
İçindekiler 19
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- TCK 301 Nedir? Neyi Korur?
- 301. Madde Metni
- TCK 301/1 — Temel hâl
- TCK 301/2 — Askerî veya emniyet teşkilatı
- TCK 301/3 — Eleştiri istisnası
- TCK 301/4 — Adalet Bakanının izni
- TCK 301 Cezası
- Eleştiri Suç Değildir (TCK 301/3)
- Soruşturma İzni: İzin Yoksa Yargılama Yok
- TCK 299 ve TCK 300 ile Farkı
- ”Alenen” Ne Demek? Aleniyet Kurucu Unsurdur
- Anayasa Mahkemesi Ne Dedi?
- AİHM İçtihadı
- Şikâyet, Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme
- Sık Yapılan Hatalar
- TCK 301 Emsal Kararları
- Özet
Kısa Cevap
TCK 301, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, TBMM’yi, Hükûmeti ve yargı organlarını alenen aşağılama suçunu düzenler. Cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Maddenin üçüncü fıkrası açıkça “Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz” der. Bu suçtan soruşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır; izin verilmezse kişi bu suçtan yargılanamaz.
Bu Durumda mısınız?
- Bir paylaşımınız veya sözünüz nedeniyle hakkınızda TCK 301’den şikâyet/ihbar yapıldı.
- Savcılık dosyanızı Adalet Bakanlığına gönderdi ve izin bekleniyor.
- Sözlerinizin “eleştiri” mi yoksa “aşağılama” mı sayılacağını bilmiyorsunuz.
- Hakkınızda hem TCK 299 hem TCK 301 iddiası var ve ikisinin farkını anlamaya çalışıyorsunuz.
Somut dosyanızdaki ifadeler, bağlam ve deliller sonucu değiştirir; dosyanızı bir avukatla değerlendirin.
TCK 301 Nedir? Neyi Korur?
TCK 301, Türk Ceza Kanunu’nun “Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar” bölümünde yer alır. Yani korunan hukuki değer bir kişinin şerefi değil, Devletin ve organlarının saygınlığıdır.
Madde 2008 yılında 5759 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Bugünkü metinde suçun konusu “Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ve Devletin yargı organları” olarak sayılmıştır.
Suçun iki belirleyici özelliği vardır ve bunlar maddeyi benzerlerinden ayırır:
- Aleniyet kurucu unsurdur — fiil alenen işlenmemişse suç oluşmaz (hakaret ve cumhurbaşkanına hakarette aleniyet yalnızca cezayı artıran bir sebeptir).
- Eleştiri açıkça suç dışıdır — madde bunu üçüncü fıkrada ayrıca hükme bağlamıştır.
301. Madde Metni
TCK 301/1 — Temel hâl
TCK m.301 — Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama
(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
TCK 301/2 — Askerî veya emniyet teşkilatı
TCK m.301 — Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama
(2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
TCK 301/3 — Eleştiri istisnası
TCK m.301 — Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama
(3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
TCK 301/4 — Adalet Bakanının izni
TCK m.301 — Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama
(4) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
TCK 301 Cezası
| Hâl | Dayanak | Ceza |
|---|---|---|
| Türk Milleti / Devlet / TBMM / Hükûmet / yargı organları | TCK 301/1 | 6 aydan 2 yıla kadar hapis |
| Askerî veya emniyet teşkilatı | TCK 301/2 | 6 aydan 2 yıla kadar hapis |
Maddede adlî para cezası seçeneği öngörülmemiştir; ancak hükmedilen hapis cezasının koşulları varsa adlî para cezasına çevrilmesi veya ertelenmesi ayrı kurumlardır.
Karşılaştırma (olgu): Cumhurbaşkanına hakaretin cezası 1 yıldan 4 yıla kadar hapistir (TCK 299). Yani kanun, Cumhurbaşkanına hakareti, Türk Milletini veya Devleti aşağılamadan daha ağır cezalandırmaktadır.
Eleştiri Suç Değildir (TCK 301/3)
Türk Ceza Kanunu’nda bir suç tipinin içine açıkça yerleştirilmiş eleştiri istisnası nadirdir. TCK 301/3 bunu yapar:
(3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
Bu fıkranın pratik anlamı şudur: bir açıklamanın sert, rahatsız edici veya ağır olması tek başına suç oluşturmaya yetmez; eleştiri amacı taşıyorsa madde kapsamı dışındadır. Ayrım “aşağılama” ile “eleştiri” arasındadır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2025 tarihli bir kararı bu fıkranın nasıl uygulandığını gösterir. Bir askerin dilekçesindeki ifadeler ve veda konuşmasındaki sözleri nedeniyle verilen mahkûmiyet bozulmuştur; hem eleştiri istisnası hem de aleniyet eksikliği nedeniyle:
“İncelenen somut olayda; sanığın 08.12.2003 tarihli dilekçede yer alan ifadeleri ile 15.03.2004 tarihinde yaptığı veda konuşmasındaki sözlerinin genel kapsamı nazara alındığında eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları olduğu, ayrıca dilekçede ve veda konuşmasında aleniyet unsurunun gerçekleşmediği anlaşıldığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkumiyetine karar verilmesi Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.”
(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/7861, K. 2025/3891, T. 03.03.2025 — kanun yararına bozma)
Karar iki şeyi birden gösterir: sözler eleştiri amacı taşıdığı için 301/3 kapsamındadır ve ayrıca aleniyet unsuru da gerçekleşmemiştir. İki gerekçeden her biri tek başına beraat için yeterlidir.
Ceza Genel Kurulu’nun önüne gelen bir başka olayda, kardeşinin yüksek ceza almasının ardından adliye önünde (polisler, gazeteciler ve vatandaşlar önünde) sert sözler söyleyen sanığın ifadeleri değerlendirilmiştir. Kurul, sözleri ağır eleştiri saymıştır:
“Sanığın, kardeşi olan…’nın yargılanması sonucu hak etmediğine inandığı yüksek miktarda ceza alarak tutukluluk hâlinin sürdürülmesi ve yine bir yakınının da duruşma sonrası fenalaşarak hastaneye kaldırılması nedeniyle o an duyduğu şiddetli elem ve ızdırap sonucu açığa vurduğu ve şahsında mahkeme heyetine karşı oluşan ve yukarıda anlatıldığı şekilde subjektif olgusal temellere sahip olduğu anlaşılan kişisel değer yargılarını ifade etmeye yönelik bu sözler bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde, katılan ve şikâyetçilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp muhatapların aldığı karara yönelik ağır eleştiri niteliğinde olması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarıyla oluşmadığı kabul edilmelidir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2016/1139, K. 2019/463, T. 28.05.2019 — itirazın reddi)
Soruşturma İzni: İzin Yoksa Yargılama Yok
TCK 301/4, bu suçtan soruşturma yapılmasını Adalet Bakanının iznine bağlamıştır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi bunu bir soruşturma şartı olarak nitelendirir:
“Şüpheli hakkında soruşturmaya konu suçlardan TCK’nın 301. maddesinde düzenlenen Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama suçu açısından soruşturma yapılması aynı maddenin 4. fıkrası kapsamında Adalet Bakanının iznine tabi tutulmuştur. Yani bu suçlardan dolayı bir soruşturma şartı olarak Adalet Bakanının izin vermesi gerekli görülmüştür.”
(Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2017/3531, K. 2019/1138, T. 13.02.2019 — bozma)
İzin verilmezse ne olur? Ceza Genel Kurulu bunu açıkça ortaya koymuştur: izin alınamadığında kişi o suçtan yargılanamaz.
“Dosya kapsamında sanık hakkında TCK’nın 301. maddesi uyarınca soruşturma izni talep edilmesine karşın mercisince izin verilmediğinden, anılan suça ilişkin kovuşturma şartı gerçekleşmemiş olup sanığın bu suçtan yargılanmasına imkân bulunmamaktadır.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2016/1139, K. 2019/463, T. 28.05.2019 — itirazın reddi)
Bir terim notu: kanun metni izni “soruşturma” için arar ve 16. Ceza Dairesi de bunu “soruşturma şartı” olarak adlandırır. Ceza Genel Kurulu ise yukarıdaki cümlede sonucu anlatırken “kovuşturma şartı gerçekleşmemiş” ifadesini kullanmıştır. Uygulamadaki sonuç aynıdır: izin yoksa dosya ilerlemez ve dava açılamaz.
TCK 299 ve TCK 300 ile Farkı
Bu üç madde aynı bölümde yer alır ama üç ayrı rejime tabidir. Bu tablo, uygulamada en çok karıştırılan noktaları bir arada gösterir:
| TCK 299 Cumhurbaşkanına hakaret | TCK 300 Bayrak / İstiklal Marşı | TCK 301 Millet / Devlet / kurumlar | TCK 216 Kin ve düşmanlığa tahrik | |
|---|---|---|---|---|
| Ceza | 1–4 yıl hapis | 1–3 yıl (bayrak) · 6 ay–2 yıl (İstiklal Marşı) | 6 ay–2 yıl hapis | 1–3 yıl (f.1) · 6 ay–1 yıl (f.2-3) |
| İzin | Kovuşturma izni | İzin yok | Soruşturma izni | İzin yok |
| Aleniyet | Cezayı artırır (1/6) | Kurucu unsur | Kurucu unsur | Kurucu unsur |
| Ek tehlike şartı | Yok | Yok | Yok | VAR (açık ve yakın tehlike) |
| Açık eleştiri istisnası | Yok | Yok | Var (301/3) | Yok |
| Terör suçu sayılabilir mi? (3713 sK m.4) | Hayır | Evet | Hayır | Hayır |
TCK 216’nın farkı: orada tahrik tek başına yetmez — ayrıca kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması gerekir.
Ayrıntı için: Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu (TCK 299) · Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama (TCK 300) · Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik (TCK 216).
”Alenen” Ne Demek? Aleniyet Kurucu Unsurdur
TCK 301’de “alenen” kelimesi suçun kurucu unsurudur. Fiil aleni değilse suç oluşmaz. Bu, hakaret (TCK 125) ve cumhurbaşkanına hakaretten (TCK 299) temel farktır; orada aleniyet yalnızca cezayı artıran bir sebeptir.
Aleniyet, sözün belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığını ifade eder. Herkese açık bir sosyal medya paylaşımı bu ölçütü karşılamaya elverişlidir.
Buna karşılık kapalı bir ortamda söylenen sözlerde şart gerçekleşmeyebilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin yukarıda anılan kararında (E. 2024/7861, K. 2025/3891), sözlerin askerî birlik içindeki bir odada söylenmesi ve bir dilekçenin yalnızca sıralı komutanlarca okunması hâlinde aleniyet unsurunun gerçekleşmediği kabul edilmiş, mahkûmiyet bozulmuştur. Yani aynı sözler, söylendiği ortama göre suç olabilir de olmayabilir de.
Anayasa Mahkemesi Ne Dedi?
Anayasa Mahkemesi, TCK 301/4’teki Adalet Bakanının izni şartının Anayasa’ya aykırılığı iddiasını incelemiş ve reddetmiştir:
“26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, 30.4.2008 günlü, 5759 sayılı Yasa’nın 1. maddesiyle değiştirilen 301. maddesinin (4) numaralı fıkrasının Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE”
(Anayasa Mahkemesi, E. 2009/38, K. 2009/70, T. 03.06.2009 — itirazın reddi)
Yani izin şartı yürürlüktedir ve anayasal denetimden geçmiştir.
AİHM İçtihadı
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, TCK 301’e dayanan yargılamaları birçok kez incelemiş ve Sözleşme’nin 10. maddesi (ifade özgürlüğü) bakımından sorunlu bulmuştur. Kararların ortak ekseni, hükmün kanunilik/öngörülebilirlik ölçütünü karşılayıp karşılamadığı ve müdahalenin demokratik toplumda gerekli olup olmadığıdır.
Korpustaki TCK 301’e ilişkin AİHM kararlarından bazıları: Çamyar / Türkiye (Başvuru no. 16899/07), Yurtsever / Türkiye (Başvuru no. 42320/10), Fatih Taş / Türkiye (No. 5) (Başvuru no. 6810/09) ve Önal / Türkiye (No. 2) (Başvuru no. 44982/07).
Anayasa (m.90/5) uyarınca temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunlar çatıştığında antlaşma esas alınır. Buna karşılık TCK 301 yürürlüktedir. Savunmalarda bu içtihada dayanılması yaygındır; sonuç her dosyanın kendi olgularına bağlıdır.
(Bu bölümdeki AİHM tespitleri karar metinlerinden doğrulanmıştır; kararların Türkçe metinleri üzerinde birebir alıntı yapılmamış, tespitler özetlenmiştir.)
Şikâyet, Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme
Şikâyete tabi değildir. TCK 301’de şikâyet koşulu düzenlenmemiştir; suç resen soruşturulur. Ancak soruşturma yapılabilmesi Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
Dava zamanaşımı 8 yıldır. Cezanın üst sınırı iki yıldır ve süre üst sınıra göre belirlenir:
TCK m.66 — Dava zamanaşımı
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
TCK m.66 — Dava zamanaşımı
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
Görevli mahkeme asliye cezadır. TCK 301, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar arasında sayılmadığından genel kural uygulanır:
5235 s. Kanun m.11 — Asliye ceza mahkemesinin görevi
Madde 11- Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır.
Sık Yapılan Hatalar
- TCK 301 ile TCK 299’u karıştırmak. 301’de soruşturma, 299’da kovuşturma izne bağlıdır; 301’de açık eleştiri istisnası vardır, 299’da yoktur.
- Eleştiri istisnasını (301/3) hiç gündeme getirmemek. Kanun bunu açıkça hükme bağlamıştır.
- Aleniyeti önemsememek. 301’de aleniyet kurucu unsurdur; aleni değilse suç oluşmaz.
- “İzin verilmedi ama yine de yargılanırım” sanmak. Ceza Genel Kurulu’nun ifadesiyle izin yoksa yargılanmaya imkân yoktur.
- Adlî para cezası beklemek. Madde yalnızca hapis cezası öngörür.
- Suçun adıyla arama yapıp bilgi bulamamak. Uygulamada madde numarasıyla anılır.
TCK 301 Emsal Kararları
Yargıtay
-
4. CD, E. 2024/7861, K. 2025/3891, T. 03.03.2025 (kanun yararına bozma) — Maddenin iki savunma ekseni tek kararda. Askerin dilekçesindeki ifadeler ve veda konuşmasındaki sözler eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları sayılmış; ayrıca sözler askerî birlik içindeki bir odada söylendiği ve dilekçe yalnızca sıralı komutanlarca okunduğu için aleniyet unsuru gerçekleşmemiştir. Mahkûmiyet bozulmuş, beraat gerektiği belirtilmiştir.
-
CGK, E. 2016/1139, K. 2019/463, T. 28.05.2019 (itirazın reddi) — İki yönden belirleyici. (a) Adliye önünde, kardeşinin aldığı ceza üzerine söylenen sert sözler ağır eleştiri sayılmış, hakaret suçunun unsurları oluşmamıştır. (b) TCK 301 yönünden soruşturma izni istenmiş ama verilmemiştir; Kurul, bu hâlde sanığın o suçtan yargılanmasına imkân bulunmadığını belirtmiştir.
-
16. CD, E. 2017/3531, K. 2019/1138, T. 13.02.2019 (bozma) — TCK 301/4’teki izin bir soruşturma şartıdır. İzin alınmaksızın, yani soruşturma şartı yerine getirilmeksizin kamu davası açılması sonucunu doğuracak işlem yapılamaz.
Anayasa Mahkemesi
- AYM, E. 2009/38, K. 2009/70, T. 03.06.2009 (itirazın reddi) — TCK 301/4’teki Adalet Bakanının izni şartı Anayasa’ya aykırı bulunmamıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
- Çamyar / Türkiye (16899/07) · Yurtsever / Türkiye (42320/10) · Fatih Taş / Türkiye (No. 5) (6810/09) · Önal / Türkiye (No. 2) (44982/07) — TCK 301’e dayanan yargılamalar Sözleşme’nin 10. maddesi bakımından incelenmiştir. (Kararların metinleri üzerinde birebir alıntı yapılmamıştır.)
Özet
- TCK 301 cezası: 6 aydan 2 yıla kadar hapis. Adlî para cezası seçeneği yoktur.
- Aleniyet kurucu unsurdur — fiil aleni değilse suç oluşmaz (TCK 125 ve 299’dan farkı).
- Eleştiri açıkça suç dışıdır: “Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz” (TCK 301/3). Cumhurbaşkanına hakarette (TCK 299) böyle bir fıkra yoktur.
- Soruşturma Adalet Bakanının iznine bağlıdır (TCK 301/4). İzin verilmezse kişi yargılanamaz (Ceza Genel Kurulu). TCK 299’da izin kovuşturma için gerekir. Kanun koyucu iki maddede bilerek farklı kelimeler kullanmıştır.
- Anayasa Mahkemesi izin şartını Anayasa’ya aykırı bulmamıştır (2009).
- AİHM, TCK 301’e dayanan yargılamaları Sözleşme’nin 10. maddesi bakımından defalarca incelemiştir; madde buna rağmen yürürlüktedir.
- Şikâyete tabi değildir, zamanaşımı 8 yıl, görevli mahkeme asliye cezadır.
Her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir. Yukarıdaki içtihat, benzer olgulara sahip dosyalarda başvurulabilecek bir çerçevedir; somut dosyanızdaki ifadeler, bağlam ve deliller farklı bir sonuca götürebilir.
İlgili yazılar: TCK 216: Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama · Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Cezası — TCK 299. Madde · TCK 300: Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama (Bayrak ve İstiklal Marşı) · Hakaret Suçu ve Cezası (TCK 125)
Sıkça Sorulan Sorular
TCK 301 nedir?
TCK 301, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılama suçunu düzenler. İkinci fıkra askerî ve emniyet teşkilatını da kapsar. Ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir.
301. madde nedir, cezası ne kadar?
Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesidir. Cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir; maddede adlî para cezası seçeneği öngörülmemiştir. Suçun aleniyet unsuru olmadan işlenmesi mümkün değildir.
Eleştiri TCK 301 kapsamında suç mudur?
Hayır. Maddenin üçüncü fıkrası açıkça Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz der. Bir açıklamanın sert veya rahatsız edici olması tek başına suç oluşturmaz; belirleyici olan eleştiri amacı taşıyıp taşımadığıdır.
TCK 301 soruşturması için izin gerekir mi?
Evet. TCK 301/4 uyarınca bu suçtan soruşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi bunu bir soruşturma şartı olarak nitelendirmiştir. Bu, cumhurbaşkanına hakaretten (TCK 299) farklıdır: orada izin kovuşturma için gerekir.
Adalet Bakanı izin vermezse ne olur?
Ceza Genel Kurulu'nun ifadesiyle izin verilmediğinde kovuşturma şartı gerçekleşmez ve kişi o suçtan yargılanamaz. Dosya bu suç yönünden ilerlemez.
TCK 301 ile TCK 299 arasındaki fark nedir?
Üç temel fark vardır: 299'da ceza 1-4 yıl, 301'de 6 ay-2 yıldır; 299'da izin kovuşturma için, 301'de soruşturma için gerekir; 301'de açık bir eleştiri istisnası vardır (301/3), 299'da yoktur. Ayrıca 301'de aleniyet kurucu unsurken, 299'da yalnızca cezayı artıran bir sebeptir.
Sosyal medya paylaşımı TCK 301 kapsamına girer mi?
Herkese açık bir paylaşım aleniyet ölçütünü karşılamaya elverişlidir. Ancak paylaşımın içeriği eleştiri amacı taşıyorsa TCK 301/3 uyarınca suç oluşmaz. Her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.
TCK 301 şikâyete tabi mi?
Hayır. Maddede şikâyet koşulu düzenlenmemiştir; suç resen soruşturulur. Ancak soruşturmanın yapılabilmesi Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
Anayasa Mahkemesi TCK 301'i iptal etti mi?
Hayır. Anayasa Mahkemesi, 301. maddenin dördüncü fıkrasındaki Adalet Bakanının izni şartını inceleyerek Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar vermiştir (E. 2009/38, K. 2009/70).
TCK 301'de zamanaşımı kaç yıldır?
Dava zamanaşımı sekiz yıldır. Cezanın üst sınırı iki yıldır; TCK 66/4 uyarınca süre üst sınıra göre belirlenir ve TCK 66/1-e beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda süreyi sekiz yıl olarak öngörür.
Görevli mahkeme hangisidir?
Asliye ceza mahkemesidir. TCK 301, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar arasında sayılmadığından 5235 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki genel kural uygulanır.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler