
İçindekiler 16
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Deniz Alacağı Nedir?
- Deniz Alacağı ile Gemi Alacaklısı Hakkı Karıştırılmamalı
- Neden Sadece İhtiyati Haciz? Seyirden Men Neden İstenemez?
- Hangi Mahkemeden İstenir?
- İspat Ölçüsü: Yaklaşık İspat Yeterlidir
- Teminat: 10.000 ÖÇH ve Artırılması
- İnfaz: Derhâl, Gece ve Tatilde de
- Gemi Seferdeyse Ne Olur?
- Geminin Serbest Bırakılması ve Haczin Kaldırılması
- En Kritik Süre: Yedi Gün Değil, Bir Ay
- Aynı Gemi İçin İkinci Haciz Mümkün mü?
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Deniz alacağı, TTK m.1352’de tek tek sayılan hususlardan doğan istemdir. Bu nitelendirmenin tek ve çok güçlü bir sonucu vardır: alacak deniz alacağıysa gemiye ihtiyati haciz konulabilir; değilse gemi üzerinden teminat elde edilemez. Deniz alacağı olması, başlı başına ihtiyati haciz sebebidir (m.1353) ve alacaklıdan tam ispat değil yaklaşık ispat beklenir (m.1362).
Bu Durumda mısınız?
- Bir gemiden veya taşımadan doğan alacağınız var ve borçlu geminin limandan ayrılmasından önce teminat almanız gerekiyor.
- Geminizin üzerine ihtiyati haciz konuldu; serbest bıraktırmak için hangi teminatı göstereceğinizi araştırıyorsunuz.
- Gemi adamı olarak ücret alacağınız için gemiye haciz koydurmak istiyorsunuz.
- Alacağınızın m.1352 listesindeki bentlerden birine girip girmediğini, dolayısıyla bu yola başvurabilip başvuramayacağınızı belirlemeniz gerekiyor.
- Haciz kararını aldınız ve dava veya takip için tanınan sürenin kaç gün olduğunu doğrulamak istiyorsunuz.
Bu soruların cevabı alacağın kaynağına, geminin bayrağına ve bulunduğu yere göre değişir; durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.
Deniz Alacağı Nedir?
Kanun tanımı bir kavram açıklamasıyla değil, kapalı bir liste ile yapar:
“Deniz alacağı”; aşağıda sayılan hususların birinden veya birkaçından doğan istem anlamına gelir:
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1352)
Devamındaki bentler yirmiden fazladır ve deniz ticaretinin neredeyse tüm yüzeyini kapsar. Başlıca kümeleri şöyle özetlenebilir:
| Küme | Kapsadığı istemler (m.1352) |
|---|---|
| Kaza ve zarar | Geminin işletilmesinin sebep olduğu zıya veya hasar; can kaybı ve bedensel zararlar |
| Kurtarma ve çevre | Kurtarma faaliyeti ve sözleşmesi; çevreye verilen zarar ve önleme giderleri; enkazın yüzdürülmesi, kaldırılması, zararsız hâle getirilmesi |
| Sözleşmeler | Geminin kullanılması veya kiralanması; gemide eşya veya yolcu taşınması; müşterek avarya; römorkaj; kılavuzluk |
| Yük | Gemide taşınan, bagaj dâhil, eşyaya gelen veya bu eşyaya ilişkin zıya veya hasar |
| İşletme giderleri | Kumanya, yakıt, malzeme, konteyner dâhil teçhizat; geminin yapımı, onarımı, donatılması; liman, kanal, dok, rıhtım resimleri |
| Kişiler ve finansman | Gemi adamlarının ücretleri ve sosyal sigorta payları; gemi için alınmış krediler; sigorta primleri; komisyon, brokaj, acente ücretleri |
| Ayni durum | Gemi rehni ve gemi ipoteği; mülkiyet veya zilyetlik uyuşmazlıkları; ortak malikler arasındaki uyuşmazlıklar; satış sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar |
Listenin genişliği yanıltmasın: kapalı olması asıl kuraldır. Bir alacak bu bentlerden birine girmiyorsa, ne kadar haklı olursa olsun gemi üzerinden güvenceye bağlanamaz.
Deniz Alacağı ile Gemi Alacaklısı Hakkı Karıştırılmamalı
Uygulamada en sık yapılan kavram hatası budur. İki liste ayrıdır, sonuçları da ayrıdır:
| Gemi alacaklısı hakkı (m.1320) | Deniz alacağı (m.1352) | |
|---|---|---|
| Niteliği | Kanuni rehin hakkı | İhtiyati haciz sebebi |
| Doğuşu | Kanunen, tescile gerek yok | Kanunen, ayrı bir işlem gerekmez |
| Kapsamı | Dar liste (gemi adamı ücretleri, can/mal zararı, kurtarma, liman resimleri, haksız fiil) | Çok geniş liste, yirmiden fazla bent |
| Sonucu | Diğer rehinlerden önce gelme (m.1323), sıra cetvelinde öncelik | Gemiye ihtiyati haciz koydurabilme |
| Ayrıntı | gemi ipoteği yazımızda | Bu yazıda |
Kesişme vardır: gemi adamının ücret alacağı hem gemi alacaklısı hakkı verir hem de deniz alacağıdır. Ama her deniz alacağı gemi alacaklısı hakkı vermez. Bir acente ücreti veya gemi satış sözleşmesinden doğan uyuşmazlık deniz alacağıdır, kanuni rehin doğurmaz.
En çarpıcı örnek yük hasarıdır. m.1320’nin (e) bendi, geminin işletilmesinin sebep olduğu maddi zıya ve hasardan doğan alacaklara gemi alacaklısı hakkı tanırken gemide taşınan eşya, konteynerler ve yolcuların eşyalarına gelecek zıya veya hasarı bu kapsamın dışında bırakır. Aynı zarar m.1352’de ise açıkça deniz alacağıdır. Pratik sonucu şudur: yükü hasarlanan alacaklı gemiye ihtiyati haciz koydurabilir, ama sıra cetvelinde gemi alacaklısı önceliğine sahip olmaz.
Neden Sadece İhtiyati Haciz? Seyirden Men Neden İstenemez?
Bu, deniz uyuşmazlıklarına özgü ve çok net bir yasaklama içerir:
Deniz alacaklarının teminat altına alınması için, geminin sadece ihtiyati haczine karar verilebilir. Bu alacaklar için gemi üzerine ihtiyati tedbir konulması veya başka bir surette geminin seferden menedilmesi istenemez. … Deniz alacaklarından başka alacaklar için gemi hakkında ihtiyati haciz kararı verilemez. Alacağın, 1352 nci maddede sayılan bir deniz alacağı olması, ihtiyati haciz sebebidir.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1353)
Hüküm dört kural birden kurar:
- Tek yol ihtiyati hacizdir. Gemiyi durdurmak için ihtiyati tedbir veya “seferden men” talebi kabul edilmez.
- Deniz alacağı dışındaki alacaklar için gemiye ihtiyati haciz konulamaz. Liste hem kapı hem duvardır.
- Deniz alacağı olması tek başına haciz sebebidir. Genel ihtiyati haciz sebeplerini ayrıca ortaya koymak gerekmez.
- Rehinle güvence altına alınmış deniz alacakları da aynı rejime tabidir (m.1353 ikinci fıkra); yani gemi ipoteğiniz olması ihtiyati haciz yolunu kapatmaz.
Vadesi gelmemiş deniz alacaklarında ise kapı tümüyle kapalı değildir: İcra ve İflas Kanununun 257 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki şartlar gerçekleşirse geminin ihtiyati haczi istenebilir (m.1353 beşinci fıkra).
Hangi Mahkemeden İstenir?
Yetki kuralı geminin fiilen bulunduğu yeri merkeze alır:
Türk Bayraklı gemiler hakkında ihtiyati haciz kararı sadece, geminin demir attığı, şamandıraya veya tonoza bağlandığı, yanaştığı veya kızağa alındığı yer mahkemesi ya da aşağıda gösterilen mahkemeler tarafından verilebilir: a) Bir Türk Gemi Siciline kayıtlı gemilerde, sicil yeri mahkemesi. b) Sicile kayıtlı olmayan gemilerde malikin yerleşim yeri mahkemesi.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1354)
Uygulamada belirleyici olan geminin nerede bağlı olduğudur; alacaklı çoğu zaman geminin uğradığı limanın mahkemesine başvurur. Yabancı bayraklı gemiler ile dava açıldıktan sonraki talepler için Kanun ayrı yetki kuralları öngörür (m.1355 ve devamı).
İspat Ölçüsü: Yaklaşık İspat Yeterlidir
Alacaklının en çok zorlandığı nokta burasıdır ve Kanun ölçüyü bilinçli olarak düşük tutmuştur:
Alacaklının, alacağının 1352 nci maddede sayılan deniz alacaklarından olduğu ve parasal değeri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delil göstermesi yeterlidir.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1362)
Yargıtay bu ölçüyü, alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi gerekçesiyle talebi reddeden bir kararı bozarken açıkça ortaya koymuştur:
İhtiyati haciz taleplerinde tam bir ispat koşulu aranmayıp, yaklaşık ispatın yeterli olduğu ve alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesinin işin tabiatından bulunduğu dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/11222, K. 2014/13495, T. 10.09.2014 — bozma)
Karar, ihtiyati haciz aşamasında “alacağınızı kesin belgeyle ispatlayın” beklentisinin yerinde olmadığını göstermesi bakımından önemlidir. Aynı uyuşmazlıkta talep sahibi, sigortalısına ödeme yaptıktan sonra halef sıfatıyla hareket eden bir sigorta şirketiydi. Bu yolun yalnız asıl alacaklıya açık olmadığını gösterir; halefiyet için tekne sigortası yazımıza bakabilirsiniz.
Teminat: 10.000 ÖÇH ve Artırılması
Yaklaşık ispatın karşılığı, alacaklıdan istenen ciddi bir teminattır:
Deniz alacağını teminat altına almak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyen alacaklının, 10.000 Özel Çekme Hakkı tutarında teminat vermesi zorunludur.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1363)
Bu tutar sabit bir başlangıç eşiğidir, tavan değildir. Karşı taraf her aşamada artırım isteyebilir; mahkeme bunu değerlendirirken geminin seferden alıkonulduğu süre boyunca yapılan günlük işletme giderlerini ve yoksun kalınan kazançları dikkate alır. Artırım kararı verilirse mahkeme ek teminatın süresini de belirler ve ek teminat süresinde yatırılmazsa ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.
Tek istisna gemi adamlarınındır: TTK m.1320’nin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan gemi alacaklıları teminat yatırma yükümlülüğünden muaftır. Ücret alacağı için haciz isteyen gemi adamı 10.000 ÖÇH bulmak zorunda değildir.
Alacaklı da teminatın azaltılmasını isteyebilir (m.1363 dördüncü fıkra).
İnfaz: Derhâl, Gece ve Tatilde de
Gemi hareketli bir maldır; kanun infazı buna göre kurgular:
İcra dairesi, istem üzerine derhâl ihtiyati haczi uygular. İhtiyati haciz, İcra ve İflas Kanununa göre gece ve resmî tatil sayılan zamanlarda da yapılır.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1365)
Bu, genel icra hukukundaki zaman kısıtlarının deniz alanında uygulanmadığı anlamına gelir. Gemi gece yarısı limandan ayrılacaksa haciz gece yarısı uygulanır.
Gemi Seferdeyse Ne Olur?
Karar geldiğinde gemi çoktan denize açılmış olabilir. Kanun bu ihtimali ayrıca düzenler:
Türk Bayraklı gemilerde ihtiyati haciz kararı, malike, malik olmayan donatana ve borçtan şahsen sorumlu bulunan kişiye tebliğ edilir ve deniz alacağı için on gün içinde teminat verilmesi, aksi hâlde geminin izleyen ilk seferinde icra dairesine teslim olunması ihtar olunur, geminin teslim edilmemesi hâlinde, fail hakkında Türk Ceza Kanununun 289 uncu maddesine göre cezaya hükmolunur; … Yabancı bayraklı gemilerde ihtiyati haciz kararı, sahil güvenlik komutanlığının yardımı alınarak, gemi Türk karasularını terkedinceye kadar uygulanabilir.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1367)
İki nokta dikkat çeker. Birincisi, teminat için on günlük bir süre tanınır ve gemiyi teslim etmemenin yaptırımı cezaidir (muhafaza görevini kötüye kullanma). İkincisi, yabancı bayraklı gemilerde uygulama penceresi coğrafidir: gemi Türk karasularını terk edene kadar. Bu, kararın hızla alınmasını zorunlu kılar.
Geminin Serbest Bırakılması ve Haczin Kaldırılması
Gemi sahibinin elinde iki ayrı araç vardır.
Gemiyi teminat karşılığı elde tutmak (m.1370). Geminin değeri depo edilmek veya icra memurunca kabul edilecek taşınmaz rehni, gemi ipoteği ya da itibarlı bir banka kefaleti gösterilmek şartıyla gemi borçluya bırakılabilir. Ancak dikkat: ihtiyati haciz devam eder, sicildeki kayıt korunur ve durum ilgili kurumlara bildirilir.
Haczi tümüyle kaldırmak (m.1371).
Geminin maliki veya borçlu, geminin değerini geçmemek kaydıyla, deniz alacağının tamamı, faizi ve giderler için yeterli teminat göstererek, ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1371)
Ayrım pratikte önemlidir: m.1370 gemiyi çalışır hâlde tutar ama haczi sürdürür; m.1371 haczi kaldırır ve teminat alacağın yerine geçer. Haciz kaldırılırsa teminat üzerine diğer deniz alacaklıları haciz koyduramaz; buna karşılık m.1370 yolunda teminat icra veznesinden çekilene kadar diğer deniz alacaklıları hacze katılabilir.
En Kritik Süre: Yedi Gün Değil, Bir Ay
Genel ihtiyati hacizde alacaklı, kararın infazından sonra dava açmak veya takip başlatmak için İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesindeki yedi günlük süreye tabidir. Gemide bu süre değişir:
İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında öngörülen süreler, gemilerin ihtiyati haczinde bir ay olarak uygulanır.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1376)
Bu, deniz uyuşmazlıklarına özgü en önemli usul farklarından biridir ve iki yönlü hata kaynağıdır: genel süreyi bilen avukat gereksiz aceleye düşer, tersine gemi hacizini genel ihtiyati haciz sanan taraf ise süreyi kaçırdığını fark etmez. Genel rejim için ihtiyati haciz yazımıza bakabilirsiniz.
Aynı Gemi İçin İkinci Haciz Mümkün mü?
Kural sınırlayıcıdır. Gemi bir deniz alacağı için yurt içinde veya yurt dışında haczedilip serbest bırakılmışsa ya da o gemiyle ilgili teminat alınmışsa, yeniden veya aynı alacak için haciz ancak üç hâlde mümkündür (m.1375):
- Toplam teminat geminin değerini aşmamak kaydıyla, ilk teminatın tür veya miktarı yetersizse,
- İlk teminatı veren kişi borcunu yerine getirmez veya yerine getirmekten âciz olursa,
- Gemi veya teminat, makul sebeplere dayanan alacaklının istemi ya da onayıyla veya alacaklının serbest bırakılmayı engelleyecek makul önlemleri alamaması sebebiyle serbest bırakılmışsa.
Kanun bir de kötüniyet kapısını kapatır: geminin hukuka aykırı yollarla ihtiyati hacizden kurtulması veya kaçması hâlinde gemi serbest bırakılmış sayılmaz (m.1375 üçüncü fıkra); yani alacaklının yeniden haciz hakkı bu hareketle tüketilmez.
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Alacağı nitelendirin. m.1352’nin bentleriyle birebir eşleştirin; eşleşme yoksa gemi yolu kapalıdır.
- Geminin yerini tespit edin. Yetki, geminin bağlı olduğu yer üzerinden kurulur (m.1354).
- Yaklaşık ispat dosyasını hazırlayın. Sözleşme, konişmento, fatura, ekspertiz raporu, tutanak; alacağın varlığı ve parasal değeri için kanaat verecek delil (m.1362).
- Teminatı hazır edin. 10.000 ÖÇH; gemi adamı ücreti alacağındaysanız muafiyeti belirtin (m.1363).
- Kararı derhâl infaz ettirin. Gece ve tatil engel değildir (m.1365); gemi seferdeyse tebliğ ve on günlük ihtar yolu işler (m.1367).
- Bir aylık süreyi takvime yazın. Dava veya takip için süre yedi gün değil bir aydır (m.1376).
Sık Yapılan Hatalar
- Gemi için ihtiyati tedbir veya seyirden men istemek. m.1353 bunu açıkça yasaklar; tek yol ihtiyati hacizdir.
- Deniz alacağı olmayan alacak için gemiye yönelmek. Liste kapalıdır; m.1352’ye girmeyen alacak için gemi hakkında karar verilemez.
- İhtiyati haciz aşamasında tam ispat aramak. m.1362 yaklaşık ispatla yetinir; Yargıtay bunu bozma sebebi saymıştır.
- Teminatı 10.000 ÖÇH ile bitmiş saymak. Karşı taraf artırım isteyebilir ve ek teminat süresinde yatırılmazsa karar kendiliğinden kalkar.
- Gemi adamının muafiyetini atlamak. m.1320’nin birinci fıkrasının (a) bendindeki alacaklılar teminattan muaftır.
- m.1370 ile m.1371’i karıştırmak. Biri gemiyi bırakır ama haczi sürdürür, diğeri haczi kaldırır.
- Yedi günlük genel süreyi uygulamak. Gemide süre m.1376 uyarınca bir aydır.
- Deniz alacağını gemi alacaklısı hakkı sanmak. Biri ihtiyati haciz sebebi, diğeri kanuni rehin; listeleri ve sonuçları farklıdır.
Özet
- Deniz alacağı, TTK m.1352’de sayılan hususlardan doğan istemdir; liste geniş ama kapalıdır.
- Deniz alacağı olması tek başına ihtiyati haciz sebebidir; bu alacaklar için ihtiyati tedbir veya seferden men istenemez (m.1353).
- Deniz alacağı dışındaki alacaklar için gemi hakkında ihtiyati haciz kararı verilemez (m.1353).
- Alacaklıdan yaklaşık ispat beklenir (m.1362); Yargıtay tam ispat arayan reddi bozmuştur.
- Teminat 10.000 Özel Çekme Hakkıdır; artırılabilir ve ek teminat yatırılmazsa karar kendiliğinden kalkar (m.1363). Gemi adamlarının ücret alacağı muaftır.
- İnfaz derhâl, gece ve resmî tatilde de yapılır (m.1365); gemi seferdeyse on günlük teminat ihtarı ve ceza yaptırımı devreye girer (m.1367).
- Gemi, değeri depo edilerek veya teminat gösterilerek bırakılabilir (m.1370); haczin kaldırılması ayrı bir yoldur (m.1371).
- Dava veya takip için süre yedi gün değil bir aydır (m.1376) — deniz uyuşmazlıklarının en kritik takvim kalemi.
Sıkça Sorulan Sorular
Deniz alacağı nedir?
Deniz alacağı, TTK m.1352'de sayılan hususların birinden veya birkaçından doğan istemdir. Kanun bu alacakları yirmiden fazla bent hâlinde tek tek sayar: geminin işletilmesinin sebep olduğu zıya veya hasar, kurtarma, çevre zararı, enkaz kaldırma, taşıma sözleşmeleri, gemi adamı ücretleri, gemi ipoteği ve mülkiyet uyuşmazlıkları bunlar arasındadır.
Her alacak için gemiye ihtiyati haciz konulabilir mi?
Hayır. TTK m.1353 uyarınca deniz alacaklarından başka alacaklar için gemi hakkında ihtiyati haciz kararı verilemez. Bu, kapalı bir listedir: alacağınız m.1352'deki bentlerden birine girmiyorsa gemi üzerinden teminat elde edilemez ve genel hükümlere göre borçlunun diğer mallarına gidilir.
Gemi için ihtiyati tedbir istenebilir mi?
İstenemez. TTK m.1353 uyarınca deniz alacaklarının teminat altına alınması için geminin sadece ihtiyati haczine karar verilebilir; bu alacaklar için gemi üzerine ihtiyati tedbir konulması veya başka bir surette geminin seferden menedilmesi istenemez. Uygulamada seyirden men talebi bu nedenle reddedilir.
İhtiyati haciz için alacağı tam olarak ispat etmem gerekir mi?
Hayır. TTK m.1362 uyarınca alacaklının, alacağının m.1352'de sayılan deniz alacaklarından olduğu ve parasal değeri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delil göstermesi yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de ihtiyati haciz taleplerinde tam ispat değil yaklaşık ispatın arandığını belirtmiştir.
Gemi haczi için ne kadar teminat yatırılır?
TTK m.1363 uyarınca ihtiyati haciz isteyen alacaklının 10.000 Özel Çekme Hakkı tutarında teminat vermesi zorunludur. Karşı taraf her aşamada teminatın artırılmasını isteyebilir; bu değerlendirmede geminin seferden alıkonduğu süredeki günlük işletme giderleri ve yoksun kalınan kazançlar dikkate alınır.
Teminat yatırmaktan muaf olan var mıdır?
Evet. TTK m.1363 uyarınca TTK m.1320'nin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan gemi alacaklıları teminat yatırmakla yükümlü değildir. Bu bent gemi adamlarının gemide çalışmalarından doğan alacaklarını kapsar; ücret alacağı için haciz isteyen gemi adamı 10.000 ÖÇH teminat aramaksızın talepte bulunabilir.
Ek teminat yatırılmazsa ne olur?
İhtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. TTK m.1363 uyarınca mahkeme teminatın artırılmasına karar verirse ek teminatın hangi sürede yatırılacağını da belirler; ek teminat süresinde yatırılmazsa karar kendiliğinden ortadan kalkar. Bu, alacaklı açısından turun en sert takvim kalemidir.
Gemi haczi gece veya resmî tatilde uygulanabilir mi?
Evet. TTK m.1365 uyarınca icra dairesi istem üzerine derhâl ihtiyati haczi uygular ve ihtiyati haciz, İcra ve İflas Kanununa göre gece ve resmî tatil sayılan zamanlarda da yapılır. Geminin limanda kalma süresi kısa olduğu için bu istisna pratikte belirleyicidir.
Haciz kararı geldiğinde gemi denize açılmışsa ne olur?
TTK m.1367 uyarınca Türk Bayraklı gemilerde karar malike, malik olmayan donatana ve borçtan şahsen sorumlu kişiye tebliğ edilir; deniz alacağı için on gün içinde teminat verilmesi, aksi hâlde geminin izleyen ilk seferinde icra dairesine teslimi ihtar olunur. Yabancı bayraklı gemilerde karar, sahil güvenlik komutanlığının yardımıyla gemi Türk karasularını terk edinceye kadar uygulanabilir.
İhtiyati hacizden sonra dava veya takip için ne kadar sürem var?
TTK m.1376 uyarınca İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında öngörülen süreler, gemilerin ihtiyati haczinde bir ay olarak uygulanır. Genel ihtiyati hacizdeki yedi günlük süre gemide bir aya çıkar; bu, deniz uyuşmazlıklarına özgü en önemli usul farklarından biridir.
Haczedilen gemiyi serbest bıraktırabilir miyim?
Evet. TTK m.1371 uyarınca geminin maliki veya borçlu, geminin değerini geçmemek kaydıyla deniz alacağının tamamı, faizi ve giderleri için yeterli teminat göstererek ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki icra mahkemesine geçer.
Aynı gemi aynı alacak için ikinci kez haczedilebilir mi?
Kural olarak hayır; TTK m.1375 bunu sınırlı hâllere bağlar. İlk teminatın tür veya miktarı yetersizse, teminatı veren kişi borcunu yerine getirmez ya da âciz duruma düşerse veya gemi alacaklının istemi ya da onayıyla serbest bırakılmışsa yeniden haciz mümkündür. Geminin hukuka aykırı yolla kaçması hâlinde serbest bırakılmış sayılmaz.
Deniz alacağı ile gemi alacaklısı hakkı aynı şey midir?
Hayır, iki ayrı listedir. Gemi alacaklısı hakkı TTK m.1320'de sayılan alacaklara tanınan ve tescile gerek olmayan bir kanuni rehin hakkıdır. Deniz alacağı ise TTK m.1352'deki çok daha geniş listedir ve sonucu rehin değil, ihtiyati haciz isteyebilme yetkisidir.
Gemi haczi hangi mahkemeden istenir?
TTK m.1354 uyarınca Türk Bayraklı gemilerde ihtiyati haciz kararı, geminin demir attığı, şamandıraya veya tonoza bağlandığı, yanaştığı ya da kızağa alındığı yer mahkemesinden istenebilir. Ayrıca Türk Gemi Siciline kayıtlı gemilerde sicil yeri, kayıtlı olmayanlarda malikin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.