme dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir; süre içinde dava açılmazsa mahkeme muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.

İmzaladığım senedi iptal ettirebilir miyim?

Bu soru zayi-iptal davasının konusu değildir. Senedi imzalayan borçlunun izleyeceği yollar ayrıdır; icra takibi başlatılmışsa kambiyo senetlerine mahsus haciz yolundaki kısa sürelerde imzaya veya borca itiraz, takip öncesinde veya sonrasında menfi tespit davası. Somut durum için avukata danışın.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Şirket kuruluşu, genel kurul ve yönetim kararlarının iptali ile ticari alacak ve sorumluluk uyuşmazlıklarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ticaret Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp