Miras Hukuku

Veraset İlamı Dilekçe Örneği: Noter mi, Mahkeme mi?

Mirasçılık belgesi için dilekçe her zaman gerekmez. Noterin veremeyeceği üç hâl, görevli mahkeme ve sulh hukuk mahkemesine sunulacak talep dilekçesi örneği.

7 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Sararmış el yazısı mektup
İçindekiler 10

Kısa Cevap

Veraset ilamı için dilekçe her zaman gerekmez. Mirasçılık belgesi noterden de alınabilir ve noter başvurusu yazılı ya da sözlü yapılabilir. Dilekçe yalnız işin mahkemeye düştüğü üç hâlde gerekir: yargılama gerekmesi, nüfus kayıtlarının yetersizliği ve talebin yabancılar tarafından yapılması. Mahkeme kanalında görevli merci sulh hukuk mahkemesidir.

Bu Durumda mısınız?

  • Notere gittiniz ve “bu belgeyi biz veremeyiz” denerek mahkemeye yönlendirildiniz.
  • Mirasçılardan biri ya da tamamı yabancı uyruklu.
  • Muris eski tarihte vefat etmiş ve nüfus kayıtları mirasçılık ilişkisini net göstermiyor.
  • Kayıtlarda tutarsızlık var; isim, doğum tarihi ya da bağ hatalı görünüyor.
  • İnternette bulduğunuz bir şablonu doldurmadan önce hangi kanalda olduğunuzu bilmek istiyorsunuz.

Hangi kanalın işlediği ve kayıtların yeterli olup olmadığı dosyaya göre değişir; başvurudan önce bir avukata danışın.

Önce Şunu Netleştirin: Noter mi, Mahkeme mi?

Bu sayfanın en önemli bilgisi şablon değil, şablona ihtiyacınız olup olmadığıdır. Kanun iki kanal tanır:

“Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.”

(4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.598 — birebir madde metni)

Noter kanalında dilekçe zorunlu değildir:

“Noterler, ilgilinin yazılı veya sözlü başvurusu üzerine, talep edilen işlemle ilgili bir tutanak düzenler. İşlemler yapılırken, o işlemlerle ilgili özel kanunlarındaki usuller de gözetilir. Talebin konusu bir belge düzenlenmesini gerektiriyorsa noter, ilgilisine bu belgeyi de düzenleyerek verir.”

(1512 sayılı Noterlik Kanunu m.71/B — birebir madde metni)

Aynı madde, noterin veremeyeceği hâlleri de sayar. Mahkeme kanalı (ve dolayısıyla dilekçe) yalnız bu üç hâlde gündeme gelir:

“Mirasçılık belgesi verilmesinin yargılamayı gerektirmesi, nüfus kayıtlarının mirasçılık belgesi verilmesi konusunda yeterli olmaması veya mirasçılık belgesinin yabancılar tarafından talep edilmesi durumunda, mirasçılık belgesi noterler tarafından verilemez.”

(1512 sayılı Noterlik Kanunu m.71/B — birebir madde metni)

DurumKanalDilekçe
Kayıtlar yeterli, yargılama gerekmiyor, mirasçılar Türk vatandaşıNoterGerekmez (sözlü başvuru yeterli)
Mirasçılık belgesi verilmesi yargılamayı gerektiriyorSulh hukuk mahkemesiGerekir
Nüfus kayıtları yeterli değilSulh hukuk mahkemesiGerekir
Talep yabancılar tarafından yapılıyorSulh hukuk mahkemesiGerekir

Belgenin nasıl alınacağı, süreler, masraflar ve e-Devlet kanalı için veraset ilamı nasıl alınır yazımıza bakabilirsiniz.

Dilekçe Hangi Yerin Mahkemesine Yazılır?

Şablonun ilk satırı bir adrestir: “[İl] [No]. Sulh Hukuk Mahkemesine”. Bu boşluğu doldurmadan önce iki ayrı soruyu ayırmak gerekir — hangi tür mahkeme (görev) ve hangi yerin mahkemesi (yetki).

Görev. Mirasçılık belgesi verilmesi bir çekişmesiz yargı işidir (HMK m.382/2-c). Çekişmesiz yargıda görevli mahkeme kanunda ayrıca düzenlenmedikçe sulh hukuk mahkemesidir:

6100 sayılı HMK m.383 — Görevli mahkeme

Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir.

Bu nitelendirme normun lafzından gelir; Yargıtay 20. Hukuk Dairesi de uygulamada aynı sonuca varmıştır:

“Mirasçılık belgesinin verilmesine ilişkin dava, 6100 sayılı HMK’nın 382-c/6. maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işlerindendir.”

(Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/15851, K. 2016/494, T. 19.01.2016 — yargı yeri belirlenmesi)

Belgenin verilmesi ile iptali arasındaki görev ayrımı (sulh hukuk ↔ asliye hukuk) ayrı bir konudur; ayrıntısı için veraset ilamı nasıl alınır yazısındaki görev bölümüne bakınız.

Yetki — burada yaygın bir yanlış vardır. Miras denince akla murisin son yerleşim yeri gelir; oysa o kural, HMK m.11’de sayılan çekişmeli miras davaları içindir (terekenin paylaşılması, iptal ve tenkis, miras sebebiyle istihkak gibi) ve mirasçılık belgesi verilmesi o listede yer almaz. Çekişmesiz yargıda ölçüt farklıdır:

6100 sayılı HMK m.384 — Çekişmesiz yargı işlerinde yetki

Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Yani ölçüt murisin değil, talep edenin (ya da ilgililerden birinin) oturduğu yerdir. İkisi çakışıyorsa sorun çıkmaz; ayrıştığında dilekçe talep edenin oturduğu yer sulh hukuk mahkemesine yazılabilir.

“Kanunda aksine hüküm” var mı diye bakılacak yer, adı doğrudan yetkiye ayrılmış olan şu maddedir. Ve o da sayarak düzenler:

4721 sayılı TMK m.576 — Açılma yeri ve yetkili mahkeme

Mirasbırakanın tasarruflarının iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür.

Görüldüğü gibi burada da üç dava türü sayılmıştır ve mirasçılık belgesi verilmesi bunların arasında yoktur. Mirasbırakanın yerleşim yeri, mirasın açıldığı yerdir; bu, sayılan çekişmeli davalar dışındaki her talep için otomatik bir yetki kuralı doğurmaz.

Karşılaştırma için, belgenin iptali koluna kanun ayrı bir yetki kuralı bağlamıştır:

6100 sayılı HMK m.11 — Mirastan doğan davalarda yetki

Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

TalepYetki ölçütüDayanak
Mirasçılık belgesi verilmesi (çekişmesiz)Talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yerHMK m.384
Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni belge verilmesiMirasçıların her birinin oturduğu yer de yetkilidirHMK m.11
Terekenin paylaşılması, tenkis, istihkak gibi çekişmeli miras davalarıÖlen kimsenin son yerleşim yeri (kesin yetki)HMK m.11

Pratik sonuç: bu talepte kesin yetki yoktur. Mahkeme, nüfus kaydındaki adrese bakarak kendiliğinden yetkisizlik kararı veremez; bunun için karşı taraftan bir yetki itirazı gerekir. Yargıtay, tam da bu gerekçeyle iki mahkeme arasındaki uyuşmazlığı ilk başvurulan mahkeme lehine çözmüştür:

“Bu durumda mirasçılık belgesinin verilmesi davalarında kesin yetki kuralı olmayıp tarafların yetki itirazı da olmadığına göre davanın, açıldığı ilk mahkeme olan Havza Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.”

(Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/9322, K. 2016/7955, T. 20.09.2016 — yargı yeri belirlenmesi)

Bu, yanlış yere başvurmayı zararsız kılmaz (dosyanın gereksiz yere elden ele dolaşması zaman kaybıdır) ama yalnızca murisin adresi farklı diye başvurunun reddedileceği endişesini de ortadan kaldırır.

Bir sınırı dürüstçe belirtmek gerekir: yukarıdaki 20. Hukuk Dairesi kararları yargı yeri belirlenmesine ilişkindir ve bu konuda içtihadı birleştirme kararı bulunmamaktadır. Yetki kuralı içtihattan bağımsız olarak HMK m.384’ün lafzıyla taşınmaktadır; kararlar bu lafzın uygulamada nasıl işlediğini gösterir.

Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin mahkeme kanalı içindir. Dördüncü madde bu dilekçenin ayırt edici kalemidir: noterin neden veremediği açıkça yazılmalıdır.

[İl] [No]. SULH HUKUK MAHKEMESİNE

TALEP EDEN        : [Ad Soyad] – T.C. [Kimlik No]
                    [Adres]
Vekili            : Av. [Ad Soyad] – [Baro] Barosu, Sicil [No]
                    [Adres]

MURİS             : [Ad Soyad] – T.C. [Kimlik No]
                    Ölüm tarihi: [gg.aa.yyyy]
                    Son yerleşim yeri: [İl / İlçe]

KONU              : 4721 sayılı Kanun m.598 uyarınca mirasçılık belgesi
                    verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR       :

1. Muris [Ad Soyad], [gg.aa.yyyy] tarihinde [ölüm yeri] adresinde vefat
   etmiştir.

2. Müvekkil, murisin [yakınlık derecesi: eşi / çocuğu / kardeşi] olup yasal
   mirasçısıdır.

3. Murisin bilinen diğer yasal mirasçıları [Ad Soyad – yakınlık]
   kişilerdir.

4. Talep, noterlik kanalında karşılanamamıştır. Zira [aşağıdakilerden
   dosyaya uyan biri yazılır]: mirasçılık belgesi verilmesi yargılamayı
   gerektirmektedir / nüfus kayıtları mirasçılık belgesi verilmesi
   konusunda yeterli değildir / mirasçılık belgesi yabancı uyruklu mirasçı
   tarafından talep edilmektedir.

5. Miras paylarının nüfus kayıtları üzerinden tespiti ve mirasçılık
   sıfatını gösteren belgenin düzenlenmesi gerekmektedir.

DELİLLER          : Murise ait ölüm belgesi, nüfus kayıt örnekleri, aile
                    nüfus kayıt tablosu, [varsa] yurt dışı
                    nüfus/konsolosluk kayıtları, tanık beyanları.

HUKUKİ SEBEPLER   : 4721 sayılı Kanun m.598; 1512 sayılı Kanun m.71/B;
                    6100 sayılı Kanun m.382, m.383, m.384.

SONUÇ VE İSTEM    : Yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkilin murisin yasal
                    mirasçısı olduğunun tespiti ile miras paylarını gösterir
                    mirasçılık belgesinin verilmesini müvekkil adına talep
                    ederim.

                                                            [Tarih]
                                                Talep Eden Vekili
                                                     Av. [Ad Soyad]
                                                            [İmza]

Örneği Kullanmadan Önce Neyi Değiştirmelisiniz?

  1. Dördüncü maddede üç seçenekten yalnız biri kalmalıdır. Bu kalem, dosyanın neden mahkemede olduğunu gösterir. Üçünü birden bırakmak dilekçeyi soyutlaştırır; hangisinin geçerli olduğu somut olarak yazılmalıdır.
  2. Notere hiç gitmediyseniz önce oraya gidin. Üç hâlden biri yoksa mahkeme yolu gereksiz zaman ve masraf demektir. Noterin ret gerekçesi, dördüncü maddenin dayanağını da oluşturur.
  3. Mirasçı çevresini eksiksiz yazın. Mirasçılık belgesi payları birlikte gösterir; üçüncü maddedeki liste eksikse belge de eksik düzenlenir.
  4. Mahkemeyi murisin adresine göre seçmeyin. Bu talep çekişmesiz yargı işi olduğundan yetki, talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yere göre belirlenir (HMK m.384); murisin son yerleşim yeri kuralı çekişmeli miras davaları içindir (HMK m.11). Murisin son yerleşim yerini yine de nüfus kaydından doğrulayın. Dilekçenin murise ilişkin bölümünde gösterilmesi gereken bir bilgidir.
  5. Mirasçı atanmışsa bu şablon yetmez. Ölüme bağlı tasarruf söz konusuysa m.598/2’deki bir aylık itiraz süresi ve ayrı belge rejimi işler; dilekçe buna göre yeniden kurulmalıdır.

Yabancı Mirasçı Varsa

Üç hâlden en net olanı budur: talep yabancılar tarafından yapılıyorsa belge noterlikçe verilemez ve sulh hukuk mahkemesine başvurulur. Bu hâlde nüfus kayıtlarının yanında yabancı ülke belgeleri de dosyaya girer; bu belgelerin tercüme ve tasdik rejimi ayrı bir konudur. Yurt dışı belgelerinin Türkiye’de kullanılabilmesi için gereken şerh bakımından apostil yazımıza bakabilirsiniz.

Belgenin Gücü: Karine, Kesin Hüküm Değil

Alınan belge tartışmayı kalıcı biçimde kapatmaz:

“Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.”

(4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.598 — birebir madde metni)

Aynı maddenin son cümlesi, ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkının saklı olduğunu da belirtir. Bu nedenle belgenin alınmış olması, mirasçılık sıfatının her koşulda kesinleştiği anlamına gelmez.

Sık Yapılan Hatalar

  • Şablonla başlamak. İlk soru “dilekçe nasıl yazılır” değil, “noter verebilir mi” olmalıdır. Üç hâlden biri yoksa dilekçe gereksizdir.
  • Noterin ret gerekçesini yazmamak. Dördüncü madde boş bırakılırsa mahkemenin işi neden üstlendiği dosyadan anlaşılmaz.
  • Mirasçılardan birini atlamak. Belge payları birlikte gösterdiğinden eksik bildirim belgeyi de eksik bırakır.
  • Mahkemeyi murisin adresine göre seçmek. Bu talepte yetki, talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yere göre belirlenir (HMK m.384); murisin son yerleşim yeri ölçütü çekişmeli miras davaları içindir (HMK m.11).
  • Belgeyi kesin hüküm saymak. Kanun geçersizliğin her zaman ileri sürülebileceğini açıkça düzenler.
  • İptal talebiyle karıştırmak. Var olan bir belgenin geçersizliğini ileri sürmek, belge alma talebinden ayrı bir yoldur.
  • Yabancı belgeleri şerhsiz sunmak. Yurt dışı kayıtları tercüme ve tasdik rejimine tabidir; eksikliği dosyayı bekletir.

Özet

  • Mirasçılık belgesi sulh mahkemesince veya noterlikçe verilir (TMK m.598); noter başvurusu yazılı ya da sözlü olabilir.
  • Dilekçe yalnız üç hâlde gerekir: yargılama gerekmesi, nüfus kayıtlarının yetersizliği, talebin yabancılar tarafından yapılması (NoterK m.71/B).
  • Talep bir çekişmesiz yargı işidir; görevli merci sulh hukuk mahkemesidir (HMK m.383).
  • Yetki murisin adresine göre değil, talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yere göre belirlenir (HMK m.384). Kesin yetki yoktur; yetki itirazı olmadıkça mahkeme resen yetkisizlik kararı veremez.
  • Dilekçenin ayırt edici kalemi, noterin neden veremediğinin açıkça gösterilmesidir.
  • Belge bir karinedir; geçersizliği her zaman ileri sürülebilir ve ölüme bağlı tasarrufun iptali dava hakkı saklıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Veraset ilamı için dilekçe yazmak zorunda mıyım?

Çoğu durumda hayır. Mirasçılık belgesi noterden de alınabilir ve noter başvurusu yazılı ya da sözlü yapılabilir. Dilekçe, yalnız işin mahkeme kanalına düştüğü hâllerde gerekir. Bu nedenle şablon aramadan önce hangi kanalda olduğunuzu belirlemek gerekir.

Noter hangi hâllerde mirasçılık belgesi veremez?

Noterlik Kanunu m.71/B üç hâl sayar: mirasçılık belgesi verilmesinin yargılamayı gerektirmesi, nüfus kayıtlarının bu konuda yeterli olmaması ve belgenin yabancılar tarafından talep edilmesi. Bu üç hâlden biri varsa belge noterlikçe verilemez.

Mahkeme kanalında görevli mahkeme hangisidir?

Türk Medeni Kanunu m.598, mirasçılık belgesinin sulh mahkemesince veya noterlikçe verileceğini düzenler. Mahkeme kanalında talep sulh hukuk mahkemesine yöneltilir.

Yabancı uyrukluysam noterden alabilir miyim?

Alamazsınız. Noterlik Kanunu m.71/B, mirasçılık belgesinin yabancılar tarafından talep edilmesi durumunda belgenin noterler tarafından verilemeyeceğini açıkça düzenler. Bu hâlde sulh hukuk mahkemesine başvurulur.

Nüfus kayıtları yetersizse ne olur?

Bu da noterin veremeyeceği hâllerden biridir. Kayıtların mirasçılık ilişkisini göstermeye yetmediği durumlarda tespit yargılama gerektirir ve talep mahkemeye yöneltilir. Uygulamada eski tarihli ölümlerde ve kayıt tutarsızlıklarında karşılaşılır.

Dilekçede murisin hangi bilgileri yer almalı?

Murisin adı soyadı, kimlik numarası, ölüm tarihi ve son yerleşim yeri gösterilmelidir. Bu bilgiler mirasçılık ilişkisinin kurulmasına esas olur. Dikkat: murisin son yerleşim yeri bu talepte yetkili mahkemeyi belirlemez; mirasçılık belgesi verilmesi çekişmesiz yargı işi olduğundan yetki, talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yere göre belirlenir (HMK m.384).

Dilekçeyi hangi ilin sulh hukuk mahkemesine vermeliyim?

Mirasçılık belgesi verilmesi çekişmesiz yargı işidir; HMK m.384 uyarınca talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Murisin son yerleşim yeri ölçütü, HMK m.11'de sayılan çekişmeli miras davaları içindir ve mirasçılık belgesi verilmesi o listede yer almaz.

Yanlış yerin mahkemesine başvurursam dosya reddedilir mi?

Bu talepte kesin yetki kuralı yoktur. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, mirasçılık belgesi verilmesi davalarında kesin yetki bulunmadığından ve yetki itirazı da yoksa mahkemenin resen yetkisizlik kararı veremeyeceğini belirtmiş, uyuşmazlığı ilk başvurulan mahkeme lehine çözmüştür (HMK m.384). Yine de doğru mahkemeye başvurmak zaman kaybını önler.

Mirasçılık belgesinin iptalinde yetki kuralı aynı mı?

Değildir. HMK m.11, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunu düzenler. İptal kolu ayrıca çekişmeli yargıya girer; görev bakımından da ayrı değerlendirilir.

Diğer mirasçıları da yazmam gerekir mi?

Bilinen yasal mirasçıların dilekçede gösterilmesi gerekir. Mirasçılık belgesi payları birlikte gösterdiğinden, mirasçı çevresinin eksik bildirilmesi belgenin eksik ya da hatalı düzenlenmesine yol açabilir.

Mirasçılık belgesi kesin hüküm müdür?

Değildir. Türk Medeni Kanunu m.598, mirasçılık belgesinin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceğini düzenler. Belge bir karine oluşturur; aksi ayrıca ileri sürülebilir ve ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır.

Veraset ilamının iptali ile bu talep aynı şey mi?

Değildir. Buradaki talep, mirasçılık belgesinin verilmesine ilişkindir. Var olan bir belgenin geçersizliğinin ileri sürülmesi ayrı bir yoldur ve görev bakımından farklı bir değerlendirme gerektirir.

Mirasçı atanmışsa usul değişir mi?

Evet. Türk Medeni Kanunu m.598'in ikinci fıkrası, mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa bildirimden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulana atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verileceğini düzenler.

Sözlü başvuru gerçekten mümkün mü?

Noter kanalında mümkündür. Noterlik Kanunu m.71/B, noterlerin ilgilinin yazılı veya sözlü başvurusu üzerine talep edilen işlemle ilgili bir tutanak düzenleyeceğini belirtir. Dilekçe yazamamak başvuruya engel değildir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Mirasın paylaşılması, tenkis, muris muvazaası ve veraset uyuşmazlıklarına ilişkin davaları yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Miras Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp