Tüketici Hukuku

Tüketici Mahkemesi: Görev, Yetki ve Dava Açma Süreci

Tüketici mahkemesi hangi uyuşmazlıklara bakar, nerede dava açılır, harç muafiyeti var mı ve dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu mu? 6502 sayılı Kanunla açıklıyoruz.

7 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Adliye binasının işlemeli tavanı
İçindekiler 12

Kısa Cevap

Tüketici mahkemesi, tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklara bakan özel görevli mahkemedir. Ancak her uyuşmazlık doğrudan bu mahkemeye gitmez: kanundaki parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda önce tüketici hakem heyetine başvurulur; sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise dava açmadan önce zorunlu arabuluculuğa gidilir, sonra tüketici mahkemesinde dava açılır. Tüketiciler bu davalarda harçtan muaftır ve davayı kendi yerleşim yerinde açabilir.

Bu Durumda mısınız?

  • Uyuşmazlığınızın değeri hakem heyeti sınırının üzerinde ve dava açmayı düşünüyorsunuz.
  • Hangi mahkemenin görevli olduğunu, hangi şehirde dava açacağınızı bilmiyorsunuz.
  • “Önce arabulucuya gitmeden dava açılmıyor” dendi, doğru mu diye araştırıyorsunuz.
  • Harç ödeyip ödemeyeceğinizi, masrafların ne olacağını merak ediyorsunuz.
  • Hakem heyeti mi mahkeme mi ayrımında kaldınız.

Hangi Uyuşmazlıklar Tüketici Mahkemesinde Görülür?

Görev kuralı nettir: uyuşmazlık bir tüketici işleminden kaynaklanıyorsa mahkeme tüketici mahkemesidir.

“Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/1)

Buradaki anahtar kavram “tüketici işlemi”dir; yani bir tarafın ticari/mesleki olmayan amaçla hareket eden tüketici, diğer tarafın satıcı veya sağlayıcı olduğu hukuki işlem. Kimin tüketici sayıldığı ve hangi işlemlerin kapsama girdiği için tüketici hakları yazımıza bakabilirsiniz.

Ayrı bir tüketici mahkemesi kurulmayan yerlerde bu davalara uygulamada asliye hukuk mahkemesi bakar. Bu, 6502 sayılı Kanun m.73’te yazılı bir kural değildir. Madde yalnızca görevin tüketici mahkemesine ait olduğunu söyler; mahkeme kurulmamış yerlerde ne olacağı bu maddede düzenlenmemiştir. Pratik sonucu, hakkınızı aramak için başka bir yere gitmeniz gerekmediğidir; ancak dilekçenizi vermeden önce bulunduğunuz yerde tüketici mahkemesi kurulup kurulmadığını adliyeden teyit edin.

Mahkeme mi, Hakem Heyeti mi?

Bu ayrım, davanızın kaderini belirler ve tek ölçütü parasal değerdir:

“MADDE 68- (1) Tarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı kalmak kaydıyla; değeri otuz bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.68/1)

Kural iki yönlüdür:

  • Sınırın altında: hakem heyeti zorunlu, mahkemeye gidilemez.
  • Sınırın üzerinde: hakem heyetine başvurulamaz, doğrudan tüketici mahkemesi.

Maddedeki tutar sabit değildir; her takvim yılı başında yeniden değerleme oranıyla artar. Bu nedenle “benim uyuşmazlığım hangi tarafta” sorusunu, dava açmadan önce ilgili yılın güncel tebliğindeki rakamla test etmek gerekir. Hakem heyeti süreci ve karara itiraz için: tüketici hakem heyetine başvuru ve karara itiraz.

Dava Açmadan Önce: Zorunlu Arabuluculuk

2020’den bu yana tüketici davalarında arabuluculuk bir dava şartıdır — yani dava açmadan önce arabulucuya başvurmadıysanız, dava usulden reddedilir:

“Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz: a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar c) 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/A/1)

Dikkat edilmesi gereken iki nokta:

  1. Hakem heyeti kapsamındaki (sınır altı) uyuşmazlıklar arabuluculuğun dışındadır — çünkü onlar zaten mahkemeye değil hakem heyetine gider. Arabuluculuk yükümlülüğü, mahkemede açılacak (sınır üstü) davalar için doğar.
  2. Taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar da kapsam dışıdır.

Arabuluculuk ücreti bakımından tüketici lehine bir koruma vardır:

“Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları hâlinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/A/3)

Nerede Dava Açılır? Yetki

Genel yetki kuralının yanında, tüketiciye kendi yerleşim yerinde dava açma imkânı tanınır:

“Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/5)

“De açılabilir” ifadesi seçimlik yetki anlamına gelir: davayı davalının bulunduğu yerde de, kendi yerleşim yerinizde de açabilirsiniz. Bu, tüketiciyi uzaktaki bir mahkemede dava açmak zorunda bırakmama amacını taşır.

Harç Muafiyeti ve Masraflar

Tüketici davasının maliyet avantajı, harç muafiyetidir:

“Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/2)

Muafiyet harçlarla sınırlıdır; bilirkişi, keşif ve tebligat gibi yargılama giderleri ayrıca doğabilir. Yine de dava açarken peşin harç ödenmemesi, tüketici için önemli bir kolaylıktır.

Vekâlet Ücreti Muafiyetin Dışındadır

Uygulamada en sık yanlış anlaşılan nokta budur: harç muafiyeti vekâlet ücretini kapsamaz. Davanın kaybedilmesi hâlinde tüketici, karşı tarafın avukatı için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan vekâlet ücretinden sorumlu olabilir. Harçtan muaf olmak, davayı risksiz kılmaz.

Kanun bu riski hakem heyeti ile mahkeme arasında farklı düzenlemiştir. Hakem heyeti aşamasında vekâlet ücreti hiç doğmaz:

“Tüketici hakem heyetlerince vekâlet ücreti ödenmesine karar verilemez.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.70/1)

Aynı aşamada masraf yükü de tüketicinin üzerinde değildir:

“Uyuşmazlıkla ilgili olarak tüketici hakem heyeti tarafından tüketici aleyhine verilen kararlarda tebligat ve bilirkişi ücretleri Bakanlıkça karşılanır.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.70/7)

Risk, uyuşmazlık mahkemeye taşındığında doğar. Tüketici hakem heyetinden lehine karar almış bir tüketicinin karşı tarafı (çoğunlukla banka veya satıcı) bu karara itiraz eder ve mahkeme kararı iptal ederse, sonuç tüketiciye vekâlet ücreti olarak döner:

“Tüketici hakem heyetlerinin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında, kararın iptali durumunda tüketici aleyhine, avukatlık asgari ücret tarifesine göre nisbi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilir. Ancak, mevcut olduğu hâlde tüketici hakem heyetine sunulmayan bir bilgi veya belgenin tüketici mahkemesine sunulması nedeniyle kararın iptali hâlinde tüketici aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilemez.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.70/6)

Fıkranın ikinci cümlesi pratikte belirleyicidir. Karşı taraf, elinde olduğu hâlde hakem heyetine sunmadığı bir belgeyi ilk kez mahkemede sunar ve karar bu yüzden iptal edilirse, tüketici ne yargılama giderinden ne de vekâlet ücretinden sorumlu tutulur. Bu nedenle itiraz dilekçesinde, iptal gerekçesinin hangi belgeye dayandığı ve o belgenin heyet aşamasında sunulup sunulmadığı ayrıca incelenmelidir.

Bir istisna da davacının kimliğine bağlıdır: tüketici örgütleri üst kuruluşlarınca açılan davalarda bilirkişi ücreti ile davanın aleyhe sonuçlanması hâlinde hükmedilen vekâlet ücreti Bakanlıkça karşılanır (m.73/3). Bu kolaylık bireysel tüketici davaları için geçerli değildir.

Yargılama Usulü ve Kanun Yolu

Tüketici davaları, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun basit yargılama usulüne tabidir:

“Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/4)

HMK’nın Altıncı Kısmı basit yargılama usulünü düzenler; bu usul yazılı yargılamaya göre daha hızlıdır ve dilekçe teatisi sınırlıdır. Tüketici mahkemesinin esas hakkındaki kararına karşı, kanun yolu için öngörülen parasal sınırlar içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bu yönüyle tüketici mahkemesi davası; itiraz üzerine verilen ve kesin olan hakem heyeti kararından ayrılır.

Duruşma Yapılır mı, Dosya Üzerinden Karar Verilebilir mi?

Basit yargılama usulünde kanun, mümkün olan hâllerde mahkemenin tarafları duruşmaya çağırmadan dosya üzerinden karar vermesini öngörür. Bu imkânın sınırı aynı ifadenin içindedir: mümkün olan hâller bulunmuyorsa duruşma açılması gerekir.

“Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.”

(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.320/1)

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, dilekçeler taraflara tebliğ edilmiş ve bu dilekçelerde bildirilen deliller toplanmışsa dosya üzerinden karar verilmesini hukuki dinlenilme hakkının ihlali saymaz:

“Bu nedenle ön inceleme duruşması yapılmadan dosya üzerinden, mevcut deliller ile dava şartları ve ilk itirazlardan başka, davanın esası hakkında da karar verilmesi mümkündür. Bu şekilde dosya üzerinden karar verildiğinde, taraflara dava ve cevap dilekçesinin tebliği ile bu dilekçelerinde bildirdikleri deliller toplanmış olacağından, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden de söz edilemeyecektir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1822, K. 2018/752, T. 04.04.2018 — BOZULMASINA)

Kararın usul zemini: Bu karar, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3’üncü maddesi uyarınca uygulanmakta olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun bozma hükmüne göre verilmiştir ve olayın başladığı dönemin mülga 4077 sayılı Kanun’una da atıf yapar. Buna karşılık kararın dayandığı esas kural olan HMK m.320 bugün de yürürlüktedir; kararın kurduğu ölçüt bu yönüyle günceldir.

Sınır, mahkemenin kendiliğinden delil toplaması hâlinde çizilir. Kurul, davalı bankadan kredi sözleşmesi ve eklerinin dosyaya getirtildiği bir olayda, tarafların duruşmaya davet edilmemesini bozma sebebi saymıştır:

“mahkemece, resen delil toplanmakla, dosyada mevcut delillerin karar verilmesine yeterli görülmediğinin kabulü zorunludur. Bu durumda somut olayda, dosya üzerinden karar verilebilmesi için “mümkün olan hâller” bulunmadığından, davalıya hukuki dinlenilme hakkı tanınmadan ve taraflar duruşmaya davet edilmeden karar verilmesi isabetsizdir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1822, K. 2018/752, T. 04.04.2018 — BOZULMASINA)

Pratik karşılığı şudur: mahkeme dosyanıza kendiliğinden bir belge getirtmişse, dilekçelerdeki delillerin karar vermeye yeterli görülmediği kabul edilir ve tarafların duruşmaya çağrılması gerekir. Duruşma açılmadan verilen karar, bu yönüyle kanun yolunda tartışma konusu yapılabilir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Sınır altı uyuşmazlıkta mahkemeye gitmek. Bu tutarlarda mahkemeye başvurulamaz; hakem heyeti zorunludur.
  • Harç muafiyetini tam masraf muafiyeti sanmak. Muafiyet vekâlet ücretini kapsamaz; dava kaybedilirse karşı vekâlet ücreti doğabilir.
  • Arabuluculuğa başvurmadan dava açmak. Sınır üstü davalarda arabuluculuk dava şartıdır; atlanırsa dava usulden reddedilir.
  • Harç muafiyetini “hiç masraf yok” sanmak. Muafiyet yalnız harçlara ilişkindir; bilirkişi/tebligat giderleri doğabilir.
  • Yetkiyi yanlış belirlemek. Davayı kendi yerleşim yerinizde de açabilirsiniz; uzaktaki mahkemeye mahkûm değilsiniz.
  • Parasal sınırı kanun metninden okumak. Sınır her yıl değişir; güncel rakam tebliğdedir.

Özet

  • Tüketici işleminden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesi görevlidir (m.73/1); mahkeme kurulmayan yerlerde uygulamada asliye hukuk mahkemesi bakar (kanunda düzenlenmemiştir).
  • Sınır altı hakem heyeti (zorunlu), sınır üstü tüketici mahkemesi (m.68/1).
  • Mahkemede dava açmadan önce arabuluculuk dava şartıdır (m.73/A); hakem heyeti kapsamı ve taşınmazın aynı istisnadır.
  • Dava tüketicinin yerleşim yerinde de açılabilir (m.73/5).
  • Tüketici harçtan muaftır (m.73/2); usul basit yargılamadır (m.73/4). Muafiyet vekâlet ücretini kapsamaz.
  • Hakem heyeti aşamasında vekâlet ücretine hükmedilemez (m.70/1); risk, uyuşmazlık mahkemeye taşındığında doğar (m.70/6).
  • Mahkeme mümkün olan hâllerde duruşmasız karar verebilir (HMK m.320/1); kendiliğinden delil toplanmışsa duruşma gerekir (HGK E. 2017/1822, K. 2018/752).

Uyuşmazlığınızın hangi tarafta kaldığı ve süreç dosyaya göre değişir; dava yolunu seçmeden önce bir avukata danışmanız yerinde olur. Nereye/nasıl şikayet edeceğinizi adım adım görmek için tüketici şikayet yazımıza da bakabilirsiniz. Sözleşmenize konulan yetkili mahkeme kaydının kimler arasında geçerli olduğu için bkz. Sözleşme Nedir? Türleri, Geçerliliği ve Sona Ermesi

Sıkça Sorulan Sorular

Tüketici mahkemesi hangi davalara bakar?

6502 sayılı Kanun'un 73. maddesine göre tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Bir tarafın tüketici, diğerinin satıcı/sağlayıcı olduğu ve tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlıklar bu mahkemenin görev alanındadır.

Tüketici mahkemesi olmayan yerde nereye başvururum?

Ayrı bir tüketici mahkemesi kurulmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi, tüketici mahkemesi sıfatıyla bakar. Yani hakkınızı aramak için ayrı bir il/ilçeye gitmeniz gerekmez.

Her uyuşmazlıkta doğrudan tüketici mahkemesine gidebilir miyim?

Hayır. 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesindeki parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur ve bu tutarlarda mahkemeye gidilemez. Sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise doğrudan tüketici mahkemesinde dava açılır.

Tüketici davası açmadan önce arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesine göre tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar gibi bazı hâller bunun dışındadır.

Arabuluculuk ücretini kim öder?

6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesine göre; taraflara ulaşılamaması, görüşme yapılamaması ya da anlaşma/anlaşamama hâllerinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır ve iki saatlik ücret tutarını geçemez.

Tüketici davasını nerede açabilirim?

6502 sayılı Kanun'un 73. maddesine göre tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Bu, tüketiciye kendi yerleşim yerinde dava açma imkânı tanır.

Tüketici davasında harç öder miyim?

6502 sayılı Kanun'un 73. maddesine göre tüketiciler tarafından açılan davalar Harçlar Kanunu'nda düzenlenen harçlardan muaftır. Bununla birlikte bilirkişi, tebligat gibi yargılama giderleri gündeme gelebilir.

Tüketici mahkemesinin kararına karşı istinafa gidebilir miyim?

Tüketici mahkemesinin esas hakkında verdiği karara karşı, kanun yolu için öngörülen parasal sınırlar içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bu yönüyle, itiraz üzerine verilen ve kesin olan hakem heyeti kararından ayrılır.

Tüketici davasında duruşma yapılması zorunlu mu?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.320/1'e göre mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir. Mümkün olan hâller bulunmuyorsa duruşma açılması gerekir; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mahkemenin kendiliğinden delil topladığı bir dosyada tarafları duruşmaya davet etmeden karar verilmesini bozma sebebi saymıştır.

Dosya üzerinden karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder mi?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, taraflara dava ve cevap dilekçesi tebliğ edilmiş ve bu dilekçelerde bildirilen deliller toplanmışsa dosya üzerinden karar verilmesinin hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmeyeceğini belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.320/1 bu imkânı mümkün olan hâllerle sınırlandırır.

Tüketici harçtan muafsa vekâlet ücreti de ödemez mi?

Muafiyet yalnız harçları kapsar. Dava aleyhe sonuçlanırsa tüketici, karşı tarafın avukatı için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan vekâlet ücretinden sorumlu olabilir. Harçtan muaf olmak davayı risksiz kılmaz.

Tüketici hakem heyetinde vekâlet ücreti ödenir mi?

Hayır. 6502 sayılı Kanun m.70/1 uyarınca tüketici hakem heyetlerince vekâlet ücreti ödenmesine karar verilemez. Tüketici aleyhine sonuçlanan hakem heyeti dosyalarında tebligat ve bilirkişi ücretleri de Bakanlıkça karşılanır.

Banka hakem heyeti kararına itiraz edip kazanırsa vekâlet ücreti öder miyim?

Kural olarak evet. Tüketici lehine verilen hakem heyeti kararı mahkemece iptal edilirse tüketici aleyhine nisbi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilir (m.70/6). Ancak iptal, karşı tarafın elinde olduğu hâlde heyete sunmadığı bir belgeyi ilk kez mahkemeye sunmasından kaynaklanıyorsa tüketici aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilemez.

Tüketici hakem heyetine başvuru ücretli mi?

Hakem heyeti aşamasında tüketiciden başvuru harcı alınmaz; vekâlet ücretine hükmedilemez ve tüketici aleyhine sonuçlanan dosyalarda tebligat ile bilirkişi ücretleri Bakanlıkça karşılanır (m.70/1 ve m.70/7).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Ayıplı mal ve hizmet, cayma hakkı ve mesafeli satış uyuşmazlıklarını hakem heyeti ve tüketici mahkemesi aşamasında yürütür.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp