Usul Hukuku

Davadan Feragat Nedir? Şartları, Sonuçları ve Geri Alınması

Feragat ne demek, davadan feragat nasıl yapılır? Feragatin şekli, karşı tarafın rızası, kesin hüküm sonucu, geri alınması, feragatname ile takipten ve mirastan feragatin farkı. Güncel HMK ile öğrenin.

11 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Çizgili deftere kalemle yazan el
İçindekiler 16

Kısa Cevap

Davadan feragat, davacının mahkemeden istediği talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m.307). Feragat için karşı tarafın veya mahkemenin onayı gerekmez; tek taraflı beyanla hüküm doğurur ve kesin hüküm gibi sonuç yaratır; yani aynı talep bir daha dava edilemez. Bu yönüyle, karşı tarafın açık rızasını gerektiren “davanın geri alınmasından” ayrılır. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her aşamada yapılabilir; ancak sonuçları ağır olduğu için dikkatle değerlendirilmelidir.

Bu Durumda mısınız?

  • Açtığınız davadan vazgeçmek istiyor ve bunun sonuçlarını (aynı davayı tekrar açabilir miyim?) merak ediyorsunuz.
  • Karşı tarafla anlaştınız ve davayı sonlandırmak için feragat mi yoksa başka bir yol mu izlemeniz gerektiğini soruyorsunuz.
  • Feragat ettiniz ama pişman oldunuz; geri alıp alamayacağınızı öğrenmek istiyorsunuz.
  • Feragat ile davanın geri alınması arasındaki farkı ve hangisinin sizin için doğru olduğunu araştırıyorsunuz.
  • Feragat hâlinde yargılama giderleri ve vekalet ücretini kimin ödeyeceğini soruyorsunuz.

Bu kararın sonuçları geri dönülmezdir; feragat beyanında bulunmadan önce mutlaka bir avukata danışın.

Davadan Feragat Nedir?

Feragat, davacının kendi talebinden vazgeçmesini ifade eden bir usul işlemidir. Tanımı kanunda açıktır:

6100 sayılı HMK m.307 — Davadan feragat

MADDE 307- (1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.

Feragat, davanın esasına ilişkin bir tasarruftur: davacı yalnız o davadaki talebini geri çekmiş olmaz, o talep hakkında artık dava açamayacak biçimde vazgeçmiş olur. Bu nedenle feragat, davayı geçici olarak bırakmaktan (örneğin takipsiz bırakmaktan) tamamen farklıdır.

”Feragat” Tek Bir Kurum Değildir — Üç Ayrı Feragati Karıştırmayın

Günlük dilde “feragat ne demek” sorusunun tek bir karşılığı varmış gibi konuşulur; oysa hukukta bu sözcük birbirinden bağımsız üç kuruma ad olur. Hangisinden söz ettiğiniz, rıza gerekip gerekmediğini, şeklini ve maliyetini tamamen değiştirir:

Davadan feragatİcra takibinden vazgeçmeMirastan feragat sözleşmesi
DayanakHMK m.307Harçlar Kanunu m.23TMK m.528
NiteliğiTek taraflı usul işlemiTek taraflı usul işlemiSözleşme — iki taraflı
Karşı taraf rızasıGerekmezGerekmezŞart (mirasbırakanla yapılır)
ŞekliDilekçe veya duruşmada sözlüZabıtnameye yazılırResmî vasiyetname şeklinde
Mali sonuçYargılama giderleri feragat edene aitTahsil harcının yarısı (satıştan sonra tamamı)Karşılıklı veya karşılıksız olabilir

İcra takibinden vazgeçme — harcı yarıya indiren an

Takipten vazgeçmenin kendine özgü bir maliyet kuralı vardır ve zamanlaması belirleyicidir:

492 sayılı Harçlar Kanunu m.23:

Her ne sebep ve suretle olursa olsun, icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır.

Yani satış gerçekleşmeden vazgeçen alacaklı tahsil harcının yarısını öder; satıştan sonra vazgeçerse indirim hakkını kaybeder ve harcın tamamını öder. Tutarı görmek için icra harcı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Mirastan feragat — tek taraflı beyanla yapılamaz

En sık yapılan hata, mirastan feragati bir dilekçe ya da noter beyanıyla yapılabilir sanmaktır. Kanun bunu bir sözleşme olarak kurar:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.528:

Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.

Sözleşme mirasbırakanın sağlığında ve onunla birlikte yapılır; mirasçının tek başına yaptığı beyan bu sonucu doğurmaz. Bir miras sözleşmesi olduğu için şekli de ağırdır:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.545:

Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir. Sözleşmenin tarafları, arzularını resmî memura aynı zamanda bildirirler ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar.

Mirasbırakan öldükten sonra mirası istememek ise feragat değil, mirasın reddidir; kanun bunu üç aylık bir süreye bağlar (TMK m.606). İkisi farklı kurumlardır: biri ölümden önce sözleşmeyle, diğeri ölümden sonra süreli bir beyanla yapılır.

Feragatname Nedir?

Feragatname, kanunda tanımlanmış ayrı bir kurum değildir; feragat iradesinin yazılı hâline verilen uygulama adıdır. Bu yüzden bir feragatnamenin hüküm doğurup doğurmayacağı, adından değil, hangi feragate ilişkin olduğundan ve o feragatin kendi şartlarını taşıyıp taşımadığından anlaşılır:

  • Davadan feragat için yazılı belge zorunlu değildir — HMK m.309 beyanın dilekçeyle veya duruşmada sözlü olarak yapılabileceğini söyler. Yazılı verilen bir feragatname bu ihtimallerden yalnız birini karşılar.

  • Mirastan feragat için bir feragatname tek başına yetmez; resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmiş ve mirasbırakanın da taraf olduğu bir sözleşme aranır (TMK m.528, m.545).

  • Vekil aracılığıyla verilecek feragatnamede, vekaletnamede açık özel yetki bulunmalıdır. Kanun bunu vekilin yapamayacağı işlemler listesinde sayar:

    6100 sayılı HMK m.74 — Davaya vekâlette özel yetki verilmesini gerektiren hâller

    MADDE 74- (1) Açıkça yetki verilmemiş ise vekil; sulh olamaz, hâkimi reddedemez, davanın tamamını ıslah edemez, yemin teklif edemez, yemini kabul, iade veya reddedemez, başkasını tevkil edemez, haczi kaldıramaz, müvekkilinin iflasını isteyemez, tahkim ve hakem sözleşmesi yapamaz, konkordato veya sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması teklifinde bulunamaz ve bunlara muvafakat veremez, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz, davadan veya kanun yollarından feragat edemez, karşı tarafı ibra ve davasını kabul edemez, yargılamanın iadesi yoluna gidemez, hâkimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davası açamaz, hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez.

    Maddenin lafzı iki ayrı işlemi anar: davadan feragat ve kanun yollarından feragat. İkisi aynı cümlede sayıldığı için vekaletnamedeki yetkinin hangisini kapsadığı metinden okunmalıdır. Aşağıdaki Hukuk Genel Kurulu kararında bu iki feragat aynı dosyada ayrı taraflarca yapılmış ve ayrı sonuçlar doğurmuştur. Özel yetki bulunmadığında vekilin yaptığı işlem, kanunun deyişiyle vekilin yapamayacağı bir işlemdir.

Belgenin içeriği bakımından belirleyici olan nokta, iradenin açık ve kayıtsız-şartsız olmasıdır (HMK m.309/4): hangi talepten, tamamen mi yoksa kısmen mi vazgeçildiği tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılmalıdır. “Şimdilik takip etmiyorum”, “hakkımı saklı tutarak vazgeçiyorum” gibi kayıtlı ifadeler feragat sayılmaz.

Nasıl Yapılır? Karşı Tarafın Rızası Gerekir mi?

Feragatin en pratik özelliği, tek taraflı olmasıdır:

6100 sayılı HMK m.309 — Feragat ve kabulün şekli

(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.

(2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.

(3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.

(4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.

Yani feragat için karşı tarafın ya da hâkimin onayı aranmaz; davacının açık beyanı yeterlidir. Beyan, dilekçeyle ya da duruşmada sözlü olarak yapılabilir ve tutanağa geçirilir.

“Kayıtsız ve şartsız olmalıdır” bir yorum değil, maddenin dördüncü fıkrasının lafzıdır. Bu yüzden “şu şart gerçekleşirse feragat ediyorum”, “karşı taraf şunu yaparsa vazgeçerim” gibi koşula bağlanmış beyanlar feragat hükmü doğurmaz. Üçüncü fıkra da aynı kesinliği kısmi feragat için ister: feragat edilen kısım dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmelidir.

Yargıtay bu ölçütü kanunun kendi gereği olarak tanımlar ve dört fıkranın tamamının birlikte aranmasını feragatin kesin hüküm sonucuna bağlar:

“Bir usul hukuku kavramı olarak davadan feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması, yasa gereğidir. … Davadan feragatin, kesin hükmün sonuçlarını doğurucu nitelikte olması nedeniyle bütün bu özellikleri içermesi zorunludur.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/146, K. 2015/2929, T. 02.12.2015 — bozma)

Beyan Ne Zaman “Açık” Sayılmaz?

Uygulamada tartışma çoğu kez şu noktada çıkar: taraf bir şey söylemiştir, ama söylediği kendi davasından vazgeçmek midir, yoksa karşı tarafın davasına itiraz mıdır? Yargıtay 2025 tarihli bir kararında bu ikisini ayırmıştır. Karşılıklı boşanma davalarında erkeğin “kadının davası yönünden boşanmak istemediğine” dair duruşma beyanı, kendi davasından feragat sayılmamıştır:

“Davadan feragat beyanının, kesin ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açık olması lazımdır.”

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/10552, K. 2025/7186, T. 11.09.2025 — bozma)

Pratik sonuç: bir beyanın feragat sayılabilmesi için hangi davadan ve hangi talepten vazgeçildiğinin beyanın kendisinden anlaşılması gerekir. Kararda belirleyici olan, beyanın ne kadar kararlı söylendiği değil neye yöneldiğidir: karşı tarafın davasının reddini sağlamaya yönelen bir beyan, kişinin kendi davası bakımından açık bir feragat beyanı sayılmamıştır.

Ne Zamana Kadar Feragat Edilebilir?

Feragat, yargılamanın hemen her aşamasında mümkündür:

6100 sayılı HMK m.310 — Feragat ve kabulün zamanı

(1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.

(2) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir.

(3) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.

2020 değişikliği bu konuyu ikiye ayırarak düzenlemiştir ve ayrımı yapan soru tektir: dosya temyiz incelemesine gönderilmiş midir?

Feragat ne zaman yapıldıDosyaya ne olurEk kararı kim verir
Hüküm sonrası, dosya henüz gönderilmedenKanun yolu incelemesine gönderilmez (m.310/2)İlk derece mahkemesi veya BAM
Dosya temyiz incelemesine gönderildikten sonraYargıtay inceleme yapmaksızın geri gönderir (m.310/3)Hükmü veren mahkeme

İkinci hâlin işleyişi Hukuk Genel Kurulunun 2025 tarihli bir kararında görülüyor. Dosya temyiz incelemesi için Kurulda beklerken davacı vekili feragat dilekçesi vermiş; Kurul esasa hiç girmemiştir:

“Temyiz edilen ve fakat henüz Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca görüşülmeyen bir direnme kararı, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından bu aşamada davadan feragat mümkündür.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/123, K. 2025/691, T. 05.11.2025 — dosyanın ek karar için geri gönderilmesi)

Aynı karar, uygulamada karıştırılan iki ayrı feragati de yan yana koyar: davacı davadan feragat etmiş, davalı ise temyiz isteminden feragat etmiştir. Sonuçları farklıdır. Davadan feragat dosyanın ek karar için geri gönderilmesini gerektirmiş, temyizden feragat ise temyiz isteminin reddiyle sonuçlanmıştır. Vekaletnamedeki özel yetki bakımından da ikisi ayrı ayrı sayılır (HMK m.74).

Feragatin Sonuçları: Kesin Hüküm Etkisi

Feragatin en önemli ve en sık gözden kaçan sonucu, kesin hüküm etkisidir:

6100 sayılı HMK m.311 — Feragat ve kabulün sonuçları

(1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.

Bunun anlamı nettir: feragat ettiğiniz talep hakkında dava, davanın reddi gibi sonuçlanır ve aynı talebi bir daha dava edemezsiniz. Tek istisna, irade bozukluğudur (hata, hile, korkutma): feragat beyanı bu hâllerden birine dayanıyorsa iptali istenebilir.

Kapsamın ne kadar geniş olduğunu Hukuk Genel Kurulu tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazar. Feragat yalnız o davayı değil, hakkın kendisini düşürür:

“Bilindiği gibi, feragat yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına gelmektedir. Davadan feragat neticesinde feragate konu teşkil eden hak tamamen düşer ve artık bir daha dava konusu yapılamaz.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/146, K. 2015/2929, T. 02.12.2015 — bozma)

Bu cümle, feragatin neden “davayı bir süreliğine bırakmak” olmadığını açıklar: ortadan kalkan şey dava değil, dava ile istenen haktır. Bu yüzden feragat, alacaktan ya da haktan tümüyle vazgeçmek anlamına gelen ağır bir tasarruftur.

Feragat Geri Alınabilir mi?

Kural olarak hayır. Feragat, hüküm ifade ettiği andan itibaren kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan, davacı bundan tek taraflı olarak dönemez. Feragattan dönmenin tek yolu, beyanın irade bozukluğu (hata, hile veya korkutma) ile sakatlandığını ileri sürüp iptalini istemektir (HMK m.311/1). Bu nedenle “pişman olursam geri alırım” düşüncesiyle feragat etmek çok risklidir.

Feragat ile Davanın Geri Alınmasının Farkı

Uygulamada en çok karıştırılan iki kurumdur; farkları belirleyicidir:

6100 sayılı HMK m.123 — Davanın geri alınması

MADDE 123- (1) Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.

Fark üç noktada toplanır:

  • Rıza: Feragat için karşı tarafın rızası gerekmez (HMK m.309/2); davanın geri alınması için davalının açık rızası şarttır (HMK m.123).
  • Sonuç: Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur (talep bir daha dava edilemez); davanın geri alınmasında dava açılmamış sayılır ve talep, koşulları varsa yeniden dava edilebilir.
  • Amaç: Hakkından tümüyle vazgeçmek istiyorsanız feragat; davayı bu aşamada bırakıp hakkı saklı tutmak istiyorsanız (ve karşı taraf razıysa) geri alma uygundur.

Bu ayrım, “davadan vazgeçmek” istediğinizde hangi yolun sizin lehinize olduğunu belirler.

Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti

6100 sayılı HMK m.312 — Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri

MADDE 312- (1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.

(2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.

Feragat eden davacı, kural olarak davayı kaybetmiş gibi yargılama giderlerini öder (HMK m.312/1); feragat talep sonucunun bir kısmına ilişkinse giderlere mahkumiyet de ona göre belirlenir. Ancak bir istisna vardır: davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve ilk duruşmada davacının talebini kabul etmişse, yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmez (HMK m.312/2). Karşı taraf vekille temsil ediliyorsa, feragat aşamasına göre lehine vekalet ücretine de hükmedilebilir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Feragati “davayı geçici bırakmak” sanmak. Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur; aynı talep bir daha dava edilemez (HMK m.311).
  • Feragat ile davanın geri alınmasını karıştırmak. Feragatte rıza gerekmez ve hak biter; geri almada davalının rızası şarttır ve dava açılmamış sayılır.
  • “Geri alırım” diye kolayca feragat etmek. Feragat kural olarak geri alınamaz; yalnız irade bozukluğu hâlinde iptali istenebilir.
  • Belirsiz veya koşullu beyan. Kanunun kendi lafzı feragatin kayıtsız ve şartsız olmasını arar (HMK m.309/4); “şimdilik takip etmiyorum”, “karşı taraf şunu yaparsa vazgeçerim” gibi ifadeler feragat sayılmaz.
  • Gider sonucunu göz ardı etmek. Feragat eden taraf kural olarak yargılama giderlerini öder (HMK m.312).
  • Kısmi feragatte hangi kısımdan vazgeçildiğini yazmamak. Kanun bunu ayrıca arar: feragat edilen kısım dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmelidir (HMK m.309/3).
  • Dosya Yargıtay’dayken feragatin mümkün olmadığını sanmak. Mümkündür; Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye geri gönderir (HMK m.310/3).
  • Davadan feragat ile temyizden feragati aynı sanmak. İkisi ayrı işlemlerdir, sonuçları farklıdır ve vekaletnamede ayrı ayrı sayılırlar (HMK m.74).
  • Karşı tarafın talebine itirazı kendi davasından feragat sanmak. Beyanın kesin ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açık olması gerekir; karşı davanın reddine yönelik söz, kendi davasından feragat yerine geçmez.
  • Üç ayrı feragati tek kurum sanmak. Davadan feragat (HMK m.307), icra takibinden vazgeçme (Harçlar K. m.23) ve mirastan feragat sözleşmesi (TMK m.528) farklı şekil ve sonuçlara tabidir.
  • Mirastan feragati tek taraflı beyanla yapmaya çalışmak. Bu bir sözleşmedir; mirasbırakanla birlikte ve resmî vasiyetname şeklinde yapılır (TMK m.528, m.545).
  • Satıştan sonra takipten vazgeçmek. Harç indirimi yalnız satıştan önce geçerlidir; sonrasında tahsil harcı tam alınır (Harçlar K. m.23).

Özet

  • Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen/tamamen vazgeçmesidir (HMK m.307); karşı tarafın veya mahkemenin onayı gerekmez (m.309/2).
  • Zaman: hüküm kesinleşinceye kadar; karar sonrası ve kanun yolunda bile mümkün. Dosya temyize gönderilmeden önce ise gönderilmez ve ek kararı ilk derece/BAM verir (m.310/2); gönderildikten sonra ise Yargıtay inceleme yapmaksızın dosyayı hükmü veren mahkemeye geri gönderir (m.310/3).
  • Sonuç: kesin hüküm gibi etki — feragat edilen talep bir daha dava edilemez; yalnız irade bozukluğunda iptali istenebilir (m.311).
  • Geri alma: kural olarak feragat geri alınamaz.
  • Fark: feragat ≠ davanın geri alınması — geri almada davalının açık rızası şarttır ve dava açılmamış sayılır (m.123); feragatte hak sona erer.
  • Gider: feragat eden kural olarak yargılama giderlerini öder (m.312).
  • Şekil şartı kanunda: feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır ve kısmi feragatte vazgeçilen kısım dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmelidir (m.309/3-4).
  • Kapsam: feragat yalnız davayı değil, dava ile istenen hakkı düşürür; hak bir daha dava konusu yapılamaz.

İlgili yazılar: İhtiyati Tedbir Nedir? Şartları, İtiraz ve Süreler · Gerekçeli Karar Ne Demek? “Gerekçeli Karar Yazıldı” Ne Anlama Gelir? · İstinaf Nedir? Bölge Adliye Mahkemesine Başvuru, Süresi ve Sonuçları

Feragat beyanından kesin hüküm etkisineBeyanın şeklinden geri alınamazlığa; her aşama yazı gövdesinde dayanağıyla açıklanmıştır.
  1. Beyan dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılırHüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir; davacının beyanı yeterlidir.HMK m.309
  2. Beyan feragat sayılıyor mu?HMK m.309
    • Kayıtsız ve şartsızsa → feragat hükmünü doğururm.309/4
    • Koşula bağlanmışsa ya da hangi davadan ve hangi talepten vazgeçildiği beyandan anlaşılmıyorsa → feragat sayılmazm.309/4
    • Kısmi feragatte → feragat edilen kısım dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmelidirHMK m.309
  3. Vekil aracılığıyla feragatte özel yetki aranırAçıkça yetki verilmemişse vekil davadan veya kanun yollarından feragat edemez. Bu iki işlem kanunda ayrı ayrı sayılır; vekaletnamedeki yetkinin hangisini kapsadığı metinden okunur.HMK m.74
  4. Feragat hangi aşamada yapıldı?HMK m.310
    • Hüküm kesinleşinceye kadar → her zaman yapılabilirHMK m.310
    • Hükümden sonra, dosya henüz gönderilmemişse → kanun yolu incelemesine gönderilmez, ilk derece veya bölge adliye mahkemesince ek karar verilirm.310/2
    • Dosya temyiz incelemesine gönderildikten sonra → Yargıtay inceleme yapmaksızın dosyayı hükmü veren mahkemeye gönderirm.310/3
  5. Feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğururOrtadan kalkan yalnız dava değil, dava ile istenen hakkın kendisidir; aynı talep bir daha dava konusu yapılamaz.HMK m.311
  6. Beyandan tek taraflı dönülemezTek yol, beyanın hata, hile veya korkutmayla sakatlandığını ileri sürüp iptalini istemektir.m.311/1

Sıkça Sorulan Sorular

Feragat ne demek?

Feragat, bir haktan veya talepten vazgeçmeyi ifade eder; ancak hukukta tek bir kurumun adı değildir. Davadan feragat, davacının talep sonucundan vazgeçmesidir ve tek taraflı beyanla olur (HMK m.307). İcra takibinden vazgeçme ayrı bir işlemdir ve tahsil harcının yarısı alınarak zabıtnameye yazılır (Harçlar Kanunu m.23). Mirastan feragat ise beyan değil sözleşmedir; mirasbırakanla birlikte ve resmî vasiyetname şeklinde yapılır (TMK m.528, m.545). Hangisinden söz edildiği, rıza gerekip gerekmediğini ve şeklini değiştirir.

Feragatname nedir, nasıl hazırlanır?

Feragatname kanunda tanımlı ayrı bir kurum değil, feragat iradesinin yazılı hâline verilen uygulama adıdır. Davadan feragat için yazılı belge zorunlu değildir; beyan dilekçeyle veya duruşmada sözlü olarak yapılabilir (HMK m.309). Belgede irade açık ve kayıtsız-şartsız olmalı, hangi talepten tamamen mi kısmen mi vazgeçildiği tereddüde yer bırakmayacak şekilde yazılmalıdır. Vekil aracılığıyla veriliyorsa vekaletnamede feragate ilişkin açık özel yetki bulunmalıdır.

Mirastan feragat ile mirasın reddi aynı şey mi?

Hayır. Mirastan feragat, mirasbırakan hayattayken onunla yapılan bir sözleşmedir ve feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder (TMK m.528); geçerliliği resmî vasiyetname şekline bağlıdır (TMK m.545). Mirasın reddi ise mirasbırakanın ölümünden sonra yapılan ve süreye tabi olan ayrı bir işlemdir. Mirasçının tek taraflı beyanı mirastan feragat sonucu doğurmaz.

İcra takibinden vazgeçersem harç öder miyim?

Evet. Harçlar Kanunu m.23 uyarınca icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır; yani indirim yalnızca satıştan önce vazgeçildiğinde uygulanır.

Davadan feragat ne demek?

Davacının, mahkemeden istediği talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m.307). Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur; feragat edilen talep bir daha dava edilemez.

Feragat için karşı tarafın rızası gerekir mi?

Hayır. Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin onayına bağlı değildir (HMK m.309/2); davacının açık beyanı yeterlidir. Beyan dilekçeyle ya da duruşmada sözlü olarak yapılabilir.

Feragat ne zamana kadar yapılabilir?

Hüküm kesinleşinceye kadar her zaman (HMK m.310/1). Karar sonrası için kanun iki hâli ayırır. Dosya henüz temyiz incelemesine gönderilmemişse kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi ek karar verir (m.310/2). Dosya temyiz incelemesine gönderildikten sonra feragat edilirse Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı, ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye geri gönderir (m.310/3).

Feragatten sonra aynı davayı tekrar açabilir miyim?

Kural olarak hayır. Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan (HMK m.311/1), feragat edilen talep yeniden dava edilemez. Yalnız irade bozukluğu (hata, hile, korkutma) varsa feragatin iptali istenebilir.

Feragat geri alınabilir mi?

Kural olarak hayır. Feragat, hüküm ifade ettiği andan itibaren bağlayıcıdır. Ondan dönmenin tek yolu, beyanın irade bozukluğuyla sakatlandığını ileri sürüp iptalini istemektir (HMK m.311/1).

Feragat ile davanın geri alınması aynı şey mi?

Hayır. Feragat için karşı tarafın rızası gerekmez ve talep hakkı sona erer; davanın geri alınmasında ise davalının açık rızası şarttır ve dava açılmamış sayılır (HMK m.123). Geri almada talep, koşulları varsa yeniden dava edilebilir.

Feragat edersem masrafları kim öder?

Kural olarak feragat eden davacı, davayı kaybetmiş gibi yargılama giderlerini öder (HMK m.312/1). Ancak davalı, davanın açılmasına kendi davranışıyla sebebiyet vermemiş ve ilk duruşmada talebi kabul etmişse gider ödemez (m.312/2).

Kısmi feragat mümkün mü?

Evet. Feragat, talep sonucunun tamamına ya da bir kısmına ilişkin olabilir (HMK m.307). Kısmi feragatte, feragat edilen kısım yönünden dava sona erer; kalan kısım için yargılama sürer ve giderler ona göre belirlenir.

Feragat dilekçesinde ne bulunmalı?

Feragat iradesinin açık, kayıtsız ve şartsız olması gerekir; hangi talepten (tamamen mi kısmen mi) vazgeçildiği tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmelidir. Beyan duruşmada sözlü de yapılabilir ve tutanağa geçirilir (HMK m.309).

Feragat beyanı koşula bağlanabilir mi?

Hayır. Kanunun kendi lafzı feragatin kayıtsız ve şartsız olmasını arar (HMK m.309/4). Bu yüzden karşı tarafın bir edimine ya da başka bir olaya bağlanmış beyanlar feragat hükmü doğurmaz. Yargıtay bu ölçütü, feragatin kesin hüküm sonucu doğurmasının zorunlu bir gereği sayar.

Kısmi feragatte dilekçede ne yazmam gerekir?

Vazgeçtiğiniz kısmı açıkça göstermeniz gerekir. Kanun kısmi feragat için ayrı bir şekil kuralı koyar; feragat edilen kısım dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmelidir (HMK m.309/3). Belirsiz bırakılan bir kısmi feragat, kalan talep bakımından tereddüt doğurur.

Dosya Yargıtay'a gittikten sonra feragat edebilir miyim?

Evet. Hüküm kesinleşmediği sürece feragat mümkündür ve dosya temyiz incelemesine gönderildikten sonra feragat edilirse Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı, ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye geri gönderir (HMK m.310/3). Hukuk Genel Kurulu 2025 tarihli bir kararında, henüz görüşülmemiş bir direnme kararının kesinleşmiş sayılmayacağını ve bu aşamada feragatin mümkün olduğunu belirtmiştir.

Temyizden feragat ile davadan feragat aynı şey mi?

Hayır, ayrı işlemlerdir ve sonuçları farklıdır. Temyizden feragat yalnız kanun yolu istemini sona erdirir ve temyiz isteminin reddiyle sonuçlanır; davadan feragat ise talep hakkını düşürür ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur (HMK m.311/1). Kanun ikisini vekaletnamede ayrı ayrı özel yetki gerektiren işlemler olarak sayar (HMK m.74).

Karşı tarafın davasına itiraz etmem kendi davamdan feragat sayılır mı?

Hayır. Beyanın kesin ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açık olması gerekir. Yargıtay 2025 tarihli bir kararında, karşılıklı boşanma davalarında erkeğin kadının davası yönünden boşanmak istemediğine dair beyanını, kendi davasından feragat saymamıştır (HMK m.309/4).

Feragat maddi hakkımı da sona erdirir mi?

Evet. Hukuk Genel Kuruluna göre feragat yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına gelir; feragate konu hak tamamen düşer ve bir daha dava konusu yapılamaz (HMK m.311/1). Bu yüzden feragat, alacaktan ya da haktan tümüyle vazgeçmek anlamına gelen ağır bir tasarruftur.

Vekilim benim adıma feragat edebilir mi?

Kanun, açıkça yetki verilmemişse vekilin davadan veya kanun yollarından feragat edemeyeceğini hükme bağlar (HMK m.74). Vekilin sizin adınıza feragat edebilmesi için vekaletnamede bu konuda açık özel yetki bulunması gerekir; madde davadan feragat ile kanun yollarından feragati ayrı ayrı saydığı için hangisine yetki verildiğine bakılır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Görev ve yetki itirazları, süre hesabı, istinaf ve temyiz başvuruları gibi yargılamanın usul sorunlarını takip eder.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp