
İçindekiler 15
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Görevi Kötüye Kullanma Nedir, Şartları Nelerdir?
- Dayandığı Kanun Maddeleri
- Üç Sonuçtan Biri Yoksa Suç Yoktur
- “Her Usulsüzlük Kamu Zararıdır” Denemez
- Görevi Kötüye Kullanma Cezası
- TCK 257 Tali Normdur: Önce Hangi Suç?
- İcrai mi, İhmali mi? (257/1 ↔ 257/2)
- Soruşturma İzni: Savcı Doğrudan Soruşturamaz
- Görevli Mahkeme, Şikâyet, Uzlaştırma ve Zamanaşımı
- Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Görevi kötüye kullanma suçu (TCK 257), bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı davranması ve bu davranış yüzünden ya birinin mağdur olması, ya kamunun zarara uğraması, ya da birine haksız menfaat sağlanmasıyla oluşur. Cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Kuralın ihlali tek başına yetmez: üç sonuçtan hiçbiri doğmamışsa suç oluşmaz.
Bu Durumda mısınız?
- Hakkınızda bir müfettiş/denetim raporu düzenlendi ve savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.
- Bir ihale, atama, ruhsat veya sınav işleminde “usule aykırı davrandığınız” iddia ediliyor.
- İşleminiz idare mahkemesince iptal edildi ve şimdi bunun ceza soruşturmasına dönüşmesinden endişe ediyorsunuz.
- Bir kamu görevlisinin işlemi yüzünden hak kaybına uğradınız ve şikâyet etmek istiyorsunuz.
- Hakkınızda zimmet, irtikap veya sahtecilik iddiası var; dosyada ayrıca görevi kötüye kullanma da geçiyor.
Somut dosyanızın sonucu, iddianamedeki anlatıma ve delil durumuna göre değişir; bir avukatla görüşmeden adım atmayın.
Görevi Kötüye Kullanma Nedir, Şartları Nelerdir?
Suç, üç halkalı bir zincirdir. Zincirin her halkası ayrı ayrı kanıtlanmalıdır.
- Fail kamu görevlisi olmalıdır. TCK, bunu memurlukla sınırlamaz; kamusal faaliyete katılan herkesi kapsar.
- Görevin gereklerine aykırı bir davranış bulunmalıdır. Bu, görevi hiç yapmamak değil, kurala aykırı biçimde yapmaktır (ihmal hâli ayrı fıkrada düzenlenir).
- Üç sonuçtan biri doğmalıdır: kişilerin mağduriyeti, kamunun zararı veya kişilere haksız menfaat.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, “görevin gereklerine aykırı hareket”i şöyle tanımlar:
“Görevin gereklerine aykırı hareket etmekten, kamu görevlisinin görevini kanun, idari düzenlemeler veya talimatların öngördüğü usul ve esaslardan başka surette ifa etmesi anlaşılmaktadır.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/159, K. 2022/712, T. 15.11.2022)
Dayandığı Kanun Maddeleri
TCK m.257 — Görevi kötüye kullanma
(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
TCK m.6 — Tanımlar
c) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi,
Bu tanım geniştir: kadrolu memur olmayan, sözleşmeli ya da geçici görevlendirilmiş kişiler de kamu görevlisi sayılabilir.
Üç Sonuçtan Biri Yoksa Suç Yoktur
Bu, dosyaların çoğunun düğümlendiği yerdir. Kurala aykırılık suçun kendisi değil, yalnızca ilk halkasıdır. Ceza Genel Kurulu bunu tereddüde yer bırakmayacak biçimde söyler:
“Suçun oluşabilmesi için, norma aykırı davranış yetmemekte, fiil nedeniyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da suç tarihi itibarıyla kişilere haksız kazanç sağlanması gerekmektedir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/159, K. 2022/712, T. 15.11.2022)
Üç sonucun sınırları da Kurul tarafından çizilmiştir.
Mağduriyet, sadece para kaybı demek değildir. Bir hakkın ihlali de mağduriyettir:
“Mağduriyet kavramının, sadece ekonomik bakımdan uğranılan zararla sınırlı olmayıp bireysel hakların ihlali sonucunu doğuran her türlü davranışı ifade ettiği kabul edilmelidir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/159, K. 2022/712, T. 15.11.2022)
Haksız menfaat maddi olmak zorunda değildir:
“Kişilere haksız menfaat sağlanması, bir başkasına hukuka aykırı şekilde her türlü maddi ya da manevi yarar sağlanması anlamına gelmektedir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/159, K. 2022/712, T. 15.11.2022)
“Her Usulsüzlük Kamu Zararıdır” Denemez
Soruşturma dosyalarında sık rastlanan bir akıl yürütme vardır: “Kamu görevlisi kurala aykırı davrandı; bu, kamuya duyulan güveni sarstı; öyleyse kamu zararı doğdu.” Ceza Genel Kurulu bu çıkarımı açıkça yasaklamıştır:
“Ancak bu belirleme yapılırken, norma aykırı her davranışın, kamuya duyulan güveni sarstığı, dolayısıyla, kamu zararına yol açtığı veya zarara uğrama ihtimalini ortaya çıkardığı şeklindeki bir düşünceyle de hareket edilmemelidir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/159, K. 2022/712, T. 15.11.2022)
Pratik sonucu şudur: kamu zararı, soyut bir “güven zedelenmesi”nden türetilemez; somut olayda gösterilmelidir. Bir savunmada en çok işe yarayan nokta genellikle budur; çünkü iddianameler bazen tam da bu yasaklanmış karineyle kurulur.
Görevi Kötüye Kullanma Cezası
| Fıkra | Davranış | Hapis cezası | Dayanak |
|---|---|---|---|
| 257/1 | Görevin gereklerine aykırı hareket (icrai) | 6 ay – 2 yıl | TCK m.257/1 |
| 257/2 | Görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme | 3 ay – 1 yıl | TCK m.257/2 |
| 257/3 | (Mülga — 6352 sK, 02.07.2012) | — | TCK m.257/3 |
Suçun nitelikli hâli veya artırım sebebi maddede öngörülmemiştir; ceza, TCK’nın genel hükümlerine göre bireyselleştirilir.
TCK 257 Tali Normdur: Önce Hangi Suç?
Maddenin ilk cümlesi kritiktir: “Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında…” Bu ibare, görevi kötüye kullanmayı tali (ikincil) bir norm hâline getirir. Yani kamu görevlisinin eylemi kanunda özel olarak tanımlanmış bir suça uyuyorsa, o özel suç uygulanır; TCK 257 devreye girmez.
Ceza Genel Kurulu, tali normun işlevini şöyle tanımlar:
“Yardımcı (tali) normlar, asli normlarla benzer hukuki yararları koruyan normlardır. Bu tür normlar, asli normların tatbik edilemeyeceği durumlarda kanunda boşluk oluşmasını engellemek amacıyla getirilmiş düzenlemelerdir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/525, K. 2019/307, T. 11.04.2019 — oy çokluğuyla)
Aynı kararda Kurul, ilkeyi doğrudan TCK 204 ↔ TCK 257 ilişkisine uygulamıştır: sahte resmî belge düzenleyen kamu görevlisi yalnızca sahtecilikten sorumlu olur, ayrıca görevi kötüye kullanmadan ceza verilmez.
“bu eylemlerinin bir bütün hâlinde asli norm niteliğindeki TCK’nın 204. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçunu oluşturması nedeniyle ayrıca tali norm niteliğindeki aynı Kanun’un 257. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturmayacağı kabul edilmelidir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/525, K. 2019/307, T. 11.04.2019 — oy çokluğuyla)
Kümenin mantığı budur:
- Görevi nedeniyle kendisine teslim edilen malı zimmetine geçirdiyse → zimmet (TCK 247), 5–12 yıl.
- Görevinin sağladığı nüfuzu kullanarak birini menfaat sağlamaya zorladıysa → irtikap (TCK 250), 5–10 yıl.
- Karşı tarafla anlaşarak menfaat sağladıysa (kişi mecbur bırakılmamışsa) → rüşvet (TCK 252), 4–12 yıl. Burada veren de alan da suçludur.
- Sahte resmî belge düzenlediyse → resmî belgede sahtecilik (TCK 204).
- Bunların hiçbirine uymayan bir görev ihlali varsa → görevi kötüye kullanma (TCK 257), 6 ay–2 yıl.
Aradaki ceza farkı büyüktür; bu yüzden nitelendirme, dosyanın en önemli tartışmasıdır.
TCK m.247 — Zimmet
(1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
İrtikapta ise mağdurun iradesi üzerinde bir baskı ya da aldatma vardır. Ceza Genel Kurulu, irtikabın iki türünü mağdurun bilgisine göre ayırır:
“Bu anlamda mağdur, yararı sağlamak zorunda olmadığını bilmekle birlikte failin manevi baskısı sonucu bu yararı sağlamak zorunda kalmakta ise icbar suretiyle irtikap, buna karşılık sağladığı yararın haksız olduğunu bilmemekte ise ikna suretiyle irtikaptan söz edilir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/803, K. 2018/223, T. 22.05.2018)
Belgede sahtecilik yönünden ise ölçüt, belgenin aldatma yeteneği (iğfal kabiliyeti) taşıyıp taşımadığıdır:
“Aldatıcılık özelliği suçun temel unsuru olup, özel bir incelemeye tabi tutulmadıkça gerçek olmadığı anlaşılamayan belge, sahte belge olarak kabul edilmelidir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/525, K. 2019/307, T. 11.04.2019 — oy çokluğuyla)
Pratik uyarı: iddianamede “görevi kötüye kullanma” yazması, hükmün de o suçtan kurulacağı anlamına gelmez. Mahkeme, anlatılan eylemi başka bir suç olarak nitelendirebilir:
“Bu düzenlemenin bir sonucu olarak mahkeme, eylemin hangi suçu oluşturacağına ilişkin nitelendirmede iddia ve savunmayla bağlı değildir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/604, K. 2020/269, T. 04.06.2020)
Bu nedenle savunma, yalnızca iddianamedeki suça göre değil, eylemin kayabileceği daha ağır suçlara göre de kurulmalıdır. Ayrıntı için irtikap suçu makalesine bakabilirsiniz.
İcrai mi, İhmali mi? (257/1 ↔ 257/2)
Ayrım, cezayı doğrudan etkiler:
- 257/1 (icrai): görev yapılır, ama kurala aykırı biçimde yapılır. Örneğin mevzuatın aradığı şartlar yokken ruhsat verilmesi. Ceza: 6 ay – 2 yıl.
- 257/2 (ihmali): görev hiç yapılmaz ya da geciktirilir. Örneğin yasal süresinde yapılması gereken denetimin yapılmaması. Ceza: 3 ay – 1 yıl.
Her iki fıkrada da üç sonuçtan birinin doğması şartı aynen aranır. İhmal tek başına (mağduriyet, kamu zararı veya haksız menfaat doğurmadıkça) suç oluşturmaz.
Soruşturma İzni: Savcı Doğrudan Soruşturamaz
Görevi kötüye kullanma, memurun görevi sebebiyle işlediği bir suç olduğu için, soruşturması genel kurallara tabi değildir. 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun devreye girer.
4483 sayılı Kanun m.4 — Olayın yetkili mercie iletilmesi
Cumhuriyet başsavcıları, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin bu Kanun kapsamına giren suçlarına ilişkin herhangi bir ihbar veya şikayet aldıklarında veya böyle bir durumu öğrendiklerinde ivedilikle toplanması gerekli ve kaybolma ihtimali bulunan delilleri tespitten başka hiçbir işlem yapmayarak ve hakkında ihbar veya şikayette bulunulan memur veya diğer kamu görevlisinin ifadesine başvurmaksızın evrakın bir örneğini ilgili makama göndererek soruşturma izni isterler.
Bu hükmün pratik sonucu çok nettir: savcı, memurun ifadesini bile almadan dosyayı izin merciine gönderir. İzin verilmezse soruşturma açılamaz.
4483 sayılı Kanun m.3 — İzin vermeye yetkili merciler
a) İlçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında kaymakam, b) İlde ve merkez ilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kaymakamlar hakkında vali,
İzin kararına karşı itiraz yolu açıktır; itirazı bölge idare mahkemesi inceler.
4483 sayılı Kanun m.9 — İtiraz
Soruşturma izni verilmesine ilişkin karara karşı hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisi; soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı ise Cumhuriyet başsavcılığı veya şikayetçi, izin vermeye yetkili merciler tarafından verilen işleme koymama kararına karşı da şikâyetçi itiraz yoluna gidebilir.
Dikkat: izin şartı, memurun işlediği her suç için geçerli değildir. Zimmet, irtikap ve rüşvet gibi bazı suçlar bu kanunun kapsamı dışındadır ve doğrudan savcılıkça soruşturulur. Eylemin hangi suç sayıldığı, bu yüzden usulü de değiştirir.
Görevli Mahkeme, Şikâyet, Uzlaştırma ve Zamanaşımı
| Konu | Durum | Dayanak |
|---|---|---|
| Görevli mahkeme | Asliye ceza mahkemesi | 5235 sayılı Kanun m.12 |
| Şikâyet | Şikâyete bağlı değil — re’sen soruşturulur | TCK m.257 |
| Uzlaştırma | YOK | CMK m.253 |
| Önödeme | YOK (hapis üst sınırı 6 ayı aşıyor) | TCK m.75 |
| Dava zamanaşımı | 8 yıl | TCK m.66 |
| HAGB | Şartları varsa mümkün (257/1 üst sınır 2 yıl) | CMK m.231 |
Kümedeki karşıtlık: görevi kötüye kullanma asliye cezada görülür; ama aynı dosyanın zimmete veya irtikaba dönmesi hâlinde mahkeme de değişir. Kanun bu iki suçu adıyla sayarak ağır cezaya vermiştir.
5235 sayılı Kanun m.12 — Ağır ceza mahkemesinin görevi
Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), (…) hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç) ve 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.
Görevi kötüye kullanma bu listede yer almaz ve cezası on yılı aşmaz; bu nedenle asliye ceza mahkemesinde görülür.
Uzlaştırma neden yok? Çünkü uzlaştırma yalnızca şikâyete bağlı suçlarla, kanunda tek tek sayılan suçlarda mümkündür; görevi kötüye kullanma bu listede yer almaz ve şikâyete de bağlı değildir.
CMK m.253 — Uzlaştırma
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
Zamanaşımı yönünden, cezanın üst sınırı beş yılı aşmadığı için genel süre uygulanır.
TCK m.66 — Dava zamanaşımı
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
HAGB bakımından ayrıca HAGB’nin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ve iptalin yürürlük tarihi önem taşır.
Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?
Ceza hukukunda kural, fiilin işlendiği tarihteki kanunun uygulanmasıdır; ancak sonradan çıkan kanun failin lehine ise geriye yürür (TCK m.7).
Görevi kötüye kullanma bakımından tablo sadedir: TCK 257’nin birinci ve ikinci fıkraları 2005’ten bu yana değişmemiştir. 2025 yılında bazı TCK maddelerinin cezalarını artıran 7550 sayılı Kanun, bu maddeye dokunmamıştır. Dolayısıyla kasten yaralama gibi suçlarda gündeme gelen “eski ceza mı, yeni ceza mı?” tartışması burada yoktur.
Tek istisna geçmişe dönüktür: maddenin üçüncü fıkrası 02.07.2012 tarihli 6352 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten önce işlenmiş fiiller bakımından mülga fıkranın ve lehe kanun karşılaştırmasının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- İddianın hangi fıkraya dayandığını belirleyin — icrai (257/1) mi, ihmali (257/2) mi?
- Üç sonucu tek tek sorgulayın. Dosyada somut bir mağduriyet, ölçülebilir bir kamu zararı veya belirli bir haksız menfaat gösterilmiş mi? Gösterilmemişse bu, savunmanın merkezidir.
- Kamu zararının nasıl hesaplandığına bakın. “Güven sarsıldı, öyleyse zarar var” denmişse, bu çıkarım Yargıtay tarafından yasaklanmıştır.
- Nitelendirme riskini ölçün. Eylem zimmet, irtikap veya sahteciliğe kayabilir mi? Mahkeme iddianameyle bağlı değildir.
- Soruşturma izni sürecini takip edin. İzin verilmesi kararına karşı itiraz süresini kaçırmayın.
- İdari işlemin iptal edilmiş olması tek başına suç değildir — idari hukuka aykırılık ile ceza sorumluluğu ayrı eksenlerdir.
Sık Yapılan Hatalar
- “İşlem iptal edildi, demek ki suç işledim” sanmak. İdari yargıdaki iptal, ceza mahkemesini bağlamaz; ceza sorumluluğu için üç sonuçtan birinin doğması aranır.
- Kamu zararını soyut bırakmak. Şikâyetçi tarafta da savunma tarafında da en sık hata budur: zarar somutlaştırılmadan dosya kurulur.
- Ağır suçları görmezden gelmek. “Sadece görevi kötüye kullanma” diye savunma kurup, dosyanın zimmete kaymasına hazırlıksız yakalanmak.
- Soruşturma izni aşamasını önemsememek. İzin aşaması, dosyanın hiç açılmadan kapanabileceği tek aşamadır.
- Şikâyetten vazgeçmenin dosyayı düşüreceğini sanmak. Suç şikâyete bağlı değildir; vazgeçme davayı düşürmez.
Özet
- TCK 257’de kural ihlali tek başına suç değildir. Ayrıca mağduriyet, kamu zararı veya haksız menfaat sonuçlarından biri doğmalıdır.
- Kamu zararı karineyle kurulamaz. “Usulsüzlük güveni sarsar, öyleyse zarar vardır” akıl yürütmesi Yargıtay tarafından reddedilmiştir.
- TCK 257 tali normdur. Eylem zimmet, irtikap veya sahtecilik olarak tanımlanmışsa o suç uygulanır; ceza farkı çok büyüktür.
- Soruşturma izni şarttır. Savcı, memurun ifadesini almadan izin merciine başvurur; izin yoksa soruşturma da yoktur.
- Ceza: 257/1 için 6 ay–2 yıl, 257/2 için 3 ay–1 yıl. Suç şikâyete tabi değildir, uzlaştırma kapsamına girmez, dava zamanaşımı 8 yıldır.
İlgili yazılar: İrtikap Suçu (TCK 250): Nedir, Cezası Nedir, Rüşvetten Farkı Nedir? · Rüşvet Suçu ve Cezası (TCK 252) · Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir? Şartları ve Denetim Süresi · Sanık Ne Demek? Şüpheli ile Sanık Farkı ve Sanığın Hakları · Müşteki Ne Demek? Müşteki, Katılan ve Şikâyetçi Farkı
Sıkça Sorulan Sorular
Görevi kötüye kullanma suçunun cezası nedir?
Görevin gereklerine aykırı hareket edilmesi hâlinde (TCK 257/1) altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Görevin ihmal edilmesi veya geciktirilmesi hâlinde (TCK 257/2) ceza üç aydan bir yıla kadar hapistir.
Her kural ihlali görevi kötüye kullanma sayılır mı?
Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na göre norma aykırı davranış tek başına yetmez; ayrıca kişilerin mağduriyeti, kamunun zararı veya kişilere haksız menfaat sağlanması sonuçlarından biri doğmalıdır.
Kamu zararı nasıl ispatlanır?
Somut olayda gösterilmesi gerekir. Her usulsüzlüğün kamuya duyulan güveni sarstığı, dolayısıyla kamu zararı doğurduğu biçimindeki bir çıkarımla hareket edilemeyeceği Ceza Genel Kurulu tarafından açıkça belirtilmiştir.
Görevi kötüye kullanma şikâyete tabi midir?
Hayır. Suç re'sen soruşturulur. Şikâyetten vazgeçilmesi davanın düşmesi sonucunu doğurmaz.
Görevi kötüye kullanma suçunda uzlaşma var mıdır?
Hayır. Uzlaştırma, şikâyete bağlı suçlarla kanunda tek tek sayılan suçlarda mümkündür; görevi kötüye kullanma bu kapsamda değildir.
Görevi kötüye kullanmada zamanaşımı kaç yıldır?
Dava zamanaşımı sekiz yıldır; çünkü cezanın üst sınırı beş yılı aşmamaktadır.
Savcı memuru doğrudan soruşturabilir mi?
Kural olarak hayır. 4483 sayılı Kanun uyarınca savcı, gecikmesinde sakınca bulunan delil tespiti dışında işlem yapmadan ve memurun ifadesini almadan izin merciinden soruşturma izni ister.
Soruşturma izni verilmezse ne olur?
Soruşturma açılamaz. Ancak izin verilmemesi kararına karşı Cumhuriyet başsavcılığı veya şikâyetçi itiraz edebilir; itirazı bölge idare mahkemesi inceler.
Görevi kötüye kullanma ile zimmet arasındaki fark nedir?
Zimmette kamu görevlisi, görevi nedeniyle kendisine teslim edilmiş bir malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirir ve ceza beş yıldan on iki yıla kadar hapistir. Görevi kötüye kullanma ise kanunda ayrıca tanımlanmayan görev ihlallerine uygulanan tali bir normdur.
İddianame görevi kötüye kullanma diyorsa mahkeme başka suçtan ceza verebilir mi?
Evet. Anlatılan eylem değişmediği sürece mahkeme hukuki nitelendirmede iddia ve savunmayla bağlı değildir; ek savunma hakkı verilerek başka bir suçtan hüküm kurulabilir.
Görevi kötüye kullanmada HAGB uygulanır mı?
Cezanın üst sınırı iki yıl olduğundan, kanuni şartların bulunması hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması gündeme gelebilir. Anayasa Mahkemesi CMK 231'in ilgili fıkralarını iptal etmişti; ancak iptal yürürlüğe girmeden 7589 sayılı Kanun'la 31.07.2026'da yeniden düzenlendiği için HAGB kurumu yürürlüktedir.
İdare mahkemesi işlemi iptal ettiyse ceza alır mıyım?
İptal kararı tek başına ceza sorumluluğu doğurmaz. İdari işlemin hukuka aykırı bulunması ile suçun unsurlarının oluşması ayrı meselelerdir; ceza için üç sonuçtan birinin somut olarak gerçekleşmesi aranır.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler