Usul Hukuku

Yargılamanın Yenilenmesi: Sebepleri, Süresi ve Usulü

Kesinleşmiş karara karşı yargılamanın yenilenmesi nasıl istenir? Ceza ve hukuk davasındaki sebepler, üç aylık ve on yıllık süreler, başvuru mercii ve kabule değer görülme aşaması.

7 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Yukarıdan görünen sarmal merdiven
İçindekiler 14

Kısa Cevap

Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş bir hükmün kanunda tek tek sayılan ağır sakatlıklar nedeniyle yeniden ele alınmasını sağlayan olağanüstü kanun yoludur. İstinaf ve temyizden farkı, hüküm kesinleştikten sonra işlemesidir. Ceza yargılamasında “yargılamanın yenilenmesi”, hukuk yargılamasında ise “yargılamanın iadesi” adıyla düzenlenmiştir. Hukuk davasında süre, öğrenmeden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren on yıldır.

Bu Durumda mısınız?

  • Aleyhinize kesinleşmiş bir karar var ve sonradan yeni bir belge ele geçirdiniz.
  • Karara esas alınan tanığın yalan söylediği ya da bilirkişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu ortaya çıktı.
  • Aynı konuda birbiriyle çelişen iki kesinleşmiş karar bulunduğunu fark ettiniz.
  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kararın Sözleşmeyi ihlal ettiğini tespit etti.
  • Beraat eden kişi sonradan ikrarda bulundu ve dosyanın yeniden açılıp açılamayacağını soruyorsunuz.

Bu yolun süreleri kısadır ve sebepleri sınırlıdır; başvurudan önce bir avukata danışın.

Adı İki Kanunda İki Türlü Geçer

Bu konudaki ilk karışıklık terimden doğar. Aynı kurum iki usul kanununda farklı adlandırılmıştır:

  • Ceza Muhakemesi Kanunu: “yargılamanın yenilenmesi” (m.311 vd.)
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu: “yargılamanın iadesi” (m.374 vd.)

Uygulamada her iki terim de birbirinin yerine kullanılır; ancak dilekçe yazarken ilgili kanunun kendi terimini kullanmak doğru olur. Aşağıda önce hukuk, sonra ceza kolunu ele alıyoruz.

Hukuk Davasında: Yargılamanın İadesi

Kurumun konusu, hangi kararlara karşı işleyeceğini belirler:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.374 — Konu

MADDE 374- (1) Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir.

Bu tek cümle, yolun sınırını çizer: henüz kesinleşmemiş bir karara karşı iade istenemez. O aşamada istinaf ve temyiz yolları vardır.

İade sebepleri sınırlı sayıdadır

Kanun sebepleri tek tek sayar; listede olmayan bir gerekçeyle iade istenemez:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.375 — Yargılamanın iadesi sebepleri

MADDE 375- (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:

a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.

b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.

c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.

ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.

Listenin devamı, hükmün dayandığı delilin çürümesi hâllerini kapsar: karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmesi (d), ifadesi karara esas alınan tanığın yalan tanıklık yaptığının sabit olması (e), bilirkişi veya tercümanın kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması (f), lehine karar verilen tarafın yalan yere yemin ettiğinin sabit olması (g), karara esas alınan bir hükmün kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması (ğ) ve lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması (h).

Son iki sebep ayrı bir öneme sahiptir:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.375 — Çelişen hüküm ve AİHM kararı

ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.

i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.

Üç sebep için ön şart: kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti

Uygulamada en çok başvuruyu düşüren nokta budur. Yalan tanıklık, bilirkişinin gerçeğe aykırı beyanı ve yalan yere yemin sebepleri kendiliğinden ileri sürülemez:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.375 — Ceza mahkûmiyeti şartı

(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır.

Yani “tanık yalan söyledi” demek yetmez; o tanık hakkında yalan tanıklıktan kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmalıdır. Maddenin devamı bir esneklik tanır: delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememişse, ceza mahkemesi kararı aranmaz.

Üçüncü kişilerin hükmün iptalini istemesi

Kanun, hükmün tarafı olmayan bazı kişilere de dar bir kapı açar:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.376 — Üçüncü kişilerin hükmün iptalini talep etmesi

MADDE 376- (1) Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler.

Bu, muvazaalı davalarla alacaklıdan mal kaçırma senaryolarının usul hukukundaki karşılığıdır: taraflar anlaşarak alacaklıya karşı hile amaçlı bir hüküm elde etmişse, alacaklı bu hükmün iptalini isteyebilir.

Süre: üç ay ve on yıl

Süre iki katmanlıdır ve ikisi birlikte işler:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.377 — Süre

tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.

(2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır.

KatmanSüreBaşlangıç
Kısa süre3 aySebebe göre değişen öğrenme anı (belgenin ele geçmesi, hilenin farkına varılması, ceza hükmünün kesinleşmesi vb.)
Azami süre10 yılHükmün kesinleşmesi
Çelişen iki kesin hüküm (ı bendi)İlama ilişkin zamanaşımı kadar

Üç aylık sürenin başlangıcı sebebe göre değişir: mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmediğinin öğrenildiği, yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı, (d)–(g) bentlerinde ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği ya da soruşturmanın sonuçsuz kaldığı tarih gibi.

Güncellik uyarısı. Maddeye ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli, E. 2022/7, K. 2022/79 sayılı kısmi iptal kaydı bulunmaktadır ve madde 2022 yılında yeniden düzenlenmiştir. Bu nedenle özellikle AİHM kararına dayalı (i) bendi bakımından süre kuralı uygulanırken, hükmün olay tarihindeki ve bugünkü hâli Resmî Gazete’den ayrıca teyit edilmelidir.

Ceza Davasında: Yargılamanın Yenilenmesi

Ceza kolunda kurum iki yönlü işler — hükümlü lehine ve aleyhine.

Hükümlü lehine yenileme

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.311 — Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri

Madde 311 – (1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:

a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.

Madde, hukuk kolundaki mantığın aynısını taşır: hükmün dayandığı delil çürüdüğünde kesin hükmün bağlayıcılığı geri çekilir.

Sanık veya hükümlü aleyhine yenileme

Daha az bilinen yön budur — kesin hüküm yalnız hükümlü lehine değil, aleyhine de yeniden açılabilir:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.314 — Sanık veya hükümlünün aleyhine yargılamanın yenilenmesi nedenleri

Madde 314 – (1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış olan bir dava aşağıda yazılı hâllerde sanık veya hükümlünün aleyhine olarak yargılamanın yenilenmesi yolu ile tekrar görülür:

a) Duruşmada sanığın veya hükümlünün lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.

b) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek nitelikte olarak görevlerini yapmada sanık veya hükümlü lehine kusur etmiş ise.

c) Sanık beraat ettikten sonra suçla ilgili olarak hâkim önünde güvenilebilir nitelikte ikrarda bulunmuşsa.

Üçüncü bent özellikle dikkat çekicidir: beraat eden kişinin sonradan hâkim önünde güvenilebilir nitelikte ikrarda bulunması, dosyanın aleyhe yeniden açılmasına sebep olabilir. Gazeteye verilen bir röportaj ya da sosyal medya paylaşımı bu bendin aradığı “hâkim önünde ikrar” ölçütünü karşılamaz.

Ceza Kolunda Usul: Merci ve Kabule Değer Görülme

Ceza yargılamasında başvurunun nereye yapılacağı sık sorulan bir sorudur ve cevabı sezgiye aykırıdır:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.318 — Yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii

Madde 318 – (1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.

(2) 303 üncü madde gereğince Yargıtayın doğrudan hüküm kurduğu hâllerde de hükmü vermiş olan mahkemeye başvurulur.

(3) Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına dair olan karar, duruşma yapılmaksızın verilir.

Yani başvuru Yargıtaya değil, hükmü veren ilk derece mahkemesine yapılır — Yargıtay doğrudan hüküm kurmuş olsa bile. Ön inceleme duruşmasız yapılır.

Ön incelemenin sonucu iki yönlüdür:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.319 — Yenileme isteminin kabule değer görülmemesi nedenleri

Madde 319 – (1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, kanunda belirlenen şekilde yapılmamış veya yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yasal hiçbir neden gösterilmemiş veya bunu doğrulayacak deliller açıklanmamış ise, bu istem kabule değer görülmeyerek reddedilir.

(2) Aksi hâlde yargılamanın yenilenmesi istemi, bir diyeceği varsa iki hafta içinde bildirmek üzere Cumhuriyet savcısı ve ilgili tarafa tebliğ olunur.

(3) Bu madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir.

Bu üç fıkradan çıkan pratik sonuçlar:

  1. Dilekçe üç şeyi birlikte taşımalıdır: kanuni şekil, gösterilen yasal sebep ve o sebebi doğrulayacak deliller. Üçünden biri eksikse istem esasa girilmeden reddedilir.
  2. Ret kararı son söz değildir — bu kararlara itiraz edilebilir.
  3. İstem kabule değer görülürse süreç savcı ve karşı tarafa tebliğle devam eder; onların cevap süresi iki haftadır.

Sık Yapılan Hatalar

  • Kesinleşmemiş karara karşı başvurmak. Kanun m.374 iadeyi yalnız kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere tanır; kesinleşmeden önce istinaf/temyiz yolu işler.
  • Listede olmayan bir sebep ileri sürmek. Sebepler sınırlı sayıdadır; “karar hatalıydı” bir iade sebebi değildir.
  • Ceza mahkûmiyeti şartını atlamak. Yalan tanıklık, bilirkişi beyanı ve yalan yemin sebeplerinde kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti kural olarak ön şarttır.
  • Üç aylık süreyi kaçırmak. Belge ele geçtiğinde ya da hile fark edildiğinde süre işlemeye başlar; on yıllık üst sınır bu kısa süreyi beklemeyi haklı çıkarmaz.
  • Ceza kolunda Yargıtaya başvurmak. Kanun m.318 istemi hükmü veren mahkemeye yöneltir.
  • Dilekçeye delil eklememek. Kanun m.319, sebebi doğrulayacak delillerin açıklanmamasını tek başına ret sebebi sayar.

Kanun yollarının olağan ayağı için istinaf ve temyiz yazılarımıza; kesinleşmiş cezaya ilişkin diğer başvuru yolları için kanun yararına bozma ve tavzih yazımıza bakabilirsiniz.

Özet

  • Yargılamanın yenilenmesi/iadesi, kesinleşmiş hükümlere karşı işleyen olağanüstü kanun yoludur.
  • Ceza kolunda “yenileme” (CMK m.311 vd.), hukuk kolunda “iade” (HMK m.374 vd.) adını taşır.
  • Hukuk kolunda sebepler m.375’te sınırlı sayıda sayılmıştır; e, f, g bentlerinde kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti ön şarttır.
  • Süre: öğrenmeden 3 ay, her hâlde kesinleşmeden 10 yıl; çelişen kesin hüküm sebebinde ilamın zamanaşımı süresi kadar.
  • Ceza kolunda başvuru hükmü veren mahkemeye yapılır; ön inceleme duruşmasızdır ve ret kararına itiraz edilebilir.
İade ve yenileme başvurusunun işleyişiYargı kolunun belirlenmesinden ön inceleme sonucuna; her aşama yazı gövdesinde dayanağıyla açıklanmıştır.
  1. Başvuru hangi yolda kurulacak?
    • Hukuk davası → yargılamanın iadesiHMK m.375
    • Ceza davası → yargılamanın yenilenmesiCMK m.318
    • Hükmün tarafı olmayan alacaklı veya halef, tarafların anlaşarak hile yapması nedeniyle → hükmün iptali talebiHMK m.376
  2. Hukuk kolunda sebep, kanunda sayılan listeden olmalıdırMahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi, yasaklı hâkimin karar vermesi, elde edilemeyen belgenin sonradan ele geçmesi, senedin sahteliği, yalan tanıklık, bilirkişinin gerçeğe aykırı beyanı, yalan yere yemin, dayanak hükmün ortadan kalkması, hile, çelişen kesin hüküm ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tespiti. Listede olmayan bir gerekçeyle iade istenemez.HMK m.375
  3. Üç sebep kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti şartına bağlıdırYalan tanıklık, bilirkişi veya tercümanın gerçeğe aykırı beyanı ve yalan yere yemin. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış ya da mahkûmiyet verilememişse bu şart aranmaz.HMK m.375
  4. Süre iki katmanlı işlerSebebe göre değişen öğrenme anından itibaren üç ay ve her hâlde hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl. Çelişen iki kesin hüküm sebebinde süre, ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır.HMK m.377
  5. Ceza kolunda istem, hükmü veren mahkemeye sunulurYargıtayın doğrudan hüküm kurduğu hâllerde de aynı mahkemeye başvurulur. İstemin kabule değer olup olmadığına duruşma yapılmaksızın karar verilir.CMK m.318
  6. Ön inceleme nasıl sonuçlanır?CMK m.319
    • Kanuni şekil, yasal sebep veya sebebi doğrulayacak deliller eksikse → istem kabule değer görülmeyerek reddedilirCMK m.319
    • Aksi hâlde → istem, iki hafta içinde diyeceklerini bildirmek üzere Cumhuriyet savcısı ve ilgili tarafa tebliğ olunurCMK m.319
    • Bu madde gereğince verilen kararlara → itiraz edilebilirCMK m.319

Sıkça Sorulan Sorular

Yargılamanın yenilenmesi nedir?

Kesinleşmiş bir hükmün, kanunda sayılan ağır sakatlıklar nedeniyle yeniden ele alınmasını sağlayan olağanüstü kanun yoludur. İstinaf ve temyizden farkı, hüküm kesinleştikten sonra işlemesidir. Ceza yargılamasında yenileme, hukuk yargılamasında iade adıyla düzenlenmiştir.

Yargılamanın yenilenmesi ile yargılamanın iadesi aynı şey mi?

Kurum aynı, ad farklıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu bunu yargılamanın yenilenmesi olarak adlandırır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu ise yargılamanın iadesi der; m.374 iadenin kesinleşmiş hükümlere karşı istenebileceğini belirtir.

Hukuk davasında yargılamanın iadesi hangi sebeplere dayanır?

Kanun m.375'te on bir sebep sayılır. Mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi, yasaklı hâkimin karar vermesi, sonradan ele geçen belge, senedin sahteliği, yalan tanıklık, bilirkişinin kasten gerçeğe aykırı beyanı, yalan yere yemin, hile, çelişen iki kesin hüküm ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı bunlar arasındadır.

Hukuk davasında iade süresi ne kadar?

Kanun m.377'ye göre süre, ilgili bende göre belirlenen öğrenme anından itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. Çelişen iki kesin hüküm sebebinde ise süre, ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır.

Yalan tanıklık iddiasıyla doğrudan iade istenebilir mi?

Kural olarak hayır. Kanun m.375'in ikinci fıkrasına göre yalan tanıklık, bilirkişinin gerçeğe aykırı beyanı ve yalan yere yemin sebeplerinde iade istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararıyla belirlenmiş olmasına bağlıdır.

Ceza davasında yenileme hangi hâllerde hükümlü lehine işler?

Kanun m.311'e göre duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliğinin anlaşılması ile yemin verilerek dinlenen tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması bu hâller arasındadır.

Yargılamanın yenilenmesi sanık aleyhine de istenebilir mi?

İstenebilir. Kanun m.314, sanık lehine ileri sürülen belgenin sahteliğinin anlaşılması, hâkimin sanık lehine kusur etmesi ve sanığın beraatten sonra hâkim önünde güvenilebilir nitelikte ikrarda bulunması hâllerini aleyhe yenileme sebebi olarak sayar.

Ceza davasında yenileme istemi nereye verilir?

Kanun m.318'e göre istem, hükmü veren mahkemeye sunulur ve bu mahkeme istemin kabule değer olup olmadığına karar verir. Yargıtayın doğrudan hüküm kurduğu hâllerde de başvuru, hükmü vermiş olan mahkemeye yapılır.

Kabule değer görülme aşaması ne demek?

Yenileme isteminin esasına girilmeden önce yapılan ön incelemedir. Kanun m.318'e göre bu karar duruşma yapılmaksızın verilir. İstem kanunda belirlenen şekilde yapılmamışsa veya yasal bir neden gösterilmemişse m.319 uyarınca kabule değer görülmeyerek reddedilir.

Kabule değer görülmeme kararına itiraz edilebilir mi?

Edilebilir. Kanun m.319'un üçüncü fıkrası, bu madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebileceğini belirtir. İstem kabule değer görülürse, iki hafta içinde diyeceğini bildirmek üzere Cumhuriyet savcısına ve ilgili tarafa tebliğ olunur.

Üçüncü kişiler kesinleşmiş hükme karşı başvurabilir mi?

Sınırlı bir hâlde başvurabilir. Kanun m.376'ya göre tarafların alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçtikleri kimselerin anlaşarak kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı yenileme sebebi midir?

Hukuk yargılamasında evet. Kanun m.375'in birinci fıkrasının (i) bendi, kararın Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin Mahkemenin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesini iade sebebi sayar. Bu bende ilişkin süre kuralında Anayasa Mahkemesi kısmi iptali bulunduğundan güncel metin ayrıca teyit edilmelidir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Görev ve yetki itirazları, süre hesabı, istinaf ve temyiz başvuruları gibi yargılamanın usul sorunlarını takip eder.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp