
İçindekiler 12
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Hangi Süreler Borçlanılabilir?
- Borçlanma Nasıl Hesaplanır, Ne Zaman Ödenir?
- Tutarın Bir Kısmını Ödediyseniz Ne Olur?
- Asıl Kazanç: Sigortalılık Başlangıcının Geriye Çekilmesi
- Borçlanılan Süre Hangi Statüde Sayılır?
- Borçlanma ile Hizmet Tespiti Karıştırılmamalıdır
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- SGK Reddederse: Görevli Mahkeme
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Askerlik borçlanması, er veya erbaş olarak silah altında ya da yedek subay okulunda geçen sürelerin prim ödenerek sigortalılık süresine saydırılmasıdır. Dayanağı 5510 sayılı Kanun m.41/1-(b)‘dir. En önemli sonucu şudur: borçlanılan süre sigortalılık başlangıcından önceye düşüyorsa, başlangıç tarihi o gün sayısı kadar geriye çekilir.
Bu Durumda mısınız?
- Askerliğinizi sigortalı çalışmaya başlamadan önce yaptınız ve emekliliğin öne çekilip çekilmeyeceğini merak ediyorsunuz.
- SGK size bir borç tebliğ etti, tutarın nasıl belirlendiğini ve ne kadar sürede ödemeniz gerektiğini bilmiyorsunuz.
- Borcu geç ödediniz ve sürenin hizmetinize eklenip eklenmediğinden emin değilsiniz.
- Borçlanma yaptınız ancak SGK sigortalılık başlangıcınızı geriye çekmeyi reddetti.
Borçlanmanın emeklilik tarihine etkisi kişiye özeldir; karar vermeden önce mevcut prim yapınızın bir avukat veya uzman tarafından değerlendirilmesi yerinde olur.
Hangi Süreler Borçlanılabilir?
Kanun borçlanılabilecek süreleri tek tek sayar. Askerlik bakımından hüküm şudur. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.41:
b) Er veya erbaş olarak silâh altında veya yedek subay, yedek astsubay okulunda geçen süreleri,
İki nokta dikkat ister. Birincisi, hüküm fiilen silah altında geçen süreye ve yedek subay/astsubay okuluna bağlanmıştır. İkincisi, aynı maddenin diğer bentleri doğum, aylıksız izin, doktora ve avukatlık stajı gibi başka süreleri de borçlanmaya açar; askerlik bu listenin yalnız bir kalemidir.
Borçlanma Nasıl Hesaplanır, Ne Zaman Ödenir?
Tutar sabit değildir: kişinin kendi seçtiği günlük kazanca bağlıdır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.41:
kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın (a) bendinde bulunanlar için %32’si diğerleri için %45’i üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır.
Bu tek cümle dört kuralı birden taşır:
| Unsur | Kural |
|---|---|
| Başvuru | Yazılı talep şarttır — sigortalının kendisi veya hak sahipleri yapabilir |
| Kazanç seçimi | m.82’ye göre alt ve üst sınır arasında serbest |
| Oran | Hizmet akdiyle çalışanlar için %32, diğerleri için %45 |
| Ödeme süresi | Borcun tebliğinden itibaren bir ay |
“Hak sahipleri” kimdir? Yukarıdaki alıntının ilk sözcükleri gözden kaçar ama önemlidir: talebi sigortalının kendisi veya hak sahipleri yapabilir. Terim aynı Kanunda tanımlanmıştır:
5510 sayılı Kanun m.3 — Tanımlar
“Hak sahibi: Sigortalının veya sürekli iş göremezlik geliri ile malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü halinde, gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babasını”
⇒ Bunun pratik anlamı şudur: sigortalı hayatta değilse dahi borçlanma talebi kapanmış olmaz; tanımdaki koşulları taşıyan eş, çocuk, ana ve baba talepte bulunabilir. (Bu yazıda hak sahipliğinin somut olayda doğup doğmadığına ve borçlanmanın aylığa etkisine ilişkin bir iddia kurulmamıştır; bunlar Kurum kayıtlarına göre ayrıca değerlendirilir.)
Sürenin kaçırılmasının sonucu ağırdır ve kanunda açıkça yazılıdır:
5510 sayılı Kanun m.41 — ödenmeyen borçlanmanın sonucu
“Bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar için ise yeni başvuru şartı aranır. Primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.”
İki cümle iki ayrı sonuç doğurur: (1) süre kaçarsa başvuru kendiliğinden ayakta kalmaz, yeniden başvurulması gerekir; (2) primi ödenmemiş süre hizmetten sayılmaz. Yeni başvuruda tutar, o tarihteki prime esas kazanç sınırlarına göre yeniden hesaplanır.
Bu ikinci cümlenin nasıl okunacağı, uygulamadaki en pahalı ayrımdır. Kanun “primi ödenmeyen borçlanma süreleri” der; yani ölçüt, ödenmemiş sürelerdir, borçlanma işleminin bütünü değil.
Tutarın Bir Kısmını Ödediyseniz Ne Olur?
Sık karşılaşılan senaryo şudur: borçlanma tutarı tebliğ edilir, sigortalı bu tutarın bir bölümünü öder, kalanını ödemez. Kurum bu durumda borçlanmanın tamamını iptal edebilmektedir. Yargıtay ise iki ayrı sonuca varır; biri sigortalının aleyhine, diğeri lehine:
Bakiye borçlanma bedelinin ödenmemesi yönünde davalı Kuruma atfedilecek bir kusur bulunmadığı gibi, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağına ilişkin evrensel nitelikteki hukuk kuralı gereğincede; davacının, eksik kalan borçlanma primini tamamlayarak askerlik borçlanmasının tamamını geçerli kılması mümkün değildir. Ne var ki; Dairemizin yerleşmiş görüşüne göre, “kısmi borçlanma” mümkündür.
(Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2009/7853, K. 2010/15829, T. 02.12.2010 — bozma, oybirliği)
Karar 1479 sayılı Kanun ek m.9 uyarınca verilmiştir; o madde mülgadır ve askerlik borçlanması bugün 5510 sayılı Kanun m.41’e tabidir. Aktarılan, sürenin uzunluğu değil, eksik ödemenin sonucuna ilişkin ölçüttür.
İki kural birlikte okunmalıdır:
- Sonradan tamamlayarak kurtaramazsınız. Eksik kalan primi süre geçtikten sonra yatırmak, borçlanmanın tamamını geçerli hâle getirmez.
- Ödediğiniz kısım da yanmaz. Süresinde ödenen tutarın karşıladığı gün sayısı kadar borçlanma geçerli sayılır; hesap oranlama ile yapılır.
Aynı sonuca, tutarın tamamı geç ödendiğinde de varılmıştır:
Somut olayda, davacı yasal süresi içinde askerlik borçlanma bedelini ödememiş olup, 30/06/1999 tarihinde ödediği tutar 540 günlük askerlik borçlanması için geçerli olmasa da ödeme tarihi 30/06/1999 tarihindeki bir günlük borçlanma bedeli gözetilerek karşılayacağı gün sayısı kadar borçlanmanın geçerli olduğunun kabulü yerine yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
(Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/1590, K. 2015/2131, T. 10.02.2015 — bozma, oybirliği)
Bu karar 506 sayılı Kanun m.60/F dönemine aittir; oradaki ödeme süresi iki yıldı, 5510 sayılı Kanun m.41’de bir aydır. Karardan alınan, sürenin uzunluğu değil, oranlamanın hangi tarihin borçlanma bedeli üzerinden yapıldığıdır: ödemenin yapıldığı tarih.
⇒ Kurumdan “borçlanmanız iptal edilmiştir” yazısı alan kişi için pratik sonuç: yazının tamamını kabul etmek zorunda değilsiniz. Ödenen tutarın karşıladığı gün sayısı hesaplanabilir ve bu kadarlık borçlanmanın geçerliliği istenebilir. (Hesap somut ödeme tarihine ve tutarına göre değişir; bu yazıda belirli bir sonuç öngörülmemektedir.)
Aylık ne zaman başlar? Bu da aynı maddede yazılıdır:
5510 sayılı Kanun m.41 — aylığın başlangıcı
“Sigortalılık borçlanması ile aylık bağlanmasına hak kazanılması durumunda, ilgililere borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.”
⇒ Ödeme tarihi yalnız borçlanmanın geçerliliğini değil, aylığın başlayacağı ayı da belirler. Ayın son günlerinde yapılan bir ödeme, aylığı bir sonraki ay başına taşır.
Asıl Kazanç: Sigortalılık Başlangıcının Geriye Çekilmesi
Askerlik borçlanmasının emeklilik planlamasındaki değeri, çoğu zaman eklenen gün sayısından değil, başlangıç tarihinin kaymasından gelir. Türk sosyal güvenlik sisteminde emeklilik şartları büyük ölçüde ilk işe giriş tarihine bağlı olduğundan, bu kayma kademeyi değiştirebilir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.41:
Bu Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Şartın altını çizmek gerekir: geriye götürme, borçlanılan sürenin sigortalılık başlangıcından önce olmasına bağlıdır. Sigortalı olduktan sonra yapılan askerlik borçlanıldığında bu etki doğmaz; süre yalnızca prim gün sayısına eklenir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, SGK’nın bu yöndeki talebi reddettiği bir dosyada kuralı somut biçimde uygulamıştır:
“ödenen 521 günlük sürenin 08.01.2001 tarihini 521 gün geriye götürmesi gerekmektedir.”
(Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/16495, K. 2025/18040, T. 25.12.2025 — bozma, oybirliği)
Karar, borçlanmanın sonucunun Kurumun takdirine bırakılmış bir konu olmadığını gösterir: şartlar gerçekleşmişse geriye götürme kanunun sonucudur.
Aylığın ne zaman başlayacağı ise ödeme tarihine bağlanmıştır: borçlanma ile aylık bağlanmasına hak kazanılması durumunda, ilgililere borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.
Borçlanılan Süre Hangi Statüde Sayılır?
Borçlanma, süreyi otomatik olarak eski statüye yazmaz. Kural maddenin kendisinde yazılıdır:
5510 sayılı Kanun m.41 — borçlanılan sürenin hangi statüde sayılacağı
Borçlanılan süreler, uzun vadeli sigorta ve genel sağlık sigortası bakımından; a) (Değişik: 4/7/2012-6353/37 md.) Birinci fıkranın (a), (b), (d), (e), (f), (g), (h) ve (j) bentleri gereği borçlananlar, borçlandığı tarihteki 4 üncü maddenin birinci fıkrasının ilgili bendine göre, b) (Değişik: 13/2/2011-6111/30 md.) Birinci fıkranın (c) ve (ı) bentleri gereği borçlananlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendine, (i) bendine göre borçlananlar ise 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre, sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
Askerlik borçlanması (b) bendindedir ve (b), yukarıdaki (a) grubunda sayılmıştır. Yani süre, askerliğin yapıldığı tarihteki değil, borçlanmanın yapıldığı tarihteki sigortalılık statüsüne göre değerlendirilir: o tarihte 4/a (hizmet akdiyle çalışan), 4/b (bağımsız çalışan) veya 4/c (kamu görevlisi) hangisiyseniz, borçlanılan süre o statüde sayılır.
Bu nedenle borçlanmanın yapıldığı tarihte hangi statüde bulunulduğu, sonucu etkileyen bir tercih hâline gelebilir. Statüler arasında emeklilik şartları farklılaştığından, borçlanma zamanlaması tek başına bir planlama kalemidir.
Borçlanma ile Hizmet Tespiti Karıştırılmamalıdır
İki kurum sık karıştırılır ama temelden farklıdır:
- Askerlik borçlanması, hiç sigortalı geçmemiş bir süreyi prim ödeyerek kazanmaktır. Uyuşmazlık çıkarsa konu, şartların gerçekleşip gerçekleşmediğidir.
- Hizmet tespiti, fiilen çalışıldığı hâlde işverence bildirilmemiş sürenin mahkemece saptanmasıdır. Orada tartışma, çalışmanın ispatıdır.
İkisi aynı dosyada birlikte gündeme gelebilir. Hizmet tespitinin şartlarını ve ispat rejimini hizmet tespit davası yazımızda ayrıntılı ele aldık.
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Askerlik sürenizi belgeleyin. Terhis belgesi veya askerlik durum belgesiyle başlangıç ve bitiş tarihlerini netleştirin.
- Sigortalılık başlangıç tarihinizi öğrenin. Borçlanmanın asıl faydası ancak askerlik bu tarihten önceyse doğar.
- Kazanç seçiminizi bilinçli yapın. Alt sınır en düşük maliyettir; üst sınır tercihinin prim ortalamanıza etkisini önceden hesaplatın.
- Yazılı başvurunuzu yapın ve tebliğ tarihini kayda geçirin.
- Bir aylık ödeme süresini takvime alın. Bu süre hak düşürücü sonuç doğuran türden bir süredir; kaçırılırsa başvuru yenilenir.
- Ret gelirse dava yolunu değerlendirin. Kurum işlemine karşı iş mahkemesinde dava açılabilir.
SGK Reddederse: Görevli Mahkeme
Başvurunun reddi hâlinde gidilecek mahkeme tartışmalı değildir; Kanun bunu tek cümleyle belirler:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.101 — Uyuşmazlıkların çözüm yeri
“Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.”
Maddenin iki yönü vardır. Birincisi, kural geneldir: borçlanma başvurusunun reddi de bu Kanunun uygulanmasından doğan bir uyuşmazlık olduğundan iş mahkemesinin görevine girer — Kurum bir idare olsa da uyuşmazlık idare mahkemesine gitmez. İkincisi, kural ikincildir: madde “bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde” diyerek aynı Kanunda yer alan aksi yöndeki hükümleri saklı tutar; yani her hâlde iş mahkemesi görevli olacak diye okunamaz.
(Bu yazıda dava açma süresine ve zorunlu arabuluculuk gibi dava şartlarına ilişkin bir iddia kurulmamıştır; bunlar somut uyuşmazlığın türüne göre ayrıca değerlendirilir.)
Sık Yapılan Hatalar
- Her askerlik borçlanmasının emekliliği öne çekeceğini sanmak. Geriye götürme yalnız sigortalılık başlangıcından önceki süreler için işler.
- Ödeme süresini kaçırmak. Bir ay geçtiğinde primi ödenmemiş süreler hizmetten sayılmaz ve yeni başvuru gerekir.
- Kurumun “borçlanmanız tamamen iptal edildi” yazısını olduğu gibi kabul etmek. Yargıtay’ın yerleşmiş görüşüne göre kısmi borçlanma mümkündür; ödenen tutarın karşıladığı gün sayısı kadarı ayakta kalır.
- Eksik primi sonradan yatırıp her şeyi kurtaracağını sanmak. Daire, eksik kalan primi tamamlayarak borçlanmanın tamamını geçerli kılmanın mümkün olmadığını belirtmiştir.
- Kazanç seçimini rastgele yapmak. Seçilen günlük kazanç hem maliyeti hem prime esas kazanç tablosunu etkiler.
- Borçlanmayı hizmet tespitiyle karıştırmak. İkisi farklı hukuki yollardır; yanlış talep, dosyanın esasa girmeden reddine yol açabilir.
- Kurum ret yazısını kesin sanmak. Yargıtay kararı, şartlar gerçekleştiğinde geriye götürmenin kanunun sonucu olduğunu göstermektedir.
Özet
- Askerlik borçlanmasının dayanağı 5510 sayılı Kanun m.41/1-(b)‘dir.
- Tutar, m.82’deki alt-üst sınır arasında seçilen günlük kazancın %32’si (hizmet akdiyle çalışanlar) veya %45’i üzerinden hesaplanır.
- Ödeme süresi borcun tebliğinden itibaren bir aydır; primi ödenmeyen süreler hizmetten sayılmaz.
- Eksik ödemede borçlanmanın tamamı yanmaz: Yargıtay’ın yerleşmiş görüşüne göre kısmi borçlanma mümkündür. Ödenen tutarın karşıladığı gün sayısı oranlanarak geçerli sayılır; buna karşılık eksik prim sonradan tamamlanarak borçlanmanın tamamı geçerli kılınamaz.
- Borçlanılan süre, askerliğin yapıldığı tarihe göre değil borçlanmanın yapıldığı tarihteki sigortalılık statüsüne göre sayılır (m.41).
- Borçlanılan süre sigortalılık başlangıcından önceye düşüyorsa, başlangıç tarihi o gün sayısı kadar geriye çekilir.
- Aylık, borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren bağlanır.
- SGK reddederse iş mahkemesinde dava yolu açıktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Askerlik borçlanması nedir?
Er veya erbaş olarak silah altında ya da yedek subay, yedek astsubay okulunda geçen sürelerin prim ödenerek sigortalılık süresine saydırılmasıdır. Dayanağı 5510 sayılı Kanun m.41'in birinci fıkrasının (b) bendidir.
Askerlik borçlanması emeklilik tarihini öne çeker mi?
Sigortalılık başlangıcından önceki bir askerlik süresi borçlanıldıysa evet. 5510 sayılı Kanun m.41, bu hâlde sigortalılığın başlangıç tarihinin borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürüleceğini düzenler. Başlangıçtan sonraki askerlik için bu etki doğmaz.
Borçlanma tutarı nasıl hesaplanır?
Kişi, talep tarihinde 5510 sayılı Kanun m.82'ye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında bir günlük kazanç seçer. Tutar, bu kazancın hizmet akdiyle çalışanlar için yüzde 32'si, diğerleri için yüzde 45'i üzerinden hesaplanır.
Alt sınırdan mı üst sınırdan mı borçlanmalıyım?
Seçim serbesttir ve tutarı doğrudan belirler. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.41, kazancın aynı Kanunun m.82 hükmüne göre belirlenen alt ve üst sınırlar arasında serbestçe seçilmesini öngörür. Alt sınır en ucuz seçenektir; yüksek kazanç seçimi maliyeti artırır ancak prime esas kazanç ortalamasını etkileyebilir. Hangisinin uygun olduğu emeklilik tarihinize ve mevcut prim yapınıza bağlıdır.
Borcu ne kadar sürede ödemem gerekir?
Borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde. 5510 sayılı Kanun m.41 bu süreyi açıkça öngörür. Bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar için yeni başvuru şartı aranır.
Süresinde ödemezsem ne olur?
Süre hizmetten sayılmaz. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.41, bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar için yeni başvuru şartı arandığını ve primi ödenmeyen borçlanma sürelerinin hizmetten sayılmayacağını açıkça belirtir. Bu durumda başvurunun yenilenmesi gerekir ve yeni tarihteki kazanç sınırları uygulanır.
Borçlanmayı kısmen yapabilir miyim?
İki ayrı anlamda evet. Baştan gün seçerek: 5510 sayılı Kanun m.41 borçlanmayı talepte bulunulan süreler üzerinden kurar, tamamının borçlanılması zorunlu değildir. Sonradan eksik ödemeyle: aynı madde primi ödenmeyen sürelerin hizmetten sayılmayacağını söyler, yani ödenen tutarın karşıladığı gün sayısı kadar borçlanma ayakta kalır.
Borçlanma tutarının bir kısmını ödedim, borçlanmanın tamamı iptal mi olur?
Yargıtay bu sonucu kabul etmemektedir. Daire, eksik kalan primi sonradan tamamlayarak borçlanmanın tamamını geçerli kılmanın mümkün olmadığını, ancak yerleşmiş görüşüne göre kısmi borçlanmanın mümkün olduğunu belirtmiştir; süresinde ödenen tutarın karşıladığı gün sayısı oranlama ile hesaplanır. Kanuni dayanak 5510 sayılı Kanun m.41'in primi ödenmeyen sürelerin hizmetten sayılmayacağına ilişkin cümlesidir: ölçüt ödenmemiş sürelerdir, işlemin bütünü değil. Aktarılan kararlar mülga 1479 ve 506 sayılı Kanunlar dönemine aittir; oradaki ödeme süresi iki yıldı, bugün 5510 sayılı Kanun m.41 uyarınca bir aydır.
Askerlik borçlanmasıyla aylık ne zaman bağlanır?
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.41 uyarınca, borçlanma ile aylık bağlanmasına hak kazanılırsa ilgililere borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır. Yani ödeme tarihi, aylığın başlangıcını doğrudan belirler.
Bedelli askerlik borçlanılabilir mi?
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.41, birinci fıkrasının (b) bendinde er veya erbaş olarak silah altında geçen süreler ile yedek subay ve yedek astsubay okulunda geçen süreleri sayar. Fiilen silah altında geçmeyen bir süre bu kapsamda değerlendirilmez; somut durumun SGK kayıtlarıyla belirlenmesi gerekir.
SGK başvurumu reddederse ne yapabilirim?
Kurum işlemine karşı iş mahkemesinde dava açılabilir. Görev kuralının dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.101 hükmüdür; madde, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde Kanunun uygulanmasıyla ilgili uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini düzenler. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, borçlanılan askerlik süresinin sigorta başlangıç tarihini geriye götürmesi gerektiğine karar vererek aksi yöndeki ret kararına dayanan hükmü bozmuştur.
Borçlanılan süre hangi statüde sayılır?
5510 sayılı Kanun m.41, (b) bendi gereği borçlananların borçlandığı tarihteki 4. maddenin birinci fıkrasının ilgili bendine göre sigortalılık süresi olarak değerlendirileceğini düzenler. Yani statü, borçlanma tarihindeki duruma göre belirlenir.
Askerlik borçlanması ile hizmet tespiti davası aynı şey mi?
Hayır. Borçlanma, hiç sigortalı geçmemiş bir süreyi prim ödeyerek kazanmaktır. Hizmet tespiti ise fiilen çalışıldığı hâlde bildirilmemiş sürenin mahkemece saptanmasıdır. İkisi farklı hukuki yollardır ve birlikte gündeme gelebilir.
İlgili çalışma alanı: İş Hukuku
← Tüm makaleler