Ceza Hukuku

TCK 86 Kasten Yaralama Suçu ve Cezası

Kasten yaralama cezası 2025'te artırıldı. TCK 86/1, 86/2 ve 86/3 fıkralarını, şikâyet ve uzlaştırma kurallarını, silah sayılan halleri Yargıtay kararlarıyla öğrenin.

13 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Elinde tablet tutan sağlık görevlisi
İçindekiler 17

Kısa Cevap

Kasten yaralama, bir kişinin vücuduna acı verilmesi ya da sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasıdır (TCK m.86). Cezası, yaralamanın ağırlığına ve nitelikli hallerin bulunup bulunmamasına göre değişir. Yaralama basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek kadar hafifse suç şikâyete bağlıdır; silahla veya eşe karşı işlenmişse şikâyet aranmaz. Cezalar 2025’te artırılmıştır.

Dikkat: Cezalar 2025’te Artırıldı

Kasten yaralamanın cezaları 7550 sayılı Kanun ile artırılmıştır. Bu Kanun’un 9. maddesi TCK’nın 86. maddesini şöyle değiştirmiştir:

7550 sayılı Kanun m.9 — TCK 86’da yapılan değişiklik

MADDE 9- 5237 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıldan” ibaresi “bir yıl altı aydan” şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “dört aydan bir yıla” ibaresi “altı aydan bir yıl altı aya” ve “altı aydan” ibaresi “dokuz aydan” şeklinde değiştirilmiştir.

Değişikliğin sonucu:

FıkraESKİ cezaYENİ ceza (yürürlükte)
86/1 temel şekil1 yıl – 3 yıl hapis1 yıl 6 ay – 3 yıl hapis
86/2 basit tıbbî müdahale4 ay – 1 yıl hapis veya adlî para6 ay – 1 yıl 6 ay hapis veya adlî para
86/2 suç kadına karşı işlenmişse (alt sınır)6 aydan az olamaz9 aydan az olamaz

Kanun’un yürürlük maddesi ertelemeye yer vermez:

7550 sayılı Kanun m.21 — Yürürlük

MADDE 21- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu nedenle fiilin işlendiği tarih belirleyicidir. Kanun’un yürürlüğe girdiği 4 Haziran 2025 tarihinden önce işlenmiş bir kasten yaralamada, sanığın lehine olan eski (daha hafif) ceza uygulanır. Ayrıntı için aşağıdaki Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır? bölümüne bakınız.

Not: Aynı Kanun, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamanın (TCK m.87) cezalarını da artırmıştır. Buna karşılık taksirle yaralamanın (TCK m.89) cezalarına dokunmamıştır.

Bu Durumda mısınız?

  • Bir kavgada karşı tarafı yaraladınız ve hakkınızda soruşturma başlatıldı.
  • Darp edildiniz, hastaneden darp raporu aldınız ve ne yapacağınızı bilmiyorsunuz.
  • Şikâyetçi oldunuz, sonra vazgeçmek istiyorsunuz; davanın düşüp düşmeyeceğini merak ediyorsunuz.
  • Olayda bir sopa, taş, şişe veya bıçak kullanıldı; bunun “silahla yaralama” sayılıp sayılmayacağını bilmiyorsunuz.
  • Eşiniz, kardeşiniz veya bir yakınınız tarafından yaralandınız.
  • Size uzlaştırma teklif edildi ve kabul edip etmemekte tereddüt ediyorsunuz.

Yaralama dosyalarında adlî rapor ve fiilin tarihi sonucu doğrudan etkiler; dosyanızı bir avukata inceletmeniz yerinde olur.

Kasten Yaralama Nedir?

Kanun, kasten yaralamayı üç ayrı sonuçla tanımlar: vücuda acı verme, sağlığın bozulması veya algılama yeteneğinin bozulması. Bunlardan biri gerçekleşmişse suç oluşur; görünür bir yara veya iz bulunması şart değildir.

Suçun cezası tek bir rakam değildir. TCK’nın 86. maddesi üç fıkraya ayrılır ve dosyanızın hangi fıkraya girdiği hem cezayı hem de şikâyet ve uzlaştırma kurallarını değiştirir:

  • 86/1 — temel şekil.
  • 86/2 — yaralama basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek kadar hafifse (uygulamada “basit yaralama”).
  • 86/3 — nitelikli haller (eşe karşı, silahla, kamu görevlisine karşı vb.).

Bu yüzden ilk sorulacak soru “cezası ne kadar” değil, “olay hangi fıkraya giriyor” olmalıdır.

Dayandığı Kanun Maddeleri

TCK m.86 — Kasten yaralama

Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK m.86 — Basit tıbbî müdahale (ikinci fıkra)

Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

TCK m.88 — Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi

Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.

TCK m.73 — Şikâyet süresi

Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.

TCK m.75 — Önödeme

Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili;

TCK m.7 — Zaman bakımından uygulama

Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve

TCK 86/1 — Temel Şekil

Yaralama, basit bir tıbbî müdahaleyle giderilemeyecek ağırlıktaysa temel fıkra uygulanır. Ceza 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapistir (7550 sayılı Kanun’la artırılmıştır; eskiden alt sınır 1 yıldı).

86/1 şikâyete bağlı değildir. Mağdur şikâyetçi olmasa da savcılık re’sen soruşturma yapar. Ancak bu, “uzlaştırma da yok” anlamına gelmez. TCK 86/1, şikâyete bağlı olmadığı hâlde uzlaştırma kapsamındadır.

TCK 86/2 — Basit Tıbbî Müdahale ile Giderilebilen Yaralama

Yaralanmanın etkisi basit bir tıbbî müdahaleyle (BTM) giderilebilecek ölçüde hafifse ceza 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Suç kadına karşı işlenmişse cezanın alt sınırı 9 aydan az olamaz.

Bu fıkranın iki ayırt edici özelliği vardır:

  1. Şikâyete bağlıdır. Kanun açıkça “mağdurun şikâyeti üzerine” der. Şikâyet yoksa soruşturma yapılamaz; şikâyetten vazgeçilirse dava düşer.
  2. Hapis veya adlî para cezası seçimliktir; hâkim ikisinden birini seçer.

BTM olup olmadığını hâkim değil, adlî rapor belirler. Hastane veya Adlî Tıp raporunda “basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilir” ifadesi geçiyorsa 86/2, geçmiyorsa 86/1 gündeme gelir.

Rapor “BTM” dese bile 86/2 uygulanmayabilir. Yaralanma yüzde sabit ize neden olmuşsa, Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu yaralanmanın basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilir sayılamayacağına, dolayısıyla temel cezanın 86/2’ye göre değil 86/1’e göre belirlenmesi gerektiğine oybirliğiyle karar vermiştir (aşağı bkz.). Gerekçe güçlüdür: TCK m.87 artırım yaparken 86/2’yi hiç anmaz; ayrıca aksi kabul, aynı yarayı bıçakla yapan ile tırnakla yapan arasında adaletsiz bir uçurum doğururdu.

Buna karşılık, farklı vücut bölgeleri için farklı nitelendirme yapan raporlar çelişkili sayılmaz: yüzdeki yara “sabit iz”, yüz dışındaki yara “BTM ile giderilebilir” olarak nitelendirilebilir (aşağı bkz.).

Usul avantajı: 86/2’nin üst sınırı 1 yıl 6 ay olduğu için, iki yılı aşmayan cezayı gerektiren suçlar bakımından öngörülen basit yargılama usulü (CMK m.251) uygulanabilir. Bu usulde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.

TCK 86/3 — Nitelikli Haller

Üçüncü fıkra, cezayı ağırlaştıran altı hâli sayar:

TCK m.86 — Nitelikli haller (üçüncü fıkra)

a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,

İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.

Bentler şunlardır:

  • (a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,
  • (b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kişiye karşı,
  • (c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
  • (d) Kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılarak,
  • (e) Silahla,
  • (f) Canavarca hisle (2020’de eklenmiştir).

Üç kritik nokta:

1. Artırım oranı bentlere göre farklıdır. (a)–(e) bentlerinde ceza yarı oranında, (f) bendinde ise bir kat artırılır. Bu ayrımı gözden kaçırmak yaygın bir hatadır.

2. Şikâyet aranmaz. Fıkra bunu açıkça yazar. Yani mağdur şikâyetçi olmasa veya şikâyetinden vazgeçse bile dava düşmez.

3. (a) bendindeki liste KAPALIDIR. Kanun yalnızca üstsoy, altsoy, eş, boşandığı eş ve kardeşi sayar. Enişte, kayınbirader, amca, dayı, yeğen bu listede yoktur. Yargıtay, mağdurun sanığın eniştesi olduğu bir olayda 86/3-a’nın uygulanamayacağına karar vermiştir (aşağı bkz.). Nitelikli hâl düşerse eylem 86/2’ye dönebilir ve suç şikâyete bağlı hâle gelir.

”Silah” Ne Demek? Yumruk Silah Sayılır mı?

86/3-e bendi (“silahla”) uygulamada en çok tartışılan benttir; çünkü “silah” kanunda çok geniş tanımlanmıştır:

TCK m.6 — Silah tanımı

  1. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,

Bu dördüncü alt bent nedeniyle silah olarak üretilmemiş nesneler de silah sayılabilir: sopa, taş, şişe, kemer tokası gibi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu konuda ayrıntılı bir ölçüt geliştirmiştir. Kurulun koyduğu iki net sınır şudur:

  • Vücudun bölümleri silah değildir. Yumruk, tokat, kafa atma, tekme. Bunlar silah sayılmaz.
  • Sabit nesneler silah değildir. Duvara veya sert zemine çarpma, sonuç ne kadar ağır olursa olsun, “silahla” nitelikli hâlini oluşturmaz.

Silah varsa 86/3-e uygulanır ve şikâyet aranmaz; silah yoksa eylem 86/2’de kalabilir ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürür. Aşağıdaki Ceza Genel Kurulu kararı tam olarak bu zinciri kurmuştur.

TCK 88 — İhmali Davranışla Yaralama

Yaralama, hareketle değil hareketsiz kalarak da işlenebilir. Kişinin bir yükümlülüğü olduğu hâlde gerekeni yapmaması sonucu yaralanma meydana gelmişse TCK m.88 uygulanır ve verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir.

TCK 88, uzlaştırma bakımından kasten yaralama ile aynı rejime tabidir (CMK m.253 metninde açıkça “madde 88” denilmektedir).

Şikâyet, Uzlaştırma ve Şikâyetten Vazgeçme

Bu bölüm, kasten yaralama dosyalarında en çok sorulan sorunun cevabıdır. Şikâyet ile uzlaştırma aynı şey değildir ve fıkraya göre farklı sonuç doğururlar.

CMK m.253 — Uzlaştırma kapsamı

  1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),

Kanun metnindeki “üçüncü fıkra hariç” ibaresi belirleyicidir:

86/1 temel86/2 basit (BTM)86/3 nitelikli88 ihmali
Şikâyete bağlı mı?Hayır (re’sen)EvetHayır (“şikâyet aranmaksızın”)Hayır
Uzlaştırmaya tabi mi?EvetEvetHAYIREvet
Şikâyetten vazgeçme davayı düşürür mü?HayırEvetHayırHayır

Dikkat edilmesi gereken noktalar:

Şikâyete bağlı olmamak, uzlaştırma dışı olmak demek değildir. TCK 86/1 re’sen soruşturulur; ama yine de uzlaştırmaya tabidir. Uzlaşma sağlanırsa kamu davası açılmaz veya düşer.

Şikâyet süresi altı aydır ve bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar (TCK m.73).

Vazgeçmeyi sanık kabul etmezse sonuç doğmaz. TCK m.73/6’ya göre “vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez”. Yani sanık, düşme yerine beraat istiyorsa vazgeçmeyi reddedebilir. Buna karşılık vazgeçmeyi kabul eden sanığın, sonradan düşme kararını temyiz etmekte hukukî yararı bulunmaz (aşağı bkz.).

Mağdurlar için kritik uyarı: TCK m.73/7’ye göre, şikâyetten vazgeçerken şahsî haklardan da vazgeçtiğini açıklayan kişi artık hukuk mahkemesinde tazminat davası açamaz. Vazgeçme tutanağına bu ifadenin girmemesine dikkat edilmelidir.

Uzlaştırma tuzağı: Uzlaştırma kapsamındaki bir suç, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmişse uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. Yani normalde uzlaştırmaya tabi olan kasten yaralamanız, yanında uzlaştırma dışı bir suç varsa uzlaştırma imkânını kaybedebilir (aşağı bkz.).

Önödeme yoktur. Kasten yaralama önödemeye tabi değildir; çünkü TCK m.75 “uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere” diyerek uzlaştırma kapsamındaki suçları önödemenin dışında bırakmıştır.

Ceza ve Usul Tablosu

FıkraNe zaman uygulanırCeza (yürürlükteki)ŞikâyetUzlaştırma
86/1Yaralama BTM ile giderilemiyorsa1 yıl 6 ay – 3 yıl hapisAranmazTabi
86/2Yaralama BTM ile giderilebiliyorsa6 ay – 1 yıl 6 ay hapis veya adlî paraŞarttırTabi
86/2 (kadına karşı)Aynı, mağdur kadınsaAlt sınır 9 aydan az olamazŞarttırTabi
86/3 (a–e)Eş/kardeş/silah/kamu görevi vb.Ceza yarı oranında artırılırAranmazTabi değil
86/3 (f)Canavarca hisleCeza bir kat artırılırAranmazTabi değil
88İhmali davranışlaCeza 2/3’e kadar indirilebilirAranmazTabi

Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?

Cezalar 4 Haziran 2025’te arttığı için, fiilin tarihi doğrudan sonucu etkiler. Ceza hukukunda kural şudur:

Suçun işlendiği zaman yürürlükte olan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun farklıysa, failin lehine olan kanun uygulanır (TCK m.7/2). Cezayı artıran bir kanun geriye yürümez.

Bunun somut anlamı:

  • Fiil 04.06.2025’ten önce işlenmişse → eski (daha hafif) ceza uygulanır. Örneğin 86/1’in alt sınırı 1 yıl 6 ay değil, 1 yıldır.
  • Fiil 04.06.2025’ten sonra işlenmişse → yeni ceza uygulanır.

Bu ayrım, bugün derdest olan dosyaların büyük çoğunluğunu ilgilendirmektedir; çünkü bu dosyalardaki fiillerin çoğu değişiklikten öncedir.

Aynı ilke usul kurumları için de sonuç doğurabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bir suçun sonradan uzlaştırma kapsamına alınması hâlinde, uzlaştırmanın maddî ceza hukukuna ilişkin sonuçları ve TCK m.7 uyarınca bu lehe durumun uygulanması gerektiğine karar vermiştir (aşağı bkz.).

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. Adlî rapor alın / raporunuzu okuyun. Raporda “basit tıbbî müdahale ile giderilebilir” ifadesinin bulunup bulunmaması, dosyanın 86/1’e mi 86/2’ye mi gireceğini belirler.
  2. Fiilin tarihini not edin. 04.06.2025 öncesi ise lehe kanun (eski ceza) gündeme gelir.
  3. Şikâyet sürenizi kaçırmayın. Şikâyete bağlı hâlde süre, fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren altı aydır.
  4. Nitelikli hâl var mı, kontrol edin. Kullanılan nesne silah sayılır mı? Fail 86/3-a’daki listede mi? (Enişte, amca, kayınbirader bu listede yoktur.)
  5. Uzlaştırma teklifini bilinçli değerlendirin. 86/3 nitelikli hâller uzlaştırmaya tabi değildir; 86/1 ve 86/2 tabidir.
  6. Vazgeçerken şahsî haklarınızdan vazgeçmeyin. Tutanağa “şahsî haklarımdan da vazgeçiyorum” ifadesi girerse tazminat davası açamazsınız (TCK m.73/7).
  7. Bir avukata danışın. Fıkra nitelendirmesi, ceza miktarını ve davanın düşüp düşmeyeceğini birlikte belirler.

Sık Yapılan Hatalar

  • “Kasten yaralamanın cezası şu kadardır” demek. Tek bir ceza yoktur; fıkraya göre değişir ve 2025’te artmıştır.
  • Şikâyet ile uzlaştırmayı karıştırmak. 86/1 şikâyete bağlı değildir ama uzlaştırmaya tabidir.
  • “Şikâyetimden vazgeçerim, dava düşer” sanmak. Bu yalnız 86/2’de doğrudur. Silahla veya eşe karşı yaralamada (86/3) şikâyet aranmaz; vazgeçme davayı düşürmez.
  • Yumruğu “silah” sanmak. Yargıtay, vücut uzuvlarının ve duvar gibi sabit nesnelerin silah sayılmayacağına karar vermiştir.
  • 86/3-a listesini geniş yorumlamak. Enişte, kayınbirader, amca listede yoktur.
  • Eski ceza rakamlarına güvenmek. İnternetteki pek çok kaynak 7550 sayılı Kanun öncesi rakamları yazmaktadır.
  • Vazgeçerken şahsî haklardan da vazgeçmek. Tazminat yolunu kapatır.

Kasten Yaralama Yargıtay Kararları

Silahın ölçütü “elverişlilik”tir; ama vücut uzuvları ve sabit nesneler silah sayılmaz. Ceza Genel Kurulu, silah kavramını on maddede sistemleştirmiştir. İki sınırı açıkça çizmiştir:

“Vücudun bölümleri, el, ayak, kafa gibi uzuvlar, eylemde kullanılış yöntemine göre saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli sayılabilirse de kişinin beden bütünlüğüne dâhil olmaları nedeniyle silah kapsamında değerlendirilmeleri mümkün değildir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/311, K. 2019/112, T. 19.02.2019 — onama, oy çokluğuyla)

“Yine aynı şekilde sabit bir direk, sert bir zemin ve duvar, doğurduğu sonuç ne kadar ağır olursa olsun silah kapsamında değerlendirilmemelidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/311, K. 2019/112, T. 19.02.2019 — onama, oy çokluğuyla)

Kurul, ölçütü şöyle özetlemiştir:

“somut olayın özelliklerine göre örneğin yumruk veya tokatla verilebilecek zararın ötesinde yaralamaya yol açan veya yaralama tehlikesini barındıran, faile bir avantaj veya üstünlük sağlayan ya da korkutucu ve caydırıcı özelliği nedeniyle mağdurun suça karşı direncinin kırılmasına yardımcı olan ve bu doğrultuda saldırı veya savunmada etkin şekilde kullanılan her nesne, yapısı, kullanılış biçimi ve elverişlilik kriteri de göz önünde bulundurularak silah olarak kabul edilmeli ve ağırlaştırıcı neden uygulanmalıdır.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/311, K. 2019/112, T. 19.02.2019 — onama, oy çokluğuyla)

Silah yoksa dosya 86/2’ye düşer ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürür. Aynı kararda somut olayda sanık, mağdura su dolu 500 ml’lik pet şişe fırlatmıştı. Kurul, bu şişenin kullanılış biçimine göre silah sayılamayacağını belirledikten sonra zinciri şöyle tamamlamıştır:

“sanığın eylemi TCK’nın 86/2. maddesinde düzenlenen ve takibi şikâyete bağlı olan kasten yaralama suçu kapsamında kaldığından, mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine ilişkin Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün onanmasına karar verilmelidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/311, K. 2019/112, T. 19.02.2019 — onama, oy çokluğuyla)

Karar oy çokluğuyla verilmiştir; iki üye pet şişenin silah sayılması gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmıştır.

TCK 86/3-a’daki akrabalık listesi kapalıdır: enişte bu listede yoktur. Yerel mahkeme, mağdur sanığın eniştesi olduğu hâlde nitelikli hâl uygulayarak cezayı artırmıştı. Yargıtay bunu bozma sebebi saymıştır:

“şikâyetçi, hükümlünün bu maddede sayılan yakınlarından biri olmayıp eniştesi olduğu ve bu nedenle uygulanma koşulu oluşmadığı hâlde hükümlünün cezasından 5237 sayılı Kanun’un 86/3-a maddesi uyarınca artırım yapıldığı belirlenmiştir.”

(Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/3265, K. 2024/3404, T. 13.05.2024 — bozma)

Uzlaştırmaya tabi olmayan bir suçla birlikte işlenen yaralamada uzlaştırma uygulanmaz; ancak sonradan lehe değişiklik olursa uygulanır. Ceza Genel Kurulu, birlikte işlenen suçun sonradan uzlaştırma kapsamına alınması hâlinde, TCK m.7 gereği bu lehe durumun dikkate alınması gerektiğine karar vermiştir:

“birlikte işlenen kasten yaralama suçu yönünden de uzlaştırma girişiminde bulunulmasına engel kalmamış olup, uzlaştırmanın maddi ceza hukukuna ilişkin sonuçları ile TCK’nın “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesi gereği, sonradan sanık lehine olarak ortaya çıkan bu durum dolayısıyla CMK’nın 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmelidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/375, K. 2021/35, T. 16.02.2021 — bozma)

Yüzde sabit iz varsa yaralanma “basit tıbbî müdahale” sayılmaz; temel ceza 86/1’den belirlenir. Sanık, kavgada yerden aldığı cam parçasıyla mağduru yaralamış; adlî raporlar yaralanmayı hem “basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif” hem de “yüzde sabit ize neden olacak” nitelikte göstermişti. Ceza Genel Kurulu, bu iki nitelendirmenin bir arada bulunamayacağına karar vermiştir:

“yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralanmanın, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilmesi mümkün olmadığından, temel ceza TCK’nun 86. maddesinin 2. fıkrasına göre değil 1. fıkrasına göre belirlenmelidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/216, K. 2018/188, T. 24.04.2018 — düzeltilerek onama, oybirliğiyle)

Kurul, “yüzde sabit iz”in adlî tıp uygulamasındaki ölçütünü de aktarmıştır:

“yüz sınırları içerisinde oluşan yaranın iyileşmesinden sonra, gün ışığında veya iyi aydınlatılmış bir ortamda, insanlar arası sözel diyalog mesafesinden (1-2 metre) ilk bakışta belirgin bir şekilde fark edilebilir iz olarak tanımlanmasına göre nitelikli bir yaralanma şekli olduğunun anlaşılması”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/216, K. 2018/188, T. 24.04.2018 — düzeltilerek onama, oybirliğiyle)

Farklı vücut bölgeleri için farklı nitelendirme yapan adlî raporlar çelişkili sayılmaz. Bir raporda yüzdeki yaralanma “sabit iz”, diğerinde yüz dışındaki yaralanma “basit tıbbî müdahale ile giderilebilir” olarak nitelendirilmişti. Daire bunu çelişki saymamıştır:

“yüz sınırları dışında tarif edilen yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunun belirtildiği, bu nedenle raporlar arasında çelişki bulunmadığının anlaşılması”

(Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2017/17831, K. 2018/4851, T. 20.03.2018 — bozma)

Şikâyetten vazgeçmeyi kabul eden sanığın, düşme kararını temyiz etmekte hukukî yararı yoktur. Sanık duruşmada vazgeçmeyi kabul etmiş, sonra düşme kararını temyiz etmişti:

“şikayetten vazgeçmeyi kabul eden sanığın kasten yaralama suçundan verilen düşme kararını temyiz etmekte hukuki yararının olmadığı anlaşıldığından”

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/5903, K. 2024/14145, T. 05.11.2024 — bozma)

“Canavarca his” kullanılan aracı değil, failin içtepisini esas alır. TCK 86/3-f’ye 2020’de eklenen “canavarca hisle” ibaresi kanunda tanımlanmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kavramı kasten öldürme suçu bağlamında değerlendirirken şu ölçütü koymuştur (karar TCK 86’ya değil TCK 82’ye ilişkindir; ancak aynı kavramın anlamı bakımından yol göstericidir):

“Yasanın; kullanılan aracı değil, içtepiyi ağırlaştırıcı neden olarak benimsemiş olduğu, kullanılan aracın bu içtepinin kanıtlanmasında yardımcı olabileceği, ancak zorunlu olmadığı,”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/334, K. 2016/317, T. 20.09.2016 — bozma)

Özet

  • Kasten yaralamanın tek bir cezası yoktur. Dosyanın 86/1, 86/2 veya 86/3’e girmesi hem cezayı hem usulü değiştirir.
  • Cezalar 4 Haziran 2025’te artırıldı (7550 sayılı Kanun). Daha önceki fiillere lehe kanun gereği eski ceza uygulanır.
  • 86/2 şikâyete bağlıdır; vazgeçme davayı düşürür. 86/1 ve 86/3’te şikâyet aranmaz.
  • 86/3 uzlaştırmaya tabi değildir; 86/1, 86/2 ve 88 tabidir. Şikâyet ≠ uzlaştırma.
  • Yumruk ve duvar silah değildir; sopa, taş, şişe elverişliyse silah sayılabilir.
  • 86/3-a listesi kapalıdır: enişte, kayınbirader, amca bu listede yoktur.
FıkraCezaŞikâyetUzlaştırma
86/11 yıl 6 ay – 3 yılAranmazTabi
86/26 ay – 1 yıl 6 ay veya adlî paraŞarttırTabi
86/3 (a–e)Yarı oranında artırımAranmazTabi değil
86/3 (f)Bir kat artırımAranmazTabi değil
882/3’e kadar indirimAranmazTabi

İlgili yazılar: Sanık Ne Demek? Şüpheli ile Sanık Farkı ve Sanığın Hakları · Müşteki Ne Demek? Müşteki, Katılan ve Şikâyetçi Farkı · Beraat Ne Demek? Beraat Sebepleri, Derhal Beraat ve Sonuçları (CMK 223)

Sıkça Sorulan Sorular

Kasten yaralamanın cezası ne kadardır?

Tek bir ceza yoktur. Temel şekilde (TCK 86/1) 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapistir. Yaralama basit tıbbî müdahaleyle giderilebiliyorsa (86/2) 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Nitelikli hâllerde ceza yarı oranında, canavarca hisle işlenmişse bir kat artırılır.

Kasten yaralama cezaları arttı mı?

Evet. 7550 sayılı Kanun'la TCK 86'nın cezaları artırılmıştır: 86/1'in alt sınırı 1 yıldan 1 yıl 6 aya, 86/2'nin cezası 4 ay-1 yıldan 6 ay-1 yıl 6 aya, kadına karşı işlenmesinde alt sınır 6 aydan 9 aya yükselmiştir. Kanun 4 Haziran 2025'te yürürlüğe girmiştir.

Olay 2025'ten önceyse hangi ceza uygulanır?

Eski, daha hafif ceza uygulanır. TCK m.7/2 uyarınca failin lehine olan kanun uygulanır; cezayı artıran kanun geriye yürümez. Fiil 04.06.2025'ten önce işlenmişse eski rakamlar esas alınır.

TCK 86/2 nedir?

Yaralamanın kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olduğu hâldir. Uygulamada basit yaralama denir. Şikâyete bağlıdır ve hapis yerine adlî para cezası verilebilir.

Kasten yaralama şikâyete tabi midir?

Fıkraya göre değişir. TCK 86/2 şikâyete bağlıdır. TCK 86/1 ve 86/3 ise şikâyete bağlı değildir; savcılık re'sen soruşturur. 86/3'te kanun bunu şikâyet aranmaksızın diyerek açıkça belirtir.

Şikâyetimden vazgeçersem dava düşer mi?

Yalnızca şikâyete bağlı hâlde, yani TCK 86/2'de düşer. 86/1 ve 86/3'te vazgeçme davayı düşürmez. Ayrıca vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK m.73/6); sanık beraat istiyorsa vazgeçmeyi reddedebilir.

Kasten yaralama uzlaştırmaya tabi midir?

TCK 86/1, 86/2 ve 88 uzlaştırmaya tabidir. TCK 86/3'teki nitelikli hâller uzlaştırmaya tabi değildir; CMK m.253 açıkça üçüncü fıkra hariç der. Şikâyete bağlı olmamak ile uzlaştırma dışı olmak farklı şeylerdir.

Yumruk atmak silahla yaralama sayılır mı?

Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, el, ayak, kafa gibi vücut uzuvlarının kişinin beden bütünlüğüne dâhil olmaları nedeniyle silah sayılamayacağına karar vermiştir. Aynı şekilde duvar veya sert zemin de silah değildir.

Sopa veya şişe silah sayılır mı?

Sayılabilir. TCK m.6, saldırı amacıyla üretilmemiş olsa bile fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli şeyleri silah kapsamına alır. Ölçüt elverişliliktir ve somut olaydaki kullanılış biçimine bakılır. Yargıtay, su dolu bir pet şişenin kullanılış biçimine göre silah sayılamayacağına karar vermiştir.

Eniştem beni yaraladı; nitelikli hâl uygulanır mı?

Hayır. TCK 86/3-a yalnızca üstsoy, altsoy, eş, boşandığı eş ve kardeşi sayar. Enişte bu listede yoktur; Yargıtay bu yönde bozma kararı vermiştir. Nitelikli hâl uygulanmazsa eylem 86/2'ye dönebilir ve suç şikâyete bağlı hâle gelir.

Şikâyet süresi ne kadardır?

Altı aydır. Süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (TCK m.73). Zamanaşımı süresi ayrıca saklıdır.

Şikâyetimden vazgeçersem tazminat davası açabilir miyim?

Vazgeçerken şahsî haklarınızdan da vazgeçtiğinizi açıklarsanız açamazsınız (TCK m.73/7). Bu nedenle vazgeçme tutanağının içeriğine dikkat edilmelidir. Yalnızca ceza şikâyetinden vazgeçmek, tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli, sanık ve katılan vekilliğini üstlenir; tutukluluk ve kanun yolu başvurularını takip eder.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp