
İçindekiler 15
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Kim Sorumludur? İşletenin Kusursuz Sorumluluğu
- Dava Şartı: Sigortaya Ön Başvuru
- Hangi Zararlar İstenebilir?
- Tazminat Nasıl Hesaplanır?
- Aktif ve pasif dönem ayrımı
- Asgari geçim indirimi
- Yetersiz Ödeme ve İbra Belgesinin İptali
- Değişen Norm Zemini: Neye Dikkat Etmeli?
- 31 Temmuz 2026: Faiz Artık Tek Tarihten İşlemiyor
- Ölümlü Kazada Tazminat: Kim, Neyi İsteyebilir?
- Zamanaşımı
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Trafik kazasından doğan tazminat davasında işletenin sorumluluğu kusura dayanmaz. Dava açmadan önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru gerekir. Zarar kalemleri Türk Borçlar Kanunu’na göre belirlenir; süre kural olarak iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır.
Bu Durumda mısınız?
- Trafik kazasında yaralandınız ve kalıcı bir iş gücü kaybınız oluştu.
- Bir yakınınızı trafik kazasında kaybettiniz.
- Sigorta şirketine başvurdunuz, ödeme yapılmadı veya yetersiz bir tutar önerildi.
- Bir ibra ya da uzlaşma belgesi imzaladınız, sonradan tutarın düşük olduğunu fark ettiniz.
- Bilirkişi raporundaki hesap yöntemine itiraz etmek istiyorsunuz.
Her dosya kendi koşullarında değerlendirilir; adım atmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur.
Kim Sorumludur? İşletenin Kusursuz Sorumluluğu
Karayolları Trafik Kanunu, sorumluluğu sürücünün kusuruna bağlamaz. 4. Hukuk Dairesi ilkeyi şöyle kurmuştur:
“Motorlu aracın işletilmesinden doğan hukuki sorumluluk bakımından esas itibariyle araç sürücüsünün kusurlu olması aranmaz. Bu sebeple, kural olarak, KTK m. 85/1’den doğan sorumlulukta kusur incelemesi yapılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır.”
(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20893, K. 2022/16039, T. 01.12.2022 — bozma)
Bu bir tehlike sorumluluğudur: motorlu araç işletmenin yarattığı tehlike, sorumluluğun temelini oluşturur. Kararın devamında, işletenin kusursuzluğunu ileri sürerek tazminattan kurtulmasının ya da kusurunun hafifliğini gerekçe göstererek indirim istemesinin kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
KTK m.85 — İşletenin hukuki sorumluluğu
“Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”
(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.85)
Dava Şartı: Sigortaya Ön Başvuru
KTK m.97 — Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı
“Madde 97 – (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.”
(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.97)
Bu bir dava şartıdır; ancak tamamlanabilir nitelikte olduğu kabul edilmektedir. 4. Hukuk Dairesi 2023 tarihli kararında şöyle demiştir:
“Somut olayda davacı zararın tazmini için davalıya yazılı olarak başvurmadan doğrudan doğruya dava açmış ise de, yargılama devam ederken davacılar tarafından davalıya yazılı başvuru yapıldığı ve davalı tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığı, yargılama aşamasında dava şartının tamamlandığının anlaşılmasına göre işin esası hakkında hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”
(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/387, K. 2023/9366, T. 18.09.2023 — bozma, oy çokluğu)
Karar oy çokluğuyla verilmiştir; iki üye eksikliğin yargılama sırasında tamamlanamayacağı görüşünde kalmıştır. Buna rağmen ön başvurunun dava açılmadan önce yapılması, gereksiz risk almamak bakımından doğru yaklaşımdır.
Başvurunun nasıl yapılacağı, dilekçede bulunması gereken unsurlar ve istenen belgeler için araç değer kaybı başvurusu yazımıza bakabilirsiniz; başvuru usulü araç hasarı ve bedensel zarar talepleri için de aynıdır.
Hangi Zararlar İstenebilir?
TBK m.54 — Bedensel zarar
“MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.”
(6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.54)
Ölüm hâlinde cenaze giderleri ve destekten yoksun kalma zararı gündeme gelir; ayrıntı için destekten yoksun kalma tazminatı yazımıza bakabilirsiniz. Tedavi giderleri bakımından KTK m.98, bu bedellerin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını öngörür.
Bedensel zararların yanı sıra araçta oluşan maddi hasar ve araç değer kaybı de ayrı kalemler olarak istenebilir. Maddi ve manevi zarar kalemlerinin genel çerçevesi için maddi ve manevi tazminat davası yazımıza bakabilirsiniz.
Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Bu, dosyanın tutarını belirleyen ve son yıllarda köklü biçimde değişen alandır. 4. Hukuk Dairesi 2024 tarihli kararında eski yöntemi açıkça terk etmiştir:
“Söz konusu iptal kararı sonrası, ZMSS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir.”
(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/131, K. 2024/7852, T. 18.09.2024 — bozma)
Yerine geçen yöntem, aynı Dairenin daha önceki bir kararında somutlaştırılmıştır: bilinmeyen dönem hesabında bilinen son gelirin her yıl için yüzde on artırılıp yüzde on iskonto edilmesi.
Pratik sonucu şudur: eski teknik faizli formülle yapılmış bir bilirkişi raporu, bugün itiraza açık bir rapordur. Rapora itiraz usulü için bilirkişi raporuna itiraz yazımıza bakabilirsiniz.
Aktif ve pasif dönem ayrımı
“Çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu; sürekli işgücü kaybı nedeniyle tazminatın hesabında, pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır.”
(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12688, K. 2024/10267, T. 04.11.2024 — bozma)
Sık yapılan bir hata, aktif dönemin 65 yaşta bittiğinin varsayılmasıdır; yerleşik içtihat 60 yaşı esas almaktadır.
Asgari geçim indirimi
“asgari geçim indirimi (AGİ), ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez.”
(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/5788, K. 2025/13563, T. 06.10.2025 — bozma)
Kararda somut olarak eleştirilen nokta, bilirkişi raporunda aktif ve pasif dönem ayrımı yapılmadan her iki dönem için de net asgari ücret üzerinden hesap yapılmasıdır. Kural özellikle pasif dönem hesabında sonuç doğurur: bu dönemde zarar, asgari geçim indirimi eklenmemiş asgari ücret düzeyinde kabul edilir.
Kendi dosyanızda kaba bir büyüklük görmek için trafik kazası tazminat hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Kesin tutar, dosyadaki maluliyet oranı ve kusur durumuna göre bilirkişi ve mahkeme tarafından belirlenir.
Yetersiz Ödeme ve İbra Belgesinin İptali
Sigortadan düşük bir ödeme alıp belge imzalamış olmak, yolun sonu değildir.
KTK m.111 — Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar
“Madde 111 – Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.”
(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.111)
- Hukuk Dairesi bu hükmün nasıl işletileceğini açıklamıştır:
“2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111 inci maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Kanun’un bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir.”
(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8233, K. 2024/3169, T. 28.03.2024 — bozma)
Kararda ayrıca iki yıllık sürenin hak düşürücü süre olduğu ve mahkemece resen dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
Değişen Norm Zemini: Neye Dikkat Etmeli?
Bu alandaki kuralların bir kısmı Anayasa Mahkemesi kararlarıyla değişmiştir; bu nedenle eski kaynaklara dayanmak risklidir.
KTK m.90 — Maddi ve manevi tazminat
“Madde 90 – (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.) Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda (…) [72] öngörülen usul ve esaslara tabidir. (Ek cümle:9/6/2021-7327/18 md.) (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 tarihli ve E.: 2021/82, K.: 2022/167 sayılı Kararı ile.) Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda (…) 72 düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.”
(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.90)
Maddenin metnindeki iptal kayıtları, tazminatın Genel Şartlar ekindeki cetvellere göre hesaplanmasını öngören düzenlemelerin ayakta kalmadığını gösterir. Bugün geçerli eksen, Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleri ve gerçek zarar ilkesidir.
Ayrıca yaklaşan bir değişiklik vardır: Anayasa Mahkemesi, kanuni faizi düzenleyen 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesini sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden iptal etmiştir. İptal 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girecektir ve haksız fiilden doğan tazminat alacakları bu kapsamdadır. Ayrıca aynı madde, bu tarih gelmeden 31.07.2026’da yeniden yazılmış (7589 sK m.10) ve kanuni faiz sabit yüzde olmaktan çıkarılarak Merkez Bankası reeskont oranına endekslenmiştir. Ayrıntı için munzam zarar yazımıza bakabilirsiniz.
31 Temmuz 2026: Faiz Artık Tek Tarihten İşlemiyor
Faiz tarafındaki ikinci ve yürürlükte olan değişiklik, 7589 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle Türk Borçlar Kanunu m.55’e eklenen iki fıkradır (Resmî Gazete 31.07.2026, sayı 33326; aynı Kanun m.26/c uyarınca yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir). Trafik kazasından doğan bedensel zarar ve destek tazminatları bu maddenin kapsamındadır.
7589 sayılı Kanun m.18 — TBK m.55’e eklenen fıkralar
Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.
(7589 sayılı Kanun m.18)
İkinci fıkra, yargılama sırasında sigortadan alınan ödemelerin nasıl düşüleceğini kurala bağlar: ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.
Kritik nokta, hangi dosyada uygulanacağıdır — ve ölçüt kaza tarihidir:
7589 sayılı Kanun geçici m.1 — dokuzuncu fıkra
Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 6098 sayılı Kanunun 55 inci maddesinde yapılan değişiklik, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır. Bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar bakımından maddenin değişiklikten önceki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
(7589 sayılı Kanun geçici m.1/9)
Yani 31.07.2026 ve öncesinde meydana gelen kazalarda eski rejim sürer: faiz, tazminatın tamamına kaza tarihinden işler. Bu rejimin dayanağı haksız fiil sorumluluğudur:
İş kazalarında işverenin sorumluluğu haksız fiile dayandığı için, faizin başlangıç tarihi ve faiz yükümlülüğü haksız fiil tarihinden itibaren başlar.
(Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/1220, K. 2019/2808, T. 11.04.2019 — bozma)
Davanın bugün açılmış olması ya da bugün karara çıkacak olması bu ayrımı değiştirmez; belirleyici olan olayın tarihidir. Destek tazminatına özgü ayrıntı için destekten yoksun kalma tazminatı yazımıza bakabilirsiniz.
Ölümlü Kazada Tazminat: Kim, Neyi İsteyebilir?
Kaza ölümle sonuçlandığında istenebilecek kalemler değişir. Türk Borçlar Kanunu m.53 bunları sayar:
“Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.”
(6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.53)
Maddedeki “özellikle” ifadesi sayımın tüketici olmadığını gösterir. Üç kalem şu şekilde ayrışır:
- Cenaze ve defin giderleri. Ölenin mirasçısı olmayan, ancak gideri fiilen karşılayan kişi de bu kalemi isteyebilir.
- Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile ölüm anına kadarki kazanç kayıpları. Bu kalem, kaza ile ölüm arasında süre geçen dosyalarda sıkça atlanır.
- Destekten yoksun kalma. Ölümlü kazalarda tazminatın ağırlık merkezi budur ve hak sahipliği mirasçılığa bağlı değildir; ölenin fiilen desteğinden yoksun kalan kişi, mirasçı olmasa da talep edebilir. Hak sahipliği, pay dağılımı, eşin yeniden evlenme ihtimali ve hangi yaşam tablosunun uygulanacağı için destekten yoksun kalma tazminatı yazımıza bakınız.
Bunların yanında manevi tazminat, ölenin yakınları bakımından ayrıca istenebilir. Ancak manevi tazminat zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır; kusurlu işleten ve sürücüye yöneltilir. Kalemlerin genel çerçevesi için maddi ve manevi tazminat davası yazımıza bakabilirsiniz.
İdari sonuç ayrıca işler. Tazminattan bağımsız olarak, Karayolları Trafik Kanunu m.118 sürücü belgesine yönelik bir yaptırım öngörür:
“Ölümle sonuçlanan trafik kazalarına asli kusurlu olarak sebebiyet veren sürücülerin sürücü belgeleri ise 1 yıl süre ile geri alınır.”
(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.118)
Buradaki ölçüt asli kusurdur; tali kusurlu sürücü bu hükmün kapsamında değildir. Bu yaptırım idari niteliktedir ve tazminat davasının sonucunu belirlemez.
Son olarak, ölümlü kazalarda çoğu zaman bir ceza soruşturması da yürür. Ceza davası ile tazminat davası ayrı yollardır; ceza dosyasındaki kusur tespiti hukuk hâkimini bağlamamakla birlikte önemli bir delil kaynağıdır ve zamanaşımı bakımından da sonuç doğurabilir (aşağıya bakınız).
Zamanaşımı
Trafik kazalarında süreler KTK m.109’da düzenlenmiştir: iki yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren on yıl. Fiil suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa o süre uygulanır. Aynı maddeye göre tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sürelerin işleyişi için haksız fiilde zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- Kusur tartışmasına gömülmek. İşletenin sorumluluğu kusura dayanmaz; kusursuzluk savunması tek başına sonuç doğurmaz.
- Sigortaya ön başvuru yapmadan dava açmak. Tamamlanabilir kabul edilse de gereksiz risk yaratır.
- Eski teknik faizli raporu kabul etmek. Yüzde bir virgül sekiz teknik faizli formülün uygulanamayacağı belirtilmiştir.
- Aktif dönemi 65 yaş saymak. Yerleşik içtihat özel düzenleme yoksa 60 yaşı esas alır.
- Pasif dönem hesabına asgari geçim indirimi eklemek. Bu indirim tazminata esas ücrete dahil edilmez.
- İmzalanan ibra belgesini kesin engel saymak. Yetersiz olduğu açıkça belli anlaşmalar iki yıl içinde iptal edilebilir.
Özet
- İşletenin sorumluluğu kusura dayanmaz; motorlu araç işletmenin tehlikesi sorumluluğun temelidir.
- Dava açmadan önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru gerekir; eksiklik yargılama sırasında tamamlanabilir kabul edilmiştir.
- Bedensel zararda tedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması istenebilir.
- Yüzde bir virgül sekiz teknik faizli formül terk edilmiş, progresif rant yöntemi benimsenmiştir.
- 31.07.2026’dan sonraki kazalarda faiz dönem ayrımına tabidir: kazancın bilindiği döneme kaza tarihinden, bilinemediği döneme karar tarihinden işler; ifa amaçlı ödemeler oransal mahsup edilir.
- Daha önceki kazalarda eski rejim sürer; ölçüt dava tarihi değil kaza tarihidir.
- Aktif çalışma dönemi kural olarak 60 yaşta biter; pasif dönemde zarar asgari ücret düzeyinde kabul edilir ve asgari geçim indirimi eklenmez.
- Yetersiz veya fahiş ibra ve uzlaşmalar iki yıllık hak düşürücü süre içinde iptal edilebilir.
- Süre iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır; suç oluşturan fiillerde ceza süresi uygulanabilir.
Zarar görenin kusurunun etkisi için müterafik kusur, manevi tazminatın belirlenmesi için manevi tazminat miktarı yazımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ölümlü trafik kazasında tazminatı kimler isteyebilir?
Talep hakkı mirasçılıkla sınırlı değildir. 6098 sayılı Kanun m.53 uyarınca cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile kazanç kayıpları ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin uğradığı kayıplar istenebilir. Destekten yoksun kalma tazminatında hak sahipliği ölenin fiilen desteğinden yoksun kalmaya bağlıdır; mirasçı olmayan bir kişi de talepte bulunabilir.
Ölümlü kazada hangi zarar kalemleri istenebilir?
6098 sayılı Kanun m.53 cenaze giderlerini, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıpları ve destekten yoksun kalma zararını sayar. Maddedeki özellikle ifadesi sayımın tüketici olmadığını gösterir. Manevi tazminat ayrıca istenebilir; ancak zorunlu trafik sigortası kapsamı dışında olduğundan kusurlu işleten ve sürücüye yöneltilir.
Ölümlü kazaya sebep olan sürücünün ehliyeti alınır mı?
2918 sayılı KTK m.118 uyarınca ölümle sonuçlanan trafik kazalarına asli kusurlu olarak sebebiyet veren sürücülerin sürücü belgeleri bir yıl süre ile geri alınır. Ölçüt asli kusurdur; tali kusurlu sürücü bu hükmün kapsamında değildir. Bu idari yaptırım tazminat davasından bağımsızdır ve onun sonucunu belirlemez.
Trafik kazasında kime dava açılır?
Sürücünün yanında aracın işleteni ve varsa bağlı olduğu teşebbüs sahibi ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı muhatap olabilir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi işleten ile teşebbüs sahibini müştereken ve müteselsilen sorumlu tutar.
İşletenin kusuru olmasa da sorumlu olur mu?
4. Hukuk Dairesi'ne göre motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumlulukta kural olarak sürücünün kusurlu olması aranmaz ve kusur incelemesi yapılmasına ihtiyaç bulunmaz. Bu bir tehlike sorumluluğudur.
Dava açmadan önce sigortaya başvurmak zorunlu mu?
Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesine göre zarar görenin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Kuruluş on beş gün içinde yazılı cevap vermezse dava açılabilir.
Ön başvuru yapmadan dava açtım, davam reddedilir mi?
4. Hukuk Dairesi'nin 2023 tarihli kararında bu eksikliğin yargılama sırasında tamamlanabileceği kabul edilmiştir. Kararda dava şartı tamamlandığında işin esası hakkında hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.
Hangi zararlar istenebilir?
Bedensel zararlarda tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar istenebilir. Ölüm hâlinde cenaze giderleri ve destekten yoksun kalma zararı gündeme gelir.
Tazminat nasıl hesaplanır?
4. Hukuk Dairesi'ne göre yüzde bir virgül sekiz teknik faizli formülün uygulanması artık mümkün değildir. Hesabın progresif rant formülüyle, bilinmeyen dönemde gelirin her yıl yüzde on artırılıp yüzde on iskonto edilmesiyle yapılması gerekir.
Çalışma dönemi kaç yaşında biter?
4. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadına göre özel kanunlarında ayrık süre belirtilmemiş kişiler yönünden altmış yaş aktif çalışma devresini oluşturur. Kalan süre pasif dönem sayılır ve asgari ücret düzeyinde zarar kabul edilir.
Asgari geçim indirimi hesaba katılır mı?
4. Hukuk Dairesi'nin 2025 tarihli kararına göre asgari geçim indirimi ücretin eki olmadığından tazminata esas ücrete dahil edilemez. Kararda pasif dönem gelirinin bu indirim dahil edilmeden belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Sigortadan aldığım düşük ödemeye rağmen dava açabilir miyim?
Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesine göre yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir. 4. Hukuk Dairesi bu sürenin hak düşürücü olduğunu belirtmiştir.
İbra belgesinin iptalini ayrıca dava etmem gerekir mi?
4. Hukuk Dairesi'ne göre gerekmez. Kararda iptalin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmadığı, dava sırasında ileri sürülebileceği veya iki yıl içinde kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının yeterli olduğu belirtilmiştir.
Sorumluluğu sınırlayan anlaşma geçerli midir?
Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesinin birinci fıkrasına göre bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.
Trafik kazasında zamanaşımı süresi nedir?
Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesine göre iki yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Fiil suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa o süre uygulanır.
Tedavi giderlerini kim karşılar?
Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesine göre trafik kazaları sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarının sunduğu sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.
Tazminata faiz hangi tarihten işler?
Kaza tarihine bakılır. 31 Temmuz 2026'dan sonra meydana gelen kazalarda kazancın bilindiği döneme ilişkin tutara kaza tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tutara karar tarihinden kanuni faiz işler. Bu ayrımı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesine 7589 sayılı Kanun'la eklenen fıkra getirmiştir.
Eski tarihli kazalarda yeni faiz kuralı uygulanır mı?
Hayır. 7589 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre değişiklik yalnız yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanır. Davanın bugün açılmış olması bu ayrımı değiştirmez; belirleyici olan kazanın tarihidir.
Yargılama sırasında sigortadan alınan ödeme nasıl mahsup edilir?
31 Temmuz 2026'dan sonraki kazalarda, ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.