Bilişim Hukuku ve KVKK

Unutulma Hakkı Nedir? İnternetten Haber ve İçerik Kaldırma Yolları

Unutulma hakkı nedir, hangi şartlarda işler? 5651 m.9'un iptali 10 Ekim 2024'te yürürlüğe girdi; iptalden sonra hangi yolun işlediğini kararlarla öğrenin.

19 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Kimliği görünmeyen bir kişinin bulanık haber arşivi açık dizüstü bilgisayarı kapatması
İçindekiler 17

Kısa Cevap

İnternette hakkınızda yer alan bir haberin ya da içeriğin kaldırılmasında tek bir yol yoktur; izlenecek yol içeriğin türüne göre değişir. Eski ve güncelliğini yitirmiş bir haber söz konusuysa unutulma hakkı gündeme gelir. Özel hayatın gizliliği ihlal edilmişse Siber Güvenlik Başkanlığı’na başvurularak erişim en geç dört saat içinde engellenebilir (5651 m.9/A). Katalog suçlarda ayrı bir rejim işler (5651 m.8).

Kişilik hakkını ihlal eden genel içerik için uzun yıllar kullanılan 5651 m.9 ise artık yürürlükte değildir. Anayasa Mahkemesi maddeyi 11 Ekim 2023’te iptal etmiş, iptal hükmü dokuz aylık ertelemeyle 10 Ekim 2024’te yürürlüğe girmiştir. Yerine yeni bir düzenleme yapılmadı; Anayasa Mahkemesi bu boşlukta izlenecek yolu 2025 tarihli kararlarında gösterdi: genel hukuk mahkemesinde dava, ve yargılamanın her aşamasında tedbir yoluyla içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi.

Unutulma Hakkı Nedir?

Unutulma hakkı, geçmişte yaşanan ve artık güncelliğini yitirmiş bir olayın internette erişilebilir kalmasının kişinin geleceğini olumsuz etkilemesini önleyen haktır. Kavramı Türk hukukunda ilk kez ele alan karar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2015 tarihli kararıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu daha sonra aynı tanımı benimseyerek hakkı ceza yargılamasına taşımış ve gerekçesini şöyle kurmuştur:

“Basının İnterneti etkin olarak kullanması, ifade ve basın özgürlükleri ile bireylerin onur ve itibarı arasındaki eşit düzeyde korunması gereken dengeyi ilkinin lehine olacak şekilde bozmuştur. Bu dengenin bozulmasını engellemek, Anayasa ve kanunlarımızda açıkça düzenlenmemiş olan bireylerin unutulma hakkının kabul edilmesiyle mümkün olabilir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2016/1169, K. 2018/490, T. 30.10.2018 — itirazın kabulüne, oy çokluğuyla)

Ceza Genel Kurulu bu kararında Hukuk Genel Kurulunun tanımını birebir aktarır:

“Üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı olarak ifade edilebilir. Bu hak bir yandan kişiye ‘geçmişini kontrol etme’, ‘belirli hususların geçmişinden silinmesini ve hatırlanmamayı isteme hakkı’ sağladığı gibi, diğer yandan muhataplarına kişi hakkındaki bir kısım bilgilerin üçüncü kişilerin kullanmamasını veya üçüncü kişilerin hatırlamamasına yönelik önlemleri alma yükümlülüğü yükler. Bu hakkın; bireylerin fotoğraf, internet günlüğü gibi kendileri hakkındaki içerikleri silmek için üçüncü şahısları zorlamayı içermesinin yanında geçmişteki cezalarına ilişkin bilgilerin veya haklarında olumsuz yorumlara neden olabilecek bilgi ve fotoğraflarının kaldırılmasını isteme hakkını tanıdığı kabul edilmektedir. Diğer taraftan bu hak, bireyin geçmişindeki belirli yönlerinin mümkün olmayacak biçimde hatırlanmaması için önlemler alınmasını gerektirmektedir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/4-56, K. 2015/1679, T. 17.06.2015 — Ceza Genel Kurulunun E. 2016/1169, K. 2018/490 sayılı kararında aktarıldığı biçimiyle)

Tanımın iki yönü vardır. Kişiye geçmişini kontrol etme ve belirli hususların hatırlanmamasını isteme imkânı tanır; karşı tarafa ise o bilgilerin kullanılmaması veya hatırlanmaması için önlem alma yükümlülüğü yükler. Hak mutlak değildir ve toplumun haber alma özgürlüğüyle dengelenir; hangi ölçütlerin tartılacağını aşağıda ayrı bir başlıkta ele alıyoruz.

Hangi İçerik, Hangi Yol? (Yol Haritası)

İçerik türüBaşlıca yolDayanak
Eski haber, geçmişin unutulmasıUnutulma hakkı; asliye hukuk mahkemesinde dava, arama motorunda indeksten çıkarmaHGK ve CGK içtihadı, TMK 24-25, KVKK 6698
Özel hayatın gizliliği ihlali (mahrem görüntü veya bilgi)Siber Güvenlik Başkanlığı’na başvuru, dört saatte erişim engelleme5651 m.9/A
Katalog suçlar (çocuk istismarı, müstehcenlik, fuhuş vb.)Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı kararıyla erişim engelleme5651 m.8
Yaşam hakkı, can ve mal güvenliği, millî güvenlik, kamu düzeniHâkim veya Başkan kararıyla içerik çıkarma ve erişim engelleme5651 m.8/A
Kişilik hakkını ihlal eden genel içerikAsliye hukuk mahkemesinde dava ve tedbir talebi (m.9 iptal edildi)TMK 24-25, HMK 389 vd.
Kişisel verinin silinmesiVeri sorumlusuna başvuru, sonra KVKK KuruluKVKK 6698 m.11
HakaretŞikâyet ve kişilik hakkına dayalı talepTCK 125, TMK 24-25

Bu yolların hepsi URL bazlıdır. Kaldırılmasını istediğiniz her içeriğin tam adresini ve tarih saatli ekran görüntüsünü baştan saklayın; URL olmadan talep işleme alınmaz.

Özel Hayatın Gizliliği İhlali: Dört Saatlik Yol

Mahrem görüntü veya bilgilerin yayılması gibi özel hayatın gizliliğini ihlal eden içeriklerde kanun çok hızlı bir yol tanır:

5651 sayılı Kanun m.9/A — Özel hayatın gizliliği nedeniyle erişimin engellenmesi

(1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Başkanlığa doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir.

Başvuru mercii değişti ve değişiklik 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi. Fıkradaki muhatap eskiden “Kurum” (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) idi; 24 Temmuz 2026 tarihli 7590 sayılı Kanun’la ibare “Başkanlığa” olarak değiştirildi ve yürürlük tarihi 31 Temmuz 2026’dır. Kanunun tanımlar maddesi bu ibarenin neyi karşıladığını açıkça gösterir:

5651 sayılı Kanun m.2 — Tanımlar

Başkanlık: Siber Güvenlik Başkanlığını, ifade eder.

Yani m.9/A kapsamındaki hızlı erişim engelleme başvurusu artık Siber Güvenlik Başkanlığı’na yapılır. İnternette hâlâ “BTK’ya başvurun” diyen kaynaklar bu değişiklikten öncesine aittir; başvuru yanlış mercie yapılırsa dört saatlik hız avantajı fiilen kaybedilir.

Başvuruda ihlale neden olan yayının tam adresi (URL), hangi açıdan ihlal edildiğine dair açıklama ve kimlik bilgileri yer alır; bu bilgilerde eksiklik olması hâlinde talep işleme konulmaz (m.9/A-2). Bu yolun en güçlü yanı hızıdır:

(3) Başkan, kendisine gelen bu talebi uygulanmak üzere derhâl Birliğe bildirir, erişim sağlayıcılar bu tedbir talebini derhâl, en geç dört saat içinde yerine getirir.

(5651 sayılı Kanun m.9/A-3)

Dört saatten sonrası: iki süre, bir otomatik kalkma

Hızlı yolun çoğu kaynakta atlanan kısmı devamıdır. Talep sahibi tedbiri yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunmak zorundadır; hâkim de kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Başkanlığa gönderir. Kanunun lafzı bu noktada kesindir:

(5) Erişimin engellenmesini talep eden kişiler, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Başkanlığa gönderir; aksi hâlde, erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar.

(5651 sayılı Kanun m.9/A-5)

İki nokta pratikte belirleyicidir. Birincisi, hâkim kararına karşı itiraz yolu talep sahibine değil Başkana tanınmıştır (m.9/A-6). İkincisi, erişimin engellenmesine konu içerik yayından çıkarılmışsa hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır (m.9/A-7); yani içerik gönüllü olarak kaldırıldığında kararın ayrıca kaldırılmasına gerek yoktur.

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde doğrudan Başkanın emri üzerine de erişim engellenebilir; bu karar da yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur ve hâkim kırk sekiz saat içinde karar verir (m.9/A-8 ve m.9/A-9). Özel hayata karşı suçun ceza boyutu için özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134) yazımıza bakın.

Katalog Suçlar: 5651 m.8

Bazı ağır suç içerikleri için kanun, içeriğin çıkarılmasını ve erişimin engellenmesini doğrudan öngörür. 5651 m.8’de sayılan katalog şunlardır: intihara yönlendirme (TCK 84), çocukların cinsel istismarı (103/1), uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (190), sağlık için tehlikeli madde temini (194), müstehcenlik (226), fuhuş (227), kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (228); ayrıca Atatürk aleyhine işlenen suçlar (5816 sayılı Kanun), spor müsabakalarında yasa dışı bahis (7258 sayılı Kanun) ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu m.27/1-2’deki suçlar (bu son bent 2022’de eklenmiştir).

Kararı kim verir? Soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde mahkeme karar verir. Soruşturma evresinde gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da karar verebilir; savcı kararını yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunar, hâkim en geç yirmi dört saat içinde karar verir ve bu süre içinde onaylanmazsa tedbir savcı tarafından derhal kaldırılır (m.8/2). Koruma tedbiri olarak verilen karara Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir.

Katalogda artık içerik çıkarma yok. Başkanın re’sen karar verdiği kolda önemli bir değişiklik vardır: m.8/4’te yer alan “içeriğin çıkarılması ve/veya” ibaresi de Anayasa Mahkemesinin aynı kararıyla iptal edilmiş ve iptal 10 Ekim 2024’te yürürlüğe girmiştir. Bugün Başkan bu fıkra kapsamında re’sen yalnız erişimin engellenmesi kararı verebilir.

Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı çıkarsa. Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde (m.8/7) ya da kovuşturma evresinde beraat kararı verilmesi hâlinde (m.8/8) içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Cumhuriyet savcısı veya mahkeme, hükümsüz kalan karara konu internet adresini belirterek kararın bir örneğini Başkanlığa gönderir. Hakkında beraat kararı çıkan kişinin bu yolu bilmesi önemlidir; işlem kendiliğinden yürümediğinde talep edilmesi gerekir.

Engelleme nasıl uygulanır? Kural, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım veya bölümle sınırlı olarak URL bazlı engellemedir. Ancak teknik olarak içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya bu yolla ihlal önlenemediği durumlarda internet sitesinin tümüne yönelik erişim engelleme kararı verilebilir (m.8/17).

Son olarak bir usul kuralı: m.8, m.9 ve m.9/A’ya göre verilecek hâkim kararları, birden fazla sulh ceza mahkemesi bulunan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen sulh ceza mahkemelerince verilir (m.8/15). Yani her sulh ceza hâkimliğine değil, belirlenmiş olanına başvurulur.

Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hâller: 5651 m.8/A

m.8/A, katalog suçlardan ayrı ve yürürlükte olan bağımsız bir rejimdir. Kapsamı katalogla değil, korunan değerle belirlenir: yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması. Bu sebeplerden birine veya birkaçına bağlı olarak hâkim; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhurbaşkanlığının ya da ilgili bakanlıkların talebi üzerine Başkan, içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararı verebilir. Kararın gereği en geç dört saat içinde yerine getirilir.

Başkanın bu kapsamda verdiği karar yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur; hâkim kararını kırk sekiz saat içinde açıklar, aksi hâlde karar kendiliğinden kalkar (m.8/A-2). Tehdit içeren yayınlar gibi yaşam hakkını veya can güvenliğini ilgilendiren olaylarda bu yol, m.9/A’nın yanında ayrıca değerlendirilmelidir.

5651 m.9 İptali Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?

Kişilik haklarını ihlal eden genel içerikler için uzun süre başvurulan yol 5651 m.9 idi. Bu yol artık yoktur, ama iptalin tarihi çoğu kaynakta yanlış aktarılmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararını 11 Ekim 2023’te vermiştir; buna karşılık iptal hükmünün yürürlüğe girmesini dokuz ay ertelemiştir. Kararın hüküm fıkrası şöyledir:

Maddenin kalan kısmının 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,

(Anayasa Mahkemesi, E. 2020/76, K. 2023/172, T. 11.10.2023 — iptal)

Bunun anlamı şudur: 11 Ekim 2023 ile 10 Ekim 2024 arasında m.9 hâlâ uygulanmıştır; iptal 10 Ekim 2024’te yürürlüğe girmiştir. O tarihten önce verilmiş kararların hukuki durumu tartışılırken bu ayrım belirleyicidir.

İptalin kapsamı da dar değildir. Mahkeme maddenin birinci ve üçüncü fıkralarını Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiş, geri kalan kısmı da uygulanma imkânı kalmadığı için 6216 sayılı Kanun m.43/4 uyarınca iptal etmiştir. Bugün kanun metninde 9. madde yerinde yalnız iptal notu durmaktadır. Aynı kararla 5651 m.8’in dördüncü ve on birinci fıkralarındaki bazı ibareler de iptal edilmiştir; katalog kolundaki etkisini yukarıda ele aldık.

Kararın gerekçesi, maddenin ifade ve basın özgürlüğü bakımından yeterli güvence içermemesine dayanır. Bu tespitin iki yönlü olduğunu belirtmek gerekir: aynı madde, yayıncılar bakımından da ihlal üretmiştir. Anayasa Mahkemesi Abdullah Kaya ve diğerleri kararında (B. No: 2016/1430, T. 22.11.2023) m.9 uyarınca verilen erişim engelleme kararları nedeniyle başvurucuların ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine hükmetmiştir. Madde, çatışan iki haktan hiçbirini yeterince koruyamıyordu.

İptalden Sonra Hangi Yol İşliyor?

Anayasa Mahkemesi iptali dokuz ay ertelerken boşluğun yasama organınca doldurulmasını beklemişti. Beklenen olmadı ve Mahkeme bunu 2025 tarihli kararında açıkça tespit etti:

“Anayasa Mahkemesi, anılan iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vererek bu alanda oluşacak hukuki boşluğun yasama organı tarafından doldurulmasına imkân tanımıştır (AYM, E.2020/76, K.2023/172, 11/10/2023, § 113). Ne var ki söz konusu iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının üzerinden yirmi aydan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen kanun koyucu tarafından bu zamana kadar yeni bir yasal düzenleme yapılmadığı görülmektedir.”

(Anayasa Mahkemesi, Bulut Duman ve diğerleri, B. No: 2021/8675, T. 01.10.2025 — ihlal)

Aynı kararda Mahkeme, boşlukta izlenecek yolu da gösterdi. m.9’un özel düzenleme sayılması nedeniyle Yargıtay içtihadıyla kapatılmış olan genel hukuk yolu, iptalle birlikte yeniden açılmıştır:

“Başka bir ifadeyle, sulh ceza hâkimlikleri nezdindeki başvurularda, ihlalin ilk bakışta anlaşılmaması gerekçesiyle sonuç alamayan kişilerin, kişilik haklarına yönelik müdahalelere karşı genel hukuk yollarına başvurmaları hukuken mümkün hâle gelmiştir (başvurulabilecek özel hukuk davalarına ilişkin değerlendirme için bkz. Ali Kıdık, § 64).Dolayısıyla somut olayda kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri süren başvurucuların, mevcut hukuki durumda genel dava yollarına başvurabilecekleri gibi, ihlalin devam ettiğini ortaya koymaları hâlinde erişimin engellenmesi talebinde de bulunabilecekleri konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu yöndeki talepleri değerlendirecek mahkemeler ise kişilik haklarına yönelik belirgin nitelikte bir ihlalin varlığını ve ihlalin süratle giderilmesinin zaruri olduğunu tespit ederse tedbir olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine yargılamanın her aşamasında karar verebilecektir.”

(Anayasa Mahkemesi, Bulut Duman ve diğerleri, B. No: 2021/8675, T. 01.10.2025 — ihlal)

Mahkeme aynı yönü 24 Aralık 2025 tarihli ve on bir başvurunun birleştirildiği kararında da sürdürmüş, ihlal tespitinin yanında “devam eden ihlallerin sonlandırılması için genel hukuk mahkemelerinde dava açma yolunun GÖSTERİLMESİNE” karar vermiştir (B. No: 2021/22090, T. 24.12.2025).

Hangi özel hukuk davaları açılabilir?

Anayasa Mahkemesi bu yolları Genel Kurul kararında tek tek saymıştır:

“Anayasa Mahkemesi; kişilik haklarına saldırıda bulunulan kişi tarafından özel hukuk davaları yoluyla, örneğin 4721 sayılı Kanun’un 24. ve 25. maddelerine dayanılarak müdahalenin önlenmesi, durdurulması veya devam eden müdahaleye son verilmesi, müdahalenin hukuka aykırılığının saptanması, mahkemenin alacağı kararın veya cevap ve düzeltme metninin yayımlanması ya da üçüncü kişilere bildirilmesinin istenebileceğini, maddi veya manevi tazminat davaları açılabileceğini belirtmiştir.”

(Anayasa Mahkemesi, İ.D. ve diğerleri [GK], B. No: 2016/14513, T. 28.12.2022 — ihlal)

Buna göre elde üç ayrı talep vardır. Birincisi Türk Medeni Kanunu m.24-25’e dayalı dava: müdahalenin önlenmesi, durdurulması, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti, kararın üçüncü kişilere bildirilmesi veya yayımlanması. İkincisi maddi ve manevi tazminat. Üçüncüsü, yayından elde edilen kazanç bakımından sebepsiz zenginleşme veya vekâletsiz iş görme talebidir.

Bunların yanında ihtiyati tedbir vardır ve pratikte en kritik olan budur. Dava sonuçlanana kadar içeriğin erişime kapalı tutulması, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389 ve devamı uyarınca talep edilir. Bulut Duman kararının yukarıdaki son cümlesi mahkemelerin bu yetkisini açıkça teyit eder: belirgin nitelikte bir ihlal ve süratle giderim zorunluluğu tespit edilirse yargılamanın her aşamasında tedbir olarak içeriğin çıkarılmasına veya erişimin engellenmesine karar verilebilir.

Bu yol gerçekten işliyor mu?

İşliyor. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, iptalin yürürlüğe girmesinden sonra verdiği kararla, 2004 tarihli bir internet haberinin unutulma hakkı kapsamında yayından kaldırılmasına dair ilk derece kararını onamıştır:

“dava konusu haberin unutulma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gereken bir yayın olduğu, bu nedenle mahkemenin internet haberinin yayından kaldırılmasına dair kabul kararının yerinde olduğunun anlaşılmasına”

(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26076, K. 2024/10643, T. 07.11.2024 — onanmasına, oy birliğiyle)

Karar tarihi 7 Kasım 2024’tür; yani iptalin yürürlüğe girmesinden (10 Ekim 2024) sonrasına aittir. Genel hukuk mahkemesinde açılan davayla internet haberinin kaldırılabildiğini gösteren somut bir örnektir.

Bulut Duman kararının işaret ettiği ikinci ray da kapanmış değildir. Kişilik hakkı ihlalinin devam ettiğini ortaya koyabilen kişiler erişimin engellenmesi talebinde de bulunabilirler; bu iki yol birbirini dışlamaz.

Bölünmüş İçtihat: 4. Hukuk Dairesinin İki Çizgisi

Yukarıdaki tabloda sade görünen şey, uzun yıllar sade değildi ve okuyucunun bunu bilmesi gerekir. İnternet içeriğine erişimin engellenmesinin özel hukuk davası yoluyla istenip istenemeyeceğinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi birbirine yakın tarihlerde farklı yönde kararlar vermiştir. Anayasa Mahkemesi bu ayrışmayı Genel Kurul kararında tespit etmiştir:

“Daire 2009 yılından 2016 yılına kadar muhtelif tarihlerde verdiği kararlarda 5651 sayılı Kanun ile yalnızca cezai sorumluluk ve yaptırımların öngörüldüğünü, hukuki sorumluluk konusunda bir düzenleme yapılmadığını, bu itibarla kişilik haklarına saldırı hâlinde hukuki veya cezai korunma yollarına başvuruda seçimlik hakkın davacıya ait olduğunu belirterek genel hükümlere göre hukuka aykırılığın tespiti ve internet yayınının durdurulması talebinde bulunan davacının talebinin ilk derece mahkemesince incelenerek işin esası hakkında hüküm kurulması gerektiği sonucuna varmıştır (bkz. §§ 48-50).”

(Anayasa Mahkemesi, İ.D. ve diğerleri [GK], B. No: 2016/14513, T. 28.12.2022 — ihlal)

Dairenin ikinci çizgisi ise bunun tersiydi: 2013 ile 2019 arasında verdiği bazı kararlarda erişim engelleme taleplerinin yalnızca sulh ceza hâkimliklerinin görev alanına girdiği kabul edilmiştir. Uygulamada ağır basan bu ikinci çizgi olmuş, m.9 pratikte kullanılabilir tek yol hâline gelmiştir.

Anayasa Mahkemesine göre iptalin yürürlüğe girmesiyle bu ikinci çizginin kanuni dayanağı ortadan kalkmıştır. Buna karşılık konuyu bağlayıcı biçimde çözen bir içtihadı birleştirme kararı bulunmamaktadır. Dürüst değerlendirme şudur: genel hukuk yolunun açık olduğu Anayasa Mahkemesi kararlarıyla ortaya konmuş ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli onama kararıyla fiilen doğrulanmıştır, ancak görev itirazıyla karşılaşma ihtimali tamamen ortadan kalkmış değildir.

Eski Suç Haberi Kaldırılabilir mi?

Yıllar önce çıkmış bir suç haberinin arama sonuçlarında durmaya devam etmesi, unutulma hakkının tipik uygulama alanıdır. Ancak hak otomatik işlemez. Ceza Genel Kurulu hangi ölçütlerin tartılacağını şöyle sıralar:

“Ancak unutulma hakkının her türlü İnternet haberi açısından geçerli olmasını beklemek yerinde olmaz. Anılan Anayasa Mahkemesi kararında da vurgulandığı üzere bir İnternet haberinin unutulma hakkı kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için; haberin yayında kaldığı süre, güncelliği, kamu yararı ve ilgisi, haberin olgusal gerçekler ya da değer yargısı taşıyıp taşımadığı, habere konu kişinin siyasetçi veya şöhret sahibi olup olmaması gibi hususların her bir somut olay açısından incelenmesi gerekir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2016/1169, K. 2018/490, T. 30.10.2018 — itirazın kabulüne, oy çokluğuyla)

O olayda katılan hakkında yaklaşık yirmi yıl önce verilmiş ve ertelenmiş bir mahkûmiyet, bir gazetenin internet sitesinde yeniden haber yapılmıştı. Ceza Genel Kurulu şu unsurları birlikte değerlendirdi: mahkûmiyetin yirmi yıl öncesine ait olması, ertelenmiş cezada deneme süresinin suçsuz geçmesi nedeniyle mahkûmiyetin esasen vâki olmamış sayılması ve adli sicilde muhafaza niteliğini yitirmesi, katılanın siyasetçi veya medyatik bir konumda bulunmaması, görev derecesinde kayda değer bir değişiklik olmaması ve gazetecinin eski mahkûmiyeti olduğundan daha ağır bir suç gibi yansıtması. Sonuç olarak haberin güncel bir değerinin bulunmadığına ve kamunun bunu öğrenmekte menfaati olmadığına hükmedildi.

Bu karar kişilik hakkı lehine sonuçlanmıştır, ancak oy çokluğuyla verilmiştir; beş üye itirazın reddi yönünde karşı oy kullanmıştır. Her eski haberin kaldırılacağı sonucunu çıkarmak doğru olmaz.

Anayasa Mahkemesi de dengenin iki yönlü kurulmasını ister ve eski haber taleplerinin reddedildiği kararlar vermiştir:

Unutulma hakkı, İnternet ortamında haber arşivini koruma altına alan basın özgürlüğünün ve halkın haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğünün özüne dokunmayacak ve aynı zamanda hak sahibinin çıkarlarını koruyacak şekilde kullanılmalıdır.

(Anayasa Mahkemesi, Asım Bayar ve Veysel Bayar, B. No: 2014/4141, T. 04.10.2017 — kabul edilemezlik)

Mahkeme o somut olayda haberlerin güncelliğini ve kamu yararını tamamen yitirdiği sonucuna ulaşmamış; başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun bularak kabul edilemez saymıştır. Karar, içeriğin yayında kaldığı süre, tarihsel değeri, kamu yararına katkısı, ilgili kişinin kamusal niteliği ve halkın veriye ilgisi gibi ölçütlerin olay bazında tartılacağını gösterir.

Arama Motorundan Kaldırma: Kurulun On Üç Ölçütü

Haber kaynak sitede dursa bile, kişinin adıyla yapılan aramada çıkmaması istenebilir. Kişisel Verileri Koruma Kurulu bu talebi 2020 tarihli ilke kararıyla ayrı bir başlık olarak ele almış ve önce arama motorunun konumunu belirlemiştir:

Bu kapsamda, arama motorlarının, üçüncü taraflara ait internette topladıkları verilerin işlenmesinin amaç ve vasıtalarını belirledikleri göz önünde bulundurularak Kanunun 3 üncü maddesinde yer verilen tanım çerçevesinde veri sorumlusu olarak kabul edildiği,

(Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 23.06.2020, 2020/481)

Arama motoru veri sorumlusu sayıldığı için izlenecek usul de KVKK’nın kendi usulüdür. Önce arama motoruna başvurulur; talep reddedilir veya cevapsız kalırsa Kurula şikâyet edilebilir. Kurulun eklediği nokta pratikte önemlidir:

İlgili kişilerin, arama motorları üzerinden kendi ad ve soyadları ile yapılacak aramalar neticesinde gösterilen sonuçların indeksten çıkarılmasına yönelik taleplerinin veri sorumlusu arama motorları tarafından reddedilmesi veya taleplerine cevap verilmemesi halinde Kurula başvuruda bulunulurken aynı zamanda doğrudan yargı yoluna başvurmalarının da mümkün bulunduğu

(Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 23.06.2020, 2020/481)

Yani Kurula şikâyet yolu, yargı yolunu kapatmaz; ikisi birlikte işletilebilir.

Talep hangi ölçütlere göre değerlendirilir? Kurul, ilgili kişinin temel hak ve özgürlükleri ile kamunun bilgiyi edinmesinden sağlayacağı menfaatler arasında bir denge testi yapılmasını ister ve bu testte tartılacak ölçütleri saymıştır:

Kişilerin ad ve soyadı ile arama motorları üzerinden yapılan aramalarda çıkan sonuçların indeksten çıkarılmasına ilişkin değerlendirmede dikkate alınacak ve her somut olay üzerinde incelenecek kriterler de Kurulun bahse konu Kararı ile belirlenmiş olup bunlar; ilgili kişinin kamusal yaşamda önemli bir rol oynaması, arama sonuçlarının öznesinin çocuk olması, bilginin içeriğinin doğruluğu, bilginin kişinin çalışma hayatı ile ilgisi, bilginin ilgili kişi hakkında hakaret, onur kırıcı, iftira niteliğine sahip olması, bilginin özel nitelikli kişisel veri niteliği taşıması, bilginin güncelliği, bilginin kişi hakkında önyargıya sebep olması, bilginin kişi açısından risk doğurması, bilginin kişinin kendisi tarafından yayımlanma durumu, içeriğin gazetecilik faaliyeti kapsamında işlenen verileri kapsaması, bilgilerin yayınlanmasında yasal zorunluluk olması, bilginin ceza gerektiren bir suçla ilgili olmasışeklinde belirlenmiştir.

(Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 08.12.2020, 2020/927 — 23.06.2020 tarihli ve 2020/481 sayılı ilke kararı ekindeki ölçütlerin aktarımı)

ÖlçütNe yönde ağırlık taşır
Kişinin kamusal yaşamda önemli bir rol oynamasıKamu yararı lehine
Öznenin çocuk olmasıKaldırma lehine
Bilginin içeriğinin doğruluğuDoğru bilgi yayında kalma lehine
Bilginin çalışma hayatıyla ilgisiKamu yararı lehine
Hakaret, onur kırıcı veya iftira niteliğiKaldırma lehine
Özel nitelikli kişisel veri olmasıKaldırma lehine
Bilginin güncelliğiGüncel bilgi yayında kalma lehine
Kişi hakkında önyargıya sebep olmasıKaldırma lehine
Kişi açısından risk doğurmasıKaldırma lehine
Bilginin kişinin kendisi tarafından yayımlanmış olmasıYayında kalma lehine
İçeriğin gazetecilik faaliyeti kapsamında olmasıYayında kalma lehine
Yayımlanmasında yasal zorunluluk bulunmasıYayında kalma lehine
Ceza gerektiren bir suçla ilgili olmasıSomut olaya göre değişir

Ölçütlerin sayılı olması sınırlı olduğu anlamına gelmez; Kurul her somut olayda ilave ölçütlerin gündeme gelebileceğini belirtmiştir.

Talepler her zaman kabul edilmiyor. Kurul, bir kamu üniversitesinde görev yapan kişinin talebini reddetmiştir: haber doğruydu, çalışma yaşamına ilişkindi, kişi hâlâ aynı işi yapıyordu, bilgi özel nitelikli veri değildi, haberler aynı yıla ait olduğu için günceldi ve içerik gazetecilik faaliyeti kapsamında değerlendirilebiliyordu (08.12.2020, 2020/927). Kurul ayrıca haberin gerçeği yansıtmadığı yönündeki iddiaların yargı mercileri önünde ileri sürülmesi gerektiğini belirtmiştir.

Kişisel Verinin Silinmesi

Unutulma hakkı talebinin veri koruma ayağındaki tutamağı, Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 11. maddesinin (e) bendindeki kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme hakkıdır. Bu talep önce veri sorumlusuna, yani yayıncıya ya da arama motoruna yöneltilir; veri sorumlusu talebi en geç otuz gün içinde sonuçlandırmak zorundadır. Talep reddedilir, cevap yetersiz kalır ya da süresinde cevap verilmezse Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyet yolu açılır.

Burada gözden kaçan iki nokta vardır. Birincisi silme koşulsuz değildir: işlemeyi gerektiren sebeplerin tamamı ortadan kalkmışsa silme zorunlu, biri bile ayakta ise talep gerekçe gösterilerek reddedilebilir. Güncel kamu yararı taşıyan bir haber bu ikinci gruba girebilir. İkincisi, aynı içerik başka kaynaklara aktarılmışsa Kanunun 11. maddesinin (f) bendine dayanarak üçüncü kişilere bildirim yapılması ayrıca istenmelidir; aksi hâlde bağlantı bir yerden kalkarken diğerinde kalır.

Başvurunun zorunlu unsurlarını, hangi yöntemlerle yapılabileceğini ve başvuru tarihinin nasıl hesaplandığını veri sorumlusuna başvuru yazımızda; şikâyet süreleri ile Kurul kararına karşı dava yolunu KVKK Kuruluna şikâyet yazımızda ele aldık.

Hakaret ve Kişilik Hakkı İçeriği

Sizi hedef alan hakaret içeren paylaşımlarda iki yol birlikte yürüyebilir: bir yandan fail hakkında hakaret suçundan (TCK 125) şikâyet, diğer yandan içeriğin kaldırılması talebi. İkinci talep, m.9’un iptalinden sonra yukarıda anlatılan genel hukuk yoluyla, yani Türk Medeni Kanunu m.24-25’e dayalı dava ve ihtiyati tedbir talebiyle ileri sürülür. Çevrimiçi hakaretin ceza boyutu, şikâyet süresi ve ispatı için hakaret suçu (TCK 125) ve sosyal medyada hakaret suçu yazılarımıza bakabilirsiniz.

Kişisel verilerinizin (ad, görüntü, iletişim bilgisi) izinsiz yayımı ayrıca kişisel verileri ele geçirme ve yayma (TCK 136) kapsamında değerlendirilir. İçerik bir eser niteliği taşıyor ve telif hakkınızı ihlal ediyorsa izlenecek yol farklıdır; bunu internette telif ihlali ve içerik kaldırma yazımızda ele aldık.

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. İçeriği ve URL’yi belgeleyin. Kaldırılmasını istediğiniz her içeriğin tam adresini ve tarih saatli ekran görüntüsünü saklayın. Tüm başvurular URL bazlıdır; URL olmadan talep işleme alınmaz (m.9/A-2).
  2. İçeriğin türünü belirleyin. Özel hayat ihlali mi, katalog suç mu, eski haber mi, kişilik hakkı ihlali mi, kişisel veri mi? Doğru yol buna göre seçilir ve yanlış yol yalnız zaman kaybettirmez, süreleri de kaçırtır.
  3. Özel hayat ihlalinde hızlı yolu kullanın. Siber Güvenlik Başkanlığı’na başvurun; erişim dört saatte engellenir. Ardından yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimliğine sunun ve hâkimin kırk sekiz saatlik süresini takip edin, aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.
  4. Kişilik hakkı ihlalinde asliye hukuk mahkemesine gidin. Türk Medeni Kanunu m.24-25’e dayalı davada, dilekçeyle birlikte içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir talep edin. Eski “m.9’a göre sulh ceza hâkimliğine başvurun” bilgisi 10 Ekim 2024’ten itibaren geçerli değildir.
  5. Eski haber için unutulma hakkını gerekçelendirin. Haberin yayında kaldığı süreyi, güncelliğini yitirdiğini, kamu yararının kalmadığını ve kamusal bir konumunuz bulunmadığını somut biçimde ortaya koyun; varsa beraat veya ertelenmiş mahkûmiyete ilişkin belgeleri ekleyin.
  6. Arama motoru için ayrıca başvurun. Kaynak siteden kaldırılan içerik arama sonuçlarında bir süre daha görünebilir. Arama motoruna indeksten çıkarma talebi yöneltin; sonuç alamazsanız Kurula şikâyet edin ve gerekiyorsa aynı anda yargı yolunu işletin.
  7. Ceza boyutunu ihmal etmeyin. İçerik suç oluşturuyorsa (hakaret, özel hayat ihlali, kişisel veri) Cumhuriyet başsavcılığına şikâyet yolunu ayrıca kullanın.
Özel hayatın gizliliği nedeniyle erişimin engellenmesi (5651 m.9/A)Dört saatlik hızlı yolun işlem sırası; her aşama yazı gövdesinde dayanağıyla açıklanmıştır.
  1. Siber Güvenlik Başkanlığı'na doğrudan başvurulurBaşvuru, özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişi tarafından yapılır.5651 m.9/A
  2. Başvuruda URL, ihlal açıklaması ve kimlik bilgisi yer alırBu bilgilerde eksiklik olması hâlinde talep işleme konulmaz.m.9/A-2
  3. Erişim en geç dört saat içinde engellenirBaşkan talebi derhâl Birliğe bildirir, erişim sağlayıcılar tedbiri yerine getirir.m.9/A-3
  4. Talep yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimine sunulurm.9/A-5
  5. Hâkim kırk sekiz saat içinde kararını açıklarKarar doğrudan Başkanlığa gönderilir.m.9/A-5
    • Karar süresinde açıklanmazsa tedbir kendiliğinden kalkarm.9/A-5
    • Karara karşı yalnız Başkan itiraz edebilirm.9/A-6
  6. İçerik yayından çıkarılırsa hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalırm.9/A-7

Sıkça Sorulan Sorular

Unutulma hakkı nedir?

Geçmişte yaşanan ve güncelliğini yitirmiş bir olayın internette erişilebilir kalmasının kişinin geleceğini olumsuz etkilemesini önleyen haktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu hakkı, üstün bir kamu yararı olmadığı sürece dijital hafızadaki olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını ve kişisel verilerin silinmesini isteme hakkı olarak tanımlamıştır (E. 2014/4-56, K. 2015/1679).

İnternetten hakkımdaki içerik veya haber nasıl kaldırılır?

Tek bir yol yoktur; içeriğin türüne göre değişir. Eski ve güncelliğini yitirmiş haberlerde unutulma hakkı, özel hayat ihlalinde Siber Güvenlik Başkanlığı'na başvuru (dört saatte erişim engelleme, 5651 m.9/A), katalog suçlarda m.8, kişisel veride KVKK, hakarette ise TCK 125 şikâyeti ve kaldırma talebi izlenir.

5651 m.9 iptal edildi mi, iptal ne zaman yürürlüğe girdi?

Evet, iptal edildi. Anayasa Mahkemesi 11 Ekim 2023 tarihli kararıyla (E. 2020/76, K. 2023/172) maddeyi iptal etti; ancak iptal hükmünün Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. İptal 10 Ekim 2024'te yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi ile yürürlük tarihi farklıdır.

m.9 iptal edildiyse kişilik hakkımı ihlal eden içerik için nereye başvururum?

Anayasa Mahkemesi, iptal yürürlüğe girdikten sonra genel hukuk yollarına başvurmanın hukuken mümkün hâle geldiğini belirtmiştir. Asliye hukuk mahkemesinde Türk Medeni Kanunu m.24-25'e dayalı dava açılabilir; mahkeme belirgin bir ihlal ve süratle giderim zorunluluğu tespit ederse yargılamanın her aşamasında tedbir olarak içeriğin çıkarılmasına veya erişimin engellenmesine karar verebilir (Bulut Duman ve diğerleri, B. No: 2021/8675).

Özel fotoğrafım veya videom yayıldı; en hızlı yol nedir?

Doğrudan Siber Güvenlik Başkanlığı'na başvurup 5651 m.9/A kapsamında erişimin engellenmesini isteyebilirsiniz; erişim en geç dört saat içinde engellenir. Ardından yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimliğine başvurmanız, hâkimin de kırk sekiz saat içinde karar vermesi gerekir; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.

Erişim engelleme başvurusu artık BTK'ya mı yapılıyor?

Hayır. 5651 m.9/A'daki muhatap eskiden Kurum (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) idi; 7590 sayılı Kanun'la ibare Başkanlığa olarak değiştirildi ve değişiklik 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girdi. Kanunun tanımlar maddesine göre Başkanlık, Siber Güvenlik Başkanlığını ifade eder.

Hangi suç içerikleri doğrudan erişime engellenir?

5651 m.8'deki katalog suçlar: intihara yönlendirme (TCK 84), çocukların cinsel istismarı (103/1), uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma (190), sağlık için tehlikeli madde temini (194), müstehcenlik (226), fuhuş (227), kumar (228); ayrıca Atatürk aleyhine suçlar (5816), spor müsabakalarında yasa dışı bahis (7258) ve 2937 sayılı Kanun m.27/1-2'deki suçlar.

Eski bir suç haberim hâlâ çıkıyor; kaldırılabilir mi?

Olabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, haberin yayında kaldığı süreyi, güncelliğini, kamu yararı ve ilgisini, olgusal gerçek mi değer yargısı mı taşıdığını ve kişinin siyasetçi veya şöhret sahibi olup olmadığını somut olay bazında tartar (E. 2016/1169, K. 2018/490). Ertelenmiş bir mahkûmiyet deneme süresi suçsuz geçtiği için esasen vâki olmamış sayılıyorsa bu da lehe değerlendirilir.

Google'dan hakkımdaki içeriği kaldırabilir miyim?

Kişisel Verileri Koruma Kurulu arama motorlarını veri sorumlusu saymıştır. Önce arama motoruna başvurulur; talep reddedilir veya cevapsız kalırsa Kurula şikâyet edilebilir. Kurul, aynı anda doğrudan yargı yoluna başvurmanın da mümkün olduğunu belirtmiştir (23.06.2020, 2020/481).

Arama motorundan kaldırma talebi hangi ölçütlere göre değerlendirilir?

Kurul on üç ölçüt belirlemiştir; bunlar arasında kişinin kamusal yaşamda önemli bir rol oynaması, öznenin çocuk olması, bilginin doğruluğu, çalışma hayatıyla ilgisi, hakaret veya iftira niteliği, özel nitelikli veri olması, güncelliği ve ceza gerektiren bir suçla ilgili olması yer alır. Ölçütler sayılıdır ama sınırlı değildir; her somut olayda ilave ölçüt gündeme gelebilir.

Sosyal medyadaki hakaret içeriğini kaldırabilir miyim?

Evet. Fail hakkında hakaret suçundan (TCK 125) şikâyette bulunabilir, içeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesini talep edebilirsiniz. İçerik aynı zamanda özel hayat veya kişisel veri ihlali oluşturuyorsa ilgili hızlı yollar da kullanılabilir.

Kişisel verilerimin silinmesini isteyebilir miyim?

Evet. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (6698) kapsamında önce veri sorumlusuna (ilgili siteye) başvurarak verilerinizin silinmesini isteyebilir, sonuç alamazsanız KVKK Kuruluna şikâyet edebilirsiniz. Veri sorumlusu talebi en geç otuz gün içinde sonuçlandırmak zorundadır.

İçerik kaldırma için nereye başvurulur?

İçeriğin türüne göre: özel hayat ihlalinde Siber Güvenlik Başkanlığı'na (m.9/A) ve sulh ceza hâkimliğine; katalog suçlarda hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısına (m.8); kişilik hakkını ihlal eden genel içerikte asliye hukuk mahkemesine; kişisel veride veri sorumlusuna ve KVKK Kuruluna; ceza boyutunda Cumhuriyet başsavcılığına.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

İnternet üzerinden işlenen suçlar, içeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesi başvuruları ile kişisel veri uyuşmazlıklarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Bilişim Hukuku ve KVKK

← Tüm makaleler
AraWhatsApp