
İçindekiler 9
Kısa Cevap
Derdestlik, bir davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması durumudur. 6100 sayılı HMK, aynı davanın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmamasını bir dava şartı sayar (HMK m.114/1-ı). Yargıtay’a göre bir davanın “aynı dava” sayılabilmesi için tarafların, dava konusunun (müddeabihin) ve dava sebebinin aynı olması, üstelik önceki davanın henüz kesin hükümle sonuçlanmamış olması gerekir. Bu koşullar birlikte gerçekleşirse, sonradan açılan dava esasa girilmeden usulden reddedilir (HMK m.115/2). Derdestlik; önceki davanın hâlâ görülmekte olmasıyla, davanın kesinleşmiş bir kararla sonuçlandığı kesin hükümden (HMK m.303) ayrılır.
Bu Durumda mısınız?
- Aynı konuda iki dava olduğunu fark ettiniz ve bunun sonucunu merak ediyorsunuz.
- Karşı taraf, açtığınız davanın daha önce açılmış bir davayla aynı olduğunu ileri sürerek derdestlik itirazında bulunuyor.
- Bir davanın “derdest” olduğu söylendi ve bunun ne anlama geldiğini soruyorsunuz.
- Derdestlik ile kesin hüküm arasındaki farkı öğrenmek istiyorsunuz.
- Islah yoluyla eklediğiniz bir talebin, başka bir dosyada derdest bir dava sayılıp sayılmayacağını merak ediyorsunuz.
Bu soruların cevabı davaların aynı olup olmamasına göre değişir; mutlaka bir avukata danışın.
Derdestlik Ne Demek?
Derdestlik, bir davanın açık (derdest) olması, yani görülmekte olması hâlini ifade eder. Bir dava açıldığı andan usul hukuku bakımından kesinleşinceye kadar “derdest” sayılır. Derdestlik kavramı asıl önemini, aynı davanın ikinci kez açılmasını engelleyen bir dava şartı olarak gösterir: amaç, aynı uyuşmazlık hakkında birden çok yargılama yürütülmesini ve çelişkili kararlar çıkmasını önlemektir. Derdestlik, HMK öncesindeki usul kanununda (1086 sayılı, günümüzde mülga) bir ilk itiraz olarak düzenlenmişken, 6100 sayılı HMK ile mahkemenin her aşamada kendiliğinden gözeteceği bir dava şartına dönüştürülmüştür.
Dava Şartı Olarak Derdestlik (HMK m.114)
Kanun, dava şartlarını sayarken derdestliği açıkça bir şart olarak düzenler:
6100 sayılı HMK m.114 — Dava şartları
Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
Bu, HMK’nın dava şartlarını sayan listesinin (ı) bendinde yer alır. Yani bir davanın esasına girilebilmesi için, aynı davanın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte (derdest) olmaması gerekir. Peki iki davanın “aynı” sayılması için hangi unsurlar aranır? Kanun bunu madde metninde tek tek saymaz; ölçütü Yargıtay uygulaması belirler.
Üç Şart: Aynı Taraf, Aynı Konu, Aynı Sebep
İki davanın “aynı dava” sayılıp derdestlik oluşturması için Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, birlikte gerçekleşmesi gereken koşulları şöyle açıklar:
“Derdest bir davanın ilk koşulu, aynı davanın; tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın halen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/2067, K. 2015/1227, T. 17.04.2015 — bozma)
Buna göre “aynı dava”nın üç unsuru vardır:
- Aynı taraflar: Her iki davanın davacı ve davalıları aynı kişilerdir.
- Aynı dava konusu (müddeabih): Talep edilen hak veya edim aynıdır.
- Aynı dava sebebi: Talebin dayandığı maddi vakıalar aynıdır.
Bu üç unsur bir arada bulunan bir dava daha önce açılmışsa ve o dava hâlen görülmekte ise (henüz kesin hükme bağlanmamışsa), sonradan açılan dava bakımından derdestlik gündeme gelir.
Derdestliğin Sonucu: Dava Şartı Yokluğu → Usulden Ret (HMK m.115)
Dava şartları, davanın esasına girilebilmesi için gereken ön koşullardır ve mahkemece kendiliğinden (resen) denetlenir:
6100 sayılı HMK m.115 — Dava şartlarının incelenmesi
Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Derdestlik de bir dava şartı olduğundan, hem mahkeme kendiliğinden gözetir hem de taraflar (özellikle davalı) yargılamanın her aşamasında bunu ileri sürebilir. Noksanlığın tespiti hâlinde kanun, mahkemeye önce eksikliğin giderilip giderilemeyeceğine bakma yükümlülüğü verir:
6100 sayılı HMK m.115 — Dava şartlarının incelenmesi (2. fıkra)
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Derdestlik açısından bu “giderilebilirlik” istisnası dar çalışır: önceki dava hâlâ görülüyorsa, ikinci davadaki derdestlik kural olarak süre verilerek giderilebilecek bir eksiklik değildir. Çözüm, önceki davanın sonuçlanmasını beklemektir. Sonuç olarak, derdestlik tespit edilirse dava, uyuşmazlığın esası incelenmeden, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir. Bu bir esas kararı değildir; yalnızca aynı uyuşmazlığın zaten başka bir dosyada görülmekte olduğunu tespit eder.
Derdestlik ile Kesin Hüküm Farkı (HMK m.303)
Derdestliğin hemen ardından, HMK m.114’ün aynı listesinde bir başka dava şartı gelir:
Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
Bu iki şart birbirini tamamlar ama farklıdır:
- Derdestlik (HMK m.114/1-ı): Önceki dava hâlâ görülmektedir (henüz kesinleşmemiştir).
- Kesin hüküm (HMK m.114/1-i): Önceki dava kesinleşmiş bir kararla sonuçlanmıştır.
Kesin hükmün hangi hâllerde oluşacağı ayrıca HMK m.303’te düzenlenir; buradaki “aynılık” ölçütü, derdestlikteki üç unsurla büyük ölçüde örtüşür:
6100 sayılı HMK m.303 — Kesin hüküm
Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.
Görüldüğü gibi kesin hükümde de aranan unsurlar taraf ve dava sebebi aynılığı ile (derdestlikteki dava konusu unsuruna karşılık gelen) hüküm fıkrası/talep sonucu aynılığıdır. Kısacası derdestlikte önceki dava devam eder, kesin hükümde ise önceki dava bitmiş ve kesinleşmiştir; her iki hâlde de aynı davanın yeniden görülmesi engellenir; derdestlikte usulden ret ile (HMK m.115/2), kesin hükümde ise kesin hüküm itirazıyla.
Sık Yapılan Hatalar
- Aynı davayı ikinci kez açmak. Aynı dava hâlen görülmekteyse (derdest), ikinci dava dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir (HMK m.114/1-ı, m.115/2).
- Derdestlik ile kesin hükmü karıştırmak. Derdestlikte önceki dava devam eder; kesin hükümde kesinleşmiş bir karar vardır (HMK m.114/1-ı ve i, m.303).
- Derdestliği tefrikle karıştırmak. Derdestlik aynı davanın ikinci kez açılmasına ilişkindir; birlikte görülen davaların mahkemece birbirinden ayrılması ayrı bir kurumdur ve davaların ayrılması yazısında ele alınmıştır.
- “Farklı mahkemede açtım, sorun olmaz” sanmak. Belirleyici olan davaların taraf, konu ve sebep bakımından aynı olmasıdır; hangi mahkemede açıldığı değil.
- Yalnızca tarafların veya yalnızca konunun aynı olmasını yeterli sanmak. Derdestlik için taraf, dava konusu ve dava sebebi unsurlarının üçünün birlikte gerçekleşmesi gerekir (Yargıtay HGK, E. 2013/2067, K. 2015/1227).
- Dava şartını taraf ileri sürmezse dikkate alınmaz sanmak. Dava şartları mahkemece her aşamada kendiliğinden gözetilir (HMK m.115/1).
- Usulden ret kararını esasa ilişkin bir sonuç sanmak. Usulden ret, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar değildir; yalnızca aynı uyuşmazlığın başka bir dosyada zaten görülmekte olduğunu tespit eder.
Özet
- Derdestlik, bir davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması durumudur; dava şartı olarak düzenlenmiştir (HMK m.114/1-ı).
- Üç unsur: aynı taraflar, aynı dava konusu (müddeabih) ve aynı dava sebebi (Yargıtay HGK, E. 2013/2067, K. 2015/1227).
- Sonuç: derdestlik tespit edilirse dava, esasa girilmeden, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir (HMK m.115/2).
- Resen inceleme: dava şartları mahkemece her aşamada kendiliğinden araştırılır; taraflar da her zaman ileri sürebilir (HMK m.115/1).
- Kesin hükümden farkı: derdestlikte önceki dava devam eder; kesin hükümde önceki dava kesinleşmiştir (HMK m.114/1-ı ve i, m.303).
İlgili yazılar: Davada Islah Nedir? Şartları, Zamanı ve Sonuçları · Tavzih Ne Demek? Hükmün Tavzihi ve Sınırları (HMK 305) · İstinaf Nedir? Bölge Adliye Mahkemesine Başvuru, Süresi ve Sonuçları · Tebligat Nedir? Türleri, Usulsüz Tebligat ve Süreler
Sıkça Sorulan Sorular
Derdestlik ne demek?
Bir davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması durumudur. Aynı davanın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması bir dava şartıdır (HMK m.114/1-ı).
Derdestlik neden dava şartıdır?
Aynı uyuşmazlık hakkında birden çok yargılama yürütülmesini ve çelişkili kararlar çıkmasını önlemek için, aynı davanın hâlen görülmekte olmaması dava şartı sayılır (HMK m.114). Mülga 1086 sayılı HUMK'ta derdestlik bir ilk itirazken, 6100 sayılı HMK ile dava şartına dönüştürülmüştür.
İki davanın "aynı dava" sayılması için hangi unsurlar aranır?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre üç unsur birlikte aranır; taraflar, dava konusu (müddeabih) ve dava sebebi aynı olmalı; ayrıca önceki dava henüz kesin hükümle sonuçlanmamış olmalıdır (Yargıtay HGK, E. 2013/2067, K. 2015/1227).
Aynı davayı ikinci kez açarsam ne olur?
Aynı dava hâlen görülmekteyse, sonradan açılan dava dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir (HMK m.114/1-ı, m.115/2).
Derdestliği mahkeme kendiliğinden dikkate alır mı?
Evet. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır; taraflar da noksanlığı her zaman ileri sürebilir (HMK m.115/1).
Derdestlik itirazı ne zaman ileri sürülebilir?
Bir dava şartı olduğundan, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemece kendiliğinden de dikkate alınır (HMK m.115/1).
Dava şartı noksanlığı tespit edilirse dava hemen mi reddedilir?
Hayır, her zaman değil: noksanlık giderilebilir nitelikteyse mahkeme önce tamamlanması için kesin süre verir; süresinde giderilmezse dava usulden reddedilir (HMK m.115/2). Derdestlikte sorun genellikle önceki davanın sonuçlanmasını beklemektir.
Derdestlik farklı mahkemelerde de olur mu?
Evet. Belirleyici olan davaların taraf, konu ve sebep bakımından aynı olmasıdır; aynı dava farklı bir mahkemede açılsa dahi derdestlik gündeme gelebilir.
Derdestlik ile kesin hüküm arasındaki fark nedir?
Derdestlikte önceki dava hâlen görülmektedir; kesin hükümde ise önceki dava kesinleşmiş bir kararla sonuçlanmıştır (HMK m.114/1-ı ve i). Kesin hükmün unsurları HMK m.303'te ayrıca düzenlenir.
Kesin hüküm oluşması için hangi unsurlar aranır?
Her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir (HMK m.303/1).
Islah yoluyla eklenen bir talep, başka bir dosyada derdest bir dava sayılır mı?
Somut olaya göre değişir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir kararında, ıslah dilekçesiyle eklenen ancak ikinci ıslah yasağı nedeniyle geçerli sayılmayan bir talebin, o dönem için derdest bir dava oluşturmadığına hükmetmiştir (Yargıtay HGK, E. 2013/2067, K. 2015/1227).
Dava şartı yokluğundan verilen usulden ret kararı, davanın esası hakkında mı hüküm kurar?
Hayır. Usulden ret kararı, uyuşmazlığın esasına girilmeden verilir; yalnızca aynı uyuşmazlığın başka bir dosyada zaten görülmekte olduğunu tespit eder (HMK m.115/2).